Themanuscriptdetective

231 posts

Themanuscriptdetective banner
Themanuscriptdetective

Themanuscriptdetective

@themandetective

Tarihte kitap ve kitap sanatları

İstanbul Katılım Ağustos 2011
107 Takip Edilen644 Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
Süleymaniye Kütüphanesi’nde bulunan bir “Mukaddime” nüshasının başında İbn Haldun’un kendi el yazısının olduğunu biliyor muydunuz?
Themanuscriptdetective tweet mediaThemanuscriptdetective tweet mediaThemanuscriptdetective tweet mediaThemanuscriptdetective tweet media
Türkçe
4
48
409
22.5K
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
Gönderiyi silmemek için yazım hatalarını düzeltemiyorum. 🙁
Türkçe
0
0
0
23
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
İslam sanatları dediğimiz şey aslında Kur’ân ve mescitten doğmuştur. Kur’ân’ın güzel yazımıyla hat, kitabın Allah kelâmına yaraşır kabının olması arzusuyla cilt, kitabı tezyin edip güzelleştirmek için tezhip, güzel tilavet edilmesi arzusuyla musiki sanatı ortaya çıkmıştır. Mescidin güzelleşmesi ise mimari ve somut sanatları doğurmuştur. Elbette daha önce musiki vardı, süsleme vardı. Ama İslam içerisindeki seyri dışarıdan etkilerle birlikte böyle şekillendi. Yani İslam sanatları genel anlamıyla İslam kitap sanatlarıdır. Hat, ebru, cilt, minyatür, tezhip gibi sanatlar hep kitabın içindeyken zamanla kitaptan ayrışmış ve ayrı bir sanat dalı haline gelmiştir. Aşağıda bu sanatlar dallarının nadide örnekleri yer almaktadır.
Themanuscriptdetective tweet mediaThemanuscriptdetective tweet mediaThemanuscriptdetective tweet mediaThemanuscriptdetective tweet media
Türkçe
1
1
15
281
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
Necip Fazıl Kitap Çekilişi Yeni kurduğumuz, tarihte kitap ve kitap sanatlarını konu aldığımız sayfa ile daha çok kişiye ulaşmak için en az on takipçimize Necip Fazıl’ın bir kitabını hediye ediyoruz. Çekilişe katılmak için yapmanızı arzu ettiğimiz şey: 1) Bu gönderiyi (tweet’i) beğenip yeniden paylaşmak (retweet’lemek) 2) Yoruma (tercihen tarihle ve kitapla ilgilenen) bir arkadaşınızı etiketlemek [Katılım Pazar gece sona erecek, kitaplar Pazartesi gönderilecektir.]
Themanuscriptdetective tweet media
Türkçe
200
195
242
11.6K
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
@lvnsvm Tamamlayıcı bir katkı oldu. Çok teşekkür ederim. (Tatçı, Allah’tan Yûnus’un telifini alamıyor. Yoksa bir şey konuşamayacağız. ☺️)
Türkçe
0
0
2
47
Levent Sevim
Levent Sevim@lvnsvm·
Telif hakkı dolayısı ile direkt birebir Mustafa Tatçı’nın şerhi değil ama yapay zeka’nın onu baz alarak yaptığı yorum : 1. Padişahın Hikmeti ve "Kün" (Ol) Emri: Tatcı şerhinde, "Padişah"ın Mutlak Yaratıcı olan Cenab-ı Hak olduğunu belirtir. Allah, kâinatı yaratmayı dilediğinde zıtlardan oluşan dört unsura (ateş, su, toprak ve rüzgâr) emir vermiştir. "Bismillah deyip götürdü toprağı" dizesi, yaratılışın ilahi bir fermanla ve ilahi isimlerin tecellisiyle başladığını gösterir. 2. Makrokozmos ve Mikrokozmos (Âlemin Özeti Olarak İnsan): Tatcı'nın vurguladığı en önemli kavram insanın "Zübde-i Âlem" (kâinatın özeti) olmasıdır. Dışarıda gördüğümüz koca kâinat, insanın içinde dürülmüştür. "Ol arada hazır oldu ol dağı" dizesindeki dağ, insanın maddi bedenidir. İnsan bedeni, kâinattaki dağların, nehirlerin ve elementlerin küçültülmüş bir modelidir. 3. Dört Unsurun (Anasır-ı Erbaa) İnsan Psikolojisine Etkisi: Mustafa Tatcı'nın şerhindeki en can alıcı nokta, Yunus'un dört elementi sadece fiziksel maddeler olarak değil, insanın huyları olarak açıklamasıdır: Toprak: Ağır, durağan ve ayaklar altındadır; eziyet görse de gül bitirir. Bu nedenle insandaki tevazu, sabır, güzel ahlak ve cömertliği temsil eder. Su: Temizleyici ve hayat vericidir. Tatcı'ya göre su unsuru insana saflık (safâ), cömertlik ve Allah'a kavuşma (visâl) arzusunu verir. Ateş (Od): Bedene canlılık ve ısı verir, ancak kontrol edilmediğinde yakıcıdır. İnsandaki kibir, öfke, şehvet ve hırs gibi yıkıcı duyguların kaynağı ateştir. Rüzgâr (Yel): Bedeni hareket ettirir (nefestir) ancak sabitsizdir. İnsandaki gelgeç hevesler, riya (ikiyüzlülük) ve acelecilik rüzgâr unsurundan gelir. 4. Ruh ve Bedenin Buluşması (İlahi Uyum): Tatcı'ya göre, toprak ve sudan oluşan beden bir balçıktır; rüzgâr ona hareket, ateş ise hararet verir. Beden uygun kıvama (olgunluğa) geldiğinde ilahi fermanla ruh (can) bedene üflenir. "Sureti can girdi pür-nûr eyledi" dizesi, bedenin ruh sayesinde karanlıktan kurtulup ilahi nurla aydınlanmasını ifade eder. Beden, ruhun yeryüzünde kendini bilmesi (tekâmül etmesi) için bir araçtır. Özetle Mustafa Tatcı'nın Şerh Bakış Açısı: Tatcı'ya göre bu pasaj, insanın kendi içindeki zıtlıkları anlama kılavuzudur. İçimizdeki toprak ile ateş, yani "ilahi/rahmani" yönümüzle "şeytani/nefsani" yönümüz sürekli bir savaş halindedir. Yunus Emre bu şiirde, okuyucuya içindeki ateş ve rüzgârı (öfke ve hevesi) dizginleyip; toprak ve suyu (tevazu ve saflığı) öne çıkarmasını öğütleyen tasavvufi bir psikanaliz yapmaktadır.
Türkçe
1
0
4
99
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
Yûnus Emre ve Türkçe’nin Lezzeti Bu topraklarda yaşayanlara bırakılmış en kıymetli ruh, kültür ve dil mirası Yûnus’un şiirleridir. Divânından yüzlerce ilahi bestelenmiş, her meşrepten insan tarafından sevilmiş, hemen hemen bütün tekkelerde okunmuştur. Görselde bulunan Risâletu’n-Nushiyye adlı kadim nüshanın başlangıç beyitleri: Pâdişâhun hikmeti gör neyledi Odu su toprag u yile söyledi Bismillâh deyüp götürdi toprağı Ol arada hâzır oldı ol dağı Toprağıla suyı bünyâd eyledi Ana âdem demegi ad eyledi Yel gelüp ardınca debitdi anı Andan oldı cism-i âdem bil bunı Od dahı geldi vü kızdurdı anı Çünki kızdı cisme ulaşdı cânı Sûrete cân girmege fermân olur Pâdişâh emri ana dermân olur Sûreti cân girdi pür-nûr eyledi Sûret dahı cânı mesrûr eyledi Hamd ü şükr itdi dedi ey Zü'l-celâl Bin benüm begi yaratsan ne muhâl Toprağıla bile geldi dört sıfat Sabr u eyü hû tevekkül mekrümet Suyıla geldi bile dört dürlü hâl
Themanuscriptdetective tweet mediaThemanuscriptdetective tweet media
Türkçe
1
0
38
918
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
@MuradMir12713 İnceleyince şöyle yorumlamıştık: Muhtemelen 19. yy. sonlarında bir İranlı tarafından başka bir nüshadan takliden üretilip bir Osmanlı büyüğüne satmak ve iyi para kazanmak amacıyla hazırlanmış bir nüsha.
Türkçe
1
0
0
40
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
@MuradMir12713 Koleksiyon numarasını bilmiyorum ama yakın zamanda alındı. Yani Satın Alınan Yazma Eserler koleksiyonda. Saye şeklinde kısaltması da olabilir.
Türkçe
1
0
0
159
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
Müneccimler II. Beyazıt’tan itibaren saraya girip çalışmaya başladılar. Görevleri takvim ve imsakiye hazırlamak, uğurlu ve hayırlı saatleri bulmak, şehzadelerin doğum haritalarını araştırmak idi. Eşref saati meselesi Osmanlı sarayının vazgeçilmeziydi. Törenler, padişahların tahta çıkmaları, ordunun seferini de içine alan birçok mesele için müneccimlere sorulurdu. En azından eski kaynaklar böyle söylüyor. Hatta ben de sana bir şey anlatayım: Fatih’in İstanbul fethinde son taarruz için vakit tayini müneccim tarafından yapılmıştır.
Türkçe
1
0
12
1.7K
𓂀 okült medrese
𓂀 okült medrese@dijitalyukselis·
Sana bir şey anlatayım. Siyasetin sadece ekranlarda gördüğün bağırmalar, oy pusulaları ve ekonomi bültenleri üzerinden döndüğünü düşünüyorsun. Ama izlediğin şey, yüzlerce yıllık kadim bir geleneğin modern sahnelemesinden ibaret. Osmanlı'da müneccimbaşılık diye resmi bir devlet kurumu vardı. Padişahlar savaşa çıkmadan, bir isyanı bastırmadan veya yeni bir kararnâme [ferman] yayınlamadan önce bu kuruma danışır, eşref saati beklenirdi. Sana modern eğitimde bu kurumun akıldışı bir hurafe olduğunu, imparatorluk çökünce bu uygulamaların çöpe atıldığını anlattılar. Fakat gücün doğası değişmez. İktidarın kodları, kitleleri yönetmek için her zaman o görünmez ezoterik bilgiye ihtiyaç duyar. Recep Tayyip Erdoğan yirmi yıldır süren yenilmezliğini sadece kurnazlık veya siyasi retorik ile sağlamıyor. Mesele tamamen gökyüzü mimarisiyle ilgili. Profesyonel bir gözle doğum haritasına bakıldığında, sıradan bir insanın taşımakta zorlanacağı kadar ağır bir kozmik mühür görüyorsun. Haritasında Perslerin dört büyük koruyucusundan sayılan, göğün direkleri olan kraliyet yıldızları aktif durumda. Değil bir parti kurmak, bir imparatorluk yönetsen seni ayakta tutacak kadar dominant bir enerji bu. Bu yıldızlar kişiye olağanüstü bir direnç, büyük kalabalıkları bir arada tutma gücü ve ne olursa olsun zirvede kalma yeteneği verir. Ama kritik olan, Erdoğan'ın bu gücü rüzgâra bırakmaması. Tıpkı Osmanlı'nın müneccimbaşıları gibi çalışan bir astroloji danışmanları ağına sahip. Erken seçime gidilecek günün, atılacak kritik bir dış politika adımının veya büyük kriz anlarındaki suskunlukların tesadüfen seçildiğini sanıyorsan fena halde yanılıyorsun. Hepsi doğum haritasındaki derecelerinin milimetrik hesaplarına, gezegen transitlerinin göksel matematiğine göre yapılıyor. Çünkü o, kitlelerin sadece ekonomik vaatlerle değil, doğru kozmik zamanlamayla yönetilebileceğini biliyor. Muhalefet, batıdan kopyaladıkları siyaset bilimi kitaplarındaki rasyonel taktiklerle savaşırken, o bizzat zamanın mekaniğini kullanıyor. Düşecek dendiğinde daha da sağlamlaşmasının, her krizden güçlenerek çıkmasının sebebi bu kraliyet yıldızlarının sağladığı görünmez zırhtır. Sen ekran başında anket sonuçlarına bakıp mantıklı analizler yaparken, arka planda binlerce yıllık gökyüzü okuma sanatı tıkır tıkır işliyor. Bu gibi mevzulara inanmanın alay konusu edilmesi de kasıtlı. Çoğunluk bununla dalga geçip uyurken, gücü elinde tutanlar gökyüzünün saatiyle devleti yönetmeye devam ediyor.
Ufuk Elver@UfukElver

Recep Tayyip Erdoğan’ın tılsımlarla korunduğunu, büyüsel çalışmalar yapan bir ekibi olduğunu bilmeyen yoktur bence

Türkçe
14
20
316
36.8K
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
Müneccimler II. Beyazıt’tan itibaren saraya girip çalışmaya başladılar. Görevleri takvim ve imsakiye hazırlamak, uğurlu ve hayırlı saatleri bulmak, şehzadelerin doğum haritalarını araştırmak idi. Eşref saati meselesi Osmanlı sarayının vazgeçilmeziydi. Törenler, padişahların tahta çıkmaları, ordunun seferini de içine alan birçok mesele için müneccimlere sorulurdu. En azından eski kaynaklar böyle söylüyor. Hatta ben de sana bir şey anlatayım: Fatih’in İstanbul fethinde son taarruz için vakit tayini müneccim tarafından yapılmıştır.
Türkçe
0
0
3
156
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
@lvnsvm Ne kadar doğru bilmiyorum ama “Müslümanlar, Rum ve Ermeniler gibi taş ev yapmadılar. Çünkü Dünyanın fâni olduğunu bilerek yaşamak adına böyle bir kültürü yaşattılar” şeklinde bir söylem var. Hanlar, hamamlar, camiler, medreseler hep taştan yapıldı, evler ahşaptan…
Türkçe
1
0
1
37
Levent Sevim
Levent Sevim@lvnsvm·
Fotoğrafı görünce aklıma geldi . Ben bugün eski tahta evleri görünce zamanla bakımsızlıktan bu halde sanıyordum. Sonra eski fotoğrafları araştırırken gördüm ki o zaman da bu haldeler . Seyahatnameleri okuyorum yaptıkları tasvirlere bakıyorum, gravürleri inceliyorum durum gene aynı . Eski, bakımsız, köhne evler hep. Sanki bir kere yapılmışlar sonra yüzyıllar boyu öyle kalmışlar 🤔
özgenur@architradition

zaman'

Türkçe
1
0
10
2.9K
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
Kenara not alırken bile estetik kaygılar taşıyacak kadar incelirsek bu dünya bize cehennem olmaz mı? Olsun! Bu inceliği tezevvük ettikten sonra varsın dünya hassas kalplerimize cehennem olsun..
Themanuscriptdetective tweet mediaThemanuscriptdetective tweet media
Türkçe
0
3
84
894
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
Ali Şir Nevayî, Nâbî, Bâkî, Gâlib, Fuzûlî çok büyük adamlar ama … Sadece tekkelerde meşkedilen ilahilerin yarısının Yûnus’tan geldiğini düşünsek bile kıyas kabul etmez. Hani bir ilahi var ya “Yuuuuuunus Yuuuuunus Yuuuuunus Yuuuuunus” diye. Yazıyı okuyunca kafamda direk o çalmaya başladı.
Türkçe
0
0
2
145
Mesut Kaya
Mesut Kaya@ezZencani·
Bugün şöyle bir söz okudum: "İngiliz edebiyatçı Thomas Carlyle, “Biz İngilizler, Hindistan ile Shakespeare arasında bir seçim yapmak durumunda kalsak Şekspir’i Hindistan’a tercih ederdik.” diyor. Acaba Araplar, petrol ile el-Mütenebbî arasında bir seçim yapmak durumunda bırakılsa aynı şeyi yapar mıydı?" Acaba İngilizlerin Şekspir'ine Arapların el-Mütenebbi'sine karşılık gelen Türklerin şairi kim olabilir? Yunus mu, Fuzuli mi, Şeyh Gâlip mi?
Türkçe
7
1
27
3.2K
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
Hayatın cehennem olur, böyle adak mı olur! Sana görünmeyene teslim ol. Dünya hayatı oyun ve eğlenceden ibarettir. Hani beş sene önce öldüm bittim dediğin olay var ya (hayatının herhangi bir döneminde çok önemsediğin ne ise) artık hiçbir şey ifade etmiyor. Zaman O’nu anlamamız için var.
Türkçe
0
0
1
51
Oğuzhan İbiş
Oğuzhan İbiş@oguuzhanibis·
üç aydır duamın gerçekleşmesi için sayısız cami ve türbede alnımı secdeye değdirip dua ettim eğer gerçekleşirse ölene kadar da her vakit namazında şükür namazı adağım var ✨Mucib,dilekleri kabul eden,Enfal 63,Yunus 89,duaları kabul eden Rabbim lütfen ✨
Türkçe
6
9
432
16.6K
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
Biz de öyle değil miyiz? Acımızı gizleyip güçlü görünmek için, dile düşmeden diğerinden güzel görünmek için yaşamıyor muyuz? İnsan her şeyi yapar? Kültür ne ise insanı ona mecbur kılar. Karınca incitmeyen insanlar ikinci dünya savaşında birbirlerini kesip yediler. Allah bizi düşürmesin, kötüye mecbur etmesin.
Türkçe
1
0
2
421
𓂀 okült medrese
𓂀 okült medrese@dijitalyukselis·
Cahiliye dönemi kız çocuklarının diri diri gömülmesi hikayesini defalarca dinledin. Ama sana bunun sadece ahlaki bir çöküş değil, Arap kabilelerinin coğrafî ve sosyolojik takıntılarıyla örülmüş korkunç bir demografik strateji olduğunu hiç söylemediler. O dönemki kabile yapısı, bugünkü modern aklınla kavrayabileceğin bir şey değil. Eski Mısır'da beyni burundan çeken rahipler ne kadar pragmatikse, İslam öncesi çöl sosyolojisi de o kadar pragmatik ve acımasızdı. O coğrafyada adalet veya devlet yoktu. Sadece kan bağı vardı. Kabilen ne kadar kalabalıksa, kaç tane kılıç tutan erkeğin varsa o kadar hayattaydın. O şartlarda doğan ilk çocuğun kız olması, kabilenin savaşçı üretme hızını yavaşlatan bir zaafiyet olarak görülürdü. Çünkü erkek çocuk kabilenin geninin yayılması ve kılıcı iken, o vahşi düzende kız çocuk ganimet olmaya açık bir zaaftı. Arap erkeğinin korkusu fakirlikten çok psikolojikti. Çölde statü yenilmezlikle eş değerdir. Eğer bir kabile başka bir kabileden baskın yerse, çadırlarındaki kadınlar anında yağmalanır, köle olarak dağıtılırdı. Kendi kanından bir kızın, yarın öbür gün düşman kabilenin esiri olup onların çocuklarını doğurma ihtimali, o dönemin erkeklik onurunun kaldıramayacağı bir travmaydı. Ve o bu travmayı çözmek için en hastalıklı yolu seçti: Kız çocuğunu doğar doğmaz yok etmek, onu gelecekteki düşmanlarına kaptırmaktan daha onurlu bir eylem haline geldi. O adamlar kendi evlatlarını gözlerini kırpmadan kuma gömerken etraftakiler bunu yadırgamıyordu. Sadece utanç korkusu, şefkat duygusunu tamamen felç etmişti. Değil bu vahşeti sorgulamak, bunu yapmayan erkeği kabileden dışlayacak kadar kusursuz bir psikolojik şiddet ağı kurmuşlardı. Bir şeyi iyi anla. Cehalet dedikleri şey saf bir bilgisizlik değildi. Kendi ellerinle uydurduğun bir algıya tapmak ve "elalem ne der" putu uğruna kendi soyunu kendi ellerinle boğmaktı. Günümüzde bu "cahiliye dönemi"ni tarihsel bağlamında okumak gerek. Mevzubahis sosyolojideki ataerkil Arap kabilelerinin ortasına peygamber olarak gönderilen Hz. Muhammed'in de soyunun kız çocuğundan devam etmiş olması nasıl bir zihinsel devrim yaşandığını anlamak için kaderin cilvesi.
Türkçe
7
11
82
8.4K
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
Sagopa Kajmer Müslüman iken tekrar dizesini içeren şöyle bir şarkı yazmıştı: “Ey yolcu dostum, ayakların rehberindir Senin dostun soğuk esen yellerdir Tüm insanlık senin gözünde eldir İçecek suyun gözlerinden taşan seldir Bu ödenecek bedeldir Gücümün yettiğince, öcümün ağırlığınca, sözümün kuvvetince çabalarım Gidilebilecek en uzun yollara kendimi hazırlarım Bu mecazlardan geçip en hakikiye gidelim Cemal-i bakemale seyredelim”
Türkçe
1
0
1
94
üşengeç latte
üşengeç latte@usengeclatte_·
yaklaşık 3 4 aydır her fırsatta aklımda deveran eden bir beyt var: hakikat şem'ine pervane oldum çû yandım yok olup virâne döndüm uyandım şemsine divâne oldum o renkle renklenüp meyhâne oldum şarab-ı zencebil nûş ît gidelim cemale bâ kemale seyr îdelim
Türkçe
2
1
22
582
Themanuscriptdetective
Themanuscriptdetective@themandetective·
Safevilerin sonunu getiren, Avşarlılar hânedânının kurucusu ve ilk şâhı, büyük komutan Nâdir Şâh. . Görseller Târîh-î Nâdirî eserinin bulunduğu Atıf Efendi 1841 demirbaş numaralı nüshanın cildinde yer almaktadır.
Themanuscriptdetective tweet mediaThemanuscriptdetective tweet media
Türkçe
0
3
130
1.1K