Deniz Bayramoğlu

6.4K posts

Deniz Bayramoğlu banner
Deniz Bayramoğlu

Deniz Bayramoğlu

@bayramoglu_d

Dem de geçer Gam da geçer Artık YouTube'da bir sayfamız var: https://t.co/Ou1XTp3kzM

İstanbul, Türkiye เข้าร่วม Ağustos 2016
5.8K กำลังติดตาม82.9K ผู้ติดตาม
ทวีตที่ปักหมุด
Deniz Bayramoğlu
Deniz Bayramoğlu@bayramoglu_d·
Ailemizin yeni üyesi temburumuzla ilk kayıt… Deniz Bayramoğlu- Deli Gönül Feryat Etme Boşuna youtu.be/XMeuj42We6g?si…
YouTube video
YouTube
Türkçe
3
3
112
8.5K
Deniz Bayramoğlu รีทวีตแล้ว
MOD
MOD@HaberMOD·
Gençler ODTÜ’de teke zortlatması oynuyor ve katılım arttıkça dünya güzelleşiyor.
Türkçe
193
939
16.5K
1M
Deniz Bayramoğlu รีทวีตแล้ว
Emre Dayıoğlu
Emre Dayıoğlu@emredayioglu07·
Üçtelli ile çalınan her ezgi, Türkiye”nin unutulmuş ama yaşayan en büyük senfonisidir. Dedelerimin ellerine sağlık. Müzik, hepimizin ortak paydası.
Türkçe
8
98
876
38.8K
Deniz Bayramoğlu
Deniz Bayramoğlu@bayramoglu_d·
@heveskargazi sayın hocam Kaygusuz Abdal’ın aşağıdaki dörtlüğünde geçen “zihi mükit ü zevrak” manası nedir. El Mükit, esmaül hüsna’dan maddi manevi rızık veren; zevrak zemzem şişesi fakat “zihi” işi karıştırıyor. Sahip mi yay kirişi mi vs bulamadım bir türlü. Acaba bir hatayla Rezzak kelimesi zevrak olarak yazılmış olabilir mi?
Deniz Bayramoğlu tweet media
Türkçe
0
0
5
820
Deniz Bayramoğlu รีทวีตแล้ว
Salih Tuna
Salih Tuna@YazarSalihTuna·
ABD-İsrail deccal ittifakı İsfahan'ı yerle bir ederken "medeniyet bezirganları" ağızlarını açmıyorlar. Yazıklar olsun...
Türkçe
45
206
851
17.5K
Deniz Bayramoğlu
Deniz Bayramoğlu@bayramoglu_d·
Üstat bu kıyafet Tanzimat döneminden Meşrutiyet'e kadar kullanılmış ve İstanbul'a has bir kıyafettir. İsmi de yine payitahta has bir isim, "İstanbulin"dir. Reşad Ekrem Koçu'nun Türk Giyim Kuşam ve Süslenme Sözlüğü'nde belirttiği gibi şıklığı gözeterek rahatsız kıyafetler giyip boyun bağı takan, sivil ve yaşlı devlet erkânını bu eziyetten kurtarmak için İstanbullu terziler tarafından Sultan Abdülmecid devrinde tasarlanmıştır. İlgilisi daha ayrıntılı bilgiye şuracıktan ulaşabilir: fikriyat.com/galeri/kultur-…
Türkçe
0
1
8
1.1K
NECİP FAZIL ERGÜT
NECİP FAZIL ERGÜT@fazilergut·
Yıllardır iletişim alanında çalışan ve kıyafetlerdeki ince detayların dilini okumaya gayret eden biri olarak; sembollerle mesaj vermeyi bilen bir isim olan Bilal Erdoğan’ın üzerindeki bu ceketi, iletişim perspektifinden değerlendirmeye çalışacağım. Bir kıyafet bazen sadece bir kumaş ve kesim değildir. Bir duruşun, bir hafızanın ve bir iddianın taşıyıcısıdır. Bilal Erdoğan’ın üzerindeki bu ceket tam da böyle bir anlam katmanı taşıyor. İlk bakışta sade, ölçülü ve klasik… Fakat dikkatle bakıldığında, geçmişle bugünün arasında kurulmuş ince bir köprü olduğu fark ediliyor. Bu tarz, köklerinden kopmadan modernleşmenin mümkün olduğunu hatırlatıyor. Osmanlı zarafetini ve Anadolu irfanını bugünün modern estetiğiyle harmanlayan bir dil kuruyor. Ceketin uzun formu, dik duruşu ve ölçülü sadeliği, geçmişteki vakar anlayışının bugüne taşınmış bir izdüşümü gibi. Bu tarz bize şunu söylüyor! Kendi medeniyet kodlarına yabancılaşmadan da çağın içinde yer alınabilir. Hatta asıl derinlik, tam da bu dengede saklıdır. Kökleri sağlam, yüzü geleceğe dönük bir duruş. Bu, sadece bir stil değil, aynı zamanda bir kimlik beyanıdır. Kıyafetler de konuşur. Ve bazıları sadece şık görünmez. Bir medeniyetin sessizce konuşan dili olur. Vesselam…
NECİP FAZIL ERGÜT tweet media
Türkçe
1
0
10
2.5K
NECİP FAZIL ERGÜT
NECİP FAZIL ERGÜT@fazilergut·
@bayramoglu_d Ne ben kaldım ne de sen, Birlikte yok oldu “ben” Dost kapısında eren Canım da yağma olsun
Türkçe
1
0
3
48
Deniz Bayramoğlu รีทวีตแล้ว
NECİP FAZIL ERGÜT
NECİP FAZIL ERGÜT@fazilergut·
Bazı sohbetler vardır ki kelimeler sadece bir bahanedir. Asıl konuşan gönüldür, asıl anlaşan kalptir. Bu sabah, kıymetli Deniz Bayramoğlu ile böyle bir vakitte buluştuk. Ne çok cümle kurduk ne de uzun izahlar yaptık. Çünkü hakiki sohbet, sesin değil sükutun içinden yükselir. İnsan bazen anlatmadan anlaşılmanın huzuruna sığınır. İşte o anlarda zaman ağırlaşmaz, bilakis hafifler. Sözler çoğalmaz, mana derinleşir. Bu sabah da öyle oldu benim için! Ve insan, en çok da böyle zamanlarda kendine yaklaşır. Bu güzel buluşma, bana bir kez daha hatırlattı! Hakikat, anlatılan değil hissedilendir. Ve gönülden geçen, eninde sonunda gönle varır. Vesselam… @bayramoglu_d
NECİP FAZIL ERGÜT tweet media
Türkçe
1
1
13
1.9K
Deniz Bayramoğlu รีทวีตแล้ว
Dr. Ali Arif Özzeybek
Dr. Ali Arif Özzeybek@aliarifozzeybek·
Hz. Ali Efendimizin doğum yıldönümü olan 21 Mart Nevruzu Sultan hayır ve güzelliklere vesile olsun. Bütün dilekler Hak katında kabul olsun. "Gözlüye gizli yok, ya sen ne dersin? Biz Muhammed Ali diyenlerdeniz." #Nevruzusultan
Türkçe
33
134
847
124.4K
Deniz Bayramoğlu
Deniz Bayramoğlu@bayramoglu_d·
Deniz Bayramoğlu- Geldi Geçti Ömrüm Benim youtu.be/KEUMI-9Ajwk?si… Geldi geçti ömrüm benim şol yel esip geçmiş gibi Hele bana şöyle geldi şol göz yumup açmış gibi İşbu söze Hak tanıktır bu can gövdeye konuktur Bir gün ola çıka gide kafesten kuş uçmuş gibi Miskin âdem oğlanını benzetmişler ekinciye Kimi biter kimi yiter yere tohum saçmış gibi Bu dünyada bir nesneye yanar içim göynür özüm Yiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi Bir hastaya vardın ise bir içim su verdin ise Yarın anda karşı gele Hak şarabın içmiş gibi Bir miskini gördün ise bir eskice virdün ise Yarın anda sana gele Hak libâsın biçmiş gibi* Yunus Emre bu dünyada iki kişi kalur derler Meğer Hızır İlyas ola abı hayat içmiş gibi
YouTube video
YouTube
Türkçe
4
2
80
3.2K
Deniz Bayramoğlu รีทวีตแล้ว
Tolga Acaroğulları
Tolga Acaroğulları@Acarogullari10·
Dünyanın bilinen ilk tam teşekküllü “yapay dil”ini bir Osmanlı âliminin icat ettiğini biliyor muydunuz? 1574’te Muhyî-i Gülşenî tarafından oluşturulan “BÂLEYBELEN”, dünyanın bilinen ilk tam teşekküllü yapay dili kabul edilir. Bâleybelen, “dilsizlere dil veren” anlamına geliyor. Arapça, Farsça ve Türkçe’den esinlenerek kurulmuş, ancak bunlardan bağımsız kendine özgü gramer kuralları, ek sistemi ve 10.000’e yakın kelimelik sözlüğüyle tam bir dil haline gelmiştir. Yapay dillerin atası kabul edilen Esperanto’dan 300 yıl önce tasarlanmış; Osmanlı coğrafyasındaki âlimlerin ortak bilim ve irfan dili olması, aynı zamanda tasavvufî sırları korumak amacıyla icat edilmiştir. Muhyî bu dille şiirler ve felsefi eserler yazmış; Mustafa Koç’un çalışmalarıyla şifresi çözülmüş, dilbilim tarihinde Doğu’nun en özgün dil mühendisliği örneği olarak yerini almıştır.
Tolga Acaroğulları tweet media
Türkçe
8
102
578
28.7K
Deniz Bayramoğlu รีทวีตแล้ว
kültürİstanbuL
kültürİstanbuL@kulturistan·
Orhan Veli’nin evi seksen milyona satışa çıkmış. Eğer kamu otoriteleri seksen milyonu bulamıyoruz diye bu evi yazarın anısına bir müze yapma imkanını kaçırırsa Türk edebiyatı ve İstanbul çok şey kaybeder. Konuyu gündeme getiren @adilbali kardeşime teşekkürlerimle
kültürİstanbuL tweet media
Türkçe
15
448
1.6K
55K
Deniz Bayramoğlu
Deniz Bayramoğlu@bayramoglu_d·
Deniz Bayramoğlu - Çağırırım Dost Dost youtu.be/F6O3vTNIcno?si… Niyazi Mısrî Niyazi Mısrî 9 Mart 1618’de Malatya’nın Aspozi kasabasında doğdu. Asıl adı Mehmed’dir. Şiirlerinde, ilim tahsili için bir süre Mısır’da kaldığından “Mısrî” mahlasıyla “Niyâzî” mahlasını kullanmıştır. Niyâzî gençlik yıllarında bir Halvetî şeyhine intisap ettiğini söyler. Şeyhinin Malatya’dan ayrılmasının ardından öğrenimini sürdürmek üzere Diyarbekir’e giden (1048/1638), bir yıl orada kaldıktan sonra Mardin’e geçen Niyâzî bu iki şehirdeki âlimlerden mantık ve kelâm okudu. 1050’de (1640) Kahire’ye gidip Ezher medreselerinde ilim tahsiline başladı. Bu sırada oturmakta olduğu Şeyhûniyye Külliyesi’ndeki Kādirî Tekkesi’nin şeyhine intisap etti. Kahire’den şeyhinin izniyle ayrıldı (1053/1643). Mısır, Suriye ve Anadolu’nun çeşitli şehirlerini dolaşıp 1056’da (1646) İstanbul’a gitti. Küçükayasofya civarında Sokullu Mehmed Paşa Camii Medresesi’nin bir hücresinde halvete girdi, daha sonra bir süre Kasımpaşa’da Uşşâkī Âsitânesi’nde misafir kaldı. Aynı yıl İstanbul’dan ayrılıp Anadolu şehirlerini dolaşmaya başladı. Uşak’ta Ümmî Sinan’ın halifelerinden Şeyh Mehmed Efendi’nin zâviyesinde iken Elmalı’dan Uşak’a gelen Ümmî Sinan’a intisap etti (1057/1647) ve onunla birlikte dergâhının bulunduğu Elmalı’ya gitti. Dokuz yıl burada şeyhine hizmet edip seyrüsülûkünü tamamlayan Niyâzî 1066’da (1656) halife tayin edilmesinin ardından Uşak, Çal ve Kütahya’da irşad faaliyetinde bulundu. İstanbul’da başlayıp yayılan Kadızâdeliler hareketinin etkisiyle aleyhinde bazı dedikodular çıkınca 1072 (1661) yılı başlarında bölgeden ayrılarak birkaç müridiyle birlikte Bursa’ya yerleşti. Niyâzî’nin Bursa’da iken Sadrazam Köprülü Mehmed Paşa’nın davetine uyarak IV. Mehmed’in ikamet ettiği Edirne’ye gittiği, itibar ve hürmet gördüğü, kaydedilmektedir Niyâzî, bu ziyareti sırasında Eskicami’de vaaz ettiği sırada söylediklerinden dolayı, daha sonra kendisine intisap edip halifesi olan Sadr-ı Âlî çavuşlarından Azbî Baba nezâretinde Rodos’a sürgün edildi ve adanın kalesinde bir hücreye kapatıldı. Dokuz ay sonra Bursa’ya dönmesine izin verildi. Cezbe galebesiyle şeriatın zâhirine aykırı bazı sözleri sebebiyle Bursa kadısı Ak Mehmed Efendi’nin şikâyeti üzerine bu defa Limni adasına sürgün edildi On beş yıla yakın sürgün hayatı yaşadıktan sonra II. Ahmed’in fermanıyla istediği yere gitmesine izin verilince tekrar Bursa’ya döndü (1103/1692). Ertesi yıl ordunun Avusturya seferine çıkacağı sırada 200 müridiyle birlikte sefere katılmak için hazırlıklara başladığı öğrenilince kendisine Bursa’dan ayrılmayıp hayır dua ile meşgul olması için bir hatt-ı hümâyun gönderildi. Ancak o, padişaha bir mektup yazarak bu isteğini kabul edemeyeceğini bildirdi. Sadrazam Bozoklu Mustafa Paşa, Niyâzî’nin Edirne’ye gelmesi halinde sözlerinin halk ve ordu üzerinde etkili olacağını ve büyük bir fitne kopacağını ileri sürerek padişahı etkiledi. Otuz kadar müridiyle birlikte tekrar Limni’ye gönderilen Niyâzî-i Mısrî ertesi yıl burada vefat etti (16 Mart 1694).
YouTube video
YouTube
Türkçe
5
5
90
3.6K