KaKTüS

253 posts

KaKTüS

KaKTüS

@istifras

Katılım Haziran 2020
81 Takip Edilen18 Takipçiler
KaKTüS
KaKTüS@istifras·
@melekccnn @DizlekErdal Kendi nefsine işte böyle şahit olarak cehenneme girecekler. Allah'ın ayetlerine karşı rivayetleri getirecek kadar gözleri kör olmuş.
Türkçe
0
0
0
11
Melek Ç.
Melek Ç.@melekccnn·
@DizlekErdal Yalnız onlar benim cümlelerim değil. Allah'ın ayetlerinden Allah'a mı sığınıyorsun???
Türkçe
8
4
94
1.2K
Erdal Serce
Erdal Serce@erdalserce·
Eleştiriler doğrudan Muhammed'e yöneliktir. Kur'an, onun hem resul hem de nebi olduğunu açıkça bildirir (Fetih 29; Ahzab 40). Buna rağmen bazı ayetlerde hitap "Ey nebi!" şeklinde açıkça yapılır ve düzeltme içerir (Tahrim 1). Bazı ayetlerde ise herhangi bir sıfat kullanılmadan doğrudan onun bir tutumu düzeltilir (Abese 1–10; Enfal 67; Muhammed 19). Buna ek olarak Kur'an, onun için "Allah, geçmiş ve sonraki zembini bağışlasın" ifadesini de kullanır (Fetih 2). Bu da bağışlanma bağlamının doğrudan aynı şahsa yöneldiğini gösterir. Bu durum açıkça ortaya koyar ki muhatap tek ve aynı kişidir. Muhammed hem nebi hem resuldür; dolayısıyla ona yöneltilen eleştirileri ve bağışlanma ifadelerini yapay biçimde iki ayrı makama bölme zorunluluğu yoktur.
KaKTüS@istifras

@erdalserce Sana bu şekilde birçok örnek getirebilirim. Sorumu anlamadın. Neden RESUL sıfatı üzerinden bunu söylediğini merak ettim. Neden NEBİ demedin? Örnek verdiğin ayette Resul sıfatına atıf yok.

Türkçe
2
0
6
563
KaKTüS
KaKTüS@istifras·
@erdalserce Resulun tek sorumluluğu tebliğdir. Bu görevinde de hata yapma lüksü yoktur. Hata yaparsa ne olacağı Hakka 46'da yazıyor.
Türkçe
1
0
0
50
KaKTüS
KaKTüS@istifras·
@erdalserce Sana bu şekilde birçok örnek getirebilirim. Sorumu anlamadın. Neden RESUL sıfatı üzerinden bunu söylediğini merak ettim. Neden NEBİ demedin? Örnek verdiğin ayette Resul sıfatına atıf yok.
Türkçe
1
0
1
546
Erdal Serce
Erdal Serce@erdalserce·
Resul dahi günah işlemekteyken, insan-ı kamil (eksiksiz insan) diye bir kimse yoktur. İnsandan kamil olmaz!
Erdal Serce tweet mediaErdal Serce tweet media
Murat kurnaz@muratkurnaz7

@erdalserce @fortioremper Duvar adamsın sen teslim olmadan müslüman olunmayacagini müslüman olmadan mümin olunmayacagini bunlar olmadan Muhsin ve insan-ı kamil olunmaz ve bu sıralamada muminlik önemli ve üst seviyede sana anlayamadık Sonraki kriz Mikail cebrail melek değil dedin filim koptu

Türkçe
1
0
7
384
KaKTüS
KaKTüS@istifras·
@teologmete Nisa 34 e ayrılmak dersek Nisa 35 te şikak yani ayrılmalarından korkarsanız hakem çağırın durumunu be yapacağız? Zaten Nisa 34 te ayrılma olmamış mıydı?
Türkçe
0
0
0
20
KaKTüS
KaKTüS@istifras·
@guzun4rgoksu Rivayetlere dayanarak bir sıra oluşturulmuş. Kitabı koruyan Allah sizce sırayı da korumamış mıdır? Ayrıca rivayetlerde bazı surelerin yerleri farklılaşabiliyor.
Türkçe
1
0
0
22
Güzin Göksu
Güzin Göksu@guzun4rgoksu·
@istifras Her iki sıraya göre de çalıştım, nüzul sırası daha tutarlı bir anlatım sergiliyor. konular ve kavramlar bir sıra ile öğretiliyor ve açılıyor.
Türkçe
1
0
1
55
Güzin Göksu
Güzin Göksu@guzun4rgoksu·
Kuran’da ayağa kaldırılan düzen ve inşa paradigması Kuran bize sistemler sunar, bütüncül okuma yaptığımızda karşımıza en ince detaylarına kadar kurgulanmış olan kavram haritaları çıkar. Bu okumamızda insanların salatını bulmadan önceki son dönemeçten geçeceğiz. Dilimize istikamet, kıyam, kavi, makam, kavim gibi kavramlarla girmiş olan kelimelerin kökenine doğru ilerleyeceğiz ve Allah'ın bizler için kurduğu 'ayağa kaldırılan düzen' paradigmasını çözümlemeye çalışacağız. Kuran’ın anlam haritasında bazı kelimeler vardır ki, bir hareketi, bir inşayı ve topyekün bir medeniyet tasavvurunu tetikleyebilir. Arapça’nın en kadim, en doğurgan köklerinden biri olan K-V-M kökü adeta bir işletim sisteminin çekirdeği görevindedir. Geleneksel okumalarda dar anlamlara sıkıştırılan bu kök ve ondan türemiş kelimelerin tümü, tam manasıyla kurumsal bir inşanın manifestosudur. KVM ayakta durmak, dik tutmak, sürdürmek anlam çekirdeğine sahip. Peki Kuran'da bu kök nerelere doğru açılır? Bu sistem, el-Kayyum yani varlığı ayakta tutan Allah’a yaslanarak başlar, insanlar için Kum fe enzir 74:2 yani kalk ve uyar emriyle ateşlenir ve Kıyamet yani büyük kalkış ile de nihayete erer. KVM ağı sahada işleyen, kurumsallaşan ve onaran bir inşa modeline dönüşür. Müslim olmak bu düzende oturup beklemek yerine hayatın her aşamasını bizzat ayağa kaldırmak'tır. Her mimari proje bir zemine ihtiyaç duyar. KVM paradigmasının üzerine oturduğu anakara da Sırat-ı Müstakim'dir 1:6. İstikamet sistemin haritasıdır. Müstakim olan yol ise hedefe götüren rotadır. Kum yani kalkmak ile bu rotaya girilir, navigasyon başlar hedefe giden yol çizilir. Ancak bu kalkışın verime dönüşmesi onun İstikamet yani doğrultu zeminine bağlanması ile mümkündür. KVM sistemi de ancak dosdoğru yol üzerinde ivme kazanabilir. Artık ayaktadır insan yani kıyam etmiştir. Bir sistemi ayağa kaldırmak için hatasız bir plana ihtiyaç duyarız. Kitaben kayyimen 18:2 ve dinul kayyim 30:30 kavramları karşımıza çıkar. Kayyim pürüzsüz, kalibre edilmiş, insan fıtratını ve evrensel yasalarını dimdik ayakta tutan kaynak kod olarak işlev görür. Kayyım kitap ve kayyım din düzenin kodlarına işlenmiş olan tüm yazılımdır. Ardından ikame teknolojisi gelir. İkame bir şeyi yapmak olarak anlamı daraltılır, ikame mühendislik olarak kurmak ve işletmektir. Saha operasyonudur. Kişi ve grupların çabası ile salat, ölçü ve tartı, aktif şahitlik, gönderilen kitaplar ayağa kaldırılmalı ve böylece din işleyen bir mekanizmaya dönüştürülmelidir. Ekimu d-Din yani dinin ayağa kalkışı işte tam olarak vahiy prensipleri ile kıyama kalkan insanlığın işler bir sistem kurması ile mümkündür. Adalet ise ikame formuyla gelmez kavvamin formuyla gelir, çok daha güçlendirilmiş pekiştirilmiş bir ayakta tutma biçimidir. Her yapı yüklere karşı direnç gösterecek bir omurgaya ihtiyaç duyar. KVM toplumunun omurgası Nisa 135'teki kavvamine bil kıst yani "Allah için adaleti ayakta tutanlar" sınıfıdır, adaleti ve şahitliği sürekli gözetim altında tutup uygulayıp ayakta tutan aktif nöbetçiler sistemin omurgasını oluşturur ve tek bir kodu vardır, adalet. Sistem, ölçü ve tartıda 55:9 milimetrik bir hassasiyet ister. Hakikatin şahitliği 2:140 gizlendiğinde veya terazi bozulduğunda yapının statiği çökme tehlikesi ile karşı karşıya kalır. Kavvamin bu statiği koruyan çelik konstrüksiyondur. Yani kayyım olan dinin direği adalet ve hakka şahitliktir. Bu sistem uydurma kurallarla veya 'olsa da olur' türünden esnek yorumlarla çalışmaz. Karar anlarında devreye giren ekvam 17:9 ilkesi seçenekler arasında en sağlam, en dik ve en kalıcı olanı seçmeyi emreder. KVM sistemi çürük malzeme ile yapı kurmayı reddeder, referans kaynağı vahiy de evrenin matematiğiyle uyumludur. İnsanlık kusursuz sistemi kurma konusunda zayıflıklara sahiptir. Sistemde yıpranmalar olabilir. Önemli olan hataya karşı verilen tepkidir. Musa ve Bilgin kul kıssasında yıkılmak üzere olan bir duvar görülür ve Bilgin kul fe-ekamehu yaparak onu hemen doğrultur ve ayağa kaldırır. 18:77 KVM paradigması bir hata veya bozulma görüldüğünde sorgusuz sualsiz ve karşılık beklemeksizin yerinde onarımı zorunlu kılar. Bu adeta sistemin self repair özelliğidir ve insan odaklıdır. Demek ki insanın farkındalığının da son derece 'ayakta' olması gerekir, yani sürekli kıyam'da. Fazları özetleyelim ve KVM sisteminin röntgenini çekelim. - Kayyum - Herşeyi ayakta tutan Allah'tır. - Kitabul kayyime ve dinul kayyime sistemin eğriliği olmayan, dimdik, evrensel yasalarla uyumlu hakikat bilgisidir. - Takvim ilk kalibrasondur, insanın ahsen-i takvim ile yaratılması yani bu sistemi taşıyabilecek en mükemmel kıvam ve donanımda tasarlanmasıdır. 95:4 - Kum aktivasyon emridir, pasifizmi kıran ilk kıvılcım, aktif kalkış moduna geçiş komutudur. 74:2 - Kavim aynı fikir etrafında birleşip ayağa kalkan topluluktur. - Makam inşa sahasıdır. - Müstakim her şeyin üzerine oturduğu ana hattır. - Ekvam karar kalitesidir. - Akim, ekamu, ikame saha operasyonu ile ana sütunların dikilmesidir, ana sütunlar salat, ölçü ve tartı, şahitlik, indirilen kitaplardır. Sütunlar dikildiğinde din ayağa kalkacaktır. - Kavvamin çelik omurgadır, adalettir. - Kıyamin lin nas, insanlar için toplumun dirliğini sağlayan güvenli bilgi üretim ve doğrultucu merkezi otoritedir, yani Kabe. - Mukim ayakta tutuculuktur. 14:40 Sistem ayağa kaldırılırsa dünyaya adalet, huzur, bilgi ve adil sermaye dağıtılımı hakim olur. Peki sonunda ne olur? Kıyamet KVM zincirinin son halkası Kıyamet'tir. 75:1 Tabi ki evrensel bir yok oluş değildir, kelimenin anlamını bilmeyenler kozmik tükeniş zanneder. Oysa ki kıyamet tüm insanlığın evrenin mutlak ve tek egemen otoritesi huzurunda ayağa kalktığı o büyük kalkış günüdür. Dünyada yapılan tüm ikame eylemleri Ba's günü tartıya çıkarılacaktır. Kim hangi sistemin ikamesi için çalıştı ise onun karşılığını alacaktır. KVM sistemi insan ırkını işte bu büyük kalkış gününe hazırlayan bir yaşam protokolüdür. İnsan kendi salatının ne olduğunu bulabilecek midir? Az kaldı.. Kuran ile aydınlanmamız dileği ile.
Güzin Göksu tweet media
Türkçe
30
25
179
18K
KaKTüS
KaKTüS@istifras·
@guzun4rgoksu İniş sırası ve mushaf sırası mevzusuna bakışınız nedir Güzin Hocam? Sizde ilk ayet ikradır mı diyorsunuz? Bununla ilgili bir paylaşımınız var mı?
Türkçe
1
0
0
27
Güzin Göksu
Güzin Göksu@guzun4rgoksu·
@sofi250767 Oku, okut, derle, topla, yay ve ilan et. İkra kökü hepsini kapsar.
Türkçe
2
0
2
63
KaKTüS
KaKTüS@istifras·
@elzemfreunz Bunu kendine itiraf etmekle inanç hayatına adım atman hayrına olacaktır. Bu arada M. Okuyan'la görüş farklılıklarımız var. Başkaları gibi onun bunun şakşakçısı değilim. Sadece senin halini özetledim. Selametle.
Türkçe
0
0
0
12
KaKTüS
KaKTüS@istifras·
@elzemfreunz Lafın gelişi iki ayet :) Dünyada hiç Müslüman kalmazsa bile sancağı taşırım diyorsun ama aldığın meal başkaları tarafından beğenilmeyince yaprağını çevirmeden çoğunluğa uyuyorsun. Kendinle çeliştiğinin farkında değil misin? :) Sen çoğunluğun peşine takılmaya gayet açık birisin.
Türkçe
1
0
0
11
Elfünnes
Elfünnes@elzemfreunz·
Müslüman olmadığım zamanlarda yaşayabileceğim en uç, en kötü şeyleri yaşadım. Elhamdülillah iman ettikten sonra hayatımdaki her şey ahlakımla beraber düzeldi. Öyle ki bu etkinin büyüklüğünü insanlara anlatmak istediğimde, tüm dünya çıkıp “İslam yok, kanıtlandı, kendine gel” gibi bir döneme girse bile, ben yine tek başıma Müslüman olurum. Hayatımda üzerimde bu kadar güzel bir etkisi olan başka hiçbir şey olmadı.
afacan@canhabibiyim

Düşünsenize Ramazan ayı yaklaşıyor hepimizin içinde şimdiden müthiş bi huzur var ama bazılarının inancı yok.. ne kadar talihsiz bi durum. Müslüman olduğumuza milyarlarca defa şükürler olsun aksini düşündükçe kafayı yer gibi oluyorum

Türkçe
5
12
330
19.6K
KaKTüS
KaKTüS@istifras·
@erdalserce Abi adam onu mu diyor Allah aşkına? İslam'ı Müslümanların davranışları, görünen yüzleri ile değil Kur'an ile anlarsınız diyor. Sen diğer konulara da böyle yaklaşıyorsan hiç yazılarını okumayalım.
Türkçe
1
0
1
643
KaKTüS
KaKTüS@istifras·
@rojdaaltints_ De ki: "Benim salatım, nusukum, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabb'i olan Allah içindir."(6:162)
Türkçe
0
0
1
384
Rojda Altintaş
Rojda Altintaş@rojdaaltints_·
Bir insan ömrünü neye vermeli?
Türkçe
53
1
118
25K
KaKTüS
KaKTüS@istifras·
@tevhidekip_ Az müşrik Halis, çok müşrikleri az müşrik olmaya çağırıyor. Kendini Allah’a kul olmuş zannediyor. Sen sadece Allah’a değil, Hz. Muhammed’e de kulsun; farkına var artık. Az müşrik olsan da aynı cehenneme gireceksin, çok müşrik olsan da Halis.
Türkçe
1
0
0
114
Tevhid Ekip
Tevhid Ekip@tevhidekip_·
Siz birine "Gelin Allah'a kul olun, Allah'ın dışında taptıklarınızı reddedin ve Allah'tan başkasına kulluk etmeyin" diyorsunuz; o size "Sen İngiliz ajanısın" diyor. Rabbimiz için sabretmek; "Ben bu adama cevap yetiştiririm ama Rabbimin davası senin sığ tartışmandan daha kıymetli" diyerek yürümeye devam etmektir.
Türkçe
11
323
704
10.3K
KaKTüS
KaKTüS@istifras·
@ogrensonrakonus @Zmstfg Arapça bilsen ne olur? Kitap yüklü müşriksin ya da kitap yüklü başka bir şey ;)
Türkçe
0
0
1
35
Muhammed BEYAZ
Muhammed BEYAZ@ogrensonrakonus·
GELİN SÜNNETİ İPTAL EDELİM; BAKALIM NE OLACAK!? İmam şafii Rahimehullah diyor ki; "Eğer Sünnet ile delil getirmeseydik ve biz (sadece Kur'an'daki) zahiri hükümlerle hükmetseydik; üzerine hırsızlık ismi (suçu) sabit olan herkesin elini keserdik. (Zina edenlerden evli-bekar ayrımı yapmadan) hür ve muhsan (evli) olup zina eden herkese yüz değnek vururduk. Peygamber ile arasında herhangi bir akrabalık bağı olan herkese 'yakın akraba payını' (sehm-i zi'l-kurbâ) verirdik ki; Peygamber'in onlarla soy bağları olduğu için bu durum (sonunda) Arap kabilelerinin çoğuna kadar uzanırdı. Ayrıca (savaşta öldürülen düşmandan elde edilen) şahsi eşyaları (selebi), diğer ganimetler gibi kabul edip beşte birini ayırırdık." — — — — — Ben de diyorum ki: Eğer Sünnet’i devre dışı bırakıp yalnızca metnin çıplak lafzına mahkûm olsaydık; haccı ne yapabilir ne de rükünlerini tayin edebilirdik. İhram nerede girilir, telbiye nasıl yapılır, tavafın yedi şavt olduğu nereden bilinir, sa‘yin Safâ ile Merve arasında olduğu, vakfenin Arafat’ta ve belirli vakitte yapıldığı neye göre tespit edilirdi? Kur’an’da emredilen “haccı tamamlayın” hitabı, Sünnet olmaksızın anlaşılmayan bir emirden öteye geçmezdi. Zekâtı emredildiği gibi verir, fakat nisabını keyfimize göre belirlerdik. Altının, gümüşün, ticaret malının, hayvanların nisabı nedir; hangi maldan ne kadar verilir; üzerinden bir yıl geçmesi şart mıdır; borç nisabı düşürür mü? Bunların hiçbiri Kur’an’ın lafzından çıkarılamazdı. Sonuçta zekât, ilâhî bir ibadet olmaktan çıkar, kişisel vicdan payına indirgenirdi. Namaz kılardık; fakat kaç rek‘at olduğunu tartışırdık. Sabah iki mi, üç mü; akşam iki mi, dört mü? Rükûda ne denir, secdede ne okunur, tahiyyat nedir, selâm nasıl verilir? “Namazı dosdoğru kılın” emri, Sünnet olmaksızın şekilsiz ve sınırsız bir çağrıya dönüşürdü. Cuma kılardık ama hangi vakit cumadır, bilemezdik. Oruç tutardık; fakat imsakin ne zaman başladığını, iftarın neyle yapılacağını, seferde ve hastalıkta ruhsatın sınırlarını bilemezdik. Keffâretin ne olduğu, kazanın nasıl yapılacağı, hangi hallerde orucun bozulduğu tamamıyla muğlak kalırdı. Nikâh kıyardık; fakat velinin şart olup olmadığını, şahitlerin vasfını, mehirle ilgili hükümleri, süt hısımlığını, iddet sürelerini kendi aklımıza göre belirlerdik. Bir aile hukuku değil, yorum karmaşası üretirdik. Cezalarda da durum farklı olmazdı. Hırsızlığın şartları, şüphelerin hadleri düşürmesi, ikrarın sınırları, ta‘zîr ile had arasındaki fark bilinmezdi. Merhamet ile adalet arasındaki ilâhî denge, Sünnet devre dışı bırakıldığında ya sertliğe ya da keyfîliğe kurban edilirdi. Hadis inkârcılarının iddia ettiği gibi Sünnet’i “tarihsel bir yorum” saydığımız an, dinin pratiğini tarihsiz ve ölçüsüz hâle getirmiş oluruz. Çünkü Kur’an, Sünnet’le anlaşılmak üzere inzal edilmiştir; Sünnet, Kur’an’ın alternatifi değil, beyanıdır. Beyanı iptal edilen bir metin, her okuyanın elinde başka bir dine dönüşür. Bugün “yalnız Kur’an” sloganı atanların vardığı yer, aslında Kur’an’ın değil, kendi akıllarının hükümranlığıdır. Her biri kendince bir namaz, kendince bir oruç, kendince bir ahkâm üretir. Ortada vahyin birleştirici otoritesi değil, yorumların anarşisi kalır. Özetle: Sünnet’i iptal etmek, Peygamber’i devre dışı bırakmak değil; doğrudan doğruya dinin yaşanabilirliğini iptal etmektir. Geriye ilke düzeyinde doğru görünen, fakat hayatta karşılığı olmayan soyut bir metin kalır. Bunu iyi anlamak gerekir ki, hadisleri bütünüyle inkâr eden bir kimsenin elinde, müstakil bir dinden başka bir şey kalmaz. Bir süre sonra bu yükün altında ezilir ve işin sonu çoğu zaman (açık ya da örtük biçimde) Allah’ı inkâra kadar varır. Bu noktada şeytanın girdiği en büyük kapılardan biri, mezhepler arasındaki bazı fıkhî ihtilaflardır. Hâlbuki ulemayı devre dışı bırakan, rivayetleri toptan reddeden kimse, farkında olmadan kendine ait bir mezhep ve bir usûl inşa etmiş olur. Tefrikayı ortadan kaldırdığını zannederken, bu defa ferde indirgenmiş, dar ve tehlikeli bir tefrika üretir. Bu yaklaşımı benimseyenlerin ne ilimle sahici bir bağları vardır ne de dille. Geriye kalan, ilim zannıyla yapılan kuru tartışmalar; özü olmayan, savrulan bir cedelden ibarettir.
Muhammed BEYAZ tweet media
Türkçe
45
137
480
53.2K
KaKTüS
KaKTüS@istifras·
@sakallimaco Kuran'ın emrettiği şekilde ceza, aile, ekonomi vb hukuku uygulamamak ve kendi kanunlarına göre hüküm vermek şirk midir? Boş bırakılan alanları söylemiyorum haa! Uyanıklık edecek şekilde cevap verme. Bu mantığı kuracak kadar kafan çalışmıyor mu?
Türkçe
0
0
0
55
Serhat Sarı
Serhat Sarı@sakallimaco·
▫️Sela şirktir ▫️Türbe'den istemek şirktir. ▫️Yüzü suyu hürmetine demek şirktir ▪️Oy kullanmak şirk değildir.
Türkçe
76
15
176
21.6K
KaKTüS
KaKTüS@istifras·
Herif, Müslümanlar için Allah’ın sözü olan metni "Tatmin edici değil, bu ne ya?" diyerek küçümsüyor; ama etrafındaki kendini "Müslüman" görenler hoş sohbeti sebebiyle kendisini savunmaya geçiyor. Suç bu herifte değil.
Türkçe
1
0
5
583
KaKTüS
KaKTüS@istifras·
@zuhhrina Hangi ilahın kurallarına böyle bir tehditte bulundun? Kitabın sahibi böyle bir okumayı yasaklamıyor. Seninki mi yasak koydu?
Türkçe
0
0
0
12