Mehmet GÜLER

3.7K posts

Mehmet GÜLER banner
Mehmet GÜLER

Mehmet GÜLER

@m9canguler

Katılım Temmuz 2011
1.2K Takip Edilen1.3K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Mehmet GÜLER
Mehmet GÜLER@m9canguler·
Okullarda daha çok zaman geçirmenin daha verimli olduğu kanısına nerden ulaşıldı. Okulda geçirilen zamanın niteliği önemlidir, süresi değil. Okullar bakımevi değil, eğitim kurumudur.
Türkçe
60
194
2.1K
68.3K
Mehmet GÜLER retweetledi
Öğretmen TR 🇹🇷
Öğretmen TR 🇹🇷@TRogretmen·
Türkçe Öğretmenlerinin Çığlıklarını ve Taleplerini Duyan Var mı? @m9canguler Yeni müfredat ile azaltılan ünitelerin yerini, eskisinden çok daha fazla zaman alan öğrenci seviyesi ve sınıf atmosferine uygun olmayan yoğun/karmaşık etkinlikler aldı. Yeni müfredat kapsamında hazırlanan Türkçe ders kitapları bunların başında geliyor. EBA ve MEBİ’deki sade, anlaşılır ve verimli etkinliklere rağmen ders kitapları, lisans öğrencisinin bile seviyesine uygun değil. (Bilhassa 6. Sınıf Türkçe ders kitabı, kavraması zor dili ve işlevsiz etkinlikleriyle eğitimcileri ve öğrencileri kitaptan soğutuyor.) Öğretmenler dahi etkinlikleri anlamak için özel çaba sarfediyor. Karmaşık/yoğun etkinliklere ilave ekstra evrak yükleriyle de süreç daha da zorlaşıyor. Yeni müfredat ile 1 sınav yükünün yerini, yazma, konuşma ve dinleme olarak 3 ayrı sınav aldı. Tek ders çatısı altında 3 ayrı sınav, süreci verimsiz kılıyor. Sınav yapmaktan/ sınav okumaktan ve sınava girmeyen öğrenci peşinde koşmaktan dersler yapılamaz hale gelindi. Diğer branşlar tek sınav ile süreci tamamlarken Türkçe Öğretmenleri binlerce sayfa sınav evrakı arasında kayboluyor. Tek tek uygulanması gereken Konuşma Becerilerinin ise kalabalık sınıflarda uygulanabilirliği çok düşük. Her dönem istenen kitap ve film analizleri, Her ay talep edilen aylık müfredat değerlendirme raporları, Törenler, belirli gün ve haftalar, programlar, Planlar, projeler, sınav analizleri, ölçekler vb istenen binlerce sayfa evrak… Yapılan her işi evraklaştırma talebi; Öğretmenin Öğretmenliğini yapmasını zorlaştırmakta, ve onu evrak memuru konumuna sokmaktadır. Her gün yenisi çıkan proje ve etkinlik furyası ile de süreç nerdeyse kilitlenecek evreye geldi. Öğretmenler; proje, etkinlik ve evrak hazırlamaktan asli işini yapamaz oldu. Bakanlık sahadaki öğretmenine güvenmeli. Türkçe Öğretmenlerinin çığlıkları duyulmalı, talepleri ve dönütleri dikkate alınmalıdır: Bakanlığın Türkçe dersini öncelemesi önemli ve yerinde bir yaklaşımdır. Arzu edilen çıktıların elde edilmesi için; 1- Çok ciddi bir sadeleştirme, 2- Evrak ve iş yükünün azaltılması, 3- Derslerin ayrı disiplin olarak planlanması, 4- Proje ve etkinlik furyasına son verilmesi, 5- Sınav odaklı sistemden vazgeçilmesi, 6- Her işin Türkçe Öğretmelerine yıkılması, anlayışına son verilmesi gerekiyor. Yazar Mehmet GÜLER
Türkçe
15
28
108
12.9K
Mehmet GÜLER retweetledi
Öğretmen
Öğretmen@ogretmensitemiz·
BÜTÜN ANKETLER VE EĞİTİMCİLER ARA SÜRELERİN DEVAMI HUSUSUNDA GÖRÜŞ BEYAN EDERKEN SAHANIN SESİ YİNE Mİ DİNLENMEYECEK? Son zamanlarda çok ciddi bir yanlış okul algısı gözlemlenmekte. Okullar, “bakımevi”; Öğretmenler “bakıcı” olarak görülüyor. Çok acı. Okul ve Öğretmen algısının/itibarının el birliğiyle nasıl yerle bir edildiğinin tezahürü… Okuldan geçirilen zamanın niteliği önemlidir, süresi değil. Okulda daha fazla zaman geçirmek adına atılan adımlar, öğrencileri okuldan daha da uzaklaştırmaktadır. Öğrencileri okuldan soğutan yoğun ders saatleri ve süreleri azaltılmalıdır. Ders saatleri; İlkokullarda 5, Ortaokullarda 6, Liselerde 7 saat. Ders süreleri; İlkokullarda 30, Ortaokullarda 35, Liselerde 40 dakika olmalıdır. Öğrenciler; sabah ve akşam karanlığında sırtlarında kilolarca ağır çantalarla “çocukluklarını yaşayamadan” gün kapatmak zorunda kalmazlar. Farklı kesimlere şirin görünmek adına Öğretmenin işini zorlaştırmayı bırakın. Yoğun eğitim öğretim sürecinde çocuklara mola olan ara tatiller devam etmelidir. Okullar bakımevi değil, eğitim kurumudur. Eğitimi eğitimcilere bırakın. Yazar Mehmet GÜLER
Türkçe
3
12
50
2.2K
Mehmet GÜLER
Mehmet GÜLER@m9canguler·
Türkçe Öğretmenlerinin Çığlıklarını ve Taleplerini Duyan Var mı? Yeni müfredat ile azaltılan ünitelerin yerini, eskisinden çok daha fazla zaman alan öğrenci seviyesi ve sınıf atmosferine uygun olmayan yoğun/karmaşık etkinlikler aldı. Yeni müfredat kapsamında hazırlanan Türkçe ders kitapları bunların başında geliyor. EBA ve MEBİ’deki sade, anlaşılır ve verimli etkinliklere rağmen ders kitapları, lisans öğrencisinin bile seviyesine uygun değil. (Bilhassa 6. Sınıf Türkçe ders kitabı, kavraması zor dili ve işlevsiz etkinlikleriyle eğitimcileri ve öğrencileri kitaptan soğutuyor.) Öğretmenler dahi etkinlikleri anlamak için özel çaba sarfediyor. Karmaşık/yoğun etkinliklere ilave ekstra evrak yükleriyle de süreç daha da zorlaşıyor. Yeni müfredat ile 1 sınav yükünün yerini, yazma, konuşma ve dinleme olarak 3 ayrı sınav aldı. Tek ders çatısı altında 3 ayrı sınav, süreci verimsiz kılıyor. Sınav yapmaktan/ sınav okumaktan ve sınava girmeyen öğrenci peşinde koşmaktan dersler yapılamaz hale gelindi. Diğer branşlar tek sınav ile süreci tamamlarken Türkçe Öğretmenleri binlerce sayfa sınav evrakı arasında kayboluyor. Tek tek uygulanması gereken Konuşma Becerilerinin ise kalabalık sınıflarda uygulanabilirliği çok düşük. Her dönem istenen kitap ve film analizleri, Her ay talep edilen aylık müfredat değerlendirme raporları, Törenler, belirli gün ve haftalar, programlar, Planlar, projeler, sınav analizleri, ölçekler vb istenen binlerce sayfa evrak… Yapılan her işi evraklaştırma talebi; Öğretmenin Öğretmenliğini yapmasını zorlaştırmakta, ve onu evrak memuru konumuna sokmaktadır. Her gün yenisi çıkan proje ve etkinlik furyası ile de süreç nerdeyse kilitlenecek evreye geldi. Öğretmenler; proje, etkinlik ve evrak hazırlamaktan asli işini yapamaz oldu. Bakanlık sahadaki öğretmenine güvenmeli. Türkçe Öğretmenlerinin çığlıkları duyulmalı, talepleri ve dönütleri dikkate alınmalıdır: Bakanlığın Türkçe dersini öncelemesi önemli ve yerinde bir yaklaşımdır. Arzu edilen çıktıların elde edilmesi için; 1- Çok ciddi bir sadeleştirme, 2- Evrak ve iş yükünün azaltılması, 3- Derslerin ayrı disiplin olarak planlanması, 4- Proje ve etkinlik furyasına son verilmesi, 5- Sınav odaklı sistemden vazgeçilmesi, 6- Her işin Türkçe Öğretmenlerine yıkılması, anlayışına son verilmesi gerekiyor.
Türkçe
4
16
60
5K
Mehmet GÜLER retweetledi
Öğretmen
Öğretmen@ogretmensitemiz·
Türkçe Öğretmenlerinin Çığlıklarını ve Taleplerini Duyan Var mı? Yeni müfredat ile azaltılan ünitelerin yerini, eskisinden çok daha fazla zaman alan öğrenci seviyesi ve sınıf atmosferine uygun olmayan yoğun/karmaşık etkinlikler aldı. Yeni müfredat kapsamında hazırlanan Türkçe ders kitapları bunların başında geliyor. EBA ve MEBİ’deki sade, anlaşılır ve verimli etkinliklere rağmen ders kitapları, lisans öğrencisinin bile seviyesine uygun değil. (Bilhassa 6. Sınıf Türkçe ders kitabı, kavraması zor dili ve işlevsiz etkinlikleriyle eğitimcileri ve öğrencileri kitaptan soğutuyor.) Öğretmenler dahi etkinlikleri anlamak için özel çaba sarfediyor. Karmaşık/yoğun etkinliklere ilave ekstra evrak yükleriyle de süreç daha da zorlaşıyor. Yeni müfredat ile 1 sınav yükünün yerini, yazma, konuşma ve dinleme olarak 3 ayrı sınav aldı. Tek ders çatısı altında 3 ayrı sınav, süreci verimsiz kılıyor. Sınav yapmaktan/ sınav okumaktan ve sınava girmeyen öğrenci peşinde koşmaktan dersler yapılamaz hale gelindi. Diğer branşlar tek sınav ile süreci tamamlarken Türkçe Öğretmenleri binlerce sayfa sınav evrakı arasında kayboluyor. Tek tek uygulanması gereken Konuşma Becerilerinin ise kalabalık sınıflarda uygulanabilirliği çok düşük. Her dönem istenen kitap ve film analizleri, Her ay talep edilen aylık müfredat değerlendirme raporları, Törenler, belirli gün ve haftalar, programlar, Planlar, projeler, sınav analizleri, ölçekler vb istenen binlerce sayfa evrak… Yapılan her işi evraklaştırma talebi; Öğretmenin Öğretmenliğini yapmasını zorlaştırmakta, ve onu evrak memuru konumuna sokmaktadır. Her gün yenisi çıkan proje ve etkinlik furyası ile de süreç nerdeyse kilitlenecek evreye geldi. Öğretmenler; proje, etkinlik ve evrak hazırlamaktan asli işini yapamaz oldu. Bakanlık sahadaki öğretmenine güvenmeli. Türkçe Öğretmenlerinin çığlıkları duyulmalı, talepleri ve dönütleri dikkate alınmalıdır: Bakanlığın Türkçe dersini öncelemesi önemli ve yerinde bir yaklaşımdır. Arzu edilen çıktıların elde edilmesi için; 1- Çok ciddi bir sadeleştirme, 2- Evrak ve iş yükünün azaltılması, 3- Derslerin ayrı disiplin olarak planlanması, 4- Proje ve etkinlik furyasına son verilmesi, 5- Sınav odaklı sistemden vazgeçilmesi, 6- Her işin Türkçe Öğretmelerine yıkılması, anlayışına son verilmesi gerekiyor. Yazar Mehmet GÜLER
Türkçe
19
65
282
18.9K
Mehmet GÜLER retweetledi
Öğretmen
Öğretmen@ogretmensitemiz·
Bu cümleyi tarihe not düşün; "Veliyi ve öğrenciyi memnun etme sevdası" eğitim sisteminde çok derin yaralar açacaktır. Bu sevdadan vazgeçin "Öğretmeni" merkeze alın. Mehmet GÜLER @m9canguler
Türkçe
7
52
243
4.3K
Mehmet GÜLER
Mehmet GÜLER@m9canguler·
Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu! Düşüncemizin katlanması mı güzel Zalim kaderin yumruklarına, oklarına Yoksa diretip bela denizlerine karşı Dur, yeter demesi mi? Ölmek, uyumak sadece! Düşünün ki uyumakla yalnız Bitebilir bütün acıları yüreğin, Çektiği bütün kahırlar insanoğlunun. Uyumak, ama düş görebilirsin uykuda, o kötü. Çünkü, o ölüm uykularında Sıyrıldığımız zaman yaşamak kaygısından Ne düşler görebilir insan, düşünmeli bunu. Bu düşüncedir felaketleri yaşanır yapan. Yoksa kim dayanabilir zamanın kırbacına? Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine Sevgisinin kepaze edilmesine Kanunların bu kadar yavaş Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine Kötülere kul olmasına iyi insanın Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken? Kim ister bütün bunlara katlanmak Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek Ölümden sonraki bir şeyden korkmasa O kimsenin gidip de dönmediği bilinmez dünya Ürkütmese yüreğini? Bilmediğimiz belalara atılmaktansa Çektiklerine razı etmese insanları? Bilinç böyle korkak ediyor hepimizi: Düşüncenin soluk ışığı bulandırıyor Yürekten gelenin doğal rengini. Ve nice büyük, yiğitçe atılışlar Yollarını değiştirip bu yüzden Bir iş, bir eylem olma gücünü yitiriyorlar. W. Shakespeare / Hamlet
Türkçe
0
0
1
143
Mehmet GÜLER
Mehmet GÜLER@m9canguler·
Valiliklerin, kaymakamlıkların, belediyelerin, hastanelerin, bankaların, fabrikaların, avmlerin, hatta boş inşaatların bile güvenlikleri varken binlerce öğrencisi olan okulların nasıl olmaz?
Türkçe
0
10
31
9.4K
Mehmet GÜLER retweetledi
Ahsen
Ahsen@ahsenbr·
Geçenlerde nöbet görevini bizim yapmamız gerektiğini, sınıftan çıkıp nöbete geçiş anında da boşluklar olduğunu söylediğimde bir veli birey ‘ama siz parasını alıyorsunuz, neden başkası tutsun’ dedi. ‘Tutulmayan nöbetin ücreti alınmıyor ya..’ dedim daha da bir şey söylemedim.
Mehmet GÜLER@m9canguler

Öğretmenin asli görevi eğitimdir. Nöbet görevi; çoğu ülkede olduğu gibi yardımcı personel ile yürütülmelidir. Okullara; sağlık ve güvenlik personeli temin edilmelidir. Acil durumlarda alınabilecek en profesyonel önlem de yöntem de budur.

Türkçe
0
1
5
715
Mehmet GÜLER retweetledi
CanerS
CanerS@caner_5810·
@m9canguler olur mu hiç öyle şey? Eğitim hariç her şeyle uğraşmalı ki(!), maaşı hak etsin. Çok (!) tatil yapıyorlar. Hele bir de müdür yetkililer var. İSG, muhasebe, idari işler, nöbet, 2 ya da 4 sınıf birleştirilmiş eğitim, güvenlik, yazı işleri, okul sağlığı ve. Her şey..
Mehmet GÜLER@m9canguler

Öğretmenin asli görevi eğitimdir. Nöbet görevi; çoğu ülkede olduğu gibi yardımcı personel ile yürütülmelidir. Okullara; sağlık ve güvenlik personeli temin edilmelidir. Acil durumlarda alınabilecek en profesyonel önlem de yöntem de budur.

Türkçe
0
1
2
341
Mehmet GÜLER retweetledi
Mehmet GÜLER
Mehmet GÜLER@m9canguler·
Öğretmenin asli görevi eğitimdir. Nöbet görevi; çoğu ülkede olduğu gibi yardımcı personel ile yürütülmelidir. Okullara; sağlık ve güvenlik personeli temin edilmelidir. Acil durumlarda alınabilecek en profesyonel önlem de yöntem de budur.
Türkçe
15
101
669
24.5K
Mehmet GÜLER
Mehmet GÜLER@m9canguler·
Mehmet GÜLER@m9canguler

NÖBET GÖREVİ; GÜVENLİK, SAĞLIK VE YARDIMCI PERSONEL İLE YÜRÜTÜLMELİDİR Fatma Nur Çelik Öğretmenimizin görevi başında şehit edilmesi güvenlik sorununu bir kez daha çok acı bir şekilde gün yüzüne serdi. Büyük bir sorumluluk gerektiren nöbet görevinin sadece Öğretmenlere yıkılmasının nasıl büyük bir yanlış olduğunu açığa çıkardı. AVM’lerde, hastanelerde, fabrikalarda, bütün devlet kurumlarında güvenlik personeli ve güvenlik önlemleri mevcutken yüzlerce öğrencinin, onlarca Öğretmenin olduğu okullarda 1 tane bile güvenliğin olmaması ve bu görevin sadece Öğretmenlere yüklenmesi akıl alır gibi değil. Güvenlik ve sağlık personeli olmayan tek bir okul bile olmamalıdır. Geçmişten gelen alışkanlıklar nedense sorunlara başka bir açıdan bakma perspektifini köreltiyor. Okullarda uygulanan Nöbetçi Öğretmenlik uygulaması da bunlardan biri. Evet; kanunda, yönetmelikte, genelgede nöbetçilik, Öğretmenin asli görevi olarak tanımlanabilir. Ama gerçekte öyle midir? Bu değiştirilmesi imkansız bir anayasa maddesi midir, Değiştirilemez mi? Nöbetçilik; asli görevi geçtik, görev alanına bile girmemesi gerekirken, gelenekselleşmiş uygulamalarla adeta kutsal bir görev haline getirilmiş. “Öğretmenlik vicdan işidir, kutsaldır o yapmasa kim yapacak” vb. pohpohlayıcı sözlerle “başkalarının işini Öğretmenlere yıkma anlayışı” artık terk edilmelidir. Bu anlayış sebebi ile sahada; ikinci nöbet, öğle arası nöbeti, servis taşımacılığı nöbeti vs bir yığın çözüm bekleyen sorun yumağı mevcut. Ve bu sorunun kökten çözümü noktasında aldıkları eylem kararlarıyla karar mercilerine sorumluluklarını hatırlatan sendikalar. Bu hususta; anayasal hakkını kullanan eğitimcilere verilmek istenen tüm cezalar; sendikal faaliyet kapsamında değerlendirilip milli eğitim müdürlükleri, idari mahkemeler ve anayasa mahkemesince tek tek hak ihlali kararı ile iptal ediliyor. Bu iptallerin neticesinde kamu kurumları tazminat ödemek durumunda kalıyor. Mahkeme kararları dikkate alınmadan gerçekleştiren bu soruşturmalarla ilgili; Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü ilgili yöneticileri uyaran bir yazı göndermiştir. Öncelikle mahkemeleri ve il memleri gereksiz iş yüküne soktukları ve devleti tazminat ödemeye mahkum ettikleri için bu tazminatları, soruşturmaları açan yöneticiler ödemelidir. Anayasa Mahkemesi/ Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Uluslararası Sözleşmeler ve İdare Mahkemesi kararları ile netleşen bu konu hakkında artık adım atılmalıdır. Sonuçta felsefi tartışmalar ve değişen paradigmalarla yürürlükten kaldırılan onlarca anayasa, yüzlerce yasa, binlerce yönetmelik maddesi var. Öğretmen, güvenlik görevlisi değildir. Öğretmenin asli görevi eğitimdir. Ve eğitim tek başına ziyadesiyle hassas, sorumluluk gerektiren, yıpratıcı ve zor bir alandır. Öğretmenler nöbet esnasında sadece bekçilik yapmıyor aynı zamanda rehberlik ediyor’ bakışı, başkalarının işini Öğretmene yıkma anlayışına sebep arama gayesidir. Öğretmenler eğitsel rehberliğini; gerek ders içi gerekse ders dışı etkinlik faaliyetleriyle ziyadesiyle yapmaktadır. Nöbet görevi; çoğu ülkede olduğu gibi yardımcı personel ile yürütülmelidir. Bu kapsamda okullara; sağlık ve güvenlik personeli temin edilmelidir. Binlerce öğrencisi bulunan bir okulda acil durumlarda alınabilecek en profesyonel önlem de yöntem de budur.

ZXX
0
0
1
821
Mehmet GÜLER retweetledi
Mehmet GÜLER
Mehmet GÜLER@m9canguler·
Her okula güvenlik mi olur diye söylenenler vardı. Evet her okula güvenlik şart. Bunun için daha kaç öğretmenin hayattan koparılması elzem?
Mehmet GÜLER@m9canguler

NÖBET GÖREVİ; GÜVENLİK, SAĞLIK VE YARDIMCI PERSONEL İLE YÜRÜTÜLMELİDİR Fatma Nur Çelik Öğretmenimizin görevi başında şehit edilmesi güvenlik sorununu bir kez daha çok acı bir şekilde gün yüzüne serdi. Büyük bir sorumluluk gerektiren nöbet görevinin sadece Öğretmenlere yıkılmasının nasıl büyük bir yanlış olduğunu açığa çıkardı. AVM’lerde, hastanelerde, fabrikalarda, bütün devlet kurumlarında güvenlik personeli ve güvenlik önlemleri mevcutken yüzlerce öğrencinin, onlarca Öğretmenin olduğu okullarda 1 tane bile güvenliğin olmaması ve bu görevin sadece Öğretmenlere yüklenmesi akıl alır gibi değil. Güvenlik ve sağlık personeli olmayan tek bir okul bile olmamalıdır. Geçmişten gelen alışkanlıklar nedense sorunlara başka bir açıdan bakma perspektifini köreltiyor. Okullarda uygulanan Nöbetçi Öğretmenlik uygulaması da bunlardan biri. Evet; kanunda, yönetmelikte, genelgede nöbetçilik, Öğretmenin asli görevi olarak tanımlanabilir. Ama gerçekte öyle midir? Bu değiştirilmesi imkansız bir anayasa maddesi midir, Değiştirilemez mi? Nöbetçilik; asli görevi geçtik, görev alanına bile girmemesi gerekirken, gelenekselleşmiş uygulamalarla adeta kutsal bir görev haline getirilmiş. “Öğretmenlik vicdan işidir, kutsaldır o yapmasa kim yapacak” vb. pohpohlayıcı sözlerle “başkalarının işini Öğretmenlere yıkma anlayışı” artık terk edilmelidir. Bu anlayış sebebi ile sahada; ikinci nöbet, öğle arası nöbeti, servis taşımacılığı nöbeti vs bir yığın çözüm bekleyen sorun yumağı mevcut. Ve bu sorunun kökten çözümü noktasında aldıkları eylem kararlarıyla karar mercilerine sorumluluklarını hatırlatan sendikalar. Bu hususta; anayasal hakkını kullanan eğitimcilere verilmek istenen tüm cezalar; sendikal faaliyet kapsamında değerlendirilip milli eğitim müdürlükleri, idari mahkemeler ve anayasa mahkemesince tek tek hak ihlali kararı ile iptal ediliyor. Bu iptallerin neticesinde kamu kurumları tazminat ödemek durumunda kalıyor. Mahkeme kararları dikkate alınmadan gerçekleştiren bu soruşturmalarla ilgili; Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü ilgili yöneticileri uyaran bir yazı göndermiştir. Öncelikle mahkemeleri ve il memleri gereksiz iş yüküne soktukları ve devleti tazminat ödemeye mahkum ettikleri için bu tazminatları, soruşturmaları açan yöneticiler ödemelidir. Anayasa Mahkemesi/ Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Uluslararası Sözleşmeler ve İdare Mahkemesi kararları ile netleşen bu konu hakkında artık adım atılmalıdır. Sonuçta felsefi tartışmalar ve değişen paradigmalarla yürürlükten kaldırılan onlarca anayasa, yüzlerce yasa, binlerce yönetmelik maddesi var. Öğretmen, güvenlik görevlisi değildir. Öğretmenin asli görevi eğitimdir. Ve eğitim tek başına ziyadesiyle hassas, sorumluluk gerektiren, yıpratıcı ve zor bir alandır. Öğretmenler nöbet esnasında sadece bekçilik yapmıyor aynı zamanda rehberlik ediyor’ bakışı, başkalarının işini Öğretmene yıkma anlayışına sebep arama gayesidir. Öğretmenler eğitsel rehberliğini; gerek ders içi gerekse ders dışı etkinlik faaliyetleriyle ziyadesiyle yapmaktadır. Nöbet görevi; çoğu ülkede olduğu gibi yardımcı personel ile yürütülmelidir. Bu kapsamda okullara; sağlık ve güvenlik personeli temin edilmelidir. Binlerce öğrencisi bulunan bir okulda acil durumlarda alınabilecek en profesyonel önlem de yöntem de budur.

Türkçe
0
3
31
1.5K