Sabitlenmiş Tweet

MESELE RAHLEYE YAKIN OLMAKTA DEĞİL, KALBİ İLME BAĞLI TUTA BİLMEKTE
Kısa bir süre önce bir kaç talebemle beraber, İmam Çarperdi’nin nahiv alanında kaleme aldığı ‘el-Muğni fi’n-Nahv’ İsimli eserine başladık. Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki; bu kitabı okumaya başlayan abilerin vasıflarını duyduğunuzda, birçoğunuzun gıpta edeceğine inanıyorum. Çünkü onların taşıdığı yük, göğüslediği sorumluluk ve ilme gösterdiği sadakat, bugün nice medrese talebesinde bile zor bulunan bir özellik haline gelmiştir.
Bugün nice kimseler var ki gençliklerinin en kuvvetli dönemini medresede geçirir, sabah akşam rahle başında oturur, ama birkaç zorluk görünce “bu iş bana göre değil” deyip tedirisi bıraka bilmektedirler. Yıllarca ilim atmosferinde bulunup istikametini koruyamayanların hâline bakınca, gerçek samimiyetin sadece mekanda değil, kalpte olduğunu daha iyi anlıyor insan.
Benim bazı talebelerim var onların durumu bunun tam zıddıdır. Onlar ne medrese yurdunda kalan adamlar, ne de bütün vakti dersle geçen talebeler. Bilakis; yaşı ilerlemiş, ev bark sahibi, gündüzleri işçilikte canı çıkan, akşamları ailesiyle ilgilenen ama buna rağmen ilimden kopmayan kimseler.
Bir senedir, acil durumlar dışında haftanın üç günü derslerini aksatmadılar. Zaman buldular, yoruldular, daraldılar… fakat geri durmadılar.
Hatta bir abimiz ‘tasrif’ul izzi’ okumalarımızda öyle zorlandı ki, ben bile “istersen bırakabilirsin, mecbur değilsin bunları okumaya abi” dedim. O ise, “Hocam ben anlamasam da gelmek istiyorum” dedi. Şuan kendisi derslerinde en başarılı olan abimiz. Bugün kendisinin derslerde en iyi seviyede olması, işte o sözün samimiyetinin delilidir.
Buna karşılık, yıllarca medresede kalan, gençliğin en güçlü dönemini ilim içinde geçiren bazı kimseler, bir rüzgar estiğinde savruluyor, bir meşguliyet çıkınca tamamen bırakıyor. Demek ki mesele rahleye yakın olmak değil; kalbi ilme bağlı tutabilmektir.
Ey ilim yolunda gevşeyenler!
Siz rahlenin dibinde bırakıp gittiğiniz şeyi, bugün çoluk çocuk sahibi işçiler, yorgun argın halleriyle sahipleniyor. İlim, bedene değil niyete bakıyor; mekana değil sadakate değer veriyor.
Birileri en uygun ortamda ilmi terk ederken, ötekiler en zor şartlarda ilme sarılıyor. Allah da bereketi her zaman sabredene veriyor.
Türkçe








