
Trevagoder
4.5K posts
















Anayasa’nın 153. maddesi hükmü karşısında, bir hâkim, kendinden menkul cesaretle Anayasa Mahkemesi’nin kararına uymama yönünde karar veremez. Anayasa Mahkemesi’nin yeniden yargılama yapılmasına karar vermesine rağmen, bu karar doğru olsun veya olmasın, ilgili mahkeme tarafından bu karara uyulmaması, ancak bir başka merciin, nüfuz sahibi kişinin yönlendirmesiyle mümkündür. İdari veya siyasi olarak nüfuz sahibi kişinin yönlendirmesi bağlamında hâkime meselâ kış ortasında, çocukları okula devam ederken, nispeten daha olumsuz koşullarda olan başka bir yere tayin edilebileceği yönünde mesaj ya da Yargıtay üyeliği gibi daha cazip bir göreve atanmasının, seçilmesinin sağlanacağı yönünde ümit verilmiş olabilir. Bu gibi durumlar, hakimi hukuka uygun karar vermekten alıkoyan, Anayasa Mahkemesi’nin kararına uymamakla oluşan mesela kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu (TCK, m. 109, f. 3, bert d) bakımından bir mazeret sebebi, zorunluluk hali olarak değerlendirilemez. Anayasa Mahkemesi’nin kararına uymama yönünde hakimi yönlendiren idari veya siyasi nüfuz sahibi kişinin, Anayasa Mahkemesi’nin kararına uyulmayarak işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna azmettiren olarak sorumlu tutulması gerekir. Hatta bu gibi durumlarda, idari veya siyasi nüfuz sahibi kişiye verilecek olan ceza artırılacaktır (TCK, m. 277, f. 2).































