anemotrephes

594 posts

anemotrephes banner
anemotrephes

anemotrephes

@anemotrephes

Katılım Ocak 2026
102 Takip Edilen751 Takipçiler
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
Diogenes Laertios Kinik Diogenes hakkında komik bir anektod anlatır ama bu sefer hapşırık kötü alamete işarettir: Aşırı derecede batıl inançları olan bir adam ona [Diogenes] şöyle dedi: "Tek bir vuruşta kafanı paramparça edeceğim!" "Ben de o halde", dedi Diogenes, "soldan* hapşırarak seni tir tir titreteceğim" (6.48) *Eski Yunanlar sol yönünü kötü alametlerin vuku bulduğu yön olarak görürler; sağ yön ise onlar için uğurludur.
anemotrephes tweet media
Türkçe
1
0
9
534
Kaan H. Ökten
Kaan H. Ökten@Kaan_H_Okten·
Odysseia'nın 17'nci kitabında Telemakhos şiddetli şekilde hapşırır (541). Bunu iyiye işaret kabul eder annesi ve sevinçle kahkaha atar. Antik Çağda hapşırık iyiye alamet sayılırmış...
Türkçe
9
12
210
13.6K
anemotrephes retweetledi
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
Öncelikle şunları düzeltelim: Şeref payı ya da Azra Erhat'ın çevirisiyle "onur payı" timē'nin (τιμή) değil, geras'ın (γέρας) çevirisidir (her iki kelime de birbirleriyle çok ilişkili.). Timē tabii ki Homeros'un icadı değil: Yunan kültürünü, sosyal yapısını anlamak isteyen bir insanın ilk incelemesi gereken kelimelerden biridir. Şimdi Homeros dünyasında timē ne anlama gelir, ne tür dinamiklere işaret eder, ondan bahsedelim. Evvela şunu baştan belirtmek lazım: Sanılanın aksine Homeros'un anlattığı dünya söz konusu olduğunda timē'yi "onur" olarak anlamak çok yanıltıcı olabilir: Biz de karikatürleşmiş bir hale gelmiş olsa bile "fakir ama onurlu" diye bir söz vardır. Çünkü onurlu olmak modern insan için neredeyse tamamen ahlaki, soyut bir içeriğe sahip: Bir kişi bir ekmek bulamayacak kadar fakir olabilir ama bu onurlu olmadığı anlamına gelmez. Homeros'un dünyasında ise timē tamamen sosyal statüyle ilgilidir: Mal yoksa, soyluluk yoksa timē de o derece küçülür. Ne kadar berbat bir adam olursan ol, eğer ki sosyal statü olarak üst bir konumdaysan en büyük timē'ye sen sahipsindir: Akhilleus akhaioların en yiğidi, en iyisi (ἄριστος Ἀχαιῶν) olabilir; fakat Agamemnon kötülüklerine rağmen Akhilleus'tan çok daha fazla timē'ye sahiptir. Nestor Agamemnon ile Akhilleus'un kavgasını yatıştırmaya çalışırken ettiği sözlerden biri şudur: μήτε σὺ Πηλείδη ἔθελʼ ἐριζέμεναι βασιλῆϊ ἀντιβίην, ἐπεὶ οὔ ποθʼ ὁμοίης ἔμμορε τιμῆς σκηπτοῦχος βασιλεύς, ᾧ τε Ζεὺς κῦδος ἔδωκεν Sen de Akhilleus hevesli olma krala karşı gelip, onla çatışmaya, Çünkü eşit değildir hiçbir zaman asa taşıyan kralın timesi bir başkasıyla, bu meziyeti Zeus verdi ona. (İl. 1.277-79) Timē'nin nasıl bir şey olduğunu daha iyi anlamamız için sıklıkla kullanılan bir kalıba dikkatimizi vermemiz lazım: ἔμμορε τιμῆς.(emmore timēs). Nestor sözlerinde bu kalıbı kullanıyor, fakat çeviri akıcı olsun diye ἔμμορε fiilini görmezden geldim. Oysaki homerik timē'nin ruhu bu fiilde gizli: μείρομαι (meiromai) fiili "pay almak" anlamına gelir. Dolayısıyla Timē kazanılan bir şey değildir, bahşedilen bir şeydir. Tam da bundan dolayı Agamemnon savaşta doğru düzgün iş yapmasa bile timē'nin büyük bir kısmı ona gider. Peki giden şey ne? Tabii ki ganimet, ödül. En büyük timē'ye kim sahipse, en büyük ödülü, ganimeti de o alır. İlias'ın 23. Kitabı Patroklos için düzenlenen sportif müsabakaları içerir. Mızrak atma yarışmasına Agamemnon da katılır ve tek bir kargı atmadan Akhilleus tarafından yarışmanın birincisi ilan edilir; dolayısıyla yarışmanın tüm ödülleri de ona gider. Çünkü onun kendini kanıtlamasına gerek yoktur: Ondan daha düşük bir timē'ye sahip olan birisi istediği kadar mızrakta çok iyi olsun, günün sonunda en iyi mızrak atan da timēsinden dolayı Agamemnon'dur. Daha çok fazla örneklerle zenginleştirebilirim bu yazıyı; başka noktalara, kavramlara (kleos, küdos, geras vs) dalabiliriz ama burası en nihayetinde twitter, ondan dolayı bu kadarı yetsin. :)
craswr@caessr44

@anemotrephes Hocam peki İlyada Homeros'taki şeref payını (timē sanırsam) nasıl anlamalıyız? Ve bu yunanlarda da zaten var olan bir şey mi yoksa, Homeros'un yarattığı bir şey mi?

Türkçe
0
3
16
1.6K
ismail gezgin
ismail gezgin@gezgin_ismail·
@anemotrephes Dikkate alacağım, çok teşekkürler. Ayrıca kitapta dikkatinizi çeken bir şey olursa bana yazın lütfen, üzerine yeniden düşünme fırsatı olur.
Türkçe
1
0
1
72
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
İsmail Hoca acaba bu kitabında Yunan literatüründeki en meşhur ve en etkileyici symposion tasvirlerinden biri olan Ksenophanes'in malum şiirinden de (west, 1) yararlanmış mıdır? Bilmiyorum, okuyunca göreceğim ama umarım yararlanmıştır. Zira Ksenophanes bu şiirinde symposionun birçok karakteristik özelliğini ve boyutlarını muazzam bir tasvir zenginliğiyle ve şiirsel sophiayla belirtiyor. Bu şiiri kendim şu an çevirmek isterdim ama bayağı bir uğraşmam lazım, zira çevirmesi çok da kolay bir şiir değil. Ondan dolayı merak edenler Erman Gören'in Arkaik Yunan Şiiri Antolojisine bakabilir, orada bu şiirin de fena olmayan bir çevirisi yer alıyor.
anemotrephes tweet media
ismail gezgin@gezgin_ismail

Homeros’tan, Xenophon’a, Platon’a, arkeolojik verilerden mitolojiye içinde bulunduğumuz kültürün nasıl inşa edildiğini irdelediğim yeni kitabım çıktı… Okunması ve tartışılması umuduyla…

Türkçe
1
1
12
2.5K
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
Çok hoş olur hocam. Erman Hocanın çevirisi fena değil; bir cümlede kritik bir çeviri hatası var ama, bunu belirtmem lazım: Ksenophanes çok fazla içip, taşkınlık yaratmanın symposiona uymadığını belirtirken 17-18 mısralarda şöyle bir cümle kuruyor: πίνειν δ' ὁπόσον κεν ἔχων ἀφίκοιο οἴκαδ' ἄνευ προπόλου μὴ πάνυ γηραλέος Tutabileceğin kadar içip; evine, eğer ki çok yaşlı değilsen, bir refakatçi olmadan ulaşman gerekir. (Benim çevirim) içilir orada biri aşırı ihtiyar olmadıkça ya da bir kölenin refakati olmadan gidebildikçe kendi evine (Erman Gören) Ksenophanes πίνειν δ' ὁπόσον κεν ἔχων diyor, yani bir nevi sarhoş olmayacak kadar, kusmayacak kadar içmen lazım diyor bu cümleyle. Erman Hoca bu uyarıyı daha dolaylı yoldan cümleye yedirmiş. "Biri aşırı ihtiyar olmadıkça" diye bir cümle orijinalde yok, Ksenophanes basitçe sadece yaşlılıktan dolayı refakatçinin yanında olması normal karşılanır diyor. Erman Hoca sanki symposionlara yaşlıların katılması yasak gibi çevirmiş. :) Bir de ἀφίκοιο fiili ikinci tekil şahıs formunda, yani Ksenophanes okuyucuya/dinleyiciye sesleniyor. Erman Hocanın çevirisinde bu da görmezden gelinmiş.
Türkçe
1
0
1
83
ismail gezgin
ismail gezgin@gezgin_ismail·
@anemotrephes Belki yeni baskıya Erman Hoca'nın da izniyle şiiri olduğu gibi bir ek olarak dahil edebiliriz.
Türkçe
1
0
0
60
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
@gezgin_ismail Ben teşekkür ederim hocam cevabınız için. Ülkemizde detayları pek de bilinmeyen bir konuda eser vermeniz çok değerli bizler için.
Türkçe
1
0
1
97
ismail gezgin
ismail gezgin@gezgin_ismail·
@anemotrephes Teşekkürler. Her ne kadar kitapta zikredilmiş olmasa da okuduğum ilk metinlerden biriydi ve içeriğe katkısı büyüktür.
Türkçe
2
1
5
802
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
Sabahtan akşama kadar white supremacist söylemleri kitlelere yaymaya çalışan bu gerzekler en çok kafa ütüledikleri konularda bile o kadar cahiller ki! Madem klasik Yunan aklına, kültürüne bu kadar meraklısınız, her şeyden üstte tutuyorsunuz onu ve sabah akşama kadar bilmiş bilmiş konuşuyorsunuz bu konuda, o halde neden zahmet edip de birazcık bile Eski Yunanca öğrenmiyorsunuz? Şu rezalet twitte yaptığı yanlışlara bakın: 1 hafta eski Yunanca çalışan biri yapmaz bu hataları. 1) αἰνῶς adjective değil, adverb! αἰνῶς'un sıfat hali αἰνός, -ή, -όν. 2) δεινός (deinos) ve αἰνός yakın anlamlı kelimeler olsalar da tamamen birbirinden farklı, bağımsız kelimeler. Deinos muhtemelen "korku, dehşete düşme" gibi anlamlara gelen δεῖμα'dan (deima) köken alıyor; αἰνός ise Chantraine'in "terme expressif sans étymologie" (DELG) dediği bir kelime. 3) δεινός'un isim hali deinoteta (δεινότητα) değil. δεινός nominatif masc. formunda zaten ve bir sıfat. Deinoteta deinotes (δεινότης) isminin acc. hali!
Athenian Stranger@Athens_Stranger

This line is crucial for Greek and Postmodern philosophy, shedding invaluable light on all the talk of Odysseus as “polytropos” and “polymetis” The adjective “terribly [αἰνῶς]” is “deinos,” its noun is “deinoteta” — which Aristotle singles out (!) in the Ethics (EN 6.12) 1/3

Türkçe
1
0
4
677
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
Homeros'un sıklıkla su (ὕδωρ), deniz (πόντος) ve dalga (κῦμα) için kullandığı "kara, siyah" anlamlarına gelen birtakım epitetler var: δνοφερός (ὕδωρ, İl.9.15), μέλας (ὕδωρ, πόντος, İl. 2.825, 16.161, 21.202; Od. 4.359, 6.91 vs.), κελαινός (κῦμα, İl.9.6). Homeros'un suya siyah/kara demesi muhtemelen suyun derinleştikçe çok koyu maviye, dolayısıyla neredeyse siyaha çalabilen renginden ileri geliyor. Meşhur "şarap-renkli deniz", oînops póntos kalıbını bu bilgiyle düşündüğümüzde Homeros'un denizi şaraba benzetmesinin altında yatan neden muhtenelen katıksız şarabın da siyaha çalabilmesinden ileri geliyor. Dolayısıyla Homeros tam olarak rengin kendisinden ziyade, ton rengini vurgulamaya çalışıyor: Bundan dolayı Homeros zaten kan için de şarap için de μέλας (kara) der: Kan, İl. 4.149, 7.262, 13.655 vs. Şarap, Od. 5.265, 9.196 vs.
Daniel Mendelsohn@DAMendelsohnNYC

Another Homeric epithet that’s fun to think about is the one that Anglophones know as “the wine-dark sea”—which, like “wingèd words,” has by now entered the English language so forcefully that it’s hard to see what image H was actually thinking of. The Greek adjective “oinôps”…

0
1
18
1.1K
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
@sentantiq The anomalous use of the dual in the πρεσβεία (182, 183, 185, 192, 196, 197, 198)
0
1
1
182
sententiae antiquae
sententiae antiquae@sentantiq·
What in the iliad or the Odyssey should we fight about today?
English
126
53
612
566.7K
Καλός
Καλός@realKalos·
Neoplatonic sevenfold hierarchy of virtues.
Καλός tweet media
English
6
4
141
7.1K
anemotrephes retweetledi
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
Homeros'un deniz (pontos) için kullandığı klasik epitetlerinden biri ἰχθυόεις (balık-dolu) epitetidir: πόντον ἰχθυόεντα, balık-dolu deniz (İlias, 9.4). Solon'a ait olan bu şiirde (west, 13. fr.) de bu klasik epik tamlamayla karşılaşırız; fakat pontos'u gördükten bir dize sonra anca onun epiteti olan ἰχθυόεντ' bizi karşılar. Türkçe gibi kelimelerin yeri konusunda esnek olabilen bir dil için bile böylesi bir esneklik mümkün değil. Peki Solon neden Yunancanın bu esnek cümle yapısını burada sonuna kadar kullanıyor? Solon'un bunu yapmasının nedeni Yunan şiirinde sıklıkla gördüğümüz ulantı (anjanbuman) tekniğini kullanmak istemesidir. Fakat ilginç bir şekilde bunu hemen sonra gelen dizede yapmaz; çünkü o dize için de ulantı ile vurgulamak istediği başka bir cümle var: ἐν νηυσίν (gemilerin içinde). Solon'un vurgulamak istediği esas şey deniz yolcuklarındaki tehlikedir. Yunanlar için deniz yolculuğu tehlikelerle doludur (Odysseia'yı da antiklerin deniz yolculuklarına dair olan korkularının bir yansıması olarak görebiliriz). İşte Solon bu iki kelimeyle bu tehlikeyi vurgulamak ister: Balık-dolu anlamına gelen ἰχθυόεις her ne kadar bize masum gibi ve hatta tatlı bir epitet gibi gelse de Yunanlı için bu epitetin hissettirdiği duygu korku, tekinsizliktir: ἰχθύς balık anlamına gelir ama epitetin vurgulamak istediği esas şey "canavarlardır", bilinmeyen tehlikeli "yaratıklardır". Denizlerin dibindeki tekinsizliğe, bilinmezliğe ve dolayısıyla tehlikeye işaret eder. Aynı şekilde ἐν νηυσίν (gemilerin içinde) cümlesini de bundan dolayı vurgulamak ister: Antikler için gemiye binmek bir anlamda canını Tanrıya emanet etmektir; ölümüne sebebiyet verebilecek bir risk almaktır. Bundan dolayı Yunanlar mümkün olduğunca açık denize çıkmazlar: Kıyıyı takip ederek yolculuk yaparlar. Fakat bazı yolculuklarda doğal olarak bunu yapmaları mümkün değil. Dolayısıyla Solon ulantı tekniğini kullanarak hem denizin derinliklerindeki tekinsizliği, tehlikeleri (ἰχθυόεντ') hem de antik insanın geminin içinde (ἐν νηυσίν) olmasının üzerinde yarattığı korkuyu, belirsizliği, can riskini vurgulamak ister. Eski Yunanca sentaksının müthiş kıvraklığı da onun bu vurguları yapmasını epeyce kolaylaştırır.
anemotrephes tweet media
0
2
19
1.3K
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
Erman Hoca'nın İlias çevirisi fena bir çeviri değil. Azra Erhat çevirisini belli noktalarda düzeltiyor; belli noktalarda ise Azra Erhat çevirisi daha iyi. Kısacası kendi acendası olan bir çeviri: Eleştirilecek yerleri de var, övülecek yerleri de. Fakat bu eleştirileri yapacak olan, hatalar varsa bunu gösterecek kişiler bu türden hiçbir şekilde orijinal dile hakim olmayan, akademik etik kurallarını dahi görmezden gelen kötü niyetli insanlar olmamalı.
Türkçe
1
0
2
219
A. BEDİR
A. BEDİR@a_bedir·
@anemotrephes Be üstadım, Beşinci yılım oldu (Erman Gören hocanın bilgisi ve danışmanlığı eşliğinde) İlyada üzerine çalışıyorum. Ve net olarak söyleyebilirim ki Türkçeye çevirilerler arasında daha kapsamlı bir İlyada çevirisi yok. Bunun aksini söyleyenler kısaca kıskanıyorlar. :)
Türkçe
1
0
1
51
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
Eski Yunanca bilmeyen Troya kazı başkanımız. Kendisi geçen yıl Erman Gören'in İlias çevirisi üzerine inanılmaz komik, hiçbir akademik değer taşımayan ve hatta kötücül bir niyetle yazıldığı çok belli olan bir "çeviri eleştiri makalesi" paylaştı. Ben de bu vesileyle kendisini tanımış oldum. Makalesinde şöyle trajikomik "eleştiriler" var (ekteki resim). Makalenin tamamı için: (dergipark.org.tr/tr/pub/troymus…)
anemotrephes tweet media
Teke Tek TV@teketektv

Geçmişten günümüze Troya Antik Kenti / Prof. Dr. Rüstem Aslan & Fatih Altaylı - Teke Tek Bilim @fatihaltayli @RustemAslan youtu.be/LI3tnMvWmpI?si…

Türkçe
3
1
20
5K
A. BEDİR
A. BEDİR@a_bedir·
@anemotrephes Haklısnız ama ‘Komik’ kelimesi yetersiz kalmış. :)
Türkçe
1
0
1
67
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
Evet Rüstem Bey, çünkü ikisi farklı kalıpların çevirileri: νήδυμος ὕπνος (latif uyku) ve ὕπνου γλυκεροῦ (tatlı uyku). Hadi Eski Yunancayı zaten bilmiyorsunuz, insan hiç mi bu iki çevirinin farklı kalıpların çevirisi olabileceği ihtimalini düşünmez? Bunun için Eski Yunanca bilmenize bile gerek, bir çift göz yetiyor. Sabır, sabır...
anemotrephes tweet media
Türkçe
1
1
4
501
anemotrephes retweetledi
𒄬𒆷𒁶𒋾 ΣΝΟΥΣΜΟΥΜΡΙΚΟΣ
A lot of Greek nationalists are totally deluded about the history of the Greek language. I was shocked to learn that many of them have been taught to think they could time travel 2500 years into the past and understand the language spoken there perfectly.
anemotrephes@anemotrephes

@Hoopfan3745111 Homeric Greek is not a spoken language you idiot. It is an artificial language—what the Germans call a Kunstsprache—that rhapsodes used while composing their poems. And you are claiming this language is spoken in some villages lol.

English
38
78
1.6K
108.4K
anemotrephes retweetledi
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
Odysseia'nın dördüncü kitabında komik bir kısım var: Penolope, taliplilerin, oğlu Telemakhos'u öldürmek için tuzak kurduğunu öğrenir ve bunun üzerine ağlar durur. Athena ise ona acır ve kızkardeşinin görünüşüne benzer bir eidolon (εἴδωλον) oluşturur. Onu Penolope'yi teskin etmesi için yollar. Homeros'ta eidolon hayalet benzeri bir şeydir; hatta öyle ki havadan oluşmuş gibi bir hali vardır. Zira Athena'nın Penolope için gönderdiği eidolon konuşmalarını bitirdikten sonra bir duman gibi dağılıp, kapı deliğinden çıkar. Bu bilgiler buradaki muhtemel mizahı anlamamız için önemli. Penolope eidolon'un bir Tanrı tarafından gönderildiğini anlar ve fırsat bu fırsat deyip eidolon'a Odysseus'un yaşayıp yaşamadığını sorar. Eidolon şu cevabı verir: "O adamın ölüp ölmediğini sana açıkça söylemeyeceğim: Boş laflar etmek münasip değildir." Bu sözleri söyledi ve hemen oradaki kapı deliğinden süzülüp gitti, Karıştı esen rüzgara. "Boş laflar etmek" olarak çevirdiğim ἀνεμώλια βάζειν (anemolia bazein) kalıbının literal çevirisi "rüzgarlı konuşmak". Ana fikir şu: o kadar gereksiz ki bu laflar tıpkı bir rüzgar gibi dağılıp gidiyor. İşin esprisi ise şu: Bu kalıp her ne kadar metaforik bir anlama sahip olsa bile bunu kullanan kişi birazdan hava gibi dağılacak ve kapı deliğinden kaçıp, rüzgara karışacak olan olan eidolon. "Ulan asıl sen sözün gerçek anlamıyla ἀνεμώλια βάζειν yapıyon köftehor!" diyor insan bunu okuyunca. :) Penolope'nin de zihninden geçmiş olmalı bu ama Tanrı tarafından yollanmış neticede; başına bela almamak için, için için gülmüştür.
anemotrephes tweet media
Türkçe
1
2
26
2.9K
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
@Hoopfan3745111 You don't even know that Homeric Greek is an artificial language, you moron lol. Get lost
English
0
0
142
5.7K
Hoopfan
Hoopfan@Hoopfan3745111·
@anemotrephes it seems you don't like the idea that a language and a people exist without any interruption for 5000 years ... well suck it up you Neanderthal...dialects very similar to Ancient Greek is still spoken in villages in modern Greece e.i. Olympos in Karpathos and Archangelos Rhodes
English
1
0
22
7K
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
Okuduğu şey Homeros değil; onun modern Yunanca çevirisini okuyor. Herhangi bir çeviriden okusa da çok bir farkı olmayacak: Modern Yunanca ve Homerik Yunanca arasında uçurum var. Bu tür gerzeklerin tek derdi ırkçılık yapmak; ne eski Yunanca biliyorlar, ne de akademik bir ciddiyetleri var. Biliyor gibi yapıp kendileri gibi ırkçı olan aptalları güdüyor işte bu şekilde.
Homer Pavlos@HomerPavlos

Here I am, reading Homer’s Odyssey directly from the Greek text and thinking about how much Christopher Nolan disrespected us. Don’t pay for the movie. Resist this slowly dying agenda that is rotting our societies. Hollywood is dead.

Türkçe
1
20
252
20.6K
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
Furthermore, proficiency in Modern Greek is by no means sufficient to read or understand Homer unless one has dedicated themselves to studying Homeric Greek. They are essentially distinct languages. To comprehend Homer, a contemporary Greek speaker must study the ancient dialect systematically, just like a Turk, a German, or an Englishman would.
English
0
4
69
4.2K
anemotrephes
anemotrephes@anemotrephes·
@Hoopfan3745111 Homeric Greek is not a spoken language you idiot. It is an artificial language—what the Germans call a Kunstsprache—that rhapsodes used while composing their poems. And you are claiming this language is spoken in some villages lol.
English
2
7
226
83.2K