Ersin Çahmutoğlu

2.4K posts

Ersin Çahmutoğlu banner
Ersin Çahmutoğlu

Ersin Çahmutoğlu

@ersincmt

Siber Güvenlik, Siber Suçlar, Siber İstihbarat | Cybersecurity | IR | MA: @msuedutr PhD: @sauortadogu

Katılım Eylül 2011
313 Takip Edilen35.4K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Ersin Çahmutoğlu
Ersin Çahmutoğlu@ersincmt·
📍Siber İstihbarat Savaşları kitabım raflarda yerini aldı! Tüm kitap satış noktalarında ve online mağazalarda! 📚 Kitapta kritik siber casusluk vakaları, siber savaşlar ve siber istihbarat faaliyetlerine dair başka yerde okuyamayacağınız detaylar var👇 - Dünyadaki ilk siber casusluk silahı olan Promis nasıl geliştirildi? Promis’in ticaretinde İran, Mossad, CIA ve Beyaz Saray’ın da dahil olduğu skandallar neleri ortaya çıkardı? - Dünyadaki en önemli 10 siber saldırı ne gibi sonuçlara yol açtı? (Stuxnet, GhostNet, WannaCry, NotPetya, Solarwinds vb) - ABD, Birleşik Krallık, Rusya ve Çin arasındaki siber savaşlarda neler yaşandı? Dinleme faaliyetleri hangi yöntemlerle yürütüldü? - Kuzey Kore kripto para hırsızlığıyla nükleer silah programını nasıl fonladı? - Rusya ve Çin’in ABD’deki aylar süren siber casusluk ve istihbarat operasyonları nasıl tespit edildi? - Çinli siber casuslar ABD’nin önde gelen telekomünikasyon şirketlerine nasıl sızdı? Trump ve Biden dahil pek çok ABD’li üst düzey isimleri nasıl dinledi? - İsrail’in yapay zeka destekli katliam makinesi Lavender nasıl çalışıyordu? Lavender’i geliştiren İsrail askeri istihbarat teşkilatı mensubu general nasıl ifşa oldu? - Mossad ve Unit8200, Hizbullah’a ait çağrı cihazlarını ve telsizleri nasıl patlattı? Paravan şirketler ve casuslar üzerinden hangi faaliyetleri yürüttü? Çağrı cihazlarını nasıl üretti ve pazarladı? - Milli İstihbarat Teşkilatı, Mossad’ın çağrı cihazlarını İstanbul’da nasıl ele geçirdi ? - Milli İstihbarat Teşkilatı, Mossad’ın hangi siber istihbarat ve casusluk faaliyetlerini engelledi? - İsrail, dünyada siber casusluk aktörleri arasında nasıl lider konuma geldi? Hangi ülkelerde, hangi siber istihbarat şirketleri var? - İsrail’in gelişmiş siber silahları ve casus yazılımları dünyada hangi ülkeleri hedef aldı? - Pegasus, Predator, Graphite ve diğer sofistike casus yazılımlar dünyada hangi skandallara karıştı? - NSO Group, Intellexa ve diğer siber istihbarat devlerinin ifşa olan dokümanları neleri ortaya çıkardı? - FBI, uluslararası suç örgütlerini çökerten ANOM adlı cihazı nasıl geliştirdi? ANOM’u dünyaya yaymak için hangi Türk suç örgütü liderini kullandı? - Suç örgütlerinin kullandığı MATRIX platformu nasıl tespit edildi? Milyonlarca mesajdan hangi bilgilere ulaşıldı? Bu soruların cevaplarını ve çok daha fazlasını kitapta bulacaksınız. Şimdiden keyifli okumalar dilerim:) @destekyayinlari @kitapyurducom @DRdunyasi @bkmkitap @idefix @babilcom @hepsiburada @Trendyol @amazon #sibergüvenlik #siberistihbarat #sibersavaş #casusluk #istihbarat #yenikitap #kitapönerisi #kitaptavsiyesi
Ersin Çahmutoğlu tweet mediaErsin Çahmutoğlu tweet mediaErsin Çahmutoğlu tweet mediaErsin Çahmutoğlu tweet media
Türkçe
24
114
453
157K
Ersin Çahmutoğlu
Ersin Çahmutoğlu@ersincmt·
WhatsApp’taki tüm mesajların üçüncü taraflarca okunabilmesi ve hatta depolanabilmesi endişesi giderek artıyor. ABD, Fransa ve Almanya gibi ülkelerde güvenlik endişelerinden dolayı WhatsApp’ın belirli kamu kurumlarında yasaklanması da dikkat çekici. Mesajlaşma uygulamalarında ciddi güvenlik sorunları var. Uçtan uca şifreleme olup olmaması bir yana, cihaz özelinde güvenlik ve gizlilik problemleri de söz konusu. Örneğin, çok güvenli olarak bilinen Signal uygulamasındaki mesajlara bile erişilebiliyor. Üstelik uygulama silinse bile. Bugün ortaya çıkan bilgilere göre FBI, uygulama cihazlardan tamamen kaldırılsa bile Signal’deki mesajlara iPhone’daki bildirimlerin depolandığı veritabanından ulaşabiliyor. Son derece gizlilik içerisinde konuştuğunu zannedenler, uygulamayı tamamen cihazdan silse dahi bildirimlerin saklandığı alan üzerinden konuşmalara erişmek mümkün. Bu noktada, hem uygulama hem de cihaz özelinde güvenlik önlemlerine dikkat edilmesi gerekir. Bildirim sırasında ekrana gelen bilgiler gizli tutulmazsa yapılan tüm görüşmelere cihaz geçmişinden erişmek mümkün. WhatsApp konusu ise büyük güvenlik problemlerinden biri. Telegram, Facebook ve Instagram da öyle. Hatta X’teki konuşmaların bile güvenli olduğunu düşünmemek gerekir. Uçtan uca şifrelemenin yanında anonimlik ve veri gizliliği çok önemli
DogeDesigner@cb_doge

🚨 WhatsApp’s “end-to-end encrypted” privacy is a total lie. New class-action lawsuit just dropped: Meta secretly let employees, contractors like Accenture, and third parties read, intercept, and store your private messages WITHOUT consent. All while marketing it as “only you and the recipient can read it.” Zuck lied to billions. Your chats were never safe.

Türkçe
5
22
65
10.7K
Ersin Çahmutoğlu
Ersin Çahmutoğlu@ersincmt·
Kuzey Kore rejimine hizmet eden hackerların Batılı şirketlere nasıl sızmaya çalıştığını gösteren örnek bir video👇 Kendini Japon olarak tanıtan bir hacker, iş görüşmesi sırasında kendisinden Kim Jong-un'a ağır hakaretler etmesi istendiğinde aniden görüşmeden ayrılıyor. Kuzey Kore'de rejime veya Kim Jong-un'a hakaret edenlerin idam cezası aldığı bilgisinden hareketle, iş görüşmesinde böyle bir plan yapılmış. Hackerın böyle bir endişeye sahip olup olmaması bir yana, ülkede devlet destekli olan ve özellikle istihbarat servisi RGB'ye bağlı olan hackerların rejime üstün sadakatleri olduğu bilinir. Zaten çekirdekten ona göre yetiştirilirler. Bu video, Kuzey Korelilerin IT dünyasını ve siber güvenlik endüstrisini aldatmak için nasıl çalıştığını da gösterir. Yaklaşık 16 yıldır bu alanda ciddi yol kat ettiler. Son yıllarda taktiklerini geliştiren Kuzey Koreli hackerlar, çoğu zaman çalıntı kimlikler ve deepfake yöntemiyle ABD ve Avrupa'daki şirketlere sızıyor. Geçtiğimiz yıl ABD'li bir yazılım şirketine, bir hackerın uzaktan çalışan personel olarak aylarca maaş aldığı ortaya çıkmıştı. Sıradan hacker gruplarından çok farklı motivasyonla hareket eden ve spesifik yeteneklere sahip olan bu gruplar kaynağını doğrudan rejimden alırlar. İşe girdikten sonraki kazançları da doğrudan rejime aktarırlar. Bu hacker gruplarından en bilineni de Lazarus'tur. "APT38" ve "Hidden Cobra" isimleriyle de bildiğimiz Lazarus grubu, 2009'dan beri aktif şekilde dünya siber suçlar sahnesinde sıklıkla kendinden söz ettiriyor. RGB'ye bağlı olan grubun siber operasyonları çoğunlukla kripto para hırsızlığı üzerine oluyor. Ancak bunun yanında özellikle savunma sanayii şirketlerine yönelik siber casusluk saldırıları ve ransomware saldırıları da var. Özellikle Lazarus'un faaliyetleri sonucu elde edilen gelirler, ülkenin nükleer teknoloji programını finanse etmek için kullanılıyor. Kripto para hırsızlığı da bu faaliyetlere dahil. Geçtiğimiz yıl ByBit'den 1,5 milyar dolarlık kripto para çaldıklarını hatırlayalım. Tarihin en büyük soygunlarından biriydi. Grup, sadece 2024'ten bu yana 3 milyar dolardan fazla kripto para çaldı. Kuzey Kore, yıllarca dünyadan izole bir halde iken kendi çapında bir ün yaptı ve son zamanlarda dünyada finansal motivasyonlu siber saldırı ve siber suç operasyonlarında listelerin ilk sırasında yer almaya başladı.
International Cyber Digest@IntCyberDigest

‼️🇰🇵 A North Korean state-sponsored hacker is asked during a job interview to say "Kim Jong-un is a fat ugly pig." He unmasked himself by refusing — as saying it would most certainly lead to his execution.

Türkçe
3
19
102
31.9K
Ersin Çahmutoğlu
Ersin Çahmutoğlu@ersincmt·
Trafikte gözleri adeta kör eden standart dışı, ayarı olmayan beyaz farlar için acil adım atılmalı! Otoyolda, caddede, mahallede her yerdeler. Diğer sürücüler için ciddi tehlike arz eden bu farlar kazalara bile sebebiyet verebilir. Çoğu Çin malı olan, sonradan takılma bu beyaz ışıklara artık yasak gelmeli. Israrla kullananlara da ceza verilmeli. Muayeneden de geçmemesi lazım hiçbirinin. Plakalar, ses sistemleri, multimedya vb teferruatlardan önce bu ciddi soruna el atmak gerekir! @TC_icisleri @TrafikEgm @mustafaciftcitr @UABakanligi
Türkçe
37
162
676
23.6K
Ersin Çahmutoğlu
Ersin Çahmutoğlu@ersincmt·
WhatsApp ve Signal gibi uygulamaları güvenlik tehdidi olarak belirleyen Belçika ve Hollanda, devlet kurumlarında artık yerli olarak geliştirilen mesajlaşma uygulamalarını kullanma kararı aldı. Geçtiğimiz günlerde alınan bu iki kararın önemi büyük. Özellikle son birkaç yılda, yabancı menşeli mesajlaşma uygulamaları yerine, yerli mesajlaşma uygulamalarını kullanma kararı alan ülkelerin sayısında artış var; Rusya'da Max, Fransa'da Tchap, Almanya BwMessenger, Lüksemburg'da Luxchat4Gov, Polonya'da Merkury, İsviçre'de Threema, Çin'de Weixin... Pek çok devlet, özellikle kamuda mesajlaşma ve iletişim faaliyetlerini güvenle sürdürebilmek için artık sadece kendi geliştirdikleri uygulamalara geçiş yapıyor. Yabancı menşeli mesajlaşma uygulamalarının yasaklanmasının en temel nedeni ulusal güvenliğe yönelik oluşan riskler ve tehlikelerdir. İletişimlerin takip edilmesi, verilerin toplanması ve siber casusluk faaliyetleri gibi kritik güvenlik sorunlarından dolayı devletler kendi geliştirdikleri ürün ve uygulamalara yöneliyor. Bölgedeki savaş ve küresel alandaki ciddi siber güvenlik riskleri nedeniyle Türkiye'nin de bu konuda çok acil önlem alması gerekir. Bu noktada Türkiye'de geliştirilecek mesajlaşma uygulamasının yerli ve milli olması bir yana, uygulamanın tamamen güvenli ve bağımsız bir yapıda olmasına odaklanılmalı. Bu hassas konu özelinde ilgili kurumlar hızlı aksiyonlar almalıdır. Artık kamuda, özellikle kolluk kuvvetleri gibi hassas yerlerde, WhatsApp gibi son derece tehlikeli mesajlaşlaşma uygulamalarının kullanımına bir son verilmelidir. Bu konuda gereken denetimler de yapılmalıdır. Türkiye'nin ulusal siber vatanını ve bu vatandaki verileri ifşa edebilecek her türlü iletişim faaliyeti, ulusal güvenliği ciddi manada tehlikeye atacaktır. ABD Temsilciler Meclisi bile personeline ABD'li WhatsApp'ın kullanımını yasakladı. Başka söze gerek var mı?
Türkçe
22
103
248
48K
Ersin Çahmutoğlu
Ersin Çahmutoğlu@ersincmt·
ABD’nin, savaşlarda kullandığı yapay zeka tabanlı sistemler korkutucu bir noktaya geldi. Palantir’in, Maven adlı yapay zeka sistemini tanıttığı bu video, askeri operasyonlarda hedeflerin nasıl otomatik işaretlendiğini, çoklu kaynaklardan verilerin nasıl toplanıp entegre edildiğini anlatıyor. Maven Smart System adıyla da bilinen sistemin, büyük veri entegrasyonu yoluyla askeri operasyonlarda hedef belirleme, gözetleme ve karar hızlandırma gibi yetenekleri var. Buna göre Maven; - Drone, uydu, sensör ve insan istihbaratı (humint) verileri dahil her türlü veriyi toplayıp sistemde entegrasyonu sağlıyor - Makine öğrenmesi ile otomatik nesne tespiti (insan/araç/askeri sistem ayrımı) yapabiliyor ve hedef belirleme noktasında nokta atış yapabiliyor - Manuel süreçlerde günler süren analizleri dakikalara indirgeyip hedefleme sürecini ciddi manada kısaltabiliyor. - Lojistik, planlama, istihbarat analizi ve hatta Claude ve ChatGPT gibi büyük dil modelleri ile desteklenmiş senaryolar üretebiliyor. Bu gibi pek çok yeteneği olan Maven, yapay zekanın savaşlarda nasıl hedef odaklı silah olarak kullanıldığını çok net gösteriyor. Bu sistem ABD’de çeşitli birimlerde yaygın olarak kullanılıyor. Hatta NATO’nun da 2025 yılında bu sistemin bir versiyonunu aldığı belirtiliyor. Bu sistemin İran savaşı gibi çatışmalarda pratikte test edildiği ve başarılı bulunduğu söyleniyor. Gelinen noktada, savaşların nereye doğru evrileceği aşikar. Bu değişime ve gelişime ayak uydurmak ve ulusal güvenlik noktasında önlemler almak gerektiğini hep söylüyoruz. Bu sistemleri gelecek çatışma ve savaşlarda görmeye devam edeceğiz. Umarım zamanında ders çıkaranlardan oluruz…
Palantir@PalantirTech

"This is Maven Smart System—Palantir’s software as a service product that we are deploying across the entire department."

Türkçe
10
148
549
81.6K
Ersin Çahmutoğlu
Ersin Çahmutoğlu@ersincmt·
📌Google, İsrail askeri istihbarat servisi Unit8200 ile ilişkili siber güvenlik şirketi Wiz'i 32 Milyar dolara satın aldı! Bu sadece İsrail ve Google için değil, sektör için de bir rekor! Tarihte örneği yok. İsrail'e çok büyük mali kaynak ve istihbarat anlamında veri kaynağı sağlama söz konusu... Google servislerini kullanan Türkiye'deki pek çok kurum ve kuruluş için büyük bir risk olan bu satın almanın arkasındaki motivasyon sadece ekonomik değil. Çünkü Wiz'in 32 Milyar dolar gibi devasa bir sektör değeri olduğuna inanmıyorum. Buradaki mesele, Tel Aviv hükümetine finansal destek ve büyük veri kaynağı sağlamaktan başka bir şey değil. Geçtiğimiz yıl başlayan satın alma süreci dün itibarıyla tamamlandı. O tarihte konuyla ilgili bir paylaşım yapmıştım. O düşüncelerimi, bazı eklemeler de yaparak yeniden yazıyorum; Bulut güvenliği şirketi Wiz, İsrail askeri istihbarat servisindeki Unit8200 ile bağlantılı. Şirketin kurucuları Assaf Rappaport, Yinon Costica, Roy Reznik ve Ami Luttwak eskiden Unit8200'de önemli görevler üstlenmişlerdi. 2020 yılında siber güvenlik şirketi Wiz'i kurdular. (5 yıllık şirketin 32 Milyar dolarlık değere nasıl ulaştığı da ayrı bir tartışma konusu) Bir süredir onlarca İsrailli siber istihbarat ve teknoloji şirketi ABD ya da Avrupa merkezli büyük şirketler ve sermaye fonları tarafından satın alınıyor. Milyar dolarları aşan bu satın almalar sadece İsrail ekonomisine değil, güvenliğine de çok büyük katkı sağlıyor. Çünkü şirketlerin sahipleri ve yönetim kademesi çoğunlukla İsrail istihbarat servisleriyle ilişkili. Google'ın, siber güvenlik tarihinin en büyük satın alımını yaparak, yapay zeka destekli bulut güvenliği şirketi Wiz'i 32 Milyar dolara satın alması başlı başına büyük olay. Google, 2022 yılında da siber güvenlik devi Mandiant'ı 5,5 Milyar dolara satın almıştı. Mandiant'ın piyasa değeri ile Wiz arasında bu kadar uçurum olamaz! Google'ın siber güvenlik hizmetlerine giderek daha çok ağırlık verdiği biliniyor. Dolayısıyla önemli ve etkili şirketlerin satın alınması bu manada anlaşılabilir. Ama Mandiant'ı satın alırken ödediği bedelin yaklaşık 6 kat fazlasını Wiz için ödemesi basit gerekçelerle açıklanamaz. Bu satın alma sadece iki şirket arasındaki ticaretten ibaret değil... İsrail'in, ABD'nin de yardımıyla yapay zeka destekli siber silah sistemlerine ağırlık verdiği ve İran gibi hedeflere yönelik olarak kullandığı günümüzde bu gibi satın alma adımlarını hafife almamak gerekir.
Google Cloud@googlecloud

Today, Google completed its acquisition of @wiz_io. We’re excited to work together and deliver a comprehensive, AI-powered security platform. Learn more → goo.gle/47GdnOr

Türkçe
37
507
1.1K
149.9K
Ersin Çahmutoğlu
Ersin Çahmutoğlu@ersincmt·
📍Trump yönetimi, yeni ulusal siber güvenlik stratejisini yayınladı. ABD, bir ilk olarak, siber saldırı yapabilmeleri için Amerikan şirketlerine izin verdi. Strateji belgesinin en kritik noktası burası... Yani, ABD'de sadece USCYBERCOM ya da NSA ve FBI gibi kurumlar değil, şirketler de her türlü siber saldırıya karşılık olarak ofansif faaliyet yürütebilecek. Henüz hiçbir detay yok fakat bu strateji belgesine göre, ABD menşeli siber güvenlik şirketlerinin de artık ABD’nin dünya çapında yürüteceği siber saldırılara destek vermesi söz konusu. (Bu meseleye özellikle odaklanmamız gerekir!) Strateji belgesinde, misilleme amaçlı siber saldırılara ağırlık verme ve bu saldırılarda yapay zeka teknolojilerinden daha çok faydalanma gibi konular da öne çıkıyor. Anlaşılan, İran ve Venezuela'da yapay zeka teknolojileri ve siber araçların etkili bir kuvvet çarpanı olduğunu gören ABD, bu teknolojileri ve araçları artık yaygınlaştıracak. Özetle, yeni siber güvenlik stratejisi belgesinde ABD; - Askeri operasyonlarda siber araçları en etkin şekilde kullanacağını söylüyor, - Kendisine yönelik her türlü siber saldırıya misliyle karşılık verme tehdidinde bulunuyor - Siber operasyonlarda yapay zekanın gücünden yararlanmaya odaklanacağını söylüyor - Ülkeye yönelik her türlü siber saldırıya misilleme olarak tüm saldırgan siber araçlarını kullanacaklarını vurguluyor - Tüm bu girişimlerin ve stratejilerin temel amacının caydırıcılık olduğunun altını çiziyor. ABD’nin, ulusal siber güvenliği sağlama adına yürütülecek defansif ve ofansif faaliyetlere özel sektörü de dahil etmesi önem arz eden bir konu. Topyekün bir siber savunma ve siber saldırı stratejisi söz konusu... Diğer yandan ABD'nin ChatGPT ve Palantir gibi teknoloji devleriyle birlikte, yapay zeka tabanlı / destekli siber araçları daha aktif kullanacağı aşikar. Son zamanlarda bu şirketlerin teknolojilerinin ne kadar etkili olduğu net biçimde ortada. ABD askeri harekatlarda yapay zeka araçlarının ve siber silahların ne kadar etkili bir kuvvet çarpanı olduğunu hem Venezuela'da hem de İran'da çok net gördü. Ayrıca, Türkiye dahil dünya çapında pek çok ülkede ürünleri kullanılan ve endüstri genelinde iyi seviyelerde olan Amerikan siber güvenlik şirketleri de bu savaşlarda yer alacak. Artık ABD bütün bunları yaygınlaştırma ve geliştirme aşamasına geçti. Peki Türkiye olarak biz hangi aşamadayız?
Ersin Çahmutoğlu tweet media
Türkçe
8
51
143
16K
Ersin Çahmutoğlu retweetledi
AA Analiz
AA Analiz@AAGorus·
Yapay zekadan uydu ağlarına uzanan teknolojiler, modern çatışmaların yeni araçları haline geliyor. ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşta dijital araçların rolü ne? ✍🏻 Ersin Çahmutoğlu yazdı. v.aa.com.tr/3850851
Türkçe
0
12
27
11.7K
Ersin Çahmutoğlu
Ersin Çahmutoğlu@ersincmt·
🚨İran'da gördüklerimiz, yakın gelecekte milli güvenliğimize yönelik çok ciddi tehditlerle karşı karşıya kalabileceğimizin habercisidir. Pentagon, USCYBERCOM, Unit8200, Unit81 ve MOSSAD, dünya çapında milyarlarca insanın kullandığı Claude ve ChatGPT gibi yapay zeka uygulamalarını stratejik birer silaha dönüştürerek kullandılar ve hem elektronik harp hem de siber saldırılarla İran'ın altyapılarına sızarak savaşın gidişatını büyük ölçüde belirlemiş oldular. ABD ve İsrail'in müşterek saldırıları bize, siber savaş aygıtları ve dijital silahlar noktasında gelinen son aşamayı açıkça gösteriyor. Hamaney ve çok sayıda üst düzey İranlı yetkilinin ölümüne yol açan hava saldırıları öncesinde, İran'ın iletişim, gözetim ve ağ altyapısının manipüle edildiğini hatta bloke edildiğini görüyoruz. İran'a yönelik operasyonda Pentagon, dünyada yaygın kullanılan yapay zeka uygulaması Claude'dan faydalandı. Pentagon, istihbarat, analiz ve hedef belirleme gibi faaliyetlerde Claude’u kullandı. (Artık ChatGPT kullanacak) ABD siber komutanlığı da hava saldırıları başlamadan kısa süre önce İran'ın iletişim ve sensör ağlarına siber saldırılar düzenledi. Genelkurmay Başkanı Caine, bu saldırıların, İran güvenlik birimlerinin "tespit etme" veya "yanıt verme" gibi askeri yeteneklerini devre dışı bıraktığını söyledi. Bu siber saldırılar, ABD’nin İsrail ile birlikte Tahran’a yönelik gerçekleştirdiği müşterek harekatın zeminini hazırladı. Bunlara ek olarak, İsrail'in Tahran'daki neredeyse tüm trafik kameralarına sızması konusu da operasyonun belki de en kritik aşamalarından biri. Çok uzun zaman önce İsrail, Tahran'daki trafik kameralarına sızdı. Hamaney'in bulunduğu bina çevresindeki bu kameralardan elde edilen veriler uzun süredir Tel Aviv'deki sunuculara gidiyordu. Ayrıca İsrail, çevredeki yaklaşık 12 hücresel antendeki belirli bileşenleri siber ve elektronik harp teknolojileriyle bozdu. Bu müdahale, Hamaney'in yakın ekibinin iletişim kuramamasına yol açtı. Bu kameralardan elde edilen büyük veriler işlendi ve yapay zeka algoritmalarının elde ettiği sonuca göre operasyon süreci belirlendi. İsrail'de IDF gibi kurumlar bu tarz yapay zeka teknolojilerini tıpkı Pentagon gibi etkili şekilde kullanıyorlar. Lavender ve Gospel gibi yapay zeka silahlarını hatırlayalım. İsrail bu silahlarla on binlerce masum insanı katletti. İsrail'in destek aldığı ABD de bu alana ciddi düzeyde önem veriyor. USCYBERCOM ve CENTCOM bünyesinde yapay zeka sistemleri aktif kullanılıyor. Bu konuda en dikkat çekeni Claude olmuştu. Fakat ABD istediğini yapamayınca Claude'u tehdit ilan etti. Claude'u geliştiren Anthropic, ürünlerinin askeri operasyonlarda kullanılmasını istemediğini açıklayınca Pentagon ve Trump yönetimi, tüm federal kurumların şirketin ürünlerini kullanmasını yasakladı. Hatta Savunma Bakanı Hegseth, Anthropic’in ürünlerini ulusal güvenliğe risk olarak tanımladı. Şimdiye kadar böyle bir risk yoktu fakat askeri operasyonlar konusunda şirketten tepki gelince artık ABD için bir “tehdit” oldu. Bu açıklama sonrası, Pentagon’un OpenAI ile anlaşma yaptığı açıklandı. OpenAI CEO'su Sam Altman da şirketinin ABD Savunma Bakanlığı'nın gizli ağında yapay zeka modellerini kullanmasına izin veren bir anlaşmaya vardığını duyurdu. Altman, ABD vatandaşlarının gözetlenmesi ve izlenmesi amacıyla kullanılmaması şartıyla ChatGPT’yi tamamen Pentagon’un kullanımına açtı. Dolaylı yoldan bu, ABD’nin ChatGPT’yi Türkiye dahil her ülkeye karşı askeri operasyonlarda ve istihbarat faaliyetlerinde kullanabileceği anlamına gelir. İran'a yönelik çok boyutlu savaşın bir diğer cephesi de Starlink... Starlink uyduları, İran'a yönelik siber operasyonlarda ve elektronik harp faaliyetlerinde önemli rol oynadı. Geçtiğimiz ay İran rejimi interneti kısıtladığında, muhalifler ve aktivistler Elon Musk'tan ücretsiz Starlink aboneliği talebinde bulundu. Trump'ın da onayıyla Starlink internet hizmeti İran genelinde ücretsiz olarak aktif edildi. Ocak ayının sonlarında ABD, protestocu ve aktivistlerin talebi üzerine İran'a yaklaşık 6.000 Starlink terminalini gizlice gönderdi. Terminaller kaçak yollardan İran'a sokuldu. Aynı günlerde, Tahran havalimanında Hollandalı bir diplomatın getirdiği valizde, uydu telefonları ve Starlink internet terminalleri ele geçirildi. İran Dışişleri Bakanlığı'na göre, ele geçirilen kargoda ithalatı ve kullanımı yasak olan nesneler de yer alıyordu. O günlerde İranlı yetkililer binlerce kaçak Starlink terminalini yakaladı. Ayrıca, Çin'den temin ettiği jamming cihazları sayesinde Starlink'lerin çalışmasını engellemişti. İran, Starlink'lerle mücadele yöntemini bu şekilde belirlemişti. Halihazırda durum nedir, henüz bilinmiyor. Görüldüğü üzere; Güvenliği sağlanamayan elektronik cihazlar ve askeri sistemlerin yanında, Claude, ChatGPT ve benzeri yapay zeka uygulamaları ve uydu interneti hizmeti veren Starlink gibi araçlar ciddi manada ulusal güvenlik tehdidi teşkil ediyor. İran örneğine bakınca, özellikle uydu teknolojileri ve yapay zeka uygulamalarının da stratejik birer silah olarak kullanılmasıyla, yakın gelecekte ülkemizi de hedef alabilecek tehditlerin neler olabileceğini daha net görmek mümkün. ABD ve İsrail’in yürüttüğü bu operasyon, teknoloji devleri ile ordu ve istihbarat servislerinin iç içe geçtiği, kodların ve verinin konvansiyonel silahlardan çok daha etkili olduğu yeni bir çağın başladığını gösteriyor. Dolayısıyla, Türkiye’nin dört bir yanında kullanılan uydu sistemleri, iletişim cihazları, kameralar ve sensörler, internet bağlantılı tüm cihazlar ve siber araçların, “bağımsız” ve “güvenli” olması elzemdir. Devlet kurumlarında kullanılan istisnasız her türlü cihaz ve ağ için de bu yaklaşımı benimsemek zorundayız. Bu konuda üzerimize düşeni yapmak gerekir. ABD ve İsrail gibi siber / teknolojik güçlerle yarışabilmek ve hem bu iki ülke hem de diğer ülkelerden gelecek olası tehditlere karşı güvende kalabilmek için hızla eksikliklerimizi tamamlamalıyız.
Ersin Çahmutoğlu tweet media
Türkçe
11
120
335
43.7K
Ersin Çahmutoğlu
Ersin Çahmutoğlu@ersincmt·
Yabancı menşeli yapay zeka teknolojilerinin bir gün bize karşı silah olarak kullanılabileceğine dair kritik bir örnek👇 ABD, Maduro’yu yakaladığı operasyonda Claude’dan faydalandı. Ayrıca, son zamanlarda bazı ülkelerin tehdit olarak gördüğü Palantir teknoloji şirketi de bu operasyona katkıda bulundu. Claude, bir yapay zeka modeli olarak Amerikan ordusunun saha operasyonlarında aktif olarak kullanılıyor. Bu noktada Palantir ile işbirliği dikkat çekiyor. Geçtiğimiz yıl Claude’un sahibi Anthropic şirketi ile Palantir arasında stratejik bir işbirliği yapıldı. Bu işbirliği tamamen ABD’deki istihbarat kurumları ve Pentagon’un kullanımına sunulmak üzere ürün geliştirme ve entegrasyon odaklıydı. Bu adımda temel hedef, Palantir’in yapay zeka platformu (AIP) ile Claude entegre edilerek ABD’nin operasyonel askeri faaliyetlerini geliştirmek. Yapılan işbirliğiyle Pentagon, NSA, CIA, DIA gibi kurumlar büyük verileri hızla işleyebilmekte, her türlü gizlilik dereceli belgeleri analiz etmekte, etkili stratejik istihbarat faaliyetleri yürütmektedir. Palantir, bu işbirliğini resmi sayfasında şöyle duyurmuştu; “Bu ortaklık, ABD savunma ve istihbarat kurumlarını güçlü yapay zeka araçlarıyla donatacak. Bu sayede, en kritik seviyedeki operasyonlarda ihtiyaç duyulan teknoloji güvenli şekilde sağlanacak… ABD için hayati önem taşıyan operasyonlarda yetenek ve verimliliği artırma konusunda öncü olmaktan gurur duyuyoruz.” Bu ifadeler, dünyanın en karanlık teknoloji şirketlerinden olan Palantir’in temel misyonunu ortaya koyuyor. Avrupa ülkelerinin giderek Palantir’i ciddi bir tehdit olarak görmesi ve kurumlarından uzak tutmasını da bu açıdan okumak gerek. Dünyada Claude, Gemini, ChatGPT gibi yapay zeka modellerinin şiddet, silah geliştirme ve gözetim faaliyetleri için kullanılması yasak. Fakat ABD için böyle bir yasak yok belli ki Palantir’in o dönemdeki işbirliğinin askeri ve istihbarat operasyonlarında nasıl kullanıldığını görebilmek adına, ABD ordusunun Maduro operasyonu dikkate değer bir örnektir. Hatırlayalım, operasyonun hemen ardından Trump gizli teknolojilerden bahsediyordu. Ayrıca Venezuela’daki elektrik kesintilerini de ABD ordusunun yaptığı açıklanmıştı. Özetle şunu gördük; Pentagon (özellikle siber komutanlık) ve istihbarat kurumları, siber ve elektronik harp araçlarıyla Maduro’yu yakalamadan hemen önce bölgedeki elektrikleri kesti ve savunma sistemlerini köreltti. Şimdi de öğrendik ki bunlara ilaveten, yapay zeka modeli Claude ve Palantir AIP ile stratejik istihbarat faaliyeti de yürütüldü. Tam olarak ne yaptılar, bilemiyoruz. Bu örnek bize çok şey anlatıyor. Savaşlar değişti. Hibrit savaşlar çağına girdiğimizi daha net görüyoruz artık. Sahada yapay zeka teknolojileri, siber araçlar ve elektronik harp yöntemleri çok etkili bir şekilde kullanılıyor. Hatta kimi zaman bu araçlar savaşlarda belirleyici rol oynuyor. Bir kez daha, yabancı menşeli teknolojilerin milli güvenliğe ne kadar büyük ölçüde tehdit olduğunu görüyoruz. Yapay zekadan siber teknolojilere kadar, her alanda sistemlerin bağımsızlığı ve güvenliği ciddi önem arz ediyor.
Conflict@ConflictTR

🔴 ABD, Nicolas Maduro’yu yakaladığı operasyonda yapay zekâ modeli Claude’u kullandı. -WSJ

Türkçe
8
59
253
67.4K
Ersin Çahmutoğlu
Ersin Çahmutoğlu@ersincmt·
@Or_Han_Sa_ri Hangi operasyon? Scam center operasyonlarıysa sanmıyorum. Bir süredir orada dolandırıcılık çetelerini yakalıyorlar zaten. Türkiye’deki çok daha farklı nitelikte
Türkçe
1
0
3
495
Orhan Sarı
Orhan Sarı@Or_Han_Sa_ri·
@ersincmt Ersin bey bu operasyonunun Kamboçya daki operasyon ile alakası var mı?
Türkçe
1
0
3
566
Ersin Çahmutoğlu
Ersin Çahmutoğlu@ersincmt·
📍Türkiye'deki milyonlarca vatandaşı hedef alan ve ciddi zararlara uğratan bir siber suç ve casusluk şebekesi çökertildi. Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinesinde, Siber Güvenlik Başkanlığı (SGB), Jandarma Genel Komutanlığı (JGK) ve Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) müşterek operasyonunda, vatandaşları 400 milyon TL zarara uğratan şebekeye operasyon yapıldı. MİT tarafından Kasım ayından itibaren teknik ve fiziki takibe alınan şebeke üyelerine Ankara merkezli 5 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. 14 şüpheliye yönelik işlem yapıldı. Operasyonda dikkate değer bilgiler var👇 Siber suç ve casusluk şebekesi, “Bu fotoğraftaki sen misin?” içerikli oltalama mesajları üzerinden milyonlarca vatandaşı hedef aldı. Şebekenin, Kasım 2025 – Ocak 2026 döneminde yaklaşık 10 milyon zararlı SMS gönderdiği ve “Octo” adlı mobil zararlı yazılımla mobil cihazlara sızdığı belirlendi. Zararlı yazılımın ekran izleme, uzaktan erişim ve tuş kaydı alma gibi yetenekleri sayesinde, mobil bankacılık ve e-Devlet uygulamaları başta olmak üzere kritik uygulamalara ait kullanıcı bilgileri ele geçirildi. Daha da ötesinde, şebeke üyeleri, zararlı yazılımın bulaştığı cihazların rehberine erişerek, buralarda kayıtlı tüm kişilere, sızılan cep telefonu üzerinden aynı içerikte mesajlar gönderdi. Böylece, SMS mesajları kayıtlı kişilerden geldiği için gerçek olarak algılandı ve yayılması daha fazla oldu. Yani daha açık ifadeyle; Cihazınıza Octo zararlı yazılımıyla sızan şebeke üyeleri, cihazdaki rehberde kayıtlı tüm kişilere sizin adınızla SMS göndermiş oluyor. Rehberinizdeki kişiler de sizin cihazınız ve numaranızla gelen SMS mesajına güvenerek tıklıyor ve yazılım onlara da bulaşmış oluyor. Octo zararlı yazılımıyla yürütülen siber operasyon, bir finansal dolandırıcılık niteliği taşısa da zararlı yazılımın teknik kapasitesi, ciddi bir siber casusluk niteliği taşıyor. Üst düzey kamu görevlileri dahil olmak üzere Türkiye’deki tüm cep telefonu kullanıcılarını sistematik biçimde hedef alan ve telefonlardaki verileri ele geçiren bu siber casusluk faaliyeti, ciddi bir milli güvenlik riski oluşturuyor. İlgili kurumlarımızın yaptığı operasyonlarda, şebekenin ne kadar sistematik ve organize faaliyetler yürüttüğü açıkça görülüyor. MİT tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, şebekenin kullandığı çok sayıda sanal sunucu ve iz bırakmamak amacıyla yapılandırılmış “atlama sunucuları (jump server)” da tespit edildi ve teknik takibe alındı. Şebekenin, tüm faaliyetleri kendi cihazlarında veri barındırmadan yürüttüğü ve operasyonel siber faaliyetleri ara sunucular üzerinden gerçekleştirdiği belirlendi. Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından yapılan teknik incelemelerde ise söz konusu sunucular üzerinde detaylı analizler yapıldı ve zararlı yazılımın uzaktan yönetildiği sisteme ilişkin önemli veriler elde edildi. Teknik ve fiziki takip neticesinde şebeke üyelerinin haberleşme yöntemleri, görev dağılımları ve organizasyon yapısı deşifre edildi. MASAK tarafından yapılan soruşturmalarda ise, şüphelilere ait banka ve kripto varlık hesap hareketlerinde yaklaşık 400 milyon TL’lik işlem hacmi tespit edildi. Şebeke, vatandaşlardan ele geçirdiği kredi kartı verilerini doğrudan kullanmak yerine, kendilerinin kontrol ettiği "e-pin" (elektronik kodlardan oluşan ödeme aracı) şirketleri üzerinden dijital bakiyeye dönüştürerek kullandı. Şebeke üyeleri, bu bakiyeleri kripto varlıklara çevirerek çok katmanlı transfer yöntemleri ve üçüncü kişiler adına açılmış hesaplar üzerinden finansal izleri gizlemeye çalıştılar. Yapılan istihbari, teknik ve mali analizler sonucunda, finansal dolandırıcılık görünümü altında yürütülen siber faaliyetlerin, esas olarak bir siber casusluk boyutu taşıdığı görüldü. Ele geçirilen dijital materyaller üzerindeki incelemeler sürüyor... Bu büyük ve kritik operasyonu gerçekleştiren ve tehlikeli bir ağı çökerten ilgili kurumlarımızı kutluyorum. Türk vatandaşlarını finansal anlamda büyük kayıplara uğratan ve daha ötesinde, siber casusluk faaliyeti kapsamında hassas verileri ele geçiren ve bunları istismar edenlerin ciddi cezalar alması gerekiyor. Geçmiş dönemlerde, yine anılan kurumlarımızın büyük ve etkili operasyonları sonucu siber suç ve casusluk çeteleri çökertilmişti. O dönemlerdeki operasyonlarda da gördüğümüz üzere, siber suç faaliyeti yürütüyor gibi görünen bu şebeke üyeleri esas olarak siber casusluk faaliyeti kapsamında çeşitli eylemlerde bulundular. Ele geçirdikleri verileri, yabancı istihbarat servislerine ve terör örgütlerine sattılar. Bu şekilde, verileri ele geçirilenler arasında üst düzey kamu görevlilerinin olduğu düşünüldüğünde, meselenin ciddi bir milli güvenlik tehdidi haline geldiğini görmek mümkün. Vatandaşlar özelinde, bu tür siber suç faaliyetlerinden zarar görmemek ve finansal anlamda kayıplar yaşamamak için dikkatli olmak gerektiğini de tekrarlayalım. Özellikle, WhatsApp gibi uygulamalar ya da SMS'ler üzerinden, bilinmeyen numaralardan gelen bağlantılara ve dosyalara tıklamamak ve resmi uygulama mağazaları dışında herhangi bir kaynaktan yazılım ve program yüklememek gerektiğini bir kez daha vurgulayalım.
Türkçe
10
62
199
16.5K