e-bru
43.9K posts

e-bru retweetledi
e-bru retweetledi

Bu gördüğünüz çok ciddi bir Anayasa suçudur. Ne zamandan beri dini inancı yüzünden bu ülkenin vatandaşları hedef gösteriliyor ? Ve buna iktidar sessiz kalıyor ? Bu gazetemsi şetin yaptığı nedir biliyor musunuz vatandaşları birbirine kırdırmaktır. Nefret suçu işlemektir . 7-8 Eylül olaylarında ne yaşandıysa onu tekrarlamaya kalkmaktır . Buna iktidar çok sert cevap vermek zorundadır. Buna susarsa devamı herkesin dini, dili, ırkı, kökenine gelecek .. Hani Terörsüz Türkiye ?
Yeni Şafak@yenisafak
Bosch’un “köpek annesi” temalı reklamını hazırlayan Medina Turgul DDB reklam ajansının CEO’su Jeff Medina’nın profili
Türkçe
e-bru retweetledi

Michelangelo’nun 1518 tarihli alışveriş listesi ançüez, ringa balığı, sosis, peynir, rezene çorbası, şarap, ekmek…Adam 500 yıl önce bugünün Türkiye’sinden daha iyi besleniyormuş. Yarım binyıl önce yazılmış bir mutfak notuna bakıp ağlıyoruz halimize, herkes konuşur AKP yapar.
Michelangelo bu listeyi okuma yazma bilmeyen hizmetkarına vermek için hazırlıyor. Bu yüzden görsel piktogramlar ekliyor. 500 yıl önce emojileri bulmuş adam:) Sistina Şapeli fresklerini yapan kişi aynı gün “iki hamsi da almayı unutma” diye not düşüyor. İnanılmaz:)

Türkçe

e-bru retweetledi

Deneyim ve erişilebilirlik arasında kısa bir yolculuk - Dünya Gazetesi dunya.com/dunya-plus/den…
Türkçe

@ebrukk Teşekkür ederim Ebru Hanım. Mesajınızı ilgili yerlere ileteceğim. 🙂
Türkçe
e-bru retweetledi

Bir zeytinlik düşünün; toprağın hiç sürülmediği, sulamanın hiç yapılmadığı ve hatta mahsul alınan ağaçların insanlar tarafından dikilmediği bir zeytinlik. Size imkânsız gelebilir ama Ege Bölgesi’nin kadim zeytin meralarında dört bin yılı aşkın süredir bu zeytinlikler varlığını sürdürüyor. Hal böyle olunca hem yaban hayatı hem insanlar aynı ormandan besleniyor.
Gelin Türkiye’nin 2024 yılında ilk Slow Food Çiftliği olmaya hak kazanan ve küresel agroekoloji hareketinin bir parçası hâline gelen @EkenGuven ‘in kurduğu Sevilma Zeytin Bahçesine yakından bakalım. +




Türkçe
e-bru retweetledi

Bir süredir Türkiye Otizm Meclisi’nde yeniden aday olmadığım için çeşitli yorumlar yapıldığını, hatta “yoruldu, kaçtı, bıraktı” şeklinde konuşulduğunu duyuyorum.
Evet burası böyle bir ülke, hakkımda konuşurken bu cümlelerin bana mutlaka geleceğini bilin ya da biraz daha mert olup beni arayıp yorumlarınızı bana iletin. Korkmayın, bugüne kadar kimseyi yediğim görülmemiştir ama duyacaklarınıza da hazır olun.
Doğrudur, yoruldum. Çünkü 17 yıldır bu alanda verdiğim mücadele masa başında alınmış bir unvandan değil, çoğu zaman kişisel hayatınızdan, mesleğinizden, sağlığınızdan eksilterek yürütülen bir gönüllülükten ibaret. Bilinmesini isterim ki bugüne kadar yaptığım hiçbir çalışmayı bir koltuğa, bir sıfata ya da beklentiye bağlı yürütmedim.
Otizm alanına oğlum tanı aldıktan yalnızca üç ay sonra gönüllü olarak girdim. O günden bu yana, bazı cesaret isteyen adımları bazen tek başıma bazen de derneğimle beraber attım. Kimi zaman destekle, kimi zaman yalnız, kimi zaman da bazı çevrelerin açık itirazına rağmen. Bedelleri oldu, yorgunlukları oldu ama bu alanda bir taş yerinden oynadıysa içinde bir emeğim olduğunu bilmek benim için yeterli.
Bu nedenle:
- Oturduğu koltuğa yapışan, seçilmediğinde desteğini çeken, başka yapılara, güçlere yönelen, varoluşun yakıtını çeşitli etki ve siyaset alanlarından alan biri olmadım. Bundan sonra da imkânlarım ölçüsünde katkım sürecek, sadece biçimi değişecek.
- Otizm Platformu’ndan ilk federasyon girişimlerine, Otizm Meclisi’nden bugün gelinen noktaya kadar bulunduğum her yerde yalnızca proje üretmekle değil, demokratik seçim kültürünün yerleşmesi, her otizmli bireyin ve ailenin söz hakkının korunması, sivil toplumun siyaset karşısında bağımsız kalması, temsil sorumluluğunun hukuki sınırlar içinde yürütülmesi gibi pek az kişinin önem verdiği temel ilkelere de emek verdim.
- Önceki dönem emek veren insanların hakkının teslim edilmesi gerektiğini savundum, her fırsatta ilk dernekleri kuran ve bize yol açan artık emekli olmuş büyüklerimizi anmaya çalıştım, çünkü bu alan kişisel vitrin değil, ortak mücadele alanıdır ve kendi tarihini unutanlar kaybetmeye mahkûmdur.
Bütün bunları herkesin anlamasını elbette beklemiyorum.
Ama şunu bilin. Benim kaçtığımı, geri çekildiğimi sananlar yanılıyor. Sadece artık nerede, nasıl ve ne için mücadele edeceğime daha seçici karar vereceğim bir döneme giriyorum.
Ve evet, o güzel mesajlarınız bana ulaşıyor.
Sessizce kıymet bilen herkese teşekkür eder, saygılarımı sunarım.
Türkçe

Kervansaraylar, hanlar dolu Anadolu'da kavimler göçü devam ediyor. 3 nesil varsa ala:)
Massimo@Rainmaker1973
The oldest hotel in the world is The Nishiyama Onsen Keiunkan in Japan and has been in business since 705 AD. The crazy thing is that it’s still a family business. For 52 generations.
Türkçe
e-bru retweetledi

Deneyim ve erişilebilirlik arasında kısa bir yolculuk
Gastronomi sektörü olarak son yıllarda eşi benzeri görülmemiş bir direnç sınavından geçtik. Küresel belirsizlikler, maliyet artışları ve değişen tüketici davranışları karşısında reflekslerimizi adeta çelikleştirdik
Ancak bugün geldiğimiz nokta, sadece bir krizi atlatmak değil; sektörün genetik kodlarının yeniden yazıldığı bir döneme uyum sağlama sürecidir
Eski alışkanlıkların kökten yıkıldığı bir dönemdeyiz; artık "eski güzel günlere" dönme beklentisi yerini, yeni dünyayı inşa etme zorunluluğuna bıraktı
@ebrukk
dunya.com/dunya-plus/den…

Türkçe
e-bru retweetledi

#LadesBeyoglu Dün çok tesadüfen Beyoğlu Lades Lokantası'nın kapanacağını öğrendim. Hayatımın 25 yıllık anılarına sığdırdığım Lades'in bugün son günüymüş. Bugün vedalaşmak için gittin. Müdavimleri veda için gelmişlerdi.


Türkçe

Bunun yetişmesi biraz daha fazla zaman aldı,
Suat KINIKLIOĞLU@kinikli88
Rafine bir devlet adamının yetişmesi gerçekten çok zaman alıyor. Bu adam onyıllarca annesinin gölgesinde yaşadı. Kongre’de yaptığı konuşma İngiliz devlet aklının ince bir zeka ve espri anlayışı ile bütünleşmesi olmuş. Bu yüzden dünya gündemine oturdu.
Türkçe

@samiltayyar27 Tek taraflı darwinist eğitim acilen durdurulmalı. Bilimsel delilleriyle mutlaka yaratılış anlatılmalı. İman hakikateleri Kuran mucizeleri çok sağlam delillerle anlatılmalı.İman otursun ki gençler de Kuran okusun ibadetlerini yapsınlar. Adnan Oktar gibi bu eğitimleri verenleri de
Türkçe

Diyanet İşleri eski Başkanı Ali Erbaş, şöyle demiş:
“Okullarda Kuranı Kerim ve siyer derslerini tercih oranı yüzde 4’lere düştü. Bu dersler müfredata ilk girdiği yıllarda tercih oranı yüzde 30’du.”
Oysa bizim çok önemli bir projemizdi.
Ne oldu da öğrenciler dinden uzaklaşmaya başladılar.
Bu konuda herkesin bir sözü vardır, uzmanlar her yönüyle değerlendirecektir.
Meseleye kafa yoranlara benim de araştırmaya esas şu önerim olsun:
Hazreti Ömer adaletinden söz edip turist Ömer gibi, Hazreti Ali’nin ilmine atıf yapıp cin Ali gibi yaşamak, öğrenci tercihlerini negatif etkilemiş olabilir mi?
Türkçe








