Sibel Öz

17.7K posts

Sibel Öz

Sibel Öz

@sibelozz

yazar - serbest editör En Çok Seni Bekledim, Serçeler Ölürse, Yokuş Yukarı İstanbul, Oyuncu:Adile Naşit, Fakir Baykurt, Değişelim mi kitaplarının yazarı.

Türkiye Katılım Mayıs 2012
3.5K Takip Edilen5.7K Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Sibel Öz
Sibel Öz@sibelozz·
Dört yıllık bir çalışmanın ürünü olan Bir Anti-Yıldız: Adile Naşit, genişletilmiş ve güncel baskısıyla Everest Yayınları’nda… Kitabın yayımlanma sürecinde büyük emeği geçen sevgili @saadetozen72 , @everestyayinlari emekçilerine ve kardeşim @seda_ozz ‘e en içten teşekkürlerimle…
Sibel Öz tweet media
Türkçe
1
5
39
1.5K
Sibel Öz retweetledi
Sedef Erken
Sedef Erken@SedefErken·
ALFA -EVEREST olayından yola çıkarak Türkiye'de Kültür Sanat Endüstrilerine dair, meraklısına, bu alanda 20 yıldan fazla zamandır çalışmış bir avukattan... .... Ben avukat olarak sadece telif hukuku çalışmış biriyim, gelen başka işleri almam, anladığım ve sevdiğim hukuk alanı budur ve 30 yılı aşan iş yaşamımda 20 yıldan fazla buna emek verdim. 90'larda iş hayatımın ilk 10 yılında perakende sektöründe şirket yöneticiliği yaptım, bir dönem D&R'ın satın alma süreçlerinden sorumlu direktörüydüm ve o zamanlar Everest yoktu ve Alfa bizim en büyük alımları yaptığımız toptancımızdı. Daha sonra yayınevi kuruldu ve bildiğiniz gibi bugün ülkenin en önemli aktörlerinden biri. Telif hakları konusunda müzik, sinema -tv, tiyatro, edebiyat, resim gibi kültür sanat alanlarında çalıştığım sürenin büyük bölümünde sanatçı hakları ve sanat emekçileri konusunda bugünkü tanımıyla aktivizm denilebilecek biçimde çaba gösterdim. Danışmanlık, festival organizasyonu, albüm ve klip yapımcılığı, menajerlik yaptım. Müzik meslek birlikleri, Oyuncular Sendikası ve meslek birliği gibi kurumlarda kurucu avukat olarak bu yapıların geliştirilmesinde emek verdim. Yani bu konuları sahada dibine kadar yaşamış biriyim. Tabiri caizse son 20-25 yıl bu ülkenin kültür sanat alanında girip çıkmadığım yer-konu kalmadı. Bütün bunları kendimden bahsetmek için değil, fikrimin arka planındaki yaşanmışlığı vurgulamak ve deposundan sahnesine bu endüstrileri iyi bilen biri olarak yaptığımı ifade etmek için anlatıyorum. Bu alanların hepsinin sorunları ortaktır, şöyle ki; 1- Örgütsüzlük Sanatçı bireysel olarak yetenekli, güçlü olabilir ama örgütsüz olduğu sürece pazarlık gücü bireysel etkisiyle sınırlıdır ya da yoktur. Özellike alana yeni girenler bu sebeple 1-0 yenik başlar. Türkiye’de kültür-sanat alanında dayanışma refleksi zayıf, ortak hareket etme kültürü kırılgandır. Herkes kendi ayakta kalma mücadelesini verirken sistem karşısında tek tek kaybeder. Güçlü olduğu dönemlerde bunu sorgulamaz ama kötü gün gelince en çok bundan kaybedildiği açığa çıkar. 2- Kurumsallaşma eksikliği Meslek birlikleri, sendikalar ve sektör kurumları ya zayıf ya da etkisizdir. Var olanlar çoğu zaman gerçek temsil gücünden uzaktır, demokratik kültür gelişmediğinde belli grupların tekelinde yürür ya da kapanın elinde kalır. Gelir yapıları sürdürülebilir olmadığından kurumsal bir yapı kurmaları zordur. Kişilere bağlı sistemler olarak işler ve sürdürülebilir gerçek değişimler yaratmaları pek mümkün olmaz. 3- Telif bilincinin düşüklüğü Bu ülkede hâlâ telif gelirleri “hak” değil “lütuf” gibi algılanır. Sanatçı da çoğu zaman haklarını bilmez, dengesiz mali koşullarda yaşadığı için orman kanunlarına zamanla uyum sağlamak zorunda kalır. Kendisini güçlü kılacağını düşündüğü kişilere, yapımcılara, kliklere, sosyal gruplara aidiyet geliştirir. Bu zihniyet değişmeden hiçbir sistem işlemez. 4- Hukukun uygulanmaması (en kritik konu) Kanun var. Hatta birçok Avrupa ülkesinden geri değil ama uygulanmıyor. Yıllarca dijital gelirleri de içeren yeni telif yasası taslağı için çalıştık, taslak çoktan eskidi ama o hali bile meclise gelmedi. Denetim yok, yaptırım yok. İhlal eden için risk düşük, hak sahibi için mücadele maliyetli. Bu tabloyu değiştirmeden hiçbir reform mümkün değil. Peki ülkenin bunca yazarı, oyuncusu, yönetmeni, ressamı aklınıza gelebilecek sanatçısının TBMM ve siyasiler üzerinde kendi haklarına dair bir yasayı geçirecek gücü yok mudur? 5- Veri ve şeffaflık eksikliği Bu sektörün gerçek büyüklüğü, geliri, kaybı bilinmiyor. 500 milyar tl civarı olduğu düşünülüyor ama ölçülmeyen şey yönetilemez. Türkiye’de kültür-sanat ekonomisi hâlâ “tahminlerle” konuşuluyor. Bu bile başlı başına bir sorun. 6- Devlet politikalarının parçalı ve vizyonsuz olması Kültür-sanat hâlâ stratejik bir endüstri olarak görülmüyor. Oysa bugün dünya ekonomisinde yaratıcı endüstriler en hızlı büyüyen alanlardan biri. Türkiye bu fırsatı ya görmüyor ya da yönetemiyor. Sanatçılar ise örgütlenmedikleri için siyasilerin bu vizyonsuzluğundan sadece şikayet ediyor. 7- Emek sömürüsünün normalleşmesi “Görünürsen kazanırsın”, “bu iş / kişi sana kapı açar” gibi cümlelerle insanlar ücretsiz ya da düşük ücretle çalıştırılıyor. Bu, sektörün kendi kendini değersizleştirmesidir. Bu tabloda para kimin elindeyse kral odur ve tüm geleceğiniz bazen bir kişinin iki dudağı arasındadır. Dolayısıyla orman kanunları geçerlidir, büyük balık küçüğü yutar. Bugün Alfa Yayın Grubu’nun başına gelenler üzerinden yürüyen tartışma da tam olarak bu yüzden yanlış bir zeminde ilerliyor. Bir kurumun hataları olabilir, bir çalışanın yaşadığı sorunlar da dibinek adar gerçek ve kendisi de % 100 haklı olabilir. Bunlar konuşulur, eleştirilir. Ama sosyal medyada birkaç gün süren linçlerle ne bu sektör düzelir ne de bir daha benzer krizler yaşanmaz. Çünkü mesele kişiler değil. Mesele sistem. Bu ülkede kültür-sanat alanı yıllardır aynı döngüyü yaşıyor. Kriz olur → tepki yükselir → taraflar kutuplaşır → birkaç gün konuşulur → unutulur → hiçbir şey değişmez. Sonra aynı hikâye başka bir kurumda yeniden başlar. Dürüstçe fikrimi söylemek istiyorum çünkü biliyorum ki birkaç ay sonra en fazla 1 yıl sonra bugün en yüksek tondan eleştiri yapanların bir kısmı yine dosyasını ya Everest'e ya da yine aynı koşullarda iş yapan bir benzerine göndermek zorunda. Eğer gerçekten bir şey değişecekse, enerjimizi linç etmeye değil, yapı kurmaya harcamak zorundayız. Örgütlenmeden, güçlü ve bağımsız kurumlar yaratmadan, telif bilincini tabana yaymadan, hukukun uygulanmasını talep eden kolektif bir irade oluşturmadan bu sektörün hiçbir sorunu kalıcı olarak çözülmez. Ve en rahatsız edici ama en gerçek cümle şu: Bu alanda çalışan yazar, editör, çevirmen ya da yazar temsilcilerinin birleşebilseler aslında büyük bir etki alanı ve gücü var ama dağınık. Bir araya gelmediği sürece, ne kendi hakkını koruyabilir ne de karşısındaki sistemi değiştirebilir. Dolayısıyla bugün sorulması gereken asıl soru şu bana göre; Bu kadar büyük bir endüstri neden hâlâ kendi kaderini belirleyemiyor? Bu soruya dürüst bir cevap verilmeden, bana göre hiçbir tartışmanın gerçek bir anlamı yok. Sanatçıların sanatına ve emekçilerin emeğine saygılarımla... Av. Sedef Erken
Türkçe
8
125
450
105.8K
Sibel Öz retweetledi
Evrensel Gazetesi
Evrensel Gazetesi@evrenselgzt·
Yayıncılıkta “hasıraltı” kalanlar Bekir Demir’in kaleme aldığı yazı, Türkiye’de yayıncılık sektöründe uzun süredir tartışılan emek sömürüsü, sansür ve hak ihlallerini farklı örneklerle gündeme taşıdı evrensel.net/haber/5976732/…
Türkçe
0
65
169
47.4K
Evrim Kepenek
Evrim Kepenek@kepenekevrimm·
DEM Parti Kadın Meclisi, Dilan Karaman’a dair yürütülen süreçle ilgili olarak Saliha Aydeniz hakkında disiplin soruşturması başlatıldığını açıkladı.
Türkçe
11
42
303
35.2K
Ercüment Akdeniz
Ercüment Akdeniz@ErcmentAkdeniz·
İlke TV’de çalışma arkadaşımız Seda Öz yapmış. Ben cezaevindeyken işlemeye başlamış, bitirmek bugüne nasip olmuş. Kalbimin en müstesna yerinde, evimin baş köşesinde saklayacağım. @seda_ozz ☘️
Ercüment Akdeniz tweet mediaErcüment Akdeniz tweet mediaErcüment Akdeniz tweet media
Türkçe
3
6
143
6.1K
Sibel Öz retweetledi
İZMİR’İN NABZI
İZMİR’İN NABZI@izmirinnabzi·
Kıbrıs Şehitleri’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü coşkuyla kutlanıyor.
Türkçe
98
48
555
47.5K
🦉 FAKİR
🦉 FAKİR@Fakir71234802·
Günaydın ülkemizin devrimci, yurtsever, aydın insanları. Fakir'den haber var: Olumsuz yönde bir değişme olmadığı taktirde tekrar yoğun bakıma alınacak.. Selam ve sevgilerini paylaştığından eminiz.. Var olunuz, sağ olunuz. 🙏✌️
🦉 FAKİR tweet media
Türkçe
34
7
205
1.7K
Sibel Öz
Sibel Öz@sibelozz·
Martı çığlıkları… Sesi açıp dinleyin.
Türkçe
0
0
11
390
Sibel Öz retweetledi
Filiz Gazi
Filiz Gazi@filizgazi·
Aileden iki üç erkek itiraz etse de Fatma Nur Çelik ve Hifa’nın cenazesini kadınlar taşıdı.
Türkçe
186
2.1K
23.8K
1.1M
Sibel Öz retweetledi
Alper Tüydeş
Alper Tüydeş@alpertuydes·
Yeniden hoş geldin Yaren Günlerdir Adem Amca ile birlikte “Acaba görür müyüz?” diye güneye uzun uzun bakarken meğer o da bize çatıdan bakıyormuş; biz tanıyamamışız. İlk iki gün çatıda ve bahçede uzak ve çekingen durunca geleni eşi sandık. Hava şartları nedeniyle göle de açılamamıştık. Dün Adem Amca’nın kapısının önünde beklemeye başlayınca içimize bir şüphe düştü. Bu sabah buz gibi havaya rağmen şansımızı yeniden denedik… Ve anladık ki gelen Yaren’miş! 🤍 Merak edenlere, soranlara, bir kuşla baharı bekleyenlere müjdeler olsun. Buluşma 15. yılda da gerçekleşti.
Alper Tüydeş tweet mediaAlper Tüydeş tweet media
Türkçe
479
4K
32.7K
1.9M
deniz faruk zeren
deniz faruk zeren@mehtapsokakno1·
"Küçük" bir haberimiz var arkadaşlar. 🎈🎶
Metis Yayınları@Metiskitap

📘 Yeni Kitap | 6 Mart’ta raflarda! Deniz Faruk Zeren’den haiku gibi, lirik ve sarsıcı hikâyelerden oluşan bir kitap: #YağmurKuşları. "Bu hikâye süresince mütemadiyen ipek gibi süzülerek, bazen tozu toprağı döverek, bazen çatallı mavi yıldırımlar eşliğinde, bazen serin rüzgârların getirdiği taze, ferah nebat kokuları yayarak, yaylanarak, uzayıp kısalarak, artıp azalarak, hızlanıp yavaşlayarak, diner gibi yapıp coşarak yağmur yağacaktır.”

Türkçe
89
36
324
31.8K
Sibel Öz retweetledi
Sibel Öz retweetledi
Adil Bali
Adil Bali@adilbali·
Dünya büyük şairlerini müzelerle yaşatırken, İstanbul kendi sesine sessiz mi kalacak?
Beykoz’daki ev korunmalı, müze evi olmalıdır. Çünkü bazı evler satılamaz.
Bazı şairler doğdukları şehirden hiç ayrılmaz. İstanbul hâlâ onu dinliyor @TCKulturTurizm @IbbMiras @Beykoz_Bld
Adil Bali tweet mediaAdil Bali tweet mediaAdil Bali tweet mediaAdil Bali tweet media
Türkçe
5
44
205
7.5K
Sibel Öz retweetledi
Süleyman İrvan
Süleyman İrvan@suleymanirvan·
YURTTAŞ HABERCİLİĞİ Üsküdar İletişim'in İLİMER'le birlikte düzenlediği Toplum İçin İletişim Seminerleri'nin sonuncusunun konuşmacısı benim. Yurttaş Haberciliği konulu seminer 11 Şubat Çarşamba, akşam 8'de. Seminere katılmak isteyenlerin linke tıklayarak kayıt olmaları gerekiyor. uskudar-edu-tr.zoom.us/meeting/regist…
Süleyman İrvan tweet media
Türkçe
5
8
25
3.5K
Sibel Öz
Sibel Öz@sibelozz·
@suleymanirvan Yeni yaşınız kutlu olsun Hocam… Arkadaşlar yokluğumuzu aratmamış, ne mutlu… 🥰🎈💐
Türkçe
1
0
1
230
Süleyman İrvan
Süleyman İrvan@suleymanirvan·
Bana bugün doğum günü sürprizi hazırlayan Üsküdar İletişim aileme sonsuz sevgiler ve teşekkürler. İyi ki varsınız.
Süleyman İrvan tweet media
Türkçe
14
1
48
3.5K
Sibel Öz retweetledi
NTVRadyo
NTVRadyo@ntvradyo·
#KöşedekiKitapçı'da 📚 📚 Bir Anti-Yıldız: Adile Naşit — Sibel Öz 📚 Göğsünün Tam Ortasında — Hande Çiğdemoğlu 📚 Bizim Hikayemiz / İnsan Evrimine Yeni Bir Bakış — Lesley Newson & Peter Richerson #kitaplarhakkında #podcast ntvradyo.com.tr/program/kosede…
Türkçe
1
1
4
409