Kevser Nur

4.7K posts

Kevser Nur banner
Kevser Nur

Kevser Nur

@drkevserny

çocuk hekimi • yazı işleri • yol düşleri

Üsküdar Katılım Şubat 2018
497 Takip Edilen919 Takipçiler
Kevser Nur
Kevser Nur@drkevserny·
“Hışırtılı plakların çalındığı Çamurlu bir çarşının ortasında, Sen Bütün insanlarsız kalmayı bilir misin? Bir kişisizken. Bir sıfır, Bir sıfır çöreklenmiş yüreğine, Ve burgu burgu bir sual: Başı neydi, sonu ne?” Hüsrev Hatemi
Türkçe
0
0
0
17
Kevser Nur
Kevser Nur@drkevserny·
@Elifoo_ hem iyi topçu hem de çok efendi karakterliydi.. şimdi de yorumculuğu güzel takipteyiz 🇹🇷
Türkçe
1
0
1
33
elif
elif@Elifoo_·
@drkevserny ilk ayrılıklardan..🥹 ama ne sevilirdi simdi yok öyle topcu
Türkçe
1
0
1
61
Kevser Nur retweetledi
🎙️ Muhbir
🎙️ Muhbir@ajansmuhbir1923·
Türkiye’nin Dünya Kupası turnuvalarındaki son golünün sahibi hala İlhan Mansız.
🎙️ Muhbir tweet media
Türkçe
204
1.3K
33K
1.7M
Kevser Nur retweetledi
Elif
Elif@dr_enoztekin·
zamanında çok sevdiğim bir hocam şöyle demişti: “yağmurun buharın yoğunlaşmasıyla oluştuğunu öğrendiğimizden beri rahmet olduğunu unuttuk.”
Türkçe
1
1
15
496
Kevser Nur retweetledi
Eyüp Gökhan Özekin
Eyüp Gökhan Özekin@eyupgokhan·
Türkiye bazı sektörlerde, mesela tıpta, mühendislikte, savunma sanayiinde veya THY’de neden başarılı? Nitelikli idarecilerden, eğitimli kadrolardan. Hayatın her alanında böyledir. Genetik ortalaması uzun boylu bir millet değiliz. Mahallelerimizde basketbol popüler değil. Ne belediyeler ne sermaye ne medya umursar basketi. Ama futbolun aksine Türkiye basketbolda daima başarılıdır. Çünkü nesillerdir basketbol camiası daha eğitimli, daha kentli, daha niteliklidir. Beşiktaş’ın 90’lardaki efsane döneminde atmosferi öyleydi, basketbol sosyolojisi gibi bir futbol kadrosu vardı yöneticisinden oyuncusuna kadar. Bugün futbolda sorun kanımızda değil, aynı milletin gurbetçileri Almanya’da yetişince daha üst düzey futbolcu oluyor. Almanya’da kulüp ve federasyon yöneticisi profili Franz Beckenbauer. Bizde İbrahim Hacıosmanoğlu. Futbol ülkesiyiz, herkes futbol hastası, ama futbol ekosisteminde niteliği arttırmadıkça 20 senede bir dünya kupasına gider, esmer topçular yarısı kazınmış saçını sarıya boyatır, hava atalım derken hava alır döneriz.
Türkçe
14
52
304
27.3K
Kevser Nur
Kevser Nur@drkevserny·
İslam ile şereflenen hanımefendiyi tebrik ettim, ellerinden tutarak salavat getirdim. Hocamız ona musâfahanın ne anlama geldiğini, birbirimizle Peygamberimiz’i (sav) hatırlayarak selamlaştığımızı anlattı. Şaşırdı ve kucaklaştık. Kısacık ama muhteşem bir andı 🌹
Türkçe
0
0
10
373
Kevser Nur
Kevser Nur@drkevserny·
Dün ikindi vakti Taksim Camii’nde, önümdeki safta İngilizce sohbet eden, orta yaşlı hanımefendilere kulak misafiri oldum. Biri henüz iki gün önce Müslüman olmuş ve o sırada ilk vakit namazını kılan bir Hollandalı, diğeri de irşad görevlisi hocamızdı 🥹
Türkçe
1
1
70
3K
Kevser Nur retweetledi
Zahra
Zahra@usulsuzvusul·
Günaydın, çok kavrulmuş bir Türk kahvesi, farklı bir bakış açısı ve kısmî esneklik alabilir miyim, tşkler.
Türkçe
0
1
6
758
Kevser Nur
Kevser Nur@drkevserny·
insanı bazen yoran, eksilten ama kıymet bildiren, kudretinin sınırlarını hatırlatan, onu tevazuya ve dikkate çağıran, önceliklerini değiştiren, iz bırakan “kayıplar”a dair… siz de okuyun istedim 📌 Yokluğun Terbiyesi: Kayıplar Bize Ne Öğretir? gokhanergur.com/yoklugun-terbi…
Türkçe
0
0
5
473
Kevser Nur retweetledi
güray süngü
güray süngü@guraysungu·
Gayret de ediyorum, hayret de ediyorum, aferin bana.
Türkçe
0
27
350
0
Kevser Nur
Kevser Nur@drkevserny·
“Aşk, güveni özgürlüğün önüne alabilmeyi gerektirir… bir insanı tanımlı kılmak adına, belirsiz bir geleceğe rıza gösterebilmek demektir. İki kişilik yaşamın geniş bir cadde mi yoksa çıkmaz bir sokak mı olacağı -en azından önceden- bilinemez.” fikirturu.com/toplum/insan/a…
Türkçe
0
0
0
448
Kevser Nur retweetledi
Zahra
Zahra@usulsuzvusul·
Bu kadar halledebilmeye gerek var mıydı? Şu an her şeyi halledenlere yürekten tavsiyem, birazını zamanın ve Allah’ın halletmesine izin verin. Sizden geri istiyor sistem, zamanında kendinizden esirgeyip başka şeylerin yolunda gitmesi için verdiğiniz her şeyi.+
Türkçe
1
1
15
1K
Kevser Nur
Kevser Nur@drkevserny·
kırmızı beyaz kombinimle şu şekil nöbete geldim 🫠❤️‍🩹
Kevser Nur tweet media
Türkçe
0
0
0
171
Kevser Nur
Kevser Nur@drkevserny·
“bir şiirin ağlattığı, bir gülün razı ettiği”
Türkçe
0
0
2
203
Kevser Nur retweetledi
De Marke Sports
De Marke Sports@demarkesports·
Edin Dzeko, Bosna Hersek'teki çocuklara muhteşem bir mektup yazdı. "Bosna Hersek'teki sevgili çocuklar, sizin için bir mesajım var. Hiçbir şey imkansız değil. Hiçbir şey. Bosna Hersekli olduğumuz için şanslıyız. Bunu hayalini yaşayan bir adam olduğum için söylemiyorum, ayrıca savaştan kurtulmuş bir çocuk olarak da söylüyorum. Bambaşka bir kaderim olabilirdi. Saraybosna'daki o günler hakkında konuşmayı sevmiyorum ama o günleri anlamanız çok önemli. Başladığında 6 yaşındaydım. Sirenlerin çaldığı ilk anı hatırlıyorum. Annem beni aldı ve ayakkabılığın arkasına saklandık. Bu birinci gündü. Dört yıl boyunca sürdü. Ne olduğunu tam olarak anlamamıştık ama her günümüz korkunç geçiyordu. Evimiz kalmak için tamamıyla güvensiz hale gelince, dedemlerin yanına taşındık. 40 metre kare bir evde 15 kişiydik. Hepimiz yerde uyuyorduk. Birlikte Monopoly oynardık. Dışarı çıkmak tehlikeliydi çünkü her yerde keskin nişancılar bekliyordu. Kuzenlerimle birlikte yere oturur, saatlerce oynardık. Sirenleri ve bomba seslerini duyardık. Bazen yer sallanırdı. Oynarken birkaç dakikalığına savaşı unuturduk. Sadece bir anlığına çocuk olmamıza izin vardı. Dışarıda futbol oynamak istiyorduk ama her gün dışarıda masum insanların ambulanslarla hastaneye götürüldüğünü görüyorduk. Peki ya bir çocuğu dört yıl boyunca bir evde nasıl tutabilirsiniz? Tabii ki tutamazsınız ve büyüklerimiz de bunu biliyordu. Nadiren de olsa etraf sakin göründüğünde, annem dışarı çıkmamıza izin verirdi. Çıkardık ve mahalledeki diğer çocuklarla futbol oynardık. Annemin o anlara bakışlarını asla unutmayacağım. Yüzünde bir gülümseme vardı çünkü futbol oynarken beni görünce mutlu oluyordu. Ama gözlerine baktığımda da ne kadar korktuğunu görüyordum çünkü eve geri dönemeyebilirdim. Zaman zaman suyumuz biterdi. Kovalarımızı alır ve sıraya girerdik. Elektrik yoktu, dolayısıyla asansör de. O kovaları taşırdık. Üçüncü kat, dördüncü kat... 6 kat daha kaldı... Saraybosna'daki en zayıf çocuk bendim. Yemek de bizim için problemdi. Ailelerimiz bunun için hayatlarını riske etti. Bazen yemek dolu kutular gökyüzünden bırakılırdı, sanki sihirmiş gibi... Nereden geldiğini bilmezdik, umurumuzda da değildi. Tatları inanılmazdı. Her gün aynı şeyi yediğinde, fıstık ezmesi gökten gelen bir hediyeymiş gibi oluyor. Günün sonunda, bir şekilde hayatta kaldık. Geri dönüp baktığımda ne kadar güçlü olduğumuza dair şoka giriyorum. Küçücük çocuklardık. Onlarca masum insan öldü. Ne için? Para için. Güç için. Ego için. Yani hiçbir şey için. Bugün haberlerde savaş gördüğümde berbat hissediyorum. Bunun hiçbir yerde yaşanmasını istemiyorum. Ama nedense yetişkinler bunu asla öğrenemiyor. Savaş bittiğinde 10 yaşındaydım. Futbolcu olmak gibi bir planım yoktu. İmkansız geliyordu, bu konuda hayalim bile yoktu. Her şey paramparça edilmişti. Futbolu sadece sevdiğim için oynuyordum. Babam eskiden ekmek taşırdı. Ben ilk kulübüme katılınca, işine aralar verir ve beni götürüp getirirdi. Yoldayken bana hep 'kibar ol, herkese aynı şekilde davran, nereden oldukları ve ne yaptıklarının önemi yok' derdi. Bunu asla unutmadım. O da alt liglerde futbol oynamıştı, benim kahramanımdı. Arabadan indiğimde bana muz verirdi ve 'iyi şanslar oğlum' derdi. Hafta sonları televizyonda birlikte maç izlerdik. O dönemde Serie A en iyi ligdi. Shevchenko'yu duydunuz mu? Ona bayılırdım. İtalya'yı çok severdim. Dünyanın öbür ucundaki bir peri masalı gibi gelirdi. Orada futbol oynamayı hayal bile edemezdim. Zeljeznicar'ın A takımında futbol oynamak tek hedefimdi. Hocalarımdan biri bana Sheva diye seslenmeye başladı çünkü sarışındım ve çok gol atıyordum. Hoşuma gitmişti. 19 yaşındayken bir başka hoca geldi ve beni Çekya'ya götürmek istediğini söyledi. Bosna'dan ayrılmak istemedim ama oraya gidersem hayalimi gerçekleştirme ihtimalimin daha yüksek olduğunu söyledi. Dürüst olmak gerekirse hayalimin ne olduğunu bile bilmiyordum. Sadece daha iyi olmak istiyordum. Bedenimin en güçlü tarafı zihnim. Teplice'ye gittiğimde kendime şöyle dedim: "Edin, bu adamlardan daha çok çalışmalısın yoksa seni gönderirler." Beni 25.000 Euro'ya almışlardı. 2 yıl sonra Wolfsburg'a imza attım. Milan'la karşılaştık, Sheva ile forma değiştim. Sonra Manchester City beni 37 milyon Euro'ya satın aldı. Sonra Roma'ya gittim. Savaşta büyümüştüm. Gerçekten bir peri masalı yaşıyordum. Hiçbir şey imkansız değil. Bosna'yı Dünya Kupası'na götürmek bile. 2014'ü hatırlıyor musunuz, çoğunuz doğmamıştınız bile. İlk kez Dünya Kupası'na o yıl gitmiştik. Hayatlarımızın en iyi günüydü. Litvanya'daki eski bir stadyumda eleme maçı oynamıştık. Hakem son düdüğü çaldı, Bosnalılar sahaya girdi. 2 metrelik duvarı aşmışlardı. İçimden 'delirmişler' demiştim. Sonra diğerlerinden daha yavaş şekilde koşan bir adam gördüm. Gözünde yaşlarla bana doğru geliyordu. Babamdı. 'Baba, ne oldu?' dedim. 'Duvardan atlarken ayağımı incittim ama problem yok, acı hissetmiyorum' dedi. Sarıldık ve ağladık. Ne yazık ki Brezilya'da şans bizimle değildi. Bunu hatırlamıyorsunuz ama Nijerya'ya karşı bir gol atmıştım, sayılmalıydı. O gün VAR yoktu ve gruplardan bu yüzden elendik. Ama bizim küçük ülkemiz Maracana'da sahaya çıkmıştı. Dünyaya kim olduğumuzu göstermiştik. Şimdi ise geri dönüyoruz. Komik olan ne biliyor musunuz? Martta 40 yaşına girdim ve kutlamadım. Müslümanım, o dönem Ramazan ayıydı ve bizim de Galler ve İtalya karşısında bir işimiz vardı. Ben de şöyle düşündüm, madem öyle o zaman ben bu maçları partiye çevireceğim. Galler karşısında 85. dakikaydı ve skorborda baktım, 1-0 gerideydik. Tek hissettiğim şey panikti. Zamanımız bitiyordu. Sonrasında bir korner oldu. Beni sıska bir adam marke ediyordu. 'Harika' dedim. Topu ağlara gönderdim, sevindim ve aklıma şu geldi: "Daha önce 4 kez seri penaltı atışlarına çıktım, hepsini kaybettim." Şükürler olsun ki gençler nasıl penaltı atılacağını biliyordu. Biz veteranlar gibi çok düşünmüyorlar. Sonra İtalya'yla oynadık. Donnarumma'dan korkuyordum. Çok büyük. Ona penaltılarda gol atıp atamayacağımı bilmiyordum. Sağ omzumu da incitmiştim ve kenara gelmiştim. İlk penaltımızı izleyemedim çünkü kolumu sargıya alıyorlardı. İzleyemedim ve golü attık. O an dedim ki, belki de izlememeliyim. Sadece tribünün sesini takip edeyim. Halkımı dinleyeyim. İtalya kaçırdı, taraftar golü attığımız andan bile daha çok ses çıkardı. Sonra bir kez daha kaçırdılar. Sadece dua ediyordum. Gördüğüm tek şey hocalarımızın sırtlarıydı. Esmir topu aldığında, hocamız da arkasını döndü ve 'Ben de izleyemiyorum' dedi. Geldi, bana sarıldı. Kafalarımızı birbirimize yasladık, gözlerimizi kapattık ve sadece dinledik. Sonra da duyup duyabileceğimiz en büyük gürültüyü duyduk. Buraya gelmek hiç kolay olmadı. 40 yaşına geldiğinizde, sırtınız acı içinde bağırabiliyor. Siz de ağrı kesicilere koşuyorsunuz. Ama bedenim ne zaman bu işi bırakmak isterse istesin, her zaman kaçırdığım kutlamaları, ailemden uzak geçirdiğim o günleri, kaçırdığım yaz tatillerini düşünüyorum. Mental olarak bu çok zor. Eleştiriler hala can yakıyor ama sahaya çıktığımda hala çocuk gibi hissediyorum. Sizler gibi. Karnımda kelebekler uçuşuyor. Eve her geldiğimde de şunu düşünüyorum: Değdi. Her şey değdi. Kötü anlar olmadan, iyi anlar gelmez. 20 yıldır Bosna'dan uzağım. Bosna'dan uzak kaldıkça, sevgim artıyor. Bu 20'nin 9'u İtalya'daydı. Çocuklarım Roma'da doğdu. Orası hala benim ikinci evim ama ne zaman Saraybosna'yı ziyaret etsem, annem yemek pişiriyor. Herkes orada. Ben de çok mutluyum. Bosna formasını giymek, kalbimi farklı attırıyor. Halkım için oynuyorum. Saraybosna'nın sokaklarındaki çocuklar için oynuyorum. Sahip olduğumuz farklı kültürlerden ve farklı dinlerdeki insanlar için oynuyorum. Bizim ülkemizi güzel yapan şey bu. Hala bazı insanlar bizi ayırmaya çalışsa da... Asla başarılı olamadılar. Benim sayemde değil. Yetişkinler sayesinde de değil. Biz asla öğrenemiyoruz. Sizin sayenizde çocuklar. Bana son bir iyilik yapın tamam mı? Saraybosna, Roma ya da St. Louis, nerede yaşarsanız yaşayın; ister Müslüman, ister Musevi, ister Katolik, ister Ortadoks olun. Nereden geldiğinizi asla unutmayın. Bosnalısınız. Dünya ayaklarınızın altında. Hepinizi çok seviyorum. Sevgilerimle, Edin."
De Marke Sports tweet media
Türkçe
354
1.8K
16.4K
3M
Kevser Nur
Kevser Nur@drkevserny·
Dr Hussam Ebu Safiya; pediatrist ve yenidoğan uzmanı. Şehit edilen oğlunu hastane bahçesine gömüp, Gazzeli çocukların hayatını kurtarmaya devam eden direniş sembolü. Aylardır esaret ve işkence altında. Şu bitkin ama vakur duruşu; umudumuz ve utancımız. Onu unutmadık, unutamayız.
Kevser Nur tweet media
Türkçe
0
1
10
272
Kevser Nur retweetledi
yulaflı bar
yulaflı bar@yulaflibar·
Bir 10 yıl öncesine göre kendimi daha az dindar gördüğüm çok nokta var, daha doğrusu hassasiyetlerimi yitirdiğim şeyler. En azından içten içe buna üzüldüğüm, düzeltmek istediğim ve Allahım beni istikamet üzere kıl diye yalvardığım için uzun süredir kimseyi kınamıyorum.
Türkçe
7
29
823
20.2K
Kevser Nur
Kevser Nur@drkevserny·
insan hayallerini damıtmayı, hafızasında kaybolmayı, yüksek bir kuleden kendi kuyusuna bakmayı, o eski tabloda yeni bir şey bulmayı, vaktin bereketini, yağmurda içilen kahvenin keyfini, yorulurken dinlenmeyi, beş duyunun kıymetini yollarda öğreniyor. Hamburg yapıp geldim ben 😊
Kevser Nur tweet mediaKevser Nur tweet mediaKevser Nur tweet mediaKevser Nur tweet media
Türkçe
0
1
24
1.7K