Özge Karçaaltıncaba Teke

366 posts

Özge Karçaaltıncaba Teke banner
Özge Karçaaltıncaba Teke

Özge Karçaaltıncaba Teke

@ozgeteke

Hukukçu • Ankara Barosu • Karaçay

Katılım Eylül 2009
781 Takip Edilen182 Takipçiler
Özge Karçaaltıncaba Teke retweetledi
Kemal Sayar
Kemal Sayar@mkemalsayar·
İnsanın ruhu bazen kırılmaz; ama yine de eksik yaşar. Sessizce eksilir canlılık, varlık yavaşça solar. ‘Yaşamıyor gibi’ yaşarsın. Bu, büyük acıların, derin çöküşlerin hikâyesi değildir. Daha sinsi, daha gündelik bir kayboluştur. Ruha canlılık veren şey azar azar kaybolur. Sabah uyanırsın hayat devam eder. Yapılması gerekenler yapılır, konuşulması gerekenler konuşulur. Fakat bütün bunların ortasında insan, kendi varlığına dokunamaz hâle gelir. Ne dibe vurmuşsundur, ne de suyun yüzüne çıkabilmişsindir. Bir araf, bir arada kalma hâli: Nehirde sürüklenen bir dal parçası gibi, yönsüz, ağırlıksız. Ruh sağlığı yalnızca hastalıkların yokluğu değildir. İnsanın iç dünyasında yeşeren bir “iyi oluş” hâli vardır ki, onu beslemediğimizde hayat sessizce solmaya başlar. Varlığın cevherini daima diri tutmak gerek. Modern zamanların en büyük yanılgısı da burada: Kötü hissetmiyorsak iyi olduğumuzu sanıyoruz. Oysa insan, sadece acı çekmeyerek değil; anlam bularak, bağ kurarak, bir şeye kalbini vererek iyileşir. Bugünün dünyası, insanı fark ettirmeden yoruyor. Gürültü çok ama temas az. İlişkiler var ama derinlik yok. Pek çok insan, kendi hayatının seyircisi gibi yaşıyor. Hayat yanı başımızdan geçip gidiyor. Her şey yerli yerinde görünür, ama hiçbir şey tam olarak hissedilmez. Adeta, yaşanmamış bir hayattan ölürüz. Çare ise büyük devrimlerde değil, küçük uyanışlarda. İnsanın yeniden bir şeye yönelmesinde, bir heves, bir tutku, bir ülkü sahibi olmasında. Bir işe dalıp zamanın akışını unutmasında. Bir dostun gözlerinde kendini hatırlamasında. Kendinden büyük bir anlamın çağrısına kulak vermesinde. Çünkü insan, ancak bağ kurduğu ölçüde vardır. Ve hayat, ancak içine karıştığımızda, onunla alış verişe girdiğimizde, varoluşun sevincini hissettiğimizde başlar.
Türkçe
34
392
1.8K
62.6K
Özge Karçaaltıncaba Teke retweetledi
Av. Dr. Gönenç Gürkaynak
Av. Dr. Gönenç Gürkaynak@GurkaynakGonenc·
Ülkemizdeki çocukların ruh sağlığını ve can güvenliğini koruyup onlara gelecek için umut verdiğimiz 23 Nisan'ları kutlama hayali ve hedefiyle.
Türkçe
3
55
1.2K
16.2K
Özge Karçaaltıncaba Teke retweetledi
Cüneyt Ozansoy
Cüneyt Ozansoy@CneytOzansoy·
Susmak neyin çözümü olabilir? Bilmiyorum. Ama konuşmanın ne tür sorunlar yaratacağını biliyorum. Buna rağmen, bilmediğime değil… bildiğime sığınarak ve onun sonuçlarını göze alarak konuşmak istiyorum: Çürüyoruz!
Türkçe
3
10
95
4.6K
Özge Karçaaltıncaba Teke retweetledi
şengül hablemitoğlu
şengül hablemitoğlu@s_hablemitoglu·
İyi niyetle yapılan öneriler yaşadıklarımız için çözüm üretemez. İki gündür yaşanan şiddet bir sistemdir, zamanla oluşur. Bu çocuklar bir anda şiddet üretmediler. Onlar, içinde yaşadıkları sistemin ve zamanın birikimini taşıyorlar. Meselemiz güvenlikçi bir bakış açısı ile bu şiddeti yalnızca durdurmak değil. Şiddeti mümkün kılan çevreleri, bu şiddetin ekolojisini görmek zorundayız. Tüm gelişimsel çevre katmanlarını birlikte düşündüğümüzde, şu gerçek daha net görünüyor; Mikrosistemde çocuklar, gençler duygularını taşıyamıyorlar. En yakın ilişkilerde, ailede, okulda, arkadaş çevresinde çocukların öfkesini, utancını, dışlanmışlık hissini tutabilecek, anlamlandırabilecek bir ilişki alanı kurulamıyor. Mezosistemde; aile, okul ve psikososyal destek mekanizmaları birbirinden kopuk, Yapısal sorunlar devasa, yoksulluk eşitsizlik ve kutuplaşma dili. Ekzososistemde dijital dünya filtrelenmiyor. Gençler, şiddeti estetize eden, öfkeyi besleyen ve görünürlük ile şiddet arasında bağ kuran içeriklere maruz kalıyorlar. Makrosistemde değerler benimsenmiyor. Dindarlık, tek başına ahlaki bir gelişim zemini kurmaz. Bunu görmemenin bedelini daha çok ödeyeceğiz gibi görünüyor. Şiddetin dili normalleşirken, kutuplaşma artarken, çocuklara sunulan değerler sorgulanmıyor. Kronosistemde ise, tüm bunlar zaman içinde birikiyor. Ve bu birikim, bir noktada yıkıcı davranış olarak dışarı çıkıyor. Bu ekolojiyi dikkate almadan güvenlikçi yaklaşımlar durumu değiştirmez. Ayrıca ülkeyi senelerdir yönetme sorumluluğunu taşıyanların da bir nebze olsa düşünmeleri gerekiyor. Bütün bunlar neden mümkün oldu?..
Türkçe
10
454
1.8K
109.1K
Özge Karçaaltıncaba Teke retweetledi
can gurses
can gurses@canitti·
Bu ülkede artık bir günde olan şeylerin ağırlığını taşıyacak omuz kalmadı. Kriz Yorgunluğu/Doygunluğu modelinin en trajik versiyonu: Vatandaş sabah Kılıçdaroğlu haberini, öğlen Hürmüz ablukasını, akşam Yavaş soruşturmasını gördü... Ülkede muhalefet kalacak mı, seçimler ne olacak diye endişelenirken aynı günlerde çocukların öldürüldüğü okul katliamları. İran'ın İsrail'in demir kubbesini delmek için savunma sisteminin uğraşamayacağı kadar fazla roket gönderip, savunma sistemine takılmayanların şehrin içine düşmesi gibi... Artık toplumdaki bireylerin de savunma sistemi tamamen doygunluğa ulaşmış ve aşmış durumda. Yeni hangi olay yaşanırsa yaşansın daha fazla tepki verecek yeri kalmamış durumda... Dolayısıyla olan her şey filtresiz şekilde geçiş hakkına sahip görünüyor. Hangisine tepki verecek? Hangisine yas tutacak? Hangisini unutacağız? Bizi toplum olarak bitirmesi kesin olan bu döngüyü kırmalıyız.
Türkçe
12
228
1.6K
49.9K
Özge Karçaaltıncaba Teke retweetledi
Galatasaray Voleybol
Galatasaray Voleybol@GSVoleybol1905·
NAMAĞLUP ŞAMPİYON GALATASARAY DAIKIN! 💛❤️
Galatasaray Voleybol tweet media
Türkçe
356
4.5K
27.3K
1.4M
Özge Karçaaltıncaba Teke
Bu akşam, Şengül Hablemitoğlu’nun Nilay Örnek’in podcastinde “yas” üzerine konuştuğu bölümü dinledim. Ben de mesleki olarak yüreğimin yorgun hissettiği bir günde kendimi akşam yürüyüşüne atmıştım. Herkesin ömründe en az bir kez adaletsizlik nedeniyle yas tuttuğuna dair söylediklerini dinlerken, kendi hayatımda ne kadar çok kez, adalet arayışının sonunda doğan o adaletsizliğe karşı müvekkille birlikte yas tuttuğumu düşündüm. Bugün kendimi yürüyüşte bulma nedenim de yine o duyguydu. Mesleğimin en zor tarafı bu galiba… Bir de üstüne anlattıkları “yurttaşlık hüznü” eklenince, kilometrelerce yürüseniz de atamayacağınız bir ağırlık bu. @s_hablemitoglu @nilayornek
Türkçe
4
12
164
21.1K
Özge Karçaaltıncaba Teke
Hukuk bazen bir algı ve yönlendirme aracı olarak da kullanılabilir. Bazen bir tahliye kararı, adaletin tecellisi olarak okunur;sistemin “işlediği” izlenimini üretir. Oysa karar hukuki değil stratejik de olabilir: Belirsizlik ve öngörülemezlik arttıkça, birey davranışını hukuka göre değil, muhtemel sonuçlara göre şekillendirsin istenir. Bu noktada hukuk, koruyan bir zemin olmaktan çıkıp öngörülemeyen riskler karşısında bireyi uyum göstermeye zorlayan bir mekanizmaya dönüşebilir.
NOW HABER@nowhaber

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, İBB davasında tutuklu bulunan Kadriye Kasapoğlu, Sırrı Küçük, Fatih Yağcı, Ali Üner, Evren Şirolu, Altan Ertürk, Ebubekir Akın, Hüseyin Yurttaş, Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Mahir Gün, Başak Tatlı, Nazan Başelli, Davut Bildik, Sabri Caner Kırcı, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Baran Gönül ve Esra Huri Bulduk hakkında tahliye kararı verdi

Türkçe
0
0
0
243
Özge Karçaaltıncaba Teke retweetledi
can gurses
can gurses@canitti·
Bugün ülkedeki sınav sisteminin tamamen değiştiği ilan edildi. Türkiye'nin şu an 5 yıl öncesinden bile ne kadar farklı bir durumda olduğunu bu haberin hiçbir etkisinin olmamasından ve hatta gündem bile olmamasından anlayabiliriz. İran'ın İsrail'in demir kubbesini delmek için savunma sisteminin uğraşamayacağı kadar fazla roket gönderip, savunma sistemine takılmayanların şehrin içine düşmesi gibi... Artık toplumdaki bireylerin de savunma sistemi tamamen doygunluğa ulaşmış ve aşmış durumda. Yeni hangi olay yaşanırsa yaşansın daha fazla tepki verecek yeri kalmamış durumda... Dolayısıyla olan her şey filtresiz şekilde geçiş hakkına sahip görünüyor. Bunun bir adı var: Kriz Yorgunluğu/Doygunluğu Savunma mekanizması, tek bir konu/hedef belirleyip ona odaklanmak ve bunun iletişimini yapıp kitleleri de bu hedefe kilitlemek. Bu becerilemezse durum çok vahim.
Türkçe
28
264
1.8K
132.5K
Özge Karçaaltıncaba Teke retweetledi
Ömer Zülfü Livaneli
Ömer Zülfü Livaneli@LivaneliZulfu·
Rahmetli babam Mustafa Sabri Bey, Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanlığı yapacağı günlerde büyük bir huzursuzlığa kapılır, akşam yemeğinden sonra masanın üstüne yığdığı klasörlere gömülür, başı ağrımasına rağmen uzun saatler boyunca çalışırdı. Bizler, kendinizi bu kadar yormayın baba dediğimizde ise kulağımıza küpe olan şu sözleri söylerdi: Bunlar dosya değil evladım, hepsi bir insan hatta bir aile. Hatalı bir karara sebep olurum diye ürperiyorum ve kul hakkı yememek için titizlikle inceliyorum. Allah korusun bir yanlış karar bir insanı ve bir aileyi mahveder, ben de bu vebali iki cihanda taşıyamam.” Yargı mensuplarına örnek olması dileğiyle.
Türkçe
383
3.2K
16.5K
572K
Özge Karçaaltıncaba Teke retweetledi
Av. Dr. Gönenç Gürkaynak
Av. Dr. Gönenç Gürkaynak@GurkaynakGonenc·
İlber Ortaylı hocamız son bir defa bir önemli ders daha öğreterek bizlere veda ediyor: Her şey ama her şey bir azınlığın keyfine ve menfaatlerine göre öylesine vahşice siyaset zeminine çekildi, toplum öylesine hunharca gerilip pozisyonel cephelere bölündü ki, insanımız herhangi bir mensubunun vefatına kol kola hep beraber üzülüp hep bir ağızdan "iyi bilirdik, helal olsun" deme kabiliyetini yitirdi. Bu, ömrünün sonuna gelen kişiyle ilgili bir durum değil. Bu, toplumun içinde bulunduğu durumla ilgili. "Bu konu İlber Ortaylı ile ilgili" demeye cüret edecek olanlar, bu yazının altına, halen hayatta olan ve vefat ettiğinde toplumca kenetlenip tartışmasız birbirimizin gözyaşını sileceğimiz tek bir kişinin adını soyadını yazsınlar. Şakaya vurmadan yahut hayalci davranmadan bunu kimse yapamayacaktır. Kucaklaştırıcı biçimde kendi yasını tutturmanın en yakınına gelebilecek isimler de, herkesi siyasi girdaplarda gerip parçalama çılgınlığının öncesinde tüm Türkiye'nin sevgilisi olmayı başarmış ve son 15-20 yılda da çok üretken ve göz önünde olmamış kimi dev isimler olacaktır. Aklımda isimler var ama yaşarlarken ölümlerini konuşmak istemem. Ayrıca o tek tük isimlerin dahi bu ortamda göçüp gittiklerinde topluma bir hüzün mutabakatı yaşatabileceklerini zannetmiyorum. Ya muhalif kimlik edinip ses çıkarmadılar diye ya da güce eklemlenmeyi reddettiler diye, toplumun bir kesimi tarafından eleştirileceklerdir. Asıl eleştirilmesi gerekenler, bir aileyi tek bir vefatta bile birbirlerine sarılarak hep birlikte kayıplarını yaşayamayacak hale koyanlar, sessizce bu durumu körükleyip seyretmeye devam edecekler. Toplumun daha büyük bir çoğunluğu "huzur hepimizin hakkı" diyebilirse; diyene dek.
Türkçe
30
108
1.3K
59.5K
Özge Karçaaltıncaba Teke
Bir devrin hafızası daha aramızdan ayrıldı. İlber Ortaylı yalnızca bir tarihçi değil; bu toprakların hafızasını diri tutan, geçmişle bugün arasında köprü kuran bir münevverdi. Büyük bir kayıp… Ruhu şad olsun.
Türkçe
0
0
1
212
Özge Karçaaltıncaba Teke retweetledi
Av.Prof.Dr.Adem Sözüer https://ademsozuer.com/
İddia makamındaki savcı ile yargı makamındaki hakimler, fiilen adeta bir heyet gibi hareket ederken,savunma makamındaki müdafi avukatın müvekkili ile irtibat kuramaması silahların eşitliği ilkesine de aykırıdır. Avukata,savunduğu sanığa etkin hukuki yardımda bulunabilmesi için onunla rahatlıkla iletişim kurma imkanı sağlanmalı.. @ersozhuseyin itirazında haklı👇🏼 "Bugün burada metrelerce uzaktan müvekkilimize hukuki yardımda bulunmaya çalışıyoruz.Bir savunma evrakını dahi müvekkilimize veremediğimiz,onun yanına gidip kimsenin duyamayacağı şekilde savunma stratejisini konuşamadığımız bir ortamda adil yargılanma hakkının sağlandığını söylemek mümkün değildir."
DW Türkçe@dw_turkce

"Metrelerce uzaktan müvekkilimize hukuki yardımda bulunmaya çalışıyoruz" Usule ilişkin beyanda bulunan avukat Hüseyin Ersöz duruşmanın yapılış şeklinin "müvekkilleriyle temas kurma imkanını ortadan kaldırdığını söyledi İBB davasında ilk gün p.dw.com/p/5A4KL

Türkçe
6
99
332
41.8K
Özge Karçaaltıncaba Teke retweetledi
Metin Günday
Metin Günday@MetinGnday·
Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın ve Anayasa'da güvence altına alınmış olan temel hak ve özgürlüklerin bekçisidir. Aslî işlevi ve misyonu da budur. Bu nedenle, Yüksek Mahkemenin iptal kararları gibi bireysel başvurular üzerine verdiği ihlâl kararları da, hem yasama ve yürütme erkierini ve idare makamlarını hem de yargı organlarını bağiar (AY md. 153/son). Kendilerini Anayasa Mahkemesinin kararlarıyla bağlı görmemeyi adeta alışkanlık haline getiren adlî ve idarî yargı yerleriyle Yargıtay ve de şimdi Danıştay, Anayasa Mahkemesini ve Anayasayı "yok" saymış olurlar... Nokta!
Ankara, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
11
84
289
20.4K
Özge Karçaaltıncaba Teke retweetledi
aziz çelik
aziz çelik@Emegin_Halleri·
İdari Yargıdan İdarenin Yargısına! Hukukçu değilim ama hukuk nosyonumu İstanbul Siyasal'da Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya, Prof Dr. Ali Ülkü Azrak, Prof. Dr. Yıldızhan Yayla ve Prof. Dr. Bakır Çağlar'dan edindim. Hukuk Fakültesi mezunu olmadan da bir hukuk nosyonu edinebildiğim için kendilerine şükran borçluyum. Özellikle idare hukukunda Ali Ülkü Azrak ve Yıldızhan Yayla'nın bize öğrettiği en önemli anayasal ilke idarenin her türlü eylem ve işleminin yargısal denetimine tabi olduğu ve idarenin hukukla bağlı olduğuydu. En küçük kademedeki idari memurdan yürütmenin başına kadar herkesin eylem ve işlemi yargısal denetime tabidir. Ben de bu ilkeyi öğrencilerime ısrarla anlatmaya gayret ediyorum. İdare hukuku, idarenin hukuksuzluğuna ve keyfiliğine karşı bireyi ve toplumu korumak için var. İdari yargı idareyi yargılar ve denetler. Ancak görüyorum ki idari yargı artık "idarenin yargısı" haline gelmiş durumda! "İdare Hukuka Giriş" dersinde öğrencinin sınav kağıdına yazsa sınıfta kalacağı iddialar koca koca idari yargı kararlarında yer alabiliyor. Ne günlere kaldık!
Türkçe
38
90
337
51.8K
Özge Karçaaltıncaba Teke retweetledi
Murat AĞIREL
Murat AĞIREL@muratagirel·
İran’da bir okul vuruldu.
En az 160 masum çocuk hayatını kaybetti. Bir yenidoğan hastanesi hedef alındı.
Hayata yeni başlayan bebekler sustu. Bu bir savaş suçu değil mi? Katil İsrail tarafından Filistin’de de 20 bin çocuk öldürüldü. Şimdi benzer katliam İran’da yaşanıyor. Şayet bu katliam, “demokrasi” dersi veren ülkelerde yaşansaydı dünya susar mıydı? Günlerce manşetlerden düşmezdi. 
Liderler art arda kınama mesajları yayınlardı.
Sosyal medya öfke seline dönerdi. Ama söz konusu Ortadoğu olunca ‘’demokrasi havarilerine ‘’ sessizlik çöküyor. Bu sessizlik neden? 
Masumiyetin milliyeti, pasaportu mu olur? Burada mesele ne İran’ın nükleer silah üretme kapasitesi ne de İsrail’in saldırganlığı. Bunlar her iki tarafın da kamuoyuna açıkladıkları bahaneler. Bugünkü yazım
Cumhuriyet@cumhuriyetgzt

Murat Ağırel yazdı: ABD-İsrail kontrolü kaybetti cumhuriyet.com.tr/yazarlar/murat…

Türkçe
94
1.4K
8.2K
160.8K
Özge Karçaaltıncaba Teke
@AvErenCan Huzur içinde uyusun. Yıllar önce Ankara Barosundan Hatay’da düzenlenen Kadın Hakları etkinliğine katılan meslektaşlar, anneniz Hatice Hanım’dan her zaman büyük bir takdirle bahsederdi. Geçtiğimiz günlerde yaptığımız bir sohbette kendisini yine andık. Huzur içinde uyusunlar
Türkçe
1
0
2
74
Eren Can
Eren Can@AvErenCan·
Babam, doğum günün kutlu olsun. Sensiz geçen üçüncü doğum gününde yine özlemle doluyum. Bize onurlu duruşu öğreten babam, keşke bir kez daha uzun bir sofrada oturup hep beraber sohbet edebilsek. Yokluğuna hiç alışmadık. Seni hep seveceğim.
Eren Can tweet media
Türkçe
4
3
218
7.7K
Özge Karçaaltıncaba Teke retweetledi
Medyascope
Medyascope@medyascope·
Zeren Ertaş’ın ölümüne ilişkin davanın karar duruşması tamamlandı Olay anında Zeren Ertaş'ın yanında olan arkadaşı Melisa Pehlivan: “Kimsenin suçu üstlenmediği bu noktada ben ‘binelim’ dediğim o asansörün vicdan azabını iliklerime kadar yaşıyorum"
Türkçe
6
194
1.1K
430.3K