🔴 Çukurca’dan Pervin Kara isimli genç bir kızın toplu taşımada söylediği ‘Wey Dil’ şarkısı sosyal medyada büyük ilgi gördü.
➡️ Rojda ve Şakiro’dan bildiğimiz bu şarkı kısa sürede viral oldu.
2 yıla yakındır merak ettiğim tek şey; şuna kimin ne diyet borcu vardı da TFF'ye güvenlik elemanı alım ilanına çıkılsa eğitim dahil hiçbir şartı tutmayacağı için güvenlik olarak bile alınmayacak bu şahıs TFF'ye Başkan yapıldı?
@b1milyon@KVNmedia0 Hayır tanımıyorum sadece bir çok konuda modern olmadığımızı ve neden burada toplum kültür vs. Eleştirilmiş onu belirttim ve yine söylüyorum modern toplumların modern zihinlerin alkışlayacağı güçte bir ses öyle şeyler vardır ki küçük detaylara değil özü görmek lazım :)
@Sahh_lorin@KVNmedia0 Yav kimse sesinde değil , medeni toplumlarda toplu yaşam alanına saygı olur. Bu kız bed sesiyle rahatsızlık veriyor. Tanıyorsanız uyarın.
@b1milyon@KVNmedia0 Peki madem öyle, o halde yine okları size çevireceğim. Bizler modern toplum statüsüne pek girmediğimiz için bu durumda bu güçlü sesi eleştirmeniz değil, alkışlamanız gerekir.😃😃 Sadece sesin güzelliğine odaklanıp güzel şeyleri görün 😃😃
@b1milyon@KVNmedia0 Ayrıca çok da güzel söylemiş modern ülkelerde alkışlanır bu bizler sadece eleştirmeyi biliriz ama yanlışı değil kimseye bir zararı olmayan şeyleri eleştiririz sadece umarım anlarsınız bu söylediğimi 😃😃
@ferhatttunc Azıcık aklı olan terörizmi savunan bir takımın bayrağını bırak Boğaziçi köprüsünde mısaki milli sınırları içinde dalgalanmasına karşı çıkar.
Sebahat Akkiraz’ın Amedspor bayrağının Boğazda dalgalanmasına gösterdiği tepkiyi görünce, son yıllarda üslubunun tamamen değiştiğini görmek üzücü. Yıllar önce benzer bir tavrını Sabiha Gökçen’in Dersimi bombalamasını aklayarak ortaya koymuş ve eleştirmişim. Eskiden Anadolu’nun ortak ezgilerini seslendiren bir sanatçı profili varken, şimdi daha çok kutuplaştıran, ötekileştiren söylemlere sığındığı görüyoruz.
Bir futbol kulübünün bayrağına gösterilen bu tepkiyi “ırkçılık” diye keskinleştirmek kuşkusuz tartışmayı kilitler. Ama tepkinin içeriğinin de boş olmadığını bu kişinin bilmesi gerekir. Bir sembolü “tehdit” gibi okumak, bu topraklarda yaşayan Kürtlerin kendisini ifade etme, sevincini gösterme biçimini yok saymaktır. Sanatçılık, tam da bu noktada devreye girer. Sanatçı korkuları körüklemez, onları anlar ve dönüştürür.
Muğla'da kapı gıcırtısı nedeniyle komşusunu öldüren sanığın ifadesi ortaya çıktı:
— Yaklaşık 1 yıldır sürgülü demir kapının sesi nedeniyle komşumla sorun yaşıyorduk.
— Olaydan 1 hafta önce karakola gidip, 'Şikâyetçi değilim ama rahatsız oluyorum, bir çözüm bulun' dedim.
— Karakol Komutanı benim yanımdayken Ramazan'ı arayarak kapı konusunda uyardı ancak bu da çözüm olmadı.
— Ramazan Çalışkan'ın evine gelen bir şahıs, evimin önünde arabasına ara gaz vererek beni taciz etti.
— Olay günü kapı sesini tekrar duyunca daha dikkatli olmalarını, evde istirahat etmek istediğimi söyledim.
— Ramazan'ın eşi bana hakaret edip demir kapıyı bilinçli olarak ses çıkaracak şekilde kapattı.
— Bunun üzerine ben de sinirlenerek onlara hakaret ettim ancak ne söylediğimi hatırlamıyorum.
— Daha sonra evde bulunan av tüfeğini alıp kendi evimin kapısının önüne çıktım.
— Hedef gözetmeksizin 2 el ateş ettim.
— Amacım kimseyi öldürmek değildi. Yaşananlardan dolayı çok üzgünüm. Keşke ben ölseydim ama kimse zarar görmeseydi.