Hüseyin Aygün@HuseyinAygun62
DİYALOG OLMAZSA HERKES KAYBEDER
Erdoğan CHP içindeki sorunları kaşıyacak, kavgaları dönülmez noktaya getirecek adımlar atıyor, mahkemeleri de istihbaratı da, CHP içindeki adamlarını da bu amaç için kullanıyor. Öte yandan siyasal faturayı ödememek için de "benim bu işlerle alakam" yok diyerek köşeden olanları izleyip atacağı yeni adımların planlamasını yapıyor.
"Yenilikçi" denilenler seçimin ertesi günü önceden hazırlanmış videolarını paylaştılar. CHP'de seçime giderlerken "Alevilere oy vermez bu toplum" diyerek, Kemal Bey'e etnik ve inançsal kimliği üzerinden ahlaksızca saldırılar yaptılar, ithamlarda bulundular. Bu konuda onlarca eleştiri yazısı yazdım. Karalama ve itibarsızlaştırma yapan televizyon ve gazetelerin tamamı "beyaz Türk" ve İmamoğlu tarafından parasal anlamda destekleniyorlardı. Bu ekip CHP'de denetime geldiklerinden bu yanada gece gündüz Kemal Beyi itibarsızlaştırmak, karalamak ve siyasal olarak linç etmek için çabaladılar haala bu uğursuz çabalara devam ediyorlar. "Körün gözü açılınca kırdığı ilk şey bastonu olurmuş." Trolleriniz ve parayla denetiminize aldığınız basın üzerinden yürüttüğünüz linç kampanyasına derhal son vermeli dialog aramalısınız.
Kemal Bey'e bu süreçte genellikle sessiz kaldı.
Mahkeme kararı sonrası ya karara uygun davranacaktı ya da kayyum atanacaktı, o partisini kayyuma bırakmama kararı verdi. Mahkeme kararıdır dedi. Doğru ama amalı bir cümle kurması gerekmez miydi. "Evet burada olumsuz şeyler oldu ama Erdoğan bu kararları bu olumsuzluklardan ötürü bu karaları verdirmiyor, zira onun iktidarı baştan aşağı rüşvet ve yolsuzluk üzerine kurulu. O bu kararları parti içi dengelerle oynayıp kavga çıkarmak için yapıyor, Ekrem ile görüşeceğim" diyebilirdi. (Ekrem diyorum zira Özgür Bey emaneten başkanlık yapıyor.) Böyle deseydi hem CHP hem de AKP iktidarının rüşvetçiliğine karşı çıkar ahlaki bir tutum almış olurdu. Gerçi Türk toplumunun yolsuzluklara rüşvete karşı ahlaki bir itirazı yok, onların itirazı bu yağmadan kendilerine düşen payadır.
ÖNERİM:
Ekrem Bey linç kültürü ile karalama ile, çatışma ile sonuç alamazsınız, kısa sürede bazı kazanımlar elde etsenizde uzun vadede stratejik hedeflerinize ulaşamazsınız. Trollerinize, parala tuttuğunuz gazeteci yorumcu denilen adamlarınıza sahip çıkın Alevilere, Dersimlilere hakaret etmesinler. Bunun size bir yararınız yok. Kemal Bey ile görüşmeli dialog aramalısınız, suçlama, karalama, linç ettirme çözüm üretmez.
Kemal Bey siz eski düzenden yeni bir ev yapmak istiyorsanız önümüz kış, bu ev kışa yetişmezse dışarda kalır soğuktan donarsınız. Hiç bir şey olmamış gibi, 2023 genel başkanlığı devam ediyor gibi davranamazsınız. "Kaptanın görevi gemiyi güvenli bir limana yanaştırmaktır." Sizin siyasete dahil ettiğiniz kimselerin çiğlikleri, saygısızlıkları, ihanetlerini tarihe emanet ederek toplumun Erdoğan rejiminden kurtulma arzusuna göre hareket etmeniz için onları çağırıp konuşun lütfen. Dialog dışında bir çözüm yoktur, mahkemelerde, iç tüzüklerde aranacak çözüm kuzuyu kurda teslim etmektir. Kendi ellerinizle ektiğiniz umut tohumlarının yok olmasına müsade etmeyin lütfen.
Son olarak Kemal Bey'e saldırarak ucuz demokratlık taslayanlardan olmadım. Hemşerimi savunmam vesilesiyle feodal tarzı eleştirileri ciddiye bile almadım. Kemal Bey üzerinden Alevilere, Dersim'e, Kırmanclığa yapılacak en ufak bir hakaret, karalama karşısında bir duvar gibi durdum, durmaya devam edeceğim. Alevi ve Kırmanc kimliğini adeta "defolu kimlik" gibi yansıtmaya çalışan, siyaseten ikinci sınıf vatandaş görmeye çalışanlar karşısında set olmaya devam edeceğiz.
Yaşar KAYA