HakanAkpınar retweetledi

🅾️Yeryüzündeki gelmiş geçmiş en başarısız Milli Eğitim Bakanı olan Yusuf Tekin:
"Sizin laiklikten anladığınız şey şu: Camilerin kapısına kilit vurmak, camileri ahıra çevirmek, vatandaşın Kur’an öğrenmesini yasaklamak."
⏩Bakan Bey'in söylediklerinin tamamı YALAN...!!!
1⃣➖Camilerin Kapısına kilit vurulmamıştır, bu ahlaksızca bir yalandır. "Kapısına kilit vuruldu" diye iftira attığınız 3 cami var evet. Niğde'deki Ak Medrese, Niğde'deki Sarı Han ve Ulukışla'daki Öküz Mehmet Paşa Camii.
Adlarından da anlaşılacağı üzere bunlardan 2'si cami bile değil. Neyse, kapılarına kilit vurulmuş, ama neden?
İkinci Dünya Savaşı yıllarında Naziler Meriç Nehrine dayanmıştı, Meriç'i geçip İstanbul'a yürümeleri halinde İstanbul savunmasızdı. Nazilere dayanamazdı. Böyle bir durumda Taktiksel olarak Anadolu'nun içlerine çekilecek ve düşman vatanın Harim-i İsmetinde boğulacaktı.
Lakin dünyanın kalbi İstanbul'da tarihimizin maddi manevi en değerli hazineleri, kutsal emanetler vardı. Saray ve müzelerdeki tarihi eşyalara paha biçilemezdi. Bunların Almanların eline geçmesi tarihimizin yok olması demekti...
Batı Cephesi Komutanı bir yandan savaş dışında kalırken, bir yandan da en kötü senaryoyu düşünüyordu...
Milli Mücadelenin görünmeyen kahramanlarına, eski Mim Mim Grubu mensuplarına talimat verdi. Kutsal emanetler, saray ve müzeler boşaltıldı.
Hazreti Muhammed’in hırkası, mühürü, kılıcı, oku, yayı, Kabe’nin anahtarı, Hazreti Osman’ın kanlı Kuran-ı Kerim’i, padişahların tahtları, eşyaları, hazine, silah, tablo, porselen, paha biçilmez el yazması eserler, büyük bir gizlilikle ve titizlikle sandıklara yerleştirildi.
Tam 48 vagon yük Anadolu'nun bağrına doğru yola çıktı. Bu kıymetine paha biçilemez eserler Niğde'de Ak Medrese ve Sarı Han ile Ulukışla'daki Öküz Mehmet Paşa Camii'nde saklanacaklardı...
Her şey gizlilik içinde yapıldı. yerel yöneticilere hatta vekillere, hatta bazı bakanlara bile bilgi verilmedi.
Cami ve medreselerin etrafına özel askeri birlikler konuşlandırıldı.
1943 yılında Adana'da Churchill ile görüşmek için yola çıkan İsmet Paşa yolunun üzerindeki bu 3 binayı teftiş etti. Binalara girmeden komutanlardan bilgi aldı...
"Emanetler bizim çocuklarımızdan aldığımız emanetlerdir, sizlere emanet, gözüm arkada kalmasın" diye de tembihledi Mehmetçikleri...
Ve 1947 yılına gelindiğinde emanetler yeniden yerlerine taşındı...
Yani Camilerin kapısına kilit vurulmasının orada askerlerin nöbet tutup halkı buralara sokmamasının bir sebebi vardı...
➖➖➖➖➖
2⃣➖Camiler yine bakan beyin söylediği gibi ahıra çevrilmedi. Bilakis, özellikle Atatürk Döneminde düzinelerce cami ihya edilmiştir.
Belgeler: x.com/volkan_giritli…
Örneğin Atatürk'ün tamir ettirdiği camilerden biri olan ve Mimar Sinan eseri olan Üsküdar'daki Kuşkonmaz Camii, AKP döneminde deniz dolgusu yapılırken çatlatılmıştır.
📌"Camiler kapatıldı, ahır yapıldı" diye Cumhuriyet Dönemine ahlaksızca iftiralar atanlar Vahdettin'in işgal yıllarında sattığı yahut kiraya verdiği camilerden hiç bahsetmezler. Şu aşağıda Vahdettin'in sattığı yahut kiraya verdiği camilerin listesi var, arzu eden bunları araştırabilir.
x.com/volkan_giritli…
‼️Yine Cumhuriyet Dönemine iftiralar atanlar, nedense Menderes Yıkımları nedeniyle yıkılan, yok edilen tarihi camilerden hiç bahsetmezler...
➖➖➖➖
3⃣➖Kuran Yasaklandı, Kuran öğrenmek yasaklandı...
Bu nasıl fütursuz bir yalandır?
Koskoca Bakan olmuş, Atatürk'ün kendi cebinden ödeme yaparak Kuran tefsiri yaptırdığını kolayca öğrenebilir oysa ki.
🔘Bu düpedüz bir siyasal islamcı yalanıdır. Bunu daha önce defalarca açıkladık.
Bu ülkede "Kuran'lar toplatıldı, Kuran Yasaklandı" diyenler düpedüz Türk Düşmanlarıdır, hatta bir tık daha ileri gidiyorum, bu algıyı yapan ve yayanlar net olarak Fetöcüdür, Fetö İltisaklısıdır.
⁉️Soru;
➖Peki Kuran hiç toplatılmadı mı?
‼️Evet toplatıldı.
📌Lakin toplatılan Kuran'lar, yabancılar tarafından değiştirilmiş, tahrif edilmiş Kuran'lardı. Devlet bunu fark edince de bu tahrif edilmiş Kuranları toplattı, gerekli düzeltmeler yapıldı ve Diyanet tarafından mühürlenerek sahiplerine iade edildi.
👉İşte bu değiştirilmiş, tahrif edilmiş Kuranları vermek istemeyenler, şirk içine girmiş olan tarikatçı müptezeller, Allah yerine kula kulluk etmeye meraklılar, ellerindeki Kuran'ları vermek istememiş, toprağa gömmüş ya da saklamışlar, şimdi kalkıp bu hikayeleri anlatıp Cumhuriyete çamur atıyorlar.
👉Ayrıca, bu hatalı Kuran'lar sadece Cumhuriyet Döneminde toplatılmadı.
2. Abdülhamid Döneminde de bu hatalı, değiştirilmiş Kuran'lar toplatıldı, imha edildi hatta yakıldı.
Ama nedense kimse "Abdülhamid Döneminde Kuran toplatıldı, yakıldı" demiyor.
Çünkü umurlarında olan şey Kuran değil, amaçları farklı, amaçları Cumhuriyeti karalamak... Tıpkı Milli Eğitim Bakanının yaptığı gibi...
📌Ama ben birkaç şey daha eklemek istiyorum.
👉Atatürk Ayasofya'nın tapusunu "cami" olarak tescil ettirmiştir.
👉1932 yılının Ramazan ayında Ayasofya'da Dünyada ilk kez radyodan naklen Mevlid yayını yaptırmıştır.
➖➖➖➖➖
Kıymetli okur...
Bir Bakanın, Cumhuriyetin kurucu liderine, kurucu kadrolarına iftiralar atması ve bunu toplumun bir kesimini kışkırtırcasına yapması hem suçtur, hem son derece ahlaksızca bir davranıştır.
Ne yazık ki Atatürk'ün kurduğu parti işgal altında olduğu için bu iftiralara karşı savunma yapmak ve cevap vermek biz gibi sıradan vatandaşlara görev olmuştur...
Sanırım Bakan Bey'in iftira ve dezenformasyonlarına gayet yerinde ve boşluk bırakmayacak şekilde cevap vermiş olduk.
‼️Ricam şudur ki, bunları okuyun öğrenin ve mümkünse paylaşın, paylaştırın... Teşekkürler...
#tarih #yusuftekinistifa
Türkçe




























