
hakkı
175 posts



İzmir'in ünlü iş insanına "faili meçhul cinayet" gözaltısı!. İzmir’de 2018’de şüpheli şekilde hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık dosyasında yeni deliller doğrultusunda aralarında Tanyer İnşaat sahipleri Mehmet Münir Tanyer ve Mehmet Taylan Tanyer'in de yer aldığı 26 kişi hakkın


İzahını bulamıyorum bu görüntülerin. Orada yaşayanlar defalarca şikayet etmiş, kimsenin umrumda olmamış. 5 yıl önce Ege Telgraf gazetesi o sokak için “İlla birinin ölmesi mi gerekiyor!” başlığı atıyor, ses yok. Oysa belediyelerin günlük basın raporları olur. Basın ve Halkla İlişkiler Birimleri’nde çok sayıda kişi olur. Bu haber başkanın önüne dosya olarak gider. Başkan eğer sorumluluk sahibiyse gider ilgili daireye talimat verir. Ama İzmir’de bunların hiçbiri olmamış. Konak Belediyesi görmüyor, Büyükşehir Belediyesi görmüyor. Kardeşim vatandaş defalarca arıyor, söylüyor yine görmüyorsunuz. Gazete “Biri ölecek” diyor yine görmüyorsunuz. O zaman bu cinayetin sorumlusu sizlersiniz!

Bursa'da 17 yaşındaki bir şahıs, sevdiği kızı kendisine vermeyen kızın babasını öldürdü.







🔵 Tıp öğrencileri, mezun olduktan sonraki maaş beklentilerini paylaştı: ▪️"Kalp-damar cerrahisi, 15.000 euro" ▪️"Spor hekimliği, 21.000 euro" ▪️Endokrinoloji, 150.000 TL" ▪️Plastik cerrahi, 30.000 euro"











Cips fabrikasındaki işçi 110 bin maaş alıyor, yıllarca uğraşmış cabalamış memur maaşı 59 binden başlıyor.

İki Din İki Ayet: İslam: Bakara 191: "Onları Nerede yakalarsanız öldürün. Sizi yurdunuzdan çıkardıkları gibi siz de onları yurtlarından çıkarın. Fitne, adam öldürmeden beterdir. Yalnız onlar, Mescidi Haram yanında sizinle savaşa kalkışmazlarsa siz de onlarla Mescidi Haram yanında savaşmayın. Ama onlar, sizi orada öldürmeye kalkışırlarsa öldürün onları. Budur kafirlerin cezası işte." Hristiyanlık: Luka 6:27–29 “Düşmanlarınızı sevin, sizden nefret edenlere iyilik yapın, size lanet edenler için iyilik dileyin, size hakaret edenler için dua edin. Bir yanağınıza vurana öbür yanağınızı da çevirin. ....Babanız merhametli olduğu gibi, siz de merhametli olun.”








Öğretmeni işlevsiz hale getiren şey Veli baskısı değil. Veli baskısını ortaya çıkaran şey Velilerin kendilerini sosyal statü olarak öğretmenlerden yukarıda görmeleri. Bunun da bir kaç sebebi var. Birisi, artık hemen herkesin meslek sahibi olma rotasını biliyor olması. “Öğretmen” eskiden devletin önemli bir uzantısıydı ve bir otoriteydi, ortalama öğretmen toplum ortalamasının üzerinde bir otorite figürüydü. Bir öğrenciyle uğraştığında sonuç o öğrenci için kötü olurdu. Bugün ise böyle değil, çünkü çok fazla öğretmenlik okumuş insan var, öğretmen maaşı yerlerde ve bunların onbinlercesi “atanamamış”, işsiz. Atanabilenler de kötü koşullara razı olmak zorunda kalmış genç insanlar. Bir veli, özellikle de kendisi üniversite mezunu, ya da meslek sahibi bir veli bu profildeki öğretmene baktığında onu, saygın bir öğretmen değil, başka yeri tutturamadığı için öğretmenlik okumuş, sınırlı kapasiteye sahip ve tesadüflerle atanmış birisi olarak görüyor. O kişiye, hakkı olan mesleki saygınlığı tanımıyor. Bununla bağlantılı olarak Türkiye’de kayırmacılık çok kolaylaştı ve son Kahramanmaraş olayında da görüldüğü gibi Veli bazen okuldan çok daha güçlü olabiliyor. Bu sadece emniyet müdürü veli için geçerli değil, herkes her şekilde birilerine ulaşabiliyor, hiç kimseye ulaşamayan bile öğretmeni “Bu kim ki” kafasıyla yargılıyor ve Cimer’e şikayet edebiliyor. Tıpkı doktorlarda filan olduğu gibi. Adam çıkıp doktor dövmekle nasıl övünüyorsa öğretmeni de aynı kafayla hiçe sayıyor. Bunun veli whatsapp gruplarıyla da ilgisi yok. Çünkü sonuçta velilere “öğretmen ne derse o” mesajı verilmiyor, tersine öğretmene, devletin veli için tuttuğu ve Veli’nin önüne atılmış bir özel hoca muamelesi yapılıyor. Bu muamele varken hangi öğretmen otorite kuracak da öğrenciyi adam edecek?




