Emre Dağ

936 posts

Emre Dağ

Emre Dağ

@emredag06

Katılım Haziran 2015
86 Takip Edilen41 Takipçiler
Emre Dağ retweetledi
İbrahim Babadağı | Borsanın İzinden
Bence çok çok güzel cevaplar geldi, katkı sunan herkesin ellerine sağlık. Bu tür tweetlere gelen cevaplar bu işlere, özellikle margin trading'e yeni başlayanlar için çok güzel dersler içeriyor. Bu derslerin sadece okunarak veya dinlenerek alındığına pek inanmasam da, yine de en azından ileride kaçınılmaz olan çarpışmanın şiddetini veya sonrasının darbeyi yönetme sürecini daha başarılı ele almanıza yarayacaktır. Ben de nacizane kendi fikirlerimi yazmak isterim, neden bu kaldıraçlı piyasalara giren her 100 traderın 90'ı, parasının %90'ını 90 gün içinde kaybediyor? Öncelikle, çoğu kişi, özellikle kripto/forex piyasasına katılan genç arkadaşlar bu işi bir profesyonel meslek olarak değil, girip bir yöne yüksek riskli para yatırmalık, "ya tutarsa"lık bir kumar gibi görüyor. Whatsapp, telegram gruplarında veya burada, sosyal medyada hiçbir yeterli analiz göstermeden, kararı bir veriyle desteklemeden, sadece içgüdüsel, dürtüsel bir tahminle "long" yönlü veya "short" yönlü işlem açan ve bunu binlerce takipçisine yayınlayan kişiler gırla. En büyük hata burada başlıyor. Hızlı zengin olma hayaliyle yüksek kaldıraç kullanıyor, stop-loss koymuyor ya da koyduğu stopu son anda kaldırıyor, esnetiyor, fiyattan uzaklaştırıyor. Yüksek kaldıraç size verilmiş bir kredi ancak bu kredinin tamamının kullanılması opsiyonu da size bağlı. Çoğu kişi kısa vurkaç hayaliyle çok yüksek pozisyon büyüklüğü ile ilerliyor, herhangi bir pozisyonun riski toplam kasanın %30'una, %40'ına bile çıktığı oluyor. Kaldıraç çift yönlü bir silah, toplam pozisyonunuzu büyüttüğü için, kazancın yanında kaybı da büyütüyor, ancak insan kazancı da, kaybı da yönetemiyor. Kazancın kaybından korkuyoruz, kaybın azalmasını umut ediyoruz. Halbuki tam tersini düşünmemiz ve uygulamamız gerek, yani kazancın daha da büyümesini umut edip, kaybın büyümesinden korkmamız gerek. Bu kafa ve zihin değişimini yapamadıktan sonra başarılı olmak çok zor. Trading şu ana kadar size öğretilen tüm bilgilerin, sizin hissettiğiniz tüm duyguların tam tersini sürekli hissetme ve bunları sürekli yönetme mesleği. Her şeyden öte sürekli bir belirsizlik içerisindesiniz ve insanoğlunun en sevmediği şey bu belirsizlik hissiyatıdır. Psikolojiniz sürekli bu belirsizliği bitirmek veya bitiremiyorsa ertelemek, kafadan silmek ister. Başarılı olarak bahsedilen %10'luk grup işte bu konuda uzman, belirsizliği yönetmek konusunda ilerlemişler, şanslı değil disiplinliler, sabırlılar ve işin riskini çok iyi bilip, çok iyi yönetebiliyorlar. Psikolojinize işler ters gittiğinde nasıl bir risk ile karşı karşıya kaldığınızı net bir şekilde anlatmanız gerekir, eğer belirsizliği net bir şekilde tanımlı bir riske çeviremezseniz süreci yönetmeniz mümkün olmaz. Sonuç olarak, bu işi ne kadar "gerçek bir meslek" gibi yaparsanız, o kadar başarılı olursunuz. Bu işi yapmaya çalışan çoğu kişinin kendisine şu soruyu sormasını istiyorum: "ben bu trading işine ne verdim ki, ne alacağım?" Göreceksiniz ki gerçekten bu mesleğe ne değerli bir emek verdiniz, ne yoğunlaştınız, ne kafayı yordunuz ne de bu meslekte ilerlemek için bir çaba sarf ettiniz. Unutmayalım, ne ekiyorsak, onu biçeceğiz.
İbrahim Babadağı | Borsanın İzinden@borsaninizinden

Kaldıraçlı piyasalarda işlem yapmaya başlayan her 100 trader'ın 90'ı, parasının %90'ını yalnızca 90 gün içerisinde kaybediyor. Sizce bu %90, neyi yanlış yapıyor olabilir? Bu tweeti ilk okuduğunuzda bu %90'ın yaptığını düşündüğünüz aklınıza gelen ilk hata nedir?

Türkçe
0
4
90
11.2K
Emre Dağ retweetledi
Tardy Investor
Tardy Investor@TardyInvestor·
Deniz yatırımdan #GLCVY 2026 1. çeyrek bilançosu için tahmin gelmiş. 1/2026 beklenti 👉 354 milyon tl 4/2025 365 milyon tl gelmişti. Yani düşüş bekleniyor analizde. *Yatırım tavsiyesi değildir.
Tardy Investor tweet media
Türkçe
5
1
28
10.5K
Emre Dağ
Emre Dağ@emredag06·
#petkm başkentteki oyuncu ipten aldı. Pazartesi bofa ile birlikte aldığı mali verirse asıl şov o zaman başlar. Bekleyelim bakalım...
Türkçe
1
0
0
396
Emre Dağ retweetledi
HAKAN
HAKAN@LawofTrade_·
Ben astor yükselişini kaçırdım,almak istiyorum ama nerden girsem bilemiyorum ve yükseklik korkum var diyenlere cevap :) Hissemizin hem trend desteği hem haftalık hareketli ortalama desteği (ema 8) 191 tl seviyesinden geçiyor,olası geri çekilmelerde alınacak pozisyonlar karlı sonuçlanabilir. #astor
HAKAN tweet media
Türkçe
14
9
286
32.4K
Emre Dağ retweetledi
HAKAN
HAKAN@LawofTrade_·
SADECE HAREKETLİ ORTALAMA KULLANARAK PARA KAZANMAK MÜMKÜN Bu soruyu sorarken cevabı aslında bende vardı,sadece sizin yorumlarınızı merak ettim.Benim burada uyguladığım strateji şu: Her şirketin kendine has bir ortalaması vardır ve karakteristik özellik gibi o hisseye aittir. Yani klasik 50-100-200 veya 5-8-13-22 kullanarak para kazanılmaz her hissede.Oturup çalışıp tek tek bulmanız lazım.Aşağıda bazı örnekler koydum. Bimas aylık ema 20 Froto aylık ema 30 Ekgyo haftalık ema 63 İsmen haftalık ema 63 Logo aylık ema 20 Yataş aylık ema 47 Bunlar gibi onlarca örnek bulabiliriz görsel sınırı var diye 4 tane koydum.Bilerek büyük periyotlar seçtim ve uzun yıllar çalıştığını görün diye. Bu tarz hisselerin uzun yıllar çalışan aylık veya haftalık ortalamalarına gelen fiyat hareketinde alınacak pozisyonlar yüksek ihtimalle karlı sonuçlanacaktır.Temel tarafta büyük bir kriz yoksa. Periyot büyük olduğu için sinyal sayısı az olacak fakat borsada 500 tane hisse var ve yıl içinde illa 7-8 tanesinden sinyal gelecektir,sadece bunlara açılacak işlemler ile güzel bir getiri olacaktır diye düşünüyorum. Zaten temas sonrası gelen marjlara bakarsanız 5 tane bile yakalamak sizin için yeterli olacaktır. Burada kritik nokta trade disiplini yani kar al ve stop loss noktanızı iyi belirlemelisiniz ve uymalısınız.
HAKAN tweet mediaHAKAN tweet mediaHAKAN tweet mediaHAKAN tweet media
HAKAN@LawofTrade_

Sadece hareketli ortalamaları kullanıp trade ederek para kazanmak mümkün mü?

Türkçe
10
38
367
33K
Emre Dağ retweetledi
HH1H 🇹🇷
HH1H 🇹🇷@herhafta1hisse·
Para Peşinde 5 Yıl ve Öğrendiğim 8 Ders: 2021 yılından bugüne Borsa İstanbul dinamiklerinde sermaye piyasalarından öğrendiklerimi özellikle yatırım yapmaya yeni başlayacak genç arkadaşlar için madde madde özetlemeye çalıştım. Her ne kadar beş yıl (düzensiz ilgilendiğim dönemleri hariç tutarsak) sayısal olarak önemli bir süre olmasa da; hem yüksek enflasyonlu ve negatif faizli sn. Nureddin Nebati Beyefendi dönemini hem de sıkı para politikasının ve yüksek reel faizin hâkim olduğu Şimşek dönemini içermesi bakımından son derece öğretici bir süreç oldu. Bununla birlikte; sıkı para politikasının hakim olduğu dönemde iyi bir getiri yapamadığımı, neredeyse tüm ezberlerimin bozulduğunu dürüstçe söylemek isterim. Ben maalesef aradığınız üstad değilim arkadaşlar. Şimdi naçizane çıkardığım derslere gelelim: • Her zaman hissede olmak zorunda değiliz, getiriyi adrenalin ihtiyacından önde tutup farklı tip yatırımları da değerlendirmeliyiz: Sıkı para politikasının en sert dönemlerinde bile büyük ölçüde hissede kalmış biri olarak şu an bunun bir mallık olduğunu düşünüyorum. Ünlü bir yatırımcının tam hatırlamadığım bir sözü vardı ve özetle şunu diyordu: Borsada bazen şu yönde hareket edersiniz, bazen bu yönde; bazen de hiç hareket etmezsiniz, sadece beklersiniz (yatırımcıya ilham veren sözler, vol.12). İyi bir yatırımcı tüm yatırım araçlarına hâkim olmalı ve portföyünü dönemin gerekliliklerine göre şekillendirmeli. Full malda olmak bir maharet değil. Genel ekonomide ve Borsa İstanbul'da uzun vadeli olumsuz bir seyir öngörüyorsak içerideki iyi şirketler ne yaparsa yapsın mevduat getirisinin altında kalabilir ve biz günün sonunda bu işten para kazanmaya, en azından paramızı korumaya çalışıyoruz. Eğer hisse senedi yoğun fon yöneticisi değilseniz zorlu zamanlarda bu çileyi çekmek zorunda değilsiniz. • Şirket iyi olsa bile, daha belirleyici olan makro ve sektörel koşullar bozuksa şirket için yapılabilecek çok bir şey olmayabilir: Öyle dönemler olur ki şirketin iyi yönetilmesi tek başına yeterli olmaz. Son 2-3 seneyi bu açıdan iyi bir örnek olarak görüyorum. Temettü yatırımcılarının geçmişte heybeye ezbere attığı şirketlerin önemli bir kısmı son yıllarda en kötü hisse performanslarını gösterdiler, özellikle döngüsel sektörlerde bu durum ibretlik olabiliyor. Mesela parasal sıkılaşma dönemlerinde sanayi ve dayanıklı tüketim malları alanında faaliyet gösteren ihracatçı şirketleri düşünelim: Finansman maliyeti yüksekse, döviz Türk lirasına karşı değer kaybediyorsa, enerji ve hammadde fiyatları reel olarak artıyorsa ve talep daralması varsa; şirket ne yaparsa yapsın bu olumsuz gidişatı tek başına durduramayabilir. Böyle bir ortamda kaliteli yönetimin yapabileceği maksimum hareket süreci olabildiğince az hasarla atlatmaktır. Ben iyi gün dostu bir yatırımcı olarak, şirketlerin bu zorlu süreçlerinin yanında onların yanında olmak istemiyorum, bana ne? • Hikayesi güçlü ve rüzgarı arkasından esen şirketleri bulmak her şeye rağmen iyi para kazandırma potansiyeline sahip: Bir üstteki maddenin aksi olarak da; makro ve sektörel konjonktür şirketin yanındayken, şirket çok çaba harcamadan bile kısa ve orta vadede güçlü bir performans ortaya çıkarabiliyor. Bu durum bazı şirketler için geçici ve kısa vadeliyken (stok kârı, tek barlık hareketler vesaire), bazıları bu performansı güçlü bir trende ve uzun soluklu bir hikâyeye dönüştürebiliyor. Şirketin görece az eforla güçlü finansallar açıklayabildiği, daha da önemlisi giderek daha güçlü finansallar açıklamaya başlayacağı bir dönem, eğer bu potansiyel henüz fiyatlanmamışsa, yatırımcı için zor günlerde bile önemli bir fırsat oluşturabilir. Burada şunu ayırt etmek gerekiyor: Benim kastettiğim tek bilançoluk betlerden ziyade makro ve sektörel konjonktürün uzun soluklu bir değişim yaratarak destek attığı sektörleri ve şirketleri bulabilmek. • Portföyü tek hisseye indirmek de hakimiyet kurulamayacak kadar fazla hisse tutmak da anlamsız: Zaman zaman şirketlerin fiyatlamaları öngörülemeyen nedenlerle uzun süre baskı altında kalabiliyor. Ya da gayet makul ve öngörülebilir sebeplerle. İyi faaliyet gösterdiğini düşündüğümüz bir şirket o esnada tam tersine çeşitli sebeplerden tüy dikmekte olabiliyor, bunu finansallar geldiğinde acı bir biçimde öğrenebiliyoruz. Bu türbülanslı dönemlerde zaten kurdeşen döküyorken uluslararası sürprizlerle karşılaşmak da mümkün; Çelebi ve Anadolu Efes örnekleri hâlâ önümüzde duruyor. Bu çerçevede tek hissenin taşıdığı riski zaman içinde anlamış bulunuyorum. Bununla birlikte, dinamiklerine ve temellerine tam hâkim olunamayacak sayıda şirketi Kaos Show'dan hallice biçimde portföyde tutmak da verimsiz bir yönetim anlayışına yol açıyor bence. Portföy büyüklüğüne göre dört ile sekiz hisse arası bir portföyün ideal olduğunu düşünüyorum. • Hikayeler çok heyecan verici olabilse de günün sonunda gerçeklerle ve sayılarla desteklenmesi gerekiyor: Hikayeler hepimiz için heyecan verici; çoğu zaman şirketten ağız sulandıran heyecanlı bir hikaye anlatmasını isteriz. Ancak dikkat edilmesi gereken şu ki; bu hikayelerin (kapasite artırımı, yeni iş kolu, yurt dışı yatırımı vesaire) önemli bir kısmı, şirketin yetersizliği ya da makro ve sektörel koşulların bozulması nedeniyle hayata geçirilemeyebilir. Geçirilmiş olsa bile, özellikle şirket bildiği işin dışına çıkıyorsa, beklenen kârlılık ve nakit üretim kapasitesine ulaşmak kolay olmuyor. Bunun sonucu da maalesef zarar eden ortaklık ve yatırımlar, boş kalan kapasiteler ve yüksek borçluluk olabilir. Sonuç olarak; hikaye ne kadar önemli olursa olsun, o hikayenin gidişatı yakından izlenmelidir. Allah'a şükür ki bir şirkete Borsa İstanbul üzerinden yatırım yapmanın büyük bir avantajı var: işlerin ters gittiğini anladığımız anda şirketin reçetesine yol yazabilmek. Bunu zarar etmek pahasına yapabilmek gerekiyor. • Geniş ve sıkı para politikası dönemlerinde "para"nın zihniyeti farklılaşıyor, bunu anlayabilmek lazım: Şirketlerin vizyoner hedefleri, mega yatırımları, yeni pazarlara girişleri ve uzun vadeli beklentileri para bolken çok daha kolay alıcı bulur. Sıkılaşma dönemlerinde ise bu hikâyeler yatırımcı için "o zamana kadar kim öle kim kala" düşüncesiyle anlam kaybeder. Bunun sebebi aslında kendi içinde tutarlı, mantıklı ve basit. Riskten kaçınan ve zaten yeterince stres altında olan kurumsal ve bireysel yatırımcı yüksek reel faiz gibi garantili bir alternatif varken ileriki çeyreklerde gerçekleşme ihtimali olan beklentilere neden para bağlasın ki? Sonuç olarak Borsa İstanbul'da hikaye gerçekleştiğinde daha yüksek fiyattan da olsa hâlen o şirketi alabilmek mümkün, o zamana kadar da bedavadan faiz yiyebilirler. Paranın su gibi aktığı, genişleyici dönemlerde ise cazip sabit getirili bir alternatif olmadığından uzun vadeli hikâyelere ilgi doğal olarak artar. • Isırgan otlarını sulayıp çiçekleri koparma teşbihi gerçekten de doğru, bunu yapmamalıyız: Doğru şirketi bulmak kolay değil. Bir portföy oluşturduk ve burada gerçekten iyi performans gösteren bir şirketimiz var diyelim. Özellikle düşüş dönemlerinde ilk olarak bu hisseyi satmaya odaklanıyoruz, zararda olan pozisyonlarımızı ise para kaybettiğimiz gerçeğiyle yüzleşmemek için olabildiğince uzun süre tutmaya meyilli oluyoruz. Aşırı klişe olan bu tespitin klişe olmasının bir sebebi var: En bilgili yatırımcı için bile böyle bir psikolojinin var olması. Öte yandan belki de işleri rast giden ve yatırımcının gerçekten teveccüh gösterdiği bir şirketi bulduk ve bundan iyi para kazanabilecekken pozisyonumuzu kapatıp hatalı olduğumuz veya piyasanın fark etmediği pozisyonlarımızda el arttırıyoruz. Hangi müdür iyi çalışanlarını kovup kötü çalışanlarının maaşını arttırır? Geri zekalı bir müdür. Aslında bizim borsada yaptığımız da bundan farksız bir hareket. • Patronu ahlaksız olan bir şirket, akşam rahat uyku uyumak isteyen bir yatırımcı için, en fazla düşük ağırlıklı spekülatif bir pozisyon olabilir: Bir insan ahlaksızsa ahlaksızdır; dil, din, millet veya meslek ayırt etmeden tüm insanlar için durum böyledir. Kötü patronlar temeli çok iyi giden işletmelere sahip olsalar bile yatırımcılarına her daim kötü sürprizler yapabilirler. Öte yandan şirketin işleri çok iyi gitse bile imtiyazlı paylar, ilişkili işlemler, usulsüz işler ve benzeri sebeplerle hisse özellikle bireysel yatırımcısına cehennemi yaşatabilir. Bizim Borsa İstanbul'da anlamamız gereken önemli konulardan biri şirketi değil hissesini aldığımızdır. Normal şartlarda bunların aynı şey olmasını beklersiniz ama eğer patronun kanı bozuksa, kârını paylaşmak istemiyorsa, hisse fiyatının gitmemesinden bir menfaati varsa; çok iyi bir şirket bile yatırımcı için kabus olabilir. "Value trap" dediğimiz durumun en önemli sebebi de patrondur. Buna uygun hareket etmek, ahlaksız patronlu şirketlerde riskin farkında olarak belirli bir ağırlığın altında ve her şeye hazırlıklı biçimde pozisyon açmak gerekir. Yazacak daha fazla şey muhakkak bulunur ama ilk aklıma gelen 8 başlığa yer verdim. Umarım başkaları için faydalı olur. Herkese iyi hafta sonları diliyorum.
HH1H 🇹🇷 tweet media
Türkçe
18
65
574
50K
Emre Dağ retweetledi
İbrahim Babadağı | Borsanın İzinden
VIOP hesabınıza attığınız her paranın POZİSYONDA OLSUN OLMASIN TAMAMININ günlük olarak faiz geliri yarattığını biliyor muydunuz? -Ne kadar? -Nasıl hesaplanıyor? -Arkasındaki mantık nedir? borsaninizinden.com/viopta-faiz-ge… Hepsi yukarıdaki linke tıkladığınızda okuyacağınız yazıda.
Türkçe
2
6
118
9.6K
Emre Dağ
Emre Dağ@emredag06·
@bankadabiradam Hocam selamlar, konut ve dask im var illa onların dediği yerden yaptırmak zorunda mıyız? Hayat sigortasında kaçış yok ama dask ile konutta şart mıdir dayattiklarini kabul etmek.
Türkçe
0
0
0
94
Emre Dağ retweetledi
Sefer Yüksel
Sefer Yüksel@SeferYuksel·
Finansal Teknoloji'de @fibabanka Genel Müdür Yardımcısı Serdar Yılmaz ile dijitalleşen bankacılıkta teknolojinin iş modellerine etkilerini, açık bankacılık ve ekosistem yaklaşımı ile geleceğin bankacılığını konuştuk. 👇👇👇 youtube.com/watch?v=DKA43D…
YouTube video
YouTube
Türkçe
1
2
6
907
Emre Dağ retweetledi
Fintables
Fintables@fintables·
Bu hafta en çok yükselen ve düşen hisse varantları 📊 Detaylı incelemek için "Varantlar" sayfamızı ziyaret edebilirsiniz 👇 Fintables.com/varantlar
Fintables tweet mediaFintables tweet media
Türkçe
3
9
99
63.4K
Emre Dağ retweetledi
DenizYatırım
DenizYatırım@Deniz_Yatirim·
#GLCVY 4Ç25 Beklentimiz
DenizYatırım tweet media
Türkçe
0
1
21
23.9K
Emre Dağ
Emre Dağ@emredag06·
@acgozen AI tarafındaki en büyük sorun iş süreçlerine entegrasyon sorunu, gizlilik ve halusinasyon. Bunlar için bir miktar daha zaman var. On prem çok maliyetli bunun dışında da verilerin ortalığa sacilma ihtimali var. AI istihdamı torpulecek ama silip süpürme için zamana ihtiyaç var.
Türkçe
1
0
3
1K
Ali Cenk Gözen
Ali Cenk Gözen@acgozen·
İstihdamda AI etkisi bir senaryo değil. Çoktan başlamış ve ivmelenen bir fenomen. New York Magazine'de 12 Kasım'da yayımlanan makalede çok ilginç deneyimler var. Uzun bir makale ama şunları not aldım: 🖇️ Şirketler artık binlerce kişilik ekipleri değil, daha küçük ekip + agent kombinasyonlarını hedefliyor. Bu da giriş seviyesi rollerin ilk dalgada daralması demek. Junior ihtiyacı azalıyor. 🖇️ Sunum + veri toplama + raporlama gibi klasik analist işleri hızla otomasyona gidiyor. 🖇️ AI etkisi henüz tam ölçülemese de şirketler yakında olacak diye işe alımı kısıyor, kadroyu sıkılaştırıyor. 🖇️ Şirketler artık sadece genç ve genel yetkinlikler yerine, teknoloji ve uygulama tarafında işi gerçekten bilen, deneyimli çalışanları tercih ediyor. Somut alan tecrübesi daha kıymetli. 🖇️ AI kullanımı artık artı özellik değil, işe giriş için temel bir gereklilik. Hem adaylar hem şirketler başvurudan mülakata kadar AI’dan yararlanıyor. Şu soru öne çıkıyor: Senin sağladığın katkı, AI'dan hangi noktada ayrışıyor? 🖇️ Tekrarlayan ve çıktısı kolay ölçülen işler en yüksek risk altında olanlar. Kopyala-yapıştır, kontrol, rapor düzenleme, basit kod yazımı ya da içerik varyasyonu gibi görevler tamamen ortadan kalkmasa bile, aynı iş için gereken insan sayısını ciddi biçimde azalacak. 🖇️ AI çıktı üretebiliyor. Ancak problemi doğru tanımlamak, hedefi net koymak, kısıtları yönetmek, kalite ve uyum standartlarını belirlemek ve sonuçtan sorumluluk almak hala bizim işimiz. Kıymetli olan üretmekten çok çerçevelemek. 🖇️ 'AI kullanmayı öğren' klişesi doğru ama eksik. Asıl mesele, işi AI ile yeniden kurgulayıp karar alan bir tool'a dönüştürmek. 🖇️ Aynı meslekte yıllarca kademeli yükselme yerine, alan değişimi (finanstan teknolojiye, içerikten analitiğe) geçişkenlik daha sık olacak.
Ali Cenk Gözen tweet media
Türkçe
6
28
243
40.5K
Emre Dağ retweetledi
ًً۟
ًً۟@borsadabibasina·
Bu yazının imla hataları biraz düzeltilmiş ve daha okunabilir haline web sitesi notlar bölümünden ulaşabilirsiniz: #ac=hayatta-kalma-rehberi-pozisyon-buyuklugu-onemi" target="_blank" rel="nofollow noopener">borsadabibasina.com/notlar#ac=haya…
Türkçe
0
1
10
1.6K
Emre Dağ retweetledi
B,
B,@tt109407b·
seslendirmeye 5 dkdir gülüyorum kedinin üşümüşlüğüne 1 saattir paramparça oldum
Türkçe
27
152
5.5K
175.2K
Emre Dağ retweetledi
Bay Tutumlu
Bay Tutumlu@BayTutumlu·
"9-6 bir işte çalışan olarak zaman bazen bana aitmiş gibi hissettirmiyor. Basit bir iş için bile izin almak gerekiyor. Hastaneye gitmek gibi en küçük özgürlükler bile bir bedel gerektiriyor. İhtiyacın olduğunda dinlenebilmek inanılmaz bir ayrıcalık." youtube.com/watch?v=AYFgSj…
YouTube video
YouTube
Türkçe
5
25
324
186.4K
Emre Dağ
Emre Dağ@emredag06·
@SBASKURT_ İkisi de benim nezdimde yatırımcıyı yanıltıcı harekettir ve engellenmelidir. Manipülasyon aynı zamanda piyasa bozucu bir eylemdir. Sanırım bundan kaynaklı bir karmaşa var.
Türkçe
0
0
0
100
Serhat BAŞKURT
Serhat BAŞKURT@SBASKURT_·
SPK Başkanının yaptığı açıklamalardan sonra sürekli önüme bazı yorumlar düşüyor. Bu yorumlarla beraber gördüm ki bazı piyasa profesyonelleri bile manipülasyon ile piyasa bozucu işlem arasındaki farkı bilmiyormuş. Manipülasyon kasten piyasada yapay etki yaratmak için yapılan fiillerdir. Yani bir kişi veya grup bilerek, piyasayı yanıltmak veya yönlendirmek amacıyla işlem yapıyorsa bu manipülasyondur. Piyasa bozucu işlem ise piyasanın adil ve düzgün işleyişini bozan işlemlerdir. Mesela gerçek alım-satım olsa bile aaşırı volatilite yaratmak, işlem hacmini yapay biçimde şişirmek. Piyasa bozucu işlemle manipülasyon arasındaki en büyük fark ise piyasa bozucu işlem suç değildir kabahattir, maniplasyon ise suçtur. Konuları değerlendirirken bu ince farka dikkat etmek gerekir.
Türkçe
3
0
61
9.2K
Emre Dağ
Emre Dağ@emredag06·
Bu faturayı kabul etmiyorum. Gereğinin yapılmasını rica ederim.
Türkçe
0
0
0
8
Emre Dağ
Emre Dağ@emredag06·
@TTDestek Ebubekir bey selamlar, öncelikle göreviniz hayırlı olsun. 7044886012 hizmet numaralı hizmetimi sonlandırmak için 23.09.2025 tarihinde tutanakla magnet internetimi modemi teslim ederek sonlandırdım. Bugun kullanmadığım modem ücretinin bana fatura edildiğini gördüm.
Türkçe
2
0
0
16