
CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü'nün makamından ilk fotoğrafı paylaşıldı. (📷 Derya Özmen - Gazeteci)
Metin Güler.EVRENSEL İNSAN HAKLARI DERNEĞİ
1.3K posts

@metinguler537
[email protected] 'da Çalışıyorum

CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü'nün makamından ilk fotoğrafı paylaşıldı. (📷 Derya Özmen - Gazeteci)


CHP Aydın Milletvekili Hüseyin Yıldız, çok sayıda milletvekilinin partiden istifa edeceği iddiasının gerçeği yansıtmadığını söyledi.









Dokunulmazlıkların kaldırılması süreci, verdiğimiz hukuk mücadelesi ve yalan bilgilerle çarpıtılmak istenen gerçekler; Son dönemde geçmişteki milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci üzerinden yapılan haksız eleştiriler ve oluşturulmaya çalışılan algılar karşısında, gerçekleri ilk günkü netliğiyle halkımızla paylaşmak bir zorunluluk hâline gelmiştir. Şu anda hiçbir dokunulmazlığı olmayan ve Erdoğan’ın açtığı birçok davada onlarca yıl hapis cezasıyla yargılanan, bir kısmından da ceza almış bir siyasetçi olarak tekrar söylüyorum; kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum. 22. Dönem milletvekillerimizin ve aday adaylarımızın noter huzurunda, kendilerine tanınan dokunulmazlık ayrıcalığından faydalanmayacaklarını beyan etmeleri de bizim konuya bakışımızın göstergesidir. 2016 yılındaki dokunulmazlıkların kaldırılma sürecinde AKP, anayasa değişikliklerini referanduma götürerek yapmak istedi. Bu, ülkenin üzerine bir karabasan çöktürme niyetiydi. Bağrımıza taş bastık, risk aldık; bu karabasanı ve ülkenin tehlikeli bir biçimde kutuplaşmasını engelledik. Sayısal çoğunluğumuz ancak buna imkân verdi. Dönemin milletvekili arkadaşlarımız her adımına şahittir. Biz, iktidarın bu algı operasyonunu ve kurduğu siyasi tuzağı bozmak, bütün milletvekillerinin hiçbir suçtan korkusu olmadığını göstermek adına o dönem “Evet” dedik. Bu karar, iddia edilenin aksine, siyasi bir günah veya teslimiyet değil; iktidarın elindeki en büyük propaganda silahını elinden alma hamlesiydi. Üstelik o günkü anayasal ve yasal sürece göre, dokunulmazlığı kalkan bir siyasetçinin tutuksuz yargılanması, yargılama bittikten sonra eğer bir ceza kesinleşirse gereğinin yapılması gerekiyordu. Ancak iktidar, yargıyı sopa gibi kullanarak yasal süreci ve evrensel hukuk ilkelerini çiğnedi; milletvekillerini apar topar gözaltına alıp tutukladı. Burada suçlanması gereken muhalefet değil, hukuku katleden Saray rejimidir. Bu sürecin perde arkasını, hukuki boyutunu ve o günkü siyasi iklimi en iyi bilen kişilerden biri de Sayın Selahattin Demirtaş’tır. Biz, Sayın Demirtaş’ın ve tüm siyasi tutsakların haksız, hukuksuz bir şekilde cezaevinde tutulmasına karşı ilk günden beri en gür sesi çıkardık; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanması ve Demirtaş’ın özgürlüğü için meydanlarda, Meclis kürsülerinde ve Adalet Yürüyüşü’nde her zaman en ön safta mücadele ettik. Hal böyleyken, bugün gelinen noktada hem bu büyük hukuk mücadelesini görmezden gelen hem de el altından Erdoğan yönetimiyle pazarlık masasına oturan ve sözüm ona Sayın Demirtaş’ın yol arkadaşı olduğunu iddia eden bazı kişilerin tavırları tam bir tutarsızlıktır. Biz geçmişte kurulan tuzakları bozarak hukuk zemininde kalırken, bugün Erdoğan’ın muhalefeti bölme oyunlarından biri olan dokunulmazlık meselesini yalan ve yanlış bilgilerle kamuoyunda işleyen siyasetçi ve gazeteciler, bilerek ya da farkında olmadan iktidara hizmet etmektedir. Bizim ne halkımıza karşı bir günahımız ne de Adalet Yürüyüşü’müzden bir milim sapmamız vardır! Dün olduğu gibi bugün de ilkeli duruşumuzdan taviz vermeden; hem Saray rejimiyle hem de onunla iş birliği yaparak demokratik muhalefeti zayıflatmaya çalışanlarla mücadele etmeye kararlıyız. Buradan bir kez daha ilan ediyorum: Sayın Demirtaş’ın, Selçuk Kozağaçlı’nın, Can Atalay’ın, Gezi tutuklularının, haksız yere tutuklu bulunan bütün belediye başkanlarımızın ve bu milletin her bir üyesinin hakkını sonuna kadar arayacağımı bilmenizi isterim. Bu ülkede tek bir adaletsizlik, tek bir mazlum kalmayana dek; herkes için adalet, herkes için hukuk demeye inatla ve kararlılıkla devam edeceğiz!

Yeter artık, buramıza kadar geldi! Kemal Kılıçdaroğlu durmadan bir "arınma" lafı ediyor ama arkası boş. Arkadaş, madem arınma diyorsun, çık anlat: Kim bu partiyi kirletenler? Kim bu kirliler? Gizli saklı arınma mı olur? Dedikoduyla, şüphe yaratarak siyaset yapılmaz. Sizin bu ucu açık sözleriniz yüzünden dürüst insanlar sevimsiz kişi haline geliyor, herkes töhmet altında kalıyor. Üstelik arınma derken önce insan kendi etrafına bakacak; orada da temizlenmesi gereken çok adam var. Ortada bir akıl tutulması var, kimse işin aslını sormuyor. Herkes tutturmuş "Erdoğan gidecek" diye... Ama siz böyle kapalı kapılar ardında, toplumu ikna etmeden siyaset yaparsanız, o Erdoğan gitmez! Aksine daha çok kalır! Türkiye’nin artık tam şeffaflığı öğrenmesi şart. #medya #gündem #türkiyesiyareti #adalet #gazetecilik #siyaset #Ekremİmamoğlu #gündem #butlan #adalet #hukuk #ÖzgürÖzel #kemalkılıçdaroğlu #CHP #AKP #fondaş #şeffaflık #haber #medyaetiği

CHP genel merkezi tarafından 2024-2026 arasında bazı trol hesaplara, gazete ve televizyonlara 755 milyon TL yani yaklaşık 16.4 milyon $ para aktarılmış 🤷♂️ Bunu CHP Gaziantep milletvekili söylüyor.. Şimdi birilerinin 7/24 sosyal medyada küfür ve hakaretleri niçin yaptığını ve bazı ‘gazeteci’lerin parti sözcüsü, milletvekili gibi nasıl davrandıklarını daha iyi anlıyoruz… Üstelik Zaytung hesabını 25 milyona satın alıp, herkesi engellemişler!


Barış Yarkadaş: Kemal Bey gidip kimsenin kapısında dolaşmadı, butlan çıksın diye. Bu arkadaşlarımız gidip kapılarda dolaştılar, butlan çıkmasın diye. Yoksa Kemal Bey'in bu gece dediği gibi, bu butlan kararı İstanbul'da yerel mahkemeden çıkardı. @barisyarkadas




"ÖZEL, DOKUNULMAZLIKLARIN KALDIRILMASI İÇİN MİLLETVEKİLLERİNİ İKNA EDEN EKİPTEYDİ" Barış Yarkadaş: Dokunulmazlıklar gündeme geldiğinde ben, Eren Erdem, Sezgin Tanrıkulu ve İlhan Cihaner gibi isimler açıkça 'hayır' oyu vereceğimizi söyledik. CHP içinde milletvekillerinin çoğunluğu da kendi aralarında 'hayır' diyeceğini belirtiyordu. Gürsel Tekin de Kemal Bey’e bunun yanlış olacağını iletti. Kemal Bey ise, '20'ye yakın eksik var; bu eksiği tamamlamak için Bülent Tezcan, Özgür Özel ve Tekin Bingöl'ü görevlendirdim' dedi. Özgür Özel, dokunulmazlıkların kaldırılması için gereken 'evet' oyunu vermeye o 20 milletvekilini ikna edecek ekibin içindeydi. Sonra bu arkadaşlar kurultayda çıktılar, 'dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı çıktık' dediler. @barisyarkadas