Halil Bayır

1.1K posts

Halil Bayır banner
Halil Bayır

Halil Bayır

@halilbayir0

𝗔𝗿𝗮𝘀𝘁𝗶𝗿𝗺𝗮𝗰𝗶 – 𝗬𝗮𝘇𝗮𝗿 | 𝗠𝘂𝗱𝗲𝗿𝗿𝗶𝘀

İstanbul Katılım Aralık 2016
268 Takip Edilen4.4K Takipçiler
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
Keşke bu uykusuz geceler, İslam’ın izzetini yeniden tesis etmek, ümmetin birliğini sağlamak ve Allah’ın razı olacağı bir dava uğruna geçirilseydi. Fakat yıllardır şahit olduğumuz manzara ortadadır: Çıkarılan kanunlar ve atılan adımlar, İslam’ın hükümlerine göre değil; Batı’nın liberal düzenine, küresel sermayenin ve sömürgeci güçlerin beklentilerine göre şekillendirilmektedir. Ömür; ümmeti Allah’ın hükmüne çağırmaya, İslam’ın siyasi otoritesini yeniden ayağa kaldırmaya değil, beşerî sistemleri ayakta tutmaya ve demokrasi putunu yaşatmaya harcanmıştır. Ne yazık ki Müslümanların hayrına ve İslam’ın galebesine tahsis edilmesi gereken yıllar; ümmeti bölen, şeriatı hayatın dışına iten ve küfür nizamını tahkim eden politikalar uğruna heba edilmiştir." Makamlar, koltuklar ve iktidarlar fânidir; baki olan ise Allah’ın huzurunda verilecek hesaptır. Hiç kimse sahip olduğu güçle ebedî değildir. Bu nedenle yönetenler, güç sahiplerini değil hakkı; dış baskıları değil adaleti; beşerî hesapları değil Allah’ın rızasını öncelemelidir. Zira tarih, halkına ve inancına sırt çevirenleri değil; hakka teslim olanları hayırla yâd etmiştir. Eğer bu yorgunluk Allah yolunda verilen bir bedel olsaydı ne mutlu olurdu. Fakat görünen odur ki, ümmetin değil sistemin bekası için tüketilen bir yorgunluktur. Ancak hak bâtılı ebediyen örtemez. Ümmet yeniden ayağa kalkacak, Allah’ın izniyle İslam’ın izzeti yeniden yükselecektir.
Metropol Haber@metropolmedya_

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uykusuz kaldığı görüntülerin editi yapıldı:

Türkçe
5
10
28
701
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
@Kitabin_Ortasi_ Zihin nereye yaslanırsa kalp oraya meyleder; bu yüzden insan, fikrî temasını bile bilinçle kurmalı, çünkü düşünce zamanla kimliğe dönüşür.
Türkçe
1
0
2
16
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
Mazluma sahip çıkmak ve ilim ehline kapıları kapatmamak, müslümanların vicdanında karşılık bulan bir duruştur. Bu hayırlı yaklaşım takdire ve teşekküre layıktır. Temennimiz, Müslümanların sadece insani ikametle değil, İslam'ın izzeti altında güven ve emniyet bulacağı günlerin de yakın olmasıdır.
Mustafa ÇİFTÇİ@mustafaciftcitr

@mahfildijital Uzun yıllar ülkemizde ikamet eden Cezayir uyruklu Lakhdar Abboud ve ailesi; İl Göç İdaresi Müdürlüğümüze davet edilip, kendilerinden "insani ikamet" başvuruları alınacaktır. Lakhdar Abboud'a ilmi çalışmalarında başarılar dileriz.

Türkçe
1
2
22
1.1K
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
Madde’nin, ‘ırk, dil, din ve mezhep ayrımı yapmadan kimseyi kınayamazsın’ anlayışıyla getirdiği ‘nefret suçu’ tuzağı da klasik bir takiyyedir. Aslında bunun anlamı şudur: ‘İslam’ı tebliğ ederken şirki, küfrü, laikliği ve Atatürk’ü eleştiremezsin.’ ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ maddesiyle de, ‘İslami nizam çağrısı yapanları ve şeriatı savunanları sustururuz’ tehdidini yasal bir kılıfa sokuyorlar.
Türkçe
0
2
17
313
Abdülhamid TÜRK
Abdülhamid TÜRK@abdulhamidtrk·
Kamuoyunda Basın İlan Kanunu (BİK) ve AYM kararı üzerinden yürütülen bazı tartışmaların ve yanlış algıların önüne geçmek adına meselenin aslını net bir şekilde ortaya koymak gerekiyor. ​İşte konunun özeti: 👇 ​1) AYM İptali ve Hukuki Boşluk: Anayasa Mahkemesi (AYM), 13 Ekim 2025 tarihinde BİK’in 49. maddesinin 2. fıkrasını "belirlilik ilkesine" aykırı bularak iptal etmişti. Meclis (TBMM) şu anda bu iptal kararıyla ortaya çıkan yasal boşluğu doldurmak üzere bir çalışma yürütüyor. ​2) Düzenlemenin Seviyesi: Yapılan yeni çalışma, gelecekte AYM tarafından tekrar iptal edilmesin ve daha sağlam bir hukuki zemin oluşsun diye yönetmelik düzeyinden kanun düzeyine çıkarılıyor. Amaç tamamen hukuki güvenceyi artırmak. ​3) Kapsam Sınırı (Asıl Yanlış Anlaşılan Kısım): Bu yasal düzenleme doğrudan Basın İlan Kanunu kapsamındadır. Bu yüzden SADECE basına resmi ilan ve reklam verilmesi usullerini ilgilendirmektedir; genel yayıncılık kuralları, medya sansürü veya ifade özgürlüğü ile hiçbir alakası YOKTUR. ​Özetle; Konunun teknik detayını bilmeden yapılan "ifade özgürlüğü kısıtlanıyor" algısı veya paylaşımları gerçeği yansıtmıyor. Mesele, resmi ilanların dağıtımına ilişkin teknik ve hukuki bir boşluğun Meclis eliyle giderilmesinden ibarettir.
Mahfil@mahfildijital

🔴 Yeni torba yasa ile birlikte gazete, dergi ve internet sitelerinde Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayın yapmak yasaklanıyor.

Türkçe
110
20
62
51.6K
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
@Kitabin_Ortasi_ Hakikat tavizle değil, açıklıkla kazanılır. Kimliğini gizleyerek değil, İslâm’ı olduğu gibi ortaya koyarak toplum yeniden ayağa kalkar.
Türkçe
1
0
2
32
Kenan Alpay
Kenan Alpay@kenan_alpay·
Takrir-i Sükun Kanunu ve 163. Maddeyi, Tek Parti despotizmi ve basın sansürünü hortlatmaya matuf şu rezil kanun teklifini Meclis'e nasıl teklif edebildiniz? Kemalizm'i tahkim etmek üzere CHP'ye omuz vermek kimlere düşmüş, yazık!? @yusufbeyazit60 @AvukatErsanAksu @avademyildirim
Kenan Alpay tweet mediaKenan Alpay tweet media
Türkçe
126
692
1.7K
16.4K
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
Bu madde, açıkça Kemalist laik diktanın son kalesini koruma refleksidir. “Türkiye Cumhuriyeti Devletinin varlık ve bağımsızlığına, Atatürk ilke ve inkılâplarına aykırı yayın yapılamaz” cümlesi, hâlâ 1924’teki inkılapçı zihniyetin, Allah’ın indirdiği hükme ve ümmetin iradesine karşı kurduğu setin itirafıdır.
Türkçe
1
2
8
316
Tevhid Gündemi
Tevhid Gündemi@tevhidgundemi·
Atatürk ilke ve inkilaplarını yönelik eleştirel yayınlara yasak kapısı açılıyor! 🔻 Meclisten geçirilecek yeni torba yasa tasarısında, gazete, dergi ve internet haber sitelerinin Atatürk ilke ve inkılaplarına aykırı yayın yapamayacağı, aykırı yayın yapanlar hakkında ise inceleme başlatılacağı hükmü ile yasaklanıyor. 🔻Düzenlemenin 5816 ile kangrene dönmüş durumda olan vatandaşlar üzerindeki Kemalizm baskısını daha da arttıracağı düşünülüyor.
Tevhid Gündemi tweet media
Türkçe
49
383
731
41.9K
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
Bu görüntü, “tağut sisteminin” çürümüşlüğünün ve acziyetinin en çıplak hâlidir. Laik CHP’nin iki kolu, Atatürk’ün mirası üzerinden koltuk kavgası yaparken; Saray da polis copu ve biber gazıyla “demokrasi” tiyatrosunu yönetiyor. Hepsi aynı bataklığın içindedir: Allah’ın indirdiği hükümlerle değil, beşerî kanunlarla idare edilen bir düzenin parçasıdırlar. Ne Özgür Özel’in “mücadele” naraları, ne Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararları, ne de İmamoğlu’nun “Saray darbesi” feryadı bir işe yarar. Çünkü hepsi tağut düzeninin içinde konumlanmış, hepsi küfür sistemini meşrulaştırmaya çalışmaktadır. Bir taraf diğerini “hain” diye suçlarken, asıl hıyanet Allah’ın hâkimiyetini terk edip milleti 100 yıldır beşerî ideolojilerle aldatmaktır. Ey Müslümanlar! Bu kavga sizin davanız değildir. Bu sistemin ne içi ne dışı ıslah olur. Tek kurtuluş, Rasulullah’ın (sav) metoduna göre yeryüzünde Allah’ın hükmünü üstün kılmak, yani İslami nizamı kurmaktır. Parti kavgalarıyla, seçim tiyatrosuyla, laik “milli irade” yalanlarıyla değil; ancak nübüvvet minhacı üzere bir İslami nizamla bu ümmet izzete kavuşur. Bu rezillik, laik Cumhuriyet’in iflasının ilanıdır. Gerçek çözüm İslam’dır, gerçek sistem İslami nizamdır.
BBC News Türkçe@bbcturkce

CHP Genel Merkezi'ne çevik kuvvet ekipleri girdi, bina boşaltılıyor. Gazeteciler binadan çıkarıldı. Özgür Özel'in 12. katta bulunmaya devam ettiği bildirildi. bbc.in/49l3M0u

Türkçe
1
9
34
1.3K
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
Allah sizden de razı olsun hocam. Ümmetin içinde bulunduğu durum üzerine düşünen her Müslümanın, İslam’ın hayatın bütün alanlarıyla ilişkisini yeniden tefekkür etmesi gerektiğine inanıyorum. Rabbimiz bizlere hakkı hakkıyla anlayabilmeyi, onunla amel edebilmeyi ve ümmetin hayrına olacak işlerde ihlasla gayret göstermeyi nasip etsin. Dualarınızı beklerim.
Türkçe
0
0
5
54
Kadir KAŞIKCI
Kadir KAŞIKCI@KadirKasikci_·
@halilbayir0 Halil hocam, tebrik ederim, Allah sizden razı olsun. Parçalanmış ümmetimizin en önemli ve en öncelikli konusu Hilâfet'i dile getirdiğiniz için. Gündemimiz Hilâfet olmalı... Sömürgecilerin kurduğu laik sistem,insani ve İslami değerlerimizi eritti. Artık Hilâfet zamanı...
Türkçe
1
2
7
94
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
Ebubekir Hoca her ne kadar önemli ve yerinde bir teşhis ortaya koyuyor olsa da, bu teşhis eksik kalıyor. Ümmetin âlime ihtiyacı olduğu doğrudur. Ancak asıl mesele, âlimlerin sadece “bağımsız” olması değil; görevlerini icra edecekleri bir İslam Devleti’nin bulunmayışıdır. Devletsiz bir âlim, ne kadar bağımsız olursa olsun, çoğu zaman nasihat eden bir ses olmaktan öteye geçemez. Oysa Rasûlullah’ın (sav) mirası yalnızca nasihat etmek değil; İslam’ı hayatın tamamında uygulamak ve ona hâkimiyet kazandırmaktır. Bunu gerçekleştirecek yegâne mekanizma da samimi Müslümanların özlemini duyduğu Raşidî Hilafet’tir. Sivil toplum kuruluşlarıyla, çeşitli koordinasyon mekanizmalarıyla veya fonlarla âlim yetiştirmeye çalışmak, mevcut sistemin sınırları içerisinde çözüm aramaktır. Bu ise yarayı pansuman etmeye benzer; köklü bir tedavi değildir. Elbette âlim de istiyoruz, bağımsız âlim de istiyoruz. Ancak bunlardan önce, İslam’ın hükümlerini hayata geçirecek bir Hilafet nizamına ihtiyaç vardır. Çünkü ancak böyle bir zeminde âlimler hakikati korkusuzca söyleyebilir; gerektiğinde “Dur!” dedikleri gibi, gerektiğinde “Uygula!” da diyebilirler. Hilafet farzdır. Onun için çalışmak da farzdır. Diğer bütün çabalar ise bu hedefe hizmet ettiği ölçüde değer kazanır. Hilafet ümmetin kayıp farzıdır; onu yeniden hayata taşımak ise her Müslümanın mesuliyetidir.
Ebubekir Sifil@EbubekirSifil

Ulemanın bağımsızlığının önemi

Türkçe
7
19
61
3.3K
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
Sayın Fatih Erbakan, “Büyük Türkiye”, “İslam Birliği” ve “adil dünya” hedeflerini mevcut laik-kapitalist düzenin sınırları içinde kalarak nasıl gerçekleştirmeyi planlıyorsunuz? Bir yandan bu nizamın anayasal ve siyasi çerçevesini meşru kabul edip, diğer yandan bu nizamın dışında bir ümmet birliği ilan etmek açık bir fikrî çelişkidir. Zira bir sistem, kendi varlık zeminini inkâr eden bir sonucu üretemez. Eğer İslam Birliği gerçekten siyasi bir hedef ise, bu hedefi doğuran irade ile bugün içinde hareket edilen seküler düzen arasındaki uyum nasıl izah edilecektir? Çünkü İslam birliği, mevcut düzenin içinde sloganlarla değil; o düzeni kökten değiştiren ve Allah’ın hükümlerini hâkim kılan bir otoriteyle mümkündür. Aksi halde ortaya çıkan şey, ümmete yön tayin eden bir proje değil; mevcut statükoya dokunmadan büyük idealler üreten bir söylem düzeyidir. Allah’ın vaadi haktır ve İslam Birliği mutlaka gerçekleşecektir. Ancak bu, sistem içi uyumlu söylemlerle değil; fikrî netlik, siyasî irade ve nizam değişikliği ile mümkündür.
Dr. Fatih Erbakan@erbakanfatih

Ayasofya Camii’nden İslam Birliği’nin kurulduğunu ilan edeceğiz!

Türkçe
8
14
51
2.3K
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
@ezZencani @ibrahim122321 الزيت مخ الزيتون، والحواشي محخة المتون. أساس البلاغة للزمخشري
العربية
0
0
0
26
İbrahim Özdemir
İbrahim Özdemir@ibrahim122321·
Hâsiyeler metinlerin beynidir. الحواشي مخخة المتون Zemahşerî
Català
2
3
22
3.5K
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
@ubeyd53 İnsan sınanmadığı konuda çoğu zaman kendine fazla güvenir. Evlilik ise uzaktan görünenle içinde yaşananın aynı olmadığını öğreten büyük bir mekteptir. Rabbim herkese hayırlı eş ve hayırlı imtihanlar nasip etsin.
Türkçe
0
0
13
709
ملا عبد الله يلديز
Bekarlar yine sınanmadıkları evlilik, eş hakkında ahkam kesiyor, büyük konuşuyorlar! Rabbim hayırlı eş nasip etsin
Türkçe
21
61
1.4K
38.7K
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
Çocuk canı istediğinde anne-babasını şikâyet edip uzaklaştırma kararı aldırabiliyor; fakat aynı çocuk suç işlediğinde anne-baba suçlu öyle mi? Bu, eşeğe aslan kuyruğu takmaya benzer: ne aslan olur ne eşek olmaktan kurtulur. Ceza verilecek tek şey Kemalist eğitim düzeni, suça zemin hazırlayan hükümet politikaları ve çıkar odaklı kapitalist düzen olmalıdır. Çözüm, bu milletin fıtratına uygun İslami düzen kurmaktır; ama samimi değiller, yüzeyde tartışmalarla oyalanıyorlar.
Türkçe
1
1
9
193
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
İnsan, birini ‘eksik’ gördüğü yerden kendine eş seçmez; çünkü o eksik dediğin şey zamanla ya sana ayna olur ya da seni küçültür. Evlilik zeka yarıştırması değil, insanı insan yapan şeyleri birlikte taşıyabilme hâlidir. Aksi hâl, beraberlik değil; sadece aynı masada oturan iki yalnızlıktır.
Türkçe
0
0
2
145
Yeminli İnsan Doktoru
Yeminli İnsan Doktoru@kalpdoktoru58·
Karımla entellektüel olmadığı için evlendim
Türkçe
7
11
553
9.7K
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
@fakirpurtaksiir Kardeşim, evlilikte icbar yoktur. Adamın gönlüne düşmemiş. Şimdi biz kalkıp “fotoğrafa bakınca beğeneceksin” diye zorlayalım mı? جار ومجرورun mutallekini arar gibi sebep peşinde koşmayalım. Gönül düşmediyse gerisi لا محل لها من الإعراب.
Türkçe
0
0
4
208
Muhammed Furkan Soylu
Muhammed Furkan Soylu@fakirpurtaksiir·
İlim okumuş bir kardeşimin evliliğine vesile olmak için hanımın yardımıyla kardeşin kriterlerine uygun bir aday bulduk ama beyefendi hanımefendinin fotoğrafından etkilenemediği için görüşmeyi direkt reddetti. Evlilikte muhabbet zamanla olur ve fotodan karar verilmez çünkü+
Türkçe
70
2
299
266.2K
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
@Abdullatif_Dai Kalbin yanıldığı yer, aklın sustuğu yerdir. İnsan çoğu zaman kimden zarar göreceğini değil, kime gereğinden fazla güvendiğini hatırlayarak olgunlaşır.
Türkçe
0
0
9
181
Abdullatif Muhammed
Abdullatif Muhammed@Abdullatif_Dai·
Ahmed bin Hanbel رحمه الله şöyle der: “Başıma gelenlerin çoğu, kendilerine karşı içimde hiçbir sıkıntı hissetmediğim kimselerle oturup kalkmaktan geldi.”
Türkçe
1
10
92
2.3K
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
@enbiya_yildirim İnsan bazen bir eve değil, yokluğun tam ortasına girer. Kapıyı açan anahtar değil; hatıralardır. Kaçıp gitmek de kalıp ağlamak da aynı acının iki ayrı yüzüdür.
Türkçe
0
0
12
300
Enbiya Yıldırım
Enbiya Yıldırım@enbiya_yildirim·
Bir gün gelirsin köye. Karşılayan kimse olmaz. Kilidi açıp içeri girersin. Odadaki sessizlik her yanını kuşatır ve annen etrafındaki hatıralar zihnine doluşur. Daha fazla dayanamayıp dışarı atarsın kendini. Bir on dakika sonra ürkek adımlarla tekrar içeri girersin.
Enbiya Yıldırım tweet media
Türkçe
6
7
142
5.3K
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
Bunları size kim söyledi bilmiyorum ama genel bir değerlendirme yapıyorsanız, bence büyük bir yanılgı içerisindesiniz. Bazı medreseler için söyledikleriniz yer yer doğru olabilir, bunu kabul ediyorum. Fakat Doğu medreselerini toptan aynı kefeye koymak doğru değildir. Elbette istisnalar vardır, her yerde olduğu gibi. Ben bir Doğu medresesi mezunu, yıllarca o sistemin içinde bulunmuş biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Doğu medreselerinin asırlardır süregelen köklü tedris geleneğini batıdaki pek çok yapıyla kıyaslamak bile adil değildir. Alet ilimlerinden başlayıp fıkıh, hadis ve tefsire kadar uzanan o disiplinli, hiyerarşik ve derin eğitim anlayışı hâlâ titizlikle muhafaza edilmektedir. Teberrüken okumakla hakiki tedris görmek arasındaki farkı en iyi bilenler de zaten o medreselerin talebeleridir. Bu yüzden birkaç örnekten veya sınırlı gözlemden hareketle Doğu medreselerinin ilmî birikiminin ve tedris geleneğinin tükendiğini söylemek, meseleyi yeterince tanımamaktan kaynaklanan bir değerlendirme olur.
Türkçe
1
0
1
47
el-Mesrûr
el-Mesrûr@Batuuhanefi·
@halilbayir0 @izmiriii Ancak günümüzde mesela hadis, tefsir veya fıkıh alanında alet ilimlerinde olduğu gibi bir tedrisat var mı? Maalesef ki yok. Tefsir lügat ile bağlantısı miktarınca öne çıksa da Hadis ilmî ayrı bir dünyadır, Fıkıh ilmî keza öyledir. Müfredatta teberrüken okumak ile öğrenim olmaz.
Türkçe
1
0
0
45
Halil Bayır
Halil Bayır@halilbayir0·
Kitabı kapağından okuyan birinin müellifi eleştirmesi gibi... İşin ehli bilir ki bir hadisin şerhi, yalnızca metni Türkçeye aktarmaktan ibaret değildir. Hadis ilmi; lafız tahlili, nahiv, sarf, belâgat, rivayet yolları, muhaddislerin değerlendirmeleri ve fukahanın istinbatlarıyla birlikte ele alınan çok katmanlı bir ilimdir. Bu sebeple “kelime tahlili ve takdiri” diye küçümsenen şey, aslında asırlardır İslâm ilim geleneğinin temel yöntemlerinden biridir. İşin ehli bilir ki büyük muhaddislerin ve şârihlerin eserleri incelendiğinde, bazen saatlerce tek bir kelime üzerinde durulduğu; bir harfin veya bir i‘rab vechinin hüküm ve mana üzerindeki etkisinin uzun uzadıya tartışıldığı görülür. Dolayısıyla bir dersi “kelime tahliline indirgenmiş” diye eleştirmeden önce, o tahlilin hangi ilmî neticeleri doğurduğuna bakmak gerekir. Zira bazen bir kelimenin kökü, bir harfin takdiri veya bir lafzın kullanım biçimi, sayfalarca yüzeysel yorumdan daha fazla mana ve hüküm ortaya koyabilir. Hele ki ömrünü şer‘î ilimlere vakfetmiş, ehliyeti ve icazetiyle temayüz etmiş bir âlim hakkında hüküm verirken, ilmî tenkit ile peşin hükmü birbirine karıştırmamak gerekir. Aksi hâlde eleştirilen kişinin ders verme şekli değil, eleştiriyi yapanın usûl bilgisi tartışılır hâle gelir.
Türkçe
1
1
25
2.4K