Araç muayenesinden fren lambası yüzünden kaldım. Götürdüğüm usta hemen ampulu değiştirip eski ampul patlaktı sorun çözüldü dedi. Eve gelince kontrol ettim lamba bir yanıyor bir yanmıyor. Hemen başka bir ustaya götürdüm. O da yanıyor işte sorun yok dedi ama hala arada yanmıyordu.
@Erturul87175110@nedenttoldu Bir şey neyse odur. Yeşil pasaport bu kişi bu ülkeye bu devlete sadıktır senin ülkene girer çıkar garantisi de benim demektir. Devlet memurları bile 15 yıldan önce alamıyorlar. Birinin şu ya da bu mesleği yapıyor olması ile ilgisi yok.
Bir akrabam, üstündeki evi yeğenine BEDELSİZ devrediyor.
Hiç bir para transferi yok.
Belediyenin verdiği 210bin lira rayiç bedel üzerinden Tapu Harcı ödeniyor.
Şimdi evin bedeli 2.5 milyondur diye Maliye 100 bin lira gibi ceza yollamış.
Yapabilecekleri bir şey var mıdır???
Anadoluda Güvercin takıntısını şöyle söyliyim Cem sultan anadoludan kaçarken yanında Bursa oynarı götürür (güvercin ırkı) daha sonra napolide ölünce cenazesiyle birlikte bu kuşlarda gönderilir işgal zamanı ingiliz işgal komutanı osmanlı arşivlerini incelerken bu kuşlara kafayı takar bursada bu ırkın peşine düşer bizim kuşçularda safkan diye yoz güvercinleri ingilizlere sokumlar kuşlar londraya götürülünce yoz olduğu ortaya çıkar adamlar vatanı vermiş kümesi vermemiş aq daha ne olsun
@te_narratur Yani ilginç bir açıklama. Doğu Hindistan Şirketi Rockefeller gibi mal satarak değil arkasındaki İngiliz donanmasıyla ve zorla vergi toplayarak büyüdü. Bu ikisini bir tutmak çok garip.
Ama video kesiti bağlamı hiç vermiyor. Tamamını izlemek lazım aslında da
İngilizlerin Hindistan’a gitmesi emperyalizmin en rezil ve açık göstergesi olmasına rağmen buna emperyalizm değil demek akıl tutulmasıdır. İngiliz sanayi devrimini finanse eden Doğu Hindistan Şirketi. İngilizler kolonilerde geniş ticaret ağları ve limanlar kurarak sömürgelerindeki hammaddeleri Adaya taşıdı. Dünya pazarlarını kendi metalarının dolaşımı için askeri olarak adeta rehin aldılar bunun en tipik bilineni Çin’le yapılan Afyon savaşlarıdır. Bu yorumlar koca bir hiç.
@eminaltun71@BayraktarOr Daha basit bir şey: bir dilde o kadar kelime olamaz. Arapça bükümlü dil olduğundan yazdı, yazılmış, yazılan yer, yazan, yazılı (sırasıyla ketebe, mektup, mektep, katip, kitap) bunların hepsini birer kelime olarak sayıyor. O hesapla Türkçe'deki kelime sayısı hayal bile edilemez.
@BayraktarOr Çok değerli sayın hocam kıt aklımda bir tespit yapayım zengin dil arapça da bir kelime 10 anlama geliyormuş yani bir kelime ile 10 farklı şeyi anlatmak istiyorlar halbuki Türkçemiz'de bir şeyi 10 ayrı kelime ile isimlendirdiğimiz de var zenginlik anlayışı bu olmalı bence
Bilindiği üzere, Mustafa Kemal bütün öğrenim hayatı boyunca, Osmanlı’nın askeri okullarda zorunlu tuttuğu Fransızca derslerini almıştır. Manastır’da Fransızca’ya iyice merak sarar. Böylece; Voltaire, Montesquieu gibi dönemin ünlü düşünürlerini kendi dillerinden okur.
Harp Akademisi’nde Fransızca çeviri yapabilecek hale gelir.
Bir gün kendisiyle röportaj yapmak isteyen bir Fransız gazeteciyi kabul eder. Gazeteci küstahça “Sizin gibi bir dehanın daha akıcı Fransızca konuşmasını beklerdim Paşa’m”, der.
Gazeteciye yanıtı çok nettir:
“Dehayı dilde böyle ararsanız, Beyrut Limanı’na gidiniz. Orada hamallar yedi dil konuşur.”
Özetle; dilde kaç sözcük bulunduğundan çok, kişilerin kaç sözcükle düşündüğü, kaç sözcükle konuştuğu, en önemlisi ne okuduğu, ne konuşabildiği önemlidir.
Arapça zengin olabilir. Bu dilde konuşanlara, konuştuklarına, onların dünyaya, uygarlığa kattıklarına bakılır. Yani Arapça’yı konuşanların ne kadar zengin olduğuna değil, Arapça ile ne okuyup konuşabildiğine.
Atatürk’ün yaklaşımı da tam olarak budur:
“Bir ulusun düşünce hayatı, diliyle sınırlıdır.”
O nedenle Türkçe’yi yabancı dil etkilerinden kurtarmak ister. Çünkü, dil, aslında düşüncenin ta kendisidir.
Yani konu; dilin kendisi değil, onu kullanan düşünce biçimidir. Dilin niteliğiyle, derinliğiyle, zenginliğiyle, insanlığa katkısıyla nasıl kullanıldığı önemlidir.
Kaldı ki, canım Türkçe’m… Öyle güçlü bir düşünce ve uygarlık dilidir ki…
Ne mutlu bu dili hakkıyla konuşabilene…
#NeMutluTürkümDiyene
@KaynakNews İnsanın görünüşü ile dalga geçmek istemezdim ama aklıma düştü bir kere yorumlarda da görmedim. Ayrıca illa yaptım oldu da dememek gerek yakışmıyor sana sanal demek ki.
Evet başlıyorum.
Kim lan bu dolunayı biraz gösterip çektiğiniz tam dönüşememiş kurt adam?
@ZaferShafak@Eth_onur@neyikaybettik@grok Sonunda biri şunu söylemiş. Evet uyum ve düzenden demek kosmos. Uyum ve düzen fikri daha sonrasında süs anlamı vermiş. Uyumlulaştırma düzenlileştirme güzelleştirir süslü yapar. Süs sonradan çıkan köken değil
@Eth_onur@neyikaybettik@grok Kozmos düzen, ahenk demek. Cosmetique'in çıkışı da suratıma ahenk vermekten geliyor. Kozmos'da her şey düzenliyken karşıtı kaostur. Atıyo burada şahıs kısaca.
@hasanugurortak O zaman tamam. Fotoğraf istensin😂
O değil de alt tarafı üniversite diploması bunun da sahtesi olur git al işte.
Sana da öyle gelmiyor mu?
Bu arada üniversite mezununun en azından (kampüste, derslikte veya stüdyoda kepli vb.) bir kare fotoğrafı olur.
Mezun olduğunu söyleyen ve fotoğrafı olmayan herkesi araştırın bence.😂 #diplomaskandalı
Oğlanla oyun oynuyoruz. Bir kılıç, bir kask bir de yastık aldı ejderha avlamaya gidiyoruz diyor. Ben de küçük bir oyuncak bıçak var onu aldım hadi dedim. Evet diyor sen de reçel sürersin ejderhaya. Farkettim ki hakikaten tereyağı bıçağı kadar bir şey.
Türkçe anlamayanlara Türkçe böyle duyuluyormuş (fake-Turkish).
Etrafınızdaki Türkçe bilmeyenler üzerinde test eder misiniz gerçekten böyle mi duyuluyor diye. Sanki bana daha fazla “ö” “ü” sesi kullanıyormuşuz gibi geliyor.