Kamil Erdem

1.1K posts

Kamil Erdem

Kamil Erdem

@kmlerdem

Şu Yağmur Bir Yağsa-2016 / Bir Kırık Segâh-2018 / Yok Yolcu-2021 /O Sonbahar O Kış-2024 https://t.co/eq5X3AhfaX

Mesudiye, Datca Katılım Haziran 2012
1.2K Takip Edilen3.3K Takipçiler
Kamil Erdem retweetledi
Aynur Kulak
Aynur Kulak@KulakSafir·
Çağdaş Edebiyatımıza öykü kitapları kazandıran, Dünyadan Son Gidişimiz ile bu kitaplarına yenisini ekleyen Gülhan Tuba Çelik ile gerçekleştirdiğim söyleşi yayımda. Gülhan’a bu güzel ve içten söyleşi için teşekkür ederim. @gulhantubacelik @iletisimyayin @sanatkritik
Aynur Kulak tweet mediaAynur Kulak tweet mediaAynur Kulak tweet mediaAynur Kulak tweet media
Türkçe
0
4
12
1.6K
Kamil Erdem
Kamil Erdem@kmlerdem·
Kitaptan bir öykü: Ah Arkadaşımın fotokopiyle çoğaltılmış vesikalık resmini göğsüme iliştirmeye çalışırken topluiğne göğsüme battı, "ah" etmeye utandım. Ben on beştim, o on dokuz.
Türkçe
0
2
28
443
Kamil Erdem
Kamil Erdem@kmlerdem·
Çok iyi öyküler. Mezopotamya'nın zor insanlarını ve hallerini uzun bir şiir gibi, bir halk şiiri gibi anlatıyor. Güzellemesi, koçaklaması, kimi yerde taşlaması ile. (Ağıt yok, ne güzel!)
Kamil Erdem tweet media
Türkçe
1
7
93
4.4K
Kamil Erdem retweetledi
ismail gezgin
ismail gezgin@gezgin_ismail·
Bu yıl erken başladık. Yaz da gelmedi kalabalık da olmadı, bayrama da daha var ama köyümüzde yaklaşık 15 gündür su yok. Sistemli bir susuzluk yaşatılıyor köyümüze. Yeter!!! @arasahmetmugla @muskibasin @muglabsb @datcabelediyesi
ismail gezgin@gezgin_ismail

Her yıl olduğu gibi bu yıl da yaza ve bayrama susuz ulaşmamızı sağlayan @datcabelediyesi ‘ne bu kesintisiz hizmeti için çok teşekkür ederiz. Su getireceğiz diye aylarca yollarımızı deşip bırakan ama yine de su sorununu çözemeyen @muskibasin ‘ı da tebrik ediyoruz.

Türkçe
3
6
27
5.7K
Kamil Erdem
Kamil Erdem@kmlerdem·
"Çingene benleri, ne dersiniz, pembe olmalıydı değil mi? Ama dünyada her şey olması gerektiği gibi olmuyor ki.. " Can Yücel
Türkçe
0
0
20
328
Kamil Erdem retweetledi
Temelcontagrev
Temelcontagrev@temelcontagrev·
Duyuyor musunuz Kulaklarınıza geliyor mu Bu büyük suskunluğun sesi Bu yoz aydınlığın Bu çürümüşlük kokusunun Çalışıyor mu, çalışıyor mu durmadan Zilleri toplan borusunun Çok... Çok geç olmadan TEMEL CONTA GREVDE 502. GÜN✊
Temelcontagrev tweet media
Türkçe
0
38
109
7.2K
Kamil Erdem retweetledi
ismail gezgin
ismail gezgin@gezgin_ismail·
Homeros’tan, Xenophon’a, Platon’a, arkeolojik verilerden mitolojiye içinde bulunduğumuz kültürün nasıl inşa edildiğini irdelediğim yeni kitabım çıktı… Okunması ve tartışılması umuduyla…
ismail gezgin tweet media
Türkçe
8
56
367
24.9K
Kamil Erdem
Kamil Erdem@kmlerdem·
Kimi şimdiki zaman şiirlerine rastladım az önce de, öyle, aklıma geldi: Dilde gam var şimdilik lûtfeyle gelme sürûr Olamaz bir hanede mihmân mihmân üstüne. Râsih.
Türkçe
0
3
36
1.2K
Kamil Erdem retweetledi
Umit Akcay
Umit Akcay@umitak·
EMPERYALİZMİN KRİZİ ABD ve İsrail’in 28 Şubat 2026’da İran’a karşı başlattıkları saldırılar ve İran’ın yanıtları ile Ortadoğu’ya genişleyen savaşa 8 Nisan itibarıyla ara verildi ve (bu yazı yazılırken) 10 Nisan’da barış görüşmelerinin başlayacağı ilan edildi. Henüz bir savaş muhasebesi yapmak için çok erken. Ancak yine de “Kazanan kim oldu?” sorusu, çoktan en çok tartışılan konu başlıklarından biri oldu. Bu soruya yalnızca askeri bilanço üzerinden yanıt vermek yanıltıcı olur. Çünkü burada asıl mesele, kimin daha fazla yıkım yarattığı değil, ortaya çıkan tabloyu kimin kendi siyasal hedefleri doğrultusunda şekillendirebildiğidir. Hegemonya Konuya hegemonya tartışmasından başlayabiliriz. Eğer hegemonyayı ekonomik, finansal ve güvenlik alanları üzerine inşa edilen bir güç olarak tanımlarsak, mesele daha netleşebilir. Üretim ağlarını, parasal ve finansal düzeni, askeri kapasiteyi kapsayan bu güç yalnızca zorla işlemez. Aynı zamanda rıza üretir, kuralları meşrulaştırır, müttefikleri hizalar, rakipleri sınırlar. Bu açıdan bakıldığında İran savaşı, yalnızca bölgesel bir askeri çatışma değil, ABD hegemonyasının gerilemesine karşı küresel hiyerarşiyi yeniden kendi lehine düzenleme girişimiydi. Fakat ortaya çıkan sonuç, bu girişimin başarılı olmadığını gösteriyor. Yanlış hesaplar Görünen o ki, İran’a yapılan saldırı, baştan yanlış hesaplar üzerine kurulmuş. İlk yanlış hesap, İran’da kısa sürede bir rejim değişiminin gerçekleşebileceği varsayımıydı. Belli ki, rejimin üst düzey kadroları hedef alan bir baskın operasyonunun içeriden bir kırılma yaratacağı, rejim karşıtı toplumsal kesimlerin de bu süreci hızlandıracağı düşünülmüş. Oysa dış saldırı rejimi zayıflatmak yerine daha da merkezileştirdi. İkinci yanlış hesap ise savaşın İran’la sınırlı kalacağı varsayımıydı. Oysa İran çatışmayı jeoekonomik bir sahaya çekti. Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele alarak savaşın maliyetini bölgesel ve küresel ölçeğe çıkarmayı başardı. Böylece ABD ve İsrail’in kısa süreli ve düşük maliyetli müdahale tasarımı çöktü. Emperyalizmin krizi ABD ve İsrail, büyük bir yıkım kapasitesine sahip olduklarını gösterdiler. Fakat bu kapasiteyi kalıcı bir siyasal sonuca çeviremediler. Tam da bu nedenle burada gördüğümüz şey, emperyalizmin krizidir. Daha doğrusu, ABD’nin hiyerarşi yönetim biçiminin krizinin derinleşmesidir. Burada hegemonyayla çıplak zor arasındaki fark belirginleşiyor. Hegemonya yalnızca askeri üstünlük değildir. Aynı zamanda ekonomik ilişkilerin, finansal mimarinin ve güvenlik ağlarının belli bir meşruiyet zemininde işlemesidir. İran savaşı ise ABD’nin tam da bu bütünlüğü yeniden kurmakta zorlandığını gösterdi. Üstelik bu süreç yalnızca rakipleri değil, müttefikleri de daha güvensiz bir zemine itti. Körfez ülkeleri ABD’ye yakınlığın otomatik bir güvenlik garantisi üretmediğini görürken, Avrupa Birliği diplomatik olarak bir seyirci konumuna itildi. Ek olarak, Avrupa ülkelerinin ABD’nin destek çağrılarına olumsuz yanıt vermeleri, hegemonyanın rıza ve güven üretme kapasitesindeki aşınmayı net bir şekilde gözler önüne serdi. Bu aşamada ortaya çıkan en önemli sonuç, ABD’nin küresel hiyerarşiyi yeniden düzenleme kapasitesinin (yani emperyalizmin) sınırlarının açığa çıkmasıdır. Bu, küçümsenecek bir sonuç değil. Çünkü yarı çevre bir aktör, hegemonik gücü askeri olarak yenemese bile, onun bölgesel yeniden düzenleme kapasitesini tıkayabilir. Yaşanan tam da bu oldu. Sonuç olarak, ABD hegemonyasının gerilemesine verdiği yanıt daha fazla askeri ve jeoekonomik müdahale oldu. Ancak bu müdahaleler küresel hiyerarşiyi yeniden ABD lehine kurmak bir yana, bu hiyerarşinin krizini daha da derinleştirdi. İran savaşı bu nedenle yalnızca bölgesel bir çatışma olarak değil, hegemonik çözülmenin yeni bir uğrağı olarak okunmalı. İran yıkımı engelleyemedi ama teslim de olmadı. Geriye kalan şey, emperyalizmin krizinin derinleşmesi oldu.
Türkçe
3
25
87
10.3K
Kamil Erdem retweetledi
Temelcontagrev
Temelcontagrev@temelcontagrev·
488. Gün!! Herşey bitti onlar için Değil mi ki kırdılar bu fidanları Değil mi ki ağlattılar bu anaları Onlar için bitti herşey Ne bir tutunacak dal Ne bir dayanacak duvar Bir kara haberin ölü yankısıdır onlar gözlerimizde Herşey bitti onlar için Ama bizim için Direniş Bitmedi!
Temelcontagrev tweet media
Türkçe
0
24
56
2.5K
Kamil Erdem retweetledi
ilhami algör
ilhami algör@ilhamia·
Hepimiz aynı gemideyiz + kaptan ve mürettebat yolcuların ceplerini boşaltıyor + gemi su alıyor ama bunu söylemek "yolcuları yanıltan bilgi vermek suçu"na giriyor + vb vs
Türkçe
0
4
11
529
Kamil Erdem retweetledi
Mustafa Orman
Mustafa Orman@ormnmustafa·
Gassan Kanafani 9 Nisan 1936 doğdu. 8 Temmuz 1972 yılında İsrail tarafından katledildi. Eşi Anni Kanafani: “Birkaç metre ötede Lamees'i bulduk, Gassan yoktu. Ona seslendim, sonra sol ayağını fark ettim. Fayez başını duvara vuruyor, kızımız Leyla defalarca "Baba, Baba..." diye haykırıyordu.” indyturk.com/node/360801/t%…
Türkçe
0
11
60
4.6K
Kamil Erdem retweetledi
Temelcontagrev
Temelcontagrev@temelcontagrev·
486. Gün!
Temelcontagrev tweet mediaTemelcontagrev tweet media
0
26
54
1.5K