Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi
Demokrasi ve Birlik Derneği
47 posts

Demokrasi ve Birlik Derneği
@Dembirder
Demokrasi ve Birlik Derneği Resmi X Hesabı
Katılım Kasım 2024
2 Takip Edilen80 Takipçiler
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi

DEMBİR DER’DEN
KÜRTLERE ÇAĞRI!
Ey Kürt kardeşlerimiz!
Türk kardeşlerinizle aranıza kin ve nefret tohumları ekmeye çalışan etnik milliyetçilerin/ırkçıların oyunlarını bozmak sizin boynunuzun borcudur.
Bugüne kadar kahir ekseriyetle Türk’ü kendinizden bilen ve ortak geleceğinizi Türk kardeşlerinizle inşa etmeyi amaçlayan bir anlayış çizgisinde durdunuz.
Bölünmeyi düşünmediniz.
Ayrılmayı aklınızın ucuna dahi getirmediniz.
Türkiye’ye kendi öz vatanınız, Türkleri de can kardeşleriniz bildiniz.
Kanlarınız birbirine karıştı.
Tek bir can oldunuz.
Birbirinize her daim can oldunuz.
Bilesiniz ki bu ülkede bir dönem sadece sizler öteki olarak görülmediniz.
Yalnızca sizler baskılanmadınız.
Türk kardeşleriniz de inançlarından ve hayat tarzlarından dolayı acımasız bir zulme ve baskıya maruz bırakıldılar.
Türk’ün de töresi ve kıblesi değiştirilmek istendi.
Size yapılanları sakın ola ki Türk kardeşlerinizden bilmeyesiniz.
Zira onlar da en az sizin kadar mağdur ve mazlum oldular.
Türklerin sizinle sorunu hiç olmadı.
Sizin de Türklerle bir sorununuz hiç olmadı.
Aranıza kan sokmaya çalışanlar oldu.
Aranıza dağlar girdi.
Dağlar, hepinizin hepimizin yüreğini dağladı.
Sizler de evlatlarınızı yitirdiniz.
Türk kardeşleriniz de evlatlarını yitirdi.
Kanlarınız ve gözyaşlarınız arş-ı alaya ulaştı.
Ama buna rağmen ne siz Türk kardeşlerinize düşman oldunuz, ne de Türk kardeşleriniz size.
O eski Türkiye artık geride kaldı.
İnkar dönemi bitti.
İnkar dönemini büyük bir cesaretle sonlandıran Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı bu vesileyle saygıyla anıyor ve yürekten selamlıyoruz.
Aramıza giren ve bizi birbirimizden kopartan dağ sorunumuz da bitmek üzere.
O dağları aşmaya çağırıyoruz sizi.
Ne dağda kalmanın, ne dağlarda ölüm kusmanın çare olmadığını herkesten önce ve herkesten çok yüksek sesle sizin haykırmasını istiyoruz.
Sesiniz her zamankinden daha gür çıksın ki Türk kardeşlerinizle aranızda örülmek istenen duvarlar paramparça olsun, dağları hala çözüm olarak görenler varsa onlar da artık bir karşılıklarının olmadığını bilip akıllarını başlarına devşirsinler.
Ey Kürt kardeşlerimiz!
Türkçe’yi tıpkı Kürtçe gibi kendi diliniz olarak gördüğünüzü göstermekten kaçınmayasınız.
Türkçe’yi yalnızca resmi diliniz olarak değil, bu ülkede hepimizi ortaklaştıran hepimizin ortak dili olarak gören bir bakış açısına sahip olunuz ki Türklerle aranıza fitne sokmak isteyenlerin oyunlarını boşa çıkartasınız.
Herkes şunu bilmeli:
Türkçe ne kadar Türk’ün dili ise Kürd’ün de dilidir.
Kürtçe ne kadar Kürdün dili ise Türk’ün de dilidir.
Dillerimizden birinin resmi dil olması diğer dillerimizin de yaşayan ve yaşatılan diller olması hepimizin tek temennisi olmalıdır.
Türk-Kürt ittifakı bir resmiyet ilişkisi veya ast-üst ilişkisi değildir.
Resmi dilimiz olan aziz Türkçe’mizin yanına aziz Kürtçe’mizin ikinci bir resmi dil olarak iliştirilmesini talep etmek gibi yeni sorun alanları açmaktan vazgeçen bir yerde kendimizi konumlandırmalıyız.
Türkçe tek resmi dilimiz olmalı, ama Kürtçe ve diğer tüm dillerimiz de devlet katında kabul gören ve kamusal alanda görünürlük arz eden aziz dillerimiz olarak görülüp yaşatılmalı.
(2 Mayıs 2026, Demokrasi ve Birlik Derneği’nin kurultayında yaptığım konuşmadan.)
Türkçe
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi

DAĞLARIMIZ YEŞERECEK,
KARDEŞLİĞİMİZ BÜYÜYECEK,
TÜRK DE, KÜRT DE BİZİZ…
Hepimize kazandıracak bir barış dönemine giriyoruz.
Artık silahların ebediyen susacağı bir yeni dönemin arifesindeyiz.
Kardeşliğimize sıkılan silahlar gömülecek.
Birliğimizi tehdit eden silahlar yerle yeksan olacak.
Artık kanlarımız ve gözyaşlarımız toprakla buluşmayacak.
Bu ülkenin evlatları birbirine silah doğrultmayacak.
Bu ülkenin dağlarına bahar gelecek dostlar, bahar...
Sevgili dostum merhum Ahmet Kaya bir şarkısında ne güzel söylüyordu: “Ağladıkça, ağladıkça dağlarımız yeşerecek, görecek göreceksin.”
Sen mezarında rahat uyu sevgili Ahmet!
Sen görmedin, ama biz göreceğiz.
Dağlarımızın yeşermeye başladığını şimdiden görmeye başladık.
Çok şükür bir buçuk yıldan beridir evlatlarımızın değerli bedenleri toprağa düşmüyor, analarımız evlatları için gözyaşı dökmüyor.
Artık ağlamayacağız.
Birbirimizi ağlatmayacağız.
Dağlarımızda ölüm kusan silahlarımız olmayacak bizim.
Dağlarımız birlikte halaya durduğumuz hayat alanlarımız olacak bizim.
Barışın ve kardeşliğin türkülerini hep birlikte çığıracağımız meskenlerimiz olacak dağlar bizim.
Bizler birbirimizin gönüllerinde yeşereceğiz.
Acılarımızın tümünü ardımızda bırakacağız.
Geçmişteki acılarımızın önümüzü kesmesine izin vermeyeceğiz.
Acılarımızı yarıştıranlardan olmayacağız.
Acılarımızı ortaklaştıran bir anlayış hattında hep birlikte hizalanacağız.
Geçmişin acılarının geleceği taşınmasına asla izin vermeyeceğiz.
Hiçbir Türk’ün ve Kürdün evladının kanının dökülmesine katiyen izin vermeyeceğiz.
Geçmiş acılarımızdan kin devşirenlerden olmayacağız.
Kin ve nefret devşirenleri de kendimizden bilmeyeceğiz.
Ölümden beslenenleri, kandan nemalananları kendimizden uzak diyarlara süreceğiz.
Herkes bilsin ki, Türk’ün acısı da bizimdir, Kürdün acısı da...
Türk’ün evladı da bizimdir, Kürdün evladı da...
Evladını yitiren Türk de biziz, Kürt de biziz..
Evlatlarını yitiren herkesi kendimizden biliriz.
Onların acılarını kendi acımız biliriz.
Ve bir daha ne bir Türk’ün ne de bir Kürdün evladının bir tek damla kanının dahi toprağa düşmeyeceği, Türk ve Kürt annelerimizin gözlerinden evlat acısıyla akacak bir tek damlanın dahi toprağa düşmeyeceği yeni bir Türkiye’yi, Türkiye Yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz.
Birbirimizden özür dilemekten geri durmayacağız.
Birbirimizden af dilemekten de zinhar geri duymayacağız.
Allah affı sever.
Biz de birbirimizi affedenlerden olacağız.
O hepimize kazandıracak bir büyük barışı sağlayacak affı birbirimizden esirgemeyeceğiz.
Bir büyük affı birlikte gerçekleştirecek, ortak acımızı ortak sevince dönüştüreceğiz.
Birbirimizden helallik isteyeceğiz, helalleşip kucaklaşacağız.
Bir büyük buluşmayı ve birlikteliği gerçekleştirmek adına…
Yüreklerimizle birbirimize tutunacağız, güneşi birlikte tutacağız.
Gayrı acılarımız da, sevinçlerimiz de bir olacak bizim.
Birbirimize yürekten uzatacağımız ellerimiz bir daha birbirinden kopmamak üzere kenetlenecek, görecek, göreceksiniz…
Şimdi ses verin dostlar!
Artık ne silahlarımızla ne de sözlerimizle birbirimizi öldürmeyeceğimiz bir yeni dönemi birlikte inşa etmeye var mısınız?
Ölüm yerine hayatı, silah yerine siyaseti ikame edeceğimiz bir yeni dönemi inşacıları olmaya var mısınız?
Varım diyorsanız ayrılığı-gayrılığı bir yana bırakarak kucaklaşmaya çağırıyoruz cümlenizi.
Haydi yüreklerimizi bedenlerimizin üstüne iliştirerek en gür sedayla hep birlikte haykıralım:
Yaşasın Barış! Biji aşiti!
Yaşasın Kardeşlik! Biji Bırati!
Yaşasın Birlik! Biji Yekiti!
Yaşasın Türkiye! Biji Türkiye!
(2 Mayıs 2026 Cumartesi, Demokrasi ve Birlik Derneği, Kurultay Konuşmamdan.)
Türkçe
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi

KAYYUM MESELESİ
AHMET TÜRK VB İSİMLER GÖREVE DÖNMELİ
Kayyum uygulamalarında yeni bir düzenleme şart. Sayın Bahçeli’nin de isabetle kaydettiği üzere Ahmet Türk vb. belediye başkanları görevlerine vakit geçirilmeden iade edilmelidirler. Bu tarz bir uygulamanın sürecin akıbetine endekslenmeyecek kadar önemli ve gerekli olduğunu hatırlatmak isteriz. İdari bir kararla göreve iadeler, sürecin başarıya taşınmasının önünde engel olarak duran psikolojik bariyerlerin ve güvensizliğe dayalı önyargıların ortadan kaldırılmasını sağlayacaktır.
(2 Mayıs 2026 Cumartesi, Demokrasi ve Birlik Derneği, Kurultay Konuşmamdan.)
Türkçe
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi

ÖCALAN’IN YASAL STATÜSÜ
Öcalan’ın statüsünün belirlenmesi konusunda Sayın Bahçeli’nin önerisi bizce hayat bulmalıdır. Öcalan’ın örgütüne söz geçirebilen bir lider olarak statüsünün netliğe kavuşması, sadece kritik eşiğin aşılması sürecinde değil, sonrasında da amaçlanan gönüllü demokratik bütünleşme sürecinin başarıyla tamamlanmasında belirleyici bir önem taşımaktadır.Devlet İmralı’da örgütün fesih ve silah bırakma meselesini Öcalan ile müzakere etmektedir. Örgütü adına devletle müzakere yapan Öcalan’ın statüsünün yasal bir zemine oturtulması, sürecin başarısı için gereklidir.
(2 Mayıs 2026 Cumartesi, Demokrasi ve Birlik Derneği, Kurultay Konuşmamdan.)
Türkçe
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi

SÜREÇLE İLGİLİ CUMHURBAŞKANIMIZA ÇAĞRI!
Sayın Cumhurbaşkanımız!
Siz ki geçmişte herkes karşınızda dikilmişken büyük bir cesaretle inkardan kaynaklı “Kürt sorunu”nuçözmüş bir lidersiniz.
Sorunun diğer ayağını, yani silah sorununu da çözmek sizin elinizde.
Hiç kuşkusuz günümüzün Süleyman’ı sizsiniz.
Mühür sizin elinizde.
Geçmişte karşınızda duran MHP bugün sürecin en içten ve en büyük destekçisi olarak yanınızda.
Türkiye halkının kahir ekseriyeti bu kanlı sorunun artık çözülmesini bekliyor.
Kritik eşiği aşmak sizin elinizde.
Hala güvenlikçi aklı, kazanımcı siyasal aklın önünde tutanların telkinlerine zinhar geçit vermeyiniz.
O kritik eşiğin aşılması için atılması gereken adımı siz atınız.
Süreci başarıya taşımak konusunda kesin kararlılığınızı ve cesur liderliğinizi bu konuda da siz gösteriniz.
Bugüne kadar gösterdiğiniz cesareti taçlandıracağınızdan hiç kuşkumuz yok bizim.
Bu tarihi fırsatı hiç kimsenin heba etmesine izin vermeyeceğinize inancımız da tamdır bizim.
Bunu örgüte sadece silah bıraktırmak için değil,silahların bırakılmasıyla birlikte daha demokratik bir Türkiye Yüzyılı’nı inşa etme konusunda nasıl güçlüve kararlı bir iradeye sahip olduğunuzu siz gösteriniz.
Atacağınız adımlarla kökleşecek güven ikliminde o kritik eşiğin çabucak aşıldığı kendiliğinden görülecektir.
Siz ki Türkiye’deki demokratik değişimin öncüsü bir lidersiniz.
Bu sorunu Sn. Bahçeli ile birlikte temelli çözerek tarih yazacak bir cesarete ve bilgeliğe sahip olduğunuzu bilenlerdeniz biz.
Kandil’dekiler ayak sürüyor olsa bile siz ön alıcı ve ön açıcı hamlelerle pekala bu süreci nihayete erdirecek bir döneme kapı açarak hem oyun bozmuş olursunuz hem de Türkiye’yi güçlü yarınlara taşıyacak bir liderliğin nasıl olması gerektiğini sadece biz yaşayanlara değil gelecek nesillere de göstermiş olursunuz.
(2 Mayıs Cumartesi, Demokrasi ve Birlik Derneği’nin Kurultayında yaptığımız konuşmadan.)
Türkçe
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi

TÜRKİYE MODELİ:
“ÇERÇEVE KANUN” HAZIRLANIP İLAN EDİLMELİ!
Serece dair müstakil bir “Çerçeve Kanun”un hazırlanması olmazsa olmaz bir öneme sahiptir.
Silahlarını bırakıp gelecek olanları devlet ve toplumla bütünleştirmek için nasıl bir çözüm modelinin önerildiğinin ve hangi yasal altlığın oluşturulmak istendiğinin açıklıkla ortaya konulması, sürecin başarıyla hitamı için hayati önemdedir.
Dağdan inecek olanlar kendilerini neyin beklediğini veya kendilerine nasıl bir gelecek sunulduğunu bilmelidirler.
O yüzden bu “Çerçeve Kanun”, hazırlanıp ilan edilmelidir ki tüm güvensizlikler ve kuşkular kendiliğinden gitsin.
Kritik eşiğin aşılmasında bu çerçeve kanun belirleyici olacaktır.
Bu iş güvensizlikle ve kuşkuyla yürümez.
Şimdi birileri kalkıp diyecektir ki, “Kanunu çıkardıktan sonra PKK silahlarını bırakmazsa ne olur?”
Ne mi olur?
Diyelim o vakit:
Kaybeden PKK olur, Kandil olur.
Hem de temelli.
Süreci bu saatten sonra kim bozarsa kaybeden o olur.
“Çerçeve Kanun” silahlarını bırakıp gelecek olanlar için düzenlenen bir kanun olacağı için, ancak silahlarını bırakıp gelenler için işleyecek bir kanun olarak elimizin altında duracaktır.
Başka türlüsü olursa Türkiye bir şey kaybetmiş olmaz.
Tam tersine sunduğu yasal çözüm önerileriyle bu Türkiye modeli hem dünyada bir emsal oluşturmuş olur hem de süreçten ve barıştan yana olan vatandaşlarının genel kabulünü sağlamış olur.
Toplumu kazanmak, bu ülkenin Kürtlerini kazanmak kazanımların en büyüğü olur.
Sürece direnenler kaybetmeye mahkum olurlar.
Biz süreçten yana umutsuz değiliz.
Öcalan’ın kabul edeceği “Çerçeve Kanun”un, kendi örgütü tarafından da itirazsız kabul göreceğinden kuşku duymuyoruz.
Öcalan’ın böyle bir gücü var.
Kanun hazırlanma sürecinde Öcalan’ın mülahazaları elbette önem arz edecektir.
Çünkü örgütünü en iyi bilen odur.
O yüzden diyoruz ki kalıcı barışı sağlamada öncülük rolü devletimize-hükümetimize, sürecin başlatıcısı olan cumhur ittifakının iktidar katında olan değerli partilerine düşüyor. Yani AK Parti’ye ve MHP’ye.
Kandil’dekilerin konjonktürü kollayan ve güvensizlik içeren pozisyonuna göre süreci ötelemeye veya ertelemeye kalkışmak çok büyük bir yanlışlık olur.
Türkiye’ye tuzağı çekmeye çalışan o malum güçlerin istediği de bu.
Süreç bozulsun istiyorlar.
Bu tuzağa düşmemek gerek.
Süreci Kandil’in pozisyonu değil, devletimizin-hükümetimizin cesaretle ve bilgelikle sarmalanmış öncü pozisyonu tayin ve tespit etmelidir.
Son kertede örgütü üzerinde Öcalan’ın sözü belirleyici olacaktır.
Tıpkı Suriye’de olduğu gibi.
Burada akla gelen bir soru da şu:
“Müstakil Çerçeve Kanun”un hedefi ve amacı ne olmalıdır?
Temel amaç, elbette dağın bütünüyle boşaltılması ve silahların ebediyen toprağa gömülmesidir.
Dağı bütünüyle boşaltmadığınız sürece sorunu kökten çözmüş olmazsınız.
Nihai amaç ise topyekun gönüllü demokratik bir bütünleşmeyi sağlayacak yasal ve idari bir altlığın oluşturulmasıdır.
İşte önerilerimiz…
-Dağdakilerin, yani silahlı unsurların kademeli bir biçimde dönüşlerini sağlamak.
-Cezaevlerinde örgütten dolayı yatanların toplumla yeniden buluşmalarını sağlamak. Süreç devam ederken özellikle hasta ve yaşlı tutuklu ve hükümlere öncelik tanımak.
-Yurt dışında yaşayanların eve dönüşlerini sağlamak.
Devlet ve toplumla bütünleşme süreçlerinde elbette denetim ve kontrol mekanizmaları hayati öneme sahiptir.
Kontrol ve denetim için bir süre öngörülmelidir. 3 yıl uygun bir süredir.
“Çerçeve Kanun”a uyacak olanlar için bir büyük bütünleşme ve kalıcı barış için tüm kapıların açık olduğu görüldüğünde, bugün için “kritik” denilen eşiklerin tümü kendiliğinden aşılacak ve süreç amacına ulaşacaktır.
(2 Mayıs Cumartesi, Demokrasi ve Birlik Derneği Kurultay Konuşmamızdan.)
Türkçe
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi

KANDİL’E SESLENİYORUZ
Kurucu liderinizin sözleriyle artık varlık nedeninizi yitirdiniz.
O nedenle aşılmış ve anlam yoksunluğuna düşmüşanlayışınızı ve dilinizi geçmişte bırakınız.
Anlayışınızı İmralı’daki önderinizin anlayışıyla tam uyumlu hale getiriniz.
Dilinizi sorun çözen siyasetin diline dönüştürünüz.
Bilesiniz ki silah, hiçbir derdin dermanı, hiçbir sorunun çözümü değildir.
Lideriniz Öcalan’ın çağrısına uyarak kendinizi feshettiğinizi ve silahlarınızı bırakacağınızı açıkladınız.
Bu irade beyanı doğrultusunda gerçekleştirdiğiniz silah yakma töreni
Türkiye’de takdir topladı.
Bizzat Sayın Bahçeli bu eyleminizden dolayı örgütünüzün kurucu liderine teşekkürlerini iletti.
Öcalan’ın 27 Şubat’taki fesih ve silah bırakma çağrısında şart yoktu.
Sadece ve yalnızca dağ sorununun ebediyen çözülmesi ve gelecek olanlar için yasal-hukuki altlığın oluşturulması talebi vardı.
Kritik eşik, silahların bırakıldığının devletin ilgili birimlerince teyid ve tespitiyle aşılacaktı.
Sonrasında eş zamanlı olarak yasal-hukuki ve idari altlık oluşturulacaktı.
ABD-İsrail cephesinin İran’a saldırmasıyla beraber silahların bırakılması konusundaki tavrınızda bir ikircikli tutum belirdi.
Eski alışkanlıklarınızın yeniden depreştiği görülüyor.
Konjonktürü gözeten taktiksel tavırlarınız bilesiniz ki hem kurucu liderinizin sözünün gücünü kırıyor, hem de sürece dair umutların kırılmasına sebebiyet veriyor.
“Devlet adım atmadan silahlarımızı bırakmayız.” biçiminde konjonktürel ve taktiksel bir pozisyona savrulmanız, çözümü öteleyen ana faktörlerden birine dönüştü.
Öcalan’ın çağrısı, kökten bir paradigma değişimi içeren stratejik bir çağrıydı. Ama görünen o ki siz zamana oynayarak taktiksel oyunlar peşinden koşuyorsunuz.
Yanlış hesap yapıyorsunuz.
Bu iş taktik işi değildir.
Konjonktüre göre şekil alma işi hiç değildir.
Öcalan’ın yeni döneme dair paradigmasında silaha kesinlikle yer yoktur.
Buradan size sesleniyoruz:
Taktiksel hesaplarla süreci zehirlemek isteyen güçlerin oyununa gelmeyiniz.
Silahlarınızı toprağa gömdüğünüzü ve Türkiye için artık bir tehdit unsuru olmadığınızı gösteriniz.
Hatta kendinizi Türkiye’nin gücüne dönüştüreceğinizi somut eylemlerle gösteriniz ki süreç nihayete ersin.
Sizi koşulsuz bir biçimde silahlarınızı terk etmeye çağırıyoruz.
Sizin adınıza devletle müzakere eden kurucu liderinizi boşa çıkartırsanız, güvensizlik üzerinden sürecin bozulmasına sebebiyet verecek veya sürecin uzamasına yol açacak kaybettirici pozisyonlar üretirseniz, işte o zaman hem Öcalan’ı boşa çıkartmış olursunuz, hem de bir bütün olarak Türklerle Kürtlerin barış umutlarını, daha demokratik temeldeki ortak gelecek umutlarını darbelemiş olursunuz.
Sizi bu yanlış kararınızdan vakit varken vazgeçmeye çağırıyoruz.
Gün, silahlar üzerinden şart dayatma veya talep üretme günü değildir.
Gün, silahları toptan bırakarak daha demokratik bir Türkiye’nin inşa sürecinin başlamasına katkı sağlama günüdür.
Madem “ İrademiz Öcalan’dır!” diyorsunuz, o vakit Öcalan’ın çağrısına uyarak silahlarınızı koşulsuz-şartsız bırakınız diyoruz.
Siz Öcalan adına devletle müzakere eden taraf konumuna bürünmekten vazgeçiniz ki sizin adınıza müzakere yürüten Öcalan başarılı olabilsin.
Önümüzde yepyeni bir dönem duruyor.
Silahlarınız bu yeni dönemin önünde bariyer olmaktan çıkmalı artık.
O yüzden buradan yüksek sesle size çağrıda bulunuyoruz:
Bırakınız o silahları ve içinizde büyüttüğünüz paranoyaların yol açtığı güvensizlikleri!
Cumhurbaşkanımızın sözü sözdür
MHP liderinin sözü sözdür.
Siz sözünüzde durduğunuzu gösterdiğinizde süreç kendi mecrasında başarıyla tamamlanacaktır.
(2 Mayıs 2026 Cumartesi, Demokrasi ve Birlik Derneği, Kurultay Konuşmamdan)
Türkçe

Bizim demokrasi anlayışımızda ‘ama’ yoktur.
Bizim birlik anlayışımızda inkâr yoktur.”
02.05.2026
Mehmet Metiner @MetinerBasin
Türkçe
Demokrasi ve Birlik Derneği retweetledi

Cumhurbaşkanımız Sn @RTErdogan aşığı Burak..
Genel Başkanımız
Sn @MetinerBasin aşığı, “Dedeciğim” diye koşarak boynuna sarılan Burak..
Terörsüz Türkiye’ye umut bağlayan Burak..
Türk+Kürt kardeştir,
Türkiye Cumhuriyeti Devletimiz,
Al Yıldız Bayrağımızdır diyen
Kürt Burak..
@Dembirder ‘in en genç yıldızı barışı göreceğim diyen Burak..
Malatya #Pütürgeli Burak
İyi ki varsın can Burak…🤲🇹🇷
@1Mustafakel @ElifAyten127864 @vizyondag @Ulubatli_Hasaan

Türkçe




