Ludwigg

2K posts

Ludwigg

Ludwigg

@burti07

Şimdi lütfen söyleyin bakalım, elinde olmadan deli olan mı,yoksa bilerek delirenler mi daha akıllıdır

Katılım Eylül 2024
268 Takip Edilen27 Takipçiler
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@_sedatt_k @beehaber Alım gücü hesabı,herkesin kendi deneyimine göre yapılmaz. Şu dönemde benzin ucuzdu, bu dönemde ev pahalıydı gibi. Buradan doğru sonuç elde edemezsin. Çalışan nüfusun ne kadarı asgari ücretle çalışmış, tüm kalemlerin ortalamasını düşününce reel alım gücü nedir gibi değişkenler lzm
Türkçe
0
0
3
62
sedat
sedat@_sedatt_k·
@burti07 @beehaber Her dönem birşeylerin firsati oluşmuştur o dönemlerdede 99 depreminden sonra bedava fiyatina evini satiyordu insanlar istanbulda iyi hatirliyorum cocuk yaşıma rağmen...velhasil kelam genel olarak bahsetmek istediğim şey minimal yaşamak isteyen yolunu bulur...
Türkçe
2
0
1
379
Bee Haber
Bee Haber@beehaber·
Prof. Dr. Selçuk Şirin, gençlerin bugünkü ekonomik koşullarda neden motivasyon kaybı yaşadığını anlattı: 🔹 “Ben 21 yaşında ODTÜ’den mezun oldum.” 🔹 “23 yaşında ev sahibi oldum, 25 yaşımda da kendi maaşımla araba aldım.” 🔹 “Mezun olduktan sonra bankada iş buldum; o dönem 90’lar, bankacılığın güçlü olduğu yıllardı.” 🔹 “Yani mezuniyetten sonraki 5 yıl içinde hem eve hem arabaya sahip olabildim.” 🔹 “Eskiden ev sahipliği oranı yüzde 70-80’lerdeydi.” 🔹 “O dönem giriş maaşları aşağı yukarı asgari ücretin bir buçuk katı seviyesindeydi.” 🔹 “Bugünün parasıyla kabaca hesapladığınızda bu yaklaşık 40 bin TL’ye denk geliyor.” 🔹 “Yıllığa vurduğunuzda da yaklaşık 500 bin TL ediyor.” 🔹 “O şartlarda 3 yıl çalıştığınızda bir araba alabiliyordunuz.” 🔹 “Üstelik biz o dönemde de harcama yapıyorduk; faturalarımızı ödüyorduk ama yine de tek maaşla bunları yapabiliyordum.” 🔹 “Bugün gençleri anlamak gerekiyor; insan bir motivasyonla çalışır.” 🔹 “Motivasyon dediğiniz şey de, verdiğiniz emeğin sonunda bir yere varabileceğinizi görebilmektir.” 🔹 “Genç, ‘Ne yaparsam yapayım bir yere varamıyorum’ diye düşünüyorsa, o emeği vermek de anlamsız geliyor.” 🔹 “Her kuşak, kendinden önceki kuşaktan daha iyi şartlarda yaşamak ister.” 🔹 “Gençler de hayata bakıp, önlerinde nasıl bir gelecek olduğunu sorguluyor.”
Bee Haber tweet mediaBee Haber tweet media
Türkçe
99
598
6.8K
478.5K
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@_sedatt_k @beehaber Böyle boş yorumlar yapmak yerine topyekun alım gücüne bakacaksın. Ülkenin yarısı asgari ücretli ve özel sektörde çalışanların %85'i asgari ücretin iki katını geçemiyor. O dönemlere bak bakalım, aynı istatistik var mı.Tek başına İnternet falan belirlemez
Türkçe
1
0
20
623
sedat
sedat@_sedatt_k·
@beehaber Hoca sosyal açıdan çok boş konuşmuş 80 lerde hatta 90 larda günümüzün büyük bir gider kismi yoktu... En basitinden internet, cep telefonu , bulasik makinasi , camasir makinasi + internete bagli özentilik giyim kuşam harcamalari o zamanlar yoktu... İşe girişlerde gayet asgari idi
Türkçe
29
1
31
7.7K
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@rosyagzeff @raskolibov Sevinenlere bakınca da durum netleşiyor. Ersin Düzen ,Veli Yiğit,Uğur veya diğerleri. Belirli gelir durumuna sahip olan ,toplumun belirli bölümünün itibar gösterdiği insanlar .Dolayısıyla bu hayatın keyfini çıkararak yaşıyorlar. Böyle insanın aidiyeti de daha yüksek olur
Türkçe
0
0
1
48
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@rosyagzeff @raskolibov -Gelir eşitsizliğinin artması -Adaletin ,hakkaniyetin ayaklar altına alınması -Bunların yarattığı tahribat mutsuzluğu artırır, aidiyeti köreltir. -Biraz da o yüzden milli takıma kulüp taraftarlığıyla yaklaşım var.Çünkü insanların ortak duyguları hasar aldı
Türkçe
1
0
1
43
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@raskolibov Futbolculuk 1.lig seviyesinde oynuyorsan kebap iş.Kamyon dolusu para kazanıp üstüne 2 maç için villalar alıyorsun, sanki ihtiyacın var gibi .Pasta bu kadar büyük olunca yorumculuk da kebap iş oluyor. Ülkeden ülkeye gez ,hahha kikiri eğlenerek birkaç saat yorum yap. Mis gibi iş
Türkçe
0
0
5
375
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@Kamps9040 @sporx Asıl enayilik ülkeler arasında kardeşlik diye bir şey olduğuna iman etmektir. Şartlar bir araya gelince dün kardeş dediğine yarın hain dersin. İkincisi, spor müsabakalarını çok abartmamak lazım.
Türkçe
0
0
0
28
Kamps
Kamps@Kamps9040·
@burti07 @sporx LAN ENAYI! ÖZ KARDESIN DEDIGIN SANA YAPIYOR! SORUN O
Türkçe
1
0
0
22
Sporx
Sporx@sporx·
Abdülkerim Bardakcı: "Ben bugün bir şey daha anladım. Türk’ün Türk’ten başka bir dostu yokmuş. Onu görmüş olduk. İstiklal Marşı okunurken ıslıklanması hiç hoş olmadı. Sonuçta bizim kardeş ülkemiz."
Türkçe
355
633
12.3K
1.4M
Ludwigg retweetledi
metin karabaşoğlu
metin karabaşoğlu@mkarabasoglu·
güçlüye hakkı tavsiye edemeyenin, zayıfa sabrı tavsiye etmesi erdemlilik değildir. mağdur edeni hakka davet etmeyenin, mağduru sabra davet etmekten utanması gerekir.
Türkçe
10
263
1.2K
138.1K
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@dranatomikro Ben daha önceden bu tarz bir kitabınız var mı diye bakmıştım. Mikrobiyolojiyle alakalı tıp kitapları vardı.Bence popüler bilim kitaplarının bir tık ötesine geçen ,buradaki gibi terminoloji kullanmaktan çekinmeyen bir kitap olsa daha güzel olur
Türkçe
1
0
2
105
dranatomikrobiyoloji
dranatomikrobiyoloji@dranatomikro·
Tıbbi dezenformasyonla mücadele üzerine 1 seneyi uzun süredir üstünde çalıştığım kitabı tamamladım.
Türkçe
10
3
93
10.8K
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@caglauren Erkeklerin viral hastalıkları kadınlardan 50 kat fazla ağır geçirdiği iddiası biyolojik bir mit; daha fazlası değil. Erkek zaten genel olarak ev işlerinin yapılmasını, kendisine bakılmasını bekliyor ,bu da nazını artıran bir şey
Türkçe
0
0
2
477
Çağla Üren
Çağla Üren@caglauren·
Lütfen erkekler hasta olmasın. Dün sevgili eşim, ona elimden bardakta su içirmedim, bardağa su koyup ona verdim diye bana küstü, ağlamaklı falan oldu. Bugün ilaçlarını kendisi içti, alkış yaptık.
Türkçe
65
22
1.9K
270.1K
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@revoluttie Bu Rasim cidden kendini zeki sanan mal bir herif. Sopayla, dayakla falan aptal aptal düşünmeden konuşuyor. Türk demek istemeyen Kürd'üm der ,bu kadar basit. Kimse Türk demek zorunda değil ama bunun için Türkiyeli gibi abuk subuk laflara gerek yok
Türkçe
0
0
1
223
Kevîn
Kevîn@revoluttie·
Rasim Ozan Kütahyalı Defne Samyeli hk: “Ben de Türk’üm. Yedi ceddim Türk. ‘Türkiyelilik’ biz Türkler için üretilmiş bir kavram değildir. ‘Türkiyeli’ kavramı, bu topraklarda yaşayan, ana dili Türkçe olmayan ve ‘Ben Kürdüm ama Türkiyeliyim’ demek isteyen insanlarımız için üretilmiş bir formüldür. Defne Samyeli aslen Malatyalı. Bir asker kızı. Babasının ve dedesinin kökenleri Malatyalı Alevi olarak bilinirdi. Seneler sonra bunu inkâr etti. Belki de Alevilik konusunun gündeme gelmesini istemedi. Osmanlı mirasına küfrediyorsunuz, hem de ‘İstanbulluyum’ diye övünüyorsunuz. Bunlar hep patolojik ve travmatik şeylerdir. Siz zorla insanlara ‘Türk’üm’ diye Nazi zulmü mü yapacaksınız? ‘Ben Türkiyeliyim ama Türk değilim’ diyen kardeşlerimizin hepsini kucaklamamız lazım.”
Türkçe
158
104
1.6K
376.4K
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@DrOzanUnlu Hocam yediklerimizin ortalama %20'si falan kolesterol seviyesini belirliyor diye biliyorum. O halde yüksek LDL büyük ölçüde kolesterol metabolizmasındaki birçok adımın genetik bileşeniyle mi ilgili?
Türkçe
0
0
4
2.3K
Dr. Ozan Ünlü
Dr. Ozan Ünlü@DrOzanUnlu·
LDL kolesterolünüz ne kadar düşükse o kadar iyi!! Bu konuda kılavuzlar o kadar geriden geliyor ki (geçtiğimiz haftalarda yayınlanan Amerikan kılavuzları dahil), muhtemelen önümüzdeki 10-15 yıl boyunca benim ve Harvard’daki birçok meslektaşımın kolesterol tedavi pratiğine yetişemeyecek. Geçtiğimiz haftasonu Amerikan Kardiyoloji Koleji’nin yıllık kongresinde sunulan 2 büyük çalışma da aynı mesajı verdi: LDL hedeflerini düşürmek hayat kurtarıyor. Ben dahil birçok kişi için bu sonuçlar hiç ama hiç şaşırtıcı değildi, çünkü LDL kolesterolün nedensel olarak kalp damar hastalıklarına sebep olduğunu biliyoruz. Fakat, ben yine de sonuçları sizlerle paylaşmak istedim: 📌 Ez-PAVE: Bilinen kalp-damar hastılığı olan kişilerde LDL hedefini <70'ten <55'e indirmek, 3 yılda majör kardiyovasküler olayları (kalp krizi, inme gibi) %33 azalttı. Ölümcül olmayan kalp krizi riskinde düşüş %54'e ulaştı. 📌 VESALIUS-CV Diyabet Alt Grubu: Daha önce kalp krizi veya inme geçirmemiş, yüksek riskli diyabet hastalarında LDL'yi 111'den 52 mg/dL'ye düşürmek, tüm nedenlere bağlı ölümü %24 azalttı. Bu rakamlar keyfi belirlenmiş değil. Gerçek, randomize klinik sonuçlar. Ölümün bile azaltıldığı gösterilmişken, hala kolesterolünüzü düşürmeyin diyenler açıkça canınıza kast ediyor diyebiliriz. Günümüzdeki tablo ise kaygı verici: - Kalp-damar hastalarının %75'inden fazlası hala <55 mg/dL hedefine ulaşamıyor - Ezetimib kullanım oranı %10'un altında - PCSK9 inhibitörü kullanımı ise yalnızca ~%1 Bunlar ABD'deki veriler. Türkiye'de durumun çok daha kötü olduğunu düşünüyorum. Güncel kabul edilebilir hedefler: - Kalp krizi, stent, bypass, inme, periferik arter hastalığı olan hasta → LDL <55 mg/dL - Yüksek riskli diyabet, koroner veya başka damarda kalsiyumlu plağı olan, ve aslında yüksek riskli her hasta → LDL <55 mg/dL Bilim kararı bizim için çoktan verdi. Soru "ne kadar düşüreyim?" değil, artık "neden hala düşüremiyoruz?"
Dr. Ozan Ünlü tweet media
Türkçe
33
67
580
150.2K
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@solcugazete60 Herkes öyle diyor olsa zaten siyasî rakiplerini içeri almazsın.Sadece kazanabileceğin serbest seçimler senin için var ,kazanamayacaksan senin istediğin adayla yarışırsın
Türkçe
0
0
0
103
Solcu Gazete
Solcu Gazete@solcugazete60·
Erdoğan: "Herkes iyi ki Türkiye'yi AKP yönetiyor diyor."
Solcu Gazete tweet media
Türkçe
215
8
67
39.3K
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@DrOzanUnlu @KoruturkBey Meslektaşınız değilim ama tüm yazılarınızı zevkle okuyorum. Tıp eğitimim olmadığı halde kolesterol metabolizması, statin grubu ilaçlar vs ile ilgili yaptığınız yayını da ilgiyle seyretmiştim. Bence bir insan uzman olmasa da bilimsel yöntemi izleyen insanları ayırt edebilir
Türkçe
0
0
0
238
Dr. Ozan Ünlü
Dr. Ozan Ünlü@DrOzanUnlu·
@KoruturkBey 19 litre sıvıyı tek seferde boşaltmanın kesinlikle doğru olmadığını söyleyen meslektaşlarımın okumasını tavsiye ederim:
Dr. Ozan Ünlü@DrOzanUnlu

Her seferinde görüp geçiyorum ama birkaç haftada bir şu video hortluyor ve şu işleme yapılan yorumlar için artık bir şeyler söylemem lazım. Sistem doktorlarımızın yoğunluktan kafalarını kaldırmalarına izin vermediği için mi bilmiyorum ama bazı konuları çok dogmatik öğreniyoruz sonra da kendimizi geliştirmiyoruz. Burada yapılan işlemin adı yüksek hacimli parasentez (large volume paracentesis =LVP). Bu işlem karın boşluğunda biriken sıvının (asit) bir seferde boşaltılması işlemidir. Sirozu olan hastalarda sıklıkla yapılır. Bu videoya herkes “bu kesinlikle yapılmamalı”, “tek seferde bu kadar sıvı boşaltılmaz”, veya “hastayı öldürmüşmüşler” gibi yorumlar yazmış, bu yazanların çoğu da hekim veya hekim adayı. Peki neden böyle diyorlar, yüksek hacimli parasentezin riskleri neler? En önemli risk işlem sonrası dolaşım bozukluğudur (post-paracentesis circulatory dysfunction = PPCD). Vücuttaki etkin dolaşan kan hacmi düşer, böbrek fonksiyonları bozulabilir, böbrek yetmezliği tetiklenebilir. Ama işte bu riskin önlenmesi için albümin verilir, 19 litre için yaklaşık 114-152 gram albümin. Albüminsiz yapılırsa risk ciddi şekilde artar. Bunun dışında tansiyon düşmesi ve kan elektrolit dengesizlikleri görülebilir. Peki bu risk yüzünden 19 litre gibi bir hacim tek seferde kesinlike boşaltılmaz mı? Kesinlikle boşaltılabilir. Hatta, doğru albümin replasmanı yapıldığı sürece (çıkarılan her litre için 6-8 gram damar yoluyla albümin) bu rutin bir uygulamadır. Tek seferde boşaltmanın birkaç seferde boşaltmaya göre avantajları nelerdir? Her parasentez bir iğne girişidir. Her iğne girişi enfeksiyon, kanama ve bağırsak delinmesi riski taşır. Birden fazla seans = birden fazla risk. Ayrıca işlem sonrası sızıntı (leak) önemli bir sorundur. Özellikle bu kadar fazla hacim olan vakalarda gergin(tenss) bir karın vardı, çünkü içerideki basınç çok yüksektir. Birkaç litre boşaltıp da basıncı azaltmadan işlemi bitirirseniz karın duvarındak delik veya deliklerden asit sızması olabilir ve bu enfeksiyon riskini ciddi derecede artırır ve hastanın yaşam kalitesini düşürür. Tek seferde boşaltmak bu riskleri minimalize eder. Peki nanıt ne diyor? Tek seferde total parasentezin güvenliğini gösteren temel çalışma şudur: Titó ve arkadaşlarının 1990 yılında yaptığı bir çalışmadır (tam referans aşağıda). Bu çalışmada 38 siroz hastasına tek seansta total parasentez + damar yoluyla albümin (6-8 g/L) uygulanmış, ortalama 10.7 litre sıvı yaklaşık 60 dakikada boşaltılmış ve böbrek fonksiyonları, plazma hacmi veya hormonal dengede bozulma saptanmamıştır. Peki buna göre kılavuzlar ne diyor? Hem Avrupa (EASL) hem Amerika (AASLD) kılavuzları, ileri düzey (tense) asit için yüksek hacimli parasentezi birinci basamak tedavi olarak önerir. Albümin replasmanı 5 litre üzeri boşaltımlarda standart olarak önerilir (6-8 g/L). Hiçbir kılavuz seans başına üst hacim limiti koymaz veya büyük hacimlerin birden fazla seansa bölünmesini önermez. Ama şunu da söylemek lazım: Tek seferde total parasentez ile aynı hacmi birden fazla seansa bölerek boşaltmayı doğrudan karşılaştıran randomize kontrollü bir çalışma (RKÇ) yoktur. Yani “tek seferde yapmak daha iyidir” demek kanıta değil, klinik mantığa ve gözlemsel deneyime dayanır. ABD’de bu rutin bir uygulamadır, 10-20 litre tek seansta boşaltılır, hasta albümin alır ve genelde aynı gün taburcu edilir. Tek seferde mi yoksa birkaç seferde mi boşaltalım kararı hastanın durumuna göre fayda ve risk analizi yapılarak değerlendirilebilir. Son olarak bir bilgiyi nereden öğrendiğiniz kadar, o bilginin arkasındaki kanıtın ne olduğunu sorgulamak da sizin sorumluluğunuzdur. Bunu hekimler olarak sürekli kendimize hatırlatmamız gerekiyor. “Bize böyle öğrettiler” hiçbir zaman yeterli bir gerekçe değildir ve sizi böyle yanlışlara sürükleyebilir. Bilginin her zaman temel kaynağına inin ve kanıt düzeyini bilin, yoksa dogmayı bilgileri pratiğe dökme ve hastalara zarar verme riskiniz olabilir.

Türkçe
1
0
49
14.3K
Korutürk Bey
Korutürk Bey@KoruturkBey·
Karaciğer iflas edince karnı şişen adamı, içi 19 litrelik sıvıyla doldu. Doktor yaptığı parasentez işlemiyle sıvının tamamını tek seferde almayı başardı.
Türkçe
31
2
92
2.6M
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@askolandin +hasta bakması sağlıklı değildir. Tüm ihlalleri yapıp trans kimliğim nedeniyle meslekten men ediliyorum demek olmuyor. Önce hukuken haklı olduğunu gösterecek şekilde davranmak gerekir, yoksa iktidarın niyetini okumak da seni kurtarmaz
Türkçe
0
0
0
25
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@askolandin Sen sadece trans kimliğin nedeniyle ayrımcılığa uğrayıp, meslekten men edilseydin sonuna kadar haklı davan olurdu.Kamu memuru dünyanın hiçbir yerinde; -Uyuşturucuya teşvik içerikli mesajlar -Özel hayatın sınırları yokmuş gibi paylaşımlar yapamaz. Uyuşturucu kullanan doktorun da
Türkçe
1
0
0
58
Larin
Larin@askolandin·
BASINA VE KAMUOYUNA; Herkese Merhabalar Ben Dr Larin Kayataş.Türkiyenin ilk açık kimlikli trans kadın doktoruyum. Sağlık Bakanlığı tarafından “mahkeme kararına” rağmen 2.defa devlet memuriyetinden men edilip,kamudaki doktorluk görevime son verildi.Bununla da yetinilmedi,hemen ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına hakkımda suç duyurusunda bulunuldu,adıma ceza davası açıldı ve bugün hapis istemiyle yargılanıyorum. Yalnızca doktorluk mesleğim değil;özgürlüğüm,geleceğim,varlığım kısaca hayatımın bütünü hedef alındı. 4 yıl Vehbi Dinçerler Fen Lisesi, 6 yıl Çapa Tıp Fakültesi olmak üzere en az 10 yıllık çok ciddi bir emekle elde ettiğim doktorluğumun kamudaki görevine tek taraflı ve hukuksuz biçimde son verildi. Ben bir trans kadın,bir doktor ve bir insan olarak bütün bunlar karşısında çok öfkeliyim! Çünkü burada yalnızca bir idari işlemden söz etmiyoruz.Burada çalışma hakkının gaspı,sistematik dışlama,kurumsal cezalandırma ve insanlık onurunu zedeleyen çok ağır bir süreç söz konusu. Bunun adı açıkça zulüm! Üstelik yaşadığım süreç yalnızca idari yaptırımlarla sınırlı kalmadı,Sağlık Bakanlığı tarafından atanan bir müfettiş ile hakkımda 10 ay boyunca eklerle birlikte 924 sayfa rapor hazırlandı. Kişisel verilerime erişilmeye çalışıldı.Çalıştığım kurumda çok sayıda sağlık personeliyle benim hakkımda görüşmeler yapıldı.Etek boyuma dair ifadeler rapora geçirildi.Özel hayatım ciddi bir mesai harcanarak incelendi ve bütün bunların ardından ceza süreci başlatıldı.Bana yönelik bu yaklaşım:sistematik,ısrarlı ve ağır sonuçlar doğuran bir dışlama,yıldırma pratiğine dönüşmüş durumda. Sağlık Bakanlığının görevi bir doktorun özel hayatını ciddi bir mesai harcayarak incelemek değil,bu ülkenin sağlık politikalarını geliştirmektir. Bu mesele yalnızca beni ilgilendirmiyor,bu mesele başta translar olmak üzere tüm Lgbti+ları,bu ülkenin doktorlarını,kadınlarını ve hak ihlaline uğrayan herkesi ilgilendiriyor. Bu açıklamayı yalnızca yaşadıklarımı anlatmak için değil,gerçeği görünür kılmak için yapıyorum. Kamuoyunun bu hukuksuzluğu bilmesini,buna sessiz kalmamasını ve dayanışmayı büyütmesini istiyorum.Çünkü bana yapılanların normalleşmesini kabul etmiyorum.Çünkü bu ülkede bir hekimin,bir trans kadının ve bir insanın hayatı bu kadar kolay hedef alınmamalıdır.Önümüzdeki günlerde bu süreç nedeniyle uğradığım hak kayıpları ve işsiz bırakılmam karşısında maddi desteği de içeren bir dayanışma kampanyası başlatacağım.Bu hukuksuzluk karşısında sesini,dayanışmasını ve imkanı olanlar için maddi desteğini esirgemeyen herkese şimdiden teşekkür ederim. Saygılarımla Dr Larin Kayataş #drlarinkayataş #standwithdrlarinkayatas
Larin tweet mediaLarin tweet mediaLarin tweet media
Türkçe
860
4.9K
18.9K
6.1M
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@bigitelif0 Bir insanın hangi yaşam biçiminin kendisi için makbûl olmadığını anlatmasında sakınca yok.Ancak mutlu yaşamın formülünü açıklar gibi yılda kaç kez seyahat ettiğini, gelir durumunu vs söyleyip lafa başlamak gülünç. Bir ezberin yerine başka bir ezber koyarak "ideal yaşam"ı sunmak..
Türkçe
0
0
0
46
Elif ben
Elif ben@bigitelif0·
37 yaşındayım, iyi kazanıyorum, yılda 4 kez seyahat ediyorum ve evim her zaman tertemiz ve sessiz. Dün en yakın arkadaşım, 2 çocuğu olan ve sürekli stres içinde yaşayan biri, bana hayatımın 'amacı yok' dedi, çünkü aile kurmadım. Dürüst olmak gerekirse, onun hayatını (bezler, çığlıklar, uyumamak, sıfır birikim) gördüğümde kabus gibi geliyor. Ona, amacımın paramın ve huzurumun tadını çıkarmak olduğunu, annelik adına şehitlik taslamak olmadığını söyledim. Çok alındı. Bazılarının hayatlarını mahvetmemeyi SEÇMESİNİ kabul etmek bu kadar mı zor?
Türkçe
1.2K
215
7K
947.3K
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@ZekiAvci06 %60'ı Da Vinci'nin şifresi isimli kitabın kurgudan ziyade gerçek olduğunu düşünüyor. İngiltere vatandaşı insanlar için bunlar dikkat çekici istatistikler
Türkçe
0
0
1
81
Ludwigg
Ludwigg@burti07·
@ZekiAvci06 İngiltere 'de de benzer araştırmalar yapıldı ve sonuçları aşırı farklı değildi.%29’u Darwin’in neyle ünlü olduğunu bilmiyor,%9’u onu Einstein ile karıştırıyor,%7’si Darwin’in Da Vinci Şifresi’ni yazdığını sanıyor,%14'ü Dickens ile Darwin 'i karıştırıyor.
Türkçe
1
1
3
813
Zeki Avci
Zeki Avci@ZekiAvci06·
Türkiyedeki gençler de aynı durumda, belki bunun yoksul sürümü. Twitter’da bu hakikat görünmüyor pek. Bunların sorunu “bilmeyişleri” değil, bilmeme sebeplerinin tümüyle bilmeye ihtiyaç duymamalarından kaynaklanıyor olması. Bu gençlerin “cahilliği” değil yani dalga geçilmesi gereken. Amerikanın dünyaya kan kustururken, kendi ülkesinde, kusturulan bu kandan bihaber olabilecek düzeyde müreffeh ve kaygıdan uzak insanlar yaşatabilmesi bu videodaki sorun. Biraz TikTok’ta gezerseniz gençliğin geniş bir grubunun burada da çok farklı olmadığını görürsünüz. Mesela İrfan Değirmenci’nin bir sokak ropörtajı vardı; 17 yaşlarında bir çocuk işçiye sendikayı soruyordu. Çocuk “o ne demek” demişti. Sendika ne demek bilmiyor gençler. Bizimkinin bilmeme sebebi garibanlıktandı orada. Sürekli sanayide geziyorum, oradaki gençlere sorun, yoksul mahallelerdeki gençlere sorun, hiçbir şey bilmezler. Bir de küçük Amerika olmamız var. Garibanlıktan bilmeyen gençlerimizin yanında, içinde bulunduğu lümpen veya korkunç müreffeh yaşamdan ötürü hiçbir şey hakkında düşünmek zorunda olmayanlarımız var. Onlar bu Amerikalılar gibi işte. Türkiye emek ve sermayenin milli gelirden aldığı pay bağlamında korkunç bir ülke, makası çok açık. Her 10 liranın sadexe 3.5’u emeğin, emekçinin iyi tahminle, ki işçi aristokratları da dahil buna, 300-500 bin maaş alanlar da dahil. O maaşlar da geçime gidiyor, birileri servet biriktiriyor: Toplam servetin %40’ı %1’in elinde. Her yıl dolar milyoneri artışında rekor kırıyoruz dünyada. Böyle bir cehennemde, birileri garibanlıktan cahilken, diğerleri kaygısızlıktan cahil. Venezüela hangi kıtada, futbolla ilgilenmeyeni bilmez. Komşusu olduğumuz savaştan önce Ayetullah ne deseydiniz, çoğu Allah’ın ayeti der geçerdi; o da müslüman takıldıkları için. Yani “hohoho salak amarikalilar” demeyin. Bu gözler “oliver twist’in çok güzel bir kitabını okudum” diyen gözler gördü plazalarda, Instagramdan ibaret gri yakalarda.
gündemio@gundemio

ABD'de yaz tatilindeki öğrencilerin siyasi sorulara verdiği yanıtlar: "Amerika’nın en büyük sorunu yarın giyeceğim bikini." "Irak’la savaş çıktı, çok çılgınca." "Ayetullah ismini hayatımda ilk kez duydum." "Venezuela, İspanya’da mı?"

Türkçe
4
17
211
22.1K