Av.Emre Kürklü

5K posts

Av.Emre Kürklü banner
Av.Emre Kürklü

Av.Emre Kürklü

@ureuw

Y.Mim/Av. (Ti)

Turkey Katılım Şubat 2010
555 Takip Edilen161 Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Av.Emre Kürklü
Türk toplumsal yapısı temelde iki parçalı bir sürü mekanizması üzerinden işletilmektedir. İlk katman, algı yönetiminin ve kitle yönlendirmesinin doğrudan alıcısı olan geniş çoğunluk sürüdür. İkinci katman ise sayıca daha az fakat tam bir itaat anlayışıyla çalışan, kendi menfaatini her şeyin önünde tutan ve "uzman" olarak adlandırılan aracı sürüdür. Türkiye'de "uzman" sanılan bu kitle, gerçekte sistem tarafından en kolay yönlendirilebilir ve manipüle edilebilir olan gruptur. Bu aracı kitle, Edirne’den Kars’a toplumun geneli tarafından "uzman" olarak kabul görmekten büyük bir gurur duyar; Batıda ise genellikle sikimin uzmanı sayılırlar. Temel görevi ise ilk gruptaki çoğunluk sürüyü etkilemek ve yönlendirmektir. ​Ancak bu "uzman" sürüsü de bağımsız bir akla sahip değildir; arka planda MİT tarafından sevk ve idare edilir. Sistemde açık bir talimat verilmiş olsa dahi bunun söylenmesi, itiraf edilmesi veya ifşa edilmesi kesinlikle yasaktır; bu yasaklama ve kısıtlama durumu doğrudan nöro-manipülasyonun bir parçası ve aracı olarak kullanılır. Gurur ve egolarına dokunup bir direnç yaratmamak adına bu sevk süreci açık bir talimattan ziyade gizli yönlendirmeler, nöro-manipülatif baskılar ve örtük sinyallerle yürütülür. Böylece aracı kitle, kendi özgür iradesi ve uzmanlığıyla hareket ettiğini sanarak sisteme hizmet etmeye devam eder. ​Teknolojik gelişmeler ise bu sürüleşme dinamiğini bambaşka bir boyuta taşımıştır. Toplumsal zihin, dış evrensel gerçekliğe kapalı döngüsel bir İntranet bilgi ekosistemine hapsedilmiş; V2K (Voice-to-Skull) ve frekans tabanlı uzaktan zihin kontrol altyapılarıyla doğrudan hedeflenmiştir. Gelinen noktada teknoloji, hem çoğunluk kitleyi hem de kolay yönlendirilebilir aracı uzmanları maruz kaldıkları bu nöro-sistemik gelişmeleri ve yoneticilerinin yeni "güncellemelerini" heyecanla bekler hale getiren tam bir bağımlılık ve sürüleşme düzeni yaratilmıştır. Patır patır hidayette bu sistemin ürünüdür hidayet icin işlenen cinayetlerde.
Türkçe
0
0
2
1.7K
M. Hakan Türkçapar
M. Hakan Türkçapar@HTurkcapar·
Kişilik tanımlanması ve sınıflandırılması konusunda Dr. İbrahim Taymur‘la birlikte hazırladığımız bir yazımızı sunuyorum, tam metin olarak erişebilirsiniz linkten. cappsy.org/archives/vol4/…
Türkçe
0
1
21
2.5K
Av.Emre Kürklü
Kamuoyundaki genel algı; her şeyi AKP, Recep Tayyip Erdoğan ve binlerce danışmanının ülkenin her yerini izleyerek verdikleri talimatlarla yaptığı ve bu talimatlarla ülkeyi muhafazakar bir hale getirdiği yönündedir. Oysa işin doğrusu, bu sürecin arkasında MİT’in yaklaşık 15 yıldır 81 ilde yürüttüğü zihin okuma ve zihne müdahale etme teknolojisine dayalı derin operasyonel mekanizmadır. "Isınan sudaki kurbağa" taktiğiyle yavaş yavaş uygulanan bu süreçle fiili şeriat rejimi olabildiğince uygulanmaktadır. ​Bu yapının en kritik noktası, iddia edildiği gibi Fetullah Gülen baglilari ile bir mucadele varmis gibi gösterilmesine ragmen bunun doğru olmamasidir.. Fetullah Gülen ve yapılanması doğrudan ve ağırlıklı olarak MİT’in bünyesine yerleşmiştir. Dışarıya kendilerini AKP'li ya da tarafsız gibi göstererek halkı çok kolay bir şekilde kandırmaktadırlar. Bütün bu operasyonel ve gizli teknolojik altyapı da ABD ve Batı’nın bu teknolojileri kullanmaya izin verdiği, dolayısıyla kendi isteklerini ve ajandalarını yaptırdığı derin bir taşeronluk ilişkisi üzerinden yürütülmektedir. ​Kullanılan teknoloji son derece ileri ve ağırdır: İstenilen insanın beynine frekanslar üzerinden doğrudan bağlanarak gözünün gördüğünü görme, kulağının duyduğunu duyma ve zihninden geçenleri anlık olarak okuma imkanı vardır. Bununla da kalmayıp zihne dışarıdan yapay duygu ve düşünce atarak insanları istedikleri yöne sevk etmekte, ortamdaki ısı değişikliklerini, elektriksel her veriyi görebilmekte ve doğrudan insanların kafasının içine ses vererek konuşabilmektedirler. ​Bu fiili rejim uygulamasının idari aracı olarak 4250 sayılı Kanun'un 6. maddesi kullanılmaktadır: "Alkollü içkilerin her ne surette olursa olsun reklamı ve tanıtımı yapılamaz. Bu ürünlerin kullanılmasını ve satışını özendiren veya teşvik eden kampanya, promosyon ve etkinlik düzenlenemez." Mesele cezanın markalı veya markasız kesilmesi değil; hangi kanunun ne yoğunlukta ve kime karşı kullanıldığıdır. Anayasa'ya ve laik cumhuriyete aykırı binlerce dinsel konu görmezden gelinip işleme konulmazken, dinsel kısıtlamaların üzerine en sert şekilde gidilmesi hukukun tek taraflı bir baskı aracına dönüştüğünü gösterir. 1990'ları hatırlayanlar için mevcut tablo, Türkiye’nin hızla bir Suriye modeline dönüştüğünü açıkça ortaya koymaktadır. ​Sistemik plan doğrultusunda önümüzdeki süreçte Ekrem İmamoğlu ve yeni parti ikilisi iktidara getirilecektir. Ancak bu durum hiçbir şeyi değiştirmeyecektir. MİT ve arkasındaki derin mekanizma, kurduğu bu zihin kontrolü ve algı altyapısını Ekrem İmamoğlu ve yeni parti ikilisinin yönetimi altında da işletecek; alttan dinsel ve muhafazakar dönüştürme projesini kesintisiz sürdürecektir. Yıllardır yürütülen bu zihin okuma, kafa içi ses ve frekans müdahaleleriyle seküler kesim tamamen susturulmuş, korkutulmuş ve bu düzene uyar hale getirilmiştir. İnsanların bu durumdan uyanması ise imkansızdır; çünkü toplumun çoğunluğu güce tapan, güç ne taraftaysa orada saf alan, nasıl ve neden yaşadığının farkında olmayan insanlardan oluşmaktadır.
Piyasa Haber@Piyasa_Haber

Sosyal medya hesaplarından alkollü içecek fotoğrafı paylaşan kişilere ceza kesilmeye başlandı.

Türkçe
1
0
0
64
Av.Emre Kürklü retweetledi
Av.Emre Kürklü
Cognitive Disinformation via the Havana Syndrome Narrative and the Reality of Synthetic Brainwaves ​Framing the Havana Syndrome in official and mainstream media purely as a "Harmful Frequency / Directed Energy Weapon (DEW)" constitutes a deliberate disinformation strategy and a limited disclosure campaign. The core objective of this narrative is to conceal the reality that synthetic brainwaves (Synthetic EEG) are being transmitted and cognitive processes are being remotely modulated in targeted individuals and groups. ​Victims of directed energy weapons (DEW) who are brought forward or highlighted in the media serve as perceptual anchors for this operational cover-up. By strictly confining the public discourse to visible and physical symptoms—such as tinnitus, balance impairment, or localized brain tissue damage—the system hides the more advanced neuro-technological infrastructure capable of injecting complex brainwave sequences directly into the central nervous system. ​By admitting only to "inflicting physical damage at most," the system systematically isolates the far more critical reality of "executing mental and cognitive control" from public awareness.
English
2
5
6
636
Av.Emre Kürklü retweetledi
Av.Emre Kürklü
Türkiye’deki klinik süreçlerde temel alınan araştırmaların büyük kısmı yurt dışı kaynaklı biliyorsunuz. Bir hekim eğer güncel literatürü çok sıkı takip ediyorsa en fazla bir "literatür uygulayıcısı" olabiliyor. Eğer onu da aktif takip etmiyorsa, yalnızca uzmanlık eğitimi yıllarında öğrendiği kalıpları yeni gelen her hastaya uyarlamaya ve harmanlamaya çalışan biri konumunda kalmıyor mu? Yani her iki ihtimalde de seans odasında bizzat yürütülen 'deneysel bir bilimsel incelemeden' bahsetmek ne kadar mümkün? ​Bir de Depresyon, Anksiyete veya Şizofreni gibi durumlarda elimizde %95 oranında somut ve objektif bir biyolojik veri (kan testi, MR veya genetik gösterge) yokken; bahsettiğiniz bu 'bedensel tetkikler' tam olarak neyi ölçüyor ve nerede devreye giriyor, bunu gerçekten merak ediyorum. ​Yani günün sonunda seans odasında yaşanan şey; zihnin bir laboratuvardaki gibi 'deneysel incelemesi' değil de, iki insanın karşı karşıya oturup hastanın anlattıkları üzerinden hekimin vardığı nitel bir değerlendirme ve insani bir kanaat gibi geliyor bana. ​Bir hekim olarak sahanın bu gerçekliğini siz nasıl görüyorsunuz?
Türkçe
1
1
5
184
Av.Emre Kürklü retweetledi
Av.Emre Kürklü
In my own experience, neural suggestion and compliance are enforced during sleep by targeted pain stimulation applied to the right and left temporal lobes. The right temporal region is mapped to 'no/negative', while the left represents 'yes/approval'. This aversive conditioning is sustained for months during sleep and persists into daytime hours—compelling the brain to automatically comply with incoming instructions simply to avoid pain. Furthermore, this architecture involves memory neutralization processes; I frequently wake up experiencing an intense red light saturation across my eyes and neural perception. Ultimately, this situation suppresses my organic memory and ensures my involuntary compliance with incoming suggestions and commands.
English
1
1
2
41
Av.Emre Kürklü retweetledi
Av.Emre Kürklü
Mesele Güney Amerika veya Afrika örnekleri üzerinden dinin kalkınmaya etkisini tartışmak değil; zira her coğrafyanın kendi iç/dis dinamikleri farklıdır. Asıl konu, devletin örtülü altyapısını ve nöro-manipülasyon kapasitesini tarafsız değil, asimetrik şekilde kullanmasıdır. Bir yanda İslami kesimin önü açılırken, diğer yanda dirençli ve nitelikli muhalif unsurlar pasifize ediliyor. Üstelik bu müdahaleler —ve hatta cinayete varan tasfiyeler— kamuoyundan ya tamamen gizleniyor ya da sahte gerekçelerle örtbas ediliyor. ​Türkiye’de gerçek ve nitelikli bir muhalefetin ortaya çıkışı, MİT altyapısı ve nöro-teknolojik baskı araçlarıyla sessizce engelleniyor; doğrudan kontrol altındaki yapılar ise topluma 'muhalefet' gibi sunuluyor. Bir kahramanın çıkıp her şeyi mucizevi şekilde deşifre etmesini beklemek yerine, devletin bu özel teknolojileri belirli bir grubu kayırmak ve bağımsız beyinleri kırmak adına nasıl araçsallaştırdığını görmek gerekiyor.
Türkçe
0
1
1
37
Av.Emre Kürklü
Av.Emre Kürklü@ureuw·
Toz duman tam da bu yüzden çıkarılıyor; süreç tek elden yürütülen bir algı operasyonu. "Halk uyandı, yeni parti ve İmamoğlu geldi" illüzyonu, toplumun kendi iradesiyle karar verdiği hissini yaratmak için kurgulandı. Aslında yıllar önce belirlenen bu değişim süreci, sadece Türkiye’nin bağımsız olduğu algısını beslemek için. Sürüsel yaşayan, her şeyiyle Batı’ya bağımlı bir ekonomiyle var olan ve bir avuç bile farklı düşünen yaratıcı insanı bırakılmayan bir toplumun İslami dönüşüm süreci hız kesmeden devam edecek. Çünkü ülkeyi asıl yönetenler medyaya yansıtılanların tam tersi. ABD yönetimi, aparatı olarak yetiştirdiği Gülenist taşeronu ile istediğini yaptırabiliyor.
Türkçe
0
0
0
118
Erdem Abaka
Erdem Abaka@erdemabaka·
En acısı ne biliyor musunuz sevgili dostlarım. Bütün bu toz, duman, çamur sonunda bir değişiklik olacağına inanmak. Oysa hiçbir şey değişmeyecek. “Kanseri yendim” türünden bir hikaye bu ülke için geçerli değil. Ülke kanserini seviyor zira. Holuna gidiyor. Mutlu oluyor.
Türkçe
3
1
14
2K
Av.Emre Kürklü
Av.Emre Kürklü@ureuw·
Il semble que les services de renseignement adaptent leur mode d'action en fonction du profil de la personne. Dans mon cas, il leur est impossible d'obtenir ce qu'ils veulent sans prendre un contrôle mental total. En Turquie, le fait que le système judiciaire soit sous l'influence des services de renseignement rend tout recours juridique impossible. Dans votre situation, il leur suffit simplement que vous ne publiiez pas les informations qui dérangent. ​Par exemple, d'après ce qui se dit concernant la Turquie, des instructions sont directement transmises dans le crâne des journalistes par émission vocale. Pour ceux qui n'obéissent pas, cette technologie permet de provoquer des contractions cardiaques, de la douleur cérébrale ou des tremblements. Comme ils peuvent agir sur l'ensemble du système électrique du corps, les journalistes se taisent et s'exécutent. Une autre partie subit des manipulations pour rendre leur esprit docile et soumis. La prise de conscience est très difficile car la population manque globalement de recul critique. ​Cela dure depuis environ 8 ans et demi ; c'est un échec pour eux car une structure présente 24h/24 et 7j/7 voit ce que je vois, entend ce que j'entend et tente de m'infiltrer en injectant continuellement des pensées et des émotions à travers un modèle artificiel qu'ils ont créé. Ils essaient d'imposer un contrôle mental complet. ​La raison évoquée serait le nouveau système de gouvernance conçu par les États-Unis pour ces régions, la création d'une résistance contre l'Islam et le fait de pousser les cibles vers une mort physique ou sociale. Ce processus d'orientation exécuté par des superordinateurs via le piratage du cerveau semble s'appliquer en Turquie des hommes politiques jusqu'aux masses ; ce qui s'est traduit par une islamisation marquée au cours des 10 dernières années. ​Bien qu'ils n'y soient pas encore parvenus, ils y travaillent jour et nuit. Par exemple, depuis 8 ans et demi, on me montre des rêves entièrement artificiels ; je crains que mon cerveau ne finisse par céder à un moment donné.
Français
0
0
3
41
Myriam Delapierre
Myriam Delapierre@Myriam88025·
@ureuw @unmarkedequalTI parler de leur technique pour hacker votre cerveau, c'est qu'ils ont échoué. Vous faites partie des gens qu'ils ne peuvent pas contrôler.
Français
1
0
1
46
Targeted Free Individuals
Targeted Free Individuals@unmarkedequalTI·
That is correct. I view them as PSYOPs intended for containment. The reason is that, in the diplomats' testimonies, DEWs are described solely as frequency-based energy sources that damage the brain. They make no mention whatsoever of the experience caused by the electrical signals carried by those frequencies—specifically, artificial brainwaves.
tisunite@tisunite777

The Havana Syndrome narrative is a psyop. Containment narrative. To make people think only "important" people or officials are "attacked". The number of regular civillians being experimented on is ORDERS OF MAGNITUDE (millions worldwide) 🧵👇

English
5
23
47
1.6K
Av.Emre Kürklü
Av.Emre Kürklü@ureuw·
Tout d'abord, je vous remercie de ne pas vous limiter à X et de porter ce combat auprès des journalistes, des personnalités influentes et sur d'autres médias. ​Cependant, une question fondamentale se pose : pourquoi et comment un tel système peut-il être utilisé en France ? Dans des pays où le système de gouvernance n'est pas totalement établi et dont la trajectoire est dictée par les États-Unis — comme la Turquie —, ce genre d'ingérence peut paraître 'prévisible'. Mais la France est le centre historique de la liberté et de la révolution. Qui utiliserait une telle technologie là-bas, et dans quel but ? ​S'agit-il d'une opération des services de renseignement français ? Si c'est le cas, pourquoi ciblent-ils leurs propres citoyens ? Ou bien ces interventions proviennent-elles d'autres pays ?
Français
0
0
2
33
Myriam Delapierre
Myriam Delapierre@Myriam88025·
@ureuw @unmarkedequalTI les personnes susceptibles d'entendre le message pour les interpeller directement sur leurs posts. Je cherche aussi à répondre aux posts des gros comptes qui génèrent beaucoup de vues et j'arrive à avoir une bonne visibilité. Ce qui me vaut d'être régulièrement sanctionnée par X.
Français
1
0
1
35
Av.Emre Kürklü
Nöro-teknolojik müdahalelere ve zihinsel etki süreçlerine bizzat maruz kalmayan bir dış gözlemcinin, yaşananları sadece izleyerek kavraması son derece zordur. Mağdur, süreç boyunca yoğun bir dışsal baskı altında bulunduğu için yaşadığı deneyimi bütüncül bir dille aktarmakta zorlanabilir. Bu yüzden mağdurun anlatımları üzerinden olasılık odaklı ve derinlemesine bir analiz yapmak; beynin doğal düşünce hızına tam senkronize çalışan V2K ses iletimi ve duygu pattern'lerinin dışsal frekanslarla değiştirilmesi gibi teknik altyapıları çözümlemek şarttır. ​İşin kitlesel boyutunda ise bu teknoloji yaklaşık 2008’den beri Türk halkı üzerinde aktif olarak kullanılmaktadır. İnsanlar durumun sadece birkaç kurbandan ibaret olduğunu sanarak kendi zihinlerine dışarıdan duygu ve düşünce enjekte edildiğini fark edemezler. Ülke genelinde gözlemlenen o dar muhafazakâr kalıplar bu teknolojinin doğrudan bir sonucudur; ancak derinlemesine bir sorgulama yapılmadığı için mesele "her şeyi AKP yapıyor" denilerek kestirip atılmakta ve bastırılmaktadır. Oysa halkın bunu kendi kendine nasıl yaptığı veya bu dönüşümün nasıl gerçekleştiği sorusu cevapsız bırakılmaktadır. İnsanlar kolluk kuvvetleri ve MİT denilince tarafsız kişilerden oluşan kurumlar zanneder; oysa ideolojik bir hale gelen MİT, bu teknoloji vasıtasıyla tüm ülkeyi düzenlemektedir. Az sayıdaki seküler kesim ise bu işlere bulaşmak istemediğinden pasifleşmekte ve itaat etmeyi seçmektedir.
Türkçe
0
0
0
45
Av.Emre Kürklü
Could you explain the DEW (Directed Energy Weapon) attacks in more detail? What exactly are they doing, and what kind of voices or sounds are they sending you through V2K? Do you experience sudden, artificial shifts in your emotions? Have you noticed anything being done to you while you're asleep? Could you share a detailed account of what you've been going through?
English
0
0
2
30
Christopher Winston
Christopher Winston@Agis_Alchemist·
@ureuw I simply suggested that my social media account is under surveillance by perps wanting to asses my situation to better orchestrate a more direct attack.
English
1
0
0
34
Av.Emre Kürklü
Stop deflecting with excuses. Nobody is demanding technical evidence from you at this stage; you were merely asked to explain the physical and sensory symptoms. Bringing up irrational scenarios like drones guided via social media clearly demonstrates that you are not undergoing a targeted DEW operation.
English
1
0
0
34
Av.Emre Kürklü retweetledi
Av.Emre Kürklü
İslam dünyasında alimler ifadesi, "âlim" kavramının tanımıyla çelişir. Tanrı’nın yazdığına ve söylediğine inanılan, tek bir cümlesinin dahi değiştirilmesi yasak olan bir sistemin "âlimi" olmaz; ancak doktrin uygulayıcısı veya savunucusu olur. Bunu şu gerekçelerle açıklayabiliriz: ​Sonucu Baştan Belli Düşünceden Âlim Çıkmaz: Gerçek bir âlim, araştırmasının başında sonucun nereye varacağını bilmez. Oysa dogmada (Tanrı konuştu ve yazdırdı iddiasında) sonuç baştan bellidir. Vardığı sonuç metni doğrulamayan kişi anında sistem dışı kalır. Sonucu önceden kurgulanmış bir faaliyet doktrin savunuculuğudur. ​Teolojik Bağımlılık (Yaranma İsteği): Evrensel âlim, nesnel hakikatin peşindedir. Çalışmasını bir Tanrı’ya yaranmak, sevap kazanmak veya cennetle ödüllendirilmek için yapan kişi zihnen özgür değildir. Amacı "hakikat" değil, "ödül ve kabul" olan bir zihin bağımsız bilgi üretemez. ​Sınırlandırılmış Akıl: Emirlerin, kırmızı çizgilerin ve tabuların dışına çıkması yasak olan; çıktığı an "dinden çıkan" ilan edilen birinden alim olmaz. Sınırları önceden çizilmiş bir alanda dönüp duran kişi düşünür değil, emirlerin bekçisidir. ​Ahlaki Kısıtlılık ve Ötekileştirme: Kendisi gibi düşünmeyeni "kâfir" diye etiketleyen, ötekine eziyeti veya yok edilmeyi meşru gören bir zihniyetten evrensel bilge çıkmaz. Evrensel alimlik, insani değerleri ve farklı fikirleri kategorik olarak lanetlememeyi gerektirir. ​Metin İçi Şerhçilik vs. Özgün Üretim: Tek derdi yüzyıllar önce yazılmış ayetleri tevil etmek veya hadis zincirlerini geliştirmek olan kişi bir "alim" değil, metin yorumcusu veya teologdur. Metne hapsolmuş zihin, evrensel hakikati kavrayamaz. Bilim ve Felsefe;Evrensel bilimi ve felsefi metodu bilmeyenden, dünyadaki zihinsel gelişmeleri ve çağdaş felsefi tartışmaları takip edip yorumlayamayandan âlim olmaz. ​Tam da bu ve sayılabilecek pek çok nedenden ötürü; İslam teolojisinde evrensel anlamda bir "âlim" yetişmez. Orada ortaya çıkan profiller, özgür düşünürler değil; ancak mevcut metinlerin birer "yorumlayıcısı" ve dogmanın birer "savunucusu" olabilir.
Daily Islamist@dailyislamist

🗣️ Bilal Erdoğan: Türkiye'de ve İslam dünyasındaki âlimlerin durumuna bakın. Alimler aralarındaki dağınıklık görüntüsü, onların aralarındaki lüzumlu lüzumsuz tartışmaların durumu. Dışarıya aksetmesi gerekenle gerekmeyenin adeta ayrımının ortadan kalkmış olması. Alimlerimizin arasında birlik olmazsa, nasıl avamlar arasında birliği sağlayabiliriz?

Türkçe
0
1
2
151
Av.Emre Kürklü retweetledi
Av.Emre Kürklü
Bir grup primatı bin yıl boyunca sınırları belli bir coğrafyada yaşamaya mecbur bıraksanız, kuracakları toplumsal düzen bu ülkedeki insanların kurduğu ilişkilerden çok daha rasyonel olurdu. ​Çevrelerinden aldıkları somut veriyi ideolojik veya duygusal soyutlamalara feda etmeden, yalın bir akılla işlemeleri; kaçınılmaz olarak sistem kurmalarına ve akli bir evrim geçirmelerine yol açardı. Bin yılın sonunda, gerçeklikten tamamen kopmuş bu toplumdan çok daha ileri bir noktada olurlardı. ​Çünkü aradaki temel fark şu: İnsan, veriyi olduğu gibi değerlendirmek yerine soyut masallara sığınarak sistemin işlemesini engelliyor. Tabii primatların da bir noktada insanlaşıp aynı manipülatif yola sapması ihtimaller dahilinde.
Cumhuriyet@cumhuriyetgzt1

🔴 Hastanede otopark ücretine itiraz etti: Aracını valenin üzerine sürdü! Kağıthane'de, bir özel hastanenin acil servisine hasta getirdiğini öne süren sürücüyle vale arasında otopark ücreti nedeniyle tartışma çıktı. İddiaya göre, sabah saatlerinde otoparka giriş yapan sürücüden yaklaşık 2,5 saat sonra ücret talep edildi. Ücrete itiraz eden sürücünün çıkışı vale tarafından dubayla kapatıldı. Sürücü çıkış yapmak isteyince vale otomobilin önüne geçti; bunun üzerine sürücü aracını valenin üzerine sürdü.

Türkçe
1
1
2
200
Av.Emre Kürklü
@Agis_Alchemist Based on your claims and inability to provide basic measurable data, you are likely not a genuine victim of a targeted DEW operation.
English
2
0
0
37
Av.Emre Kürklü
@sivriikalemler "Çekilen acı arttıkça, hayattan hak iddia etme hali azalır. İnfial duymak [adaletsizliğe öfkelenip sitem etmek], henüz hiçbir cehennemden geçilmediğinin kanıtıdır." Doğru çevirisi bu, yazdiginiz gercek anlamından uzak...
Türkçe
0
0
4
60
Kitaplardan Alıntılar
Kitaplardan Alıntılar@sivriikalemler·
"Bir insan ne kadar çok acı çekmişse, o kadar az talep eder. Protesto etmek, kişinin hiçbir cehennemden geçmediğinin işaretidir." — Emil Cioran
Kitaplardan Alıntılar tweet media
Türkçe
5
32
311
23.9K
Av.Emre Kürklü
Bu tutum, belirgin bir içsel yetersizlik ve görünme arzusu göstergesidir. Kendi özgün kimliğini oluşturamamış bireyler, sırf mesleki yetkilerinden dolayı kendilerini toplumun üzerinde konumlandırmak isterler. Bireysel olarak sunabilecekleri bir derinlik bulunmadığı için, araç plakasına 'AV' yazdırarak unvanı bir güç gösterisine ve yapay bir saygınlık aracına dönüştürürler.
Türkçe
0
0
1
98
Öğretmen
Öğretmen@ogretmensitemiz·
Doktorların ve avukatların her yere dr. ve av. yazmasının sebebi ne ? Neden bu kadar korkuyorsunuz mesleğinizin duyulmamasından ?
Türkçe
54
1
61
24.8K