Cazotte ☭ 🧣

1.1K posts

Cazotte ☭ 🧣 banner
Cazotte ☭ 🧣

Cazotte ☭ 🧣

@cazotte

antinatalist, mizantropist, apateist, sironofil, selenofil, pluviofil, misophonic...

Katılım Eylül 2010
430 Takip Edilen62 Takipçiler
Cazotte ☭ 🧣
Cazotte ☭ 🧣@cazotte·
@sokakkedisitv Fen Bilgisi dersinde sinifta olmayip gezenler... Su dongusunu derste hic gormeyenler... Su dunyayi terk edemez...
Türkçe
0
0
1
186
Sokak Kedisi
Sokak Kedisi@sokakkedisitv·
Ceyda Düvenci: “Yapay zekaya bir soru sorduğunuzda, o soruya cevap vermek için yaptığı araştırma süresince 6 litre suyu buhar olup uçurmasına sebep oluyorsunuz. Çünkü okyanusların altında yapay zekalara ait bütün mekanik sistemler okyanus altında tutuluyor. Çünkü bu makineler çok çabuk ısınıyor, soğuyabilmeleri için deniz suyunun ısısına ihtiyaçları var. Ve biz her soru sorduğumuzda okyanusun altındaki bu dev makineler ısınıyor çünkü araştırmaları lazım. Ve bu ısınmanın soğuması için okyanus devreye giriyor. O sular buhar oluyor soğutmak adına ve her bir soru eşittir 6 litre su. Yapay zekaya soru sorarken bir kez daha düşünün. Gerçekten ihtiyacım olan bir soru mu? Bana lazım mı? Ben bunu iki tane kitap karıştırıp da öğrenebilir miyim? 6 litre suyu yok etmeye değer mi?”
Sokak Kedisi tweet media
Türkçe
961
154
1.4K
674.8K
Cazotte ☭ 🧣 retweetledi
Celil Sadık
Celil Sadık@celilsadk·
Gian Lorenzo Bernini’nin 1621-1622 yıllarında, henüz 23 yaşında tamamladığı ''Persephone’un Kaçırılması / Ratto di Proserpina'' adlı eseri, Barok dönemin en çarpıcı ve en muhteşem başyapıtlarından biri olarak kabul ediliyor. Bernini’nin bu eserine konu olan mitolojik öykü, Yunan ve Roma mitolojisinde doğanın döngüsünü açıklayan en ünlü efsanelerden biri. Yunan mitolojisinde Hades ile Persephone olarak bilinen, Roma’da ise Pluto ve Proserpina adıyla anılan bu karakterler, antik kaynaklarda ayrıntılı biçimde anlatılıyor. Eserde betimlenen olay, Romalı şair Ovidius’un Dönüşümler (Metamorfozlar) ve geç antik yazar Claudianus’un De Raptu Proserpinae adlı eserlerinde de yer alan Persephone’nin kaçırılması hikâyesine dayanıyor. Mitolojiye göre Persephone (Proserpina), baş tanrı Zeus (Jüpiter) ile bereket tanrıçası Demeter’in (Ceres) kızıdır. Genç Persephone bir gün kırda çiçek toplarken, yeraltı ülkesinin hükümdarı olan amcası Hades (Pluto) ona görür görmez vurulur ve onu kaçırmaya karar verir. Aniden yer yarılır, siyah atların çektiği altın bir arabayla yeryüzüne fırlayan Hades, hiç beklemediği bir anda genç kızı yakalar. . Persephone ne kadar çırpınsa da Hades onu arabasına bindirip yeraltı dünyasına doğru götürür. Bu esnada genç kızın çığlıklarını annesi Demeter duymuştur; fakat Persephone, annesi yetişemeden yeraltı diyarının derinliklerinde kaybolur. Kızının kayboluşuyla yasa boğulan Demeter, öfkeden tüm dünyayı verimsizliğe mahkûm eder. Toprak kurur, tohumlar filizlenmez olur, ekinler ve hasatlar tamamen durur. Yeryüzündeki bu büyük kıtlık ve kuraklık, en sonunda Zeus’un (Jüpiter) dikkatini çeker. Zeus, düzenin tekrar sağlanması için bir çare düşünür ve hem yeraltı tanrısını hem de kızgın anne tanrıçayı ikna edecek bir çözüm bulmaya çalışır. Sonunda tanrıların elçisi Hermes’i (Merkür) Hades’e göndererek Persephone’yi serbest bırakmasını ister. Hades istemeyerek de olsa bu teklifi kabul ediyor gibi görünür; fakat gizlice Persephone’ye yeraltında bir nar meyvesi yedirir. Mitolojideki inanışa göre, yeraltı dünyasının yiyeceğini tadan bir ölümlü artık oraya bağlı hale gelir. Bu kurnaz hile sonucunda Persephone yeraltından tamamen ayrılma özgürlüğünü kaybeder. Nihayetinde Zeus’un hakemliğinde bir uzlaşma sağlanır: Persephone yılın yarısını annesi Demeter’in yanında yeryüzünde, diğer yarısını ise eşi Hades’in yanında yeraltında geçirecektir. İşte bu uzlaşma, antik dünyada mevsimlerin döngüsünü açıklayan bir alegori olarak kabul edilmiştir. Persephone her ilkbaharda yeryüzüne annesinin yanına döndüğünde doğa canlanır, çiçekler açar, ekinler büyür – bahar ve yaz mevsimleri yaşanır. Sonbaharda Persephone yeraltına Hades’in yanına indiğinde ise Demeter’in üzüntüsüyle dünya tekrar kedere bürünür. Bitkiler solar, hasat mevsimi biter ve kış gelir. Bu döngü, antik çağlardan beri yaşam-ölüm-yeniden doğum temasıyla ilişkilendirilir ve doğanın yenilenmesini sembolize eder. Bernini’nin heykeli de tam olarak bu hikâyenin en dramatik anını, Hades’in Persephone’yi yakaladığı ve genç kızın umutsuzca kurtulmaya çalıştığı anı mermerde canlandırır. Heykelde Persephone’nin yukarı kaldırdığı sol kolu ve geriye atılmış başıyla annesine doğru sanki son bir çığlık gönderdiği hissedilirken, Hades güçlü beden diliyle onu karanlık dünyasına çekmektedir. Alt kısımda yer alan üç başlı köpek Cerberus, heykelin hem fiziksel dengesini destekler hem de sahnenin geçtiği yeraltı diyarının simgesi olarak anlatıyı tamamlar. 17. yüzyılın başlarında Barok sanat anlayışı, Roma’da görkemli ve duygusal anlatımlara yönelmişti. Gian Lorenzo Bernini, daha yirmili yaşlarının başında olmasına rağmen, papalar ve kardinallerin himayesinde çalışarak dikkat çeken genç bir dâhi olarak ün kazanmıştı. Persephone’un Kaçırılması, Bernini’nin erken döneminde ürettiği bir dizi mitolojik mermer heykelin parçasıdır ve 1621 yılında dönemin önde gelen sanat hamilerinden Kardinal Scipione Borghese tarafından ısmarlanmıştı. Borghese, Papa V. Paulus’un yeğeni ve Roma’nın en etkin koleksiyonerlerindendi. Kardinal, genç sanatçıyı himayesine alarak kendi villasını süsleyecek anıtsal heykeller yaptırıyordu. Bernini bu eseri 1621’de yontmaya başlayıp 1622’de tamamladığında, kardinalden en az üç ayrı ödeme almış ve toplamda yaklaşık 450 Roman scudi değerinde bir ücret kazanmıştı. Bernini’nin eseri ilk olarak Kardinal Borghese’nin Roma’daki Villa Borghese’sinde sergilendi. Ancak heykel tamamlandıktan kısa süre sonra, 1623 yazında Borghese eseri siyasi bir jest olarak Papa XV. Gregory’nin yeğeni Kardinal Ludovico Ludovisi’ye hediye etti. Bunun sebebi, 1621’de Papa V. Paulus’un vefatıyla papalıkta güç dengelerinin değişmesiydi. Yeni Papa (Gregory XV) Ludovisi ailesindendi ve Scipione Borghese, amcasının ölümünden sonra iktidarı kaybeden kendi ailesinin konumunu sağlamlaştırmak istiyordu. Mitolojik bir sahneyi betimleyen böylesi görkemli bir heykeli rakip ailenin genç kardinaline armağan etmesi, muhtemelen Ludovisi’lerle iyi geçinme veya bir politik iyilik borcunu ödeme amacı taşıyordu. Nitekim heykel, 1623’ten 1908 yılına dek Ludovisi ailesinin özel villasını süslemiş ve ancak 20. yüzyıl başında İtalya devletinin girişimiyle yeniden asıl yeri olan Villa Borghese Galerisi’ne iade edilmişti. Bernini’nin heykeli, izleyiciyi ön taraftan karşılayan dinamik bir kompozisyona sahiptir. İki figür, dengelerini son noktaya kadar zorlayan çapraz bir düzen içinde, adeta bir anlık hareketi dondururcasına tasvir edilmiştir. Heykel grubunda, sakallı ve kaslı Pluto bir koluyla genç kadının belini kavrarken diğer eliyle onun bacağını tutar; Persephone ise geriye doğru savrulan bedenini çevirerek kaçmaya çalışır, yüzünde korku ve dehşet ifadesi okunur. Figürlerin bakış yönleri ve beden kıvrılışları birbirine zıt olsa da bütün sahne tek bir dramatik odak noktası etrafında birleşir. Bu tasarım, Maniyerist dönemin heykellerindeki virtüöz kıvrılmaları andırır ancak Bernini burada daha da öteye giderek Barok’un doğal gerçekçiliğini ve duygusal yoğunluğunu yakalamıştır. Bernini’nin üslubunun ayırt edici yönü, mermeri adeta canlı bir malzemeye dönüştürme becerisidir. Hakim olduğu anatomi bilgisi sayesinde Hades'in adaleli bedenindeki gergin kaslar ve Persephone’nin çaresizce kıvranan formu son derece inandırıcı biçimde yansıtılmıştır. Heykel incelendiğinde Pluto’nun güçlü ellerinin genç kadının uyluğunu kavradığı noktada, parmakların mermerde bıraktığı izler ise göz alıcıdır. Tanrının parmakları etine gömülmüş gibi hafifçe içeriye batmaktadır. Bu detay, sert mermerin Bernini’nin ellerinde ne denli yumuşak ve esnek biçimde şekillenebildiğini gösterir. Ayrıca bu heykeli yaptıktan sonra Bernini, mermeri işlerken “tıpkı balmumu gibi” yumuşak hissettiğini söyleyerek, taşı beden dokusuna benzetme yeteneğiyle övünmüştür. Heykelde doku zenginliği de son derece yüksektir. Pluto’nun sakal ve saç buklelerinin ihtişamlı ayrıntıları, Cerberus’un (üç başlı cehennem köpeğinin) kaba tüy dokusu, Persephone’nin incecik giysisinin dalgalanışı ve gözlerinden süzülen bir damla yaş dahi mermerde büyük bir gerçekçilikle canlandırılmıştır. Beni en etkileyen detaylardan biri de Hades'in suratındaki o pis gülümseme... Bu detay Persephone'nin çaresiz ifadesi ve göz yaşlarıyla bütünleşiyor ve ortaya duygu yönünden de muhteşem bir kontrast çıkıyor. Barok sanatın en önemli özellikleri de bu ikiliklere yer vermesi zaten. Ayrıca heykelin bol kıvrımı ve derin çizgileri hareket illüzyonunu daha da güçlendiriyor ve gerçekten de bir tanrının bir kadını anlık olarak karşımızda kaçırdığı hissine kapılıyoruz. Barok sanat olanı değil oluşu yansıttığı için az önce bahsettiğim güçlü teatral ifadeler ister resim olsun ister heykel iki sanat dalında da barok bazında çok önemlidir. Kısacası heykelde sakin, durağan bir bakış açısı yerine her yönden enerji fışkıran bir hareket vardır. Rönesans heykellerinin dingin duruşlarının aksine, Bernini’nin kompozisyonunda figürler bir saniyeden uzun sürmesi imkânsız bir gerilimi ve hareketi yansıtır. İzleyici, mermerdeki bu donmuş hareket karşısında sanki bir tiyatro sahnesinin tam ortasındaymış gibi etkilenir: Acıma ve hayranlık duyguları iç içe geçer. Nitekim sanatçının oğlu ve ilk biyografı Domenico Bernini de bu heykeli “şefkat ile vahşetin muhteşem zıtlığı” olarak tanımlayarak övmüştür. Bernini’nin Persephone’un Kaçırılması heykeli, mitolojik içeriğine rağmen 17. yüzyıl Karşı Reform atmosferinde takdir görmüş ve koleksiyonlarda yer alabilmişti. Dönemin Katolik çevrelerinde pagan mitolojisine ait sahnelerin sanat eserlerinde işlenmesi yaygın bir uygulamaydı; ancak bu tür konular genellikle ahlaki veya alegorik bir çerçeveye oturtularak meşrulaştırılıyordu. Persephone’un Kaçırılması gibi heykeller, hamilerinin kültürel birikimini ve klasik literatüre hâkimiyetini sergileyen prestij objeleri olarak görülüyordu. Kardinal Scipione Borghese, antik mitlere ve özellikle Ovidius’un eserlerine duyduğu ilgiyle tanınırdı. 16. yüzyıl Sonu ve 17. yüzyıl başında, Yüksek Rönesans’ın hemen ardında gelişen Barok dönemde sanatçılar antik Yunan-Roma mitolojisinden esinlenen konulara hâlâ büyük ilgi gösteriyordu; bu tür konular hem entelektüel bir zevki tatmin ediyor hem de eski dünyayla modern Hristiyan dünya arasında bir köprü kuruyordu. Dolayısıyla, bir kilise adamı olan Borghese’nin bile sarayını antik tanrıların tasvirleriyle süslemesi garipsenmezdi. Üstelik eserlerin kaidelerine iliştirilen yazıtlar veya manzum metinlerle, bu pagan sahnelerden çıkarılacak Hristiyanca dersler ziyaretçilere sunulabiliyordu. Persephone’un Kaçırılması mitinin özel olarak 17. yüzyıldaki anlam katmanları, birden fazla şekilde yorumlanmıştır. Bir yandan bu öykü, doğanın her yıl yeniden dirilişini simgelediği için Katolik düşüncede İsa’nın ölüm ve dirilişine benzetilmişti. Persephone’nin yeraltından geri dönüşü, tıpkı Hz. İsa’nın dirilişiyle insanlığa tekrar hayat vermesi gibi, yeryüzüne hayat ve bereket getirir. Bu nedenle, Papa V. Paulus’un 1621’deki ölümünün hemen ardından böyle bir “yeniden doğuş” temasına sahip mitolojik sahnenin seçilmesi manidar bulunmuştu. Hatta sanat tarihçisi Matthias Winner, Kardinal Scipione Borghese’nin bu heykeli ısmarlayarak amcası Papa V. Paulus’un ölümünün yarattığı kederli atmosfere karşı bir teselli ve yeniden doğuş umudu mesajı vermek istemiş olabileceğini öne sürer. Bu bakış açısına göre, Persephone’nin yeraltından dönüşü, Borghese ailesinin kaybettiği papa figürünün manevi bir “dirilişi” olarak yorumlanabilir. Öte yandan, modern araştırmacılar eserin siyasi yönüne dair farklı bir yorum da sunar. Sanat tarihçisi Christina Strunck, Borghese’nin bu heykele konu olarak Persephone mitini seçmesini Ludovisi ailesine yönelik üstü kapalı bir gönderme olarak okur. Papa Gregory XV (Alessandro Ludovisi) döneminin başlamasıyla rakip Ludovisi ailesi iktidara gelmiş, Borghese ailesi ise gölgede kalmıştır. Strunck’a göre heykeldeki bahar tanrıçasının yeraltına kapatılması, yeni başlayan Ludovisi döneminin de uzun sürmeyeceğine dair bir imada bulunuyor olabilir. Zira Persephone’nin yeraltına inişi doğanın ölümünü, verimsiz kışı başlatır. Bu da hasta ve zayıf bir bünyeye sahip olduğu bilinen Papa Gregory XV’in (Ludovisi) kısa sürecek bir saltanatına kinayeli bir gönderme olabilir. Gerçekten de Gregory XV sadece iki yıl sonra 1623’te vefat etmiş, Ludovisi papalığı kısa sürmüştür. Bu gibi farklı yorumlar bir yana, Persephone’un Kaçırılması heykelinin 17. yüzyıldaki en açık anlamı, hamisinin kültürel ve sanatsal kudretini sergilemesi idi. Heykel, Kardinal Scipione Borghese’nin zenginliğinin, zevk sahibi koleksiyoner kimliğinin ve klasik öğrenimine olan vukufiyetinin bir nişanesi olarak görülebilir. Eserin mermer kaidesine, kardinalin yakın dostu olan şair Kardinal Maffeo Barberini (daha sonra Papa Urbanus VIII olacaktır) tarafından Latince bir beyit kazınmıştı. Bu beyitte Persephone, çiçek toplamak için eğilenleri uyararak “Kafanı kaldır da zalim Hades’in beni nasıl kaçırıp götürdüğüne bak” demekteydi. Bu satırlar, eserin mitolojik içeriğini aynı zamanda ibret verici bir hikâyeye dönüştürüyor; genç ve güzel bir kadının dikkatsizliğinin onu nasıl felakete sürüklediğini gösteriyordu. Böylece heykel, dönemin izleyicisine estetik bir hayranlık sunarken ahlaki ve kültürel bir mesaj da iletiyordu. Neticede Persephone’un Kaçırılması, Gian Lorenzo Bernini’nin dahiyane yeteneğini genç yaşta ortaya koyduğu bir şaheser olarak sanat tarihinde benzersiz bir yere sahiptir. Heykelin hem teknik ustalığı hem de anlatı gücü, Barok dönemin ruhunu mermerde somutlaştırır niteliktedir. Bernini, mermere hayat verme konusundaki üstün maharetiyle, mitolojik bir kaçırılma sahnesini izleyicinin gözleri önünde sanki canlı bir olaymışçasına canlandırmayı başarmıştır. Sanat tarihçisi Rudolf Wittkower’ın ifadesiyle, Bernini’nin bu yeni üslubu heykel sanatında resim ve tiyatroyu aratmayan bir gerçeklik etkisi meydana getirmişti. Persephone’un Kaçırılması, hem konusunun içerdiği duygusal gerilim hem de mermerde ulaşılan teknik zirveyle, Roma Barok heykelinin ikonik bir simgesi haline gelmişti. , Bu olağanüstü eser, 17. yüzyılda izleyicisine antik mitolojinin derinliklerinden bir hikâye anlatırken, aynı zamanda dönemin ideallerini ve hamilerinin ihtiraslarını yansıtmıştı. Bugün de hala Galleria Borghese’de sergilenen heykel, izleyicileri önünde durup mermerin nasıl olup da böylesine yumuşak, canlı ve dokunaklı görünebildiğini düşünmeye davet etmektedir. Bernini, taşa ruh üfleyen sanatçı sıfatını hak ettiğini işte bu eserle kanıtlamış; Hades ile Persephone’nin efsanesini zamansız bir sanat eserine dönüştürerek ölümsüzleştirmişti. Okuduğunuz için teşekkürler, sanatla kalın...🖤
Türkçe
2
19
180
12K
Cazotte ☭ 🧣 retweetledi
Felsefe Parrhesia
Felsefe Parrhesia@Fparrhesia·
Ricky Gervais: "İstediğiniz gibi yiyip için, sonra da geberip gidin."
Türkçe
47
342
3.3K
212K
Cazotte ☭ 🧣
Cazotte ☭ 🧣@cazotte·
@byngala Valla yıllardır hasretiz bu kararlara... Gerçekten çifte standartın kollanan tarafında olmanın zevki, hazzı anlatılmaz yaşanırmış :) yıllardır bu zevki yaşayan siz değerli GS.liler, biraz da hakkı yenen tarafa alalım sizi :) Birazda siz şerefli 2nci olun da görelim :)
Türkçe
0
0
0
8
İlaydaaa 🌺
İlaydaaa 🌺@ilaydaauq0·
Archie Brown dokunulmazlığı devam ediyor Halil Umut Meler bu pozisyonda kart çıkarmadı Kurşun sıkmasımı lazım kırmızı vermen için 😂😂 #SAMvFB Samsunspor-Fenerbahçe
İlaydaaa 🌺 tweet media
Türkçe
25
65
367
121.5K
Cazotte ☭ 🧣
Cazotte ☭ 🧣@cazotte·
@NesesiKiz Oh beee sonunda bizimde dokunulmaz bir topcumuz oldu,nihayet... Seneye GS ye transfer olur
Türkçe
0
0
2
321
Cazotte ☭ 🧣
Cazotte ☭ 🧣@cazotte·
@yagosabuncuoglu O yüzden çokta şeyetmemek lazım bilmem anlatabildim mi? Kerem de öyle, göreceksiniz fenerde top mop oynatmayacaklar... 2 3 maç sonra sakatlarlar zaten... FBde oynamak GSde kollanarak oynamak gibi değil... Bunu anlayınız artık...
Türkçe
0
0
0
24
Cazotte ☭ 🧣
Cazotte ☭ 🧣@cazotte·
@yagosabuncuoglu Millet sanıyor ki, osimen mosimen fenere gelse şampiyon oluruz. El nesri sarı kırmızı formayi giyse 40 golden aşağıya skor üretmez. Bedava penaltilar, verilemeyen kartlar, kalbiyle beyni çelişen rakip defans oyunculari içinde adam GS de uçar ućar...
Türkçe
1
0
0
20
Yağız Sabuncuoğlu
Yağız Sabuncuoğlu@yagosabuncuoglu·
Niko Jankovic defteri henüz tam anlamıyla kapanmadı, kulüp kendi içerisinde durum değerlendirmesi yapıyor. Oyuncunun kulübüyle yapılan anlaşma hâlâ geçerliliğini koruyor.
Yağız Sabuncuoğlu@yagosabuncuoglu

🚨 Fenerbahçe ve HNK Rijeka, Niko Jankovic transferi için 5.6 milyon euro karşılığında anlaşmaya vardı! Oyuncunun kulübüyle anlaşan Fenerbahçe, Jankovic'e resmi teklif yaptı. Transferin tamamlanması için Jankovic'in kararı bekleniyor!

Türkçe
926
66
3.5K
2M
Cazotte ☭ 🧣
Cazotte ☭ 🧣@cazotte·
@__teacher @Cekmekoybeltr Mutlu sokak, kaldırım parke taşları mahallemizin sevgili çocukları tarafından oyun amaçlı sokulmekte, acaba daha sağlam yapilsa ya da beton mu dökülse...
Cazotte ☭ 🧣 tweet media
Türkçe
1
0
1
17
Çekmeköy Belediyesi
Çekmeköy Belediyesi@Cekmekoybeltr·
İlçemizde bugün en yüksek hava sıcaklığı 28°, az bulutlu bir gün olması tahmin ediliyor. ⛅ Komşularımızın güzel bir gün geçirmesi temennisiyle... Mutlu Sabahlar. #Salı
Çekmeköy Belediyesi tweet media
Türkçe
1
0
1
479
beIN SPORTS Türkiye
beIN SPORTS Türkiye@beINSPORTS_TR·
📺 GENİŞ ÖZET BURADA ⚔ Beşiktaş, ikas Eyüpspor'u deplasmanda 3-1 mağlup etti! 🔗 İzlemek için: dgtrk.lu/mqwkc
beIN SPORTS Türkiye tweet media
Türkçe
4
5
54
34K
Cazotte ☭ 🧣
Cazotte ☭ 🧣@cazotte·
@TurkcuPaylasim Hocam bunlar bu etkileşimler sonrasında yurtdışına sığınmacı olarak gidiyor ve kabul ediliyor... Devlet bana zulm etti, TT oldum, tanınır oldum, sokakta tanıyan herkes bana gördüğü yerde saldırıyor vs vs... Sonra ver elini Avrupa...
Türkçe
0
0
1
39
TabiLanManyakMısın
TabiLanManyakMısın@oyleykenoyle·
Bu ülke insanının başına gelen her şeyi hak etmiş olması kötü olaylara bakışımı değiştireli çok oldu... Bu yaşananların hepsini dibine kadar hak ettik. Daha da beter olmadığımıza hayret ediyorum.
Türkçe
3
2
28
760
Zula Güncel
Zula Güncel@betzula_com·
Bir IQ testi sorusu, sosyal medyada tartışma konusu oldu: “ilk hangisi dolar?”
Zula Güncel tweet media
Türkçe
141
2
34
146.9K
Cazotte ☭ 🧣
Cazotte ☭ 🧣@cazotte·
@comlekcitanri Esasında "Diğer" koyup, yazmamız istense daha neler çıkar... Bendeniz Apateist... En temizi
Türkçe
0
0
1
63