emre
2.4K posts

















Fidan Ataselim: Kadın düşmanı, eşitlik karşıtı hamleler erkekliği besliyor mezopotamyaajansi44.com/tum-haberler/c…


📢 Anayasa Mahkemesi’nin Nafaka Kararı Kadınlara Yönelik Ekonomik Şiddeti Artıracak ▶️🔗 esik.org.tr/kategori/basin… 🟣AYM’nin Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasına ilişkin “süresiz olarak” ibaresini oy çokluğu ile iptal ettiğini öğrenmiş bulunuyoruz. AYM’nin nafaka kararı, başta ekonomik şiddet olmak üzere kadınlara ve çocuklara yönelik her türlü şiddeti artıracak. 🟣AYM’nin iptal kararı, gerekçeli karar Resmî Gazete’de yayınlandıktan 9 ay sonra yürürlüğe girecek. Gerekçeli kararın ne zaman yayınlanacağı ise belirsiz. ‼️Buna rağmen Adalet Bakanı, kararın açıklanmasının hemen ardından yoksulluk nafakasının 12. Yargı Paketi kapsamında Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda yeniden düzenleneceğini açıkladı. Bu aceleciliği ve karara bu denli hızlı sahip çıkılmasını dikkatle not ediyoruz. Çünkü aynı yaklaşımı başka Anayasa Mahkemesi kararlarında göremiyoruz. 🟣Anayasa Mahkemesi’nin evli kadının soyadı ile ilgili iptal hükmü, yürürlüğe girdiği 28 Ocak 2024 tarihinden bu yana uygulanmıyor. Kadınlara halen kocalarının soyadı dayatılıyor. ▶️Kararın kendisi kadar zamanlaması ve yarattığı sonuçlar da kamuoyu ve gelişmeleri yakından takip eden kadın örgütleri açısından ciddi soru işaretleri taşımaktadır. 🟣Kamuoyu yıllardır, gerçeklerle hiçbir ilgisi olmayan “ömür boyu nafaka mağduriyeti” söylemleriyle sistematik biçimde yönlendirildi, kadınların boşanma sonrasında karşı karşıya kaldıkları yoksulluk görünmez kılınmaya çalışıldı. ⁉️Soruyoruz ❓Anayasa Mahkemesi bu kararı hangi sosyo-hukuki araştırmalara, bilimsel verilere dayanarak vermiştir?Hukuk, toplumsal gerçeklikten ve bilimsel araştırmalardan kopuk biçimde yorumlanabilir mi? ❓Yaklaşık on yıl önce Anayasa’ya aykırı bulunmayan bir hüküm bugün neden aykırı bulunmuştur? ❓Bu on yıllık süreçte Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği mi sağlanmıştır? ❓Kadınların işgücüne katılımı erkeklerle eşit düzeye mi ulaşmıştır? ❓Kadın yoksulluğu sona mı ermiştir? ❓Kadınlar boşanma sonrasında ekonomik güvenceye mi kavuşmuştur? ❓Yoksa bugün hâlâ kadınların önemli bir bölümü düşük ücretli, güvencesiz ve kayıt dışı çalışırken; çocukların velayetleri boşanma sonrası çoğunlukla anneye bırakılırken; bakım yükü büyük ölçüde kadınların omuzlarındayken; nafaka miktarları birdenbire yükselmiş ve erkekler açısından katlanılamaz bir yük mü yaratmıştır? ‼️Gerçekler bunun tam tersini göstermektedir. Kadın Dayanışma Vakfı’nın 2019 ve 2024 yılında yayımladığı Yoksulluk Nafakası Araştırma Raporu’na göre; Türkiye’de nafaka alan kadınların önemli bir bölümü çok düşük miktarlardaki nafakaları dahi tahsil edememektedir. 🔴Mesele hiçbir zaman nafakanın miktarı olmadı. Mesele, boşanma sonrasında kadınların ekonomik olarak bağımsızlaşabilmesi için hukuk düzeninin sağladığı sınırlı güvencelerin ortadan kaldırılmasıdır. ▶️Kararın zamanlaması çok önemlidir 🟣TBMM gündemine alınması beklenen 12. Yargı Paketi kapsamında yoksulluk nafakasına yönelik kapsamlı değişiklikler hazırlandığı ifade edilmektedir. Nafakanın süreye bağlanması, çeşitli kriterlerle sınırlandırılması ve fiilen erişilemez hale getirilmesi yönünde düzenlemeler yapılacağı uzun süredir konuşulmaktadır. ⁉️Soruyoruz ❓Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararıyla ortaya çıkan yasal boşluk, tam da bugünlerde hazırlanmakta olan yeni nafaka düzenlemeleriyle mi doldurulacaktır? Kararın zamanlaması tesadüf müdür? Anayasa Mahkemesi neden bu dosyaya dair şimdi ve hiç olmadığı kadar hızlı karar vermiştir? Neden önceki içtihadından ayrılmış, yerleşik yaklaşımını değiştirmiştir? ❓Anayasa Mahkemesi kararını verirken yalnızca anayasal ilkeleri ve hukuku mu esas almıştır, yoksa yıllardır belirli çevreler tarafından yürütülen siyasi kampanyaların ve baskının etkisi altında mı kalmıştır? 🔴Bu sorular yalnızca kadın hareketinin değil, hukuk devleti ilkesine inanan herkesin sorması gereken sorulardır. Çünkü Medeni Kanun herhangi bir yasa değildir. Medeni Kanun, Cumhuriyet’in kadınlara eşit yurttaşlık statüsü kazandıran temel hukuk metnidir. 🔴Son yıllarda nafaka hakkından velayete, mal rejiminden aile hukukuna kadar pek çok konuda Medeni Kanun’un eşitlikçi hükümlerinin tartışmaya açıldığını görüyoruz. Kadınların kazanılmış haklarını aşındırmaya yönelik her girişim, yalnızca kadınları değil, laik hukuk devletini de hedef almaktadır. 🔴Yoksulluk nafakası bir lütuf değildir. Evlilik süresince karşılıksız bırakılan bakım emeğinin, çalışma yaşamındaki yapısal eşitsizliklerin ve boşanmanın kadınlar üzerinde yarattığı ekonomik sonuçların kısmen telafi edilmesini sağlayan bir haktır. 🔴Toplumsal cinsiyet eşitsizliği devam ederken, kadınların bakım yükü kamusal olarak paylaşılmazken, kreşler yaygınlaştırılmazken, eşit işe eşit ücret sağlanmazken ve kadın yoksulluğu giderek derinleşirken nafaka hakkının hedef alınması eşitsizliği daha da büyütecektir. 🔴Kadınların ekonomik güvencesini zayıflatacak hiçbir düzenleme toplumsal adalet üretmez. 🔴Medeni Kanun’u parça parça yok etme girişimlerine karşı çıkmaya, kadınların ekonomik ve sosyal haklarını savunmaya, eşit yurttaşlık mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz. Hayatlarımızdan, haklarımızdan, hayallerimizden vazgeçmiyoruz❗️ #YasalaraDokunmaUygula #NafakaHakkı #MedeniYasayaDokunma















