Arzu turgut uçar

1.2K posts

Arzu turgut uçar banner
Arzu turgut uçar

Arzu turgut uçar

@arzumtt

Katılım Mart 2015
71 Takip Edilen4K Takipçiler
Arzu turgut uçar retweetledi
CZR HBR
CZR HBR@czr_hbr·
🔴KÜFÜRLÜ Ölümüne sebep olduğu iddia edilen EKREM İMAMOĞLU Müzik son ses CHP MİTİNG OTOBÜSÜYLE 📌YAŞAR UÇAR'ın Cenazesine gidince Cenazeye gelen AKRABALAR EKREM İMAMOĞLU ve ekibini ÇOK SERT şekilde cenaze evinden kovarlar. 📌'Şu anda sana kafa atmak istiyorum.. Yaşar Uçar'ı getirebilecek misin?
CZR HBR@czr_hbr

ARZU UÇAR: 📌'Dilek İmamoğlu Senin Kocan 1 NUMARALI SUÇLU Benim KOCAMIN ÖLÜMÜNDEN SORUMLU! 📌Beylikdüzü BELEDİYESİ'nde kocamın BİLGİSAYARININ HARDDİSK'İ durduk yere NASIL BOZULUYOR? 📌YALANDAN ŞOV YAPMA! 7 senedir SAVCILIKTAKİ Deliller karartıldı! AKIN GÜRLEK'ten Randevu istiyorum.. 📌Kocan iyi ki CEZAEVİNE ALINDI.. Çekirge 1 sıçrar 2 sıçrar.. 📌7 Senedir KOCANIN BİZE ÇEKTİRDİKLERİ SİZİN BURNUNUZDAN Fitil fitil gelecek!' 📌Kocama ait olmayan telefon numarası nasıl o dosyaya EKLENDİ?' #YaşarUçar #ArzuUçar #BeylikdüzüBelediyesi

Türkçe
32
436
1.2K
67.7K
Sabri Amca
Sabri Amca@SabriAmca1453·
Dilek İmamoğlu bu bayana cevap verir misin ❓❓❓❓
Türkçe
52
378
1.4K
17.9K
Arzu turgut uçar retweetledi
Ysf
Ysf@Ysf34A·
Beylikdüzü Belediye personeli iken intihar eden Kocasının ölümünün araştırılmasını isteyen Arzu uçar dilek İmamoğlu’na cevap verdi. Uçar: “Senin kocan masum değil, bir numaralı suçlu.”
Türkçe
7
67
324
5.2K
Dilek Kaya İmamoğlu
Dilek Kaya İmamoğlu@dk_imamoglu·
Baştan beri kurgusu belli olan; haklıyı haksızdan ayırmak için değil, yargılanıyormuş gibi yaparak cezalandırmayı amaçlayan bir davanın içindeyiz. Bugün, 405 gündür özgürlüğünden mahrum bırakılanların yargılandığı 30. duruşma günü sona erdi. Sevdiklerimizin bir kısmının tahliye edilmesi sevindirici; ancak asıl adalet, içeride tutukluluğu devam eden sevdiklerimiz de özgürlüklerine kavuştuğunda sağlanacaktır. Pazartesi günü yine yargılanıyormuş gibi yapılıp peşinen cezalandırılmaya devam!
Türkçe
382
1.6K
9.5K
87.7K
Arzu turgut uçar retweetledi
Emre Ercis
Emre Ercis@e_ercis·
Mehmet Pehlivan tahliye olmadı diye masalara vuracağınıza, Adem Soytekin dönüp gözünün içine baka baka o toplantıda "Bal gibi sende vardın" dediğinde sessiz kalan, Adem'e gıkı çıkmayan Mehmet'e, "Biz seni savunmak için Silivri'de yatıp Silivri'de kalkıyoruz, neden Adem'e cevap vermedin, neden Adem'in senin gözlerinin içine baktığı gibi sende onun gözlerine bakıp yalan söylüyorsun" diyemedin diye hesap sorun. Adem alayını mum gibi yaptı. Çünkü alayı Adem'i yüzüne yalanlamaya kalktığında başlarına gelecekleri biliyordu.
Türkçe
20
459
1.7K
29.7K
Arzu turgut uçar retweetledi
Emre Ercis
Emre Ercis@e_ercis·
Rüşvetten alınan villaya İtalyan mobilyaları sipariş ederken çıldırmıyordunuz. Yok öyle yaprağı yerken kıtır kıtır sapına gelince me demek @dk_imamoglu
Türkçe
156
1.3K
5.9K
82.1K
Arzu turgut uçar retweetledi
Emre Ercis
Emre Ercis@e_ercis·
ADEM SOYTEKİN HAKKINDA MUHALİF MEDYANIN YAZAMADIKLARI, MUHATAPLARINA SORAMADIKLARI VE DÜNKÜ DURUŞMADA ORTAYA ÇIKAN HAKİKAT. Ortaya atılan suçlama ve iddialara karşı bazen söylenenler kadar söylenmeyenler de belirleyici olur. Hatta kimi zaman asıl tabloyu ele veren, sessiz kalınan o boşluklardır. Dün görülen duruşmada tam da böyle bir tablo ortaya çıktı. Aylardır "iddianame değil iftiraname" söylemi etrafında şekillenen savunmalar, en kritik anda, en kritik kişi karşısında nasıl sessizliğe gömüldüğünü izledik. Adem Soytekin sıradan bir sanık ve etkin pişmanlık kapsamında itirafçı olan bir tanık değil. Kendi beyanıyla, dosyanın omurgasını oluşturan isimlerden biri. Üstelik bu beyanlar tek bir güne sıkışmış değil. 16 Haziran 2025, 1 Ağustos 2025 ve 30 Eylül 2025 tarihli ifadelerinde; sistematik bir yapı, ticari ilişkilerin ötesine geçen organizasyonlar, isim isim yöneltilen suçlamalar var. Bu ifadelerde Ekrem İmamoğlu'ndan Fatih Keleş'e, Tuncay Yılmaz'dan Mehmet Pehlivan'a kadar uzanan bir çerçeve çiziliyor. İddialar ağır, detaylı ve doğrudan. Böylesi bir tabloda savunmanın en güçlü alanı neresidir? Elbette çapraz sorgu. Çünkü etkin pişmanlık beyanı, doğru sorularla ya çöker ya da sağlamlaşır. Arası yoktur. Dünkü duruşmada ise tam tersi yaşandı. Sorular vardı ama olması gereken yerde değildi. Sorulmayanlar ise dikkat çekiciydi. Ekrem İmamoğlu'nun sorduğu sorulara bakıldığında, ağırlığın ticari ilişkinin "reel" olup olmadığına verildiği görülüyor. "Bir kuruş almadınız mı?, Bu ticaret gerçek miydi?" gibi sorularla çerçeve ekonomik zeminde tutuldu. Soytekin de bu zeminde kaldı ve tüm ticari ilişkilerin karşılıklı ve kayıtlı olduğunu söyledi. Bu bölüm, iddiaların özüne değil, çevresine temas eden bir sorgu olarak kaldı. Oysa Soytekin'in etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerinde mesele yalnızca ticaret değil. İddialar, ticaretin ötesinde bir organizasyon, yönlendirme ve sistem kurulduğu yönünde. İşte tam bu noktada, yani iddiaların kalbinde, belirgin bir boşluk oluştu. Çünkü ne İmamoğlu ne de avukatları bu iddialara yönelik tek bir soru bile soramadı. Fatih Keleş ve Mehmet Pehlivan cephesinden gelen sorular da benzer bir çizgide ilerledi. Avukatlar daha çok usul, ifade süreçleri, imza eksiklikleri, ifade süreleri ve çelişkiler üzerine yoğunlaştı. Bunlar elbette önemli. Ancak bir etkin pişmanlık beyanını çürütmenin yolu, yalnızca usul tartışması değildir. Esas olan, içeriktir. "Bu iddiayı neden söyledin?" "Bu bilgiyi nereden aldın?" "Bu olayın somut delili nedir?" "Şu tarihte şu kişiyle nasıl bir temasın oldu?" "Bu anlatımın hangi kısmı varsayım, hangisi doğrudan gözlem?" Bu tür soruların eksikliği dikkat çekti. Çünkü Soytekin'in önceki ifadelerinde yer alan doğrudan suçlamalar, isimler ve olay örgüleri duruşma salonunda neredeyse hiç zorlanmadı, sorgulanmadı, cevap aranmadı. Susuldu ve Soytekin'in esasa ilişkin beyanları hakkında soru sorulamadı. Daha da çarpıcısı, Ekrem İmamoğlu ve babası Hasan İmamoğlu'na ait şirketlerin Genel Müdürü olan Tuncay Yılmaz cephesinin tamamen sessiz kalmasıydı. Hakkında iddialar bulunan bir isim ve hiçbir soru yöneltilmemesi. Bu, hukuki bir tercih olabilir; ancak kamuoyu açısından güçlü bir iz bırakır. Çünkü doğal beklenti, iddiaların hedefindeki herkesin bu iddiaları sorgulaması yönündedir. Savunmanın genel stratejisi, "baskı altında alınmış ifade, usulsüzlük, eksik tutanak, imzasız belgeler" gibi başlıklara dayanıyordu. Ancak bu strateji, içerikteki iddiaları doğrudan hedef almadığı sürece sınırlı kalır. Zira bir ifade hem usulen tartışmalı olabilir hem de içerik olarak güçlü olabilir. Bunu ayıran şey, çapraz sorgudur. İşte burada "hayatın olağan akışı" devreye giriyor. Eğer bir kişi sizin hakkınızda ağır suçlamalarda bulunuyorsa ve siz o kişiye bu suçlamaların detayını sormuyorsanız, kamuoyu bunu nasıl okur? Bu sessizlik, stratejik bir tercih mi, yoksa cevaplardan kaçınma mı? Daha açık söylemek gerekirse, etkin pişmanlık beyanlarının "iftira" olduğu iddia ediliyorsa, bunun ispat yeri tam da bu anlar değil midir? Adem Soytekin, duruşmada önceki ifadelerinin arkasında durdu. Geri adım atmadı. Çelişki üretmedi. Hatta birçok noktada ifadelerini teyit etti. Buna rağmen, bu beyanları doğrudan hedef alan sert ve detaylı bir sorgu gelmedi. Bu durum, iddia makamı açısından kritik bir avantaj anlamına gelir. Çünkü savcılık için en zor aşama, kendi tanığının çapraz sorguda dağılmasıdır. Bu gerçekleşmediği gibi, tanığın rahat bir alan bulduğu görüldü. Sonuçta ortaya çıkan tabloda Soytekin'in etkin pişmanlık kapsamında öne sürdüğü iddialar yerinde duruyor, onları çürütecek sorular ise büyük ölçüde sorulmamış durumda. Muhalif medyanın bu noktayı büyük ölçüde es geçmesi de ayrıca dikkat çekici. Oysa duruşmanın en kritik anı tam olarak burasıydı. Saatler süren ifadeler, teknik tartışmalar, usul polemikleri değil; birkaç temel sorunun sorulup sorulmadığıydı belirleyici olan. Ve o sorular sorulmadı. Bu yüzden dünkü duruşmayı anlamak için söylenenleri değil, söylenmeyenleri okumak gerekiyor. Çünkü bir davanın kaderi, verilen cevaplarda değil, hiç sorulmayan sorularda gizlidir.
Emre Ercis tweet media
Türkçe
34
326
843
28.5K
Arzu turgut uçar retweetledi
Emre Ercis
Emre Ercis@e_ercis·
Az önce duruşmayı takip eden bir gazeteci arkadaşımla konuştum. "Adem Soytekin'in çapraz sorgusunda Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun, Fatih Keleş, Tuncay Yılmaz, Mehmet Pehlivan ve avukatları Soytekin'in esasa ilişkin beyanları hakkında soru sordular mı?" diye sordum, duruşmayı takip eden arkadaşım "Hayır" dedi. Yine, "Ekrem İmamoğlu, 7 Mart 2025 sabahı başkanlık konutunda gerçekleşen toplantıda kendisinin Soytekin'e 'operasyon olacak tedbirini al, taşınmaz veya paraları Turan Taşkın Özer'e yönlendir' beyanı hakkında soru sordu mu?" diye sordum, cevabı "Hayır" oldu. Duruşma savcısı tarafından, "7 Mart 2025 sabahı İmamoğlu'nun başkanlık konutunda yapılan toplantıya Av. Mehmet Pehlivan'ın da bulunduğunu beyan etmişsiniz. Av Pehlivan bu toplantıda bulunmadığını beyan etti dün ki savunmalarında bu hususta ne diyorsunuz?" sorusuna, Av. Pehlivan'a dönerek, "O toplantı bal gibi yapıldı." şeklinde cevap veren Soytekin'e "Av. Pehlivan her hangi bir soru sordu mu?" diye sordum, "Hayır sormadı" diye cevap verdi. Adem Soytekin, etkin pişmanlık ifadelerinin arkasında olduğunu ve hiç bir baskı altında kalmadan o ifadeleri verdiğini beyan etmiş. İmamoğlu, Ongun, Keleş, Yılmaz, Pehlivan ve avukatları Soytekin'in esasa ilişkin beyanları hakkında tek bir soru bile sormamış. Buraya kadar bu yazdıklarım bile iddia makamının istediği cevapları aldığının ispatıdır. Keşke imkanım olsaydı da şu duruşmaları canlı takip edebilseydim. Aslında o kadar çok malzeme var ki; işte gidip kendin gözlemleyeceksin.
Türkçe
49
393
1.5K
53.1K
Arzu turgut uçar
Arzu turgut uçar@arzumtt·
@eminpazarci Bu daire için kendisinden o zaman 100.000 tl kesilmiş. Kim bilir daha bunun gibi kaç kişiden para alındı. Benim çocuklarımı yetim bırakanlar hesap verip cezalarını çekecek. Beylikdüzü belediyesinde halen cirit atanlar var az kaldı.
Arzu turgut uçar tweet media
Türkçe
0
12
55
1.3K
Emin Pazarcı
Emin Pazarcı@eminpazarci·
İyi sıvadı!.. Ekrem İmamoğlu'nun sıvacısı Adem Soytekin, nam-ı diğer Sıvacı Adem, bugün Mahkeme Heyetini hiç yormadı. 1,5 milyon liranın ayrıntısını soran Mahkeme Başkanı'na, İmamoğlu'nun yüzüne baka baka üç kelime ile cevap verdi: -Rüşvet Başkanım, rüşvet.
Emin Pazarcı tweet media
Türkçe
84
801
2.6K
30.9K
Arzu turgut uçar retweetledi
Emre Ercis
Emre Ercis@e_ercis·
ADEM SOYTEKİN ANLAMAK İSTEYENE ÇOK ŞEY ANLATTI VE SAVCILIK MAKAMI ARADIĞI CEVAPLARI SOYTEKİN'İN BEYANLARINDA BULDU. Bir duruşma salonunda bazen en kritik anlar, uzun anlatımlar değil kısa ve net cevaplarla ortaya çıkar. Bugünkü duruşmada sanık Adem Soytekin ile duruşma savcısı arasındaki diyalog tam da bu açıdan dikkat çekiciydi. Savcının yönelttiği sorular, iddianamede yer alan delilleri adım adım açmaya yönelikti; verilen cevaplar ise çoğu noktada bu delilleri doğrulayan nitelikteydi. Savcı, daha en başta "gizli toplantılar" ve "operasyonun önceden öğrenildiği" iddiasını gündeme taşıdı. Soytekin'in bu noktadaki tavrı ise tartışmaya açık bir alan bırakmadı. Daha önce verdiği beyanları hatırlatan savcıya karşı "katılıyorum, aynen doğrudur" diyerek açık bir şekilde iddiaları sahiplendi. Bu kabul, operasyon öncesinde sistem içindeki aktörlerin uyarıldığı ve buna bağlı olarak bazı adımlar atıldığı yönündeki iddianın doğrudan sanık ağzından teyidi anlamına geliyordu. Devamında gelen sorular, bu çerçevenin içini doldurdu. Başkanlık konutunda yapılan görüşme, paraların el değiştirmesi, belirli isimlerin emanetçi olarak konumlandırılması gibi başlıklar tek tek açıldı. Soytekin, bu görüşmenin gerçekleştiğini ve Ekrem İmamoğlu tarafından kendisine "tedbir al" yönünde uyarılar yapıldığını anlatırken, toplantıda adı geçen avukat Mehmet Pehlivan'ın da orada bulunduğunu söyledi. Bu ifadeye yönelik ne İmamoğlu ne de Pehlivan her hangi bir soru sormadı. İmamoğlu'nun "Böyle bir toplantı yapılmadı ve ben bu şekilde bir telkinde bulunmadım" diye itiraz etmemesi ve toplantının içeriğine yönelik Soytekin'in beyanını yalanlamaması, savcılık açısından iddiaların güçlenmesi sonucunu doğurdu. Toplantıların niteliğine ilişkin detaylar da benzer şekilde iddia makamının tezini besledi. Telefonların başka odaya bırakılması gibi uygulamalar, savcının "gizlilik kaygısı" sorusunu gündeme getirdi. Soytekin'in bu durumu doğrulaması, sıradan bir toplantıdan ziyade kontrollü ve tedbirli bir organizasyon yapısına işaret eden bir unsur olarak kayda geçti. "Sistem" kavramı etrafında yürüyen tartışmada da tablo değişmedi. Savcı bu yapının aktörlerini ve işleyişini somutlaştırmaya çalışırken, Soytekin farklı alanlarda görev alan kişilerden söz etti; medya ayağından, finansal ilişkilerden ve toplantı organizasyonlarından bahsetti. Her ne kadar detaylandırma konusunda sınırlı kalsa da, böyle bir yapının varlığına ilişkin anlatımını geri çekmedi. Duruşmanın ilerleyen bölümlerinde ekonomik ilişkiler ve para akışlarına dair sorular geldi. Gayrimenkul satışları, "sistemden gelen paralar", belirli oranlarda pay ayrıldığı iddiaları… Bu başlıkların hemen hepsinde Soytekin, temel iddiayı reddetmek yerine farklı ifadelerle teyit eden bir çizgide kaldı. Özellikle yüzde 7'lik pay meselesinde, bunun konuşulduğunu kabul etmesi, Fatih Keleş ve avukatının bu konu hakkında Soytekin'e soru yöneltmemesi ve sessiz kalmaları, savcının ortaya koyduğu çerçevenin sanık beyanıyla desteklenmesi anlamına geldi. Yurtdışına çıkış teklifleri, toplantılardaki gerilimler ve operasyonun gerekçesine dair yapılan değerlendirmeler de aynı doğrultuda ilerledi. Soytekin, bu başlıklarda da iddiaları bütünüyle reddetmek yerine, duyduğunu ve konuşulduğunu söylediği unsurları aktardı. Bu durum, savcılığın "organizasyon içinde koordinasyon" iddiasını besleyen bir başka unsur olarak öne çıktı. Belki de en kritik noktalardan biri, Soytekin'in kendi ifadesinin başındaki "suç örgütü" tanımına mesafe koymaya çalıştığı bölümdü. Ancak bu itiraz, duruşma boyunca verdiği ve iddiaları destekleyen diğer cevapların gölgesinde kaldı. Zira somut olaylara ilişkin sorularda geri adım atmayan, aksine çoğu kez doğrulayan bir anlatım söz konusuydu. Sonuç olarak bugünkü duruşmada ortaya çıkan tablo, savcılık makamının iddianamede kurduğu çerçeveyi sorularla adım adım açtı; sanık Adem Soytekin ise bu soruların önemli bir bölümüne verdiği cevaplarla, iddia makamının tezlerini zayıflatmak yerine pekiştiren bir hat izledi. Duruşma salonunda söylenenler, dosyanın seyrini etkileyecek nitelikteydi ve en azından bugünkü tabloya bakıldığında, savcının aradığı birçok cevabı doğrudan sanığın beyanlarında bulduğu görülüyordu.
Türkçe
9
361
1.1K
27K
Arzu turgut uçar
Arzu turgut uçar@arzumtt·
Komik kadın. Haksızlık görmemişsiniz ben size söyleyeyim SENİN KOCAN BENİM KOCAMIN ÖLÜMÜNDEN SORUMLU. Asrın yolsuzluğunda her şey doğru. Bundan sonra siz benim de çocuklarımsınız. Bu cümleyi kocan benim çocuklarıma kullanmıştı. Allah korusun zaten. Adem Soytekin’in anlatacakları henüz bitmedi. Daha sözde bana verilen ev için kendisinden kesilen parayı anlatacak ve daha kim bilir kimlerden
Türkçe
6
33
190
2.5K
Dilek Kaya İmamoğlu
Dilek Kaya İmamoğlu@dk_imamoglu·
İftiralar ve asılsız dedikodularla hazırlanan sözde iddianamenin, hakikat duvarına çarparak günbegün nasıl yerle bir olduğunu hep birlikte izliyoruz. “Asrın yolsuzluğu" olarak kamuoyuna lanse edilen bu dava, artık adaletin ayaklar altına alındığı "asrın haksızlığına" dönüştü. Bu haksızlık nedeniyle sevdiklerimiz 13 aydır tutsak. Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşları, her duruşmada gerçekleri birer birer anlatarak bu kurgu dünyasını çürüttüler ve çürütmeye de devam ediyorlar. Bizim tek isteğimiz adalet! Hukukun siyasi hesaplara alet edilmediği, masumiyetin cezalandırılmadığı bir Türkiye istiyoruz. Artık bu haksızlığa son verin ve sevdiklerimizi serbest bırakın!
Türkçe
533
1.4K
8.7K
160.9K
Arzu turgut uçar
Arzu turgut uçar@arzumtt·
@sevdaturkusev Adem Soytekin , şimdi SÖZDE bana verilen daire için kendisinden kesilen 100.000 TLyi de söylesin. Fakat dosya o kadar kabarıkki elbet sıra onada gelecek.
Türkçe
1
1
8
450
sevda turkusev
sevda turkusev@sevdaturkusev·
Adem Soytekin, mahkemede döktürüyor! Rüşvet verdiğini bangır bangır bağırıyor. Aynı anda Özgür Özel hala İmamoğlu‘nu koruyor! Fıkra bu kadar!
Türkçe
787
555
3.1K
182.6K
Arzu turgut uçar retweetledi
Burak Doğan
Burak Doğan@doganburak29·
SON DAKİKA! Mahkeme Savcısı: "Ekrem İMAMOĞLU'yla başkanlık konutunda yapmış olduğum görüşmede Ekrem İMAMOĞLU bana tedbirini aldın mı, operasyon yapılacak sen de listedesin, eğer emanet etmen gereken para veya belge varsa bunları Turan Taşkın ÖZER'e emanet ver demiştir." ifadenizde geçenler bu beyanlar doğru mudur ? Adem Soytekin: Evet bu beyan doğrudur.
Türkçe
81
344
1.5K
206.1K
Arzu turgut uçar retweetledi
Burak Doğan
Burak Doğan@doganburak29·
SON DAKİKA! Adem Soytekin: "Beylikdüzü'nde başlayıp İBB'ye kadar gittiğini söyledim. Kurduğum cümleyi tam hatırlamıyorum. Ancak beyanım doğrudur. Farklı bir şey kelime iletirsem konu farklı bir yere çekilecektir." Soytekin'in ifadesinde beyanım doğrudur dediği ilgili kısım: "Ekrem İMAMOĞLU tarafından Beylikdüzü Belediye Başkanlığı süresince başlayan öncelik hedef olarak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı sonrasında da Cumhurbaşkanlığı için gerekli sermayeyi toplamak amacıyla kurulan, Beylikdüzü'nde temelleri atılıp İstanbul'un tamamına yayılan çıkar amaçlı suç örgütünün tüm yapısını ve faaliyetleri hakkında bildiğim, gördüğüm ve dahil olduğum tüm olayları anlatarak etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istiyorum."
Türkçe
37
136
553
24.2K
Arzu turgut uçar
Arzu turgut uçar@arzumtt·
@ankara_kusu Yaptıkları yolsuzluğu eşime yıkmaya çalışıp ölüme sürüklediler. Bunlardan her şey beklenir.
Türkçe
1
2
13
1.6K
ANKARA KUŞU
ANKARA KUŞU@ankara_kusu·
Beylikdüzü’nde meclis üyeleri, belediyedeki memurlara imza konusunda baskı yapıyormuş. Genel konuşuyorum; şüphelendiğiniz hiçbir evrağa imza atmayın kardeşim. Sonra emri verenler ‘bizim imza yetkimiz yok’ diyip sizleri ateşe atıyor, tutuklanıyorsunuz 😞
Türkçe
11
73
544
101.4K
Arzu turgut uçar retweetledi
Taha Hüseyin Karagöz
Taha Hüseyin Karagöz@thhsynkrgz·
Düne kadar; Polisin, askerin, komutanın selam durduğu valiyi Açıktan iki memurla yaka paça adliyeye atan adaletin Belediye başkanının gözünün yaşına bakmasını bekleyenler var Geçiniz
SİYAH SANCAK@siyahsancakx

⚪️ Gülistan Doku soruşturmasında gözaltına alınan eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel: “Ben devletin valisiyim. Emniyette cevap vermem, susma hakkımı kullanıyorum.”

Türkçe
759
612
3.7K
192.1K
Arzu turgut uçar retweetledi
Cengiz ALÇAYIR
Cengiz ALÇAYIR@AlcayirCengiz·
🟥İmamoğlu İBB'yi borç batağına soktu, kendisi de Rüşvet ve Yolsuzluktan dolayı hapse düştü! ➡️İşte İmamoğlu'nun 7 YILLIK BELEDİYECİLİK KARNESİ! CHP'li İBB yönetiminde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin borcu 7 yılda 10 kar ARTTI...Bu borca ( İSKİ, İETT ve 31 adet belediye şirketinin borcu dahil değil.)
Cengiz ALÇAYIR tweet media
Türkçe
14
352
669
16.7K
Arzu turgut uçar retweetledi
Emre Ercis
Emre Ercis@e_ercis·
YARIN YAPACAĞI SAVUNMAYLA BİRLİKTE ALGI OLUŞTURMAK AMACIYLA SOSYAL MEDYADAKİ TÜM TUŞLARA BASILACAK OLAN AV. MEHMET PEHLİVAN NEYLE SUÇLANIYOR? Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü iddianamesine giren ifade, teknik veri ve tanık anlatımları birlikte okunduğunda Avukat Mehmet Pehlivan hakkında çizilen tablo oldukça net ve ağır iddialar içeriyor. Dosya, Pehlivan'ı klasik anlamda bir müdafi olarak değil; örgütsel yapının "hukuk ayağını yöneten, kriz anlarını organize eden ve soruşturmayı yönlendirmeye çalışan" bir aktör olarak konumlandırıyor. Bu çerçeve sadece yorumla değil, isim isim beyanlarla ve teknik kayıtlarla çizilmiş durumda. Servet Yıldırım'ın beyanı dosyanın en kritik başlangıç noktalarından biri. Yıldırım, operasyondan yaklaşık bir hafta önce Pehlivan tarafından arandığını, "ifadeye çağrılırsan dik dur, bunu ailen için yapacaksın" şeklinde açıkça baskı içeren bir konuşmaya maruz kaldığını söylüyor. Aynı kişi cezaevinde bulunduğu süreçte de avukatlar aracılığıyla gözetim altında tutulduğunu, ifade vermesinin engellendiğini iddia ediyor. Bu beyan, savcılık açısından yalnızca bir telkin değil, doğrudan "tanık/şüpheliyi etkileme ve baskı kurma" suçlamasının temelini oluşturuyor. Başta Beylikdüzü Belediye Başkanlığı dönemi olmak üzere uzun yıllar Ekrem İmamoğlu'nun birlikte iş yaptığı ve İmamoğlu'na en yakın isimlerden birisi olan Adem Soytekin'in anlatımları ise suçlamaların omurgasını kuruyor. Soytekin'e göre Pehlivan, operasyon öncesinde Beylikdüzü'nde yapılan toplantıların organizatörü. Bu toplantılarda telefonlar toplatılıyor, dijital kayıt alınması engelleniyor ve olası gözaltı senaryoları tek tek planlanıyor. Kimin hangi avukatla ifade vereceği, ifadelerde hangi cümlelerin kurulacağı, "operasyon siyasidir" söyleminin nasıl kullanılacağı bu toplantılarda belirleniyor. Soytekin ayrıca Pehlivan'ın firari Emrah Bağdatlı gibi bazı isimlere yurtdışına kaçış önerdiğini, Edirne üzerinden çıkış planı sunduğunu iddia ediyor. Bu iddia, doğrudan "kaçış organizasyonu" ve "delil karartmaya teşvik" başlıklarına giriyor. Aynı Soytekin, evlerde bulunan nakit paralar ve belgeler konusunda Pehlivan'ın uyarılar yaptığını, yani delillerin ortadan kaldırılmasına yönelik yönlendirmede bulunduğunu da öne sürüyor. Kamuoyunda "para kuleleri" olarak bilinen ve CHP Genel Başkanı @eczozgurozel 'in de kayıt dışı para verildiğini kabul ettiği CHP İstanbul il binası sürecine ilişkin iddialar da doğrudan Pehlivan'a uzanıyor. Soytekin, gerçekte yapılmayan bağışlar için sahte makbuz düzenlendiğini ve bu makbuzları İlhan Akbayır'ın ofisinden bizzat Pehlivan'ın teslim aldığını söylüyor. Bu iddia, yalnızca örgütsel faaliyet değil aynı zamanda mali suçlar zincirine temas eden bir unsur olarak dosyada yer alıyor. Adı, Fatih Keleş ile firari Murat Gülibrahimoğlu'nun ortak olduğu Kuzey İstanbul Gayrimenkul isimli şirketin alt yüklenicisi olduğu Neoray Şirketi tarafından İBB İştiraklerinden yollanan hak ediş ödemeleriyle Sarıyer'de iki villa alarak bu villaları yine Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla kurduğunu iddia ettiği Güllüce Tarımcılık üzerinden İmamoğlu İnşaat A.Ş.'ye devrettiğini kabul etmesiyle öne çıkan Ali Nuoğlu'nun beyanı daha sınırlı ama kritik bir noktaya temas ediyor. Pehlivan'ın operasyon öncesinde mal varlığı tedbirlerinden haberdar olduğu ve bu konuda iletişim kurduğunu ifade ediyor. Bu, savcılık açısından "soruşturma gizliliğinin ihlali" iddiasını destekleyen bir unsur olarak değerlendiriliyor. Sarp Yalçınkaya'nın aktardığı dolaylı anlatımda ise Pehlivan'ın bir savcı üzerinden bilgi aldığı ve bu bilgileri aktardığı iddiası, yine Nuhoğlu'nun beyanınla birlikte daha da anlamlı hale geliyor. Serkan Balbal'ın ifadesi, organizasyon iddiasını güçlendiriyor. Balbal'a göre Pehlivan, "her şeyi organize ediyoruz, avukat gönderiyoruz" diyerek süreci kontrol ettiğini ifade ediyor. Cezaevine gönderilen ve şüphelilerin tanımadığı avukatlar üzerinden kurulan sistem de bu iddianın parçası. Tanık avukat Emin Erhan Karaçam'ın beyanı ise bu sistemi daha somut hale getiriyor. Pehlivan'ın finansman sağladığı, avukatlara 6 Bin ila 12 Bin dolar arasında ödemeler yapıldığı, gözaltındaki şüphelilere seçilmiş avukatların yönlendirildiği ve bu yolla ifadelerin kontrol altına alınmaya çalışıldığı öne sürülüyor. Teknik veriler bu anlatımları desteklemek üzere dosyada önemli yer tutuyor. HTS ve baz kayıtlarına göre Pehlivan'ın Zorlu Center'da ve farklı noktalarda Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Köksal, Murat Gülibrahimoğlu gibi isimlerle aynı zaman diliminde aynı lokasyonlarda bulunduğu tespit edilmiş. Beylikdüzü'nde yapılan toplantılarla örtüşen baz verileri de dosyada detaylı şekilde yer alıyor. Ayrıca çok sayıda şüpheliyle yoğun telefon trafiği bulunduğu, bu iletişimin süreklilik arz ettiği belirtiliyor. Savcılık bu teknik verileri, "örgütsel bağ ve koordinasyonun fiziksel ve iletişimsel ispatı" olarak sunuyor. Tüm bu unsurlar bir araya getirildiğinde Pehlivan'a yöneltilen suçlamalar, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak, soruşturmanın gizliliğini ihlal etmek, delil karartmaya teşvik etmek, şüpheli ve tanıklar üzerinde baskı kurmak, ifadeleri yönlendirmek ve yargı sürecini etkilemeye teşebbüs etmek gibi somut başlıklara oturtuluyor. Savcılık, Pehlivan'ın avukatlık faaliyetini aşarak doğrudan örgütsel bir rol üstlendiği iddiasını savunuyor. Bu noktada yarın yapılacak savunmada cevaplanması gereken sorular son derece kritik. Pehlivan, Beylikdüzü'ndeki toplantıların içeriğini nasıl açıklayacak? Bu toplantılarda gerçekten ifade stratejileri belirlendi mi? Şüphelilere avukat ataması ve ifade yönlendirmesi iddiası doğru mu, yoksa koordinasyon sadece hukuki destek çerçevesinde mi kaldı? "Dik dur" şeklindeki telkini tehditti mi, yoksa mesleki bir telkin mi? Yurtdışına kaçış önerisi iddiası gerçek mi, bu yönde bir yönlendirme yaptı mı? Evlerdeki para ve belgeler konusunda uyarıda bulundu mu? Para kuleleri sürecinde makbuz teslim aldığı iddiasına ne diyecek? Cezaevlerine gönderilen avukatlar gerçekten organize bir yapı mıydı, finansmanı kim sağladı? HTS kayıtlarının gösterdiği buluşmaların içeriği neydi? Savcılık perspektifinden bakıldığında dosya, parçalı iddiaları bir bütün haline getirerek "merkezi bir koordinasyon figürü" inşa etmeye çalışıyor ve bu figür olarak Pehlivan'ı konumlandırıyor. Pehlivan'ın yarın yapacağı savunma ve suçlamalara yönelik vereceği cevaplar, Pehlivan'ın gerçekten bir avukat olarak mı hareket ettiği yoksa iddia edildiği gibi örgütsel bir mekanizmanın kilit operatörü mü olduğu sorusunun, somut ve tartışmasız delillerle cevaplanıp cevaplanamayacağını gösterecek.
Emre Ercis tweet media
Türkçe
25
417
1.2K
26K
Arzu turgut uçar retweetledi
Cengiz ALÇAYIR
Cengiz ALÇAYIR@AlcayirCengiz·
💢 X kısıtladığına, siz de ulaşamadığınızdan dolayı göremediğiniz ve paylaşamadığınıza göre bunların yaptığı savurganlığı duyan da çok olmayacak!
Cengiz ALÇAYIR@AlcayirCengiz

Borç batağındaki İSKİ, ''Battı balık yan gider'' düşüncesiyle; ➡️Cumhuriyet Resepsiyonu'na 627 bin TL. harcamış. ➡️BAKLAVACI'dan da 1 Milyon 648 bin 800 TL'lik malzeme satın almış. Soru şu; 📍C A İ Z mi?

Türkçe
2
74
132
3.7K