Şerif Ateş

2.1K posts

Şerif Ateş banner
Şerif Ateş

Şerif Ateş

@erifATE

Colemérg-Wan-LaDini

Eğitim Sen 🌻 Katılım Haziran 2011
1.7K Takip Edilen944 Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Şerif Ateş
Şerif Ateş@erifATE·
Belki de en büyük sorunumuz bütün kötülüklerin tam ortasında dünyadan bi haber saf ve masum yetiştirilmemizdir!!!
Türkçe
0
3
40
0
Şerif Ateş
Şerif Ateş@erifATE·
Mide bulandırıcı pişkince timsah gözyaşı. Git arın aklan gel... İktidarın aparatı
Kemal Kılıçdaroğlu@kilicdarogluk

Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler; Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında, gerçekleri ilk günkü netliğiyle halkımızla paylaşmak bir zorunluluk hâline gelmiştir. Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum. 22. Dönem milletvekillerimizin ve aday adaylarımızın noter huzurunda, kendilerine tanınan dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan etmeleri de bizim konuya bakışımızın göstergesidir. 2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik. Sayısal çoğunluğumuz ancak buna imkân verdi. Dönemin milletvekili arkadaşlarımız her adımına şahittir. Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem “Evet” dedik. Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi. Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı. Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir. Bu sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş’ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü’nde her zaman en ön safta mücadele ettik. Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır. Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan’ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir. Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız. Buradan bir kez daha ilan ediyorum: Sayın Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim. Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz!

Türkçe
0
0
0
21
Şerif Ateş
Şerif Ateş@erifATE·
@inanakgunalp İnan bey, demagoji yapmaya gerek yok. CHP özellikle zati muhterem Kayyumun ısrarı ile ( iktidarın veya devletin talimatı gereği) destek verdi mi vermedi mi? AKP- MHP sayısı zaten yetiyordu, yetmiyordu geçin onları. Bırakın onlar tek başlarına yapsaydı.
Türkçe
0
0
2
134
İnan Akgün Alp
İnan Akgün Alp@inanakgunalp·
Dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin 20 Mayıs 2016 tarihli oylamada Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisinin sandalye sayısı toplamı 357 idi ve bu sayı anayasa değişikliği yapılmasına dair kanun teklifinin kabul edilmesi için yeterli idi. O tarihteki üye tam sayısı olan 550 milletvekilinin 3/5 çoğunluğu olan 330 oy nisabı ( teklifin kabulü için gerekli çoğunluk) sadece Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisinin oyları ile aşılmakta idi. Ancak teklif bu sayı ile yasalaşacak olsa zorunlu olarak referanduma gidecek ve milletvekilleri hakkındaki iddialar halkoyuna sunulacaktı. Bu durum, o zamanki siyasi atmosferde milletvekillerinin halkoyu ile mahkum edilmesi demek olacaktı. Hükümetin referandumdan bir sonraki adımı halkoylaması sonucu oluşacak konsolide seçmen tabanı ile bir erken seçime gitmek ve başkanlık sistemi için gerekli halk desteğinin bu yolla sağlamak idi. Bu anayasa oylamasında CHP’nin 134 milletvekilinden sadece 19 milletvekili teklife evet oyu vermek sureti ile referandum eşiğinin aşılması suretiyle hükümetin oyununu bozmuştur. Amaç sadece referandum eşiğinin aşılmasıdır. (367 oy) Yoksa sadece Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisinin oyları ile dahi dokunulmazlıklar kaldırılmış ve CHP’nin oyları belirleyici olmamıştır. Özetle Sayın Demirtaş’ın hapiste olmasından Cumhuriyet Halk Partisini ve Genel Başkanını sorumlu tutmak büyük haksızlıktır.
Kemal Kılıçdaroğlu@kilicdarogluk

Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler; Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında, gerçekleri ilk günkü netliğiyle halkımızla paylaşmak bir zorunluluk hâline gelmiştir. Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum. 22. Dönem milletvekillerimizin ve aday adaylarımızın noter huzurunda, kendilerine tanınan dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan etmeleri de bizim konuya bakışımızın göstergesidir. 2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik. Sayısal çoğunluğumuz ancak buna imkân verdi. Dönemin milletvekili arkadaşlarımız her adımına şahittir. Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem “Evet” dedik. Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi. Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı. Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir. Bu sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş’ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü’nde her zaman en ön safta mücadele ettik. Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır. Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan’ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir. Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız. Buradan bir kez daha ilan ediyorum: Sayın Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim. Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz!

Türkçe
301
81
244
88.8K
CHP 🇹🇷
CHP 🇹🇷@herkesicinCHP·
Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu: “Bana diyorsunuz ki ‘Erdoğan mı sizi destekliyor?’ Bu kadar büyük mücadele yapmış bir kişiye bu soru sorulur mu? Benim söylemediğim, konuşmadığım şeyleri yazıyorlar. Ahlaki yapım belli, ailem belli, partiye bağlılığım belli. Yolsuzluklarla, haksızlıklarla mücadele ettim, geldim buraya kadar.”
Türkçe
1.3K
173
1.4K
73.2K
Şerif Ateş
Şerif Ateş@erifATE·
Pişkin
Kemal Kılıçdaroğlu@kilicdarogluk

Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler; Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında, gerçekleri ilk günkü netliğiyle halkımızla paylaşmak bir zorunluluk hâline gelmiştir. Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum. 22. Dönem milletvekillerimizin ve aday adaylarımızın noter huzurunda, kendilerine tanınan dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan etmeleri de bizim konuya bakışımızın göstergesidir. 2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik. Sayısal çoğunluğumuz ancak buna imkân verdi. Dönemin milletvekili arkadaşlarımız her adımına şahittir. Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem “Evet” dedik. Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi. Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı. Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir. Bu sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş’ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü’nde her zaman en ön safta mücadele ettik. Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır. Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan’ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir. Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız. Buradan bir kez daha ilan ediyorum: Sayın Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim. Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz!

Türkçe
0
0
0
17
Kemal Kılıçdaroğlu
Kemal Kılıçdaroğlu@kilicdarogluk·
Kıymetli evlatlarım, YKS’ye girecek tüm gençlerimize başarılar diliyorum. Emeklerinizin karşılığını alacağınız, umutla hatırlayacağınız bir sınav olmasını temenni ediyorum. Yolunuz açık olsun.
Kemal Kılıçdaroğlu tweet media
Türkçe
4.9K
426
2.9K
268.7K
Şerif Ateş retweetledi
Güllü🖤
Güllü🖤@GllSar1047243·
Bazen bir vatandaşın birkaç cümlesi,uzun uzun yapılan tartışmalardan daha çok şey anlatır.İnsanların adalet,eşitlik ve barış umudu kurması gerçekten bu kadar mı zor? Kimsenin ötekileştirilmediği,adaletin herkese eşit uygulandığı günleri görmek umuduyla... Demirtaş'a özgürlük...🕊️
Türkçe
5
8
98
1.6K
Kemal Kılıçdaroğlu
Kemal Kılıçdaroğlu@kilicdarogluk·
Bu akşam saat 20.00'de, Sözcü TV ekranlarında gazeteciler Senem Toluay Ilgaz, Barış Terkoğlu ve Aslı Kurtuluş Mutlu’nun sorularını yanıtlayacağım.
Kemal Kılıçdaroğlu tweet media
Türkçe
5.4K
551
2.6K
405.2K
Şerif Ateş retweetledi
Kerem Fırtına
Kerem Fırtına@KeremFirtina·
“TİP'in kendi programı, adayı, perspektifiyle siyaset yapma hakkı tartışılmaz. Sorun programatik iddiada değil. Sorun, bunun ‘anadili Kürtçe olan aday’ ifadesine bağlanmasında. Kürtler için dil yüzyıllık inkarın kendisidir. Hâlâ bilinmeyen dil kategorisinde işaretlenen bir varlık-yokluk ve onur alanıdır. Buradaki incinmenin gerçekliği var ve bu küçümsenemez. Birbirimizin yaralarını deşecek söylemlerden hepimiz uzak durmalıyız. Ortak tarihimize baktığımızda gördüğümüz ikinci husus, sistemin sol ve sosyalist siyasete yönelik yürüttüğü siyasi mühendisliktir. Sistem kendi ‘makbul solu’nu üretirken Kürt Özgürlük mücadelesinden uzak duran bir sol kriteri koydu. 60 ve 70’lerde bu stratejiyi görürüz. 12 Eylül darbesinde bunu şiddetle yaptı. 1990’larda Kürt siyasi hareketiyle yan yana gelen her demokratik gücün kriminalize edilmesi de aynı aklın devamıydı. Bugün de benzer bir strateji, farklı yöntemlerle işletilmek isteniyor. Sosyalist olmanın gereği bu yakıcı günlerde ortak mücadele hattını çoğaltmaktan geçer. Biz çoğaltmaktan yanayız. Böyle bir dönemde sosyalistlerin yıpratıcı tartışmalara girmesi yeni yaşamı inşa imkanını zayıflatıyor ve egemenlere hediye sunuyor. Farkındayız, yaralı yarasını bilir; ama yarayı saracak olan da ortak mücadelenin elidir. Bizim tarihsel sorumluluğumuz o eli geri itmek değil, sıkıca tutup hangi programda buluşacağımızı konuşmaktır. Dünden beri ortada olmayan açıklamalar üzerinden tartışmayı alevlendirmek isteyenlerin tuzağına düşmemek gerekiyor. Özellikle sosyal medya üzerinden yürüyen yıpratıcı tartışmalara son verilmeli. Dolayısıyla bu tartışma bizim için kapanmıştır. En zor dönemde bizimle duran, dayanışan, bedel ödeyen dostlarımızın kadrini biliyoruz ve barışa, demokrasiye birlikte mücadele ederek ulaşacağımıza inanıyoruz. Öte yandan Kürt meselesini şiddetten siyasete taşıyan bir süreçte yer aldığımız için eleştirilmek bir çelişkidir. Muhatap seçme lüksü dünyanın hiçbir barış sürecinde taraflara tanınmamıştır. Kürtler de başka bir iktidаrı, başka bir baharı bekleyemez. Her gün gençler yaşamını yitirirken, asimilasyon derinleşirken, toplumsal, ekonomik, psikolojik enerji tüketilirken, ‘bu böyle devam etsin, iktidar değişince müzakere ederiz’ demek akıl dışıdır: Mevcut iktidаrla pek çok meselede aramızda derin farklar var. On temel başlıktan belki de dokuz başlıkta farklı düşünüyoruz. Ama barış meselesi bu farkların üzerinde duruyor. Orada diyalog kurarız, müzakere ederiz, müşterekleri büyütürüz. Çünkü asıl mesele iktidarın kimliği değil, on yıllardır akan kanın durmasıdır. CHP meselesine gelince; Saraçhane'ye ilk gidenler arasında biz vardık. İstanbul İl örgütü polis ablukasındayken Tülay Başkan'la oradaydık. Butlan kararına karşı net durduk; bunun parti içi bir mesele değil, yargı eliyle siyasetin dizayn edilmesi olduğunu defalarca söyledik. CHP bu tutumumuzdan memnuniyetini her seferinde dile getiriyorken; işin tuhafı, bazı kesimler ise bir türlü memnun olmuyor. Bazıları bizi sadece bir eylem gücü olarak görüyor, kendi gündemlerinin dinamosu olarak konumlandırmak istiyor. Bunu kabul etmiyoruz. Hiçbir siyasi yapının zulme uğramasına sessiz kalmayız; dayanışmayı bir tercih olarak değil, ilke olarak görürüz. Bu bizim varlık gerekçemiz. Sürekli ‘DEM Parti nerede, Kürtler nerede?’ diye soranlara şunu söylüyorum. Kim ki zulme ve haksızlığa uğruyor DEM Parti orada. Ama birileri ısrarla dayanışmanın çetelesini tutacak olursa, en az borçlu çıkacak olan biz oluruz.”
Tuncer BAKIRHAN@tuncerbakirhan

T24’ten Ceren Bayar’a siyasi gündemlere ilişkin değerlendirmelerde bulundum.

Türkçe
24
140
962
83.4K
Şerif Ateş retweetledi
Saadet Özkan
Saadet Özkan@SaadetOzkanEfe·
Vay be… Altı yaşında bir çocuğa istismarda bulunan ve hüküm giymiş bu şahıs tahliye edildi. Bu görüntüleri gören mağdur çocuklar ve aileleri, kendilerini ihanete uğramış hissetmedi mi? Ülkemin kanunlarına uyan, vicdan sahibi insanlarının hakkına girilmedi mi? Peki, bu acıları yıllarca yaşayan çocuğa ihanet edilmedi mi? Mağdur çocuğu korumak için devletimizin himayesine alan, kimliğini değiştirerek güvenliğini sağlamaya çalışan kamu görevlilerine, adalet sistemine ve verilen onca emeğe zarar verilmedi mi? Bu görüntülerin kamuoyuna yansımasının;, mağdur çocukların üstün yararı ilkesine, kişilik haklarının korunmasına ve çocukların yeniden örselenmemesi yönündeki evrensel hukuk ilkelerine aykırı sonuçlar doğurup doğurmadığının değerlendirilmesi gerekmez mi? Toplumun adalete olan güvenini zedeleyen ve kamu vicdanını yaralayan bu durum karşısında ilgili makamların gerekli incelemeyi başlatması beklenmez mi? Cumhuriyet Başsavcılıklarımızın harekete geçmesi gerekmektedir. Ne kanseri acaba… #ÇocuklarVatandı… @ucimorgtr @yucelceylancom
Etkili Haber@etkilihaberyeni

Kızı HKG'yi 6 yaşında evlendirmesi nedeniyle cinsel istismar suçundan 19 yıl hapis cezası alan Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi. Gümüşel'i cemaat mensupları coşkuyla karşıladı.

Türkçe
50
294
1.3K
14.8K
Şerif Ateş retweetledi
MECRA
MECRA@haber_mecrasi·
🔴Bu nasıl adalet? Cinsel istismar suçlusuna tahliye 🔸6 yaşındaki kızını evlendiren, cinsel istismar suçlusu tarikat lideri Yusuf Ziya Gümüşel tahliye edildi 🔸6 yaşındaki H.K.G.’nin, 29 yaşındaki Kadir İstekli ile “evlendirildiği” ve sistemli istismara maruz bırakıldığı iddialarına ilişkin davada adı geçen Hiranur Vakfı kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel, tahliye edildi
Türkçe
0
7
16
2.4K
Şerif Ateş retweetledi
KESK
KESK@KESK1995·
📢EK ZAM HAKKIMIZDIR! 🔴İNSANCA YAŞAM HAKKIMIZA HEP BİRLİKTE SAHİP ÇIKALIM!👇 media.ctxhub.net/keskorgtr/2026… ✔Temmuz ayı maaşlarımızda ek %35 artış yapılmasını, ✔İlave seyyanen ödenek başta olmak üzere mevcut tüm ek ödemelerin taban aylığımıza yansıtılmasını, ✔4688 sayılı yasa başta olmak üzere mevcut mevzuatın derhal, Grevli Toplu Pazarlık hakkımızın önündeki engellerin kaldırılmasını temel alan evrensel sendikal normlarla uyumlu hale getirilmesini İSTİYORUZ! Ek zam talebimizi güçlendirmek için KESK olarak başlattığımız imza kampanyasına katıl, taleplerimizi hep beraber savunalım.
KESK tweet mediaKESK tweet mediaKESK tweet mediaKESK tweet media
Türkçe
1
56
92
3K
Şerif Ateş
Şerif Ateş@erifATE·
Anys 34.md gereğince herkes önceden izin almadan silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir. • Öğretmenler yerde sürükleniyor • Eğitim Sen Genel Başkanı yere yatırılarak ters kelepçe takılıyor. • Çürümüşlüğün fotoğrafı.!
Şerif Ateş tweet media
Türkçe
0
0
2
51
Şerif Ateş retweetledi
Mehmet Altan
Mehmet Altan@MehmetAltanFan·
"Çok sayıda öğretmen ters kelepçeyle gözaltına alındı. Öğretmenler “Bir günde çözülecek mesele için zulüm görüyoruz” diyerek tepki gösterdi." Doktoru hasta dövsün ,öğretmene polis ters kelepçe yapsın... Türkiye 2026
Türkçe
3
104
380
4.5K