btlsaa
20 posts


@32likkangalboru @HasanKa02078175 @asiyan_f @muhendisyenn Ya ne hayatı tehlikeye atması ne anlatıyorsun Ya insanlığını nerde unuttun hiçbirşey yapamıyorsan polisi ararsın yada çevreden yardım istersin ama oturup izlemezsin
Türkçe
btlsaa retweetledi
btlsaa retweetledi

@kacakcayciyim @ozanozcnn sen gerçekten ekrem imamoğlunun atatürkün ilkelerini uyguladığını mı düşünüyosun adam demle ittifak yaptı aq
Türkçe

@ozanozcnn biyografinizde Atatürk'ün izinden yazıyor biraz gülünç olmuş attığınız twite ve yaptığınız şeye göre
Türkçe

Ekrem İmamoğlu’nun sahtekar olduğu resmi olarak da kayda geçti. Zor bir süreçti ancak haklı olduğumu ilk günden beri biliyordum. Bu süreçte destek veren herkese çok teşekkür ederim.
HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLDU!
Ozan Özcan@ozanozcnn
Ekrem İmamoğlu hakkında suç duyurusunda bulundum. Kamuoyuna saygılarımla…
Türkçe
btlsaa retweetledi
btlsaa retweetledi
btlsaa retweetledi
btlsaa retweetledi

Kulağımda bir basınç problemi olmuştu. İki de bir tıkanıyordu, açılsın diye burnumu çekip duruyordum.
Dedim böyle olmuyor. Randevu almak zor olduğundan ve daha önce dürüst bir vatandaş gibi gidip doktora görünemeden döndüğümden dolayı biraz uğraşıp, adam bulup, hileyle hurdayla randevu oluşturup şehir hastanesine gittim. Hemen kızmayın kimsenin sırasını bana vermediler; yani kimsenin hakkını yemedim. Zaten bakmaları gerekenden az hastaya baktıklarından araya almaları sorun olmadı. Hem benden başka hasta da yoktu
Koridorda beklerken doktorun odasının hemen yanındaki odio (işitme) testi odasına gözüm takıldı, daha önce yaptırmıştım, o geldi aklıma. odanın kapısı açık, ışığı sönüktü, kimse de yoktu. Neyse sıram geldi, içeri girdim.
Doktorun kapısının üstündeki tabelada doçent yazıyordu, ismi de erkek ismiydi ama içeride 23-24 yaşlarında bir kız vardı. Tavırlarını da göreceksiniz ‘hipokrat, ibni sina elime su dökemez ama ne yaparsın ki burada sıradan insanları iyileştiririyorum, hayat işte, nelere katlanıyoruz’ havalarında.
“Neyin var dedi”, dedim “kulağımda perdelenme oluyor, iki de bir tıkanıyor, açmak için de burnumu çekip duruyorum, insanlarla konuşurken kötü bir görüntü oluyor”.
Lütfedip ağır çekimde kalktı, uzun çubuklu bir aleti kulağıma sokup baktı ve rüzgara karşı feng shui pozisyonunda durup zihninden kata çizen karate kamil gibi son derece kendinden emin bir edayla “bir sorun yok” dedi, “peki niye tıkanıyor ve burnumu çekince açılıyor” dedim, kendinden son derece emin bir ifadeyle “bilemem” dedi. Ben de bilmiyorum, al sana iki bilemeyenli denklem.
Dedim “bu bir sorun ve insanlar buraya çözüm bulmak için geliyor, çözüm için hocanızı arayıp sorsanız olur mu” galiba biraz zoruna gitti “ben kimseyi aramam, kulağında sorun yok” dedi. “Bakın konuşurken bile kaç defa burnumu çektim, bunu boşuna yapmıyorum ve böyle yapmak zorunda olmak hoşuma gitmiyor” dedim, “o zaman senden bir odio testi alalım” dedi, “duymamda sorun yok” dedim, “olsun, testine bir bakalım dedi ve elime bir not kağıdı tutuşturdu.
Uzatmamayım, zaten hemen yan oda, iki dakikalık iş, yaptırıp gelirim diye çıktım.
Oda hala karanlık, kimse yok. Koridor sonunda ortada bir banko var, bir grup sağlık çalışanı kakara kikiri konuşuyor. Onlara dönüp “buraya kim bakıyor” dedim. Aralarından biri muhabbeti böldüğüm için suratını asıp zorlama bir tavırlarla kalktı, ağır ağır geldi. Doktorun verdiği kağıdı uzattım, alıp hemen geri bana uzattı ve ‘Ne cahil adamsın’ der gibi “fiş alıp gelmen gerekiyor” dedi. Ben de kağıdı ‘cahil senin gibilere denir, ne bileyim olm, her gün hastanede teste mi geliyoruz’ der gibi geri alıp fiş alınan yere gittim.
Personele kağıdı uzattım, alıp baktı ve dedi ki “ayın 17’sinde geleceksin”. Ben şok “doktor verdi o kağıdı, test ol gel öyle bakalım dedi, içeride beni bekliyor” dedim. “Beyefendi! Doktor buraya ayın 17’si yazmış, o zamana randevu vermiş” dedi.
O ana kadar kağıda hiç bakmamıştım, alıp baktım harbiden öyle yazmış.
Daha ayın 2’si; yani 15 gün var. Dedim “odio odası boş, kimse yok, fiş versen gidip yaptırırım testi, niye bekliyorum ki 15 gün, bir de taa nereden geliyorum, gereksiz yere gidip geleceğime iki dakika da yapar testi”. Personel arkadaş benim gibilerden bıkmış bir tavırla “15 gün sonra geleceksiniz beyefendi” dedi.
Lafı ‘beyefendi’ diyerek bitirmese ağzının üstüne vururum belki ama entelektüel seviyeme hitap ediyor yavşak, salon adamı çizgimi bozamıyorum.
Dedim “bu çok saçma, yerime kendinizi koyar mısınız” sakin bir şekilde “elimden bir şey gelmez beyefendi” dedi.
Gözümü kapattım, hayalimde koca masayı ters çevirip karşımdaki elemana uçan döner tekme attıktan sonra gidip o kağıdı o doktora yedirdim. Sonra gözümü açıp sakince kağıdı yırttım, masanın üstüne koydum ve sakin bir şekilde yavaşça dönüp çıkışa doğru yürürken “bu aşağılık yaratıklar insanlara bunları yapıyor, ülkenin kalitesini düşürüyor, sonra da sosyal medyaya girip, ülkeden şikayet ederek, keşke norveç’tekiler gibi medeni olabilsek yazıyorlar” dediğimi duydum
Türkçe






















