Erdal Serce

62.4K posts

Erdal Serce banner
Erdal Serce

Erdal Serce

@erdalserce

@meal_erdalserce

Türkiye Katılım Ocak 2011
4.9K Takip Edilen6.6K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Erdal Serce
Erdal Serce@erdalserce·
Hiç bir ırktan değilim, TÜRK KAVMİNDENİM ARAPÇAYI ARABİSTANDA, TÜRKÇEYİ TÜRKİYEDE ÖĞRENDİM. Yazdıklarım kendi şahsi düşüncelerimdir. Hiç bir şeyi değiştirme gibi bir niyetim yok. YAZDIKLARIMI ve EZBERLERİNİZİ KARŞILAŞTIRARAK HAKLIYI/HAKSIZI, DOĞRUYU/YANLIŞI görebilir/bulabilirsiniz. Mesala, KEVSER SURESİ KEVSER: ÇOKLUK. Saladaki NEHR: LİYAKAT EBTER: TECRİT OLUNAN
Erdal Serce tweet mediaErdal Serce tweet mediaErdal Serce tweet mediaErdal Serce tweet media
Seyf@Seyfullah_Y

@erdalserce Arab ırkından(kavminden) isen haklısındır.

Türkçe
6
6
66
70.6K
Oktay Güser
Oktay Güser@mekeney·
@MDemircio @erdalserce @fikretcetinorg Nedir amacınız? Kur’an’da geçen “arabiyyen” ifadesi, öncelikle bir dil tanımıdır; yani vahyin Arap toplumuna kendi lisanları olan Arapça ile indirildiğini bildirir. Bu, tarihsel ve toplumsal bir gerçekliğe işaret eder: muhatap olan kavim Arap’tır ve mesaj onların anladığı dil üzerinden gelmiştir. Bununla birlikte, ع ر ب kökü itibariyle bu dilin bir özelliği de vardır: 👉 açık, net ve ifade gücü yüksek olması Ancak burada kritik ayrım şudur: 👉 Dil ile o dilin niteliği aynı şey değildir. • “arabiyyen” = Arapça (dil) • açıklık = bu dilin karakteri / işlevi Bu nedenle “arabiyyen Arapça değildir, sadece ‘açık’ demektir” şeklindeki iddia, kelimenin kullanım anlamı ile kök anlamını karıştırmaktan doğar. Kur’an’ın kendi bağlamında ise bu durum daha da netleşir: • “mubîn” → ayırt eden, açıklayan • “arabiyyen” → bu açıklığın taşındığı dil • “ta‘qilûn” → bu açıklığı idrak edecek olan akıl Yani metin: 👉 açık ve ayırt edicidir 👉 anlaşılır bir dil ile gelmiştir 👉 fakat anlaşılması akletmeye bağlıdır Kısacası; 👉 “‘Arabiyyen’ Arapça demektir; açıklık ise bu dilin özelliğidir. Dil ile niteliği karıştırmak, kelimenin anlamını saptırmaktır. Kur’an, Araplara kendi dilleriyle, açık ve ayırt edici bir şekilde indirilmiştir; bu açıklık ise ancak aklını kullanan için anlam kazanır.”
M.Kemal Demircioğlu🇹🇷 ÖNCE VATAN.!@MDemircio

Hadi bakalım Arabiyyen, Arabiyyun Arapça diyen Ehli Sünni tayfa.. Nihayet sizin sevdiğiniz de aynı şeyi söyledi. Arabiyyun Arapça değildir.. Yavaş yavaş herkes anlayacak.. Fikret Çetin videosuna bir göz at! #TikTok vm.tiktok.com/ZGdug6CNf/

Türkçe
2
0
1
32
Erdal Serce retweetledi
@erdalserce
@erdalserce@meal_erdalserce·
Enbiya 51 - 81 Fatiha 2 Bakara 47 - 122 - 131 - 251 Ali İmran 33 - 42 - 96 - 97 - 108 Maide 20 - 28 - 115 Enam 45
@erdalserce tweet media@erdalserce tweet media@erdalserce tweet media
Indonesia
0
3
8
190
Erdal Serce retweetledi
@erdalserce
@erdalserce@meal_erdalserce·
Gafir 65 - 66, Fussilet 9, Zuhruf 46, Duhan 32, Casiye 16 - 36, Vakia 80, Haşr 16, Kalem 52, Hakka 43, Tekvir 27 - 29, Mutaffifin 6
@erdalserce tweet media
Türkçe
0
2
8
144
Erdal Serce retweetledi
@erdalserce
@erdalserce@meal_erdalserce·
Ankebut 10 - 15 - 28 Rum 22, Secde 2 Saffat 79 - 87 - 182 Sad 87, Zümer 75, Gafir 64
@erdalserce tweet media
Türkçe
0
2
6
115
Erdal Serce
Erdal Serce@erdalserce·
Kur'an, Adem'in bir NEBİ değil, yeryüzüne atanmış bir HALİFE olduğuna dair deliller var Adem'in seçilmişliği, onun "yeryüzünde halife kılınması"dır (Bakara 2:30). Bu, onun nebi olduğunu zorunlu kılmaz. Kur'an, "Adem'in zürriyetinden nebiler kılındığını" söyler (Meryem 19:58). Bu ifade, Adem'in değil, onun soyunun içinden nebilerin seçildiğini gösterir. Allah, "Eğer yeryüzünde yerleşik melekler olsaydı, onlara gökten melek bir resul indirirdik" der (İsra 17:95). Bu ayet, gönderimin muhatabın türüne göre olduğunu bildirir. Nitekim: "Eğer (resulü) bir melek yapsaydık, onu mutlaka bir beşer suretinde kılardık" (Enam 6:9). Yani tam da bu yüzden, insanlara melek bir resul gönderilecek olsaydı bile, bu gönderim insan/beşer görünümünde olurdu. Nuh kavmi, "Bu sizin gibi bir beşerden başka bir şey değildir... Atalarımızdan böyle bir şey duymadık" der (Mü'minun 23:24, 23:33). Bu, onların zihninde "resul" kavramının henüz insanla özdeşleşmediğini gösterir. Nuh kavmi, mesajdan önce resulün insan oluşuna itiraz ederken, Firavun ve çevresi Musa'nın getirdiğini "sihir" diye nitelendirir (Kasas 28:36). Yani Musa kıssasında tartışma, resulün kimliği değil, vahyin niteliğidir. Kur'an ayrıca: "Allah meleklerden de insanlardan da resuller seçer" der (Hac 22:75). Bu da resullüğün tek bir türe indirgenmediğini açıkça ortaya koyar. Bütün bu veriler birlikte değerlendirildiğinde: Nübüvvetin insan merkezli olarak belirginleşmesinin Nuh ile başladığı, ondan önceki resullerin melek olma ihtimalinin ise göz ardı edilemeyecek bir ihtimal olduğu görülür.
Erdal Serce tweet mediaErdal Serce tweet media
Türkçe
1
4
21
744
Erdal Serce
Erdal Serce@erdalserce·
Erdal Serce@erdalserce

Üslup meselesini baştan netleştireyim: Hakaret ve küfür içeren bir dil sürdüğü sürece seninle tartışmaya devam etmeyeceğim. Eğer konuşacaksak, bunu delil ve saygı çerçevesinde yaparız. Benim söylediğim şeyler kişisel yorum değil, Kur'an bütünlüğüne dayalıdır: 1. Adem'in seçilmişliği, onun "yeryüzünde halife kılınması"dır (Bakara 2:30). Bu, onun nebi olduğunu zorunlu kılmaz. 2. Kur'an, "Adem'in zürriyetinden nebiler kılındığını" söyler (Meryem 19:58). Bu ifade, Adem'in değil, onun soyunun içinden nebilerin seçildiğini gösterir. 3. Allah, "Eğer yeryüzünde yerleşik melekler olsaydı, onlara gökten melek bir resul indirirdik" der (İsra 17:95). Bu ayet, gönderimin muhatabın türüne göre olduğunu bildirir. Nitekim: "Eğer (resulü) bir melek yapsaydık, onu mutlaka bir beşer suretinde kılardık" (En’am 6:9). Yani tam da bu yüzden, insanlara melek bir resul gönderilecek olsaydı bile, bu gönderim insan/beşer görünümünde olurdu. 4. Nuh kavmi, "Bu sizin gibi bir beşerden başka bir şey değildir… Atalarımızdan böyle bir şey duymadık" der (Mü’minun 23:24, 23:33). Bu, onların zihninde "resul" kavramının henüz insanla özdeşleşmediğini gösterir. 5. Nuh kavmi, mesajdan önce resulün insan oluşuna itiraz ederken, Firavun ve çevresi Musa'nın getirdiğini "sihir" diye nitelendirir (Kasas 28:36). Yani Musa kıssasında tartışma, resulün kimliği değil, vahyin niteliğidir. 6. Kur'an ayrıca: "Allah meleklerden de insanlardan da resuller seçer" der (Hac 22:75). Bu da resullüğün tek bir türe indirgenmediğini açıkça ortaya koyar. Bütün bu veriler birlikte değerlendirildiğinde: Nübüvvetin insan merkezli olarak belirginleşmesinin Nuh ile başladığı, ondan önceki resullerin melek olma ihtimalinin ise göz ardı edilemeyecek bir ihtimal olduğu görülür. Eğer buna itirazın varsa, hakaret veya küfürle değil ayetle ve delille konuş. Aksi halde bu tartışmayı burada bitirelim.

QME
0
0
0
76
KaKTüS
KaKTüS@istifras·
@erdalserce Resulun tek sorumluluğu tebliğdir. Bu görevinde de hata yapma lüksü yoktur. Hata yaparsa ne olacağı Hakka 46'da yazıyor.
Türkçe
1
0
0
50
Erdal Serce
Erdal Serce@erdalserce·
Resul dahi günah işlemekteyken, insan-ı kamil (eksiksiz insan) diye bir kimse yoktur. İnsandan kamil olmaz!
Erdal Serce tweet mediaErdal Serce tweet media
Murat kurnaz@muratkurnaz7

@erdalserce @fortioremper Duvar adamsın sen teslim olmadan müslüman olunmayacagini müslüman olmadan mümin olunmayacagini bunlar olmadan Muhsin ve insan-ı kamil olunmaz ve bu sıralamada muminlik önemli ve üst seviyede sana anlayamadık Sonraki kriz Mikail cebrail melek değil dedin filim koptu

Türkçe
1
0
7
384
Erdal Serce
Erdal Serce@erdalserce·
Eleştiriler doğrudan Muhammed'e yöneliktir. Kur'an, onun hem resul hem de nebi olduğunu açıkça bildirir (Fetih 29; Ahzab 40). Buna rağmen bazı ayetlerde hitap "Ey nebi!" şeklinde açıkça yapılır ve düzeltme içerir (Tahrim 1). Bazı ayetlerde ise herhangi bir sıfat kullanılmadan doğrudan onun bir tutumu düzeltilir (Abese 1–10; Enfal 67; Muhammed 19). Buna ek olarak Kur'an, onun için "Allah, geçmiş ve sonraki zembini bağışlasın" ifadesini de kullanır (Fetih 2). Bu da bağışlanma bağlamının doğrudan aynı şahsa yöneldiğini gösterir. Bu durum açıkça ortaya koyar ki muhatap tek ve aynı kişidir. Muhammed hem nebi hem resuldür; dolayısıyla ona yöneltilen eleştirileri ve bağışlanma ifadelerini yapay biçimde iki ayrı makama bölme zorunluluğu yoktur.
KaKTüS@istifras

@erdalserce Sana bu şekilde birçok örnek getirebilirim. Sorumu anlamadın. Neden RESUL sıfatı üzerinden bunu söylediğini merak ettim. Neden NEBİ demedin? Örnek verdiğin ayette Resul sıfatına atıf yok.

Türkçe
2
0
6
563
Erdal Serce
Erdal Serce@erdalserce·
Erdal Serce@erdalserce

Üslup meselesini baştan netleştireyim: Hakaret ve küfür içeren bir dil sürdüğü sürece seninle tartışmaya devam etmeyeceğim. Eğer konuşacaksak, bunu delil ve saygı çerçevesinde yaparız. Benim söylediğim şeyler kişisel yorum değil, Kur'an bütünlüğüne dayalıdır: 1. Adem'in seçilmişliği, onun "yeryüzünde halife kılınması"dır (Bakara 2:30). Bu, onun nebi olduğunu zorunlu kılmaz. 2. Kur'an, "Adem'in zürriyetinden nebiler kılındığını" söyler (Meryem 19:58). Bu ifade, Adem'in değil, onun soyunun içinden nebilerin seçildiğini gösterir. 3. Allah, "Eğer yeryüzünde yerleşik melekler olsaydı, onlara gökten melek bir resul indirirdik" der (İsra 17:95). Bu ayet, gönderimin muhatabın türüne göre olduğunu bildirir. Nitekim: "Eğer (resulü) bir melek yapsaydık, onu mutlaka bir beşer suretinde kılardık" (En’am 6:9). Yani tam da bu yüzden, insanlara melek bir resul gönderilecek olsaydı bile, bu gönderim insan/beşer görünümünde olurdu. 4. Nuh kavmi, "Bu sizin gibi bir beşerden başka bir şey değildir… Atalarımızdan böyle bir şey duymadık" der (Mü’minun 23:24, 23:33). Bu, onların zihninde "resul" kavramının henüz insanla özdeşleşmediğini gösterir. 5. Nuh kavmi, mesajdan önce resulün insan oluşuna itiraz ederken, Firavun ve çevresi Musa'nın getirdiğini "sihir" diye nitelendirir (Kasas 28:36). Yani Musa kıssasında tartışma, resulün kimliği değil, vahyin niteliğidir. 6. Kur'an ayrıca: "Allah meleklerden de insanlardan da resuller seçer" der (Hac 22:75). Bu da resullüğün tek bir türe indirgenmediğini açıkça ortaya koyar. Bütün bu veriler birlikte değerlendirildiğinde: Nübüvvetin insan merkezli olarak belirginleşmesinin Nuh ile başladığı, ondan önceki resullerin melek olma ihtimalinin ise göz ardı edilemeyecek bir ihtimal olduğu görülür. Eğer buna itirazın varsa, hakaret veya küfürle değil ayetle ve delille konuş. Aksi halde bu tartışmayı burada bitirelim.

QME
0
0
0
20
Murat kurnaz
Murat kurnaz@muratkurnaz7·
@erdalserce Ben sana ne soruyorum sen gidip ne anlatıyorsun ne içiyorsunuz lan siz İnsan beşer yaratılmamış melek nereden biliyor gaybı teneke kimin reklamını yapıyorsun şablon sablon
Türkçe
1
0
0
36
Erdal Serce
Erdal Serce@erdalserce·
İsrâ 95'te "Yeryüzünde yerleşik olanlar melekler olsaydı, onlara melek bir resul gönderirdik" denmesi, insanlara beşer suretinde melek resul gönderilmesini reddetmez. Enam 9 ise açık bir ilke ortaya koyar: Eğer melek bir resul gönderilseydi, mutlaka insan suretinde gönderilirdi. Bu durumda Nuh kavminin "Evvelki atalarımızdan beşer bir resul geldiğini duymadık" demesi, sıradan bir inkar değildir. Bu ifade, onların zihninde "resul" kavramının insanla özdeşleşmemiş olduğunu gösterir.
Erdal Serce tweet mediaErdal Serce tweet mediaErdal Serce tweet media
Mstf@Zmstfg

@erdalserce Meleklerden seçilen resul'ler, insan olan resul'lere vahiy taşımakla veya ilahi emirleri uygulamakla görevlidirler; insan toplumlarına Nuh'tan önce veya sonra "melek resul" gönderilmesi Kur'an sistematiğinde imkansızdır. İsra 95 i hiç mi okumadın?

Türkçe
2
0
9
607
Erdal Serce
Erdal Serce@erdalserce·
Üslup meselesini baştan netleştireyim: Hakaret ve küfür içeren bir dil sürdüğü sürece seninle tartışmaya devam etmeyeceğim. Eğer konuşacaksak, bunu delil ve saygı çerçevesinde yaparız. Benim söylediğim şeyler kişisel yorum değil, Kur'an bütünlüğüne dayalıdır: 1. Adem'in seçilmişliği, onun "yeryüzünde halife kılınması"dır (Bakara 2:30). Bu, onun nebi olduğunu zorunlu kılmaz. 2. Kur'an, "Adem'in zürriyetinden nebiler kılındığını" söyler (Meryem 19:58). Bu ifade, Adem'in değil, onun soyunun içinden nebilerin seçildiğini gösterir. 3. Allah, "Eğer yeryüzünde yerleşik melekler olsaydı, onlara gökten melek bir resul indirirdik" der (İsra 17:95). Bu ayet, gönderimin muhatabın türüne göre olduğunu bildirir. Nitekim: "Eğer (resulü) bir melek yapsaydık, onu mutlaka bir beşer suretinde kılardık" (En’am 6:9). Yani tam da bu yüzden, insanlara melek bir resul gönderilecek olsaydı bile, bu gönderim insan/beşer görünümünde olurdu. 4. Nuh kavmi, "Bu sizin gibi bir beşerden başka bir şey değildir… Atalarımızdan böyle bir şey duymadık" der (Mü’minun 23:24, 23:33). Bu, onların zihninde "resul" kavramının henüz insanla özdeşleşmediğini gösterir. 5. Nuh kavmi, mesajdan önce resulün insan oluşuna itiraz ederken, Firavun ve çevresi Musa'nın getirdiğini "sihir" diye nitelendirir (Kasas 28:36). Yani Musa kıssasında tartışma, resulün kimliği değil, vahyin niteliğidir. 6. Kur'an ayrıca: "Allah meleklerden de insanlardan da resuller seçer" der (Hac 22:75). Bu da resullüğün tek bir türe indirgenmediğini açıkça ortaya koyar. Bütün bu veriler birlikte değerlendirildiğinde: Nübüvvetin insan merkezli olarak belirginleşmesinin Nuh ile başladığı, ondan önceki resullerin melek olma ihtimalinin ise göz ardı edilemeyecek bir ihtimal olduğu görülür. Eğer buna itirazın varsa, hakaret veya küfürle değil ayetle ve delille konuş. Aksi halde bu tartışmayı burada bitirelim.
Türkçe
1
0
12
553
Mstf
Mstf@Zmstfg·
@erdalserce Abi senin kafan karışmış. İddiaların ayetlerle tutarlı değil. İyi çalışmalar.
Türkçe
1
0
0
59
Erdal Serce
Erdal Serce@erdalserce·
Nuh kavmi, insan bir resule kökten itiraz ediyor: “"Bu sadece sizin gibi bir beşer" diyerek resullük fikrini reddediyorlar. Yani sorun mesajdan önce resulün insan oluşu. Musa kıssasında ise Firavun ve çevresi, Musa'nın getirdiği mesajı "sihir" diye niteliyor. Burada tartışma resulün insan olması değil, getirdiği vahyin niteliği.
Mstf@Zmstfg

@erdalserce Musa, kendi kavmine apaçık ayetlerle bir insan resul olarak gittiğinde Firavun ve çevresinin ona aynen şöyle dediğini görürüz: "Bu uydurulmuş bir sihirden başka bir şey değil, biz bunu evvelki atalarımızdan işitmedik." Ayrıca +++

Türkçe
1
0
6
600
Erdal Serce
Erdal Serce@erdalserce·
Enam 9 açık bir ilke koyar: Eğer melek resul gönderilseydi, mutlaka insan suretinde gönderilirdi. Bu durumda Nuh kavminin "Evvelki atalarımızdan beşer bir resul geldiğini duymadık" demesi sıradan bir inkar değildir. Bu ifade, onların zihninde "resul" kavramının insanla özdeşleşmemiş olduğunu gösterir.
Erdal Serce tweet mediaErdal Serce tweet media
Türkçe
0
0
1
68
Mstf
Mstf@Zmstfg·
@erdalserce Meleklerden seçilen resul'ler, insan olan resul'lere vahiy taşımakla veya ilahi emirleri uygulamakla görevlidirler; insan toplumlarına Nuh'tan önce veya sonra "melek resul" gönderilmesi Kur'an sistematiğinde imkansızdır. İsra 95 i hiç mi okumadın?
Türkçe
2
0
0
664
Erdal Serce
Erdal Serce@erdalserce·
Kur'an, anlatısını ADEM ile DEĞİL Nuh ile başlatır ve nübüvvetin onun hattında sistemleştiğini bildirir. Nuh kavminin beşer resule yabancı oluşu da dikkate alındığında, Nuh ile birlikte insan merkezli resullüğün belirginleştiği görülür. Nuh kavminin "evvelki atalarımızdan böyle bir şey duymadık" demesi ve Kur'an'da Allah'ın hem insanlardan hem meleklerden resuller seçtiğinin bildirilmesi birlikte değerlendirildiğinde, beşeri resullüğün Nuh ile başlamış olduğu görülür. Bu durum, Nuh'tan önceki resullerin melek olma ihtimaline dair güçlü kanıtlardır.
Erdal Serce tweet mediaErdal Serce tweet mediaErdal Serce tweet mediaErdal Serce tweet media
Murat kurnaz@muratkurnaz7

Adem peygamber değilmiş haberiniz olsun Erdal tanrı böyle buyurdu tövbe ya Rabbim tovbe

Türkçe
1
2
18
866