
“The elderly were killed, small children were killed, mothers were killed…” I ask Israel’s Permanent Representative to the UN Danny Danon about growing international commendation over strikes on Lebanon which killed at least 357 people
Claudiu
15.7K posts

@claudiu_c
Cluster Food & Beverage Director / EAM

“The elderly were killed, small children were killed, mothers were killed…” I ask Israel’s Permanent Representative to the UN Danny Danon about growing international commendation over strikes on Lebanon which killed at least 357 people














Konak Eşrefpaşa’da yaşanan olay, yalnızca bir köpeğe tekme atan başıboş bırakılmış vicdansız bir gencin görüntüsü değil, toplumun vicdanına atılmış ağır bir darbedir. Hayvana şiddet bireysel öfke değil, ailede eksik kalan temel eğitimin acı yansımasıdır. İlk değerler evde verilir, merhameti ve yaşam hakkına saygıyı öğretmeyen ebeveynler bu vahşetin ilk sorumlusudur. Artık sosyal medyada tepkiyle yetinilmemeli, caydırıcı yaptırımlar uygulanmalı. Hayvanlara yönelik şiddet, toplumun ortak güvenliğini tehdit eden bir suçtur. Vicdan eğitimi evde başlar, okullarda devam eder, toplumsal sorumluluk ise sokakta sınanır. Kaynak: Instagram İzmir'in Nabzı






🚨 OLAY YERİ: ŞANLIURFA EYYÜBİYE BARINAĞI 🚨 ❗ İDDİALAR ÇOK VAHİM ❗uzun zamandır yemek verilmiyor peki neden ??? siz ne yapıyorsunuz bu canların hali nedir ? @sanliurfabld @EyyubiyeBld @SanliurfaEnerji paylaş etiketle sessiz kalma








Cem Bey ne saçmalıyorsunuz siz! TNR Kısırlaştırma saldırganlığı ve popülasyon önleme adına uydurulmuş kuyruklu bir yalan olduğu sır değildir. Nature gibi dünyanın en ciddi yayın kuruluşlarının 30 yıllık periyotta aynı popülasyona geri dönüp geriye zaman ve para kaybından başka bir şey olmadığını içeren aştırma yayınlarını biraz samimi olan herkes pek ala görebilir. Buradan t.ly/Ddylt Murat Soydan'ın konuyla ilgili açıklamalarını izleyebilirsiniz . Aşağıdanda saldırganlığı arttırdığına tüm araştırmanların kaynak linkleri ile ulaşabilirsiniz Burada görmek ile kabul etmek arasındaki ince çizgi tüm insanlık için adı konulmamış imanın maddesi olan matematiğe iman edip etmemenize göre değişir elbette. Bu matematiğe görede doğal bir yaşam alanı sınıflaması olmayan bu yırtıcı türün başıboş olarak salık verilmeyip popülasyon dengelemede uyutmanın içinde olmadığı bir çözümün söz konusu olmadığını söyleyen W.S.P.A, O.I.E ve Dünyanın en büyük Hayvan Refahı Organizasyonu olan PETA ( Bakın : t.ly/gJNuC ) gibi kuruluşlar yani insanlığın ortak akıl ve vicdanının çıktısını dikkate alan Bu millet sıfır başıboşluk içeren yasaya evet demiştir. Neden ham hayaldir halen anlaşılmadı ise şöyle basitleştirelim. Rivayet edilen en düşük popülasyonu 2.8 Milyonu baz alsak ve toplanma süresi katmasak ve en iyimser kısırlaştırma süresi 30 dk verdik diyelim. Bulduğumuz sihirli bir değnek ile hepsini ayrıştırıp aynı anda topladı ve kısırlaştırma olmadan bir yere salmıyoruz diyelim Buna göre dahi nefes almadan yapılan hesapta kaç yıl tuttuğu ortadadır ! Bu ütopya mümkün değil ayı anda bir köpek başına olan üremenin devamı geometrik büyüme t.ly/Ddylt karşısında yetişilebilmesi ise na mümkün bir ham hayalden ibarettir. Yani sizin avatar gezegenine gitmeniz daha olası bir sonuçtur Cem bey.. Mevcut popülasyon çoğalmasının %100'ü şuradan kaynaklanıyormuş gibi hiç bir temellendirme yapmadan boş boş savrulan kırsal- köy üretimlerinin şehre bırakılması satışlar adına olan özel üretimler ile vs. olmuyor o işler sadece. 10 Milyona varan popülasyondan buradaki ihmalkarlığa düşen pay %20 yi geçmez. Bunun aksine sizlerin kulağınızın üstüne yatıp ses çıkarmadığınız: Onların üreme hakkını elinden alamazsınız diyerek köpeklerin üstüne yatanlar, Toplama yapan araçların ardından motorla gidip köpeğe zarar gelme pahasına kapısını açıp köpekleri kaçıranlar, çalışanları gece yarılarına kadar evlerine takip edip taciz edenleri ve sahte unesco belgeleri ile belediyeleri kısırlaştırma yapmamak üzere (Bakın: t.ly/_kMvr) ayar verip köpeğin sokakta kalması üzerinden rant çarkını yürüterek kurumları dahada çalışamaz hale getirenlerin bu popülasyonun artmasında kat be kat daha büyük emek sahibidirler. Yapmayın böyle denildiğinde “yasa var istediğim ederim” diyen başıboş çocuk katili besiciliği üstünden oluşan sektörün zoonoz hastalıklarını dahada hızlı yayma pahasına tüm çevreye ekmekleri, çiğ etleri, atık gıdaları ve hazır yemleri her yere saçmaları yine bu virüs yüklerini doğrudan insana taşıyacak olan sivrisineklerin üreme tesisi haline gelen su kaplarını yanlarına iliştirerek, bunları yol kenarlarına, kaldırımlara, işletme önleri gibi olur olmaz her ortama adeta biyolojik atık çöplüğüne çevirenlerin bu popülasyonun artmasında daha büyük emek sahibidirler. Sözü özü Cem bey Bu milleti idare eden sorumlular 2004 yılında * Sahte unesco beyanlarının bulaç edildiği bu kaynakların ayıklamasını yapmadan, * Biz tam olarak kime itimat ediyoruz sorgulamasını yapmadan, * Onay verdiğimiz modelin risklerini gerçekten biliyor muyuz demeden, * Sürdürülemez ise sonuçlarının nereye gideceğini teklifi getirenlerden bağımsız olarak alanında uzman birden çok kişiye sormayı düşünmeden Herhalde daha iyi model olan T.N.R ile iyi bir iş yapıyoruz saikiyle 5199 nolu yasayı geçirdiler. Bugün ise yılda 470 bine varan can yakıcı sonuçlar karşısında mızrağın çuvala sığmadığı milli güvenlik sorunuyla karşı karşıya kaldılar. Ve bu konuda mesleğinin namusunu bu milyonluk tiranlaşma sermayesine satmamış dürüst veteriner hekimleri, alanında nobel sahibi olarak çağın kaşifi seçilen Prof. Dr. Çağan Şekercioğlu gibi hayvan doğasının gerçekliğini dile getirenler Dinledikçe 2004 yılında koca bir halt yediklerini anladılar ve bu yanlıştan düzeltmek üzere sıfır başıboşluk içeren yasaya evet dediler. Bu yüzden Cem bey İkiyüz canlı türünü ( t.ly/p2Ap9 - t.ly/5i4yy ) yok olmanın eşiğine getirerek, Safari hayatı olmayan şehir sokak ve mezra alanlarındaki habitatı (t.ly/beIxN) ve insanları (t.ly/c8XS1) genetik kökeni yırtıcı kurttan türemiş olan istilacı köpeğe boğdurmanın merhamet olmadığını bilen her akıl sahibi medeniyet için çözüm tartışma konusu değildir. Avlanacağı ve sonunun avlanılarak sona ermesi gereken yırtıcı bir türden gelen köpeğin ondört bin yıl önce uzaklaştığı safari ortamının dışında “doğal yaşam alanı” diye bir sınıflaması olmadığını, dolayısıyla ait olmadığı habitat içine başıboş olarak salık verilmesinin toplumun ve habitatın kanına girmek olduğunu bilen her akıl sahibi medeniyet için çözüm tartışma konusu değildir. Böyle olduğu içindirki dünyada aklını peynir ekmekle yemiş olan Hindistan ve Türkiyedeki bir avuç örgütlü vicdansızlar dışında tüm gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlar habitatı ve toplumunu bir yırtıcı türe boğdurmaz. (t.ly/WGxn1) Böyle olduğu içindir ki toplumları bir araya getiren devletlerin de , dinlerinde temel menat-ı can, nesil ve mal güvenliği esasına dayanır. Ki bu coğrafyada yaşayan bizlerin özelinde benzer durumların tehdit boyutunda varması dahilinde düne kadar Gazi Mustafa Kemal Paşamızın, daha geriye doğruda Peygamberimizinde, bugünün dünyasındaki medeniyetin akıl ve vicdanının ortaya koyduğu gibi, itlâf yönünde irade ortaya koyması tesadüf değildir. Tesadüf değildir çünkü bu değerleri insanın tasavvurunda inşa eden aynı Allah etinden ve sütünden yararlanmak üzere beslenme ihtiyacı içinde can güvenliği ihtiyacı içinde can alma ruhsatını vermiştir insanın eline. İtlaf kelimesi geçti diye dilimizden bunu maksadından çıkaranlar gibi anlamıyorsunuz umarım Cem bey ! Kimse adeta tabak sıyırır gibi son köpek kalana kadar sabahına sanki bu türün nesli kalmayacakmış gibi tüm köpekleri öldürüleceği saçma sapan bir girişimden bahsetmiyor ! Malum uygulamayı yapan medeniyetlerde köpek nesli bitmiş değil gayet sağlıklı sahipli ve mutlu olarak hatırı sayılır bir nüfusa sahipler! Ama aynı medeniyet içinde bir başıboşluk yok çığrından çıkan bir popülasyon olmaması içinde barınaklarda tutuluyor ve belirli bir sirkülasyon sırasında içnde itlafında olduğu prosedür ile popülasyon kontrol altında tutulmaktalar. Aynen 2004 öncesinde Türkiyede olduğu gibi... Bu günde yeryüzünü imar etmekle mükellef olan insan çevresinde çoğalan bir popülasyonun çoğalmasına karşı azaltma, azalmasına karşı da çoğalmasını sağlacağı sorumluluğunu yerine getirmelidir. Aynen vektörle mücadele verdiğimiz gibi sivri sinekler onlarca metot ile telef edilmesi gibi.. Ne garip dimi buna sesiniz hiç çıkmaz ! Yabanda çoğalan popülasyonun olumsuz etkilerine karşı avcılık ile sınırlandırmıyor muyuz Cem bey ? Bu konunun gerekliliği için dahi onlarca makale var hiç mi denk gelmediniz yani ... Deniz ürünlerini tüketebilmeniz için orada çeşitliliği yok eden balon balıklarının kuyruk başına devlet teşviki ile desteklenmesine neden ses çıkarmıyorsunuz ? Şap vb hastalıklar ile kırılan besi hayvanlarının bir gecede hemen telef edilmesine neden hiç sesisinizi çıkarmıyorsunuz ? Çünkü hepsinin keyfi değil mecburi olarak çevre ve toplum sağlığını içeren bir gereklilik olarak görüyor ve doğal karşılıyorsunuz. Konu başıboş kalması dahilide bitmek bilmeyen onlarca zararına karşı popülasyonu kontrolden çıkmış olan yırtıcı itlere gelince neden idrakiniz bağlanıyor ?
