
ist3434
38 posts







Gerçek hayatta 8 yıl Ulucanlar’da solcu olduğu için işkence görmüş… Diyarbakır Cezaevi filminde işkence mağduru, Bahoz filminde devrimci abi, Kurtlar Vadisi’nde başka bir yüz, şimdi ise Çatlı filminde “Baba” Ahmet Çatlı… Aynı bedende bu kadar zıt hikâye olmaz.


Ağrı’da aşırı kar yağışı sonrası doğada yemek bulamadığı için evlerine dadanan tavşanı yakalayan köylüler, tavşanla hatıra videosu çekip karnını doyurduktan sonra yolun açık olsun diyerek doğaya geri bırakıyorlar. Helal olsun 🫶🥹



POLİSLERDEN CÜNEYT ÖZDEMİR'İ DUYGULANDIRAN DAVRANIŞ. Annesi vefat eden Cüneyt Özdemir'e polisler çelenk gönderdi. Cüneyt Özdemir: - Bir şeye çok şaşırdık.. - Cenazeyi kaldırırken çeşitli PMYO çelenkleri geldi, Polis Meslek Yüksek Okulu mezunlarından, - Ben de şaşırdım, kemana sordum acaba yanındaki diğer cenaze polisin mi biz de bi başsağlığı dileyelim diye. - Sonradan fark ettim ki biliyorsunuz biz emniyet teşkilatının sorunlarını zaman zaman dile getiriyoruz onların yaşadıkları problemleri ve bu zor günümüzde de onlar bizi unutmamışlar. - Çok etkinlendim yani.. Seni seviyoruz samimi insan (@cuneytozdemir)






EMNIYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KÖKLÜ BIR KANUN DEĞIŞIKLIĞI ILE TIPKI GÖÇ IDARESI GIBI AFAD GIBI ÖZEL KANUN DÜZENLEMESI YAPILARAK IÇ GÜVENLIK BAŞKANLIĞINA DÖNÜŞTÜRÜLMELIDIR 12 Haziran 1937 tarihinde Parlamento’da yapılan bir düzenlemeyle yönetilen Emniyet Teşkilatımız bulunmaktadır. 1937 yılında dünya, tarım toplumu ile sanayi devrimi arasında sıkışmış bir yapıdaydı. Sanayi devriminin etkilerinin belirginleştiği bu dönemin ardından, şehirlerde polisin etkinliği, iç güvenliğin temel şartı olarak kabul edilmiştir. Bugün ise geldiğimiz noktada, sanayi devrimi artık yalnızca bir alt başlık hâline gelmiş; yerini dijitalleşme ve yapay zekâya bırakmıştır. Bu durum, sanayi toplumu sosyolojisinin yerini dijital ve yapay zekâ sosyolojisine bırakmasına neden olmuştur. Doğal olarak da sosyoloji yeni bir evreye geçmiştir. Suç türleri değişmiş, sosyal yapı farklılaşmış, sosyal psikoloji dönüşmüş, güvenlik algısı yeniden tanımlanmıştır. Kısacası, hayatın tamamı değişmiştir. Ancak tüm bu değişimlere rağmen, hâlen 1937 yılında yapılmış bir düzenlemeyle yönetilen, İçişleri Bakanlığı’na bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü ile yola devam edilmektedir. Bu sürdürülebilir değildir. Tarih, değiştiricidir. Eğer bu değişime direnirseniz, kaybedersiniz. Hatta kaybetmenin ötesinde, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalırsınız. Nitekim, Göç İdaresi’nin zamanla ortaya çıkan ihtiyaçlar doğrultusunda, müstakil bir yapıya kavuşturularak özel bir kanunla İçişleri Bakanlığı’na bağlı ayrı bir başkanlık haline gelmesi buna en iyi örnektir. Buna karşın, Emniyet Genel Müdürlüğü hâlâ 1937 yılından kalma bir kanunla yönetilmektedir. Bu yapının değişmesi zorunludur. Emniyet Teşkilatı, 1937 yılından kalma bir mevzuatla yönetilemeyecek kadar büyümüş ve stratejik bir kurum hâline gelmiştir. Meselelere detaylar üzerinden bakarak yeni sıkıntılar üretmek yerine, kökten bir bakış açısıyla konunun ele alınması ve kapsamlı çözümler için adımlar atılması gerekir. Ne Meclis’te ne teşkilatta ne de siyasi otorite nezdinde eski yaklaşımların artık kimseye bir faydası bulunmamaktadır. Bugün iş güvenlik bürokrasi ile sayın cumhurbaşkanımızı karşı karşıya getirecek yaklaşımlardan da uzak durulmalıdır NOT: Biz bildiğimizi okuruz diyerek sessizce bu meseleyi mecliste oldu bittiye getirerek lütfen hareket etmeyin



















