
e-daktilo
55.2K posts







Yalçın Küçük askeri tören ile gömülmüş. Arkasından söylenen tüm sözlerden daha net anlatıyor bu tören O’nun kimliğini….



Bir sorum var. Biraz uzun. Sınıfsız, imtiyazsız, birleşmiş, ideolojisiz, kaynaşmış bir cenaze töreni gibiydi. Birden fazla ritüel içiçe idi. Cami. Dua. Asker.Gazilik.Kızıl bayrak. Herkes ritüeller, simgelerin birinden tutup huzur veya normal bulabilir ama , ideolojik olarak durum bu kadar basit mi. Bazıları sormuş, çok kişi de "Ne var bunda " diye cevap yazmış. Gerçekten ne var mı var bunda? Hoca tuğla gibi kitaplar yazdı. Mesela ne anlattı bize. Sınıf mücadelesi. Devlet ve devrim, Materyalizm, Üst yapı kurumları nedir. Sosyalizm nasıl kurulur. Felsefe, Aydın üzerine tezler ... Daha bir dolu şey. Yalçın Küçük bir tarih öğretmeni değildi. Hepimizin bildiği gibi ülkenin en çok üretmiş. Yazmış. Konuşmuş Sosyalist isimlerdendi. Yazdıklarını eyleme de dökmüştü. Aydınlar dilekçesi gibi tarihsel ve yüksek cüretli tavrın önde gelenidir. Grev çadırlarına destek vermiş, Mitinglere katılmış, direnen öğrencilere evini açmış, sabahlara kadar özgün üslubu ile Sosyalizmi, Materyalizmi, Diyalektiği anlatmış, dahası kavratmaya çalışmış biriydi. Sosyalizmin, üst yapı kurumu olarak inanç sistemi hakkında binlerce sayfa yazan biri kendi cenazesi için ideolojisi ve ömrüne, hikayesine denk düşen uygun vasiyeti, dileği olması gerekmez miydi. Veya dün tanık olduğumuz gibi mi olsun istedi. Akraba ve devlet ricaline mi bıraktı son vedasını. Bu ülkede neden bilinen tanınan, savunan Marksistlerin bir kaç istisna hariç vedaları dini törenle kalkıyor. Yaşarken savunduğu idealler ölünce neden şekil değiştiriyor. Akraba ve ailesine diyemiyor mu, BENİ MAZUR GÖRÜN İNANÇLARıma göre uğurlanmak istiyorum. Yani dünyayı değiştirmek için yola çıkanlar sıra son vedaya gelince neden edilgen kalıyor. Aziz Nesin vasiyet etti mesela. Herkes onun Ateist olduğunu biliyordu, saklamazdı fikrini zaten. Dönem ve koşullar bugünden çok farklı olsa da kolay iş değildir bu ülkede seküler veda. Aziz Nesin'in vasiyeti, yalnış hatırlamıyorsam camide tören istemiyorum kısmına oğlu uymadı bir mazeretle ancak mezar istemiyorum isteği yerine getirildi. Vakfın bilinmeyen bir yerinde gizlice gömüldü. Mezarı yok. Ez cümle. Dünyadaki son yolculuğumuza yaşadığımız ömre ve fikirlermize uygun veda biçimi hakkında tartışmaya, konuşmaya ne zaman ihtiyaç duyacağız... Ya da öldükten sonrası için " Aman kim ne istiyorsa öyle yapsın, kaldırsın ben gittikten sonrasının bir önemi yok" diyerek kapatalım mı konuyu.


Şimdi Ankara’da biz bir tabutu omuzluyoruz. Bize “çalışmak piknikte bir bebek nöbeti kadar olmalı” dediği bir düzenin gerçekleşmemiş ütopyasını bıraktı. Çelmeyle düşürülen Cumhuriyeti eşitlikçilerin koluna girerek kaldırdığı yarım kalmış bir yürüyüşü bıraktı. Jandarma aracında sallanırken bile vazgeçmediği kahkahasını bıraktı. “Oynamıyoruz” diye masaya vurduğu “beş taş”ı bıraktı. cumhuriyet.com.tr/yazarlar/baris…


Giresun’un toprağı sahipsiz değildir! 🛑Sekü Köyü’nde maden talanına karşı haklı direnişimiz sürüyor. Şirketin hukuksuzluğu belgelendi; şimdi daha fazla omuz omuza olma vakti! tüm halkımızı, çevre illerimizi, siyasileri ve STK’ları Sekü’ye desteğe bekliyoruz. 🇹🇷




3 buçuk yıl boyunca her sabah saat 04.00’te kalkarak emek verdiğim #Halk TV’den, “küçülme” gerekçesiyle işten çıkarıldım. Ancak asıl gerekçe kurum içinde yaşanan sorunları dile getirmem ve yapılan hataları eleştirmemdi. Bu mesajdan kısa bir süre sonra işime son verildi.



Bizler, otizmli çocukların aileleri olarak; çocuklarımızın kriz anlarında hastane kapılarında sürünmesini, sadece ilaç yazılarak eve gönderilmesini kabul etmiyoruz. Sağlık Bakanlığına ve Otizm Eylem Planı’ndan sorumlu tüm yetkililere açık çağrımızdır: Otizm sadece 2 Nisanlarda binaları boyayarak, sosyal medya için videolar çekip yayınlayarak fark edilecek bir durum değildir. Otizm, gecenin 3’ünde kriz geçiren o çocuğa kapısını güvenle açacak, onu yetişkin koğuşlarının soğukluğuna terk etmeyecek uzmanlaşmış “Otizm Kriz ve Yataklı Tedavi Merkezleri” kurmaktır. Bu ailemizin iller boyu süren çaresiz yolculuğu, sağlık sistemimiz için bir milat ve bir uyanış çağrısı olmalıdır. Hiçbir otizmli ve ailesi, bu yalnızlığa mahkum edilmemelidir. @drmemisoglu @MahinurOzdemir @kasapoglu @TrOtizmMeclisi gazeteyenigun.com.tr/makale/2776825…








