
Korkmuyoruz, Sinmiyoruz, Teslim olmuyoruz. @cemalyldrm
Cemal Yıldırım
61.4K posts

@cemalyldrm
677 Sayılı KHK ve 22 Kasım tarihleri, ya yeni bir yol bulmamıza yada yeni bir yol yapmamıza sebep...biz kazanacağız

Korkmuyoruz, Sinmiyoruz, Teslim olmuyoruz. @cemalyldrm

Gazeteci olmayanlar da dezenformasyon yasasından nasibini alıyor. #enflasyon

“Bir Kitabın düşündürdükleri Mahir Çayan’ın çeşitli dönemlerde yazdığı yazıları bir araya getiren ve bu yazılara ilişkin çoğunluğu Mahir Çayan düşüncesiyle bağlarını yıllar önce kopartmış isimlerin, THKP-C üzerine değerlendirmelerine yer veren derleme bir kitap yakın zamanda piyasaya sürüldü. (…) Kitapta yer alan Mahir Çayan ve THKP-C eleştirilerine karşı söylenecek çok fazla şey olsa da bugün böyle bir tartışmayı sürdürmenin fazlaca da bir anlamı yok. Yine de birkaç noktaya değinmeden geçmeyelim. Birincisi kitapta yer alan yazarların -Abdullah Öcalan dahil- neredeyse bütünü ya Kürt hareketinin içinde ya da onunla ilişkili insanlar. Bu da editörün THKP-C ile Kürt hareketi arasında bir “devamlılık” ya da “miras” ilişkisini kurmaya çalıştığı izlenimini yaratıyor. Yazıların içeriğine bakıldığında bu “örtük” amaca ilişkin çok fazla kanıt bulmak mümkün. Tarihin yeniden kurgulandığı ve çekiştirildiği bu “miras” yaratma ilişkisinin THKP-C’ye ve Mahir Çayan’a ağır eleştiriler getirmiş insanlar eliyle yapılması kabul edilemez. Bir diğer nokta ise kitabı yayınlayan yayınevi açısından politik olmaktan daha çok ahlaki bir sorunun varlığıdır. Kitabın önsözünde Mahir Çayan’ın yazılarının Devrimci Yol tarafından 1978 yılında yayınlanan kitaptan olduğu gibi alındığı söyleniyor. Yani bir tıpkıbasımdan söz ediyoruz. Bu tıpkıbasım yayınlanan kitabın çok büyük bir bölümünü oluşturuyor. Yıllar önce bir devrimci hareket tarafından Mahir Çayan’a sahip çıkmak için yayınlanmış bir kitabı arkasına eleştirel eklemeler yaparak bir ticaret nesnesi haline getirmek en hafif deyimle ayıptır. Tarihe mal olmuş, kendinden sonra gelen binlerce genç devrimcinin hayat çizgisini değiştirmiş Mahir Çayan’ın elbette bugünün mücadeleleri içinde de sarsılmaz bir değeri vardır. Bu değeri suiistimal ederek onu kar etmenin amacı haline dönüştürerek “satmak” ancak bir çürümenin göstergesi olabilir.”



"Alo Adalet" KHK'le ihraç ettiniz Sokak da direnince hakkımda DHKP-C den dava açtınız. Sekiz yıl devam eden davada savcı beratimi istedi, hakim, hakkında yeni örgüt soruşturması var, dedi. Sekiz aydır yeni òrgütümü öğrenemedim. Bilgi verir misiniz. Uçan ülkede adalet böyle uçuyor

“Gece çok uzun sürdü ve çok karanlıktı. Artık aydınlık olsun.” #HasretGültekin, doğumunu göremediği oğlu Roni’nin adını böyle vasiyet etmişti. #YeterGültekin, 33 yıl boyunca adalet için mücadele etti, hiç vazgeçmedi. Özlemini, yasını ve direncini unutmayacağız. Devr-i daim olsun.



16 Şubat 2026 Saat: 10.00 28 ACM Ankara Sıhhiye Adliyesi “Yüksel Direnişi Davası” bilmem kaçıncı duruşması yarın… Heyet başkanı bu defa da karar vereceğim dedi, belli de olmaz… 8 yıldır süren bu davada seksen kere -iddia ettikleri gibi- terörist olmadığımı, öğretmen olduğumu söyledim. “İşimizi Geri İstiyoruz” demek suç değildir. KHK ile ihraç edilmemiz haksızlıktır. Hakkımı alana kadar talebim aynıdır. “İşimi, Öğrencilerimi, Ekmeğimi Geri İstiyorum” Bir de yarın duruşmaya gelmenizi istiyorum. Bilirsiniz yalnızlığı sevmem, dayanışmayı severim :)♥️✊


Zafer direnen işçilerindir! Migros depo işçilerinin kazanımlarını emekçi halkımızla ve kamuoyuyla paylaşıyoruz. Sendikamız DGD-SEN Migros zaferini, sefalet ve kölelik koşullarında çalışan Türkiye işçi sınıfına ve emekçilerine armağan etmektedir. #MigrosDepoİşçileriKazandı