Oğuzhan Avşaroğlu

7.5K posts

Oğuzhan Avşaroğlu banner
Oğuzhan Avşaroğlu

Oğuzhan Avşaroğlu

@moasayev

Market Professional , Portfolio Manager , Crypto Lover Medium = https://t.co/AcJslD6VJw Github =https://t.co/XP1sh1CuY5

Katılım Haziran 2014
335 Takip Edilen6.3K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Oğuzhan Avşaroğlu
Nöbetçi Finans #14 06 Nisan- 10 Nisan 2026 Köşeleri Möşeleri Dön Baba Dönelim Rap Rap Rap Yine Petrol , FX Piyasası , EM Tahvilleri , ABD Tahvilleri , Güney Amerika Seçim Özel 06 Nisan Pazartesi Hafta jeopolitik gelişmelerle başlıyor. ABD Başkanı Donald Trump tarafından ilan edilen İran’ın enerji altyapısına yönelik saldırıların 10 günlük duraklama süresi sona eriyor. Bu gelişme, enerji piyasaları ve risk iştahı açısından kritik olacak. Aynı zamanda OPEC+ izleme komitesi toplantısının (Pazar) etkileri fiyatlanmaya devam edecek. Makro tarafta ABD’de ISM hizmetler endeksi (Mart) açıklanacak. Beklentiler endeksin 51,1’e gerilemesi yönünde (önceki 53,3), bu da hizmet sektöründe ivme kaybına işaret edebilir. 07 Nisan Salı Avrupa’da İsveç için Mart TÜFE verisi açıklanacak. Bu veri, enerji fiyatlarındaki artışın İskandinav ekonomilerine yansımasını görmek açısından önemli olacak. ABD’de veri akışı görece sınırlı olsa da, piyasalar hafta ortası ve Cuma günü gelecek kritik enflasyon verilerine hazırlanacak. 08 Nisan Çarşamba Merkez bankaları ve Asya verileri öne çıkıyor. Federal Reserve Mart toplantısına ait FOMC tutanakları yayımlanacak Reserve Bank of New Zealand faiz kararı açıklanacak (beklenti: sabit) Japonya’da veri akışı yoğun: Economy Watchers anketi (Mart) Şubat ücret verileri Bu veriler, ücret dinamikleri ve iç talep görünümü açısından BoJ politikası için önemli sinyaller verecek. 09 Nisan Perşembe ABD’de Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi olan Şubat PCE verisi açıklanacak. Beklentiler: Çekirdek PCE: %0,39 MoM (önceki %0,4) Japonya’da: Tüketici güven endeksi açıklanacak Avrupa tarafında Almanya başta olmak üzere ülkelerde ticaret dengesi ve sanayi üretimi verileri hafta boyunca yayımlanmaya devam edecek. 10 Nisan Cuma Haftanın en kritik günü olacak. ABD’de Mart TÜFE (CPI) açıklanacak. Beklentiler: Manşet TÜFE: %0,9 MoM (önceki %0,3) Çekirdek TÜFE: %0,33 MoM (önceki %0,2) Bu sert yükseliş beklentisi, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyona geçişini yansıtıyor ve Federal Reserve politika beklentileri açısından kritik olacak. Aynı gün ABD’de Michigan Üniversitesi öncü tüketici güven endeksi (Nisan) açıklanacak. Avrupa’da: Danimarka ve Norveç Mart TÜFE verileri Asya’da Çin’de: Mart TÜFE ve ÜFE verileri (beklentiler: TÜFE %1,4 YoY, ÜFE %0,9 YoY) Japonya’da: Mart ÜFE (PPI) verisi açıklanacak
Oğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet media
Türkçe
1
0
13
1.5K
Oğuzhan Avşaroğlu
Köşeleri Möşeleri Dön Baba Dönelim Rap Rap Rap İçinde bulunduğumuz durumda özellikle prediction ve kripto piyasalarında "yalan haber" gerçekleşen farklılık sayesinde bir servet aktarım mekanizması kurulmuş durumda. Aslında 80'lerden bu yana şeytani Neoliberalizmin deregülasyon ve ahbap çavuş kapitalizmi ile hayatımıza soktuğu (halen bunların baş mimarlarını alkışlayanlar görüyorum ) bu durum son raddesine ulaşmış durumda. 1 koyup 3 almaya 3'ü de 5'letmeye çalışanlar aslında bu durumun yegane kaybedeni olduklarını er geç anlayacaklar. bu yüzden bu haftanın şarkısı eskimeyen Cem Karaca'dan - Raptiye Rap Rap youtube.com/watch?v=3DgfKd…
YouTube video
YouTube
Türkçe
0
0
5
726
Oğuzhan Avşaroğlu
Latin Amerika Özel Latin Amerika, 2025–2026 seçim döngüsüne görece daha güçlü bir makro zeminle giriyor. Bölge genelinde büyüme dinamikleri önceki seçim dönemine kıyasla daha dengeli, enflasyon trendleri daha kontrollü ve carry seviyeleri hâlâ yüksek. Buna ek olarak siyasi eksenin sağa kayması, piyasa dostu politika beklentilerini güçlendirerek risk primlerini aşağı çekebilecek bir faktör olarak öne çıkıyor. Ancak bu olumlu iç dinamikler, küresel ölçekte artan jeopolitik riskler nedeniyle tam anlamıyla fiyatlanamıyor. Son dönemde artan jeopolitik stres, Latin Amerika varlıklarında belirgin bir düzeltmeye neden olmuş durumda. Hisse senetlerinde yaklaşık %2,8, yerel tahvillerde %4,4 ve döviz tarafında %2,2 civarında değer kaybı gözleniyor. Bu durum, seçim sonuçlarının artık sadece yön belirleyici değil, aynı zamanda mevcut kırılgan risk ortamında fiyat hareketlerini büyütebilecek bir katalizör haline geldiğini gösteriyor. Piyasa dostu sonuçlar güçlü bir toparlanma yaratabilecekken, olumsuz sonuçlar satış baskısını hızlandırabilir. Latin Amerika, diğer gelişen piyasa bölgelerine kıyasla bazı yapısal avantajlara sahip. Özellikle EM Asya ve EMEA’ya kıyasla enerji fiyat şoklarına daha az hassas olması ve daha yüksek carry sunması, bölgeyi göreli olarak daha dirençli kılıyor. Bu durum, özellikle küresel volatilitenin arttığı dönemlerde Latin Amerika varlıklarının daha iyi performans gösterebilmesine zemin hazırlıyor. Ancak bu dayanıklılık homojen değil. Petrol ithalatçısı ekonomiler (örneğin Şili) negatif terms-of-trade şoklarına daha açıkken, petrol veya emtia ihracatçısı ülkeler (örneğin Kolombiya ve Peru) bu şoklardan daha sınırlı etkileniyor. Dolayısıyla yatırım perspektifinde bölge bazlı değil, ülke bazlı ayrışma kritik hale geliyor. Brezilya: Faiz Döngüsü Destekleyici, Politik Risk Sınırlayıcı Brezilya ekonomisi 2026 yılı için %1,3 büyüme, %4,3 manşet enflasyon ve %4,0 çekirdek enflasyon beklentileriyle düşük büyüme–kontrollü enflasyon kombinasyonuna işaret ediyor. Politika faizi %11,75 seviyesinde kalırken, yıl sonuna kadar yaklaşık 300 baz puan ek faiz indirimi beklentisi bulunuyor. Bu, finansal koşulların gevşemesi açısından hisse senetleri ve tahvil piyasası için destekleyici bir çerçeve sunuyor. Ancak seçim süreci önemli bir oynaklık kaynağı. Tarihsel olarak seçim öncesi dönemlerde BRL’de ciddi değer kayıpları gözlenmiş (%60 – 2002, %30 – 2018, %16 – 2022). Bu nedenle yüksek carry ve faiz indirimi beklentisine rağmen döviz tarafında riskler korunuyor. Hisse senetleri ve yerel tahvillerde görece pozitif görünüm sürse de, seçim belirsizliği kısa vadede fiyat hareketlerini sınırlayabilecek ana unsur. Şili: Makro Stabiliteye Rağmen Enerji Şoku Riski Şili ekonomisi %2,5 büyüme, %3,8 enflasyon ve %4,50 politika faizi ile dengeli bir makro görünüm sunuyor. Ancak ülkenin enerji ithalatçısı olması, yükselen petrol fiyatlarının doğrudan enflasyon ve tüketici maliyetleri üzerinden ekonomiye hızlı şekilde yansımasına neden oluyor. Bu durum kısa vadede enflasyon beklentilerini yukarı çekerek para politikası alanını daraltıyor. Döviz tarafında düşük carry ve görece pahalı değerlemeler nedeniyle yukarı yönlü potansiyel sınırlı görülüyor. Hisse senedi piyasasında ise güçlü emtia ve makro destek unsurları, yüksek değerlemeler nedeniyle dengelenmiş durumda. Tahvil tarafında ise artan enflasyon geçişkenliği nedeniyle yukarı yönlü faiz baskısı öne çıkıyor. Kolombiya: Yüksek Enflasyon ve Mali Kırılganlık Kolombiya, bölgedeki en kırılgan makro profillerden birine sahip. 2026 için %2,6 büyüme beklentisine karşılık %6,1 manşet ve %6,3 çekirdek enflasyon seviyeleri fiyat baskılarının kalıcılığına işaret ediyor. Politika faizi %12,00 seviyesinde kalırken, tahvil getirileri %13,00 civarında. Bu da para politikasının oldukça sıkı kalmaya devam edeceğini gösteriyor. Mali tarafta ise ciddi bir baskı söz konusu. Artan kamu harcamaları ve yapısal bütçe açıkları nedeniyle yeni yönetimin sert mali konsolidasyon adımları atması gerekecek. Döviz tarafında petrol fiyatları destekleyici olsa da, seçim riski bu etkiyi büyük ölçüde dengeliyor. Negatif senaryoda kurda yaklaşık %10 civarında değer kaybı potansiyeli öngörülüyor. Hisse senetleri zayıf temel dinamikler ve politik belirsizlik nedeniyle görece zayıf kalırken, tahvil tarafında enflasyon bağlantılı enstrümanlar öne çıkıyor. Peru: Güçlü Makro, Zayıf Kurumsal Yapı Peru, bölge içinde en sağlam makro göstergelerden bazılarına sahip. %2,8 büyüme, %3,3 enflasyon ve %2,6 cari fazla kombinasyonu, dış denge ve fiyat istikrarı açısından güçlü bir temel oluşturuyor. Politika faizi %4,25 seviyesinde ve finansal koşullar görece dengeli. Buna rağmen politik ve kurumsal belirsizlikler yatırımcı algısını zayıflatıyor. Siyasi istikrarsızlık ve seçim sürecindeki belirsizlikler risk primini yüksek tutuyor. Hisse senedi piyasası yıl başından bu yana yaklaşık %23 yükselmiş olsa da, değerlemeler tarihi ortalamaların üzerine çıkarak (13,6x F/K vs 12,8x ortalama) yukarı yönlü potansiyeli sınırlıyor. Tahvil tarafında ise küresel faiz duyarlılığı ve iç politik riskler baskı yaratıyor.
Oğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet media
Türkçe
1
0
6
466
Oğuzhan Avşaroğlu
Nöbetçi Finans #14 06 Nisan- 10 Nisan 2026 Köşeleri Möşeleri Dön Baba Dönelim Rap Rap Rap Yine Petrol , FX Piyasası , EM Tahvilleri , ABD Tahvilleri , Güney Amerika Seçim Özel 06 Nisan Pazartesi Hafta jeopolitik gelişmelerle başlıyor. ABD Başkanı Donald Trump tarafından ilan edilen İran’ın enerji altyapısına yönelik saldırıların 10 günlük duraklama süresi sona eriyor. Bu gelişme, enerji piyasaları ve risk iştahı açısından kritik olacak. Aynı zamanda OPEC+ izleme komitesi toplantısının (Pazar) etkileri fiyatlanmaya devam edecek. Makro tarafta ABD’de ISM hizmetler endeksi (Mart) açıklanacak. Beklentiler endeksin 51,1’e gerilemesi yönünde (önceki 53,3), bu da hizmet sektöründe ivme kaybına işaret edebilir. 07 Nisan Salı Avrupa’da İsveç için Mart TÜFE verisi açıklanacak. Bu veri, enerji fiyatlarındaki artışın İskandinav ekonomilerine yansımasını görmek açısından önemli olacak. ABD’de veri akışı görece sınırlı olsa da, piyasalar hafta ortası ve Cuma günü gelecek kritik enflasyon verilerine hazırlanacak. 08 Nisan Çarşamba Merkez bankaları ve Asya verileri öne çıkıyor. Federal Reserve Mart toplantısına ait FOMC tutanakları yayımlanacak Reserve Bank of New Zealand faiz kararı açıklanacak (beklenti: sabit) Japonya’da veri akışı yoğun: Economy Watchers anketi (Mart) Şubat ücret verileri Bu veriler, ücret dinamikleri ve iç talep görünümü açısından BoJ politikası için önemli sinyaller verecek. 09 Nisan Perşembe ABD’de Fed’in tercih ettiği enflasyon göstergesi olan Şubat PCE verisi açıklanacak. Beklentiler: Çekirdek PCE: %0,39 MoM (önceki %0,4) Japonya’da: Tüketici güven endeksi açıklanacak Avrupa tarafında Almanya başta olmak üzere ülkelerde ticaret dengesi ve sanayi üretimi verileri hafta boyunca yayımlanmaya devam edecek. 10 Nisan Cuma Haftanın en kritik günü olacak. ABD’de Mart TÜFE (CPI) açıklanacak. Beklentiler: Manşet TÜFE: %0,9 MoM (önceki %0,3) Çekirdek TÜFE: %0,33 MoM (önceki %0,2) Bu sert yükseliş beklentisi, enerji fiyatlarındaki artışın enflasyona geçişini yansıtıyor ve Federal Reserve politika beklentileri açısından kritik olacak. Aynı gün ABD’de Michigan Üniversitesi öncü tüketici güven endeksi (Nisan) açıklanacak. Avrupa’da: Danimarka ve Norveç Mart TÜFE verileri Asya’da Çin’de: Mart TÜFE ve ÜFE verileri (beklentiler: TÜFE %1,4 YoY, ÜFE %0,9 YoY) Japonya’da: Mart ÜFE (PPI) verisi açıklanacak
Oğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet media
Türkçe
1
0
13
1.5K
Oğuzhan Avşaroğlu
Tarımdışı İstihdam Verisi “Sağlık” olsun Beklenti üstü bir veri görsekte istihdam piyasası çok güçlü diyebilir miyiz ? Cevap : Koskocaman bir Hayır Veriyi yukarı iten tek kalem 2 ay önce olduğu gibi yine tek başına sağlık Ayrıca hem kazançlar da hem de iş gücüne katılımda gerileme görüyoruz. Veride volatilite bitince ( grevler vs) istihdam piyasasının göründüğü kadar sıkı olmadığını anlayacağız
Oğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet media
Türkçe
1
1
24
1.4K
Oğuzhan Avşaroğlu
@cem__soner ve seni anlamak sadece seni “like”lamak değil , senin fikirlerini , senin mizahını ve senin mücadeleni desteklemektir. Cem Soner bir üstaddır ve üstadlara kurşun işlemez
Türkçe
1
0
6
306
Oğuzhan Avşaroğlu
Biraz linç yiyeyim ama ; Piyasalarda yapılan iş biraz modern zamanın kahinliği veya risk yönetimi ilave edilmiş kumarbazlık değil mi ? Çok sevi(dikleri)len Daron Acemoğlu’nun Liabson ve List ile yazdığı makroekonomi kitabında bile yapılan tercihleri inceleyen bilim dalıdır ( bu kitabın neden bende olduğunu sakın sorgulama 😀) diye tabir ediliyor. Burada insanların tercihlerini en iyi şekilde analiz eden kişinin ünvanının bir önemi kalmıyor. İster ordinaryüs olsun ister sıradan çinko karbon pil
Oğuzhan Avşaroğlu tweet media
Türkçe
1
0
4
659
efe
efe@feelug·
@moasayev JP de hala OW ama tradeleri kapatmislar :)
Türkçe
1
0
0
416
Oğuzhan Avşaroğlu
Herkes Gider , Goldman Kalır ; "Carry"ci bizi hatırlasın (Goldman Sachs - EM raporundan Türkiye ) Türkiye, enerji fiyat şokunun en belirgin şekilde hissedileceği gelişen ekonomiler arasında konumlanıyor. Bunun temel nedeni, halihazırda yüksek seyreden ve yeterince çıpalanmamış olan enflasyon beklentileri ile enerji ithalatına olan bağımlılığın birleşimi. Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki sert artış, doğrudan enerji maliyetleri üzerinden değil, aynı zamanda üretim, lojistik ve gıda fiyatları kanalıyla geniş tabanlı bir fiyat baskısı yaratıyor. Bu durum, enflasyon dinamiklerinin yeniden bozulmasına ve dezenflasyon sürecinin kesintiye uğramasına yol açıyor. Büyüme tarafında ise Türkiye’nin görünümü, enerji ithalatçısı olmasının yarattığı maliyet baskıları ve sıkılaşan finansal koşullar nedeniyle aşağı yönlü riskler içeriyor. Küresel finansal koşulların sıkılaşması, gelişen piyasalarda sermaye akımlarını zayıflatırken, Türkiye gibi dış finansmana duyarlı ekonomilerde bu etki daha belirgin hale geliyor. Artan enerji faturası cari dengeyi olumsuz etkilerken, iç talep üzerinde de baskı oluşuyor. Bu çerçevede ekonomi, düşük büyüme ve yüksek enflasyonun birlikte görüldüğü stagflasyonist bir patikaya daha açık hale geliyor. Politika tepkisi açısından Türkiye, diğer gelişen ülkelere kıyasla daha sınırlı manevra alanına sahip. Enflasyon beklentilerinin zayıf olması ve döviz kuru geçişkenliğinin yüksekliği, para politikasını daha sıkı bir duruşa zorlayabilir. Bu ortamda faiz artırımları, kur üzerindeki baskıyı sınırlamak ve enflasyon beklentilerini kontrol altına almak için temel araç olarak öne çıkıyor. Ancak bu tür bir sıkılaşma, zaten zayıflayan büyüme görünümünü daha da baskılayarak politika yapıcılar açısından zor bir denge yaratıyor. Piyasa perspektifinde ise Türkiye, dış şoklara karşı kırılgan ancak aynı zamanda yüksek getiri potansiyeli sunan bir profil çiziyor. Raporda Türkiye’ye ilişkin öne çıkan trade fikri, Türk lirasının dolar karşısında uzun (long TRY) pozisyon olarak değerlendirilmesi yönünde. Bu öneri, yüksek nominal faizler ve potansiyel politika sıkılaşmasının kısa vadede taşıma (carry) avantajı yaratabileceği varsayımına dayanıyor. Ancak bu pozisyonun, enerji fiyatlarının kalıcı yüksek seyretmesi veya jeopolitik risklerin artması durumunda hızlı şekilde tersine dönebileceği ve kur oynaklığının yüksek kalacağı da göz önünde bulundurulmalı.
Oğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet media
Türkçe
3
5
55
4.7K
Oğuzhan Avşaroğlu
Yıllara Göre Petrol Fiyat Karşılaştırması Büyük olayların yaşandığı yıllarda petrol fiyat hareketlerinin karşılaştırması ( yılbaşından bu yana değişim şeklinde ) Kırmızı = 2026 İran - ABD , İsrail Savaşı Sarı = 2022 Rus - Ukrayna Savaşı Beyaz = 2008 Mavi = 2020 Covid
Oğuzhan Avşaroğlu tweet media
Türkçe
0
1
27
2K
Oğuzhan Avşaroğlu
Miran'ın Fed Bilançosunu küçültmeye dair yazdığı son makalenin geniş kapsamlı özeti sizlerle birlikte. Değindiği noktalar ve sunduğu çözümlerle oldukça iyi bir makale. Fakat evdeki hesap çarşıya muhtemelen uymayacak. @moavsaroglu/stephen-miranın-yeni-rüyası-5e917edefe13" target="_blank" rel="nofollow noopener">medium.com/@moavsaroglu/s…
Türkçe
0
2
32
3.9K
Oğuzhan Avşaroğlu
Oğuzhan Avşaroğlu@moasayev·
Geri Dönüş Piyasalarda jeopolitik risklerin bitip geri dönüşün başlamasını beklerken asıl büyük geri dönüş Türkçe Rap'in en unutulmaz , en büyük grubu @ModeXL_06 tarafından geldi. Haftanın Şarkısı "Altın Kafes" youtube.com/watch?v=HihqqU…
YouTube video
YouTube
Türkçe
1
0
5
1.1K
Oğuzhan Avşaroğlu
Oğuzhan Avşaroğlu@moasayev·
ABD Kısa Vadeli Tahvil ve Yabancı İlgisi ABD tahvil piyasasında son dönemde gözlenen hareketler, özellikle uzun vadeli faizlerdeki yükselişin arkasında güçlü bir arz dinamiği olduğunu gösteriyor. Hazine’nin artan borçlanma ihtiyacıyla birlikte ihraç hacimleri belirgin şekilde genişlerken, özellikle 10 yıl ve üzeri vadelerde net arzın anlamlı ölçüde arttığı görülüyor. Bu durum, yatırımcı talebinin aynı hızda artmaması nedeniyle term premium üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor ve uzun vadeli getirilerin daha yüksek seviyelerde dengelenmesine neden oluyor. Yabancı yatırımcı talebi tarafında ise daha temkinli bir görünüm öne çıkıyor. Tarihsel olarak ABD tahvillerine önemli ölçüde talep sağlayan yabancı merkez bankaları ve rezerv yöneticilerinin alımları son dönemde görece zayıflamış durumda. Bu durum, artan arzın daha büyük ölçüde yerel yatırımcılar ve fiyat hassasiyeti yüksek aktörler tarafından karşılanmasına yol açarken, faizlerdeki volatilitenin de artmasına katkı sağlıyor. Fed politikası ve bilanço dinamikleri de piyasa dengeleri üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. Fed’in bilanço küçültme süreci kapsamında tahvil portföyünü azaltması, piyasaya ek net arz gelmesi anlamına gelirken, bu durum özellikle uzun vadeli tahvillerde likidite ve talep dengesini daha da zorlaştırıyor. Bu çerçevede, niceliksel sıkılaşmanın (QT) devam etmesi halinde, piyasanın bu ek arzı absorbe edebilmesi için daha yüksek getiri seviyeleri gerekebiliyor. Makro görünüm tarafında ise büyümenin görece dirençli kalması ve enflasyonun hedefin üzerinde seyretmeye devam etmesi, faizlerin aşağı yönlü hareket alanını sınırlıyor. Özellikle çekirdek enflasyon göstergelerinin %2 hedefinin belirgin şekilde üzerinde kalması, reel faizlerin yüksek kalmasına neden olurken, piyasanın ileriye dönük faiz indirimi beklentilerini de öteliyor. Bu durum, getiri eğrisinin uzun tarafında kalıcı bir yukarı yönlü baskı yaratıyor. Genel olarak değerlendirildiğinde, ABD tahvil piyasasında mevcut fiyatlama yalnızca kısa vadeli makro beklentileri değil, aynı zamanda yapısal arz-talep dengesizliklerini de yansıtıyor. Artan kamu borcu, zayıflayan dış talep ve Fed bilanço politikası birlikte düşünüldüğünde, uzun vadeli faizlerde yapısal olarak daha yüksek bir denge seviyesi oluştuğu görülüyor. Bu çerçevede, tahvil piyasasında aşağı yönlü faiz hareketlerinin sınırlı kalması ve volatilitenin görece yüksek seyretmesi bekleniyor.
Oğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet media
Türkçe
1
0
6
512
Oğuzhan Avşaroğlu
Oğuzhan Avşaroğlu@moasayev·
Nöbetçi Finans #13 30 Mart- 03 Nisan 2026 EM ve Türkiye ; Avrupa - Avrupa ; ABD Gaz ve Vergi ; Plastik , ABD Kısa Vadeli Faizler ; Mode XL 30 Mart Pazartesi Hafta Avrupa’da enflasyon verileriyle başlıyor. Almanya’da Mart öncü TÜFE açıklanacak ve Euro Bölgesi enflasyon trendine dair ilk sinyali verecek. Asya tarafında Japonya’da Bank of Japan Mart toplantı özetleri (summary of opinions) yayımlanacak. Bu metin, BoJ üyelerinin enflasyon ve politika normalizasyonuna ilişkin görüş ayrılıklarını anlamak açısından önemli olacak. Jeopolitik gündemde ise Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Japonya ziyaretine başlayacak (31 Mart – 2 Nisan). 31 Mart Salı ABD’de veri akışı yoğunlaşıyor. Şubat JOLTS (iş gücü talebi) verisi Conference Board Mart tüketici güveni (beklenti: 88,8; önceki 91,2) Avrupa’da Fransa ve Euro Bölgesi Mart öncü TÜFE verileri açıklanacak. Asya’da Çin’de resmi PMI verileri yayımlanacak. Bu veriler, İran kaynaklı jeopolitik gerilimin üretim ve talep üzerindeki etkilerini ölçmek açısından kritik olacak. 01 Nisan Çarşamba ABD’de haftanın en yoğun veri günü: ADP özel sektör istihdam raporu (Mart) ISM imalat endeksi (beklenti: 51,2; önceki 52,4) Şubat perakende satışlar ISM verisi, jeopolitik risklerin sanayi aktivitesi üzerindeki etkisini anlamak açısından özellikle önemli. Asya’da Çin’de özel sektör PMI verileri açıklanacak. Japonya’da ise ekonomik aktivite verileri ve önemli iş dünyası anketlerinden biri olan Tankan yayımlanacak. 02 Nisan Perşembe Avrupa’da İsviçre Mart TÜFE verisi açıklanacak. Jeopolitik tarafta Macron’un Asya turu devam ederken Güney Kore ziyareti öne çıkacak. Piyasalar, bu temasların ticaret ve güvenlik iş birliklerine etkisini değerlendirecek. 03 Nisan Cuma Haftanın en kritik verisi ABD’de açıklanacak Mart istihdam raporu (Nonfarm Payrolls) olacak. Beklentiler: Tarım dışı istihdam: +57 bin (önceki -92 bin) İşsizlik oranı: %4,4 (sabit) Ortalama saatlik kazançlar: %0,4 (sabit) Bu veri, İran kaynaklı enerji şokunun ve jeopolitik risklerin ABD iş gücü piyasasına yansımalarını ölçmek açısından kritik olacak. Asya’da Japonya’da Mart Tokyo TÜFE verisi açıklanacak. Bu veri, ülke genelindeki enflasyon eğilimi için öncü gösterge olarak yakından takip ediliyor.
Oğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet mediaOğuzhan Avşaroğlu tweet media
Türkçe
1
3
28
3.5K