Ayşenur DAĞDEVİREN

66 posts

Ayşenur DAĞDEVİREN banner
Ayşenur DAĞDEVİREN

Ayşenur DAĞDEVİREN

@vizyondag

Demokrasi ve Birlik Derneği Yönetim Kurulu Üyesi🇹🇷

Katılım Mart 2026
222 Takip Edilen219 Takipçiler
Sabitlenmiş Tweet
Ayşenur DAĞDEVİREN
Ayşenur DAĞDEVİREN@vizyondag·
Sayın Mehmet Metiner kıymetli başkanımız, konuşmasını barış ve kardeşlik özlemini ifade eden şu sözlerle tamamladı; Yaşasın Barış! Biji aşıti! Yaşasın Kardeşlik! Biji Bırati! Yaşasın Birlik! Biji Yekiti! Yaşasın Türkiye! Biji Türkiye!🇹🇷 #DembirDer @MetinerBasin @dembir_der
Ayşenur DAĞDEVİREN tweet mediaAyşenur DAĞDEVİREN tweet mediaAyşenur DAĞDEVİREN tweet media
Türkçe
2
4
14
1.2K
Ayşenur DAĞDEVİREN retweetledi
Mehmet Metiner
Mehmet Metiner@MetinerBasin·
Ulusal Kanal’da süreçle ilgili açıklamalarda bulunduk. AK Parti’miz içinde görüş ayrılığı yok. Çözüm konusunda Cumhurbaşkanımızın duyarlılığı ile Sayın Bahçeli’nin duyarlılığı bir. Hükümetimiz süreci barışla taçlandıracaktır. Gereken siyasi ve hukuki adımlar atılacaktır.
Türkçe
1
14
47
1.4K
Ayşenur DAĞDEVİREN retweetledi
Mehmet Metiner
Mehmet Metiner@MetinerBasin·
Susmayacağız. Sorun çözülünceye kadar sesimiz hep gür çıkacaktır. Sorun acilen çözülmelidir. Cesaretle çözülmelidir. Süreç barışla taçlandırılmalıdır. Oyalayıcı veya öteleyici tavırlara asla tahammülümüz yoktur.
Türkçe
3
22
80
3.1K
Ayşenur DAĞDEVİREN retweetledi
@·
Mehmet Metiner’den Karayılan’a: Süreç devam ediyor, başarıya ulaşacak 📌 PKK’nin silahlarını bıraktığının teyit ve tespiti gerekiyor 📌PKK’nin silah bırakmak istemediğine dair mülahazalar var
Türkçe
13
8
69
31.4K
Ayşenur DAĞDEVİREN retweetledi
@·
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Avrupa bir yol ayrımındadır. Ya Türkiye’nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını, Birliğin darboğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa’nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler. Bizim temennimiz; Avrupa’daki karar alıcıların siyasi ve tarihi önyargılarını artık terk ederek, Türkiye’yle samimi, sahici ve göz hizasında ilişkiler geliştirmeye odaklanmalarıdır. Böyle bir ilişkinin kazananı; Türkiye’nin de ayrılmaz parçası olduğu Avrupa Kıtası olacaktır. Biz, milletimizin yüksek menfaatlerini rehber edinerek, bu yolda sabırla, vakarla, alnımız ak başımız dik bir şekilde yürümeye devam edeceğiz.”
Türkçe
72
145
646
24.3K
Ayşenur DAĞDEVİREN retweetledi
Ulusal Kanal
Ulusal Kanal@ulusalkanal·
📌Erdoğan'ın "yeni sistem" mesajındaki bomba detay! Mehmet Metiner ilk kez Ulusal Kanal'da açıkladı! 🗣️Adnan Türkkan (@adnanturkkan) 🗣️Mehmet Metiner (@MetinerBasin) 📺İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN: youtu.be/gZp6G_bBYOA
YouTube video
YouTube
Ulusal Kanal tweet media
Türkçe
0
5
16
635
Ayşenur DAĞDEVİREN retweetledi
@·
“Birlik adına farklılıkları yok sayan anlayışlar, aslında ayrılığı büyütür. Biz buna karşıyız.” 02.05.2026 Mehmet Metiner Demokrasi ve Birlik Derneği Kurultayından @MetinerBasin
Türkçe
0
4
11
485
Ayşenur DAĞDEVİREN retweetledi
TRT Haber Canlı
TRT Haber Canlı@trthabercanli·
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Türk'ün, Kürt'ün, Alevi'nin, Sünni'nin, Arap'ın, Süryani'nin, Doğulunun, Batılının aynı bayrak altında, aynı vatan üzerinde, aynı devlet çatısı altında, aynı kader ve istikamet birliğinde kenetlendiği bir Türkiye için çabalıyoruz.
Türkçe
21
47
174
11.5K
Ayşenur DAĞDEVİREN
Ayşenur DAĞDEVİREN@vizyondag·
RT @benguturktv: MHP Lideri Devlet Bahçeli: Statü açığı varsa, bu açık Türkiye Cumhuriyeti lehine, terörist Türkiye hedefinin başarısına hi…
Türkçe
0
7
0
2
Ayşenur DAĞDEVİREN retweetledi
@·
DEMBİR-DER Genel Başkanı MEHMET METİNER ; “Türkiye’yi işgal eden güçlere karşı Kürtler Türk kardeşlerinin yanında saf tutmuşlardır. Kan dökmüşlerdir ortak vatanları ve ortak idealleri için. Düşmanı birlikte kovmuşlardır, Cumhuriyet’i birlikte kurmuşlardır. 👉Milli Mücadelenin harcında Kürdün kanı vardır. 👉Cumhuriyetin asli kurucu unsurlarından biri de Kürtlerdir.
Mehmet Metiner@MetinerBasin

KÜRT NE BÖLÜCÜDÜR NE DE HAİN, TÜRK-KÜRT AYNI DAMARDA AKAN KANDIR! Türk ile Kürt yalnızca et ile tırnaktan ibaret değildir. Gerçekte Türk ile Kürt aynı damarda akan kan gibidir. Kürdün kıymetini bilmeyen Türk, Türk’ün kıymetini bilmeyen Kürt kaybetmeye mahkumdur. Tarihte Türklerle Kürtlerin kaderi hep bir olmuştur. Öylesine birbirlerine kaynaşmışlardır ki kimin Türk kimin Kürt olduğunu tespit etmek gayrı imkansız hale gelmiştir. Kürtler tarihleri boyunca Türk kardeşlerine asla ihanet etmemişlerdir. Tarihte Türk-Kürt savaşı yoktur. İmparatorluğumuzun dağıldığı o hüzünlü ve kapkara günlerde Kürtler başka halklar veya milletler gibi Türk kardeşlerinden kopmayı düşünmedikleri gibi onlara ihanet etmeyi, yani düşmanlarla bir olup Türk kardeşlerini arkadan vurmayı asla akıllarının ucundan dahi geçirmemişlerdir. Türkiye’yi işgal eden güçlere karşı Kürtler Türk kardeşlerinin yanında saf tutmuşlardır. Kan dökmüşlerdir ortak vatanları ve ortak idealleri için. Düşmanı birlikte kovmuşlardır, Cumhuriyet’i birlikte kurmuşlardır. Milli Mücadelenin harcında Kürdün kanı vardır. Cumhuriyetin asli kurucu unsurlarından biri de Kürtlerdir. Sadece Türkiye sahasında değil, Irak’ta da Kürtler Türk kardeşlerine ihanet etmemişlerdir. İngilizlerin ihanet tekliflerini ellerinin tersiyle itmişlerdir. Şeyh Mahmud Berzenci, Barzaniler ve diğer irili-ufaklı Kürt aşiretleri bu sadakat duygusuyla hareket etmişlerdir. Kutu’l Amare zaferinde Kürtlerin desteği büyük olmuştur. Kürtler Türklerden ayrı bir devlet arayışı içinde olmuş olsalardı o günlerde İngilizlerin tekliflerini reddetmezlerdi. Kürtler her zaman Türkiye’yi kendi vatanları olarak görmüşlerdir. Türkleri kendi kardeşleri olarak görüp baş tacı etmişlerdir. Türkiye’ye düşman olanları kendi düşmanları olarak bilmişlerdir. Bunu imanlarının gereği saymışlardır. O yüzden sakın ola ki hiç kimse Kürt denildiğinde akla “ayrılıkçılık, bölücülük” vb ithamları getirmesin. Bu Kürtlere çok büyük bir bühtan olur. Bu kem sözlerin hepsi Kürtlerin yüreğine dokunur. Türk-Kürt kardeşliğini bozacak bu dilden herkesi sakınmaya çağırıyoruz. Kürtlerin kendi devletlerinden talepleri asla bölücü talepler değildir. Kendi dillerine ve kültürlerine dair taleplerinin hiç birisi bölücü talepler değildir. Tersine bütünleşmeyi sağlayıcı taleplerdir. Kürtlerin kendi dillerine ve kültürlerine dairtaleplerini bölücülük-ayrılıkçılık biçiminde görüp suçlamak, tam da Kürtleri Türklerle karşı karşıya getirmeyi amaçlayan o şer odaklarının oyununa uygun davranmak anlamına gelir. Bu oyunu birlikte bozmanın vakti geldi de geçiyor. Herkes şunu bilmeli: Kürdü kendi eşiti olarak görüp sevmeyen bir Türk’ün imanında sorun var demektir. Türk’ü kendi canından bilip sevmeyen bir Kürd’ünde imanında sorun var demektir. Yüce Peygamberimiz ne güzel buyurmuş: “Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız.” Türk ile Kürdün sevgisi imanın bir gereğidir. Türk-Kürt ittifakı da akidemizin bir emridir. Türkler ve Kürtler birbiriyle bütünleşmişlerdir; kopmaları her ikisinin de felaketi anlamına gelir. Türk milliyetçiliğinin fikir babası olan merhum Ziya Gökalp’ın şu sözleri hepimizin aklında her daim asılı durması gereken önemdedir: “Türklerle Kürtler bin yıllık bir ortak din, ortak tarih ve ortak coğrafya sonucunda maddi ve manevi bakımlardan birleşmişlerdir. Bugün ise ortak düşmanlar ve ortak tehlikeler karşısında bulunuyorlar. Bu tehlikelerden ancak ortak bir kararlılıkla kurtulabilirler. O halde büyük bir inançla diyebiliriz ki, Türkler ile Kürtlerin birbirini sevmesi her iki taraf için hem dini hem de siyasi bir farzdır. Kürtleri sevmeyen bir Türk varsa Türk değildir. Türkleri sevmeyen bir Kürt varsa Kürt değildir.” Ziya Gökalp’ın bu sözlerini yürekten alkışlıyoruz. Bu millet tasavvurunu ve Türk-Kürt kardeşliğini Fransız tipi vatandaşlık ve ulusçuluk anlayışına kurban etmekten kaçınmak gerek. Sürecin anlayış hattını ortak akidemize dayalı bu ittifak anlayışı ve kapsayıcı millet tasavvuru oluşturmalı.

Türkçe
0
4
12
670
Ayşenur DAĞDEVİREN retweetledi
Mehmet Metiner
Mehmet Metiner@MetinerBasin·
Tebrikler👏
Türkçe
0
1
24
2.7K
Ayşenur DAĞDEVİREN retweetledi
Mehmet Metiner
Mehmet Metiner@MetinerBasin·
KÜRT NE BÖLÜCÜDÜR NE DE HAİN, TÜRK-KÜRT AYNI DAMARDA AKAN KANDIR! Türk ile Kürt yalnızca et ile tırnaktan ibaret değildir. Gerçekte Türk ile Kürt aynı damarda akan kan gibidir. Kürdün kıymetini bilmeyen Türk, Türk’ün kıymetini bilmeyen Kürt kaybetmeye mahkumdur. Tarihte Türklerle Kürtlerin kaderi hep bir olmuştur. Öylesine birbirlerine kaynaşmışlardır ki kimin Türk kimin Kürt olduğunu tespit etmek gayrı imkansız hale gelmiştir. Kürtler tarihleri boyunca Türk kardeşlerine asla ihanet etmemişlerdir. Tarihte Türk-Kürt savaşı yoktur. İmparatorluğumuzun dağıldığı o hüzünlü ve kapkara günlerde Kürtler başka halklar veya milletler gibi Türk kardeşlerinden kopmayı düşünmedikleri gibi onlara ihanet etmeyi, yani düşmanlarla bir olup Türk kardeşlerini arkadan vurmayı asla akıllarının ucundan dahi geçirmemişlerdir. Türkiye’yi işgal eden güçlere karşı Kürtler Türk kardeşlerinin yanında saf tutmuşlardır. Kan dökmüşlerdir ortak vatanları ve ortak idealleri için. Düşmanı birlikte kovmuşlardır, Cumhuriyet’i birlikte kurmuşlardır. Milli Mücadelenin harcında Kürdün kanı vardır. Cumhuriyetin asli kurucu unsurlarından biri de Kürtlerdir. Sadece Türkiye sahasında değil, Irak’ta da Kürtler Türk kardeşlerine ihanet etmemişlerdir. İngilizlerin ihanet tekliflerini ellerinin tersiyle itmişlerdir. Şeyh Mahmud Berzenci, Barzaniler ve diğer irili-ufaklı Kürt aşiretleri bu sadakat duygusuyla hareket etmişlerdir. Kutu’l Amare zaferinde Kürtlerin desteği büyük olmuştur. Kürtler Türklerden ayrı bir devlet arayışı içinde olmuş olsalardı o günlerde İngilizlerin tekliflerini reddetmezlerdi. Kürtler her zaman Türkiye’yi kendi vatanları olarak görmüşlerdir. Türkleri kendi kardeşleri olarak görüp baş tacı etmişlerdir. Türkiye’ye düşman olanları kendi düşmanları olarak bilmişlerdir. Bunu imanlarının gereği saymışlardır. O yüzden sakın ola ki hiç kimse Kürt denildiğinde akla “ayrılıkçılık, bölücülük” vb ithamları getirmesin. Bu Kürtlere çok büyük bir bühtan olur. Bu kem sözlerin hepsi Kürtlerin yüreğine dokunur. Türk-Kürt kardeşliğini bozacak bu dilden herkesi sakınmaya çağırıyoruz. Kürtlerin kendi devletlerinden talepleri asla bölücü talepler değildir. Kendi dillerine ve kültürlerine dair taleplerinin hiç birisi bölücü talepler değildir. Tersine bütünleşmeyi sağlayıcı taleplerdir. Kürtlerin kendi dillerine ve kültürlerine dairtaleplerini bölücülük-ayrılıkçılık biçiminde görüp suçlamak, tam da Kürtleri Türklerle karşı karşıya getirmeyi amaçlayan o şer odaklarının oyununa uygun davranmak anlamına gelir. Bu oyunu birlikte bozmanın vakti geldi de geçiyor. Herkes şunu bilmeli: Kürdü kendi eşiti olarak görüp sevmeyen bir Türk’ün imanında sorun var demektir. Türk’ü kendi canından bilip sevmeyen bir Kürd’ünde imanında sorun var demektir. Yüce Peygamberimiz ne güzel buyurmuş: “Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız.” Türk ile Kürdün sevgisi imanın bir gereğidir. Türk-Kürt ittifakı da akidemizin bir emridir. Türkler ve Kürtler birbiriyle bütünleşmişlerdir; kopmaları her ikisinin de felaketi anlamına gelir. Türk milliyetçiliğinin fikir babası olan merhum Ziya Gökalp’ın şu sözleri hepimizin aklında her daim asılı durması gereken önemdedir: “Türklerle Kürtler bin yıllık bir ortak din, ortak tarih ve ortak coğrafya sonucunda maddi ve manevi bakımlardan birleşmişlerdir. Bugün ise ortak düşmanlar ve ortak tehlikeler karşısında bulunuyorlar. Bu tehlikelerden ancak ortak bir kararlılıkla kurtulabilirler. O halde büyük bir inançla diyebiliriz ki, Türkler ile Kürtlerin birbirini sevmesi her iki taraf için hem dini hem de siyasi bir farzdır. Kürtleri sevmeyen bir Türk varsa Türk değildir. Türkleri sevmeyen bir Kürt varsa Kürt değildir.” Ziya Gökalp’ın bu sözlerini yürekten alkışlıyoruz. Bu millet tasavvurunu ve Türk-Kürt kardeşliğini Fransız tipi vatandaşlık ve ulusçuluk anlayışına kurban etmekten kaçınmak gerek. Sürecin anlayış hattını ortak akidemize dayalı bu ittifak anlayışı ve kapsayıcı millet tasavvuru oluşturmalı.
Türkçe
2
8
45
2.9K
Ayşenur DAĞDEVİREN retweetledi
@·
İsrail'in işkence ettiği Sumud aktivisti Hüseyin Oral: "İsrail'in attığı yumrukta zerre kadar acı hissetmedim. İsrailli askerler bizden korktu” #FREEPALESTİNE #GlobalSumud
Türkçe
1
8
23
985
Ayşenur DAĞDEVİREN retweetledi
Mehmet Metiner
Mehmet Metiner@MetinerBasin·
Kayyum uygulamalarında yeni bir düzenleme şart. Ahmet Türk gibi belediye başkanları görevlerine iade edilmeli.
Türkçe
17
6
61
5.4K
Ayşenur DAĞDEVİREN retweetledi
Fatih HATİPOGLU
Fatih HATİPOGLU@hatipoglufatihx·
Sayın Mehmet Metiner çok önemli ve pratik bir çerçeve ortaya koymuş. Birileri “nereden başlamalıyız, hangi adımı atmalıyız?” diye gerçekten cevap arıyorsa, işte yol haritası burada madde madde yazılmış duruyor. Süreç lafla, temenniyle, beklemekle yürümez; somut hukuk, açık irade ve güven veren bir çerçeve ister. Devlet ne yapacaksa cesaretle yapsın; siyaset ne söyleyecekse açık söylesin; dağdan inecek olan da, cezaevindeki de, yurda dönmek isteyen de kendisini hangi hukukun beklediğini bilsin. Barışın dili muğlaklık değil, çerçevedir. Başlanacak yer aranıyorsa, buradan başlanmalıdır. size meclis dedik devlet dedik bekleme yapmayın.. Türkiye acilen güncellenmelidir
Mehmet Metiner@MetinerBasin

TÜRKİYE MODELİ: “ÇERÇEVE KANUN” HAZIRLANIP İLAN EDİLMELİ! Serece dair müstakil bir “Çerçeve Kanun”un hazırlanması olmazsa olmaz bir öneme sahiptir. Silahlarını bırakıp gelecek olanları devlet ve toplumla bütünleştirmek için nasıl bir çözüm modelinin önerildiğinin ve hangi yasal altlığın oluşturulmak istendiğinin açıklıkla ortaya konulması, sürecin başarıyla hitamı için hayati önemdedir. Dağdan inecek olanlar kendilerini neyin beklediğini veya kendilerine nasıl bir gelecek sunulduğunu bilmelidirler. O yüzden bu “Çerçeve Kanun”, hazırlanıp ilan edilmelidir ki tüm güvensizlikler ve kuşkular kendiliğinden gitsin. Kritik eşiğin aşılmasında bu çerçeve kanun belirleyici olacaktır. Bu iş güvensizlikle ve kuşkuyla yürümez. Şimdi birileri kalkıp diyecektir ki, “Kanunu çıkardıktan sonra PKK silahlarını bırakmazsa ne olur?” Ne mi olur? Diyelim o vakit: Kaybeden PKK olur, Kandil olur. Hem de temelli. Süreci bu saatten sonra kim bozarsa kaybeden o olur. “Çerçeve Kanun” silahlarını bırakıp gelecek olanlar için düzenlenen bir kanun olacağı için, ancak silahlarını bırakıp gelenler için işleyecek bir kanun olarak elimizin altında duracaktır. Başka türlüsü olursa Türkiye bir şey kaybetmiş olmaz. Tam tersine sunduğu yasal çözüm önerileriyle bu Türkiye modeli hem dünyada bir emsal oluşturmuş olur hem de süreçten ve barıştan yana olan vatandaşlarının genel kabulünü sağlamış olur. Toplumu kazanmak, bu ülkenin Kürtlerini kazanmak kazanımların en büyüğü olur. Sürece direnenler kaybetmeye mahkum olurlar. Biz süreçten yana umutsuz değiliz. Öcalan’ın kabul edeceği “Çerçeve Kanun”un, kendi örgütü tarafından da itirazsız kabul göreceğinden kuşku duymuyoruz. Öcalan’ın böyle bir gücü var. Kanun hazırlanma sürecinde Öcalan’ın mülahazaları elbette önem arz edecektir. Çünkü örgütünü en iyi bilen odur. O yüzden diyoruz ki kalıcı barışı sağlamada öncülük rolü devletimize-hükümetimize, sürecin başlatıcısı olan cumhur ittifakının iktidar katında olan değerli partilerine düşüyor. Yani AK Parti’ye ve MHP’ye. Kandil’dekilerin konjonktürü kollayan ve güvensizlik içeren pozisyonuna göre süreci ötelemeye veya ertelemeye kalkışmak çok büyük bir yanlışlık olur. Türkiye’ye tuzağı çekmeye çalışan o malum güçlerin istediği de bu. Süreç bozulsun istiyorlar. Bu tuzağa düşmemek gerek. Süreci Kandil’in pozisyonu değil, devletimizin-hükümetimizin cesaretle ve bilgelikle sarmalanmış öncü pozisyonu tayin ve tespit etmelidir. Son kertede örgütü üzerinde Öcalan’ın sözü belirleyici olacaktır. Tıpkı Suriye’de olduğu gibi. Burada akla gelen bir soru da şu: “Müstakil Çerçeve Kanun”un hedefi ve amacı ne olmalıdır? Temel amaç, elbette dağın bütünüyle boşaltılması ve silahların ebediyen toprağa gömülmesidir. Dağı bütünüyle boşaltmadığınız sürece sorunu kökten çözmüş olmazsınız. Nihai amaç ise topyekun gönüllü demokratik bir bütünleşmeyi sağlayacak yasal ve idari bir altlığın oluşturulmasıdır. İşte önerilerimiz… -Dağdakilerin, yani silahlı unsurların kademeli bir biçimde dönüşlerini sağlamak. -Cezaevlerinde örgütten dolayı yatanların toplumla yeniden buluşmalarını sağlamak. Süreç devam ederken özellikle hasta ve yaşlı tutuklu ve hükümlere öncelik tanımak. -Yurt dışında yaşayanların eve dönüşlerini sağlamak. Devlet ve toplumla bütünleşme süreçlerinde elbette denetim ve kontrol mekanizmaları hayati öneme sahiptir. Kontrol ve denetim için bir süre öngörülmelidir.  3 yıl uygun bir süredir. “Çerçeve Kanun”a uyacak olanlar için bir büyük bütünleşme ve kalıcı barış için tüm kapıların açık olduğu görüldüğünde, bugün için “kritik” denilen eşiklerin tümü kendiliğinden aşılacak ve süreç amacına ulaşacaktır. (2 Mayıs Cumartesi, Demokrasi ve Birlik Derneği Kurultay Konuşmamızdan.)

Türkçe
1
5
18
2.7K
Ayşenur DAĞDEVİREN retweetledi
Mehmet Metiner
Mehmet Metiner@MetinerBasin·
Mehmet Metiner tweet mediaMehmet Metiner tweet mediaMehmet Metiner tweet mediaMehmet Metiner tweet media
ZXX
0
6
19
891
Ayşenur DAĞDEVİREN retweetledi
@·
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası öne çıkan açıklamaları.
 tweet media
Türkçe
113
148
389
4.6K
Ayşenur DAĞDEVİREN retweetledi
Mehmet Metiner
Mehmet Metiner@MetinerBasin·
Milletin partisidir AK Parti’miz; devletin değil! Milletle beraber olunduğu sürece yenilgi yoktur. Milletin adamlarıyla yol yüründüğü sürece başarı daim olur. Millete rağmen değil milletle ve dahi milletin adamlarıyla siyasete devam…
Türkçe
3
6
33
1.7K