Salih Aygün

166 posts

Salih Aygün

Salih Aygün

@saygu61

Katılım Aralık 2024
44 Takip Edilen3 Takipçiler
Salih Aygün retweetledi
IA João
IA João@MartinsJoa_·
Uso o Windows há 15 anos. Descobri esses 7 atalhos há 3 meses. Perdi tempo demais sem eles :
IA João tweet media
Português
8
330
1.2K
189.4K
Salih Aygün retweetledi
Kadir Öztürk
Kadir Öztürk@LegalCounsel_TR·
Türk Hükümeti AİHM’i, AİHM İçtihadıyla Yanıltmaya mı Çalışıyor? Müvekkilim GÜMÜŞ, ceza infaz kurumunda bulunduğu süre boyunca diş tedavisine zamanında ve etkili biçimde erişememiş; protez tedavisi de makul sürede tamamlanmamıştır. Yaklaşık iki yıla yayılan ve aralıklı şekilde gerçekleştirilen diş çekimleri sonucunda başvurucu büyük ölçüde dişsiz kalmış; bu süreçte sürekli diş ağrısı, enfeksiyon, uyku bozukluğu ve katı gıda tüketememe gibi ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Başvurucunun cezaevi koşullarında kendi imkânlarıyla sağlık hizmetine erişme olanağının bulunmadığı dikkate alındığında, bu durum yalnızca tıbbi bir aksama değil, devletin gözetimi altındaki bir kişinin fiziksel bütünlüğünü, beslenmesini ve insan onurunu doğrudan etkileyen ağır bir muamele biçimidir. Bu nedenle, AİHS m. 3 kapsamında güvence altına alınan kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine iki ayrı başvuru yaptık. Mahkeme, farklı şikâyetleri içeren bu başvuruları 51957/20 ve 8098/21 numaraları altında incelemeye almış; başvurular hakkında Türk Hükümetinden savunma istemiştir. Türk Hükümeti de geçtiğimiz günlerde söz konusu başvurulara ilişkin gözlemlerini Mahkemeye sunmuştur. Şu anda Türk Hükümetinin bu başvuruya sunduğu gözlemleri inceliyorum. Hükümet, savunmasında diyor ki: Başvurucu idari yargıda tam yargı davası açmalıydı; bunu yapmadığı için iç hukuk yollarını tüketmedi. Bu iddiasını desteklemek için de AİHM’in Karakoca, Tamer ve Diğerleri ve Osman Tekemen kararlarına atıf yapıyor. İlk bakışta normal bir içtihat atfı gibi duruyor. Fakat sorun şu: Hükümetin özellikle Tamer ve Diğerleri kararını sunuş biçimi, kararın gerçek içeriğiyle örtüşmüyor. Ben bu kararı biliyordum. Yine de Fransızca orijinal metninden tekrar kontrol ettim. Tamer ve Diğerleri davasında olay, askeri hastanede kalp krizi teşhisinin konulamaması ve hastanın hayatını kaybetmesiyle ilgiliydi. Başvurucular hem ceza soruşturması yoluna gitmiş hem de Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde tazminat davası açmışlardı. AİHM, bu dosyada şunu tespit etti: Ceza soruşturması yaklaşık iki yıl dört ay sürmesine rağmen ivedilikle ve gereksiz gecikme olmaksızın yürütülmüştü. Tıbbi bilirkişi raporları alınmıştı. Deliller değerlendirilmişti. Başvurucular ayrıca Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde tazminat davası açabilmişti ve bu mahkeme keyfi olmayan gerekçeli bir karar vermişti. AİHM bu nedenle şikâyeti “iç hukuk yolları tüketilmedi” diye değil, “açıkça dayanaktan yoksun” bularak kabul edilemez ilan etti. Aradaki fark çok önemli. Hükümetin savunmasındaki anlatım ise, Tamer kararını sanki “tazminat davası açılmadığı için başvuru iç hukuk yolları tüketilmediğinden reddedildi” gibi sunuyor. Oysa kararın sonucu bu değil. Bu artık basit bir yorum farkı değil. AİHM’in kendi içtihadını, AİHM’e karşı eksik ve yanıltıcı biçimde kullanmak anlamına geliyor. Bu nedenle AİHM dosyalarında Hükümet gözlemleri asla yüzeysel okunmamalı. Hükümetin atıf yaptığı her karar tek tek kontrol edilmeli. Kararı daha önce biliyor olsanız bile, özellikle İngilizce veya Fransızca orijinal metinden kararın gerçekten Hükümetin iddia ettiği sonucu doğurup doğurmadığı incelenmeli. Çünkü bazen mesele yalnızca çeviri hatası değildir. Bazen kararın bağlamı, sonucu ve hukuki gerekçesi bilinçli şekilde eksiltilir. AİHM yargılamasında etkili temsil, yalnızca olay anlatmak değildir. Hükümetin her cümlesini, her tarihini, her içtihat atfını ve her hukuki nitelendirmesini denetlemektir.
Kadir Öztürk tweet mediaKadir Öztürk tweet media
Türkçe
4
43
112
7.7K
Salih Aygün retweetledi
Av.Hatice YILDIZ
Av.Hatice YILDIZ@avhaticeyldz·
Üzüldüğüm bir paylaşım oldu. Umarım desteklerinizle @khktv yaşatılır @aerkan080 yine mağdurların sesi olmaya devam eder.
ahmet erkan@aerkan080

Kişisel zaruri bir açıklama. 2019 yılında Prof. Haluk Savaş'ın cesaret vermesiyle bir grup KHK'lı arkadaşla kurduğumuz KHK TV, 7 yılda 2 bin 600 video yayınladı. Polis takibinde, yargı kıskacında maddi ve manevi zorluklara bugüne kadar geldi. Mağdurların seslerini duyuran ve KHK hukuksuzlunu dile getiren ilk ve tek sosyal medya kanalı olan, ülkenin ağır koşullarına rağmen ses getiren, gündem oluşturan KHK TV'yi artık yürütmekte zorlanıyorum. Vicdanlara dokunan, ses getiren her KHK'lı hikayesini yayınladıktan sonra yada cesurca yapılmış röportajların ardından Türkiye'nin ve dünyanın her yerinden tebrik, teşekkür ve dua alıyoruz fakat bu işleri nasıl dönderiyorsun diye soran neredeyse olmuyor. Dua etmekten ziyade dua olmanın önemli olduğuna inanıyorum. KHK TV'nin teknik ve yayın ekibinde 4-5 kadar arkadaşımız var onlar da KHK'lı ve geçimlerini sağlamak için çalışmak zorundalar. Yayıncılık zor ve zahmetli bir iş. Çekimi, kurgu-montajı, ekipmanı, ulaşımı, sosyal medyası hepsi ayrı ayrı maliyetli işler. KHK TV'nin Youtube "reklam ve katıl" geliri ortalama bir asgari ücreti bulmuyor. (Vergiler kesildikten sonra 20-25 bin TL) Patreon gelirimiz ise aylık 350 Dolar civarı (15 bin TL). Toplam 40 bin TL gelirle bu çapta iş yapan bir kanalın yaşaması çok zor. (Bir öğretmen maaşı 70-80 bin TL) Bu gelirler yaz aylarında dibe vuruyor dolayısıyla şehir şehir dolaşıp KHK'lı hikayelerini çekmeye, röportajlar yapmaya Haziran ayından itibaren son vermeyi planlıyorum. Kimseden emir ve talimat almadan evrensel gazetecilik ilkeleri doğrultusunda buraya kadar geldim, vicdanım rahat. Maddi manevi destek olanlara teşekkür ediyorum. Haziran ayından sonra bana müsade dostlar...

Türkçe
17
357
984
42K
Salih Aygün retweetledi
Salih Aygün retweetledi
Dr. Ufuk YEŞİL
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil333·
Hakkınızı Aramaktan Vazgeçmeyin! Dün yaptığımız paylaşımda 16 olan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'ne bildirim sayısı, bugün itibarıyla 18'e yükselmiş. Lütfen; AİHM’in ihlal kararlarını görmezden gelerek yeniden yargılama taleplerini reddeden veya eski cezayı aynen vererek hukuka kafa tutanları, sadece bir e-posta gönderme kolaylığındaki bu bildirimle Bakanlar Komitesi’ne iletin. Ayrıntılar aşağıdaki tweette mevcuttur. 👇👇👇
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil333

Çok Önemli! Lütfen Herkese Duyuralım! ⚖️AİHM tarafından verilen ihlal kararlarına rağmen, bazı mahkemelerin yeniden yargılama taleplerini reddettiği ve sistematik hukuksuzluğu sürdürerek eski cezayı verdikleri görülmektedir. Hukuka aykırı bu kararlara karşı, kanun yolları ve bireysel başvuru hakları sonuna kadar kullanılmalıdır. 💥Bu noktada yapılması gereken bir diğer ve önemli husus, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Kararların İcra Dairesine bildirimde bulunmaktır. Nitekim bugüne dek, hakkında hukuksuz karar verilen 16 kişi bu bildirimde bulunmuştur (görsel 1). ⚖️Bakanlar Komitesi usulleri gereğince Komite bu bildirimi Hükümete iletmektedir (görsel 2 ve 3) ve Hükümet de kısa bir sürede bu bildirime cevap vermek zorundadır. Bu nedenle, Bakanlar Komitesi’ne bildirim yapılmasında zaruret vardır. Aşağıda linki ve metni bulunan bildirimin ilgili kişiye göre uyarlandıktan sonra, ilgili kararlar da eklenerek ve İngilizceye çevrilerek, Bakanlar Komitesi Kararların İcra Dairesi’nin mail adresine (dgi-execution@coe.int) gönderilmesi gerekmektedir. 📍 Bu bildirimler, hükümetin "AİHM kararlarını uyguluyoruz" şeklindeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını ortaya koymak adına en etkili yoldur. Sadece bir e-posta gönderme kolaylığındaki bu bildirimin mutlaka yapılması gerekmektedir. Konuyla ilgili destek ve bilgi almak isteyenler, doğrudan mesaj (DM) yoluyla iletişime geçebilirler. 🖊️Yeniden Yargılama Talebinin Reddi Bildirim Metni İçin Link: justicesquare.org/aym-basvuru-fo… 📌Bildirim Metni (İngilizceye çevrilerekBakanlar Komitesine gönderilecek metin) 👇 Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Kararların İcrası Dairesi’ne Konu: AİHM kararlarının icrası kapsamında bireysel önlemlerin alınmaması – yeniden yargılama talebinin gerekçesiz reddi/önceki cezanın tekrar verilmesi (Rule 9(1)) – AİHM Başvuru no:….. ve karar tarihi. Sayın Yetkili, İşbu yazı, Bakanlar Komitesi’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının ve dostane çözüm şartlarının icrasının denetimine ilişkin Kuralları’nın 9(1). maddesi uyarınca, yararlanan tarafın (başvurucunun) vekili sıfatıyla, bireysel önlemlerin alınmamasına ilişkin bir gelişmeyi Komite’nin dikkatine sunmak amacıyla kaleme alınmıştır. Başvurucu, … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … tarihli kararıyla, “silahlı terör örgütüne üye olma” suçundan … yıl … ayhapis cezası ile cezalandırılmıştır. Mahkûmiyet, esas itibarıyla ByLock kullanımı, Bank Asya hesap hareketleri, KHK ile kapatılan dernek/sendikalara üyelik, kapatılan kurumlarda çalışma, bağış faaliyetleri, tanık/itirafçı beyanları ve benzeri yasal ve görünürde meşru faaliyetlere dayandırılmış ve suçun maddi ve manevi unsurları yönünden somut ve bireyselleştirilmiş bir değerlendirme yapılmamıştır. Söz konusu mahkûmiyet kararı, sırasıyla istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek kesinleşmiş; ardından Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuru, … tarihli kabul edilemezlik kararıyla sonuçlanmıştır. İç hukuk yollarının tüketilmesi üzerine yapılan bireysel başvuru neticesinde, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, … ve Diğerleri/Türkiye kararında, başvurucunun da dâhil olduğu dosyalar bakımından, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. ve/veya 7. maddelerinin ihlal edildiğine hükmetmiştir. AİHM, söz konusu kararda; mahkumiyetlerin otomatik ve kategorik bir yaklaşımla, yasal ve dolaylı olgulara dayanılarak kurulduğunu; ulusal mahkemelerin suçun özellikle manevi unsurunu kişi bazında ortaya koymadıklarını, ayrıca ByLock verileri gibi belirleyici dijital delillerin elde edilme yöntemi ve güvenilirliğinin savunma tarafından etkin biçimde tartışılamadığını tespit etmiştir. AİHM, ayrıca Yüksel Yalçınkaya/Türkiye (BD) ve Demirhan ve Diğerleri/Türkiye kararlarına atıfla, başvurucuların Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesini talep etme hakkına sahip olduklarını ve ihlalin giderilmesi bakımından yargılamanın yeniden başlatılmasının en uygun bireysel önlem olduğunu açıkça belirtmiştir. Bu doğrultuda, AİHM’in başvurucuya ilişkin ihlal kararına dayanılarak, …. tarihi itibarıyla [Mahkemenin ismi yazılmalı] Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuştur. Ancak söz konusu talep, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311. maddesinin 1(f) paragrafındaki açık düzenlemeye rağmen, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin reddedilmiştir. (Eğer yargılamanın yenilenmesi talebi reddedildiyse bu paragraf yazılmalıdır. Mahkeme aynı cezayı verdiyse bu paragraf çıkarılmalıdır. Aynı cezanın verilmesi halinde bildirime yazılacak metin aşağıdaki paragraflarda belirtilmiştir). Bu karara karşı yapılan itiraz da [itirazı inceleyen mahkeme adı yazılmalı] tarafından, yalnızca kararın “yasaya uygun olduğu” belirtilerek, yine kanunun açık hükmüne aykırı olarak ve gerekçesiz biçimde reddedilmiştir (Eğer yargılamanın yenilenmesi talebi reddedildiyse bu paragraf yazılmalıdır. Mahkeme aynı cezayı verdiyse bu paragraf çıkarılmalıdır. Aynı cezanın verilmesi halinde bildirime yazılacak metin aşağıdaki paragraflarda belirtilmiştir). Mahkeme yeniden yargılama talebini reddederken aynı zamanda yine gerekçesiz biçimde infazın durdurulması talebini de reddetmiştir. [Kişi halen infazen cezaevinde ise bu paragraf da yazılmalı] (Eğer yargılamanın yenilenmesi talebi reddedildiyse bu paragraf yazılmalıdır. Mahkeme aynı cezayı verdiyse bu paragraf çıkarılmalıdır. Aynı cezanın verilmesi halinde bildirime yazılacak metin aşağıdaki paragraflarda belirtilmiştir). Bu doğrultuda, AİHM’in başvurucuya ilişkin ihlal kararına dayanılarak, …. tarihi itibarıyla [Mahkemenin ismi yazılmalı]Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuştur. Talep kabul edilerek yargılama yeniden başlamış, ancak mahkeme AİHM'in ihlal kararına neden olan önceki kararı onaylamış ve aynı cezayı tekrar vermiştir. ( Eğer yargılamanın yenilenmesi talebi kabul edilip, aynı cezanın verilmesine karar verildiyse bu paragraf yazılmalı ve yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin yukarıdaki paragraflar metinden çıkarılmalıdır). Bu suretle, başvurucunun dosyasında AİHM kararlarının gerektirdiği bireysel önlemler alınmamış; Mahkeme tarafından tespit edilen ihlal iç hukukta giderilmemiş ve AİHM kararının icrası fiilen engellenmiştir. Başvurucu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. ve 7. maddelerine aykırı biçimde [Kişi halen infazen cezaevinde ise bu cümlenin devamındaki hususlar yazılmalı]cezaevinde özgürlüğünden yoksun bırakılmaya devam edilmekte; adli sicil kaydında hükümlü statüsü sürmekte ve söz konusu mahkûmiyetin yol açtığı ilave ve sürekli olumsuz sonuçlara katlanmak zorunda bırakılmaktadır (Hem yargılamanın yenilenmesi ve hem de aynı cezanın verilmesi halinde yazılacak metinde bu paragraf kalmalıdır). İşbu iletişim, yukarıda anılan AİHM kararlarının icrasının Denetimi kapsamında, tespit edilen ihlallerin giderilmesi amacıyla başvurucu yönünden bireysel önlemlerin, özellikle yargılamanın yenilenmesi yoluyla alınmasının sağlanmasına yönelik olarak, Rule 9(1) çerçevesinde Bakanlar Komitesi’nin bilgisine ve değerlendirmesine saygıyla sunulmaktadır (Hem yargılamanın yenilenmesi ve hem de aynı cezanın verilmesi halinde yazılacak metinde bu paragraf kalmalıdır). Saygılarımla, İMZA [Ad – Soyad] Başvurucu Vekili [Baro / Sicil No – isteğe bağlı] [Şehir / Ülke] [İletişim bilgileri] EK: İletişime konu mahkeme karar/ları (Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddi için hem ret, hem de bu ret kararına karşı yapılan itirazın reddi kararı eklenmeli. Aynı cezanın verilmesi halinde de verilen bu karar eklenmeli).

Türkçe
3
354
694
60.4K
Salih Aygün retweetledi
Dr. Ufuk YEŞİL
Dr. Ufuk YEŞİL@ufukyesil333·
Yeniden Yargılama Sonrası İki Beraat! ⚖️Bir ağır ceza mahkemesi, AİHM'in 16 Aralık 2025'te verdiği Demirhan ve diğerleri/Türkiye kararı üzerine gerçekleştirdiği yeniden yargılama sonucunda başvurucuların beraatına karar vermiştir. 📍Yeniden yargılama talebinizi lütfen vakit kaybetmeden yapın. AİHM'in 16 Aralık 2025 tarihinde verdiği ihlal kararlarına ilişkin olarak hazırlanan ve Büyük Daire'nin Yasak/Türkiye kararı dikkate alınarak güncellenen aşağıdaki bağlantıdaki dilekçe örneklerini, kendinize uyarlayarak dosyanıza mutlaka ekleyin. Lütfen mücadeleden vazgeçmeyin! 📌Uygulamada, mağdurların "mahkemelerin tekrar ve daha ağır bir ceza verebileceği" endişesiyle yeniden yargılama talebinde bulunma konusunda tereddüt yaşadıkları görülmektedir. Ancak bu endişe gerçeği yansıtmamaktadır. Zira CMK'nın 323/2. maddesi gereğince, yeniden yargılama sanığın lehine yapılmışsa, verilecek yeni hüküm, önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamaz. Bir başka ifadeyle, mahkemeler AİHM kararına rağmen hukuka aykırı şekilde yeniden ceza verseler dahi, bu ceza ilk verilen cezadan fazla olamaz. Kaldı ki, AİHM'in verdiği ihlal kararlarının neticesi, bu dosyalar için CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraattır! 📌Mevcut durumda, mağdurların haklarını geri alabilmelerinin ve maruz kaldıkları "terörist" iftirasını ortadan kaldırabilmelerinin en hızlı ve etkili yolu yeniden yargılama yoluna başvurmaktır. Bu hukuki yola başvurmanın mağdurlar aleyhine doğurabileceği hiçbir olumsuz sonuç yoktur. 🔗justicesquare.org/demirhan-karsl…
Dr. Ufuk YEŞİL tweet mediaDr. Ufuk YEŞİL tweet media
Türkçe
17
267
561
30.3K
Salih Aygün
Salih Aygün@saygu61·
Sayın @eczozgurozel ve @herkesicinCHP bu Yasak kararı ile ilgili bir sözünüz varsa söyleyin. Kamuoyu sizden açıklama bekliyor.
Engin AVCl@enginavci_lp

Değerli CHP’liler, AİHM Şaban Yasak/ Türkiye Kararı içinde yer alan tespitler, bugün yürüyen birçok soruşturma açısından son derece önemli ilkeler ortaya koymaktadır. Karar çok net şekilde şunu söylüyor: 👉Bir kişiye yönelik ceza sorumluluğu; varsayımlarla, siyasi atmosferle, aidiyet algılarıyla veya genel değerlendirmelerle kurulamaz. ✍️Suç kastı bireyselleştirilmeli, kişinin neyi bildiği, neyi amaçladığı ve hangi suça bilerek iştirak ettiği somut delillerle ispat edilmelidir. ✍️Mahkemeler, sadece delilleri alt alta dizemez; o delillerin suç kastını nasıl ortaya koyduğunu ikna edici biçimde açıklamak zorundadır. 🚩Bugün CHP’ye yakın isimler hakkında yürüyen soruşturmalarda da benzer tartışmalar yaşanmaktadır. “İltisak”, “çevre”, “temas”, “algı”, “ortam”, “ilişki ağı” gibi muğlak değerlendirmelerin; somut suç delilinin yerine geçirilmesi, yarın herkes açısından ciddi bir hukuk güvenliği sorunu doğurur. Bu nedenle CHP’nin, meseleye sadece geçmiş siyasi kırgınlıklar üzerinden değil; evrensel hukuk ilkeleri açısından yaklaşması gerekir. 🚩Çünkü bugün başkaları için görmezden gelinen ölçüsüz yorumlar, yarın muhalefetin tamamına karşı kullanılabilir. Hukuk devleti; kişiye göre değişen değil, herkes için aynı şekilde uygulanan ilkelerle ayakta kalır. Sessiz kalınmaması gereken nokta tam da budur. 10 gün geçti Şuana kadar @herkesicinCHP olarak Şaban Yasak Kararını gündeme getirmediniz. @eczozgurozel Bu karar en çok sizin işinize yarayacak, Kararda adı geçen mağdurlar zaten verilen haksız cezayı yatıp bitirdiler.

Türkçe
0
0
0
5
Salih Aygün retweetledi
Engin AVCl
Engin AVCl@enginavci_lp·
Değerli CHP’liler, AİHM Şaban Yasak/ Türkiye Kararı içinde yer alan tespitler, bugün yürüyen birçok soruşturma açısından son derece önemli ilkeler ortaya koymaktadır. Karar çok net şekilde şunu söylüyor: 👉Bir kişiye yönelik ceza sorumluluğu; varsayımlarla, siyasi atmosferle, aidiyet algılarıyla veya genel değerlendirmelerle kurulamaz. ✍️Suç kastı bireyselleştirilmeli, kişinin neyi bildiği, neyi amaçladığı ve hangi suça bilerek iştirak ettiği somut delillerle ispat edilmelidir. ✍️Mahkemeler, sadece delilleri alt alta dizemez; o delillerin suç kastını nasıl ortaya koyduğunu ikna edici biçimde açıklamak zorundadır. 🚩Bugün CHP’ye yakın isimler hakkında yürüyen soruşturmalarda da benzer tartışmalar yaşanmaktadır. “İltisak”, “çevre”, “temas”, “algı”, “ortam”, “ilişki ağı” gibi muğlak değerlendirmelerin; somut suç delilinin yerine geçirilmesi, yarın herkes açısından ciddi bir hukuk güvenliği sorunu doğurur. Bu nedenle CHP’nin, meseleye sadece geçmiş siyasi kırgınlıklar üzerinden değil; evrensel hukuk ilkeleri açısından yaklaşması gerekir. 🚩Çünkü bugün başkaları için görmezden gelinen ölçüsüz yorumlar, yarın muhalefetin tamamına karşı kullanılabilir. Hukuk devleti; kişiye göre değişen değil, herkes için aynı şekilde uygulanan ilkelerle ayakta kalır. Sessiz kalınmaması gereken nokta tam da budur. 10 gün geçti Şuana kadar @herkesicinCHP olarak Şaban Yasak Kararını gündeme getirmediniz. @eczozgurozel Bu karar en çok sizin işinize yarayacak, Kararda adı geçen mağdurlar zaten verilen haksız cezayı yatıp bitirdiler.
Türkçe
25
219
574
15.9K
Salih Aygün retweetledi
Av. Hakan R. KUCUK
Av. Hakan R. KUCUK@BayerischerLeo·
⚡️📌 AİHM önündeki KHK/OHAL Komisyonu İhraç İdari Dosyalara İlişkin Önemli Usûli Gelişme 1️⃣ İhraç dosyalarına ilişkin AİHM’de e-Comms hesaplarına kayıtlar başladı. 2️⃣ Mahkeme, daha önce yayınladığı bildiri ile 01.01.2026 tarihi itibariyle gönderilecek başvurularda Mahkeme sitesinde yer alan ‘Kapak Sayfası’nın doldurulması gerektiğini belirtmişti. 3️⃣ Bugün ise gelen maillerle 01.01.2026 tarihi önce yapılan başvurularda aynı kapak sayfasının doldurularak dosyadaki usûli eksikliğin giderilmesi gerektiği bildirilmiştir. Herhangi bir hak kaybı yaşanmaması adına ilgili kapak sayfasının doldurularak posta yoluyla ya da e-Comms üzerinden en geç 12.06.2026 tarihine kadar (bu süre dosyaya göre değişkenlik arz edebilir) gönderilmesi gerekmektedir. ‼️‼️‼️
Hakan Kaplankaya@HKaplankaya

Şu an için sadece kapak sayfasının doldurulması isteniyor.

Türkçe
3
47
97
15.7K
Salih Aygün retweetledi
ᗰᑌᕼᗩᒪᎥᖴ丅ᗴƳ乙ᗴ
Abdestini almış, tam namaza gidecekken koridorda dolaşan yaşlı bir teyze görür. “Buyur teyzeciğim, bir sıkıntın mı var?” diye sorar. Teyze: “Evladım, bu evrakları Vali Bey’e imzalatmam gerekiyor ama bir türlü kendisini bulamadım…” der. Recep Yazıcıoğlu: “Ver teyzeciğim, ben imzalayayım.” der. Teyze şaşkınlıkla: “Olur mu evladım, Vali Bey buna kızar. Ben bekleyeyim…” diye cevap verir. Rahmetli Recep Yazıcıoğlu evrakları tek tek inceler, imzalar ve teyzeni kapıya kadar geçirir. Tam o sırada güvenlik amiri: “Sayın Valim, namaz için aracınızı hazırlattım.” der. Bunu duyan teyze şaşkınlıkla: “Sen vali misin oğlum?” diye sorar. Recep Yazıcıoğlu’nun cevabı ise unutulmaz olur: “Vali sensin teyzeciğim… Ben senin hizmetçinim, oğlunum.” Teyzenin elini öpüp uğurlar… Bu toprakların gördüğü en samimi devlet adamlarından biri olan merhum Valimiz Recep Yazıcıoğlu’nu rahmet, özlem ve saygıyla anıyorum. Mekânı cennet olsun…
ᗰᑌᕼᗩᒪᎥᖴ丅ᗴƳ乙ᗴ tweet media
Türkçe
32
145
1K
38.7K
Salih Aygün retweetledi
LEARN IN MINUTES
LEARN IN MINUTES@Learinminutes·
Handy knot tying methods for all situations!
English
0
76
362
53.4K
Salih Aygün retweetledi
Bilim Dünyası
Bilim Dünyası@dunyasalbilim·
Bir mıknatısın bakır borunun içinden yavaş düşmesinin nedeni Lenz Yasası’dır. Mıknatıs hareket ettikçe boruda oluşan elektrik akımları, onun hareketine karşı koyan bir manyetik alan üretir ve bu da görünmez bir fren etkisi yaratır.
Türkçe
62
733
4.1K
515.8K
Salih Aygün retweetledi
Levent Mazılıgüney
Levent Mazılıgüney@LeventisMG·
“Bu ihlallerin önlenebilmesi için, bir KURUMSAL DİRENİŞe ihtiyaç bulunmaktadır. Bu direnişin öncülüğünü bütün Baroların katılımıyla Türkiye Barolar Birliği yapmalıdır.” @barolar
İzzet Özgenç@izzetoezgenc

Güncel hukuk uygulamamızda yaşadığımız sorunlardan biri, soruşturmanın gizliliğinin ihlalidir. Adil bir yargılama yapılabilmesi için, sağlıklı bir soruşturma yapılması gerekir. Bunun yanı sıra, lekelenmeme hakkının güvenceye alınabilmesi için, soruşturma dosyasının içeriği, düzenlenecek iddianamenin kabulüne kadar harici kişilere ve özellikle medyaya karşı gizli tutulur. Soruşturma dosyasının içeriğinin harici kişilere ve özellikle medyaya karşı gizliliğinin ihlal edilmesi, savunma görevini önemli ölçüde engelleyen bir etki de meydana getirmektedir. Çünkü soruşturma dosyasının içeriğinin medya marifetiyle alenileştirilmesi, soruşturma konusu olay ve soruşturulan kişiler hakkında önyargıların oluşmasına sebebiyet vermektedir. Bu önyargılar, Diyarbakır’daki “Narin cinayeti”nde olduğu gibi, yargılama faaliyetini olumsuz yönde etkilemekte ve maddi gerçeğin tam olarak ortaya çıkmasını engellemektedir. Buna karşılık, bazı soruşturmalarda, özellikle soruşturulacak bir şey olmadığının, içeriğinin boş olduğunun açığa çıkmaması için, soruşturma dosyası, savunma görevini yapan avukata karşı gizli tutulmaktadır. Bütün bunlar, kanun hükümlerinin, anayasal ilkelerin ve hukukun sistematik olarak ihlalinin örneklerini oluşturmaktadır. Bu ihlaller, müdafilik görevini yapan avukatların bu görev kapsamındaki girişimleriyle önlenememektedir. Bu ihlallerin önlenebilmesi için, bir KURUMSAL DİRENİŞe ihtiyaç bulunmaktadır. Bu direnişin öncülüğünü bütün Baroların katılımıyla Türkiye Barolar Birliği yapmalıdır. Bu direniş çerçevesinde yapılacak iş, gayet basittir: Gizliliği ihlal edilen soruşturmalarda ihlali gerçekleştiren kişiler hakkında gerekli işlemler yapılıncaya kadar, avukatlar, mensubu oldukları Baro ile koordinasyon içinde, savunma görevini yapmaktan imtina ederek, soruşturmaları kilitleyebilirler.

Türkçe
1
131
384
9.8K
Salih Aygün retweetledi
Engin AVCl
Engin AVCl@enginavci_lp·
Dünki gündemler “nefret söylemini ilk biz yaydık” diye övüneni ROK, kara para aklama ve benzeri suçlamalarla gözaltında… İlahiyat hocası diye ahlak dersi veren kişi taciz suçlamasıyla tutuklu… Bir ilin ağır ceza mahkemesi başkanı uyuşturucu bağımlılığı nedeniyle açığa alındı. Yıllarca masum insanlara “terörist”, “hain” diyerek iftira atanların birer birer kendi karanlıklarıyla yüzleştiği bir döneme giriyoruz. Allah bize daha neler gösterecek. Kimsenin ahı yerde kalmayacak.
Türkçe
18
237
777
18.9K
Salih Aygün retweetledi
Figen Çalıkuşu
Figen Çalıkuşu@FigenCalikusu·
AİHM Büyük Daire Yasak Kararı adeta bilinmesin duyulmasın isteniyor. Kararın, Türkiye’de yapılan yargılamaları, hukukun yargı eliyle nasıl boğulduğunu ortaya çıkaran esaslı kısımları böylelikle karartılmış, toplumdan kaçırılmış oluyor. Üstelik “hukuk devleti” istediğini söyleyen bir kısım muhalefetten de yeterli ses çıkmıyor. karar.com/yazarlar/figen… @KararHaber
Türkçe
36
708
1.5K
29.7K
Tuğçe yıldız
Tuğçe yıldız@tugce190333·
Bunu çözersen, sen dahisin. Çözebilir misin ?
Tuğçe yıldız tweet media
Türkçe
4.3K
110
966
304.4K
Salih Aygün retweetledi
Kadir Öztürk
Kadir Öztürk@LegalCounsel_TR·
AİHM’den KHK/OHAL İhraç Başvuruları İçin Kritik Usulî Gelişme: 1 Ocak 2026 Öncesi Başvurular Bakımından da Kapak Sayfası Sunma Yükümlülüğü Getirildi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğü, kamu görevlilerinin KHK/OHAL işlemleriyle meslekten ihraçlarına ilişkin Türkiye aleyhine yapılan kitlesel başvurular bakımından özel usulî tedbirler uygulamaya başlamıştır. Daha önce AİHM tarafından yapılan duyuruda, 1 Ocak 2026 ve sonrasında yapılacak KHK/OHAL ihraç başvuruları bakımından özel bir kapak sayfası kullanılması gerektiği bildirilmişti. Ancak AİHM’in başvuruculara göndermeye başladığı güncel yazılardan anlaşıldığı üzere, bu yükümlülük yalnızca 1 Ocak 2026 ve sonrasında yapılacak başvurularla sınırlı tutulmamıştır. Mahkeme, 1 Ocak 2026 tarihinden önce Türkiye aleyhine yapılmış KHK/OHAL ihraç başvuruları bakımından da özel kapak sayfasının tamamlanmasını istemektedir. Bu kapsamda AİHM, ilgili başvurulara ilişkin dosyaları kayda almakta; başvuru numarası verilen dosyalarda başvurucu veya temsilcilerine, başvurunun tamamlanması için kapak sayfasının gönderilmesi gerektiğini bildirmektedir. Mahkeme yazısında açıkça belirtildiği üzere, söz konusu kapak sayfasının en geç 12 Haziran 2026 tarihine kadar AİHM’e gönderilmesi gerekmektedir. Gönderim, duruma göre posta yoluyla veya eComms elektronik iletişim sistemi üzerinden yapılabilecektir. Bu gelişme, özellikle 1 Ocak 2026 tarihinden önce AİHM’e başvuru yapmış olan KHK/OHAL ihraç mağdurları bakımından son derece önemlidir. Zira Mahkeme, başvurunun kayda alındığını bildirmekle birlikte, başvurunun usulî yönden tamamlanması için kapak sayfasının süresi içinde sunulmasını istemektedir. AİHM’in bu uygulaması, başvurunun esası hakkında verilmiş bir değerlendirme niteliğinde değildir. Bununla birlikte, başvuru dosyasının idari olarak işleme alınması, doğru kategoride değerlendirilmesi ve kitlesel başvuru yönetimi kapsamında incelenebilmesi bakımından ciddi bir usulî önem taşımaktadır. Bu nedenle, 1 Ocak 2026 tarihinden önce KHK/OHAL ihraç işlemleriyle ilgili olarak AİHM’e başvuru yapmış kişilerin, kendilerine AİHM tarafından eComms üzerinden veya posta yoluyla herhangi bir bildirim yapılıp yapılmadığını dikkatle takip etmeleri gerekmektedir. Başvurusu eComms sistemine kaydedilen veya eComms kullanımına onay veren başvurucular bakımından bildirimlerin bu sistem üzerinden yapılması mümkündür. Bu kişilerin eComms hesaplarını ve kayıtlı elektronik posta adreslerini düzenli olarak kontrol etmeleri önem arz etmektedir. Buna karşılık, başvurusu eComms sistemine kaydedilmeyen veya eComms kullanımına onay vermeyen başvurucular bakımından AİHM’in ilgili yazıyı posta yoluyla göndermesi mümkündür. Bu nedenle posta takibinin titizlikle yapılması, muhtemel süre kayıplarının önlenmesi bakımından zorunludur. AİHM tarafından gönderilen yazı şeklen belirli bir başvuru dosyasına ilişkin görünse de, içerik ve uygulama itibarıyla 1 Ocak 2026 tarihinden önce yapılmış KHK/OHAL ihraç başvurularını ilgilendiren genel nitelikli bir usulî uygulamayı ortaya koymaktadır. Sonuç olarak; KHK/OHAL ihraç başvuruları bakımından AİHM önündeki süreç yeni bir usulî aşamaya girmiştir. Başvurucuların ve temsilcilerinin, özellikle 12 Haziran 2026 tarihini dikkate alarak kapak sayfası yükümlülüğünü süresi içinde yerine getirmeleri, başvuruların usulî akıbeti bakımından önem taşımaktadır. Kanun hükmünde kararnamelerle kamu görevinden çıkarılmaya ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne yapılacak bireysel başvurularla ilgili hazırladığım yazı dizisine buradan ulaşabilirsiniz: trkadirozturk.com.tr/post/aihm-khk-… Ayrıca AİHM’in kamu görevlilerinin meslekten ihracına ilişkin Türkiye aleyhine yapılan kitlesel başvuruların incelenmesine yönelik özel tedbirlerine dair basın açıklamasına ve söz konusu kapak sayfasıba buradan ulaşabilirsiniz: hudoc.echr.coe.int/app/conversion…
Kadir Öztürk tweet media
Türkçe
7
106
290
21.6K