Sabitlenmiş Tweet
Davut Sakallı 🕊
17.5K posts

Davut Sakallı 🕊 retweetledi

Dün Doruk Maden işçilerini ziyaret ettim. Sorunlarını ilk ağızdan dinledim.
TMSF’nin yaptığı yanlışlığın, işçilerin kazanılmış haklarıyla birlikte şirketi devretmek olduğunu anlattılar. Bu tablo, AKP’nin kurduğu sermaye düzeninin işçiye nasıl bir hayat dayattığını bir kez daha gösteriyor.
Birçok işçinin 5-6 aylık ücretsiz izne gönderildiğini, bu işçilerin hiç değilse eve bir ekmek götürebilmek ve ailesinin karnını doyurabilmek için gündelik işlere gitmek zorunda kaldığını öğrendim.
Ayrıca mevcut yetkili sendikanın nasıl adeta işveren gibi davrandığını da anlattılar.
İstedikleri net: 14-15 yıllık kıdem tazminatları, izin ücretleri ve içeride kalan maaşlarının ödenmesi. Bunları alırlarsa hiç değilse önlerini görebilecekler.
Konuştuğum işçilerin gözünde insanın içine işleyen bir mazlumluk vardı. Ama duruşları ve konuşmaları kararlıydı.
Hak verilmez, alınır… Bunu bir kez daha bu ülkeye gösterecekler.
Direnen işçiler elbet kazanacak.
#DorukMaden #İşçiDirenişi #HakVerilmezAlınır #EmeğinHakkı #EmekMücadelesi

Türkçe
Davut Sakallı 🕊 retweetledi

23 Nisan, tarihin tozlu raflarına kaldırılacak bir gün değil. Emperyalist işgale karşı ayağa kalkan bir halkın, tam bağımsızlık iradesinin ve sarsılmaz devrimci ruhunun adıdır.
Bugün sadece bir bayramı değil, bir hedefi büyütüyoruz:
• Çocukların aç uyumadığı,
• Karanlığın ve yoksulluğun değil, bilimin ve laik eğitimin hüküm sürdüğü,
• Mutluluğun bir lütuf değil, hak olduğu bir ülke.
Bu bir hayal değil. Somut hedefimizdir. Egemenliğin saraylarda değil, milletin iradesinde vücut bulduğu düzen ancak örgütlü mücadeleyle kurulur. O mücadeleci ruh bu yurdun insanında, tarihinden aldığı güçle yaşıyor.
Yarını kuracak olanlar bugünün çocuklarıdır. Onlara borcumuz sözle değil, özgür, adil ve yaşanabilir bir Türkiye bırakmaktır.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.

Türkçe

@Tugcewigo @ZamHaberAjans Toplum içinde buna uyan örnekler olabileceği gibi uymayacak örnekler de bulunabilir. Genelleme yapmasak iyi olur bence. Sevgiler.
Türkçe

@ZamHaberAjans Kadınlar en çok akıldan ve derinlikten hoşlanırlar. Et kemik her yerde bulunur. Ama ruhun bulunması zordur. Kadınlar en çok ciddi sevilmekten, değer verilmekten hoşlanırlar. Bunu da ancak akıllı bir insan yapabilir...
Türkçe
Davut Sakallı 🕊 retweetledi

Bugün kimseye zararı olmayan, tedavi altındaki hatta kendisi zorbalığa uğrayan hastam özel bir okulda velilerin tepkisi üzerine okuldan atılmak istiyor.. Bakın bu sapla samanı karıştırmak olur.. Özel eğitimde kaynaştırma elzemdir.. Bir çocuğun emniyetçi babasının tedavi direnci diğer çocukları kötü etkileyemez.. Lütfen aklıselim, lütfen sağduyu.. Çok üzgün ve şaşkınım.. Fatura bu çocuklara mı çıktı?
Türkçe

@ZamHaberAjans Kınamayın. Kapasiteleri buna gülecek kadar ancak
Türkçe

Literatüre Türkflasyon olarak geçebilecek bir terim.
Mahfi Eğilmez@mahfiegilmez
Tavuklara verilecek büyüklük ve kalitede yeşil salataya 80 lira verdik. Skimpflasyon: Kaliteyi düşürüp fiyatı aynı tutmak. Shrinkflasyon: Miktarı azaltıp fiyatı aynı tutmak. Bizdekiflasyon: Kaliteyi düşürüp, miktarı azaltıp fiyatı da artırmak.
Türkçe
Davut Sakallı 🕊 retweetledi

Ülke açık bir çöküşün içinde. Öğrenciler işkence görüyor, okullar katliam haberleriyle anılıyor, hakkını arayan işçiler gözaltına alınıyor. Bu bir “güvenlik sorunu” değil, adaletin bilinçli olarak tasfiye edilmesi. Korku büyütülüyor, itiraz bastırılıyor ama her şeye rağmen direnenler var ve bu karanlık onların direnciyle dağılacak.
Türkçe
Davut Sakallı 🕊 retweetledi

“Şimdi daha da açız ve çıplağız. Çok bağırdık, artık susuyoruz…”
Polisler Ankara halkı biz görmesin diye gözaltı araçlarını önümüze çekti. Konuşmuyoruz, yemiyoruz ve görünmüyoruz. Tüm Ankara halkına çağrımızdır; bizi görün, duyun, yanımıza gelin. Size ihtiyacımız var.
#MadencininEliniTut

Türkçe

Yıllar önce, bugün yaşadığımız şiddet sorununun kökenini sezdiriyor Emin Özdemir. Edebiyata yönlendirilmeyen çocuk, elbette tam sağlıklı bir kişilik oluşturamaz. Huzurla uyusun
youtu.be/jCStJ61PrBI?si…

YouTube
Türkçe
Davut Sakallı 🕊 retweetledi

Olaylar ve Görüşler: Faturanın büyüğü buzdağının altında - Mehmet Özdağ
cumhuriyet.com.tr/yazarlar/olayl…
Türkçe
Davut Sakallı 🕊 retweetledi

@murattolga Yolların paralı olması saçma. Birkaçı dışında ücretsiz olmalı. Zaten paraların gittiği yer belli(!) Otomatik sistem kapıları kilitlemiş. Amerikada da elektirikli araçların kapı kitlemesi yüzünden ölümlü kaza olmuştu. Herşey ölçüsüz "otomatik" oldu. Biraz "manuel" "Hibrit" olmalı
Türkçe

İnsanlar otoban gişelerine çarparak sıkışarak ölüyor mu? Evet.
Gişeleri kaldırıp yerine tepeden plaka okuma okuyan sistemleri getirecek teknoloji var mı? Evet, hatta uygulanıyor.
O zaman? Değiştirin hepsini! İnsan hayatından daha değerli ne var? Gencecik kadının arabanın içinde sıkışıp yanarak ölmesinden keyif mi alacağız? Yok yavaş gitseymiş yok şu yok bu! Orada olsan koşmaz mıydın kurtarmaya?
Kuzey Marmara'dan Edirne tarafına gitmeye çalıştığınıza bir gişeden çıkıp diğerine giriyorsunuz. 20 dakika sürüp 5-6 gişe geçiyorsunuz. Böyle salak saçma iş olmaz.
Elips Haber@elipshaber
İzmir'de bariyerlere çarpan genç doktor araçta yanarak hayatını kaybetti! elipshaber.com/izmirde-bariye…
Türkçe

Bugün, tesadüfen denk geldiğim video... 9 yıl önce aramızdan ayrılan Emin Özdemir, çok güzel anlatmış. Huzurla uyusun :
youtu.be/jCStJ61PrBI?si…

YouTube
Türkçe
Davut Sakallı 🕊 retweetledi

@ComezTurhan Cinayetin içinde VALİ ve OĞLU var, UYUŞTURUCU var, POLİS var, EMNİYET MÜDÜRÜ var, YOLSUZLUK var, KADINA TECAVÜZ var, BAŞHEKİM var, TORPİL var, İÇİŞLERİ ve ADALET BAKANI var, sadece ADALET yok. Peki
#NadiraKadirovayaNeOldu
#RabiaNazaNeOldu
#YeldanaKaharmanaNeOldu acaba?

Türkçe
Davut Sakallı 🕊 retweetledi

Yer: Tunceli…
AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nda bir vali, aynı zamanda başmüfettiş…
İddiaya göre;
Milletin parasıyla yapılmış bir Gençlik Merkezi’nde oğluna “özel bir oda” tahsis ediyor.
Uyuşturucu kullanan oğlu, uyuşturucu kullanmayı reddeden Gülistan Doku’ya bu odada tecavüz ediyor.
Daha sonra Gülistan’ı Sarı Saltuk Viyadüğü yakınlarında, Uzi marka bir silahla kafasından vurarak öldürüyor ve Pertek ilçesine bağlı bir köyde gizlice gömüyor.
Valinin koruma polisi de katile yardımcı oluyor.
Bu korkunç cinayetin izlerini yok etmek için devletin tüm imkânları devreye sokuluyor.
Vali, aileyle görüşüp Gülistan’ın SIM kartını alıyor. Bir bilişimci polise SIM kartın şifresini kırdırıp tüm mesajları sildiriyor.
Cinayet delilleri yok edilirken 10 bin dolar harcanıyor; bu da valilik bütçesinden ödeniyor.
Gülistan’ın gömüldüğü yeri bilen vali, kolluk kuvvetlerini farklı bölgelere yönlendirerek aylarca yanlış yerlerde arama yaptırıyor.
Dönemin emniyet müdürü de tüm kamera ve istihbarat verileri elinde olmasına rağmen, aramanın doğru yerde değil, ısrarla baraj gölünde yapılmasını istiyor.
Gülistan’ın tecavüze uğradığına dair hastane kayıtları, hastane başhekimi tarafından siliniyor.
Ve bu doktora Sağlık Bakanlığı “Yılın Doktoru” ödülünü veriyor.
Vali de kendisini, yaptığı “başarılı hizmetlerden dolayı” İl Sağlık Müdürü olarak atıyor.
Bu arada Türkçe Olimpiyatları’na da katılan vali, “Gülüm Benim” şarkısını söyleyen Bangladeşli kıza övgüler yağdırıyor.
Valinin oğlu ise, babasının koruma polisiyle birlikte işlediği cinayetin devlet gücüyle örtülmesinin verdiği güvenle hayatına kaldığı yerden devam ediyor.
Altında BMW 420, lüks tatiller, eğlenceler ve uyuşturucu partileri…
Tunceli’ye kayyım belediye başkanı olarak da atanan vali, bir yandan da çok sayıda ihaleye imza atmaya devam ediyor.
Bu korkunç hikâye, aslında AKP’nin Türkiye Yüzyılı’nın bir özeti.
“Dicle’nin kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa, ondan Ömer sorumludur” diyerek samimi insanların oyunu alıp iktidara gelenlerin inşa ettiği kokuşmuş, hatta topyekûn çürümüş düzenin küçük bir resmi…
Bu korkunç cinayetin üzerinin devlet gücüyle örtüldüğü yıllarda görev yapan Adalet Bakanları, İçişleri Bakanları, savcılar ve diğer tüm yetkililer bugüne kadar tek bir kelime etmediler.
Gülistan’ın ailesinin ahı arşa ulaştı, gözyaşları pınar oldu aktı.
Siz ey sorumlular, gece başınızı yastığa nasıl koyuyorsunuz?
Bir gün hesap vermeyeceğinizi mi sanıyorsunuz?

Türkçe
Davut Sakallı 🕊 retweetledi

MEHMET OKTAY AKBAL
20 NİSAN 1923 İSTANBUL
28 AĞUSTOS 2015 MUĞLA
10. ÖLÜM GÜNÜ
YIL DÖNÜMÜNDE SAYGI,
SEVGİ VE ÖZLEMLE ANIYORUZ...
Mehmet Oktay Akbal
20 Nisan 1923 İstanbul
28 Ağustos 2015 Muğla
Türk gazeteci ve yazar.
Mehmet Oktay Akbal
Doğum
20 Nisan 1923
İstanbul
Türkiye
Ölüm
28 Ağustos 2015
(92 yaşında)
Muğla,
Türkiye
Meslek
Gazeteci, yazar
Milliyet
Türk
Dönem
1946-2015
Tür
Öykü
Konu
Tarih
Kariyeri
Deneme, anı, biyografi, öykü, roman gibi birçok türünde eser vermiştir; ancak daha çok öykücülüğü ile tanınır.
Uzun süre Cumhuriyet gazetesinde Evet/Hayır adlı köşenin yazarlığını yapmıştır.
Yaşamı
20 Nisan 1923 tarihinde İstanbul'da doğdu.
Babası savcılık, ardından serbest avukatlık yapan
Salih Şahabettin Bey, annesi ise vali, siyaset adamı ve yazar Ebubekir Hâzım Tepeyran'ın kızı Vuslat Hanım'dır.
Kumkapı'daki Saint Benoit Fransız Lisesi'nde başladığı ortaöğrenimini,
1942 yılında İstiklal Lisesi'nde bitirdi.
Bir süre öğrenimini İstanbul Üniversitesi Hukuk (1944) ve Edebiyat (1946) fakültelerinde sürdürdü ancak yüksek öğrenimini yarıda bırakarak kendini yazarlığa verdi.
1943 ve 1944 yıllarında Servet-i Fünûn (Uyanış) dergisinde sekreterlik, 1947 ve 1951 yılları arasında Millî Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu'nda memurluk yaptı.
Ancak yaşamını gerçek anlamda gazetecilik yaparak kazanmıştır.
1939 ve 1940 yıllarında Yeni Sabah ve İkdam gazetelerinde çevirileri ve öyküleri yayımlanmıştır.
1944 ve 1946 yılları arasında Vakit gazetesinde eleştiriler ve tanıtma yazıları yazmıştır.
Büyük Doğu dergisinde her hafta Dünya Fikir Sanat Hareketleri sütununu yazmış,
1951 ve 1956 yılları arasında Vatan gazetesinde, düzeltmen, yazman ve yazı işleri müdürü olarak çalışmıştır. 1956'da köşe yazarlığına başlamıştır.
1985 yılından sonra Hürriyet gazetesi için köşe yazarlığı yapan Akbal, daha sonra Milliyet gazetesinde çalışmıştır.
Uzun yıllar Cumhuriyet gazetesinde köşe yazarlığı yapmıştır. Son yazısını
23 Mart 2014'te, "Huzur" başlığı ile yazmıştır.
Öykü yazmaya ilkokul yıllarında başladı. Çeşitli çocuk dergilerinde öyküleri yayımlandı.
1939'da, henüz lise öğrencisiyken yazdığı bir öykünün İkdam gazetesinde yayımlanmasıyla edebiyat dünyasına girdi.
İkdam ve Yeni Sabah gazetelerinde hemen her gün bir öyküsü; Bin Bir Roman, Çocuk Haftası, Yıldız gibi gazete ve dergilerde yazıları, öyküleri ve çevirileri yayımlandı. Akbal'ın gerçek anlamda öyküye yönelmesi
Sait Faik'in Semaver adlı kitabını okumasından sonra başlamıştır.
Servet-i Fünûn (Uyanış) dergisinde çalıştığı sıralarda başlayan eski yeni tartışmalarında yeni edebiyatın içinde yer alan Akbal'ın böylece asıl edebiyatçı dönemi açılmıştır.
Kendi yaşam deneyimlerinden, çocukluk anılarından yola çıkan, küçük kent insanını da göz ardı etmeyen duygulu öyküler yazmaya başlamıştır.
Bunlar toplumsal olaylarla ilgili gözlemlere değil, anılara ya da düşlere dayalı, içe dönük öykülerdir.
Akbal öyküleri, Behçet Necatigil'in deyişiyle "Konulu hikâyeler değil de, belli konular çevresinde oluşan anılar toplamıdır". Yazın çevrelerinde geniş ve olumlu yankı uyandıran Önce Ekmekler Bozuldu
adlı ilk kitabını 1946'da çıkarmıştır. Onu, 1949'da Aşksız İnsanlar izlemiştir.
Garipler Sokağı ve Bizans Definesi adlı kitapları Rusçaya; Dondurmalı Sinema Sırpçaya çevrildi. Suçumuz İnsan Olmak adlı kitabın Erdoğan Tokatlı yönetiminde 1986 yılında filmi çekildi.
Yazar,
28 Ağustos 2015 tarihinde öldü.
Oktay Akbal Edebiyat Ödülü
2021 yılında Muğla Belediyesi,
Oktay Akbal'ın adını yaşatmak, Türk edebiyatının başarılı yazarlarını ödüllendirmek amacıyla onun adına her sene farklı bir edebiyat türünde Edebiyat Ödülü vermeye başlamıştır.
1. Oktay Akbal Edebiyat Ödülü öykü dalında düzenlendi. Emekli edebiyat öğretmeni, yazar ve şair Adil İzci, Heybeliada'daki doğal yaşama ve adalılara ilişkin gözlem ve izlenimlerini aktardığı "Canım Ada" adlı kitabıyla ödüle değer görüldü.
2. Oktay Akbal Edebiyat Ödülü 2022 yılında roman dalında düzenlendi.
Zeynep Göğüş,
"Yok Çünkü Telafisi" adlı eseriyle ödülün sahibi ödü.
Yarışma, 2023 yılında ‘Cumhuriyetin 100. Yılı’ konu başlığıyla deneme/köşe yazısı dalında düzenlendi. Yarışmanın brincisi Esra Sezer Ciner oldu. Hürriyet Yaşar ikinci, Özhan Öztürk de üçüncü oldu.
Eserleri
Günlük
Geçmişin Kuşları
Yeryüzü Korkusu
Anı
Anılarda Görmek (1972)
Cüce Çeşme Sokağı Nerde?
Hiroşimalı Masahi Nii
Kırmızı Tenteli Tramvay Babıali'de 50 Yıl
Şair Dostlarım (1964)
Şairlere Ölüm Yok
Hiroşimalar Olmasın
Çocuk kitabı
Dondurmalı Sinema
Yeşil Ev
Deneme
Bir de Simit Ağacı Olsaydı
Ölümsüz Oyun
Dost Kitapları (1967)
Geçmişin İçinden
Kanatlı Sözler Uçar mı?
Konumuz Edebiyat
Odamda Bir Güvercin
Önce Şiir Vardı (1982)
Senin Adın Aşk
Sözcüklerle Yolculuk
Temmuz Serçesi
Yaşam Bir Uzlaşmadır
Yaşasın Edebiyat
Yazar Bir Tanıktır
Yeryüzü Korkusu
Yüzyıldır Umutsuzluk
Zaman Sensin
Roman-Hikâye
Akşam Kuşları: Bütün Öyküleri 2
Atatürk Yaşadı mı? (1975)
Aşksız İnsanlar (Hikâye)
Batık Bir Gemi
Bayraklı Kapı: Bütün Öyküleri 1
Berber Aynası (Hikâye)
Bizans Definesi (Hikâye)
Düş Ekmeği
Ey Gece Kapını Üstüme Kapat
Garipler Sokağı
Güzel Düşlerin Sonu
Hücrede Karmen
İlkyaz Devrimi(Hikâye)
İnsan Bir Ormandır (1975)
İstinye Suları (Hikâye) (1973)
Karşı Kıyılar
Lunapark (Hikâye) (1983)
Önce Ekmekler Bozuldu (Hikâye)
Suçumuz İnsan Olmak (Roman, 1957)
Tarzan Öldü (Hikâye)
Yalnızlık Bana Yasak (Hikâye)
Yazmak Yaşamak
Sancak Kırmızısı
Haliç Rüzgarı[not 1]
Tarih
Atatürk Bir Gün Gelecek
Atatürk Bir Gün Gelecek 4. baskı (2008) Cumhuriyet Kitapları
Hiroşimalar Olmasın
Ödüller
1950: Türk Dil Kurumu Roman Ödülü, Garipler Sokağı
1958: Türk Dil Kurumu Roman Ödülü, Suçumuz İnsan Olmak
1959: Sait Faik Hikâye Armağanı, Berber Aynası
1982: Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başarı Ödülü - Güncel Yazı
1993: Sedat Simavi Ödülü, Senin Adın Aşk
2000: Orhan Kemal Roman Armağanı
2005: Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü



Türkçe
Davut Sakallı 🕊 retweetledi

Soyle bi hayat yasamis, cinayet senesinden bugune kadar ozenli bi sekilde keyifle yasamis hayatini

samra chetinkaya@samrachetin1
6 yıl boyunca yiyip, içip yatıp hayatlarını yaşadılar. Gülistan’ın bir mezarı bile yok.
Türkçe





