Zülfi Güren

945 posts

Zülfi Güren

Zülfi Güren

@zulfiguren

Ankara Katılım Aralık 2009
378 Takip Edilen84 Takipçiler
Doç. Dr. Ferhat Arslan
Doç. Dr. Ferhat Arslan@Ferhatarslandr·
Şu konuda neden mütevazi olayım? Türkiye'de en iyi ayırıcı tanı yapan hekimlerden biriyim. Sorun bu değil. Sorun bunu yapabilen çok az sayıda insan kaldı. Tıp öğrencilerini yapay zekayı kullanarak bu konuda üst düzey bir hekimlik pratiğine taşımak bir proje olmalıdır. Bu proje gereksiz tetkik,tedavi ve müdahaleleri bitirir. İsteyen olur mu?
Türkçe
14
51
456
9.6K
Zülfi Güren retweetledi
dejanira
dejanira@dejanirasilveir·
🚨🚨 DURO GOLPE MORTAL a la presidenta del Banco Central Europeo, Christine Lagarde. Suiza 🇨🇭 APROBÓ en referéndum garantizar el uso PERMANENTE del dinero en efectivo. 👏👏👏 Un 73% de los votantes respaldó una iniciativa para garantizar la disponibilidad permanente de dinero en efectivo en el país, que no podrá ser reemplazada por dinero virtual. Con el dinero en efectivo la Agenda 2030 no se puede implementar. EL EFECTIVO ES VIDA Y LIBERTAD⚔️🔥
dejanira tweet media
Español
1.2K
18.6K
46.9K
712.7K
Zülfi Güren retweetledi
Cengiz Özakıncı
Cengiz Özakıncı@cengizozakinci·
Avustralya ve Yeni Zelanda basını 30 Ekim 1918'den başlayarak MUSTAFA KEMAL'İN AĞZINDAN ÇIKMIŞ GİBİ SAHTE ANZAK ÖVGÜLERİ yayınlayarak Gelibolu yenilgilerinin ve apar topar kaçışlarının utanç ve ezikliğini ANZAK ROMANTİZMİ ile onarmaya yönelmiştir. youtu.be/AnlgNjQcR4A?si…
YouTube video
YouTube
Türkçe
5
84
208
5.6K
Zülfi Güren
Zülfi Güren@zulfiguren·
@Ender205 @gulltemel @DuzGercekler Siz de hala bozuk plak gibi aynı şeyleri tekrarlayıp duruyorsunuz. Önce SEN diye hitabı bir bırakmayı deneyin. Sonra ben de kendi okuduklarımla tartışmaya katılabilirim. Sadece sizin yazdıklarınızı değil başka kaynakları da OKUDUM. Bu tarzınızla aşı savunucuları gibisiniz.
Türkçe
1
0
0
19
Ender Eraydın
Ender Eraydın@Ender205·
Bu ilacı sen mutfakta üretmiyorsun.. Üreten kim ise o para kazanıyor, yani yine ilaç sektörü. Seni okuyan evde yemek kitabına bakarak bedavaya unla nişastayla yaptığını zanneder. Saçmalıyorsun, ama öyle böyle değil, gerçekten saçmalıyorsun. Tekrar edeyim.. Covid aşılarını ilk üreten Merck firması bu ilacı insan kullanımı için üreten ilk firmadır ve şu an bu ilacın piyasasına hakimdir. Gül hanım önüne Ivermectin'in tüm biyolojik yıkımlarına dair senetler koymuş, arkasında kimlerin olduğunu yazmış (DSÖ, WEF) zaten parazitlerin de hastalık yapmadığına bir sürü kanıtlar sunmuş.. OKUMUYORSUN... Gelmiş buraya cahil gibi tek diyebileceğin ''bunun patenti yok''... onu da zaten yanlış biliyorsun. Saçmaladığını anlayınca bu sefer üslup tartışmasına girmeye çalışıyorsun. Bak tekrar buraya koyuyorum.. OKU.. x.com/gulltemel/stat…
Türkçe
1
0
2
33
Düz Gerçekler Türkiye
Düz Gerçekler Türkiye@DuzGercekler·
Bu videoya inanamayacaksınız.. Kazakistan'da Bir aile Mikrodalga fırını çalıştırıyor & karşı sokaktaki binanın tüm merdiven boşluğundaki lambalar YANIYOR. Sanki büyü gibi geliyor, değil mi? DEĞİL. Aslında olan şu.. Mikrodalga fırını 2.45 GHz Kablosuz Radyasyon ile çalışır. WiFi, Bluetooth ve ucuz hareket sensörleri tarafından kullanılan aynı frekans bandı. Zamanla, Mikrodalga fırının kapak ızgarasındaki koruması aşınıyor ve o 2.45 GHz enerji sızmaya başlıyor. O sızan enerji sıçrıyor.. merdiven korkuluklarından, metal pencere çerçevelerinden, tavan vantilatörlerinden, duvarlardaki çelik demirlerden. Her metal şey, o görünmez RF dalgaları için bir ayna oluyor. Tüm o sıçramalar, bu yansımalar ve harmoniklerin karmaşık bir çorbasını oluşturuyor, tam karşıya, sokağın ötesine yayılıyor. Ve o merdiven boşluğu lambaları? Onlar Mikrodalga hareket sensörleri tarafından tetikleniyor. Bu sensörler ışık veya ısı görmez, YANSITILMIŞ RF Enerjisindeki değişiklikleri algılar. Sızdıran fırın devreye girdiğinde, alanı elektromanyetik RF dalgalarıyla dolduruyor ki sensörler bunu yürüyen bir insan sanıyor. Sonuç olarak, tüm merdiven sahanlığı yanıyor. Ve en dehşet veren kısmı da, bu TAMAMEN YASAL. Mikrodalga fırınların yüzeyden 5 cm uzakta 5 mW/cm²'ye kadar sızdırmasına güvenlik standartlarına göre izin veriliyor. Bu, 50.000.000 μW/m² demek. Biyolojide ise öte yandan, 10 μW/m²'nin üzerindeki her şeyi AŞIRI TEHLİKE olarak nitelendiriyor. Yarım metre uzakta bile, biyolojik olarak makul kabul edilenden milyonlarca kat daha yüksek radyasyon seviyelerinde duruyorsunuz. Ve bu Mikrodalgalarla sınırlı değil. WiFi yönlendiriciniz, Bluetooth kulaklığınız, arabanızın RADAR'ı, akıllı saatiniz, hepsi kendi görünmez RF frekanslarını yayıyor. Burada 2.45 GHz, orada 5.8 GHz, hayaletler gibi üst üste binen harmonikler, etrafınızdaki her metal yüzeye sıçrayarak. İnsanlar bir mikrodalga fırının aslında ne olduğunu unutuyor. Bu Mikrodalga fırın aslında bir manyetron. II. Dünya Savaşı'nda askeri uygulamalar için RADAR sinyalleri üretmek üzere tasarlanmış bir vakum tüpü. RADAR teknisyenleri emitöre yakın dururken ısındıklarını fark etti. Onu yiyeceğe doğrulttular. Mikrodalga fırın doğdu. İşte kökeni bu. "Yiyeceği nasıl güvenli bir şekilde pişiririz" den ziyade "Şu askeri RADAR emitörü şeyleri ısıtıyor" idi. Sağlık kısmını es geçip olayı sadece ısıtmak olarak gördüler. 1000 watt'lık 2.45 GHz'lik bir RADAR bileşenini kutulayıp onu piyasaya sürdüler ve onu mutfak tezgahınıza koydular. FDA, 5 mW/cm² sızıntının kabul edilebilir olduğunu söylüyor. Sovyetler ise 0.01 mW/cm² sonrası zararlı diyordu. Aynı cihaz ama maruziyet güvenlik sınırı konusunda 500 kat farkla anlaşmazlık.. şaka gibi. Sovyetler Mikrodalga fırını 90'lara kadar yasaklamıştı. Mikrodalga fırının kapak contası, sizinle bir radar tesisi arasında tek engel olan şey. Ve o da lastikten yapılmış. Aslında sizi Mikrodalga fırınınızdan koruyan hiçbir şey yok. Aynı teknolojiyi kullanan cep telefonunuzun kapağı bile yok.. size sundukları teselli, düşük Watt'lı iyonize etmeyen rasyasyon bahanesi ama hala bu radyasyonun size zarar vermediğine dair ellerinde tek bir uzun vade sağlık çalışması dahi yok.. 30 sene oldu ve bu çalışmayı hala yapmadılar. Böyle bir çalışmanın yokluğunda Doktorunuz teşhisini koyduğu tümörlerinizi hala etrafınızdaki mikrodalga teknolojisi kullanan cihazlarınıza bağlayamıyor.. Sadece kansersiniz ya da Tümörünüz var deyip hemen sizi, oradan sürüyle para kazanacakları, kemoterapiye ya da modern tıbbın hangi ''mucize'' tedavisi varsa ona yönlendiriyor. Orada da durmuyor.. parazitler kansere sebep oluyor diye başka bir şarlatanlık önerisiyle Ivermectin adında bir böcek ilacı kullanmaya sevk ediyor...
Düz Gerçekler Türkiye tweet media
Türkçe
5
21
47
2.1K
Zülfi Güren
Zülfi Güren@zulfiguren·
@Ender205 @gulltemel @DuzGercekler Kendi görüşlerinize ayet gibi iman etmişsiniz. Kendi fikirleriniz sizi bağlar, beni değil! Hakaretlerinizi misliyle iade ede ede bitiremedim. Tanımadığınız birine “sen” diye hitap edemeyeceğinizi hatırlatıyorum, anlayabileceğinizden şüphe ederek.
Türkçe
1
0
0
23
Ender Eraydın
Ender Eraydın@Ender205·
Yok yok derdim senin gibi körkütük bir cahilin internette yazdığı bu saçmalığı ciddiye alıp bazılarının bu ilaçla kendisine zarar vermesini engellemektir. Kendi cehaletin içinde, bir de önüne kaynak sunulmasına rağmen, o kadar kendinden geçmişsin ki bu endişeyi bile kendi egona göre anlamışsın.. Gül hanımın verdiği makaleyi OKU..
Türkçe
1
0
1
41
Zülfi Güren
Zülfi Güren@zulfiguren·
@Ender205 @gulltemel @DuzGercekler Patentlenemeyen bir maddeden kâr da edemez ilaç şirketleri. Bunu söylüyorum. İvermektin’in arkasında kim olduğu o uzun mesajlardan anlaşılmıyor. Araştırma yapmak sizin tekelinizde değil. Kimse sizi onaylamak zorunda değil.
Türkçe
1
0
0
23
Zülfi Güren
Zülfi Güren@zulfiguren·
@Ender205 @gulltemel @DuzGercekler Ender bey, siz bir şey anlatmak derdinde değilsiniz, sadece onaylanmak istiyorsunuz. Ağzınızın bozuk olması bir yana her hangi bir şeyi tartışmaya da niyetiniz yok. Önce üslup gelir. Hakaretlerinizi size iade ediyorum. Hangi madde patentli veya değil bunu öğrenmek de zor değil.
Türkçe
2
0
0
36
Zülfi Güren
Zülfi Güren@zulfiguren·
@gulltemel @DuzGercekler @Ender205 Gül hanım, İvermektin molekülü patent dışı. İsteyen herkes üretebilir. Big Pharma patentleyemediği bir kimyasaldan nasıl kazanç elde edecek? Onlar kemoterapiden başka bir şeyi öne çıkarmaz bence.
Türkçe
1
0
0
31
Gül Temel
Gül Temel@gulltemel·
@zulfiguren @DuzGercekler @Ender205 Hayır, Ivermectin zehrini övenler, pazarlayanlar Big Pharma'yı çok sevindirir. Ivermectin'in arkasında doğrudan Big Pharma var. Size kim aksini söylediyse, çok büyük yalan söylemiş. x.com/gulltemel/stat…
Gül Temel@gulltemel

3-) IVERMECTIN, ANTİPARAZİTER İLAÇLAR, ANTİBİYOTİKLER CANLILIK KARŞITI ZEHİRDİR Ivermectin zehri, hiç şüphe yok ki, en çok Covid sahtekârlığı sürecinde sükse yapmıştı. Merck gibi Ivermectin üreticileriyle çıkar anlaşmaları muhtemel olan sosyal medya etki ajanları Covid’in bir parazit enfeksiyonu olabileceğini öne sürmüştü ve yine Merck gibi ilaç şirketlerinin “büyük fonlayıcıları” tarafından fonlanan birkaç manipülatif çalışmayı Ivermectin’in Covid’i tedavi ettiği yönünde propagandalar yürütmek için kullanmışlardı. Bir salgın yoktu ama antiparaziter ilaç tavsiyeleri havada uçuşuyordu. Sonuç itibariyle kimileri aşı zehirlerini aldı, kimileri “parazit enfeksiyonu” palavrasına kapılıp Ivermectin zehrini… İlaç şirketleri aşıya karşı duranları bir şekilde antiparaziter ilaçlarıyla yakalamayı başardı. Aşıyla birçok toksik malzemeyi nice insanın sistemik dolaşımına verirken, Ivermectin ile insanların mikrobiyotasını bozdular. Vücutta atıkları, zararlı maddeleri parçalayıp çözen ve o maddeleri biyoyararlanıma kazandıran bakteri, parazit gibi yapılara şiddetle zarar vererek, insanları toksisite maruziyetine karşı olabildiğince hassaslaştırdılar. Parazitlerin ağır metalleri, plastikleri de dahil toksik maddeleri parçalayıp tükettiğini ve böylece dokuların bu toksik maddeleri absorbe etmesinin büyük oranda önüne geçmek için çabaladığını bildiğinizde, Ivermectin gibi antiparaziter ilaçların tehlikelerini daha iyi anlayabiliyorsunuz. Ivermectin için bugünlerde de sık sık “kansere çare” diye pazarlama çalışmaları yürütülüyor. “Kanserin sebebi parazitlerdir” gibi bir palavra ortaya atarak, öyle görünüyor ki, kemoterapi almak istemeyen kanser hastalarını bu defa antiparaziter ilaçlarıyla yakalamanın yolunu yapıyorlar. Bakıyorsunuz ki birçok ünlü doktor Ivermectin reklamı yapıyor, röportajlar veriyorlar. Vücutta şiddetli toksisite baş gösterdiğinde bu problemle mücadele veren, savunma sisteminin askerlerine/parazitlere Ivermectin ile zarar vermek, onları düşürmek kutsanıyor. Antiparaziter bir ilacın, parazitlere zarar vermesi bir başarıymış gibi anlatılıyor. Parazitlerin hastalığa neden olduğuna dair mevcutta tek bir bilimsel kanıt olmadan… Kathleen Ruddy isimli bir doktor, Ivermectin ile ilgili verdiği röportajda şunu söylüyor: “Ivermectin şeker haplarından bile daha güvenli.” Bu röportaj tüm dünyada milyonlarca insan tarafından izleniyor. Tüm sosyal medya platformlarında hâlâ daha paylaşılıyor da paylaşılıyor… Bu kişiyi biraz araştırdığınızda uzun zamandır meme kanserine bir "virüs"ün sebep olduğu gibi akla hayale sığmaz bir iddiada bulunduğuna şahit oluyor ve bunun üzerine tüm eylemlerini "Clinton Küresel Girişimi" için "Eylem Taahhüdü" olarak sunduğunu öğreniyorsunuz. salon.com/2017/10/15/cou… Kathleen Ruddy, Clinton Vakfı bünyesindeki “Clinton Küresel Girişimi” üyesidir. ellevatenetwork.com/member-spotlig… Kendisinin “pinkvirusfilm” adında bir internet sitesi var ve bu site üzerinden sözde meme kanseri virüsü araştırmalarına (Clinton Vakfı’na adadığı araştırmalara) bağış toplanıyor. pinkvirusfilm.com ABD'de Aralık 2018'de bir Temsilciler Meclisi Gözetim Alt Komitesi, Clinton Vakfı'nın ve “Clinton Küresel Girişimi”nin "yardım dolandırıcılığı" üzerine bir duruşma düzenlemişti. Alt Komite, Clinton'lar tarafından fonların özel kullanım için açılması ile ilgili tanıklık dinlemişti. Tanık John Moynihan'ın şu ifadeleri çok önemlidir: "Vakıf, fonları esasen bir kumbara olarak kullanıyor. Bu fonun kıdemli işletmecileri bunu vakıf işi, kişisel bir iş, seyahat ve kişisel harcamalar olarak görüyorlar." c-span.org/video/?c476767… Yani buna göre, Clinton Vakfı bağışlanan paraları iç ediyor. Kathleen Ruddy’nin bir Clinton Vakfı üyesi olarak, “pinkvirusfilm” internet sitesi üzerinden ve vakfın desteklediği kampanyalarla, “meme kanseri virüsü çalışmaları” diyerek topladığı bağışlar, sormak lazım, gerçekten nerede kullanılıyor? Bu bağışlar insan sağlığı ve hayatı için mi harcanıyor? Şimdi bu kişi, “Ivermectin şeker hapından bile daha güvenli” diyor, bu sözün gerisinde bilimsel hiçbir dayanağın mevcut olmadığını kendi de bildiği hâlde… Böylece nice insanın özellikle kanser hastasının gidip bu ilaçları almasına sebep oluyor. Söz konusu insanları ilaç şirketlerinin ağına düşürmek ise, en çok doktorların ilaç şirketleriyle çıkar anlaşmasına girebileceği ve bu kişilerin yalan söyleyebilme konusunda belki de birçok yetkili ağızdan daha yetkin olabileceği gerçeğini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Yine söz konusu bir ilacın “x hastalığına çare” olarak tanıtımını yapan herhangi bir çalışmanın bağımsız olmadığını düşünmek, ilgili çalışmayı yapan yazarların ilaç şirketleriyle çıkar anlaşmasına girebileceği gerçeğini göz önünde bulundurmak gerekiyor. Ve söz konusu Ivermectin ise, pazarda büyük oranda pay sahibi olan Merck’in ve Merck’in en büyük finans destekçisi Bill & Melinda Gates Vakfı’nın, Ivermectin üzerine yapılan çalışmalar üzerinde manipülatif güç kullanmayacağını düşünmek en hafif tabirle saflık olur. Bir örnek verelim; Ivermectin’in kansere çare olabileceği yönünde yapılan propaganda için en çok kullanılan çalışmalardan biri: “Eprinomektin’in (Ivermectin’in bir türü) metastatik PC3 prostat kanseri hücreleri üzerindeki antikanser etkilerinin değerlendirilmesi.” sciencedirect.com/science/articl…. Bu çalışmanın baş yazarı Angela Lincy Prem Antony Samy isimli doktor, çalışmayı yayınladığı sene, “dünya çapında ciddi hastalıklarla yaşayan insanlar için sağlam bir ilaç hattı geliştirmek amacıyla CRISPR gen düzenlemesinin gücünden yararlandığını” iddia eden “Editas Medicine” isimli bir tıbbi kuruluşta çalışıyor. linkedin.com/in/angela-linc… Editas Medicine’ın en önemli finansörleri arasında Bill & Melinda Gates Vakfı’nın olduğunu biliyor muydunuz? benzinga.com/general/biotec… Finans sağlayıcılar aynı zamanda çıkar gruplarıdır ve o şirketin çalışma politikası, misyonunu, eylem planını ve eylemlerini dolaylı olarak etkiler veya çoğu durumda doğrudan belirler. Bu şirketin bir çalışanının ortaya koyduğu çalışma da öyleyse, malum çıkar gruplarıyla ters düşemez. Hâliyle böyle bir çalışma bağımsız değildir. Böyle bir çalışma bilimsel değildir. Ben bir örnek verdim ama sadece bir örnek dahi diğer “Ivermectin uyuzdan kansere her hastalığa çare” minvalinde mesajlar veren çalışmaların bağımsız olmadığını anlamanıza yetecektir. O tip çalışmaların yazarlarının geri planda ilaç şirketleriyle ya da diğer çıkar gruplarıyla anlaşmasının, birlikteliğinin olup olmadığı araştırılmalıdır. Fon her zaman internet ortamında herkesin görebileceği şekilde sağlanmaz, gizli bir şekilde de sağlanır. Burada önemli olan o sözde bilimsel çalışmanın insanları ilaçlara ve aşılara yönlendirip yönlendirmediğinin kıstas alınmasıdır. Hatta bir doktor bir ilacı ya da aşıyı öneriyorsa, o doktorun bağımsız olduğunu düşünemezsiniz. En iyi ihtimalle sadece aklı bağımsız değildir… Hayır, Ivermectin ve diğer tüm antiparaziter ilaçlar, antibiyotikler hiçbir hastalığa çare olamaz! Benzetme yaparsak, bu ilaçların kullanımı, yangın mahalline yetişip yangını söndürmek için çabalayacak olan itfaiye erlerinin (bakteriler) ve yangının şiddetine göre yangın mahalline takviye kuvvet olarak yetişmek isteyecek ekibin (parazitler) önünü kesip yangının söndürülmesine engel olmaya çalışmak gibidir. Yangın büyür, büyür ve büyür… Ve artık söndürülmesi hiç mümkün olmayacak bir raddeye gelir, kısa veya uzun vadede… Bakterilerin, mikropların ve parazitlerin hastalığa neden olduğuna dair tek bir bilimsel kanıt yoktur. Fakat bu organizmaların ağır metal dahil toksik malzemeleri çözüp tükettiğine, ortam temizliği yaptığına ve zararlı maddeleri zararsız maddelere dönüştürüp biyoyararlanıma soktuğuna yani onların sağlığımıza, canlılığımızı idame ettirmemize muazzam katkıları olduğuna ise sayısız bilimsel kanıt mevcuttur. Bilimsel kanıtları olmayan ve zaten bilimle uzaktan yakından alakası olmayan bir iddianın/mikrop teorisinin peşine takılıp da aşıları ve/veya antibiyotik, antiparaziter ilaçları almanın sağlığa olumlu etkilerinin olduğuna dair tek bir bilimsel kanıt yoktur. Fakat aşıları ve/veya antibiyotik, antiparaziter ilaçları almanın sağlığa yıkıcı etkilerin olduğuna dair sayısız bilimsel kanıt mevcuttur. Ivermectin sonrası (muhtemel ki sadece kısa vadede ortaya çıkanlar) görülen gastrointestinal sıkıntılardan, nörolojik sorunlara kadar bir dizi hasar: drugs.com/sfx/ivermectin… Söz konusu bir ilaç sağlık için büyük önemi ve görevi olan bakterileri, mikropları ve parazitleri işinden men etmeyi taahhüt ediyorsa, orada “yan etki”den bahsedemeyiz zira amaçlanan sadece hasar bırakmaktır. Üstelik Ivermectin üzerine yapılan çalışmalara göz attığımızda bu ilacın erkeklerde ve kadınlarda kısırlık hasarı bırakma amacında olduğunu net bir şekilde anlıyoruz. Ivermectin En Şiddetli Kısırlık Toksinlerinden Biridir! “Sonuçlar, Ivermectin (IVM) ile tedavi edilen grubun testislerinde IGFBP-3 ve HSPA1 ekspresyon düzeylerinin kontrol grubuna göre anlamlı şekilde arttığını ortaya koymuştur. Ayrıca, Ivermectin enjeksiyonu serum testosteron düzeyinde, sperm sayısında, hareketlilik yüzdesinde, canlı sperm yüzdesinde ve üreme organlarının indeks ağırlığında anlamlı bir azalma ve sperm anormalliklerinde anlamlı bir artış göstermiştir.” pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/28880400/ Erkek albino sıçanları üzerinde Ivermectinin toksikolojik ve patolojik çalışmayla, Ivermectin verilen beyaz albino sıçanlarının sperm sayısı ve anormal spermi incelendi: “Sperm anormalliğinde önemli bir artışla birlikte toplam sperm sayısında önemli bir azalma olduğu gösterilmiştir.” semanticscholar.org/paper/Toxicolo… “Sonuçlar, Ivermectin’in haftada bir kez 8 hafta boyunca uygulanmasının hafif doğurganlık bozukluklarına neden olduğunu ortaya koymuştur.“ pubmed.ncbi.nlm.nih.gov/21783912/ “Sonuçlar Ivermectin verilen dişi tavşanların doğurganlığında kayda değer oranda azalma olduğunu göstermiştir.” worldwidejournals.com/indian-journal… “Ivermectin’in, hafif dejeneratif değişikliklerden spermatogenik hücrelerin tam nekrozuna ve spermlerin tamamen yokluğuna kadar değişen terapötik veya çift terapötik dozlar alan erkek tavşanlar üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olduğu sonucuna vardık. Bu arada, dişi genital sistemi ciddi şekilde etkilenmişti ve uterusta ciddi dejenerasyon ve kanama ile yumurtalıklarda atritik foliküller ve dejenerasyona uğramış yumurtalar gösteriyordu.” “Şekil 13: Günlük 0.4 mg/kg vücut ağırlığı S.C dozunda ivermektin almış ve bodur büyüme hamileliğin 28. gününde kesildiği gösteriliyor. Şekil 14: Günlük 0.4 mg/kg vücut ağırlığı S.C dozunda ivermektin alan ve gebeliğin 28. gününde kesilen gebenin yumurtalığı, yumurtalık stromasına dağılmış çok sayıda dejenere ve atritik folikülleri gösteriliyor. (H&E x100)” semanticscholar.org/paper/Patholog… “Test edilen hastaların sperm sayısında ve sperm motilitesinde önemli bir azalma gözlemledik. Morfolojide anormal sperm hücrelerinin sayısında önemli bir artış vardı. Bu, iki kafa, çift kuyruk, beyaz (albino) spermler ve olağanüstü büyük başlı formlarını aldı. Hastaların sperm hücrelerinin önceden belirlenmiş parametrelerinde yukarıdaki değişikliklerin sadece Ivermektin ile tedavilerinin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.” scholarsresearchlibrary.com/articles/effec… Dr. Mike Yeadon’ın Ivermectin hakkındaki konuşmasını dinleyin: “Ivermectin görebileceğiniz en kötü kısırlaştırıcı ilaçtır.” "İlginç bir şekilde Covid aşılarına karşı çıkan bazı doktorlar bu ilacı övüyor... Burada büyük bir organizasyon var gibi görünüyor." rumble.com/v5bfmgd-dr-mik… (Elbette büyük bir organizasyon var, onlar açısından insanları kısır bırakmak için buna değer!) … Ivermectin’in insan kullanımı için piyasaya sürülme hikayesi, Afrika’da görülen, yine parazitlerin suçlandığı, kara sineklerin de parazitleri taşıdığı iftirasına uğradığı, “nehir körlüğü” sorununa umut olabileceği söylemleriyle Merck tarafından Ivermectin’in “Mectizan” adı altında üretilmesiyle başlıyor. DSÖ, GAVI, Bill & Melinda Gates Vakfı vs. Merck’in Mectizan’ına büyük destek veriyor. mectizan.org/mec/ "1991'den beri UNICEF ortağı olan ilaç şirketi Merck & Co., nehir körlüğü ile mücadele etmek için Mectizan'ı (başlangıçta Ivermektin olarak bilinir) bağışlıyor. Merck, ilacı ihtiyacı olan herkese ücretsiz dağıtmak için UNICEF ve diğer kuruluşlarla birlikte çalışır." forbes.com/sites/unicefus… "Merck; nehir körlüğünün tedavisi için, ihtiyaç duyan herkese, gerektiği kadar uzun süre, ücretsiz olarak Mectizan/Ivermectin tedarik edeceğini söyledi… Bu, küresel sağlık tarihinde, Berlin Duvarı'nın yıkılmasının demokrasi için önemli olması nedeniyle önemlidir… Ve hatta Dünya Bankası bile Mectizan dağıtımı için bir fon geliştirmeye dahil oldu." gatesnotes.com/Story-of-A-Her… Bill Gates, notlarında Mectizan için bunları söylüyor. Aslında Gates Ivermectin’in insan kullanımına açılmasınını Berlin Duvarı'nın yıkılması kadar önemli görüyor. Neden acaba? Gates’in bu söylemini, daha doğrusu bu büyük kutlamasını, Ivermectin’in kısırlık meydana getirdiği bilgisi ile düşünmeli artık. Dünya Bankası’nın Ivermectin reklamından, bazı kareler görebilenler için Ivermectin ile gerçekte neyi amaçladıklarını, üzerine hiçbir yoruma yer bırakmadan kendi başına açıklıyor. “Kişi başına yılda sadece bir veya iki hap.” “İSTİSNA YOK” "İŞİ BİTİR" mectizan.org/news_resources… Geri planda Ivermectin ile sözde “nehir körlüğü” mücadelesine destek olan kuruluşların sıralandığını görüyorsunuz. DSÖ 2030 hedefleri için, Mectizan’ın/Ivermectin’in 10 ülkede doğrulanmasını yani 10 ülkenin bu ilaç için denek sahası olmasının ve hatta nüfusun %100’ünün bu ilaçları kullanmasını talep ediyor. ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/P… DSÖ’nün 2030 hedefleri içerisine Ivermectin’i alması neden önemli/tehlikeli? Buradan, “nehir körlüğü” gibi parazit kaynaklı olduğunu iddia ettikleri hastalıklar için harika yeteneklerinin olduğunu söyledikleri KISIRLAŞTIRICI ZEHİR IVERMECTİN’in (başta Merck olmak üzere diğer ilaç şirketlerinin çeşitli toksik maddelerle formülasyonuyla ve farklı isimlerle) tüm dünyada insanlara dayatılacağını anlıyorsunuz. Yani istisnasız herkes bu ilacı kullanmalı, “GERİDE KİMSE KALMAMALI.” Son dönemler zaten tüm Ivermectin reklamları apaçık bir şekilde bu amaca hizmet ediyor. Bu, şüphe götürmez. Bill & Melinda Gates Vakfı "Ivermectin ile parazit mücadelesi” stratejisine “görünürde” 24 milyon dolar ayırıyor. philanthropynewsdigest.org/news/gates-fou… Ivermectin’e neden bu kadar önem veriyorlar, artık anlaşılıyor mu? PARAZİT OLARAK NEYİ/KİMİ GÖRÜYORLAR? Neden sivrisinek hikayelerine ihtiyaçları var? Neden "kedi, köpek, kene, pire, kum sineği, kara sinek vs. hastalık bulaştırır" diye sürekli ve sürekli yalan söylüyorlar? Neden muhtemel ki geri planda Merck gibi ilaç şirketleriyle çıkar anlaşmalarına girmiş ve onlar tarafından fonlanmış doktorların Ivermectin övgülerini toplamaları gerekiyor? Çünkü "nehir körlüğü" ile başladıkları bu sürecin sonunda bakteri, parazit kaynaklı gördükleri her probleme karşı, hatta parazit kaynaklı olduğu yalanını söyledikleri her hastalık için KISIRLAŞTIRICI ZEHİR IVERMECTİN'i kurtarıcı gibi sunabilecekler. “Ivermectin sıtmadan kansere dek her hastalığa çare olabilecek harika bir ilaçtır” diyerek insanları avlamak isteyecekler ve çoktandır bunu yapıyorlar da… … Onlar durmayacak, hayali bir virüs uyduracak, bakterileri, parazitleri suçlayacak ama aşıları ve ilaçları servis edebilecekleri ortamı hazırlamak isteyecek ve bir salgın tiyatrosu çevirecekler. Onlar durmayacak, “mikrop teorisi” gibi sahte bilimsel varsayımlara yaslanıp bebekleri doğar doğmaz, kordon bağı kesilir kesilmez alüminyum, cıva, formaldehit, polisorbat 80 gibi zehirlerle aşılayacak, onlarda SMA, otizm gibi nörodejeneratif hasarlara yol açacak ve bunları “genetik hastalık” diye pazarlayacaklar. Onlar durmayacak, sayısız bebeği ve çocuğu sakat bırakacak, hayatından edecek ama işin sonunda mikropları yine ve yeniden suçlayarak “bizler çocuklarımızı mikroplardan koruyoruz” diyecek ve aşıları hep savunacaklar. Onlar durmayacak, basit bir kene ısırığı sonrası ya da çok daha basit saçma sapan nedenlerden dolayı nice insanın mikrobiyotasını bozacak, kısa ya da uzun vadede böbrek ve karaciğer hasarları çıkaracak, gastrointestinal problemlerden, nörolojik problemlere dek birçoğunun müsebbibi olan antibiyotikleri övecek, önerecek ve reçete edecekler. Onlar durmayacak, ana akımda daha baskın seslerle “x hastalığının sebebi bir virüstür” diyerek öncelikle çare olarak aşı sunacak, aşıdan kaçanları da o çevrenin arasına yerleştirdikleri etki ajanlarının aracılığıyla “parazitler de bu hastalıkta etken/parazitler bu hastalığın nedeni” diye aldatarak KISIRLAŞTIRICI ZEHİR IVERMECTİN ile avlayacaklar. Onlar durmayacak, ta ki insanlar mikrop teorisini gerçekten sorgulayıncaya kadar! İnsanlar; “MİKROPLAR HASTALIK YAPMAZ, ONLAR BİZİM DOSTLARIMIZDIR” diyebildiğinde, bulaş diye bir şeyin olmadığını bildiğinde, hastalıkların dışarıdan gelmediğini anladığında gücü eline alacak ve özgürleşecek! Mikroplara yönlendirilen her suçlamanın insanları sakatlamanın, hasta etmenin, yavaş ve sinsice azaltmanın en vahşi araçları olan ilaçların ve aşıların kullanımına yol açtığı anlaşıldığında, insanlar gerçek düşmanlarının kimler olduğunu da ayan beyan görebilecek! Ve o vakit onlar sonsuza dek durdurulacaklar!

Türkçe
2
0
3
133
Zülfi Güren
Zülfi Güren@zulfiguren·
@drcetiner Mutlu olup olmamaktan bağımsız olarak düşünmek insan olmanın gereğidir. Her insanda düşünme potansiyeli vardır; fiiliyata geçiremese bile.
Türkçe
0
0
0
6
Prof. Dr. B. Gültekin Çetiner
Saçma yazanlara, ironi anlamayanlara, tefekkür etmeyenlere, “Bu nasıl prof?” diye hadsizce soranlara ve hakaret edenlere: Garip bir şey fark ettim — en derin düşünen, her şeyi sorgulayan, hayatı anlamaya çalışan tanıdığım insanlar… genellikle en az mutlu görünenler oluyor. Sanki hayatın çelişkilerinin ne kadar farkına varırsan, içinde huzurlu hissetmek o kadar zorlaşıyor gibi. Ivan Illich, Ludwig Wittgenstein, Genrikh Altshuller, Thomas Szasz, Joel Barker, Alvin Toffler ve daha nice paradigma dışı adamlar bununla boğuşmuş olmalı— farkındalık acı getirir ve mutluluk bir tür unutmayı veya basitleştirmeyi gerektirir. Mucitliğin kitabını yazan Genrikh Altshuller icatların kalitesini eleştirdiğinde Sibirya’da sürgüne bile yollanmıştı. Modern felsefenin tartışmasız öncüsü Ludwig Wittgenstein hiçbir üniversitede çalışamadı. Daha nice örnekler sayılabilir. Acaba zeka ve mutluluk arasında gerçek bir zıtlık mı var? Benim cevabım net: Farkındalık acıtabilir. Ama cehalet mutluluk değildir. Sadece geçici bir uyku halidir. “Paydaları eşitledin mi?” diye soran, kilometrekareyi nasıl çevireceğini bilmeyen, iki satır okuduktan sonra “bu nasıl prof?” diye klavyeye sarılan vasat yorumlar… işte tam da o yüzden. Siz yüzeyde kalıp “mutlu” görünürken, biz çelişkileri görüp huzuru arıyoruz. Gerçek mutluluk belki de unutmakta değil, gerçeği cesaretle karşılamakta gizli. Siz ne dersiniz? Derin düşünmek insanı mutsuz mu eder, yoksa asıl mutsuzluk sorgulamadan yaşamak mıdır? #Farkındalık #ZekaVeMutluluk #HayatınAnlamı
Prof. Dr. B. Gültekin Çetiner tweet media
Türkçe
6
4
28
971
Zülfi Güren retweetledi
Sama Hoole
Sama Hoole@SamaHoole·
In 1900, John D. Rockefeller controlled approximately 90 percent of all petroleum refining in the United States. He was, by some calculations, the richest private individual who had ever lived. He had a problem. Scientists were discovering that compounds derived from coal tar, a petroleum byproduct, could be used as synthetic medicines. Aspirin, derived from coal tar, had been launched by Bayer in 1899. The petroleum waste stream Rockefeller had previously had to dispose of could now be sold back to the public as medicine at a markup of roughly 10,000 percent. He had another problem. American medicine in 1900 was a competitive ecosystem of homeopaths, herbalists, naturopaths, osteopaths, midwives, and traditional doctors who used food, plants, water, and lifestyle as the primary tools of healing. Approximately half of all American medical schools taught some form of natural or alternative medicine. Rockefeller bought into the German pharmaceutical industry, eventually taking a substantial stake in IG Farben, the conglomerate that included Bayer, BASF, and Hoechst. He then commissioned a report. The report was written by Abraham Flexner, an educator with no medical training, funded by the Rockefeller and Carnegie Foundations, and published in 1910. It declared that natural and alternative medical schools were unscientific quackery. It recommended the closure of more than half of all American medical schools and the standardisation of the rest around medicine based on synthetic patented drugs. Congress acted. Half of American medical schools closed within a decade. The remainder accepted Rockefeller and Carnegie funding on the condition that their curricula be reorganised around pharmaceutical treatment. Nutrition was removed. Herbal medicine was removed. Lifestyle intervention was removed. The doctor's job was redefined: diagnose the symptom, prescribe the drug. The drugs were petroleum-derived. The petroleum was supplied by Rockefeller-controlled refineries. The medical schools were funded by Rockefeller. The journals were funded by Rockefeller. The AMA was supported by Rockefeller. The hospitals were funded by Rockefeller. By 1925, the American medical system was a vertically integrated extension of the petroleum industry, operating under the marketing slogan that it was scientific. This is the system that exists today. The pharmaceutical industry generates approximately $1.5 trillion in annual revenue. The American population, 4 percent of the global total, consumes approximately 50 percent of all pharmaceuticals manufactured. The system was not designed to make people healthy. The system was designed to manage symptoms in a way that produces lifetime customers. A healthy patient is a former customer. A managed patient, who takes the pill every day for the rest of their life, is an annuity. The objective has always been to keep you in that profitable corridor between healthy and dead. Long enough to keep buying. Not so well that you stop. The doctor who advises you to fix your metabolism by changing your diet is, from the point of view of the system that trained him, a defective product. The doctor who prescribes you a statin, a metformin, an antidepressant, and a blood pressure medication for life is performing exactly as designed. The system was designed by an oil baron who needed to sell the waste products of his refineries. It still functions, 116 years after the Flexner Report, exactly the way he designed it. You are the customer. The corridor is where you live.
Sama Hoole tweet media
English
500
7.4K
15.5K
896.2K
Zülfi Güren retweetledi
Koçovalı
Koçovalı@kocovali08·
Topladığı bağışları zimmetine geçirerek 9 daire aldığı, 7 kez estetik yaptırdığı, mama linkleri üzerinden sahte fatura düzenlediği iddiasıyla tutuklanan köpek velisi lakaplı Buket Özgünlü, içerden çıkmış para toplamaya devam ediyor. İzinsiz para toplamak suç! @TC_icisleri
Türkçe
249
2.1K
10.5K
648.8K
Zülfi Güren retweetledi
Dr. Özcan Yücel MD
Dr. Özcan Yücel MD@drozcanyucel·
Siz bilim insanıysanız ben de Noel Babayım!!!! 👇👇👇 Dünyanın önde gelen lipidologları (kan yağları uzmanları diyelim), “LDL ne kadar erken ve ne kadar uzun süre düşük olursa o kadar iyi” yaklaşımını teorik olarak güçlendirerek kolesterol tedavi kılavuzlarının daha agresif hâle gelmesine zemin hazırladı. Bakın, ortada kanıt falan yok. Kontrollü çalışma yok. Sadece bir modelleme var. Yeni kılavuza göre bir örnek vereyim: Hiçbir şikâyeti olmayan 31 yaşında bir kişinin LDL’sinin 191 mg/dL saptandığını düşünelim. Kılavuz, bu kişiye ömür boyu yüksek doz kolesterol ilacı öneriyor. Eğer LDL, 95’in altına tek bir ilaçla düşmüyorsa 2., gerekirse 3. kolesterol ilacını ekleyin diyor. Ömür boyu!!!!!! Bilim yok ama maşallah modelleme var. Hava tahmini modellemecilerinin “30 yıl sonra bugün kar yağacak” demesi kadar doğrudur modeliniz!!! Bunlar bilim insanı kılığında ilaç taciri.
Dr. Özcan Yücel MD tweet media
Türkçe
6
30
200
9.9K
🧬Craig Brockie
🧬Craig Brockie@CraigBrockie·
There's a probiotic strain that's been clinically proven to target belly fat. Not total body weight Not water weight Visceral fat - The dangerous fat packed around your organs. In multiple clinical trials, People who took this strain for 12 weeks saw measurable reductions in visceral fat, waist circumference, and body weight. No change in diet No change in exercise Just the probiotic. The strain is called L. Gasseri. It naturally lives in your gut and was originally isolated from human breast milk. A randomized, double-blind clinical trial published in the Journal of Medical Food put it to the test. One group received L. Gasseri daily. The other received a placebo. After 12 weeks? Visceral fat decreased significantly in the L. Gasseri group. Waist circumferences shrank. The placebo group? No changes. Separate Japanese research confirmed the same thing - Fermented milk containing L. Gasseri reduced BMI, abdominal fat, and visceral fat that wraps around your organs. Why does this matter? Because not all body fat is equal. Subcutaneous fat sits under your skin. Annoying but relatively harmless Visceral fat is different. It wraps around your liver, kidneys, and intestines. It produces inflammatory chemicals that increase your risk of heart disease, type 2 diabetes, and the "Big C." You can look relatively lean - And still be carrying dangerous amounts of it. L. Gasseri appears to target this specific type of fat. But it does more than just that. It strengthens your gut barrier - Reducing the leakiness that lets toxins flood your bloodstream. It suppresses harmful bacteria while supporting the beneficial ones. It helps regulate appetite hormones - The signals that tell your brain when you're full. It may help lower cholesterol by influencing how your body processes bile acids. And it can reduce IBS symptoms, Especially abdominal pain. When your gut is working properly, your metabolism follows. Here's the problem most people run into: You can buy L. Gasseri in a capsule. Most deliver a few billion bacteria per dose. But most of those bacteria arrive DEAD. Heat, moisture, shelf time, and stomach acid destroy them before they ever reach your gut. A few billion sounds like a lot. It's not. Your gut contains trillions of microbes. A few billion is a drop in the ocean. Not enough to colonize. Not enough to shift the balance. Dr. William Davis (the physician who wrote "Wheat Belly" and "Super Gut") - Figured out a better way: Make your own probiotic yogurt at home using specific strains. Not a pill Not a supplement A highly concentrated probiotic food you make yourself. His protocol: Ferment at 109°F for 36 hours. That extended fermentation time allows the bacteria to multiply far beyond what any capsule can deliver. Trillions of live cultures per batch. Not billions. TRILLIONS. Fresh. Potent. Alive. A half cup a day is the protocol. The difference between a capsule and homemade yogurt is like comparing a garden hose to a fire hydrant. Same water Completely different force I've been making my own probiotic yogurt for a few years now. It was one of the best decisions I ever made for my gut, my digestion, my energy, and my body composition. I've been saying for 30 years: Your weight, your energy, your metabolism - It starts in the gut. When my gut was destroyed, Nothing worked. No diet. No exercise plan. No willpower. When I fixed the gut? Everything downstream changed. Science is finally catching up. And strains like L. Gasseri are one of the biggest reasons why. Comment GUIDE and I'll send you a FREE guide on how to make unlimited probiotics at home. P.S. MUST Follow for me to DM you.
🧬Craig Brockie tweet media🧬Craig Brockie tweet media
English
2.6K
591
3.2K
291.9K
Zülfi Güren
Zülfi Güren@zulfiguren·
@Zengingurkan Gürkan bey, bütün İsrailseverler toplanmış postun altına. 168 çocuğun katledilmesinden hiç rahatsız olmamışlar, yazık..
Türkçe
0
0
0
7
Fırat Erez
Fırat Erez@FIRATEREZ·
Kötü bir teori bu, eğer doğruysa (aynı apron) bir tesadüf üzerine yazılmış olmalı. Uçaktakiler İsrail için hedef değil. Düşürseler Türkiyeye değil, Libyaya giderken Akdenizde düşürürler. Uçağın kara kutusu da deşifre edildi, sabotaj izi yok. Elektirik arızası yaşadıklarını bildirmişler.
Fırat Erez tweet media
Türkçe
33
1
8
5.7K
Zülfi Güren retweetledi
Deniz Yavuzyılmaz
Deniz Yavuzyılmaz@yavuzyilmazd·
Düşen Libya uçağı, İsrail'in sabotajına mı uğradı? Konuyla ilgili son derece kritik bilgi, belge ve kayıtlara ulaştık. 23 Aralık 2025 tarihinde Ankara’da düşen, Libya Genel Kurmay Başkanını taşıyan uçağın, Esenboğa Havalimanı’ndaki kalkışından 3 saat önce; Park halinde bulunduğu aprona, şüpheli bir İsrail jetinin giriş yaptığını ve 1 saat 41 dakika boyunca orada kaldığını, ardından Tel-Aviv’e hareket ettiğini tespit ettik. İsrail jetinin kalkışından sonra havalanan Libya jeti ise, havalandıktan 15 dakika sonra düştü. Uçaktan kurtulan olmadı. AKP’ye soruyorum! İki düşman ülke uçağının aynı apronda park ettirilmesi, uluslararası uçuş kurallarına aykırı değil mi? İçinde kim ve ne olduğu belli olmayan İsrail jetinin, Libya Genelkurmay Başkanı'nın jetinin bulunduğu apronda ne işi var? Bu durumu kamuoyundan neden gizliyorsunuz? Olayın gelişimini, kanıtlarıyla birlikte açıklıyoruz: 1) 22 Aralık 2025 – Saat 22.53 Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Haddad’ın da bulunduğu askeri heyeti taşıyan, Malta bayraklı, 9H-DFS Tescil No.lu uçak, Esenboğa’ya iniş yapıyor. Yüksek güvenlikli (VIP) yolcular 1 No.lu apron’da indiriliyor. Buraya kadar her şey normal görünüyor. 2) Sonrasında garip bir durum yaşanıyor. Normalde üst düzey yabancı devlet yetkililerini taşıyan uçaklar, ana apron olan ve VIP terminaline en yakın durumdaki 1 No.lu apronda park ettirilirken; Libya uçağı, havalimanının en uzak köşesine, adeta kör noktadaki 5 No.lu aprona yönlendiriliyor. Uçak bu 5 No.lu apronda park haline geçiyor. Ardından mürettebat uçaktan ayrılıyor. 3) 23 Aralık 2025 – Saat 17.04 İtalya’dan kalkan, İsrail bayraklı ve 4X-CNA Tescil No.lu bir İsrail uçağı, “yakıt ikmali” gerekçesiyle Esenboğa’ya iniş yapıyor. Ve tesadüfe bakın ki… O da aynı 5 No.lu aprona yönlendiriliyor. Uçakta kimler var, hangi ekipmanlar var, ne var meçhul. 4) İki uçak bir arada❗️ Libya askeri heyetinin jeti ile İsrail jeti 1 saat 41 dakika boyunca aynı apronda, bir arada bekliyor. Bu süre boyunca Libya uçağının mürettebatı oteldeyken, İsrail uçağındakiler ise 5 No.lu apronda Libya uçağıyla baş başalar. 5) Uçaklardan birinin üst düzey devlet görevlisi taşıdığı, bu iki düşman ülke uçağının, aynı apronda bir arada park ettirilmesi büyük bir skandaldır. Zira Libya ile İsrail’in diplomatik ilişkisi yok ve Libya İsrail’i devlet olarak da tanımıyor. Libya ve İsrail, teknik ve hukuki olarak birbirine “düşman ülkeler”. Uluslararası uçuş kurallarına göre düşman ülke uçakları bu şekilde park ettirilemez. 6) Saat 18.45 İsrail uçağı 5 No.lu aprondan hareket ediyor ve ardından havalanıyor. Varış yeri ise Tel Aviv. 7) Saat 19.30 civarı Libya uçağının mürettebatı kalkış hazırlığı yapmak için uçağa gidiyor. Gittiklerinde uçağın etrafında şüpheli bir durum veya şüpheli bir uçak görmüyorlar. Zira Libya askeri heyeti ve mürettebatı, İsrail uçağıyla hiç karşılaşmıyor. 8) Saat 20.17 Libya uçağı olan bitenden habersiz kalkış yapıyor. 9) Saat 20.32 Havalandıktan 15 dakika sonra uçakla telsiz bağlantısı kesiliyor. 10) Ankara ili sınırları içinde düşen uçaktan kurtulan olmuyor. CB Tayyip Erdoğan, İçişleri Bakanı ve Ulaştırma Bakanı’na sesleniyorum! Derhal bu skandalla ilgili kamuoyunu bilgilendiriniz. Çarpıtmaya kalkarsanız açıklamadığım delilleri de açıklayacağım. Uyarıyorum ki, sonra boşa düşmeyin! İşte kayıtlar, belgeler, videolar⬇️
Deniz Yavuzyılmaz tweet mediaDeniz Yavuzyılmaz tweet mediaDeniz Yavuzyılmaz tweet media
Türkçe
395
4.9K
15.1K
593.5K
Zülfi Güren retweetledi
Cem GÜRDENİZ
Cem GÜRDENİZ@cemgurdeniznet·
ABD’nin NATO’dan çıkması ve Türkiye’ye saldırısında İsrail’e yardım etmesi konusu günlerdir tartışılıyor. Bu durum bana 1919 Paris Konferansı’nda İngiltere’nin ve ABD’nin Yunan’ı Türk’ün üzerine salmasını hatırlatıyor. Birinci Dünya Savaşı öncesi, 1914’e gelindiğinde İngiltere ağır borç yükü altındaydı ve yükselen Almanya’yı ortadan kaldırmak için Büyük Savaş planlandı. Fransa batıdan, Rusya doğudan saldıracak ve Almanya yok edilecekti. İngiltere Savaşı kazandı ama bu bir Pirus zaferiydi. Sonuçta imparatorluk yıprandı, maliye iflas etti ve uzun bir çözülme sürecine girdi. Böylece ortaya çıkan boşluğu yükselen hegemon ABD doldurdu. Buna rağmen Londra 1919’da Yunanistan’ı vekil olarak kullanıp Anadolu’ya sürdü. Ancak Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde Türk milleti bu oyunu bozdu. Önce Sakarya, sonra Dumlupınar ile sahadaki zafer Mudanya Ateşkes Antlaşması ve ardından Lozan ile siyasi sonuca dönüştü ve Yunan ile İngiltere Anadolu’dan sökülüp atıldı. Bugün de 107 yıl sonra aynı tarihsel çizginin benzer bir safhasındayız. Borç yükü altında ezilen ABD, Çin’in yükselişini durduramıyor ve İsrail’in vekili gibi hareket ediyor. Bu ikili İran karşısında 40 günü aşan süreçte siyasi hedeflerinin hiçbirini gerçekleştiremedi. Hürmüz ve Bab El Mendeb’in kontrolünü dahi kaybetti . Sahada gördüğümüz tablo son skandal kurtarma harekâtından sonra daha da dibe vurdu. ABD ve İsrail’in elinde esas olarak sadece havadan kullanılan ateş gücü var, fakat bu güç tek başına ne askeri ne siyasi sonuçlar üretmeye yetmiyor. Sürekli siviller ölüyor. İşte bugün de benzer bir senaryo tartışılıyor. İsrail’in yeni hedefi Türkiye ve ABD’nin İsrail’e yardım etmek için NATO’dan çıkacağı tartışması sürüyor. ABD’nin İsrail-Türkiye çatışmasında NATO Antlaşması’nın 5. maddesini uygulamamak ve İsrail’in yanında Türkiye’ye saldırmak için NATO’dan çıkmasına ihtiyacı yok ki. ABD bunu istediği şekilde zaten yapabilir zaten yapıyor da. Hele Trump döneminde bunu yapmak çok daha kolay. Diplomatik Görüşmeler devam ederken görüştüğü ülkeye saldıran bir ülke NATO Antlaşması’na uyar mı? Türkiye’de pek çok kurum ve kişi NATO ve ABD gerçeğini görmezden gelmeye devam ediyor. ABD ve İsrail Türkiye’de ancak şunları yapabilir: Ekonomik dengemizi bozabilir, Siyasete müdahale edebilir, kumpas kurabilir ve son tahlilde savaşta havadan ateş gücü yağdırabilir. Ancak sonuçta elde edecekleri kayıplar çok ama çok büyük olur. Böyle bir süreçten sonra Türkiye yeni kurulan dünyada jeopolitik perspektifte yerini çok daha sağlam alır. Kısacası 100 yıl önce çöken imparatorluk İngiltere, Yunanistan’ı kullanarak Anadolu’da sonuç almaya çalıştı ve başarısız oldu. Bugün ABD İsrail üzerinden benzer bir strateji izliyor. Bu iki tablo birçok açıdan örtüşüyor ve en çok da sonuçları itibarıyla örtüşecek. O dönemde İngiltere geriledi, yerini ABD aldı. Bugün ise ABD geriliyor, Çin yükselmeye devam ediyor, Rusya ve İran direnç gösteriyor. ABD ve İsrail ise sahada sonuç alamayan, büyük ölçüde havadan vuran bir çizgiye sıkışmış durumda, sadece çöküşlerini hızlandırıyorlar. Bir hatırlatma yapalım. Tarihte Anglosakson hegemonyaya tokat atabilen en büyük ulus Türkler olmuştur. Çanakkale’den Kut ül Amare’ye Kurtuluş Savaşından Lozan’a yokluklar içinde bile olsak onları yendik. Yeter ki biz içeride adam olalım, birlik olalım ve Mustafa Kemal’in rotasını takip edelim. Tanrı kimseyi Türklerle savaştırmasın.
Türkçe
0
1.6K
7.7K
334.7K
Zülfi Güren
Zülfi Güren@zulfiguren·
@drozcanyucel Maalesef insanlara ayet gibi ezberletilmiş bir bilgi tuzun tehlikeli olduğu. Sizin gibi gerçeğin peşindeki doktor ve bilim insanları sayesinde daha fazla insan tuzla yeniden ‘tanışıyor’
Türkçe
0
0
1
79
Dr. Özcan Yücel MD
Dr. Özcan Yücel MD@drozcanyucel·
Tuz kısıtlaması insülin direncini arttırabilir!! Doktorlar ellerini insanların tükettiği tuzdan çekmelidir. Tuz konusunda damağınız ve vücudunuz size seslenir. Ben tuz sever birisiyim. Hatta bakmadan tuz atanlardanım. Kızlarımdan 2’si doğuştan tuz sevmiyorlar. Bir tanesi ise bana çekmiş. Yaratılış bu dostlar. Tıbbi olarak diyaliz hastası ya da çok çok nadir özel durumlar dışında insanlara tuz kısıtlamadı gereksizdir. 55 yaşındayım. Tansiyonum en fazla 130/80 olur. HbA1c %4.8. İlaç kullanmam. Çok şükür..
Robert Lufkin MD@robertlufkinmd

As a medical school professor, I taught for years that "less salt is always better." New research in the Journal of Clinical Endocrinology & Metabolism just challenged that. In a rigorous inpatient study, researchers found that salt depletion INCREASED insulin resistance within just 24 hours. The numbers: - HOMA-IR nearly doubled (5.9 to 10.9) - Fasting insulin jumped 58% - Fasting glucose rose 11% And it was worst in people already insulin resistant. The mechanism? Salt changes triggered inflammatory oxidative stress in immune cells, which directly impaired insulin signaling. This is metabolic dysfunction in action -- inflammation and insulin resistance feeding each other in a vicious cycle. One-size-fits-all salt advice may be doing real harm to metabolically vulnerable people. Full breakdown coming on the Health Longevity Secrets podcast. Source: academic.oup.com/jcem/article/1… #MetabolicHealth #InsulinResistance #Inflammation #Longevity #HealthLongevitySecrets

Türkçe
41
84
538
45.3K
Zülfi Güren retweetledi
Nassim Nicholas Taleb
Nassim Nicholas Taleb@nntaleb·
Liars. They were civilians, children, old women, young women, people attending a funeral, people having lunch. It was a killing rampage by bloodthirsty lunatics. Liars.
Nassim Nicholas Taleb tweet media
English
86
1.4K
6K
200.4K