İlknur Gegek

12.5K posts

İlknur Gegek banner
İlknur Gegek

İlknur Gegek

@felsefesever_

Öğretmen/Yazar/Felsefe/Tarih/Edebiyat Instagram: https://t.co/0IMOWHaaqD

Anlam açan cümlelerin peşinde Katılım Eylül 2019
19.2K Takip Edilen29.4K Takipçiler
İlknur Gegek
İlknur Gegek@felsefesever_·
Bazen banane bazen de sanane demeyi bilmeli insan
Türkçe
1
0
123
718
İlknur Gegek
İlknur Gegek@felsefesever_·
Platon’un “idea” anlayışı ile İbn Arabî’nin “tecelli” düşüncesi farklı geleneklerden doğsa da ikisi de görünen dünyanın ardında daha derin bir hakikat olduğunu söyler. Platon’a göre bu dünya asıl hakikatin gölgesidir. İbn Arabî’ye göre ise varlık âlemindeki her şey ilahî isimlerin bir yansımasıdır.
Türkçe
4
0
41
740
İlknur Gegek
İlknur Gegek@felsefesever_·
Her şey düzeltilmeye değer değildir zaten her şeyi de düzeltemezsin
Türkçe
1
2
169
1.4K
Serkan TİYANŞAN
Serkan TİYANŞAN@SerkanTiyansan·
@felsefesever_ Sıradan anlamlar bize yetseydi şimdi mahalle arasında çiğ köfte yiyip “hayat işte” diyorduk :) Biz biraz fazla derine düşmüşüz… normal insan gün batımına bakar, biz varoluş sorguluyoruz. Saygılar... TİYANŞAN
Türkçe
1
0
1
32
Serkan TİYANŞAN
Serkan TİYANŞAN@SerkanTiyansan·
@felsefesever_ Hakikat bazen gözün gördüğünde değil, insanın görebildiğinde saklıdır. Kimi ona düşüncenin saf özü dedi, kimi ilahî yansıma… Ama ikisi de insanın, görünen dünyanın ardında daha büyük bir anlam aradığını fısıldadı. Saygılar... TİYANŞAN
Türkçe
1
0
1
33
İlknur Gegek
İlknur Gegek@felsefesever_·
@marvelyus İbn Arabi ile görüşmüşler fakat öğrencisi diyemeyiz, İbn Arabi felsefi terminolojiyi de kullansa esasen tasavvufla ilgilenmiştir
Türkçe
0
0
1
19
marvelyus
marvelyus@marvelyus·
@felsefesever_ İbni Arabi, İbni Rüşd'ün öğrencisidir... esasen felsefecidir... sonradan tasavvufa yöneldi... Gazali gibi, o da felsefik çıkarımları dini isimler ve terminolojiyle ifade etti...
Türkçe
1
0
0
55
İlknur Gegek
İlknur Gegek@felsefesever_·
@ckrglx Genel bir benzetme , detaylarda farklılaşıyor dediğiniz gibi :)
Türkçe
0
0
1
34
Gökhan Çakıroğlu
@felsefesever_ Yüzeysel olarak benzese de eşildikçe farklar ortaya çıkar. Birisi düalizme yakın görünürken diğeri bütüncüldür, birisi görünümün gölgesini öne çıkarırken diğeri sürekli oluşa değinir vs vs… İkisine de esenlikler dileriz…🙏🏻
Türkçe
1
0
3
82
İlknur Gegek
İlknur Gegek@felsefesever_·
Bir insanı tanımak istiyorsan göstermeye çalıştıklarına bak. Çünkü Jung'a göre bir insanın göstermeye çalıştığı şeylerle gizlemeye çalıştığı şeyler arasında sıkı bir bağ vardır.
Türkçe
2
4
114
1.9K
İlknur Gegek
İlknur Gegek@felsefesever_·
Sorun değil hocam zaten karşılıklı fikir teatisi için paylaşım yapıyorum ve sizin gibi iyi niyetli ve saygılı arkadaşlarla bu paylaşımları yapmak ancak tweetter ortamında mümkün olabiliyor, sonsuza gelince teist düşünce burada genellikle şunu söyler. Doğadaki acı ve ölüm bütünüyle anlamsız değil yaşam döngüsünün biyolojik düzenin ve varoluşun bir parçasıdır. Yani doğa bizim “insani adalet” anlayışımıza göre değil, daha büyük bir düzen içinde işler.
Türkçe
1
0
1
54
İlknur Gegek
İlknur Gegek@felsefesever_·
Kant'a göre bu dünyada her zaman adalet gerçekleşmez. İyi insanlar acı çekebilir, kötü insanlar mutlu yaşayabilir. Kant’a göre ahlakın tam anlamıyla anlamlı olabilmesi için adaletin sonunda gerçekleşeceği bir düzen olmalıdır. Bu yüzden Tanrı’yı ahlaki düzenin tamamlanması için gerekli görür. Bu Kant' in Tanri'nin varligini ahlak delili uzerinden temellendirmesidir #kant
Türkçe
2
0
29
1.2K
İlknur Gegek
İlknur Gegek@felsefesever_·
@imdatdemirtr Kantin ödev ahlakı zaten bizatihi ödül umudu taşımaz l. Kant zaten cennet cehennem dolayisyla ahlaki davranmayi ödev ahlakına uygun bulmaz , Kant'in burada Tanri'yı konumlandirdiğı yer adaletin nihai garantörü olmasıdır
Türkçe
0
0
12
341
İmdat DEMİR
İmdat DEMİR@imdatdemirtr·
Kant’ın ahlâk delili, adaletsizliğin yarattığı vicdan sarsıntısını metafizikle kapatmaya çalışır. Oysa kötülüğün varlığı Tanrı’nın zorunlu olduğunu değil, insanlığın tarih boyunca adil bir düzen kuramadığını gösterir. Ahlâkı göksel ödüle bağlamak, insanın omuzlarındaki etik sorumluluğu zayıflatır; vicdanı özgürleştirmez, görünmez bir otoriteye teslim eder.
İlknur Gegek@felsefesever_

Kant'a göre bu dünyada her zaman adalet gerçekleşmez. İyi insanlar acı çekebilir, kötü insanlar mutlu yaşayabilir. Kant’a göre ahlakın tam anlamıyla anlamlı olabilmesi için adaletin sonunda gerçekleşeceği bir düzen olmalıdır. Bu yüzden Tanrı’yı ahlaki düzenin tamamlanması için gerekli görür. Bu Kant' in Tanri'nin varligini ahlak delili uzerinden temellendirmesidir #kant

Türkçe
1
0
3
579
Serkan TİYANŞAN
Serkan TİYANŞAN@SerkanTiyansan·
@felsefesever_ Evet, özü itibarıyla doğru. Kant’a göre ahlak, yalnızca “iyi olmak” değil; iyiliğin sonunda anlam bulacağına dair bir umut da gerektirir. Bu yüzden Tanrı’yı bilimsel bir kanıtın değil, ahlaki düzenin zorunlu ufku olarak düşünür. TİYANŞAN
Türkçe
1
0
0
44
İlknur Gegek
İlknur Gegek@felsefesever_·
@ckrglx İnsan bir şekilde tamamlanmak bütünlük hissine ulaşmak istiyor elbette, sizin içsel yolculuğunuzun sizin anlam arayışınıza cevap vermesidir önemli olan
Türkçe
1
0
1
25
Gökhan Çakıroğlu
@felsefesever_ Aristoteles’in disipline ettiği yöntemiyle bazı sonuçlara çıkmak ile inanç alanını ayrı görmekte mümkündür elbette… Özetle bu yöntem ysni klasik mantık kurarak bu devam ettirildiğinde önce solipsizme ve korkmadan devam ettirilirse vahdet-i vücuda çıkılacağını deneyimledim…🤷🏻‍♂️
Türkçe
1
0
1
31
İlknur Gegek
İlknur Gegek@felsefesever_·
Enis Bey kategorik anlamda haklı. Çünkü “Tanrı vardır” ya da “Tanrı yoktur” demek gerçekliğin yapısı hakkında kesin bir hüküm vermektir. Bu nedenle ikisi de ontolojik iddiadır. Buna karşılık “Tanrı’nın var olup olmadığını bilmiyorum” demek epistemolojik bir tutumdur yani kişinin bilgi sınırına dair bir yaklaşımı ifade eder. Buradaki mesele neye inanıldığından çok gerçeklik hakkında ne ölçüde kesin konuşulduğudur. Mesela“Kesin uzaylılar vardır” ya da “Kesin uzaylılar yoktur” dediğimizde de ontolojik bir hüküm veririz. Ama “Henüz bilmiyoruz” dediğimizde epistemolojik bir pozisyon alırız. Elbette klasik teizmde Tanrı uzaylı gibi evren içi nesnesel bir varlık olarak değil varlığın metafizik temelli olarak düşünülür. Uzayli örneğinin amacı “kesin vardır, kesin yoktur” tarzı önermelerin ontolojik niteliğini göstermektir. Bunlar ontolojik iddialardır. Tanrı teizmde nesnesel bir varlık olarak düşünülmediği için ne teist taraf doğrudan deneysel bir ispat sunabilir ne de ateist taraf doğrudan deneysel bir yokluk gösterebilir. Bu nedenle bu varlık ve yoklukla ilgili ontolojik iddialarin temellendirilmesi yalnızca bilimsel bir delile indirgenemez. Bu iddialar çoğu zaman metafizik, mantık ve epistemoloji zemininde ilerleyebilir @enis_doko
gdh@gundemedairhs

Enis Doko: İslam'la ilgili güçlü delillerimiz olduğuna inanıyorum, o ayrı mesele, Ama delilim olmasaydı da ben Türkiye'de Müslüman olurdum. Ateist de Allah yoktur diyorsa, pozitif bir iddiada bulunuyorsa bununla ilgili delil sunmak zorundadır. Varlık kadar yokluk da bir pozitif iddiadır, bir ontolojik iddiadır. Delil getirin gibi ifadeler Kuran'da doludur. İşaret delil üstüne inanmak İslam'da esastır. 🔗 İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN👇 youtube.com/watch?v=0S2Szh…

Türkçe
3
0
18
716
İlknur Gegek
İlknur Gegek@felsefesever_·
@ckrglx Meşşai filozoflarının genel anlamda sadece bir tarafı sectiklerinden ziyade akıl ve din uzlaşısı oluşturmaya sentez yapmaya çalıştıklarını düşünüyorum
Türkçe
1
0
1
22
Gökhan Çakıroğlu
Kelam ve felsefenin arasındaki farkı da belirtmek isterim; Biliyorsunuz ki felsefe yapmak için; akıl ile rasyonel mantık kurallarında yöntemler kurarak sonuçlara gidilir. Bu durumda sonucun akıl-vahiy çatışmasında vahyi seçmesi; kelamcılığı, aklın verisini öncelemesi; filozofu doğurur. Biraz dil alışkanlığı olduğu için bunlarda karıştırılabiliyor. İkisini de aynı araçları kullansa da bir yerde ayrılırlar.
Türkçe
1
0
0
24
İlknur Gegek
İlknur Gegek@felsefesever_·
@ckrglx Anlıyorum ve ben de diyorum ki İslam dairesi içinde kalarak da bu zengin bakış açısı korunabilir illaki keskin sünni pencereden bakmak zorunda değiliz en azından ben öyle bakmıyorum ve bu anlamda kimsenin onayına da ihtiyaç duymuyorum
Türkçe
0
0
1
18
Gökhan Çakıroğlu
Burada sadece sünni geleneğin düşünce ve kabulleriyle felsefi geleneğin düşünce ve kabullerini incelikli olarak görebilmek gerekir (sufi yaklaşımı da ayrı olarak) ve hemen ardından birbirine bu kadar zıt fikir ve inançların nasıl sentez edildiğini gözlemleyebilirseniz, belki biraz daha meramımı anlatmış olabilirim…
Türkçe
1
0
0
16