___yolcu___
10.9K posts

___yolcu___
@_seyis__
Aynı kaderi paylaşan yabancılarız... yeşil toplar uzak dursun.






Bu vergi borcu yapılandırma modeli esnaf için mümkün değildi. Bu yüzden vergi borcu olan esnaflara,şirketlere,şirket yöneticilerinin banka hesaplarına e -haciz uyguluyorsunuz.Bindikleri araçları haciz işlemi ile otoparka çektiriyordunuz.Çaresiz bırakıp zorla yapılandırmaya mecbur ediyorsunuz. Niyetiniz esnafı ve ticareti bitirmekse kesinlikle başarılısınız.

Herkes batıyor farkında mısınız? • 2 yıl önce 8-9 milyon istenen kafeler bugün 2 milyona alıcı bulamıyor. • Günde 40-50 paket atan kuryeler 10 pakete kadar düşmüş • Konut, tekstil, gıda... Her yer alarm veriyor. Memurların anlamayacağı bir durgunluk









ESNAFIN EMEĞİ KOMİSYONLARA TESLİM EDİLMEMELİ Esnafın emeği ve sermayesi kredi kartları komisyonuna heba edilmemeli. En azından bankalar komisyon oranlarını satılan emtiayla eşleştirmeli. Kazanamadığı bir kazancın komisyonunu vermesi esnafı perişan ediyor. Günümüzde her şey kredi kartıyla alınıyor. Tabii ki kredi kartıyla alınınca kendileri fiyatların üzerindeki komisyon alamama gibi sattıkları üründeki kazançları komisyona tamamını verse gene de esnaf bir şey kazanamıyor. Bu tabii sigara gibi giriş ve çıkışı belli olan emtialarda ama sigara firmalarının bazıları komisyon alabiliyor. Ama esnaf bunu müşteriye yansıtamıyor. Çünkü müşteri haklı olarak diyor ki bu kredi kartıyla da biz fark ödemeyiz diyor. Dolayısıyla esnafın cebinden çıkıyor. KARTLI ÖDEME SİSTEMİNİN MALİYETİ ESNAFIN SIRTINA YÜKLENMEMELİ Lokantalarda, restoranlarda her yerde bu kredi kartı geçerli oluyor. Esnafa gelen yüzde 1’le çıkan yüzde 10 KDV'yle zaten bu verdikleri komisyon oranlarında esnaf sadece o ürünü satan veya imal edeni onlar kazanıyorlar. Esnaf gene perişan. Bunun halledilmesi lazım. Bankalardaki bu kredi kartı faizleri mutlaka düşürülmeli. Makul bir seviyeye çekilmeli. Yoksa bunun altından esnaf kalkamaz. Aynı gün, ikinci günü, üçüncü günü bu parayı çektiğiniz zaman komisyon oranları kazancınızı olduğu gibi götürdüğü gibi bir de zarara girmiş oluyorsunuz. Bu adil değil. Hem de bu komisyonlar dolayısıyla esnafın mağduriyeti de gün geçtikçe büyüyor. Bilindiği üzere sadece bunlar değil ki diğer girdi maliyetlerinde de yeknesaklık olmadığı için yüzde 1’le giren şey yüzde 10 KDV'yle çıkıyor. Esnaf bir de bu aradaki fark ödüyor. KREDİ KARTI KOMİSYON ORANLARI YENİDEN DÜZENLENMELİ Vatandaş bir taraftan şikayet ediyor. Esnaf kazanamıyorum, komisyona veriyorum diyor. Birçok bu konuda da insanları tepkileri biz buna niye komisyon ödeyelim deniyor. Bunun halledilmesi lazım. Halledilmeyecek bir sorun böyle uzun yıllardır devam etmesi de esnafı bezdirdi. Yani ne yapalım diyor. Ben bu üründe yüzde 4 kazanıyorum. Yüzde 4.5faize gidiyor. En az komisyon alınan 15 gün, 10 gün sonra veyahut bir ay sonra hesabına geçtiği zaman ancak komisyonsuz oluyor da esnafın buna dayanma gücü var mı? Sadece burada bankalar para kazanıyor. Dolayısıyla bu kredi kartlarındaki faizlerin mutlaka gündeme alınıp nasıl halledilebilecekse nasıl bu sorun çözülecekse bu kayıtlı ekonominin devamını sağlamak için yapılması lazım. Esnaf kazanmasa ülke kazanmaz. Ülkeye vergi veremez. Dolayısıyla kendi ailesiyle birlikte mağduriyet yaşar. Bu sorun önemli bir sorun. Biz devamlı bunları Maliye Bakanlığı'na aktarıyoruz. Böyle bir şey olur mu diyoruz. Biz aldığımız zaman komisyon kesiyor. KİMSEYİ MAĞDUR ETMEYECEK ADİL BİR ÇÖZÜM LAZIM Biz sattığımız zaman komisyon kesemiyoruz. Böyle bir acayip uygulamanın esnafı mağdur ettiğinin bilinmesi lazım. Vatandaş da tabii bu konuda rahatsızlık duyuyor. Hem iş yok. Hem piyasada nakit yok. Hem kredi kartının en çok kullanıldığı alanlar. Onlar para kazanıyor. Ne emeği var, ne sermayesi var. Sadece aracılık hizmetinden dolayı aldığı komisyon inanın bir restoranın, bir lokantanın kazancının daha üstünde. Böyle bir kazanç var mı? Böyle bir uygulama olur mu? Yani esnaf kazanamayacak. Ama bunlar kazanacaklar. Dolayısıyla komisyon vermese oralardan satış yapamayacak. Dükkanı kapatması kalıyor. Onun için bunun adil bir çözümü lazım. Artık esnafın kazancının üstüne çıkınca gerçekten de zor oluyor.



Bir Turkcell kullanıcısının paylaşımı Turkcell Faciası Ön not: Bu ülkeyi yönetenlerin de yönetilenlerin de gerçekten adil bir yargılama sistemi istediklerine artık inanmıyorum. Mayıs ayında eşim Mine Hanım'a yeni bir telefon almak için Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisine birlikte gittik. Eşimin kullandığı Samsung A71'in üst modeli olarak Samsung A07'yi önerdiler. Biz de güvenip fiyatını sorduk. "Peşin 15.000 TL, 12 ay taksitle 18.000 TL." dediler. Biz de taksitle almaya karar verdik. Eski telefondaki bilgileri yeni telefona aktarmaya başladılar ve "2-3 saat sonra gelirsiniz." dediler. Akşam saat 19.00 civarında ben gidip telefonu teslim aldım. Daha sonra telefonun piyasa fiyatının yaklaşık 9-10 bin TL olduğunu öğrendim. Üç gün sonra tekrar bayiye gidip, "Peşin alırsam fiyat ne olur?" diye sordum. "12.650 TL." dediler. Birkaç gün sonra yeniden gittim. Bu kez "12.900 TL oldu." dediler. "Olur." dedim. Gerekli işlemler yapıldı ve ödemeyi gerçekleştirdim. Bana üzerinde "Mali değeri yoktur, irsaliye yerine geçmez." ibaresi bulunan 12.991,70 TL tutarında bir fiş verdiler. Ben de memnun bir şekilde ayrıldım. Eşimin kullandığı telefon paketinin aylık ücreti 327 TL idi. Bu ay fatura 746 TL gelince, telefonu aldığımız Setbaşı'ndaki bayiye tekrar gittik. Bize telefonu satan Halil Köse'nin başka bir şubeye geçtiğini öğrendik. Kendisini "Ben Kemal." diye tanıtan görevli, "Size bir de şarj cihazı satılmış. Onun için de 12 ay boyunca aylık 280 TL, toplam 3.360 TL ödemeniz gerekiyor." dedi. Biz böyle bir ürün almadığımızı söyleyince kamera kayıtlarını izledi. Kayıtları izledikten sonra bize dönerek: "Haklısınız, şarj cihazı bizde kalmış." dedi ve cihazı bana uzattı. Ben de: "Ben bunu almak istemiyorum." dedim. Bunun üzerine: "Parasını zaten alacağız, şarj cihazınızı da alın." cevabını verdi. Ben de şu soruyu sordum: "Eğer ilk yaptığım sözleşmeye göre her ay 1.500 TL ödeyip toplam 18.000 TL ödeseydim, bu şarj cihazı için ayrıca ücret isteyecek miydiniz?" "Hayır." dedi. "Toplam 18.000 TL'nin içindeydi." Bunun üzerine şunu söyledim: "O hâlde benim peşin ödediğim 12.991 TL'yi sadece hesap kapatmak için mi aldınız? Bu nasıl bir satış anlayışı, bu nasıl bir aldatmaca? Farz edelim ki bugün buraya hiç gelmeseydim. Şu an bana uzattığınız şarj cihazını hiç teslim almamış olacaktım. Buna rağmen kullanmadığım, teslim almadığım bir ürün için 3.360 TL ödeme yapacaktım. Sizde hiç vicdan yok mu?" Görevlinin cevabı ise kısa oldu: "İstediğiniz yere şikâyet edebilirsiniz." Bayiden ayrıldıktan sonra Turkcell müşteri hizmetlerini aradım. Konu hakkında özür dilediler ve bayiden savunma istediklerini söylediler. Ancak daha sonra bana, bayinin savunmasını esas aldıklarını ifade ettiler. Ardından Osmangazi Kaymakamlığı Tüketici Hakem Heyeti Bürosu'na gittim. Görevli: "Siz telefonu peşin ödeyerek almışsınız. Biz ancak şu şarj cihazıyla ilgili işlem yapabiliriz. Bunun için bayiden finansman sözleşmesini, taksitli satış sözleşmesini ve faturayı getirmeniz gerekiyor." dedi. Bayiye gidip bu belgeleri istedim. Vermediler. Aslında bunu önceden tahmin ettiğim için hakem heyetindeki görevliye, "Ya vermezlerse?" diye sormuştum. Aldığım cevap ise şu olmuştu: "Bizim yapabileceğimiz bir şey yok." Sonuç olarak anladım ki, vatandaş dolandırıldığını düşünse bile çoğu zaman hakkını arayacak etkili bir mekanizma bulamıyor. İşin ilginç yanı, Tüketici Hakem Heyeti'ndeki iki görevli bana, "Amca, başka gidecek yer mi bulamadın? Turkcell bayisine girilir mi?" diyerek sitem etti. Ben de gülümseyerek, "Özür dilerim, bir daha olmayacak." dedim. İşin doğrusu, artık mahkemeye ya da hakem heyetine gitmeyi düşünmüyorum. Bu yazıyı yazmaktaki amacım da bir hukuki süreç başlatmak değil. Tek amacım; haksız kazancı normal gören, müşteriyi mağdur eden Bursa Setbaşı'ndaki Turkcell bayisini ve bu süreçte bayisinin savunmasını esas alan Turkcell'in yaklaşımını eşe dosta duyurmak ve insanları benzer durumlara karşı uyarmaktır. Hepsi bu. Arif Kılıç




#konkordato gerçekten normal değil. Eyy sayın @memetsimsek kaç firma daha batınca tamam diyeceksiniz. İmkanı olmayan ilan edemiyor bari toplu yasa çıkartın @adalet_bakanlik @Akparti @RTErdogan @devapartisi @MHP_Bilgi @GelecekPartiTR @iyiparti @RHisarciklioglu @B_Palandoken






