Ayna
568 posts



Sevgili Altay hoca, Size birkaç notla cevap vereyim: 1. Benim "fiziksel yasa metafizik olmadan konuşulabilir" derken kastettiğim şey ontolojik bir bağımsızlık değil, metodolojik bir ayrımdır. “Kütle çekimi var” demek, “Allah fail değildir” demek değildir. Bu, fiziksel düzeyde düzenli bir ilişkiyi, etkiyi veya yasallığı ifade eder. Vesilecilik (ya da Ekberi metafizik) ise bu yasallığın nihai ontolojik statüsünü açıklar. Bu noktayı ıskalamanızı tuhaf buldum. Zira siz "metodolojik natüralizmi" savunan biriydiniz. O zaman herhalde ontolojik bir bağımsızlık iddiasında değildiniz değil mi? (Bu arada sanırım fikrinizi değiştirdiniz). 2. Vermiş olduğunuz "Bu yazı parmaklarımdan değil aklımdan çıktı" örneği, aslında benim açıklama seviyeleri" argümanımı tam olarak destekliyor. Bir nörolog veya biyolog bu yazının parmaklardan dökülmesini kas kasılmaları, sinir iletimleri ve motor becerilerle (yani fiziksel/mekanik yasalarla) açıklar. Bu açıklama kendi düzleminde doğrudur ve eksiksizdir. Psikolog ise bu yazıyı "akıl, niyet ve anlam" düzleminde açıklar. Bu açıklama da kendi düzleminde doğrudur ve daha üst bir hakikate işaret eder. Bir Kelamcı metafizik düzeyde bu yazıyı Allah yazdı diyebilir vesileciyse. Nitekim siz de kütleçekiminde Allah'a atıf yaparken, parmak örneğinde yapmadınız. 3. "Sen atmadın Allah attı" ayeti, cüzzi bir olayı doğrudan son metafizik etkene bağlar. Buna hiçbir itirazım yok. Ancak ayette atış eylemi fiziksel dünyada yok sayılmamıştır. Bir ok/taş vardır, onun bir fırlatılma anı vardır, bir yörüngesi vardır. Ayet, bu fiziksel nedensellik zincirinin arkasındaki hakiki faili ilan eder. Fizikçi, o okun hızı ve kütleçekimi altındaki yörüngesiyle ilgilenir. 4. Ekberi geleneği benimsemenize sevindim. Ama bu geleneğin çok kritik bir kavramı benim ayrımı destekler. Bu üstad Arabi'nin Adab-ı Esbab'ıdır. İbn Arabi'ye göre bu alem bir Darul-Esbabdır. Allah, mutlak kudretini ve eylemlerini bu dünyada sebepler perdesinin arkasından yürütmeyi murad etmiştir. Bu ilahi bir hikmettir. Arabiye göre, "Hakiki fail Allah'tır" diyerek bu dünyadaki sebepleri göz ardı etmek, küçümsemek veya yok saymak ilahi hikmete karşı bir edepsizliktir. Arif olan, elmayı elinden bırakınca düşeceğini bilir ve bu ilahi düzene (kütleçekimine) riayet eder. Yani uzuvlarıyla sebebe saygı duyar. Ama kalbiyle o düşme eylemini yaratanın Allah olduğunu bilir. Bu aslında sizin verdiğiniz zihin parmak örneğinin neden kötü bir analoji olduğunu gösterir. Beyin de, parmak da zahiri alemdedir. İkisi de bilimsel düzlemdedir. Allah'ın eylemleri ise perde arkasındadır. Bu arada İbn Arabi birden fazla seviyeyi (alemi) kabul eden bir düşünürdür. Bu anlamda bana benzer. 5. Armstrong’un tümeller arası zorunlu ilişkiler teorisini vermemin sebebi, modern analitik felsefe literatüründe yasa nedir? sorusuna verilen seküler bir cevaba örnek teşkil etmesiydi. O kadar. Fikret'i eleştirenlere seküler literatürde de bunlar var demek içindi.

Bir yıllık yoğun emeğin mahsulü olan Abdülazîz el-Buhârî’nin 5 ciltlik dev eseri Keşfü’l-esrâr 'an şerhi Usûli’l-Pezdevî tercümesini tamamladık. Hanefî usûlünün en hacimli ve derinlikli şerhlerinden biri olan bu kıymetli eser, ilim dünyasına hayırlı olsun.

Bir iddianın doğruluğunu ileri sürdüğünüzde bu iddianız için kanıt talep eden rakibinizi iddianın yanlışlığını göstermeye davet etmek, iddianızın doğruluğuna yönelik bir kanıt değildir. Karşı iddianın da olumsallık içerdiği için kanıtlanması gerektiğini söylemek, sadece kelime oyunuyla kaçıştır (bkz. "semantic dodge"). Tanrı ya da başka bir varsayımsal şeyin varlığının tartışma konusu olmadığı bir başlangıç durumunda böyle bir şeyin var olmadığını söylemek zaten anlamsızdır. Eğer siz, "Bir Tanrı vardır" şeklinde pozitif bir iddia ile ortaya çıkarsanız, buna yönelik kanıt talep eden insanlara "hadi sen var olmadığını kanıtla" demeniz anlamsızdır. Buna mantıkta "burden of proof fallacy" denir. Bu yaklaşım geçerli bir kanıtlama yolu ise her türlü spekülatif iddiayı doğrulamak için kullanılabilir. Benim de vampirlere inanmayan birine "o halde vampirlerin var olmadığını kanıtla" şeklinde cevap vermem tamamen aynı şeydir. Bu tarz "entelektüel" kişilikler elbette sadece Türkiye ve benzeri ülkelerde "akademisyen" etiketine sahip olup ciddiye alınabilir. Batı akademisinde insanların karşısına çıkıp ciddi ciddi bunları söyleyen birisiyle en başta teist filozoflar dalga geçer.


Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın himayelerinde önemli bir kültür hazinemiz daha gün yüzüne çıktı. Kürtçe klasik eserler için en önemli arşiv olan Aleksandre Jaba Kolleksiyonu Kültür Bakanlığı tarafından yayınlandı. İçinde birbirinden değerli Kürtçe klasik eserler, elyazmaları bulunan bu arşiv üzerine uzun zamandır Mardin Artuklu Üniversitesi Kürt Dili ve Kültürü Bölümü hocalarıyla beraber yürüttüğümüz çalışma nihayet okuruyla buluştu. Nerdeyse bir asırdır Rusya’daki kütüphanelerde bulunan kültür ve gönül dünyamıza ait bu şaheserleri doğduğu coğrafyaya getirmenin haklı gururunu yaşıyoruz. 15 cilt halinde basılan koleksiyonda 39 farklı eser olmak üzere toplamda 69 elyazma nüsha bulunmaktadır. Eserler; Feqiyê Teyran, Ahmed-i Hanî ve Melayê Bateyî başta olmak üzere Klasik Kürt şairlerinin eserleri, Halk Edebiyatı, Dil ve Tarih alanlarındadır. Kürtçe manzum yazılmış Mevlid, MemuZîn, Leyla ve Mecnun, Yusuf ve Züleyha gibi mesnevilere ve Şerefname gibi tarih kitaplarına bu arşiv sayesinde ulaşılabilir. Sayın Cumhurbaşkanımız’ın vizyonu, liderliği ve himayesi, bizim için her gün yeni ufuklar açmaktadır. Kendileri Kürtçenin en büyük hazinesini muhafaza ve gelecek kuşaklara aktarmayı sağlamış, bilim ve kültür dünyamıza ve akademik camiaya ışık tutmuştur. Bu alanda ve her konuda bizi destekleyen Sayın Cumhurbaşkanımız @RTErdogan’ın zat-ı alilerine medyun-u şükranız. Yayında emeği geçen Kültür Bakanımız sayın @MehmetNuriErsoy, Kütüphaneler Genel Müdürlüğümüz, ve Mardin Artuklu Üniversitesi Kürt Dili ve Kültürü Bölümü akademisyenlerine teşekkür ediyoruz @RTErdogan @MehmetNuriErsoy




Kürtler sizi tanıdıkça uzaklaşıyor. İkinci Müfid Yüksel olmuşsunuz. Kürtler bilinçleniyor.

- Sosyal medya için yaşıyoruz, görüntülenmek için bir yere gidiyoruz. - Erkekte olmayan bir parayı mehir olarak istemek anlamsız. Mehir, bir şov aracına dönmemeli. - Evlilik çıkar ilişkisi değildir; bir rahmet ve sevgi yuvasıdır. Enis Doko ile #Frekans, gdhTV’de yayında!👇 youtu.be/0zPJEdSl9xY


Bence siz gene de çocuk sahibi olanın deneyiminden ziyade dünyaya getirilen çocuğun haklarını önemseyenleri de bir dinleyin: youtube.com/live/ieDHBWdR7…
















