selim

260 posts

selim banner
selim

selim

@sellimi81

Katılım Kasım 2015
1.5K Takip Edilen55 Takipçiler
selim retweetledi
Doç. Dr. Mustafa Aylar
Doç. Dr. Mustafa Aylar@mustafa_aylar·
Sen ne kadar büyük bir adammışsın ki ölümünden beş yüz sene sonra bile Safevi torunları adını duyunca cin çarpmışa dönüyor. Bakalım sen ne yapmışsın ki bunlar hâlâ düşmanlık etmeye devam ediyor. ++++
Doç. Dr. Mustafa Aylar tweet media
Türkçe
16
46
267
14.1K
selim retweetledi
makinaci
makinaci@themakinaci·
Yok olmanız gerekiyor. Basit usul pres makinası dahi yapacak teknik bilgi ve kabiliyetten yoksun Türk sanayici yok olsun. Yahu sizden conta temin etmek bile zulüm. 3 yıldır deprem bölgesinde Türk sanayicisinden gına geldi bana. Garanti kapsamından çıkmasın diye Aydın'dan Konya'dan servisi çağırdığımız makinalara 1 ayda gelemiyorsunuz. Çinli üreticiyi ise ben 1 hafta içinde çağırıp makinanın kurulumunu tüm teknik prosedüre göre yaptırıp, arıza durumunda ise muhattap bulabiliyorum. Sizin yok olmanız, bu sektörden ekmek yiyemiyor olmanız gerekiyor.
Haber Aktif@haberaktifcom

“Vize kalktı, Çinliler turist gibi gelip makine satıyor” EBSO Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu: “Çinli satış ve montaj ekipleri turist gibi Türkiye’ye girip iç pazarda agresif satış yapıyor; yabancı alıcılar bunu bahane ederek yerli üreticiyi “dibin dibi” fiyatlara zorluyor. Yerli yatırımcılar eskiden montaj, satış sonrası hizmetler yüzünden Çin makinelerini almakta tereddüt ederlerdi. Halen satış sonrası hizmet yaklaşımları çok yetersiz olmasına rağmen, ülkemizin turizme ihtiyacı var gerekçesiyle Çin’e vize kaldırılınca, şimdi adamlarını uçaklara bindiriyorlar, ertesi gün montaj ekibi burada oluyor. Satış ekipleri 30’ar kişi turist grupları gibi geliyor, ellerinde çantalarıyla organize sanayi bölgelerinde, şehirlerde her çeşit ürün ve makine satmak için çalışıyorlar Bizim yerli üreticilerimiz ise bırakın Çin’de turlamayı, fuara gitmek için bile vize alabilmek adına bin bir dertle uğraşıyor.” (Ahmet Usman)

Türkçe
17
142
2.2K
150K
selim
selim@sellimi81·
@acarzeyd Bir Togg kullanıcısı olarak böyle bir şey yaşamadım. Çevremde de yaşayan görmedim. Akü %60ın altına düştüğünde otomatik bataryadan şarj oluyor. Togg ayda 4-5 bin araç satıyor. 1-2 hatalı örneği milletin gözüne sokup durmanın anlamı ne.! Servisler bunun için var..
Türkçe
2
0
5
913
Zeyd ACAR
Zeyd ACAR@acarzeyd·
Bir kullanıcı, "Avrupa'nın en güvenilir ikinci aracı olan Togg'un haftada üç kere aküsü bitiyor!" diyerek duruma tepki gösterdi ve "Devletimizin bize attığı 3 bin liralık kazık!" sözleriyle isyanını dile getirip şikayetçi oldu.
Türkçe
34
2
35
22.2K
selim retweetledi
Turker Toker
Turker Toker@TurkerToker·
BİR SINAVDA SORULAR NE KADAR BİLGİ YERİNE BECERİ ÖLÇEN HALE GELİRSE O KADAR ÇOK OKUL DIŞI FAKTÖR ÖLÇÜLMEYE BAŞLANIR! BU DURUM ÖĞRENCİNİN OKUL ÖĞRENMELERİNİN YERİNİ AİLE KATKISININ ALMASINA NEDEN OLUR! UZUN ZAMANDIR “LGS BİRİNCİSİ ÇOBAN, KÖYLÜ” GÖRMEMEMİZİN SEBEBİ SINAVIN YAPISIDIR. SINAV NE KADAR İLKEL OLURSA O KADAR ADALETLİ VE ÖLÇME AÇISINDAN GEÇERLİ, GÜVENİLİR OLUR! MEB SINAVI KALDIRMALIDIR! Yazdık: onedio.com/haber/turkiye-…
Turker Toker@TurkerToker

MEB’in yepyeni nesil LGS soruları: -Sosyal, -Duygusal, -Zihinsel, -Akademik becerilerin yanısıra, -IQ, -EQ, -Down Sendrom Taraması, -Otizm, -Gelecekteki mesleği, -Hacca gidip gitmeyeceğini falan her şeyi ölçecekmiş. 😂

Türkçe
7
10
83
35.6K
selim retweetledi
Deepcosmoss
Deepcosmoss@Deepcosmoss·
Endonezya 16 yaş altına sosyal medyayı yasaklamış ve herkes çocukları korudular diye alkışlıyor ama kimse asıl soruyu sormuyor bu çocuklar sosyal medyada ne yapıyordu da bu kadar tehlikeli bulundu çünkü mesele çocukların tiktokta dans videosu izlemesi değil olay çok daha derin bakın beyinin prefrontal korteksi yani karar verme impulse kontrol ve uzun vadeli düşünme merkezi 25 yaşına kadar gelişmiyor bu bilimsel bir gerçek yani 15 yaşındaki bir çocuğun beynine sonsuz dopamin pompası bağlayıp sonra neden bağımlı oldu diye şaşırmak bir bebeğe espresso verip neden uyumuyor demek gibi saçma ama asıl çılgınlık şu bu yasak çözüm değil sadece semptom tedavisi çünkü vpn diye bir şey var ve 14 yaşındaki çocuk devletin siber güvenlik ekibinden daha iyi vpn kullanıyor bunu herkes biliyor ama kimse söylemiyor avustralya aynı yasağı geçen sene çıkardı şimdi isviçre hollanda fransa da sıraya girmiş dünya genelinde bir panik var ama panik hiçbir zaman iyi mühendislik üretmez bak çin bunu yıllar önce denedi günde 40 dakika ile sınırladı ne oldu çocuklar ebeveynlerinin hesaplarını kullandı yüz tanıma bile bypass edildi yani sen teknolojiyi teknolojiyle yasaklayamazsın bu silahla mermiyi durdurmaya çalışmak gibi asıl yapılması gereken şey algoritmayı düzenlemek platformun kendisini yasaklamak değil çocuğa sunulan içerik akışını kontrol etmek çünkü sorun sosyal medyanın varlığı değil engagement odaklı algoritmanın çocuk beynini slot makinesi gibi kullanması ve hiçbir hükümet bunu konuşmuyor çünkü o algoritmalar milyar dolarlık reklam geliri üretiyor gerçek düşman ekran değil ekranın arkasındaki optimizasyon motoru
Gusholder Haber Bülteni@gusholderhaber

#SONDAKİKA | Endonezya, 16 yaşından küçüklere sosyal medyayı yasakladı.

Türkçe
10
10
144
41.4K
selim retweetledi
🇹🇷
🇹🇷@___Devletci___·
- Volkswagen fabrikalarını İsrail'e demir kubbe füze sistem parçaları üretmek için dönüştürmeye başladı. En çok araç sattığı ülkelerden biri Türkiye. Yıllık Türkiye kazancı 250-275milyar lira! Boykot başlamalı…
Türkçe
133
1.9K
7.5K
573.8K
selim
selim@sellimi81·
@gusholderhaber Sayın aile bakanı, mükemmel tesbitler, tebrik ederim. Keşke elinizde imkan olsa, ne işler yaparsınız, değil mi! 5-6 yıl sonra okula başlayacak çocuklar doğdu zaten. Oran da değil sayı o. 900 bin azalacak. 8-9 sene sonraki durumla ilgili planınız vardır tabi..
Türkçe
0
0
2
695
Gusholder Haber Bülteni
Gusholder Haber Bülteni@gusholderhaber·
#SONDAKİKA | Aile Bakanı Göktaş: "Hızla yaşlanıyoruz. Hanelerin %57'sinde 18 yaş altı çocuk bulunmuyor. Nüfusta bütün dünyada düşüş var ama ülkemizdeki düşüş çok hızlı oldu. Doğurganlık hızımızda bu şekilde giderse önümüzdeki 5 yıl içerisinde ilkokul çağındaki çocuk oranımız 900 bin azalacak."
Türkçe
1.7K
67
1.3K
623.1K
selim
selim@sellimi81·
@anaokulmuhendsi Okul içi ve etrafında oluşan bir ekonomik sistem var ve kimse ellemek istemiyor. Bedelini nesillerimizin geleceği ile ödüyoruz. Kantinciler, servisçiler, kırtasiyeler, dershaneler, konfeksiyoncular.. gelişmiş hiçbir ülkede benzerini göremezsin..
Türkçe
0
0
0
130
Anaokulu Muhendisi 🧮 📚 🚴‍♂️🏍🇹🇷🇳🇱
İlk ve ortaokullarda kantin olmaz, olmamalı. Hollanda bu konuda güzel bir örnek. Çocuklar ekmek arası kaşar ve meyve ile gün geçiriyorlar. Hiçbiri de problem yaşamıyor. Nedir bu yeme içme, abur cubur merakı anlamadım gitti.
Türkçe
79
144
2.2K
74.8K
selim
selim@sellimi81·
@yatirimci Ne diyon dayı..yürütme maliyeti en ucuz araçlar elektrikli..2.elde değer kaybeden 1 elektrikli araç söyle. Değer saklama derken,gümüş, bakır ve değerli kimyasallar.. senin demir yığını hurdalar mı değer saklıyor. Hem yatırım hem yazılımcıymış, sermaye yönetimi diyor bir de🤣
Türkçe
3
0
0
818
Yatırımcı Yazılımcı
Yatırımcı Yazılımcı@yatirimci·
"100 kilometrede şu kadar yakıyor" diye dolaşıma sokulan bu tarz yüzeysel tablolar, araç alırken yapılabilecek en büyük finansal hatalardan birine zemin hazırlıyor. Sadece enerji maliyetine bakarak otomobil seçilmez. Özellikle Türkiye gibi bir ülkede araba maalesef sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda ciddi bir değer saklama ve yatırım aracıdır. Elektrikli bir araçla günlük yakıt masrafını dibe çekebilirsiniz ancak ikinci el piyasasında yaşayacağınız sert değer kaybı, o tasarrufun tamamını tek kalemde yutabilir. Her motor tipinin ikinci el dinamiği ve sermayeyi koruma gücü bambaşka. Üstelik denkleme "zaman" ve "yürütme" maliyetlerini de eklemeniz şart. Şarj istasyonlarında harcanan saatler, rutin bakım masrafları, kasko farkları ve yedek parça maliyetleri bu tabloların hiçbirinde yazmaz. Dizel, benzin, LPG veya elektrikli fark etmez; tercihinizi yaparken dar bir pencereden bakmayın. Birkaç satırlık gelişigüzel hesaplara kanmak yerine; aracın amortismanını, zaman maliyetini ve ikinci eldeki likiditesini de hesaba katın. Gerçek tasarruf sadece depoyu ucuza doldurmakla değil, toplam sahip olma maliyetini ve sermayenizi doğru yönetmekle başlar.
Boşuna Tıklama@bosunatiklama

Son zamlar sonrası araçların 100 kilometredeki ortalama yakıt maliyeti belli oldu. (NTV) • Dizel: 500 TL • Benzinli: 477 TL • Tam hibrit: 281 TL • LPG: 275 TL • Elektrikli: 40 TL (ev) - 221 TL (şarj istasyonu)

Türkçe
27
3
94
86.5K
selim
selim@sellimi81·
@ozelbankaci Benzinli,dizel, LPG, hibrit.. hepsini kullandım. 4 aydır togg t10f kullanıyorum. Durum kuruşu kuruşuna böyledir. doğru haber 😉
Türkçe
0
0
0
249
Bankada Çalışan
Bankada Çalışan@ozelbankaci·
Son zamlardan sonra araçların 100 km ortalama yakıt maliyeti belli olmuş. Dizel: 500 TL Benzinli: 477 TL Tam Hibrit: 281 TL LPG: 275 TL Elektrikli: 40 TL(ev) - 221 TL(şarj istasyonu) Elektrikli araç kullanan kişiler burada mı :)
Türkçe
77
9
146
45K
selim
selim@sellimi81·
@beyazyakagiyer Evet, kullanışlı duruyor.Ankarayı ve ihtiyaçlarını bilemiyorum ancak proje “31 blok ve 10.300 daireden oluşmakta olup 1+0, 1+1 ve 2+1 konut seçenekleri…” bence sıkıntılı. 2+1 hariç aile yaşamına uygun değil ve belki de istenen budur. Böyle bir yere yatırım yapmak istemem.
Türkçe
0
0
0
206
BeyazYakaGiyer
BeyazYakaGiyer@beyazyakagiyer·
@sellimi81 Mutfaktaki soldaki dolap buzdolabı makinesiymiş ben de sordum
BeyazYakaGiyer tweet media
Türkçe
1
0
0
1.9K
selim
selim@sellimi81·
@koc_ibrahim_koc Helal sana İbrahim kardeşim. Milyonlar milyar olsun inşallah. Ahlakı başkasından öğrenecek değiliz😉
Türkçe
0
0
1
54
selim
selim@sellimi81·
@petrollkafa Ortalama 100-120 km/h uzun yol. Sıcaklık 5-15 derece. Trabzon izmir arası. Otoyol yok. İnişli çıkışlı memleket yollarında durum bu.
selim tweet media
Türkçe
0
0
2
2.1K
selim
selim@sellimi81·
@TOGG_Team Memleketimiz düz değil, inişli çıkışlı yollarda, araç dolu, klima açık kış koşullarında 400km menzil hikaye. Kâğıt üzerindeki şarj hızları almak imkansız. %80 şarj için bişe 1 saat beklemek gerekiyor
Türkçe
0
0
1
222
Togg Team Türkiye
Togg Team Türkiye@TOGG_Team·
Elektrikli Araçlarda Bayram Yoğunluğu. Bayram tatilinin başlamasıyla birlikte elektrikli otomobil kullanıcılarının en çok dile getirdiği sorunlardan biri yeniden gündeme geldi:Bayramlarda şarj istasyonlarında yaşanan yoğunluk. Sorunun bir diğer boyutu ise kullanıcı alışkanlıkları. Birçok sürücü, hızlı şarjın en verimli olduğu %10–%80 aralığı yerine aracı %100’e kadar şarj etmekte ısrar ediyor. Bu durum şarj sürelerini ciddi şekilde uzatarak istasyonlardaki bekleme sürelerini artırıyor ve yoğunluğu daha da büyütüyor. Tatil dönemlerinde artan trafikle birlikte birçok kullanıcı, hızlı şarj istasyonlarında sıra beklemek zorunda kalırken, bu durum elektrikli araçlara yönelik algıyı da doğrudan etkiliyor. Bugün 380 ila 450 kilometre arası gerçek kullanım menzili sunan elektrikli araçlar, uzun yol için teknik olarak yeterli kabul ediliyor. Yaklaşık 3-3,5 saatlik sürüş sonrası verilecek 20 dakikalık bir şarj molası, doğru planlama ve yaygın istasyon ağı ile pratik bir çözüm sunabiliyor. Buradaki temel fark ise kullanıcı alışkanlıklarında ortaya çıkıyor. Benzinli araç sahipleri hiçbir zaman araçlarını tek depo ile 1.000 kilometre gitme şartıyla seçmezken, ihtiyaç duyduklarında kolayca erişebildikleri akaryakıt istasyonları sayesinde konforlu bir deneyim yaşıyor. Elektrikli araçlarda da benzer bir konforun sağlanabilmesi için hızlı, yaygın ve güvenilir şarj altyapısının oluşturulması kritik önem taşıyor. Öte yandan küresel enerji piyasalarında yaşanan gelişmeler de dikkat çekiyor. Özellikle İngiltere’de benzin tüketimini azaltmaya yönelik hız sınırı uygulamaları ve olası kısıtlamalar gündeme gelirken,petrol ve doğalgaz tarafında arz sıkıntısı riski devam ediyor. Bu gelişmeler, elektrikli araçların uzun vadeli önemini daha da artıran unsurlar arasında gösteriliyor. Elektrikli otomobillerin bugün yaşadığı süreç, aslında otomotiv tarihinin erken dönemlerine benzetiliyor. İçten yanmalı motorlu araçların ilk yıllarında da yakıt altyapısının yetersizliği büyük bir sorunken, zamanla yapılan yatırımlar bu problemi ortadan kaldırmıştı. Benzer bir dönüşümün elektrikli araçlar için de yaşanması bekleniyor. Burada en kritik rol, kamu politikaları ve teşvik mekanizmalarında. ÖTV gibi vergi düzenlemelerinde geri adım atılmasa bile, şarj altyapısına yatırım yapan şirketlere sağlanacak yeni teşvikler ve ayrıcalıklar, ekosistemin hızla gelişmesini sağlayabilir. Doğru planlama ve güçlü yatırımlarla birlikte, bu geçiş sürecinin önümüzdeki yıllarda çok daha sorunsuz hale gelmesi bekliyoruz. #TOGG #SARJ #BAYRAM #TRAFİK
Türkçe
27
3
81
16.8K
selim
selim@sellimi81·
@oznogretmenoglu %80 e kadar şarj ettim. Kurallara uygun hızlarda kullandım. Sıcaklık 5-15 derece arası. anca 300km menzil. Operatörlerin şarj hızları da iyi değil. Her 250 km de bir nerdeyse 1 saat mola. 1300 km’de 6 mola. Yol eziyete döndü. 16 saatte gittiğim yol 20 saate çıktı. Hayal kırıklığı
Türkçe
0
0
0
102
Ozan Öğretmenoğlu
Ozan Öğretmenoğlu@oznogretmenoglu·
Bayramla birlikte elektrikli otomobildeki şarj yoğunluğu sıkıntısı tekrar gündeme geldi ⁉️ Elektrikli otomobillerle ilgili özellikle tatil dönemindeki şarj istasyonu yığılmaları artık olağan bir durum haline geldi. Birçok kullanıcı “menziller 1.000 km’ye çıkmadan ben almam” diyor Lakin ne üreticilerin 1.000 km sunacak batarya yatırımına ne de otomobillerin böyle bir menzile ihtiyacı var. Benzinli bir otomobil alan hiçbir kullanıcı bu araba tek depo ile 1.000 gitsin diye aramaz Kullanıcılar ne zaman ki benzinlik bulduğu kadar uzun yolda Hızlı ve Kaliteli istasyon bulur, şikayetler o zaman biter Uzun yolda 380-450 km arası giden elektrikliler fazlasıyla yeterli. Ortalama 3-3.5 saatlik sürüşten sonra verilecek 20 dakikalık bir mola birçok kullanıcının gözüne gelmeyecektir Elektrikli otomobil tıpkı benzinli otomobillerin çıkış dönemi olan 1900’lerin başında olduğu gibi ekosistem kurulumu sancıları çekiyor. Şarj ağı yatırımı bu işin otomobilden daha önemli kısmıdır desek yeridir ÖTV konusunda geri adım atmayan devlet, en azından ekosistem oluşumu için yatırım yapanlara ciddi ayrıcalıklar vermek zorundadır. Bu yapılacak en önemli teşviklerden birisidir
Ozan Öğretmenoğlu tweet media
Türkçe
51
2
97
26.2K
selim retweetledi
Mustafa SARI, Prof. Dr.
Mustafa SARI, Prof. Dr.@profmustafasari·
YAPMAYIN! Dört hafta önce suyla ilgili en önemli gündemimiz barajların kuruması ve su kesintileriydi. Birkaç gündür taşkınlar, dolu savaktan salınan sözde "BOŞA AKAN" sular! Lütfen yapmayın! Sular boşa akmaz! Su, görselden de anlaşılacağı üzere hava küre (atmosfer), su küre (hidrosfer), taş küre (litosfer) ve canlı küre (biyosfer) arasında sürekli bir döngüye tabidir. Suyla ilgili kuraklık dahil yaşadığımız bütün sorunlar bu döngüyü bozmaktan kaynaklanıyor. Yaşadığımız kuraklığı, denizlere ulaşamayan, baraj ve göletlerde tuttuğumuz sulardan bağımsız düşünemeyiz. Nehirler yer kürenin dolaşım sistemi gibidir. Denizler ise kalptir. Nehirler yeryüzünden topladıkları besinleri denizlere taşımazsa, denize ulaşmazsa su döngüsü bozulur. Denizdeki besin zinciri sekteye uğrar. Biyosfer, insandan, ihtiyacı olan tarımdan ibaret değildir. Bütün tatlısular tarımsal sulama, sanayi ve insan kullanımı için olamaz. Bu kadar bencillik fazla! Su yönetimi, suları barajlarda biriktirip insanın bencil ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Suyu ekosistem ihtiyaçlarını da dikkate alarak bütünsel şekilde yönetmek zorundayız. "Suyu yanlış yönetirseniz, azı kadar fazlası da zarardır. Bakın ovaları su bastı." benzeri açıklamalar yanlıştır. Nehir yatağını tarla yaparsan aradan bin yıl geçse bile birgün su basar. Ayrıca baskınlar toprak için bir çeşit doğal gübreleme işlevi görür. Lütfen dereleri, çayları, nehirleri, ırmakları rahat bırakın! Sadece yatağından uzak durun. Yatağını işgal ettiyseniz ekip biçtiğinizi kâr sayın ve suya saygı duyun. Ne güzel yağış gelmiş, baraj dolmuş, aç gözlülükle barajdan taşan suya da göz koymayalım. Bizim dışımızda da dünyada canlar, canlılar var. Hatta suyun da nehirlerin de hakkı var.
Mustafa SARI, Prof. Dr. tweet media
Türkçe
39
436
1.6K
100.2K
selim retweetledi
Turgay Bakırtaş
Turgay Bakırtaş@turgaybakirtas·
Kimse de demiyor ki milyonlarca çocuğun oyun oynayacağı düzgün parklar yok, güvenli sokaklar yok, geniş evler kalabalık aileler yok, ferahfeza okullar yok; elde kala kala camiler kaldı, çocuklar da enerjilerini burada, o da Ramazan’dan Ramazan’a atabiliyorlar ancak, en çok burada sosyalleşebiliyor, burada “çocuk” olabiliyorlar. Varsa yoksa sıkıyönetim komutanı gibi disiplin vaazları... Bu şehirler nasıl bu hâle geldi, neden insan gibi, huzurla, keyifle yürüyebileceğimiz bir kaldırım bile kalmadı diye hesap sormak, çocuklarımıza açık hava hapishaneleri miras bırakıyoruz diye dövünmek yerine olabilecek en apolitik yere mevzilenip anne babaları “çocuğa edep öğretmemekle” suçlayarak nereye varmayı düşünüyorlar merak ediyorum.
Türkçe
20
19
190
17.5K