Refik Ejdar 🐝🚴🐝

42.2K posts

Refik Ejdar 🐝🚴🐝 banner
Refik Ejdar 🐝🚴🐝

Refik Ejdar 🐝🚴🐝

@RefikEjdar

🚴 İnşaat Mühendisi (İTÜ-177006). Babadan Cim Bomlu. Dokuz köyde dikiş tutturamayan. Çok Yaşa GALATASARAY Çok Yaşa! 💛❤️💛❤️🌟

Antalya Katılım Mayıs 2011
1.1K Takip Edilen564 Takipçiler
Refik Ejdar 🐝🚴🐝 retweetledi
Mehmet Berk Ergin
Mehmet Berk Ergin@MehmetBerkErgin·
Bebeğin durumu çok ciddi! Kalp ameliyatı olacak😔 Dünya'da zor bulunan kan grubu ÇOCUKLAR HEP GÜLSÜN  Yer: Ankara Etlik Şehir Hastanesi Kan: 0 Rh- 0552 002 06 24
Türkçe
21
681
629
14.7K
Refik Ejdar 🐝🚴🐝 retweetledi
hilal 🪷
hilal 🪷@ccresscent1·
Osman Tunahan Bakacak Kahramanmaraş saldırısında yaralanan çocuklarımızdan biri. Ankara'ya sevkedilmiş ve bir süredir orada tedavi görüyor. Lütfen kendisinden dualarınızı eksik etmeyin, sağlığına kavuşsun en kısa zamanda inşallah...
hilal 🪷 tweet media
Türkçe
55
346
3.6K
28.3K
Refik Ejdar 🐝🚴🐝
Refik Ejdar 🐝🚴🐝@RefikEjdar·
Aykut Kocaman, Fenerbahçe'nin teknik direktörü olduğu 2010-2013 yılları arasında, Galatasaray 3 kez şampiyon oldu. Bu süreçte Fenerbahçe ise yalnızca 1 lig şampiyonluğu (2010-11) yaşadı .
1907 Medya@1907medya

Tutturmuşlar bi "Fenerbahçe'nin iç dinamiği" masalı ,ısıtıp ısıtıp aynı şeyler konuşuluyor yıllardır. Hay Fenerbahçe’nin “iç dinamiğini” s*keyim. Kulağa egzotik gelen ama içi bomboş bir cümleyi herkes ağzına sakız yaptı cümleyi.. “İç dinamik, iç dinamik…” Hay sizin dinamiğinize… Fenerbahçe son 40 yılda 8 kere şampiyon olabilmiş. Rakibin ise bu seneyle birlikte 20. kez olacak. Neyin dinamiği bu? Dinamik falan yok; doğru teknik direktörle, doğru ve kaliteli oyuncu grubuyla çalışılmadı yıllardır. Kötü yönetildi Fenerbahçe. Sikik sokuk 5. sınıf adamları futbolcu zannettiniz. Pelkas’a “üzümlü kek” dediniz, “Benzia nasıl geldi aklım almıyor” diyen adamı başkan yapıp müridi oldunuz, Serdar Dursun’a “siuu” çektiniz. GS’nin teneke bağlayıp gönderdiği Kerem’i yıldız diye pazarladılar, siz de edit yaptınız. Lan, İsmail Kartal’ın fanları olan camianın iç dinamiği mi olur? Şayet Fenerbahçe’nin iç dinamiği İsmail’se, öyle dinamiğin amk… 6 senedir takım çalıştırmayan 60 küsur yaşındaki Aykut’u hâlâ kurtarıcı olarak gören camianın dinamiği olsa ne olur, olmasa ne olur? Mert Hakan’a “komutan” denilen camianın her yeri futbol aklı olsa ne olur? Şunu artık kabul edin, Fenerbahçe artık birilerinin geçim kaynağı, birilerinin akreditasyon merkezi, parası olanın adam devşirdiği bir köle pazarı… Fenerbahçe artık bir sektör.

Türkçe
0
0
0
36
Refik Ejdar 🐝🚴🐝
Refik Ejdar 🐝🚴🐝@RefikEjdar·
@alibabacan belki söyleyeceğiniz bir iki şey vardır!..
aziz çelik@Emegin_Halleri

Ali Babacan emeklilerin bugünkü durumunun başta gelen sorumlusudur. Bugünlerde Ali Babacan adı sık sık gündeme geliyor. O yüzden geçmişi hatırlamak şart oldu! Ali Babacan geçmişte, emeklilik sistemine yapılan Hazine desteğinin ciddi biçimde kısılmasını savundu. Emeklilik sisteminin çökmesine yol açan ve emekli yoksulluğunu derinleştiren 5510 sayılı yasa onun görevde olduğu dönemde IMF’ye verilen sözler gereği yasalaştı. Babacan, emeklilik sistemine sağlanan kamu desteğinin ciddi biçimde kısılmasını öngören neoliberal politikaların önde gelen savunucusu oldu. Babacan, sosyal güvenlik sistemine yapılan yüzde 4,5 civarında desteğin yüzde 1’in altına dürülmesini IMF’ye taahhüt etmişti. Bunun için gerekli yasal düzenlemeleri IMF’ye verilen vaatlere uygun olarak yapacaklarını söylemişti. Nitekim bunları yaptılar. Babacan’ın da AKP ve hükümette olduğu dönemde sosyal güvenlikte ciddi geriye gidişlere yol açan 5510 sayılı yasa yürürlüğe girdi! İşte ispatı: “Her yıl bütçeden yapılan büyük çaplı transferlerle (GSMH’nin %4,5’i tutarında) desteklenen sosyal güvenlik sistemimiz, yeniden yapılandırılacaktır. Sosyal güvenlik sistemimize yönelik kısa vadeli hedefimiz, önümüzdeki üç yıllık dönemde açığın mevcut düzeyinin üzerine çıkmamasını sağlamaktır. İlk on yıl içinde emeklilik sistemimizin açığını GSMH’nin yaklaşık yüzde 1’i oranında azaltmayı planlıyoruz. Uzun vadede ise emeklilik sistemine olan bütçe desteğinin GSMH’nin %1’i seviyelerine düşürülmesini hedefliyoruz. Bu hedeflerle uyumlu olarak hazırlıkları süren sosyal güvenlik reformuna ilişkin yasal düzenlemelerin kısa süre içerisinde TBMM’ye sunulmasını beklemekteyiz." (Devlet Bakanı Ali Babacan’ın Uluslararası Para Fonu İle Yeni Stand-By Düzenlemesine İlişkin Basın Toplantısı, 14 Aralık 2004, Ankara, belgesi aşağıda) Ali Babacan, AKP’nin emeklilik sisteminde yarattığı büyük çöküşün ve emekli yoksulluğunun mimarlarından biridir. Emeklilik sitemine sağlanan kamu desteğinin GSYH’nin yüzde 4,5’undan yüzde 1’in altına dürülmesini göğsünü gere gere savunmuştu. Elbette konu tek başına kişisel bir mesele değil. Konu o dönem mensubu olduğu AKP'nin politikasıdır. Ama Ali Babacan bugünkü sosyal güvenlik sistemini ta 2004'te tasarlayanlardan biridir. Dolayısıyla sosyal güvenlik sistemin bugünkü sorunlarından ve emekli yoksulluğundan birinci derecede sorumludur.

Türkçe
0
0
0
14
ihtiyar_33_
ihtiyar_33_@Dede38__·
AZİZ NESİN ANLATIYOR.. Bir roman yazdım. Üç ay, geceli gündüzlü bu romana çalıştım. Dünyada herkes birbirini kandırır, yazar kısmı da kendi kendini kandırır. Başkalarına söylemeye utansam bile kendi kendime söyleyebilirim. Roman çok güzel oldu. Gazetelerden birine götürdüm. "Biz telif roman neşretmiyoruz," dediler. "Bir kere okuyun!" "Ne gereği var, halk telif roman sevmiyor." Bir kitapçıya götürdüm. Daha "Bir romanım var," der demez, "Biz yalnız tercüme romanlar basıyoruz," dedi. Başka birine götürdüm. O da, "Tercüme varsa getirin, telif roman satılmıyor," dedi. Nereye gittimse, hepsi birbirinin ağzına tükürmüş. Üç ay, ha babam ha, çalışıp büyük ümitlerle yazdığım roman, kimse görmeden cami kapısına bırakılacak günah çocuğu gibi elimde kaldı. O zaman aklıma geldi. Bizim arkadaşlar, kimi Fransızcadan, kimi Almancadan, kimi İngilizceden, İtalyancadan hikâyeler aparıp Johnson’u Ahmet, Martha’yı Fatma yapıyorlar; sonra kendileri yazmış gibi hikâyenin altına imzalarını çakıp dergilere veriyorlar. Ben niye sanki tersini yapmayayım? Oturdum, romanda ne kadar Türk adı varsa değiştirdim. Amerikan ismi koydum. Elime bir yerden de New York’un planını geçirdim. Romandaki yer adları da Amerikan'ca oldu. Şimdi sıra geldi, romanın yazarına... Mark Obrien diye bir de ortaya Amerikan yazarı çıkardım. "Yalnız çeviri roman yayımlıyoruz," diye beni tersyüz eden gazeteye romanı götürdüm. "Size Mark Obrien'den çevirdiğim bir roman getirdim," dedim. "Çok güzel. Kim bu Mark Obrien?" "Aaa! Bilmiyor musunuz? Ünlü Mark Obrien yahu! Kitapları bütün dünya dillerine çevrildi." Romanı okuma gereği bile görmediler; trink paraları sayıp aldılar. Yalnız bana "Yazar ve eseri hakkında bir şeyler yaz," dediler. Sarıldım kaleme: "Mark Obrien'in son şaheseri: 'Strugglefor Life' Amerika’yı yerinden oynatan bu eser bir ayda 4 milyon sattı. Bütün dünya dillerine çevrilen bu kıymetli roman, nihayet 'hayat kavgası' adıyla dilimize de çevrilmiştir." Mark Obrien efendiye bir de hal tercümesi şişirdim, sormayın. 18 çocuklu ailenin en küçük çocuğu. Babası Philadelphia'da bir çiftçi. Oğlunu papaz yapmak istiyor. Küçük Mark, daha 14 yaşında ilahiyat profesörünün kaba etine iğne batırıp mektepten kovulmak zekâsını gösteriyor. Tıpkı birçok ünlü Amerikan yazarının hayatı gibi… Balıkçılık yapıyor. Hep bildiğiniz hikâye. Derken 40 yaşında ilk hikâyesini ‘Let Us Kiss’ dergisine gönderiyor. Dili, üslubu o kadar bozuk, anlamsız, saçma ki! Anlayacağınız, uzun bir hal tercümesi. Bizim roman bir tutunsun. Kitapçılar, "Aman şu mark Obrien'den bir çeviri de bize yap!" diye peşime düştüler. Mark Obrien'den tam 18 roman çevirdim. Daha da ömrüm oldukça çevireceğim. İş bununla kalmadı. Hani ünlü polis hafiyesi Jack Lammer var ya. Kitabı herkesin elinde dolaşıyor. Ondan da 6 kitap çevirdim. Son günlerde işi ilerletmiştim. Hintçeden, Çinceden bile çeviriyordum. Bu gidişle bir zaman gelecek, Amerikan edebiyat tarihini yazacak olanlar, Türkçe romanları okumaya mecbur olacaklar. Benim de artık son umudum, Mark Obrien adıyla, Amerikan edebiyatında yer almak. Aziz Nesin
ihtiyar_33_ tweet media
Türkçe
41
315
1.9K
63.4K
Refik Ejdar 🐝🚴🐝 retweetledi
Şeyma Balcı
Şeyma Balcı@fanatikzeplin·
Recaizade Mahmut Ekrem'in Araba Sevdası 1896'da Servet-i Fünun dergisinde tefrika edilir ve 1897'de kitap olarak yayımlanır. Kitap Türk edebiyatının ilk resimli romanıdır. Kitaptaki 12 resmin yedisi Halil Paşa'ya (1852-1939), üçü Diran Çırakyan'a aittir.+++
Şeyma Balcı tweet mediaŞeyma Balcı tweet mediaŞeyma Balcı tweet mediaŞeyma Balcı tweet media
Türkçe
3
51
387
25.6K
Refik Ejdar 🐝🚴🐝 retweetledi
Sadık Usta
Sadık Usta@Sadik0707·
Çin Nereye? ABD ne yaparsa Çin'e yarıyor. Ezber ve önyargı değil gerçekler... Elinde dünyanın en gelişmiş silahlarının yanı sıra atom bombası da bulunan ABD, 1950'de henüz iktidarı ele geçirmiş ve ülkedeki açlık sorununu bile çözememiş Çin'in, eğer Kore'ye müdahale ederse atom bombası kullanacağını söyleyerek tehdit etmişti. Ama Çin ABD'den korkmadı, kardeş Kore halkına yardım ederek Kim İl Sung'un kahraman ordusunu imhadan kurtardı ve NATO kuvvetlerinin bugünkü sınırı geçmemesini sağladı. Hatta bu savaşta Mao, oğlunu kaybetti ve bu haberin Çin gazetelerinde yer almasını bile istemedi. Bunun üzerine ABD 1950'den itibaren Çin'e tam ticaret ve silah ambargosu uyguladı. İhracatlarını yasakladı. Çin'le alışveriş yapan ülkeleri cezalandırılılacağını ilan etti. Bütün ticari işlemlere yasak koydu. Ama Çin, bundan korkmadığı gibi, Asya'nın, Afrika'nın ezilen ve kurtuluş arayan halklarına yardım etmeye devam etti. Mao, bugün herkesin dilinde olan : "Emperyalizm kağıttan kaplandır!" tezini ortaya attı. Batılı ülkelerin de dahil olduğu bu ambargo ne Çin'in silah teknolojisini geliştirmesini ne de ekonomik kalkınmasını durdurabildi. Çin bir süre sonra Sovyetlerin yardımıyla atom bombasını da üretti. ABD, 1960'lı yıllarda Hindistan'ı kışkırtarak Çin'le kısa süreli sınır savaş yaşamasına da neden oldu. Ama Çin geri adım atmadı, Hindistan'a hakettiği cezayı verdi ve sınırlarını tahkim etti. Yine ABD, 1989'da Sovyetler Birliğini ve Doğu Bloku'nu dağıttıktan sonra Tian An-men olayların bahane ederek ve Batı Avrupa'yı da hizaya sokarak silah yapımında kullanılacak teknolojinin ve malzemelerin Çin'e ihracatını yasakladı. Bu yetmezmiş gibi hem Tayvan sorununu kaşımaya devam etti hem de Taliban ve El-kaideyi kullanarak ve radikal İslamcı örgütleri (Uygur) silahlandırarak Çin'i bölmeye çalıştı, tıpkı Sovyetler Birliği'nde başardıkları gibi. Ama Çin, bunları savuşturmayı bildiği gibi ülke birliğini daha da sağlamlaştırarak emperyalist kışkırtmalara meydan okudu! Yine ABD 2015'ten itibaren, Çin'e hedefli bir şekilde birçok alanda teknoloji ve yarı iletkenleri içeren ambargo uyguladı. Üçüncü ülkelerin Çin'e bu teknolojiyi ve yarı iletkenleri satmalarını da yasakladı. Bu yasaklar hala devam etmekle kalmadı bunlara yenileri de eklendi. Batı Avrupa ise Çinli şirketleri sözüm ona güvenlik nedeniyle ihalelere sokmadı ve hala sokmuyor. Gelişmekte olan ve hatta Batılı şirketlerin ürünlerinden daha ucuz ve daha iyi ürünler üreten (cep telefonu, araba vs) şirketlerin sorumlularını çeşitli bahanelerle tutuklamakla kalmadı şirketlerin varlıklarına da el koydu. En son 2025'te Trump en yüksek gümrük vergisini Çin'e uyguladı ve Çin'in ABD'ye ihracatını engelledi. Ama bu konuda da dikiş tutturamadığı gibi geri adım attı. Şimdi Çin'in enerji kaynaklarını (Venezüela ve İran) ve deniz ticaret yollarını (Panama Kanalı, Hürmüz ve Malaka boğazları) baskı ve işgallerle ele geçirerek Çin'i dize getirmeye çalışıyor. Peki Çin ne yapıyor? Şu anda dünyayı "Kuşak ve Yol Projesiyle" demir yolu ve limanlarla örüyor ve kaplıyor. ABD henüz tedbir düşünmeden Çin, hangi tedbirlerin uygulanacağını düşünüp kendini koruyacak tedbirleri çoktan almış oluyor. Şu anda Çin, yenilenebilir enerji kaynakları alanında araştırma yapan ve teknolojiyi kullanan ülkelerin başında geliyor. Şu anda Çin, dünyanın hem en uzun demiryollarına hem de en hızlı tren ulaşım ağına sahip tek ülkedir. Şu anda Çin, en çok bilimsel atıf alan ve bilimsel makale üreten üniversiteler içinde bir numara. İlk 10 sırada Çin, 8 üniversiteyle başı çekiyor. Çin sadece enerji kaynaklarının sevkiyatını güvenceye almıyor, aynı zamanda enerji kaynaklarını çeşitlendiriyor. Güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, hidro, atom reaktörleri vb. projelerle üretim ve tüketimini petrol ve taş kömüründen bağımsızlaşarak hem ABD'nin baskısından kurtulmuş oluyor hem de yeşil enerji alanlarına yöneliyor. Şu anda Çin, güneş enerjisi açısından dünyada üretilen enerjinin yarısını (%50) üretiyor. Çin, çölleri, dağları güneş panelleriyle donatıyor. Yenilenebilir enerji üretebilmek için denizleri ve hatta gökyüzünü kullanıyor. Birkaç yüz metre yükseklikte Zeppelin gibi sabit duran rüzgar tribünleri inşa ediyor. Çin hidro elektrik üretiminde de neredeyse dünya birincisi. Şu anda ihtiyacının %13'ünü buradan sağlıyor. Bütün ülkeyi su kanallarıyla döşüyor. Çölleri bile ağaçlandırıyor ve bu bölgeleri aynı zamanda güneş panelleriyle donatıyor. Şu anda Çin, aynı anda 50 yeni nükleer reaktör inşa ediyor. Tırlar üzerinde taşınabilen atom reaktörlerini çoktan üretti ve bunları ihtiyaç olan kent ve bölgelere anında gönderebilecek durumda. Çin şu anda, elektrikli araç üretiminde dünyayı peşinden sürüklüyor ve hatta bütün dünyayı bu yöne doğru çekiyor. ABD, Çin'e ambargo uyguladıkça, Çin yeni bir teknoloji ve üretim alanı yaratarak Amerika ve Avrupa'nın teknolojisini de eskitiyor. Şu anda Çin öncü 74 bilim alanının 66'sında birinci sırada. Kalan 8 alanda ise bir yıl içinde ilk sıraya yerleşecektir. Elan Musk, Çin'in yapay zeka alanında çok ileri olduğunu ve bir iki yıl içinde ilk sıraya yerleşeceğini şimdiden ilan ediyor. Dünyanın en gelişmiş ÇİPini üreten Amerikan şirketi NVİDİA'nın Ceosu mealen "Çin'e ambargo uygulayarak kendi ayağımıza kurşun sıkıyoruz. Hem pazar payımız sıfır hem de Çin şu anda kendi ÇİPini üreterek bizden bağımsızlaştı" diyerek içinde bulundukları dilemmayı ortaya koyuyor. Yani sözün kısası: Çin poker oynamıyor, oyunlar içinde en stratejik oyun olan GO oyunu oynuyor. Düşmanı sar ve hareket edemeyecek hale getir! Çine uygulanan her ambargo, Çin'i daha fazla geliştirmekle kalmıyor, aynı zamanda Çin'in yeni teknolojiler üreterek dünyada öncü olmasını da sağlıyor...
Sadık Usta tweet media
Türkçe
9
89
326
12.2K
Refik Ejdar 🐝🚴🐝 retweetledi
marcus
marcus@marcusyul·
TU IPHONE NO ES VIEJO. TIENE 6 AJUSTES MAL CONFIGURADOS. Los cambié en 10 minutos. Parece un móvil nuevo. 🔖 Guárdalo, lo agradecerás.
marcus tweet mediamarcus tweet media
Español
80
1.6K
9.8K
2.7M
Refik Ejdar 🐝🚴🐝 retweetledi
Eşref G
Eşref G@Blackpage_g1·
Ekteki videoda Reşit Ömer Kükner, Fatih Altaylı'nın; hakaretle başlayan, müflis esnaf desfterine benzeyen ve ancak doğru olmayan şeyleri sıraladığı tweetine @HakanCan2011 'ın kanalında cevap vermiş. Reşit Ömer Kükner (@romerkukner ) Galatasaray taraftarının sesidir. Fatih Altaylı, ultra lüks saat ve şarap hobilerini gözümüze sokan bir burjuvadır. Reşit Ömer Kükner, üst düzey firmalar ve Galatasaray'da yöneticilik yapmasına rağmen halkın içindendir, halktır. Fatih Altaylı ise; bitmemek için bitik trollere programını açan ve fakat 5N1K'yı unutuveren bir youtuberdır. Reşit Ömer Kükner, insan zenginidir. Tülmen Galatasaraylılar buluşması için davete ihtiyacınız yoktur mesela. Evinde hepimizi ağırlar. Her Galatasaraylı arkadaşıdır, aynı değerde kıymetlidir. Fatih Altaylı ise; stada sokulan meşale, Ali Sami Yen'e küfürler, bir hakemin Galatasaray'da okuduğu yalanı, 59 öncesi safsataları ile bilinen düşük ve bitik şarkıcı trollleri şirin gösteren programlar yapar. Düşük zekalının kendisinin bir önemi yok ama bir zihniyeti konuk etmiştir programına. Bu bilmeden yapılacak bir şey değildir bana göre. Bir talep ve tavsiye: Hakan Can'ın youtube kanalına abone olmanızı tavsiye ediyorum. Kendisiyle bir bağım yok. Ama günümüzde çok azalan gerçek gazetecilik için herkesin listesinde olması gerektiğini düşünüyorum. @HAKANCANTV" target="_blank" rel="nofollow noopener">youtube.com/@HAKANCANTV
Türkçe
35
102
763
35.3K
Refik Ejdar 🐝🚴🐝 retweetledi
Yasemin Minguzzi
Yasemin Minguzzi@YMinguzzi78568·
İkbal henüz 2,5 yaşında Ve son valilik izni Günü çok azalmış Bu tag ile destek verip Az çok demeden destek olur musunuz rica etsem #Son117Gün 8135 💬 İKBAL
İstanbul, Türkiye 🇹🇷 Türkçe
117
951
3.1K
37.9K
Refik Ejdar 🐝🚴🐝 retweetledi
Reşit Ömer Kükner
Reşit Ömer Kükner@romerkukner·
Vaka-i Fatih Altaylı üzerine: 1. Kendisine mesajlar, dikkat edin çoğul ‐ birden fazla, yolladığımı yazmış. Rehberimde ilgili şahsın telefonu yok. Tarafımca gönderildiğini iddia ettiği mesajlardan yalnızca birini ya da telefonla aramamın varlığını ispat etsin özür dileyeceğim, 2. Kendisiyle tanışmak istediğim kesinlikle doğru olmayan bilgi. Dünya üzerindeki 8 milyarı aşkın homo sapiens arasında yaptığım sınıflamanın son sırasında bile yer almıyor, 3. O nedenle tanışmak için araya dostlarımı soktuğum ise büyük bir çarpıtma, 4. Çok sevdiğim, Tülmen'de evimde misafir edecek kadar yakınım Merih Tüzün @rmtuzun kendisinin Galatasaray Lisesinden sınıf arkadaşıdır. O zat ile olumsuz duygularımı bildiği için sizi buluşturayım, belki fikrin değişir dedi. Merih kardeşimin hatırına çiğ tavuk bile yerim. Ona seni mi kıracağım, faydası olacağına inanmıyorum ama istersen bir araya geliriz dedim, 4. Anlattığım olay bir kaç yıl önce gerçekleşti. Merih ile o sohbetimizden sonra adı yalnızca bir kere geçti aramızda. Tutuklandığı gün insani açıdan geçmiş olsun dileklerimi ilet lütfen dedim, 5. Birlikte olmak için araya soktuğumu iddia ettiği, ancak adını vermediği Merih Tüzün ile konuştum bugün. Twit'imden utandığını söyledin ya da ima ettin mi diye sordum? Kesinlikle öyle bir konuşmam olmadı dedi. Merih'e sonuna kadar güvenirim. İddia edildiği gibi utandım dese yüzüme açık açık söylerdi, 6. Hakaret dolu mesajı konusunda Galatasaray Spor Kulübünde gerekli yerlerle istişarede bulundum. Benim için kullandığı sıfat Tüzüğümüze göre disiplin suçu oluşturduğundan dilekçemi İstanbul'a dönünce ilgili makama ileteceğim, 7. Ayrıca avukatım da hakaret davası açacak!
Türkçe
121
180
1.8K
61.2K
Refik Ejdar 🐝🚴🐝 retweetledi
Vedat
Vedat@_UrVeKa_·
🔴 Acil Kan Aranıyor 🔴 Arkadaşlar elden ele paylaşır mısınız lütfen çok acil dediler
Vedat tweet media
Türkçe
2
155
100
8.5K
Refik Ejdar 🐝🚴🐝 retweetledi
Üsküp FK
Üsküp FK@uskupfk·
Kamuoyu Bilgilendirmesi Mustafa Kemal Atatürk’ün süveterinden esinlenerek kulübümüzce tasarlanan ve kulübümüzle özdeşleşen tescilli forma tasarımımız hakkında kamuoyunu bilgilendirme zarureti doğmuştur. Söz konusu formanın, kulübümüzün bilgisi, onayı ve izni olmaksızın Beşiktaş Jimnastik Kulübü A.Ş. ile Kartal Yuvası A.Ş. tarafından üretilerek satışa sunulmasına ilişkin yürütülen hukuki süreçte bilirkişi raporunun çıktığını kamuoyu ile paylaşmak isteriz. Kapitalist futbol ikliminde ayakta kalma mücadelesi veren kulübümüzün tek gelir kaynağının, Beşiktaş gibi efendiliğiyle nam salan bir kulüp tarafından gasp edilmesi ve herhangi bir hak ve yetki bulunmaksızın ortak olunmaya çalışılması, tarafımızı bir hayli şaşırtmakla beraber derinden üzmüş ve bizim tarafımızdan kabul edilemez bir durum niteliği taşımaktadır. Kulübümüz, avukatları aracılığıyla hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacaktır. Ayrıca yönetim kurulumuz tarafından, işbu davada hükmedilecek olası tazminat miktarının bir bölümünün Mehmetçik Vakfı’na bağışlanmasına karar verilmiştir. Türk adaletine olan güvenimiz tamdır! Üsküp FK Yönetim Kurulu
Üsküp FK tweet media
Türkçe
236
373
4.8K
367.6K
Refik Ejdar 🐝🚴🐝 retweetledi
İbrahim Karadeniz 🌟 🌟 🌟 🌟🌟
Önemli ‼️ ‼️ ‼️ 👇 👇 👇 4. evre lenfoma ile savaşan 11 yaşındaki Ahmet Taha'nın babası, sosyal medya üzerinden yardım çağrısı yaptı.
İbrahim Karadeniz 🌟 🌟 🌟 🌟🌟 tweet mediaİbrahim Karadeniz 🌟 🌟 🌟 🌟🌟 tweet media
Türkçe
27
408
1.3K
30K
Refik Ejdar 🐝🚴🐝 retweetledi
Kayakestable
Kayakestable@kayakestable·
En lugar de ocultar a su hija con síndrome de Down, Charles de Gaulle la crió con orgullo, y ella se convirtió en el corazón de su vida. Cuando Charles de Gaulle murió en 1970, hizo una petición discreta que sorprendió a muchos. No quería un funeral de estado grandioso en París. Pidió ser enterrado en el pequeño pueblo de Colombey-les-Deux-Églises, junto a su hija Anne. Para él, ese lugar de descanso importaba más que cualquier monumento. Anne nació el Día de Año Nuevo de 1928, la menor de tres hijos. Tenía síndrome de Down, una condición rodeada de miedo y desinformación en esa época. Los médicos y la sociedad a menudo culpaban a los padres y urgían a las familias a esconder a niños como ella de la vista pública. Para familias de poder y estatus, enviar a tales niños lejos se consideraba normal. Charles y su esposa Yvonne se negaron. Criaron a Anne en casa con su hermano Philippe y su hermana Élisabeth. No hubo secreto, ni vergüenza, ni separación. Ella era simplemente su hija. Para el mundo, de Gaulle era distante e inflexible. Un líder forjado por la guerra, la disciplina y el mando. Pero dentro de su hogar, Anne revelaba un lado que pocos veían. Con ella, reía libremente. Cantaba canciones, contaba historias y jugaba juegos. Los amigos notaban que el hombre que rara vez mostraba emoción se ablandaba por completo en su presencia. La llamaba mi alegría. Anne no le pedía nada excepto amor, y en esa simplicidad, él encontraba paz. Nunca se la trató como frágil o inferior. Se la respetaba plenamente, se la incluía siempre y se la amaba sin condiciones. Ese amor no se limitó a la familia. Después de la guerra, Charles y Yvonne fundaron la Fondation Anne de Gaulle. Convirtieron un château en un hogar para jóvenes mujeres con discapacidades intelectuales, muchas de las cuales habían sido abandonadas. En una época en que el apoyo apenas existía, eligieron la acción en lugar del silencio. La vida de Anne fue corta. Murió de neumonía en 1948, justo después de cumplir veinte años, en los brazos de su padre. En su dolor, de Gaulle susurró que ahora ella era como las demás, finalmente libre de los límites que el mundo le había impuesto. Tras su muerte, él llevaba su fotografía a todas partes. Creía que su presencia lo protegía, incluso durante un intento de asesinato años después. Ya fuera fe o destino, nunca dudó de su importancia en su vida. Charles de Gaulle encontró su calma más profunda no en el liderazgo o la victoria, sino en amar a una niña que el mundo no comprendía. Su familia mostró que la dignidad no se trata de la capacidad. Se trata de cuán ferozmente elegimos cuidar.
Kayakestable tweet media
Español
60
1.2K
5.9K
294.5K
Refik Ejdar 🐝🚴🐝 retweetledi
Mehmet Berk Ergin
Mehmet Berk Ergin@MehmetBerkErgin·
KAYIP DUYURUSU Veli Eren Atay’dan halen bir iz yok Görseli dikkatlice inceler misiniz en küçük bir detay bile önemli olabilir Herhangi bir bilgiye sahip olanların 112 Acil Durum Hattı ile iletişime geçmesi rica olunur
Mehmet Berk Ergin tweet media
Türkçe
15
741
943
21.1K