abdurrahman

4.1K posts

abdurrahman banner
abdurrahman

abdurrahman

@baynecip

abdurrahim’in babası. kıyl u kâl ile meşgul

Dersaâdet | المغرب الأقصى Katılım Temmuz 2018
226 Takip Edilen1.7K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
abdurrahman
abdurrahman@baynecip·
“Efendimsin cihanda itibarım varsa sendendir...”
abdurrahman tweet media
Türkçe
1
4
101
0
abdurrahman
abdurrahman@baynecip·
Şâh-ı Hazne ks., Hz. Muaviye ile Hz. Ömer b. Abdülaziz’den hangisi daha faziletlidir?" sualine "Hz. Muaviye'nin Resûlullâh ﷺ ile bir gazada iken atının burnuna giren toz, Tabiin'in büyüklerinden olsa da Ömer bin Abdülaziz gibi bir zattan daha hayırlıdır” cevabını vermiştir.
abdurrahman@baynecip

Müceddid-i Elif-i sânî hazretlerinin ks. Şeyhayn’ım efdaliyyetinin bazı keşif ehline ayan ol(a)mamasına dair Mevlânâ M. Eşref’e mektubundaki muhtasar izahıdır. Yeşil ile dikkat çekilen yer meseleyi vuzuha kavuşturuyor. Allah Şeyhayn’ın ve ehl-i beytin r.anhum izinden ayırmasın.

Türkçe
0
0
4
744
abdurrahman
abdurrahman@baynecip·
Hâce Ubeydullâh Ahrâr da [kuddise sirruh] bu manaya şöylece işaret eder: “Enbiya ve evliyanın yollarından nasiplenmek muhabbet erbabı içindir. Muhabbet olmaksızın ve zâhirî ve bâtınî âdâba riayet etmeksizin nasibe ulaşılmaz.” Melfûzât’tan…
abdurrahman@baynecip

Şâh-ı Hazne ks. cevaben şöyle buyurdu: “Bunun sebebi; ihlas, sevgi, teslimiyet ve mürşide karşı edep eksikliğidir. Eğer müridde bunlar yoksa ve mürşidinin rızası hasıl olmamışsa, gece gündüz ibadet etse bile menzil-i maksuda ulaşması mümkün değildir.”

Türkçe
0
2
20
638
abdurrahman
abdurrahman@baynecip·
Şâh-ı Hazne ks. cevaben şöyle buyurdu: “Bunun sebebi; ihlas, sevgi, teslimiyet ve mürşide karşı edep eksikliğidir. Eğer müridde bunlar yoksa ve mürşidinin rızası hasıl olmamışsa, gece gündüz ibadet etse bile menzil-i maksuda ulaşması mümkün değildir.”
Türkçe
0
2
60
2.7K
abdurrahman
abdurrahman@baynecip·
Müridanın vazifelerine devama rağmen istifade edememe sebeplerine dair Şeyh Alaaddin Haznevî ks. babası Şâh-I Hazne’ye ks. “Filanca halinden şikayet ediyor ve diyor ki: Şeyhimin emrettiği vazifelere uzun zamandır çokça dikkat ediyorum ama hiç fayda görmedim, sebebi nedir?”
Türkçe
1
6
73
14.2K
abdurrahman retweetledi
mehmet fatih kaya
mehmet fatih kaya@mfkaya08·
Bir grup ihtisas talebesiyle yaptığımız "et-Takrîb ve't-teysîr" derslerinin ses kayıtları yüklenmeye başladı. Bunlar hâlen devam eden dersler ve ilk defa siteye yükleniyor. youtu.be/pgbcqcK-dT4?si…
YouTube video
YouTube
Türkçe
5
36
215
16.8K
abdurrahman retweetledi
YzbRaspberry
YzbRaspberry@privatpropertyn·
Suriye’de Şahinler Spor Kulubü ismiyle faaliyet gösteren kulubün eğitimlerinden görüntüler. Daha önce HTŞ’nin çocuklar için ayrı bi Tugayı vardı 15 yaşında olan gençler kamplarda eğitiliyor 18-19 yaşına gelince cepheye gönderiliyordu. Görüntüler onu hatırlattı.
Türkçe
5
11
138
8.9K
abdurrahman retweetledi
abdurrahman beşikci
abdurrahman beşikci@arahmanbesikci·
Buna karşın Hindistan coğrafyasında yaşayan İmam Rabbani Hazretleri, İmam Leknevi Hazretleri, İmam Siyelkuti Hazretleri gibi isimlerde durum böyle değil. Bu isimler Mağrib'den çok daha uzaklarda da olsa bizim olanı konuşmuş, bizim olanı ortaya koymuştur.
Türkçe
1
1
12
1.1K
abdurrahman retweetledi
abdurrahman beşikci
abdurrahman beşikci@arahmanbesikci·
Bu sözün muhtemeldir ki muhatabı değilim ancak bir misdakıyım. O halde birkaç ufak not da ben düşeyim: i) Taha Abdurrahman'ın tenkit edilmesinin teknik olarak İbn Teymiye'yi övmesiyle pek de alakası yok. Taha Abdurrahman'ın dil ve mantık konulu kitap ve röportajlarını...
Bülent Şahin Erdeğer 🏴 Tevhîd-Adalet-Özgürlük@BulentSahin114

Muhafazakarlarda öyle bir koyu asabiyet damarı var ki Taha Abdurrahman'ı sırf İbn-i Teymiyye'yi bir konuda olumladı diye linç ediyorlar. Bunu yapanlar da sözüm ona "akademisyen" başlamışlar yine "kökü dışardalık" türküsünü çığırmaya. Mağrib de Anadolu da bizim içerimiz oysa...

Türkçe
3
7
47
9.9K
abdurrahman
abdurrahman@baynecip·
Hatasıyla sevabıyla dert sahibi bir zattı rahmetli Seyyid Kutup. Şöyle diyordu mealen: “Cahiliyye toplumunun organik yapısını anlamayanlar onun içine girerek, o sistemin parçası haline gelerek onu dönüştürebileceklerini zanneder. Ne var ki günün sonunda dönüşen kendileri olur.”
Mahfil@mahfildijital

🔴 Hüseyin Avni Kansızoğlu: 80 yıl boyunca 'kadroları din düşmanları işgal etmesin' diye sisteme insan yetiştirildi. Ancak o sisteme girenler, çarklar arasında un ufak olup sistemin asıl sahiplerinden daha bağnaz savunucuları haline geldi. Mahmut Efendi, 'Köşebaşlarını biz tutalım' diyenlere, 'Ne olacak, onların kanunlarını onlar yerine biz mi takip edeceğiz?' diyordu.

Türkçe
1
0
9
600
abdurrahman retweetledi
Mesut Güneş
Mesut Güneş@mstgns999·
Anlattık bunları hep: youtu.be/Nxkn77e2jRE?si… Taki Osmani hocanın dediği gibi ehl-i sünnet içinde seleften bazılarının benimsediği mutlak tefvize yakın olan üçüncü bir görüş var. O da yed, vech gibi nasların Allah Teala'nın sıfatı olarak kabul edilerek hakikatinin tefviz edilmesi. Mutlak tefvizde ise sıfat olup olmadığına dair de bir şey söylenmiyor. İmam Eşari'nin el-İbane'deki müdafaa ettiği görüş de bu. Ebu Hanife de el-Fıkhu'l-Ekber'de yed, vech gibi ifadeleri sıfat olarak alıyor. Taki Osmani hocanın Fethü'l Mülhim'de bu görüşü aktardığı ibareler çok mücmel. Makalat eserinde daha detaylı açıklıyor ki oradan muradı anlaşılıyor zaten. Ayrıca hocanın bu görüşü İbn Teymiyye ve İbnü'l Kayyım'a nispeti hatalı. Onlar zaten tefvizi bid'at olarak görüyorlar. Ayrıca bu sıfatları Allah Teala'nın zatıyla kaim olan meani sıfattan değil, zati sıfat olarak görüyorlar. Bir de oradaki 'hakiki' ifadesi kafa karıştırıyor. Ondan maksat da tevil görüşünde olduğu gibi mecaz manayı murat etmeyip, manasına vakıf olunmayan ancak hakiki manada kullanılan bir sıfat olması. İ. Eşari, el-İbane de bu gibi sıfatların hakiki manada olduğunu, ancak cariha da olmadığını müdafaa ediyor. Hocanın kastı da Makalat'taki ifadelerden anlaşıldığına göre bu. Buna göre Taki Osmani'hocanın hatası sadece bu görüşü İbn Teymiyye'ye nispet etmek. Ki biz zaten kendisine ulaşarak bunu bildirmiştik. Birine yanlış görüş nispet etmek de adamı vahabi filan yapmaz. Tabi bu arkadaşların maksadı bağcıyı dövmek olduğu için ne anlatsan fayda vermez. Burada anlattıklarımı muhatap kitlenin anlamayacağını biliyorum. Sadece mesele hakkında yanlış anlaşılma olmasın diye yazdım. Daha detaylı olarak videoda anlatıyorum zaten. Alıntıladığım arkadaş da kendisine cevap olarak yazdığımı zannederek cevap vermeye çalışmasın. Ona yazmadım dediğim gibi.
YouTube video
YouTube
Adnan Alioğlu 🇹🇷@adnanalioglu

taki osmani için vahabi deyince titreyen züppeler için : شيخ الديوبندية تقي العثماني في شرحه على صحيح مسلم : خلاف أهل السنة والجماعة مع "العلامة" ابن تيمية وتلميذه ابن القيم في نصوص الصفات ليس خلاف عقائدي بل خلاف إجتهادي نظير الخلاف بين المذاهب الفقهية الأربعة والكل على عقيدة التنزيه، ومذهب ابن تيمية مثله مثل غيره ليس باطلاً ولا ضلالاً، بل هو مذهب محتمل وقد ذهب إليه جماعات من العلماء المحققين وفحول من علماء الأمة المتمسكين بالكتاب والسنة.

Türkçe
5
5
35
9.7K
abdurrahman retweetledi
Erhan İdiz
Erhan İdiz@idizerhan·
“Aslında para biriktirmeyi denedim ama açlığa üç gün dayanabildim” dedi sesini kısarak. Yahya, 48 yaşında. Bir beyaz adamın dükkanı önüne koyduğu dikiş makinesiyle terzilik yapıyor. Eskiden kıyafet satıyormuş. 10 yıllık birikimiyle aldığı kıyafetler çalınınca beş parasız kalmış. Güney Afrika’ya gidip işçilik yapmış ama bir yıl sonra geri dönmüş. Neden döndün diye sorunca, “Oradaki göçmen ortamı, bir Müslüman’a yakışmazdı.” diyerek geçiştirdi. Yahya, 18 yıldır terzilik yapıyor. İkindiye kadar 12 TL kazanmıştı. Yetiyor mu diye sorunca, “Buna da şükür, bazı günler hiç kazanamıyorum.” dedi. Sevinçle elindeki önlüğü gösterdi. Beyaz adamın eşi için dikiyormuş. Eğer bitirebilirse 6 TL de oradan kazanacakmış. Burada emeğin karşılığı yok ama buna rağmen fiyatlar çok pahalı. Bu yüzden Yahya hiç öğle yemeği yemiyor. Fakat şanslı. Normalde çoğu kişinin dikiş makinesi kiralık olur. Makine sahibi ile terzi, parayı bölüşür. Yahya’nın makinesi eşine aitmiş. 10 yıl önce bir iş adamı hediye etmiş. Sadece bir dikiş makinesi ile 5 kişilik ailesini geçindirmeye çalışıyor. Evini sordum, “7 kilometre uzakta.” dedi. Minibüs parası günlük kazancının iki katından fazlaymış, bu yüzden her gün yürüyerek geliyormuş. - Zor olmuyor mu? “Yok, koşarsam 45 dakikada da gelirim.” dedi. - Bisikletin yok mu? “Eskiden vardı ama tekerleği tükendi artık.” - Tamir ettir. “Param yetmez” - Biriktir. “Aslında para biriktirmeyi denedim ama açlığa üç gün dayanabildim. Tahtadan bir kumbara yapıp içine her gün para atıyordum, bir gün eve gidip tahta kumbarayı kırdım ve yemek aldım.” Yahya makinesini beyaz adamın dükkanı önünde tutmak isterse ona kira ödemek zorunda. Bu yüzden 500 metre ötedeki bir depoya taşıyor her akşam. Depo sahibi iyi adammış, para almıyormuş. Arkadaşım, Yahya’ya 100 TL uzatınca mahcup bir şekilde kabul etti. Ne yapacaksın diye sordum, “Uzun zamandır yalnızca nsima (mısır unu bulamacı) yiyoruz. Bugün yanına patates alacağım.” dedi. Oradan ayrılırken dönüp Yahya'ya baktım. Mutluluğunu uzaktan bile görmek mümkündü. Şimdi vakit akşam, muhtemelen Yahya bir sofra başında çocuklarıyla patates yemenin mutluluğunu yaşıyor.
Erhan İdiz tweet media
Türkçe
86
880
4.6K
205.3K
abdurrahman retweetledi
Barış Ertem
Barış Ertem@Baris_DR·
Aile kurumunun mevcut durumu ve nüfusumuzun yaşlanma hızı, artık bu konuda "kitabın ortasından" konuşmayı gerektirecek kadar kritik. Biz siyasetçi, karar verici vs değiliz, sıradan vatandaşız. Bu sebeple "daha rahat" konuşabiliriz. Naçizane bence sorun, kadının doğum iznini uzatıp onu anne olarak istihdam sistemi içerisinde tutmakla vs çözülebilecek bir sorun değil. Aksine, böyle kararlar sorunu daha da derinleştirebilir. Bence sorunun en temel kaynağı, kadının izninin kısa olması değil, çalışmak zorunda olması. Klasik Türk aile yapısı, erkeğin gelirinin ailenin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmesi, annenin de her zaman evde, çocuğunun yanında olması üzerine kuruludur. Dolayısıyla, kadının istihdam edildiği her senaryo, klasik Türk aile yapısını -şimdi karşı karşıya kaldığımız gibi- önce zayıflatır, sonra yıkar. Çalışan kadın profilinin "diğerleri"ne göre "üstün" kabul edilmesi de böyledir. Amaç gerçekten alıştığımız, doğurganlığa eğilimli geleneksel aile yapısına dönmekse, çözüm, öncelikle erkeğin gelirinin tüm aileye yettiği ekonomik şartları sağlamaktır. Ek olarak, çocuk ve genç iken öğrenci, daha sonra da kadın olduğu için pozitif ayrımcılıkla şımartılmış bir birey, açıkçası hiç kolay olmayan klasik anne sorumluluğunu kabul etmez. Bu söylediklerimin "kadının çalışmasına karşı olmak" vs ile de ilgisi yok. Tümüyle geleneksel aile yapımızla "modern çalışma sistemi" arasında bir tercih meselesi. Artık bir "kuzey ülkesi" olmadığımızı kabul etmek, belki en iyi başlangıç olacak...
Türkçe
47
95
268
13.5K
abdurrahman retweetledi
Ercüment Akdeniz
Ercüment Akdeniz@ErcmentAkdeniz·
Bedeni yakılan Afgan işçinin eşi Qamer Nourtani ile konuştuk: 📌Saçlarım döküldü, baş etmeye çalışıyoruz 📌Eşim iyi bir babaydı. Mezarını kendi imkanımla yaptırdım 📌Temizlik, bulaşık işinde çalışıyorum 📌Çocuğumun protez bacağını hala yaptıramadık. ilketv.com.tr/bedeni-yakilan…
Türkçe
39
873
2.2K
307.2K
abdurrahman retweetledi
Recep Yiğit
Recep Yiğit@recepyigitt·
Örgütler yerel dinamiklerine bağlı olarak pragmatist bir tavır benimsek zorunda. Genellemeler, meselenin aslından bizi uzaklaştırıyor. Batı Afrika'yı ve JNIM'ın yönetici kadrolarını bilmeden yapılan bölge analizleri tamamen boş. Çağatay Bey önemli noktalara temas etmiş 👇
Cagatay Cebe@Mucagcebe

Mali'deki Cemaat Nusretü'l İslam ve'l Müslimin (JNIM) ve Azavad Özgürlük Cephesi'nin koordineli operasyonu sonrası "Suriye senaryosu" gündeme geldi. Tıpkı bir dönem HTŞ için "Taliban senaryosu"nun konuşulması gibi. Ki çok alakasız bir benzetmeydi. Her grup kendi bulunduğu bölgenin, sosyolojinin, coğrafi konumun ve o dönemki uluslarası konjonktürün gereklilikleri üzerine hareket eder. Azavad sözcüsü Ramazan'ın açıklaması "Suriye gibi olmak" değil "Suriye'de böyle oldu" örneğini vermekten öte bir şey değildi zira aynısı Afganistan'da da yaşandı; yirmi yıl boyunca dünyanın en tehlikeli "ağı" olarak lanse edilen Hakkani ailesinin bir üyesi ülkenin İçişleri Bakanı oldu. Nusretü'l İslam ve'l Müslimin içinde bulunduğu durumun son derece farkında; Malili sivil bir muhalefetin iktidara gelmesini amaçlıyor -şimdilik- ama bunun "demokratik ve seküler" bir düzen değil İslami bir sistem olmasını istediğini düşünebiliriz. Her ne kadar Azavad ile bulundukları yerleşim yerlerinde şeriatı uygulasalar da Tuareglerin günün sonunda Bamako'ya ne kadar bağlı kalacakları herkes için bir test olacak. Velhasıl, el Kaide'ye bağlı hiçbir grubun, başka bir bölgedeki tecrübeyi "kopyalamasına" gerek yok. El Kaide Merkez Komutanlığı ve Yemen'deki Ensarü'ş Şeria'nın kendi bölgelerinin en güçlü aşiretleriyle evlilikler yapmaları birbirlerini kopyalamak değil, içinde bulundukları zorunluluktan kaynaklanıyordu. Merkez Komutanlığı'nın Afganistan'da sessiz kalması ile Suriye grubunun kendini feshetmesine rağmen ülkede sessizliğe bürünmesi "kopyalama" değil; kazanımların heba olmaması için bir gereklilik. Öte yandan eş-Şebab tamamiyle kendine has bir yol izliyor; zira bu örgüt Somali'de kabile olarak var oluyor ve bu onları farklı bir konumda tutuyor. Ola ki yarın bir gün el Kaide'den biat çekerlerse bu "Suriye senaryosu"nu taklit etme değil kendi şartlarını karşılamak olacaktır. Nusretü'l İslam ve'l Müslimin'in karşılıklı bir mutabakat sonucunda Merkez Komutanlığı ile olan bağını bir hayli zayıflattığı ve günün sonunda biatın ortadan kalkacağı iddiası da var ki bu durum hiç de şaşılacak bir şey değil. El Kaide küresel gelişmeler ışığında şer'i siyaseti fazlasıyla kullanabilen ve bunu uygulamakta hiç çekinmeyen bir örgüt. Bu son on yılda çıkmış bir şey değil, her zaman var olan bir durumdu. 2013'teki Fransız operasyonu sonrasında Mali'de ele geçirilen mektuplarda yerel halka şeriat uygulamanın zorlukları tartışılmış, toplumla yaşanan gerilimlere değinilmişti. Ve bu onların daha farklı hareket etmelerine sebep oldu; bugün kendi alimleri haricinde Eşari-Maliki alimlere uymakta bir beis görmüyorlar ve bunun da yerel halkla ilişkilerini geliştirdiğini gösteriyor. Ayrıca el Kaide kendi kadrolarında üniversite mezunları olmasından ve lisansüstü eğitim tamamlamış isimlere sahip olmakla da övünen bir yapılanma. Bombalı araç saldırıları gerçekleştiriyor olmaları onlar için ülke içinde şiddet kullanmadan kazanımlar elde etmelerini engellemiyor.

Türkçe
0
1
3
495
abdurrahman retweetledi
Mustafa
Mustafa@Maksimiilyan·
"Eskiden Araplar şöyle derdi: - Yaşı küçük olanla, yeni zengin olanla ve yeni makam sahibi olanla yakın olma… - Mesleğinde eski olanla, bilgide köklü olanla ve eski komşuyla inatlaşma… - Aklı küçük olanla, yaşı küçük olanla ve tecrübesi az olanla tartışma. - Aklı kıt olanı, tecrübesi az olanı ve hayrı az olanı hoşnut etmeye çalışma… - İmanı güçlü olanla, kuvvetli olanla ve hafızası güçlü olanla meydanlaşma… - Karakteri zayıf olanla, nefsi zayıf olanla ve delili zayıf olanla istişare etme… - Kalbi büyük olanı, himmeti yüksek olanı ve sözünün eri olanı küçümseme… - Ufku geniş olanı, gönlü geniş olanı ve çözüm yolları çok olanı unutma… - Ahlakı dar olanı, bakışı dar olanı ve düşüncesi dar olanı ikna etmeye çalışma…"
Mustafa tweet media
Türkçe
43
1.1K
5.7K
293.9K