Levent Kuruoğlu
4.3K posts

Levent Kuruoğlu
@leventkuruoglu
Öğretmen - Hür-Sen Konfederasyonu ve Hürriyetçi Eğitim Sen Genel Başkanı - Instagram: @leventkuruoglu
เข้าร่วม Ekim 2009
10.5K กำลังติดตาม41.7K ผู้ติดตาม

GEÇİCİ YÖNETİCİ GÖREVLENDİRME GENELGESİ ACİLEN ÇIKARMALIDIR
Geçici görevlendirmeleri düzenleyen ve okul dışından görevlendirmelere olanak sağlayan 2003/70 nolu Genelge Danıştay'ca iptal edilmiştir.
O gün bugündür, MEB, bir türlü yeni genelge çıkarmamıştır.
MEB Bürokrasinin ana sorunu olan geçici görevlendirmelerin zorunlu hallerde yapılabilmesi ve objektif bir kritere bağlanması açısından 23 yıldır çıkarılmayan genelge bir an önce çıkarılmalıdır.

Türkçe

DEVLETİN BİR İŞİ İÇİN VEYA HİZMET İÇİ EĞİTİM KURSU VE SEMİNERLERE KURSİYER OLARAK, İDARENİN KENDİ EYLEM VE İŞLEMLERİYLE GÖREVLENDİRİLEN ÖĞRETMENİN; OKULDA KALMIŞ OLMASI HÂLİNDE ALACAĞI TÜM EK DERS ÜCRETLERİ ÖDENMELİDİR.
Ek derslerin hangi hallerde ödeneceği, 16.12.2006 tarihli ve 26378 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararda belirtilmiştir.
Millî Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararın “Görevin fiilen yapılması” başlıklı 25. maddesinde; ek ders ücreti ödenebilmesi için ek ders görevinin fiilen yapılmış olması, ek ders görevinden sayılan veya ek ders görevinin yapılmış sayılacağı hâller bakımından ise bu Kararda belirlenen koşulların oluşması gerektiği kayıt altına alınmıştır.
“Görevin fiilen yapılması
MADDE 25- (1) Bu Karar kapsamında ek ders ücreti ödenebilmesi için, ek ders görevinin fiilen yapılmış olması, ek ders görevinden sayılan veya ek ders görevinin yapılmış sayılacağı hâller bakımından ise bu Kararda belirlenen koşulların oluşması şarttır. Ek ders ödemelerinden harcama yetkilisi, ödeme emri belgesini düzenleyen gerçekleştirme görevlisi ve bu Kararda belirtilen esas ve usuller çerçevesinde ek ders görevinin gerçekleştiğine ilişkin belgeyi düzenleyen ve onaylayan diğer gerçekleştirme görevlileri müteselsilen sorumludur.
(2) Yapılan inceleme sonucunda fiilen yapılmadan ve gerekli koşullar oluşmadan ödendiği anlaşılan ek ders ücretleri ilgililerden yasal faizi ile birlikte geri alınır.
(3) Bu Kararın 10 ve 14 üncü maddeleri ile 16 ncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ödenen ek ders ücretleri, yarım günlük izinler hariç, her ne şekilde olursa olsun izinli ve raporlu olunan sürelerde ödenmez. “
Ayrıca; Milli Eğitim Bakanlığı Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararın “Ders görevinin yapılmış sayılacağı hâller” başlıklı 16. maddesinin 1. fıkrası (a) beninde; “MADDE 16- (1) Bir öğretim yılında 90 günü geçmemek üzere, bu Karar kapsamında bulunan personelden; a) Bakanlıkça veya verilen yetki uyarınca valiliklerce yurt içinde düzenlenen her türlü eğitsel gezi, konferans, kurs ve seminerlerde görevlendirilenler; fiilen yerine getirdikleri bu görevleri süresince, görevlendirildikleri tarihte kendilerine verilmiş ek ders görevleri varsa bu görevlerini yapmış sayılırlar ve buna ilişkin ek ders ücretleri kadrolarının bulunduğu kurumca ödenir…” hükümlerinde istisnai haller belirtilerek bu istisnai hallerde ek ders görevi yapılmış sayılarak ek ders ücreti ödenmesi öngörülmektedir.
Milli Eğitim Bakanlığının 2007/19 nolu genelgesinin Yönetici ve Öğretmenlerinin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararının "Ders görevinin yapılmış sayılacağı haller" başlıklı 16. maddesini açıklayan 11. maddesindeki; "Kısacası, söz konusu etkinliklere katılanlar bu sürelerde kadrolarının bulunduğu kurumda olsalardı ne kadar ek ders ücreti almaları gerekiyorsa aynı miktardaki ek ders ücretlerini almaya devam edecekler, bu sürelerde kadrolarının bulunduğu kurumda ek ders ücreti alamayacak durumda olanlar ise bu sürelerde de ek ders ücreti alamayacaklardır." açıklamalarında yer alan "... olsalardı ne kadar ek ders ücreti almaları gerekiyorsa aynı miktardaki ek ders ücretlerini almaya devam edecekler." Cümlesiyle konuya açıklık getirilmiş ve ödenmesi gereken ek ders ücretlerini hakkında ayrıntılı açıklamaya yer verilmiştir.
İlgili madde tüm ek ders ödenen görevleri madde içerisinde tek tek yazmak yerine kısaca "... görevlendirildikleri tarihte kendilerine verilmiş ek ders görevleri varsa bu görevlerini yapmış sayılırlar ve buna ilişkin ek ders ücretleri kadrolarının bulunduğu kurumca ödenir." demektedir. Yani karşılığında ek ders ödenmekte olan tüm görevler bu kapsama girmektedir.
Dolayısıyla öğretmenin devletin bir işi için idare tarafından görevlendirildiği veya hizmet içi eğitim kursu ve seminerlere kursiyer olarak katıldığı, okul sporları faaliyetinde görevlendirildiği tarihte kendilerine verilmiş ek ders görevini yani yetiştirme kursu, egzersiz, belleticilik, destekleme ve yetiştirme kursları, ders dışı eğitim çalışmaları, öğrenci sosyal ve kişilik hizmetleri, hazırlık ve planlama görevi, koordinatörlük görevleri,yüz yüze eğitim, nöbet, ders dışı hazırlık,yöneticilere yönetim görevi karşılığında ödenecek ücretler, vb. görevler vb görevlerini yerine getirememektedir.
Görevlendirme onayında öğretmenin devletin bir görevi için görevlendirildiği açıkça yazmaktadır. Bu görevlendirilmeyle alınan izin öğretmenin mazeret izni değildir. Öğretmen kendi ihtiyaçları için izin kullanmamaktadır. İzni evinde geçirmeyecektir. Devletin bir görevini ifa etmek için belirtilen görev yerinde olacaktır. Bu görevi nedeniyle de görevlendirildikleri tarihte kendilerine verilmiş ek ders görevini yerine getirememektedir.
Burada bir keyfilik yoktur. Bilakis ilgili makamlar öğretmeni görevlendirmiştir. Dolayısıyla öğretmenin görevlendirilmesi nedeniyle o gün alamadığı tüm ek ders kayıplarının ayrıca Anayasanın 125. maddesi son fıkrasındaki, “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür. “hükmü uyarınca devletin bir işi için veya hizmet içi eğitim kursu ve seminerlere kursiyer olarak bakanlığınız veya valiliklerin kendi eylem ve işlemleriyle idare tarafından görevlendirilen öğretmenin okulda kalsaydı alacağı tüm ek ders ücretleri ödenmelidir.
Öğretmenlerden, bu sürelerde hangi hallerde ek ders ücreti ödenebileceğine dair bakanlığınızın Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğü’nün 20.0.2017 tarih ve 22010846 sayılı yazısı incelendiğinde; hizmet içi eğitim kurs ve seminerlerinde kursiyer olarak görevlendirilenlerin, ders dışı eğitim çalışmaları ile nöbet görevleri hariç olmak üzere, görevlendirildikleri tarihte kadrolarının bulunduğu kurumda kendilerine verilmiş ek ders görevleri varsa bu görevlerini yapmış sayılarak yalnızca bunlara ilişkin ek ders ücretinden yararlandırılmaları gerektiğine dair görüş bildirmiştir.
Ayrıca, bakanlığınız Milli Eğitim Bakanlığı Hukuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü’nün 17.02.2017 tarih ve 2109493 sayılı yazısında “…Performans değerlendirmelerinde başarılı olup sınava katılma hakkı kazanan adaylardan; haklarında görevden uzaklaştırma tedbiri uygulananların 1 yıl fiilen öğretmenlik yapmadıkları gerekçesi ile sınava kabul edilmemesinin Yönetmeliğe uygun düşmeyeceği; bu adayların fiilen öğretmenlik yapmamaları kendi iradeleri dışında gerçekleşen bir durum olduğu ve görevden uzaklaştırma tedbirinin fiilen çalışmadan sayılmayacağına dair bir düzenleme de bulunmadığından, bu kişilerin sınava katılma koşulunu taşıdıkları değerlendirilerek işlem tesis edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir." şeklinde görüş belirtilerek öğretmenlerin fiilen öğretmenlik yapamamalarının nedeninin kendi iradeleri dışında gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiği yönünde tespit yapılmıştır.
Milli Eğitim Bakanlığının 2007/19 nolu genelgesindeki bu açıklamaya aykırı olarak öğretmenin devletin bir işi için idare tarafından görevlendirilmesi halinde okulda kalsalardı ne kadar ek ders ücreti almaları gerekiyorsa onu almaları gerekirken “ek ders görevinin fiilen yapılmış olması gerektiğinden ek ders ücreti ödenemez” şeklinde onlarca görüş yazıları ve il milli eğitim müdürlüklerinin uygulamaları bulunmaktadır.
Dikkat edilmesi gereken husus görevlendirmenin öğretmen tarafından talep edilmesi değil devletin bir işi için görevlendirme yapılmasıdır. Dolayısıyla devletin hangi işi olursa olsun yapılan tüm görevlendirmelerde öğretmenlere görevlendirilmesi nedeniyle o gün alamadığı tüm ek ders kayıpları ödenmesi gerekmektedir.
Türkçe

Norm kadro yazılımın yanlış çalışması nedeniyle normun kapalı gösterildiğini varsayarsak ortalama 180 bin normun kapalı gösterildiği ortaya çıkmaktadır.
x.com/leventkuruoglu…
GuncelEgitim.com@GuncelEgitim
Kuruoğlu: Norm Kadro Yazılımı, Öğretmen Normu Belirlenmesinde Yanlış Çalıştırılıyor guncelegitim.com/haber/kuruoglu…
Türkçe

Tam bir cehalet örneği.
Bilgisi yok ama fikri var; yazmayı biliyor ama düşünmeyi bilmiyor.
Bazı velilerin “Bizim çocuk çok zekiydi, çalışsaydı doktor olurdu” demesi gibi…
6 sınıflı bir koridorda 180 çocuk aynı anda hareket ederken; hem koridoru, hem sınıfları, hem de tuvaletleri kontrol etmek zorunda olan bir öğretmenin emeğini “günde birkaç saat” diye tarif etmek ise cehaletin zirvesidir.
Öğretmene düşmanlık, gelişime düşmanlıktır.
özgür i@e_ozgur
@leventkuruoglu Gerçekten kamuda en uzun çalışma zamanları onların sabah 09.00-14.30 arası bunu tüm yil 24 saat carpsinlar. Hele nöbetleri perişan oluyorlar. Her nöbete 1 ay
Türkçe

Okul… Öğretmen… 2025–2026 Eğitim-Öğretim yılı diyoruz.
Eğitim; insanın karakterinin, değerlerinin ve davranışlarının şekillenmesidir.
Öğretim ise bilginin sistemli şekilde verilmesidir.
Bugün teknoloji çağındayız. Ama şu soruyu sormak gerekir:
Elon Musk çocuklarını Ad Astra School gibi bir okulda okutuyorsa, öğretmene gerek yoksa bu adam aptal mı?
Eğer eğitim sadece teknolojiyle olsaydı, çocuk doğduğu anda eline tablet vererek devrim yapardık.
Oysa son 15 yıldır herkesin elinde telefon, tablet var.
Peki sonuç?
Bilgi arttı ama insan yetişmedi.
Çünkü:
Öğretim belki kısmen teknolojiyle olur,
ama eğitim insanla olur.
Ve o insanın adı: öğretmen.
StockMarket@StockMa66348359
@leventkuruoglu Abi farkındamısınız bu teknoloji çağında öğretmene gerek kalmayacağının neyin yıpranmasından bahsediyorsunuz. Özel okuldaki öğretmenler için bir kere ağzınızı açtınız mı? İşiniz gücünüz devleti milleti silkelemek
Türkçe

ÖĞRETMENE YIPRANMA PAYI ACİLEN GETİRİLMELİDİR
19. Milli Eğitim Şurasında “Öğretmenlerin özlük haklarına yönelik olarak, her dört yılda bir yıpranma payı ve 3600 ek gösterge verilmelidir. Öğretmenlerin özlük haklarına yönelik olarak öğretmenlerin ek ders ücretleri artırılmalıdır.” önerisi kabul edilmiştir.
Bu öneri hayata acilen geçirilmelidir.
Türkçe


@KusnaciMehmet Bu teiti atmadan önce Hem Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hem personel Genel müdürü ile görüşerek bu taleplerimizi yazılı olarak ilettik. Yqzı zaten sistemin yanşış çalıştığıyla ilgili ve bunu ifşaa ediyor. İfşaa mı etmeyelim? Kamuoyu mu oluşturmayalım?
Türkçe

NORM KADRO YAZILIMI, ÖĞRETMEN NORMU BELİRLENMESİNDE BİLEREK YANLIŞ ÇALIŞTIRILIYOR
Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin 25 Kasım 2024 tarihinde A Haber canlı yayınında eğitime ilişkin konuşmasında MEBBİS üzerinden okul müdürlerinin, öğrenci sayısı ve haftalık ders saati üzerinden hangi branştan öğretmenlere ihtiyaç duyacağını sisteme girdiklerini aktardıktan sonra; "Sonuçta yaklaşık 65 bin okulumuz bu bilgileri girdikten sonra, bahsettiğim 120 civarındaki atama branşından ne kadar öğretmene ihtiyacımız olduğu ortaya çıkar. Sonra Hazine ve Maliye Bakanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Strateji Başkanlığıyla yaptığımız istişarelerde aldığımız kadro sayısı bu yıl 20 bindi. 20 bin rakamının ihtiyaç duyduğumuz branşlar bazıyla elektronik ortamda orantısını kurarız. En çok hangi branşa ihtiyacımız varsa orantı sonucunda da atama sayısı en çok o branşa çıkar. Dolayısıyla bu orantıyı kurarız. Nihayetinde de branş bazlı olarak 20 bin öğretmenin dağılımını yaparız. Sonra ikinci adımımız, şimdi yeni yaptığımız şey... İl bazlı olarak hangi illerde daha çok ihtiyaç varsa o illeri önceleyerek bu branş bazlı atamalarımızı yaparız. Burada sistem, hani amiyane tabirle, el değmeden yürüyen bir sistem." açıklamasında bulunmuştur.
Evet; öğretmen norm kadrolarını, öğretmen ihtiyacını ve fazlalığını branş bazında belirleyen sistem, yani Norm Kadro Modülü, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in de işaret ettiği gibi el değmeden yürümektedir.
Peki Norm Kadro Belirleme Sistemine Dışarıdan Nasıl Müdahale Ediliyor?
Fakat bu durum, “el değmeden yürüyen bu sisteme” dışarıdan müdahale edilemeyeceği anlamına gelmemektedir.
Sisteme aşağıda maddeler halinde belirttiğimiz şekillerde bilerek ya da bilmeyerek müdahale edilmesi sonucunda, açık olması gereken normlar öğretmen gelmesin ya da var olan gitsin saikiyle kapalı gösterilmekte, kapanması gereken normlar var olan öğretmen okulda kalsın saikiyle açık gösterilmektedir.
1- Sisteme branş bazında ders yükleri girilirken -bilerek ya da bilmeyerek- fazla ya da eksik olacak şekilde hatalı veri girilmesi sonucunda öğretmenler norma dahil olmakta ya da norm fazlası olabilmektedir. Okul müdürlerinin, norm kadro modülüne girecekleri alanlar bazındaki ders yükleri, şube sayıları MEB'in resmî yazısı gereğince öğretmenlere tebliğ etmek zorunda olduğu; ders yükünün ve şube sayısının az girilmesi halinde ise bazı öğretmenlerin norm fazlası olacakları, bu nedenle de öğretmenlerin ısrarla okul müdüründen norm kadro modülüne girdiği bilgileri istemesi; yanlış bilgi girilmişse itiraz etmesi ve daha sonra sorun oluşmaması için evrakın bir örneğini fotokopi olarak alması gerekse de ne yazık ki birçok okulumuzda ne taslak norm öğretmenlere tebliğ edilmekte ne de öğretmenler mevzubahis nedenlerle okuldaki tapusu olan normuna sahip çıkabilmektedir.
2- Sınıf öğretmeni normu belirlenmesinden öğretmenler norm fazlası olmasın ya da norm fazlası olsun saikiyle az öğrenci grubuyla sınıf oluşturulmakta ya da sınıflar bileştirilerek norm kadro fazlası öğretmen meydana getirilmektedir.
Açılacak olan 1. sınıf, 5. sınıf ve 9. sınıfların hedeflenen öğrenci sayısının üstünde ve 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitim Kanunu’nun 50. maddesindeki "Birleştirilmiş sınıflar da dahil olmak üzere bir öğretmene düşen öğrenci sayısı 40’tan fazla olamaz." hükmü gereği 40'ın altında olması gerekmektedir. Örneğin, 60 öğrencisi olan bir okulda 2 sınıf açılması gerekirken 4 sınıf açılmaktadır.
3- Seçmeli derslerin seçimi norm kadro sayılarını yönetmek amaçlı kullanılmakta ve bu durumda okul yönetimi seçmeli dersleri kullanarak öğretmenlerden bazılarını norm fazlası bırakabilmekte, bazılarını ise norm kadroya dahil edebilmektedir.
4- Verimli olmadığı düşünülen öğretmenler çeşitli soruşturmalarla okuldan uzaklaştırılarak norma müdahale edilmektedir.
5- Norm kadro yazılımın yanlış çalıştırılması sonucunda aslında ihtiyaç olan branşlarda normlar açılmamaktadır.
Norm Kadro Belirleme İşlemleri Düzgün Yapılmazsa Neler Oluyor?
Bu durum;
1- Atanacak öğretmen sayısının branş bazında eksik belirlenmesine,
2- Norm verilmeyen derslere okul yöneticilerinin girmesine (Aslında toplantı, iş yoğunluğu vb. sebeplerle giremiyorlar.), yan branştaki öğretmenlerin girmesine (Bölge normundaki öğretmenin bu derslere girmesi düşünülse de görevlendirilen farklı okullardaki haftalık ders programlarının uyuşmaması, okulların birbirine uzaklığı, ulaşım imkanlarının olmaması vs. nedeniyle Ankara'da masada yapılan hesap taşrada alanda uygulanamamaktadır.)
3- İl içi, il dışı ve özür durumu yer değiştirmelerinde aslında ihtiyaç bulunan yerlerin kapalı gösterilmesine,
4- Aslında norm kadro fazlası olması gereken öğretmenlerin normu işgal etmesine,
5- Aslında norm kadroda bulunması gereken öğretmenlerin norm fazlası olmasına, eş durumu ve özür durumu gözetilmeden ilçe dışına resen atanmasına, tercihe zorlanmasına,
6- Norm kadro fazlası olan öğretmenlerin normla ilişkilendirilmemesine sebebiyet vermekte; okullarımızda eğitim ve öğretim hizmetlerinin gerekli ve yeterli personelle yürütülmesine, personel boyutunda atıl kapasite yaratılmamasına; var olan atıl kapasitenin ise ihtiyaç duyulan okul ve kurumlara yönlendirilmesine ve verimliliğe dönüştürülmesine engel olmaktadır.
Norm Kadro Yazılımı, Öğretmen Normu Belirlenmesinde Nasıl Bilerek Yanlış Çalıştırılıyor?
Norm kadro modülündeki yazılımın; 18.06.2014 tarihli ve 29034 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 1. fıkrasındaki; "(1) Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, genel bilgi ve meslek dersleri toplam ders yükü;
a) 6-31 saate kadar 1,
b) 31-42 saate kadar 2,
c) 42'den fazla olması halinde her 21 saat için 1,
genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu verilir. Bu şekildeki hesaplama sonrasında artan ders yükünün en az 15 saat olması halinde ilave olarak 1 genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu daha verilir." hükümlerinde yer alan normları vermeyip, sisteme girilen ders yüklerini 21'şer saatlik paketler haline getirip her 21 saate 1 öğretmen normu verilmektedir.
Eğitim bölgesinde de 21 saatten az ders yüklerini toplayıp her 21 saate 1 öğretmen olacak şekilde bölge normu verilmektedir.
Bu durum atölye ve laboratuar öğretmenleri için de aynen geçerlidir.
Örneklendirecek olursak; yönetmelik 31-42 saate kadar herhangi bir alanda ders yükü olan okullara 2 öğretmen normu veriyor iken, norm kadro modülündeki yazılım ikinci normu 21'şer saatlik paketler halinde vermeye ayarlandığı için ikinci normu verememektedir.
Eğer bu ikinci normu alan okul var ise o normu bölge normundan almaktadır.
Bölge normu, Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 2. fıkrasındaki hükümlerine göre belirlenmektedir.
İşte o fıkra;
"(2) (Değişik: 17/10/2016-2016/9488 K.) Yatılı bölge ortaokulları, proje okulları ve özel eğitim kurumları hariç olmak üzere, aynı yerleşim merkezinde bulunan eğitim kurumlarının genel bilgi ve meslek dersleri öğretmenleri bakımından alanlar itibarıyla öğretmen norm kadrolarının belirlenmesinde, o yerleşim merkezindeki (birden fazla eğitim bölgesi oluşturulmuşsa her bir eğitim bölgesindeki) eğitim kurumlarının aynı alanlardaki haftalık ders yükü toplamı dikkate alınır. Belirlenen norm kadroların eğitim kurumları itibarıyla dağıtımı, toplama dahil edilen her bir eğitim kurumuna o alandaki ders yükü en fazla olandan başlanarak her 21 saate bir genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu verilecek şekilde yapılır. Bu şekilde yapılacak dağıtımda artan norm kadro, öncelikle o alanda norm kadro verilmemiş olan eğitim kurumuna olmak üzere, 6 saatten az olmamak şartıyla artan ders yükü en fazla olan eğitim kurumuna verilir."
Ama bu 2. fıkranın sadece son cümlesindeki "Bu şekilde yapılacak dağıtımda artan norm kadro, öncelikle o alanda norm kadro verilmemiş olan eğitim kurumuna olmak üzere, 6 saatten az olmamak şartıyla artan ders yükü en fazla olan eğitim kurumuna verilir." hükümleri bölge normunun belirlenmesinde kullanılmaktadır.
Fakat aynı 2. fıkranın ilk cümlesindeki "Alanlar itibarıyla öğretmen norm kadrolarının belirlenmesinde, o yerleşim merkezindeki (birden fazla eğitim bölgesi oluşturulmuşsa her bir eğitim bölgesindeki) eğitim kurumlarının aynı alanlardaki haftalık ders yükü toplamı dikkate alınır. Belirlenen norm kadroların eğitim kurumları itibarıyla dağıtımı, toplama dahil edilen her bir eğitim kurumuna o alandaki ders yükü en fazla olandan başlanarak her 21 saate bir genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu verilecek şekilde yapılır." hükümlerinde "eğitim kurumlarının 1. fıkradaki belirlemeden artan aynı alanlardaki haftalık ders yükü toplamı dikkate alınır." demesi gerekirken "Eğitim kurumlarının aynı alanlardaki haftalık ders yükü toplamı dikkate alınır." diyerek "Her bir eğitim bölgesindeki eğitim kurumlarının aynı alanlardaki haftalık ders yükü toplamı dikkate alınarak her 21 saate bir, okullara 1 norm verilir." şeklinde hatalı kodlandığı için yazılım Yönetmeliğe aykırı olarak yanlış çalışıyor.
Norm kadro yazılımının Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 2. fıkrasındaki hükümlerine göre çalıştırıldığı, bunun da birçok öğretmenin haksız yere norm kadro fazlası olmasına yol açtığı aşikardır.
Çünkü 18.06.2014 tarihli ve 29034 sayılı Resmi Gazete'de Yayımlanan Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğinin; "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 1. fıkrasındaki; "(1) Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, genel bilgi ve meslek dersleri toplam ders yükü;
a) 6-31 saate kadar 1,
b) 31-42 saate kadar 2,
c) 42'den fazla olması halinde her 21 saat için 1,
genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu verilir. Bu şekildeki hesaplama sonrasında artan ders yükünün en az 15 saat olması halinde ilave olarak 1 genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu daha verilir." hükümleri gereğince belirtilen ders yükleri aralığındaki ders yüklerine norm verilmesi gerekmektedir.
Ama norm kadro yazılımı, Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 2. fıkrasındaki hükümlerine göre çalıştırılmaktadır.
Norm Kadro Yönetmeliğinin "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 1. fıkrası Yönetmelik’e neden yazılmış?
Çünkü bu haliyle 18. maddenin 1. fıkrası varken 2. fıkrasına gerek yok.
2. fıkrası varken de 1. fıkrasına gerek yok.
Dolayısıyla norm kadro modülündeki yazılımın "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 2. fıkrasındaki "Eğitim kurumlarının aynı alanlardaki haftalık ders yükü toplamı dikkate alınır." hükümlerine göre her 21 saate bir, okullara 1 norm verilecek şekilde kodlandığı açıkça ortaya çıkıyor.
Çünkü Yönetmeliğin "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 1. fıkrasındaki hükümlerde hiçbir şekilde "Eğitim bölgesinde yer almayan bağımsız okullara uygulanır." hükmü yer almamasına rağmen eğitim bölgesi dışında yer alan bağımsız okullara uygulanmakta, bölge içinde yer alan okullara ise hiç uygulanmamaktadır.
Bir öğretmenimiz tarafından bu meyanda yapılan başvuruya Millî Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü 123906829 sayılı yazılarıyla "Yönetmelik'in 18'inci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlendiği, norm kadronun belirlenmesinde herhangi bir hata bulunmadığı” şeklinde cevap vererek norm kadronun bilerek ve istenerek yanlış çalıştırıldığını itiraf etmiştir.
Peki, Norm Kadro Yönetmeliğinin "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 1. fıkrası hangi durumlarda yazılımda çalışıyor? Bu madde hükmü sadece bağımsız okullarda çalıştırılmaktadır.
O zaman Norm Kadro Yönetmeliği’nin "Genel Bilgi ve Meslek Dersleri Öğretmeni Norm Kadrosu" başlıklı 18. maddesi 1. fıkrası yönetmeliğe neden yazılmış?
Çünkü bu haliyle 18. maddenin; 1. fıkrası varken 2. fıkrasına gerek yok.
2. fıkrası varken de 1. fıkrasına gerek yok.
Bakanlıkta bu sorunun cevabını bildiği ve bu durumların farkında olduğu için öğretmenimize, "Yönetmelik'in 18'inci maddesinin ikinci fıkrasına göre normunuz belirlendi." diyor.
Gaziantep ilimizde norm kadro fazlası olarak resen atanan bir öğretmen tarafından açılan davada GAZİANTEP 5. İDARE MAHKEMESİ ESAS NO: 2024/1506 KARAR NO: 2025/1687 kararında norm kadro yazılımının yanlış çalıştırıldığına karar verildi.
"18.06.2014 tarih ve 29034 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Eğitim Bakanlığına Bağlı Eğitim Kurumları Yönetici ve Öğretmenlerinin Norm Kadrolarına İlişkin Yönetmeliğin "Genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu" başlıklı 18. maddesinde; "(1) Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, genel bilgi ve meslek dersleri toplam ders yükü;
a) 6-31 saate kadar 1,
b) 31-42 saate kadar 2,
c) 42'den fazla olması halinde her 21 saat için 1,
genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu verilir. Bu şekildeki hesaplama sonrasında artan ders yükünün en az 15 saat olması halinde ilave olarak 1 genel bilgi ve meslek dersleri öğretmeni norm kadrosu daha verilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden; Gaziantep İl Millî Eğitim Müdürlüğünün 28.08.2024 tarih ve 112840287 sayılı yazısı ile ilimize bağlı resmi eğitim kurumlarında görevli olup, bulunduğu eğitim kurumunda ihtiyaç veya norm kadro fazlası durumunda olan kadrolu öğretmenlerin, ilçe içerisinde alanlarında öğretmen ihtiyacı bulunan eğitim kurumlarına tercih ve hizmet puanı üstünlüğüne göre atamalarının yapılacağı, norm kadro fazlası öğretmen olup herhangi bir tercihte bulunmayanlar ile ilgili resen atama yapılacağının bildirilmesi akabinde ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde kimya öğretmeni olarak görev yapan davacının norm fazlası olarak belirlenmesi üzerine tercih yapmayarak atamasının resen ... Anadolu Lisesine yapılması üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri incelendiğinde, il içi atamalarda okullardaki hizmet ihtiyacının giderilmemesi halinde norm fazlası olan öğretmenlerin hizmet puanı üstünlüğüne göre atamalarının yapılacağı, norm kadronun ne şekilde belirleneceği ise yönetmelikle açıkça düzenleme altına alınmıştır.
Bakılan davada; her ne kadar ilgili mevzuat uyarınca norm kadro fazlası öğretmenlerin belirlendiği ve bunlardan tercihlerinin alındığı, alınan tercih listesi de dikkate alınarak atamaların yapıldığı, tercih yapmayanlar yönünden ise re'sen atamaların gerçekleştiği, somut olayda davacının hizmet puanı en düşük olması sebebiyle ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde kimya/kimya teknolojileri branşında norm fazlası olarak olarak belirlenip bu kapsamda da atamasının gerçekleştirildiği görülmekte ise de ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne ilişkin 01.11.2023 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü Norm Kadro Tespit Çizelgesi incelendiğinde kimya/kimya teknolojisi ders saatinin 32, norm durumunun 1 olarak belirlendiğinin yine 01.01.2025 tarihli sorgulama tarihli norm durumu çizelgesinde de kimya/ kimya teknolojisi ders saatinin 36, norm durumun 1 olarak belirlendiğinin görüldüğü, davacının atamasının yapıldığı ... Anadolu Lisesinden ihtiyaç nedeniyle 13.09.2024 tarihli işlem ile tekrar geçici olarak eski okulu olan ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde görevlendirildiği, akabinde 11.08.2025 tarihli kararname ile de tekrar atamasının ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne yapıldığı görülmektedir.
Bu durumda, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerle yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte incelendiğinde; Yukarıda yer verilen mevzuat uyarınca Örgün ve yaygın eğitim kurumlarında, genel bilgi ve meslek dersleri toplam ders yükü 31-42 saat olması durumunda norm durumunun 2 olarak belirlendiği, davacının görev yaptığı ... Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'ne ilişkin 01.11.2023 tarihli Milli Eğitim Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü Norm Kadro Tespit Çizelgesinde ise kimya/ kimya teknolojisi ders saatinin 32, norm durumunun 1, yine 01.01.2025 tarihli sorgulama tarihli norm durumu çizelgesinde de kimya/ kimya teknolojisi ders saatinin 36, norm durumun 1 olarak belirlendiğinin görüldüğü, bu nedenle 31-42 saat aralığında ders saati olan anılan okulun kimya/kimya teknolojileri dersi için 2 norm belirlenmesi gerekirken norm durumunun 1 olarak belirlenmesinin hatalı olduğu dikkate alındığında, davacının norm kadro fazlası olarak belirlenmesine ilişkin işlem ile norm kadro fazlası olduğundan bahisle atamasının re'sen ... Anadolu Lisesine yapılmasına ilişkin işleme yaptığı itirazın reddine ilişkin 09/09/2024 tarih ve E-113632699 sayılı işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Norm Kadro Yazılımı Yanlış Çalıştırılırsa Neler Olur?
Norm kadro yazılımı yanlış çalıştırılırsa;
1-Branş bazında atanacak öğretmen sayıları az belirleniyor.
2-Ücretli öğretmenler görevlendirilmesinde talep meydana geliyor.
3-Az öğretmenle verimsiz çok iş yapılıyor.
Yazılım Doğru Çalıştırılırsa Ne Kadar Boş Norm Kadro Ortaya Çıkar?
Millî Eğitim Bakanlığının 2024-2025 Eğitim Öğretim Yılı istatistiklerine göre, örgün eğitimde 59 bin 336 resmî okul bulunmaktadır.
Ekte sunduğumuz norm kadro tespit çizelgeleri ve tablodan hareketle her okulda en az 3 branşta norm ihtiyacı var iken yazılımın yanlış çalışması nedeniyle normun kapalı gösterildiğini varsayarsak ortalama 180 bin normun kapalı gösterildiği ortaya çıkmaktadır.
1- Varın siz hesaplayın; kaç öğretmen, her türlü yer değiştirmede, kontenjan yetersizliği nedeniyle yer değiştirememiştir?
2-Varın siz hesaplayın, boş olması gereken kaç norm haksız yere kapalı gösterilmiştir?
3-Varın siz hesaplayın, yazılım hatası nedeniyle kaç öğretmen norm fazlası olmaktadır? Kaç öğretmen eş durumu ve özür durumu gözetilmeden ilçe dışına resen atanmış veya tercihe zorlanmıştır?
4-Varın siz hesaplayın, ilk defa atanacak kaç öğretmen yazılım hatası nedeniyle atanamamaktadır?
5-Varın siz hesaplayın, kaç ücretli öğretmen yazılım hatası nedeniyle fazladan görev yapmaktadır?
6-Varın siz hesaplayın, yazılım hatası nedeniyle kaç derse yan branş veya okul yöneticisi girdiği için dersler verimli işlenememektedir?
Türkçe

İKRAMİYEYİ İNEK İÇTİ, EK DERS DAĞA KAÇTI, ZAM AĞACA ÇIKTI, EK DERSE VERGİYİ BALTA KESTİ, VERİLEN SÖZLER SUYA DÜŞTÜ, UMUTLAR YANDI BİTTİ KÜL OLDU.
Tam 20 yıldır ek derse bir kuruş zam yapılmadı...
İkramiyeyi İnek İçti, Ek Ders Dağa Kaçtı, Dizüstü Bilgisayar Ağaca Çıktı, Verilen Sözler Suya Düştü, Ek Ödemeyi Balta Kesti, Umutlar Yandı Bitti Kül Oldu.
İkramiyeyi İnek İçti
1-5 Kasım 2010 tarihlerinde yapılan 18. Millî Eğitim Şurası Kararlarının "Öğretmenin Yetiştirilmesi, İstihdamı Ve Mesleki Gelişimi" başlıklı bölümü 27. maddesi; "27. Öğretmen ve yöneticilerin ekonomik durumlarının iyileştirilmesi amacıyla her yıl kasım ayında bir maaş tutarında ikramiye verilmeli, ek ders ücretleri 12 TL'ye çıkarılmalı, görev aldığı projeler için ek ders ücreti tahakkuk ettirilmeli, yöneticilere ek ders ücreti yerine makam tazminatı ödenmeli ve ek ders ücretinin maaşlara yansıtılmasına yönelik düzenlemeler yapılmalıdır." hükümlerinde her yıl Kasım ayında bir ikramiye ödenmesi ve ek derslerin 12 TL'ye çıkarılması kararı alınmasına rağmen enflasyon oranında artan ek ders dışında 2026 yılına kadar bir arpa boyu yol alınmadı.
Kısacası 18. Millî Eğitim Şurasında; ek ders 12 lira olacak kararı aldıydınız ne oldu, öğretmene bir ikramiye kararı aldıydınız ne oldu,
Cevap veriyorum; Ek Ders Dağa Kaçtı, Zam Ağaca Çıktı, Ek Derse Vergiyi Balta Kesti
Ek Ders Dağa Kaçtı
Devam edelim 28 Ekim 2005 tarihinde öğretmenler günü öncesinde gazetelerde; "Öğretmenlerin ek ders ücretleri 3 kat artacak" başlığıyla "Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğretmenlerin 3,510 lira olan bir saatlik ek ders ücretlerinin 10 liraya çıkarılmasını öngören bir kanun taslağı hazırlayarak Başbakanlık'a gönderdi." şeklinde gündeme gelen ek derse zam hikâyesi bir türlü sonuçlanmamış, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik'in ek ders ücretlerini artırıyoruz açıklamasıyla beklentiye giren ve hükümetten gelen sinyaller doğrultusunda ümitleri sönen öğretmenler eylemlerde bulunmuşlardı.
24 Kasım 2005 Öğretmenler Günü'nde yapılacağı sözü verilen Öğretmen ek ders ücretini 3.510 TL'den 10 TL'ye yükseltme sözü veren Dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ile "Fatura 3 milyar YTL tutuyor" diyerek ek ders ücretlerini kırpma yoluna giden ve "Maliye Bakanı Kemal Unakıtan arasındaki anlaşmazlık ve gecikmeden dolayı aradan aylar geçmesine rağmen açıklanmamıştı.
Başbakanın da devreye girmesiyle “Maliye çalışmalarını sürdürüyor. Ben istiyorum, Bakan Unakıtan istemiyor, bütçeye ek yük getiriyor" şeklinde beyanatlarda bulunan bakanlık 2006 yılında ek ders ücretlerine yapılan zam oranlarını açıklamıştı.
Çelik, ek ders ücretlerinin saatinin 3.52 TL´den 5 TL´ye çıkarıldığını, bu konuda Maliye Bakanlığı ile mutabakata varıldığını söylemiş, yapılan zamla birlikte ek ders ücretlerinde yüzde 40 artışa gidildiğini, Ek ders ücretlerine yapılan zammın mevcut ek ders ücretinin 8 kat artışı anlamına geldiğini ifade eden Çelik'in bu açıklaması anlaşılamamıştı.
3,5 TL´yi 5 TL yapar iken zam yapılmış gibi gösterilmiş idarecilerin derse girmeleri, Yüksek lisans yapanların yüzde 25 ve Doktora yapanların yüzde 40 ek derslerinin kesilmesi, bazı öğretmenlerin ders dışı hazırlık ücretlerinin iptal edilmesi, ek ders hesabında haftalık hesaba geçilmesi nedenleriyle aslında toplamda zam yapılmamıştı.
28 Ekim 2005 tarihinde öğretmenler gününden önce ek dersler 10 TL olacak diyenler, 2006 yılında ancak 5 TL yapabilmişlerdir.
Zam Ağaca Çıktı
2010 yılı öğretmenler gününden önce ek dersler 15 TL olacak diyenler şimdi kaç TL yapabilecekler?
Her öğretmenler günü öncesinde verilen sözler tutulsaydı, 2005 yılında ek dersler 10 TL 2010 yılında ek dersler 15 TL olacaktı. Ek ders ücretleri aradan geçen 20 yıla rağmen ve enflasyon oranında zam alan 2026 yılında 160 TL civarındadır.
Kısacası 2025 yılında yapılan zam haricinde bugüne kadar ek derse sıfır zam yapılmış sadece enflasyon zammı eklenmiştir.
Ek Derse Vergiyi Balta Kesti
Yetkili sendikanın 2021 yılında MEB Müsteşar Yardımcısı Salih Çelik'e sunduğu öneriyle, öğretmenlere ödenen ek ders ücretlerinin vergiden muaf tutularak, vergi matrahına dâhil edilmemesi Bakanlıkça değerlendirmeye aldığı öneri uygun görülür ve ek ders vergiden muaf tutulursa, öğretmen maaşına yaklaşık 100 TL zam gelmesi söz konusu olacaktı.
Verilen Sözler Suya Düştü
2003 de dönemin başbakanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan "Sayın Başbakan, Türkiye'nin kaynakları yeterli değil. Biraz, bekleyin, 3 yıl sonra rahata kavuşacaksınız" demişti.
Umutlar Yandı Bitti Kül Oldu
Yukarıda hep verilen sözleri hatırlattık. 26 yıldır umutla yönetildik. Ama Umutlar Yandı Bitti Kül Oldu. 26 yıldır bekliyoruz.
Dolayısıyla 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 176. maddesindeki gösterge rakamları yükseltilerek, ek ders ücretleri günün şartlarına uygun hale getirilmeli ve ek ders gösterge rakamları iki katına çıkarılmalıdır.
Bu nedenle hafta içi saat 18.00’den önceki ek dersler için 140 olan gösterge rakamı 280; hafta sonu ve hafta içi saat 18.00’den sonraki ek dersler için 150 olan gösterge rakamı 300 olarak belirlenmeli ve ek ders ücretleri iki katına çıkarılmalıdır..
Türkçe

🟥☑️📢MEMUR ADALET PAKETİ
➡️MEMUR VE EMEKLİLERİMİZİN MAAŞLARI EŞEL MOBİL SİSTEMİ İLE ÖDENMELİ, EK ZAM VE REFAH PAYI BİR AN ÖNCE VERİLMELİDİR!
Memur ve diğer kamu görevlilerimiz ile emeklilerimizin maaşları her geçen gün erimektedir. Çünkü ekonomideki anlık değişimler hızlı şekilde fiyatlara yansıtılırken, milyonlarca memur ve diğer kamu görevlisinin maaşlarına 6 ayda bir zam yapılmaktadır.
Enflasyon, toplu sözleşmede imzalanan zam oranını aştığında ise oluşan kayıplar ancak 6 ayın sonunda “enflasyon farkı” adı altında ödenmektedir.
Hiçbir zaman toplu sözleşmede imzalanan zam oranı enflasyonun üstünde değildir. Bu nedenle hiçbir zaman memurlara gerçek bir zam ve refah payı yapılmamıştır. Dolayısıyla “enflasyona ezdirmiyoruz” söylemleri sadece lafta kalmaktadır. Zaman zaman memurlarımıza ve emeklilerimize seyyanen yapılmak zorunda kalınan zamlar, enflasyon altında ezildiğimizin en büyük göstergesidir.
Market, kasap ve manavdaki fiyatlar anlık artarken, memur ve emeklilerimizin maaşlarının aylar boyunca sabit kalması, alım güçlerinin düşmesiyle sonuçlanmaktadır.
Oysa yüksek enflasyon dönemlerinde bu uygulama, memur ve emeklilerimizin alım gücünün her ay biraz daha erimesine yol açmaktadır. Bu nedenle memur ve emeklilerimizin maaşları “Eşel Mobil Sistemi” ile ödenerek, enflasyondaki aylık değişimler doğrudan ve gecikmeden maaşlara yansıtılmalı, ek zam ve refah payı bir an önce verilmelidir!
➡️MEMURLARA İKRAMİYE VERİLMELİDİR
Bilindiği üzere kamuda çalışan işçilere, 6772 sayılı Devlet ve Ona Bağlı Müesseselerde Çalışan İşçilere İlave Tediye Yapılması ve 6452 sayılı Kanunla 6212 sayılı Kanunun 2’nci maddesinin kaldırılması hakkında Kanun uyarınca, 1956 tarihinden beri Cumhurbaşkanlığı kararları ile her yıl yarım maaş tutarında 4 adet ilave tediye (ikramiye) ödenmektedir.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda yapılan değişiklikle de 2018 yılından itibaren emeklilere bayram ikramiyesi ödenmektedir.
Dolayısıyla işçiler ve emekliler bayram ikramiyesi alırken, kamuda memurlar ve diğer kamu görevlilerine bayram ikramiyesi ödenmemektedir.
Memurlar ve diğer kamu görevlilerimiz de işçiler ve emekliler gibi bir maaş tutarında bayram ikramiyesinden yararlandırılmalı, emeklilerimizin kuşa dönen bayram ikramiyeleri de bir maaş tutarına yükseltilmelidir.
➡️STAJ SÜRELERİ EMEKLİLİK HESABINA DAHİL EDİLMELİDİR
Meslek liseleri ve üniversite öğrencilerinin işletmelerde yapmış oldukları mesleki eğitim ve stajlarının sigortalılıktan sayılarak, bu sürelerin sigortalılık başlangıç süresi sayılmasının önündeki engeller kaldırılmalıdır.
➡️VERGİ DİLİMİ ADALETSİZLİĞİ GİDERİLMELİDİR
Kümülatif vergi sistemi nedeniyle eğitim çalışanları yıl içinde hızla üst vergi dilimine geçmekte, çoğu durumda yılın ilerleyen aylarında %20’lik dilime girerek net gelir kaybı yaşamaktadır.
Vergi dilimleri her yıl artırılsa da bu artışlar enflasyon karşısında yetersiz kalmakta, çalışanlar daha yıl bitmeden daha yüksek vergi ödemek zorunda bırakılmaktadır.
Bu adaletsizliğin giderilmesi için %15’lik vergi dilimine esas gelir matrahı en az iki katına çıkarılmalı, kamu görevlileri üzerindeki vergi yükü acilen hafifletilmelidir.
➡️MEMURLARA İLAVE BİR DERECE VERİLMELİDİR
2016 yılından önce göreve başladığı hâlde, kanunun yürürlük tarihinde çeşitli nedenlerle bu haktan faydalanamayan personele ilave bir derece verilmesi konusu yapılacak düzenleme ile hayata geçirilmeli; bütün memurların işe giriş derecelerinin 1 derece düşürülerek gelecekte ortaya çıkacak ilave derece talepleri karşılanmalıdır.
➡️MEMURLARA DİSİPLİN AFFI GETİRİLMELİDİR
657 sayılı Kanun’da gerekli değişiklikler yapılarak, şartları (yüz kızartıcı fiiller ile devlete karşı işlenmiş suçların istisna tutulması gibi) belirlenmek kaydıyla kamu görevlilerinin disiplin cezaları bir defaya mahsus olarak affedilmelidir.
➡️TÜM EK ÖDEMELER EMEKLİ MAAŞI HESABINA KATILMALIDIR
Kamu görevlileri emekli olduklarında maaşlarında ortaya çıkan düşüş nedeniyle mağdur olmakta, bu nedenle emekli olmaktan kaçınmaktadırlar. Kamu görevlilerinin emekliliklerinde de mevcut ekonomik statülerini korumak için maaşlarının, ek ödemelerinin, ek derslerinin, uzman ve başöğretmenlik tazminatlarının, fazla çalışma ücretlerinin tamamının emekli keseneği matrahına dahil edilerek emekli maaşı hesaplamasına katılması için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
Uzman ve başöğretmenlik tazminatı, askerlikteki unvanlarda olduğu gibi emeklilikte de alınmaya devam edilmelidir.
Devlet memurlarının maaşını oluşturan bütün kalemler ile özel hizmet tazminatı, ek ödeme, ek ders, döner sermaye, fazla çalışma ücreti, ikramiye, sosyal denge tazminatı, uzman ve başöğretmenlik tazminatları ve diğer ödemeler de emekli keseneğine dahil edilmeli; buna bağlı olarak emekli maaşlarının yükselmesi sağlanmalıdır.
➡️MEMURA VERİLEN KİRA YARDIMI SÖZÜ YERİNE GETİRİLMELİDİR
Özellikle büyükşehirlerde oturan memurların sıkça karşılaştığı sorunlardan biri olan yüksek kira hususuna değinen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, 19 Mayıs 2023 tarihinde “Büyükşehirlerde memurlara il ve ilçe bazında kira katkısı vereceğiz.” açıklamasında bulunmuştu.
Bu sözün yerine getirilmesi, günün koşulları göz önünde bulundurularak il bazlı kira yardımı yapılması gerekmektedir.
➡️SAĞLIKTA KATKI PAYI VE FARK ÜCRETİ KALDIRILMALIDIR
Çalışanlardan alınan %20’lik ilaç katkı payı kaldırılmalıdır. Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliği’ne göre ikinci ve üçüncü basamak resmî sağlık hizmeti sunucularında katılım payı alınması uygulamasına son verilmelidir.
Özel sağlık kuruluşlarında yaptırılan tetkiklerden fark parası alınmayacak şekilde düzenleme yapılmalıdır.
Türkçe

Hür-Sen Konfederasyonu Yönetim Kurulumuzla birlikte, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Sayın Fatih Erbakan ve Genel Başkan Yardımcısı, Eski Bakan Sayın Suat Kılıç’ı parti genel merkezinde ziyaret ettik.
Gerçekleştirdiğimiz görüşmede; çalışma hayatı ve kamu çalışanlarına ilişkin güncel konular başta olmak üzere karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Nazik ve samimi ev sahiplikleri için kendilerine teşekkür ederiz.
Ziyarete; Hürriyetçi Ulaşım Sen Genel Başkanı Z. Gürol Toker Hürriyetçi Yerel Sen Genel Başkanı Halil Aydoğdu ile Hürriyetçi Eğitim Sen MYK üyeleri Ali İhsan Hasanpaşaoğlu ve Erol Usta katılmıştır.
@suatkilic @rprefahpartisi


Türkçe
Levent Kuruoğlu รีทวีตแล้ว

Sayın Valim Erol Ayyıldız Bey;
Sanırım siz durumun vehametinin farkında değilsiniz. Bugün kampüste susuz ve ısınma sisteminin olmadığı 3.gün Makamınızın bulunduğu binadan her şey güllük gülüstanlık görünüyor. Çayınız ve kahveniz yapılıyor. Bardaklarınız hijyenik. Kullandığınız lavabo ise günde bilmem kaç kere hijyenli bir şekilde temizleniyor.
Aşağıdaki görüntüleri Bursa'ya yakışmadığı için paylaşmak istememiştim ama Osmangazi Yenice kampüsündeki eğitim öğretime geçici süreliğine ara vermeme inadınızdan vazgeçmeyeceğinizi gördüğüm için mecbur kaldım.
Kamuoyundan bu çirkin görüntülerden dolayı özür diliyorum. Bunlar en masumları bu arada.
Şu anda oradaki 3000 öğrenci ve 300'e yakın öğretmen ve idareci tuvalete gidince elini yıkayamıyor.... Kişisel temizliğini! yapamıyor. Ağaçlarda henüz yaprakta yokki o şekilde çözsünler!!!!
İhmalden dolayı oluşacak bir salgının birinci sorumlusu sissiniz.
il Milli Eğitim Müdürlüğünü, İl Hıfzıssıhha Kurlunu, İl Sağlık Müdürlüğünü göreve davet ediyorum.
@leventkuruoglu
@bursailmem16
@BursaValiligi
@tcmeb
@tcbestepe
@GurhanCokgezer
@_erol_usta
@senel_abit
@HurEgitimSen

Türkçe
