Diskur Akademi’de Samuel Fleischacker’in “Kant’ın Soruları: Aydınlanma Nedir?” adlı çalışmasını merkeze alarak aydınlanma felsefesi üzerine söyleşeceğiz. Konuya ilgi duyan herkesi bekleriz.
@firat_kargioglu@inzivasahaf
Diskur Akademi’de, “Hak aramak neden yorucudur?” başlığıyla, Türkiye’de hak arama pratiklerini, adaletle kurulan ilişkiyi ve yurttaşlığın bugünkü anlamını konuşacağız. Konuya ilgi duyan herkesi bekleriz.
🎙 Av. Nihat Ispartalı
🗓 10 Ocak Cumartesi | 🕕 18.00
📍 İnziva Sahaf
Diskur Akademi’de Samuel Fleischacker’in “Kant’ın Soruları: Aydınlanma Nedir?” adlı çalışmasını merkeze alarak aydınlanma felsefesi üzerine söyleşeceğiz.
Konuya ilgi duyan herkesi bekleriz.
@inzivasahaf@kd322av
"Uzunca bir süre kendine sığınaklar kurup yıktın: düzen ya da eylemsizlik, başıboş sürüklenme ya da uyku, geceleyin devriye gezmeler, yansız anlar, gölgelerin ve ışıkların kaçışı. Daha uzun bir süre kendine yalan söylemeyi, kendini sersemleştirmeyi, kendi oyununa gelmeyi sürdürebilirsin belki. Ama oyun bitti, büyük şenlik, ertelenmiş yaşamın yalancı sarhoşluğu bitti. Dünya yerinden kıpırdamadı ve sen değişmedin. Kayıtsızlık seni farklı kılmadı.
Ölmedin. Delirmedin."
“Yalnızlık, benim anladığım anlamıyla, acınacak bir durum değil, daha çok gizli bir krallık, derin bir iletişimsizlik, fakat el uzatılamaz eşsizlikte, az çok belirsiz bir anlama biçimidir.”
Jean Genet | Giacometti’nin Atölyesi
Nietzsche anlatımını çevirirken filozofa en çok katıldığım nokta şu oldu:
Kendi içinde dinginliğe ulaşabilmiş insanın bir şeyi kanıtlama, birilerini ikna etme çabası olmuyor. Nietzsche'ye göre "aktif güçlerin" öncülüğünde içindeki aktif ve tepkisel güçleri uyum hâlinde tutabilen insanlar bunlar. Aktif güç kendi başına var olabiliyor, kendini doğrudan ortaya koyabiliyor. Tepkisel güçse kendine odaklanmak yerine sürekli bir şeylere karşı koyarak, bir şeyleri kanıtlamaya çabalayarak yaşamını sürdürüyor.
"Kanıtlanmaya ihtiyaç duyan şeyin pek de değeri yoktur" diyor Nietzsche. Tam da aktif gücün kendini anlatmaya ihtiyaç duymayan bu çabasızlığını vurguluyor.
“Giderek daha fazla grubun can sıkıntısı yüzünden, yani dünyadan, devletten, toplumdan ve kendinden bıkkınlık yüzünden mahvolduğu bir medeniyette ilerlemeye inanç ve hatta ilgi beklenemez.”
Robert Nisbet | İlerleme Fikrinin Tarihi