Seher Demir

9.8K posts

Seher Demir

Seher Demir

@SeherDe4

kendine muhabir / Hiçbir Partili

London, England Katılım Ocak 2024
148 Takip Edilen256 Takipçiler
Seher Demir retweetledi
DarkWeb Haber
DarkWeb Haber@darkwebhaber·
Almanya'dan gelen gurbetçi, aşırı hız nedeniyle kesilen 227.000 TL'lik trafik cezasını ödemeden Türkiye'den çıkamadı: "100'lük yerde 180, 210, 230 yaptım. Allah ne verdiyse bastım. Param olmasaydı Türkiye'den çıkamayacaktım."
Türkçe
378
64
2.5K
494.9K
Seher Demir retweetledi
Ayşe Hür
Ayşe Hür@HurAyse·
MEM ARARAT'IN KİMSENİN DİKKATİNİ ÇEKMEYEN İLK AÇIKLAMASI Keşke Türkiye'de "ombudsmanlık" kurumu olsaydı da konuyu onlara danışsaydık derken, bu kaydı gördüm. Gayet açık, medeni bir şekilde anlatmış derdini Mem Ararat. Bu arkadaşın müziği hakkında hiç fikrim yok. KOM Müzik'in önemi nedir onu da bilmiyorum ama bir eser sahibinin telif hakkını ebediyyen kaybetmesi gibi bir durumun başlıbaşına bir sorun olduğundan eminim. Bazıları T.C. Mahkemeleri'ni işaret edecektir ama politik olmayan bir Kürt sanatçının bile bu mahkemelerde bir şansının olmayacağını tahmin etmek zor olmasa gerek. Yani konunun KOM Müzik tarafından ele alınıp insan haklarına uygun şekilde çözülmesi gerekir. Kişiye karşı kurum, her zaman ilkinden yanayımdır ben. Neyse, kaydı dinleyip kendi kararınızı kendiniz verin.
Türkçe
17
26
160
16K
Seher Demir
Seher Demir@SeherDe4·
@dilanarofficial Mem ararat kesinlikle haklıdır ve kurum dediğiniz kom müzik kendini feshetmelidir
Türkçe
0
0
1
49
Delîl Dîlanar
Delîl Dîlanar@dilanarofficial·
Basın ve kamuoyuna Dengbêjlerimizin konaklarında, onların dizlerinin dibinde başlayan sanat yolculuğum, Mezopotamya Kültür Merkezi'nde (MKM) Şehîd Hogir ile devam etti. Ardından, Meya Kurdî’nin mucidi, efsanevi sanatçımız Egîdê Cimo’nun öğrencisi olma şerefine eriştim ve onunla dolu dolu iki yıl geçirdim. Bugün ne Sêroyê Biro, ne Şakiro, ne onlarca Dengbêjimiz; ne Şehîd Hogir, ne Şehîd Sefkan, ne Delîla, ne Şehîd Mizgîn ne de Egîdê Cimo yaşıyor... Ancak onların yarattığı değerler hafızamıza kazındı ve sonsuza dek yaşayacak. Bu bağlamda ne kurum fetişizmi yaratmaya ne de sanatçının dokunulmaz olduğunu iddia etmeye gerek var. Asıl yapmamız gereken, ortak değerlerimizi rencide etmeyecek hak arama yöntemlerini esas almaktır. Kurumlar bugün var, yarın yok olabilir; asıl korumamız gereken şey, o kurumların temsil ettiği değerlerdir. Kürtlüğümüzü ve insanlığımızı sonsuza dek yaşatacak olan yegâne güç de işte bu değerlerimizdir. Varolan tartışmayı ötekileştirmenin aracı yapma yerine,daha sağlıklı temellerde bir araya gelerek konuşma , eleştirel ama birleştirici, yapıcı bir zemine çekmenin vesilesine dönüştürmeliyiz. Sevgi ve saygılarımla, Delil Dilanar
Türkçe
79
58
775
91.9K
Seher Demir
Seher Demir@SeherDe4·
@mynet içeriği ve başlığı uyumsuzluğu artık baymaya başladı. Tamamen tıklanıp reklam izletmek için ergence başlıklar attırıp zaman kaybıma uğratmaya başladı kaç zamandır . Silinme vakti geldi . Emeği geçen herkesin Allah belasını versin !
Türkçe
0
0
0
4
Seher Demir retweetledi
Azad Penaber
Azad Penaber@azadpenaberl·
Şivan Perwer, yaşına, emeğine ve Kürt müziğine kattığı tarihsel değere rağmen Mem Ararat meselesinde birleştirici bir rol üstlenmek, hakkı hak sahibine teslim etmek yerine, Mem Ararat'ın emeğinin karşılığını talep etmesini adeta bir ayıp, bir nankörlük ya da bir kusur gibi sunuyor. Oysa bir sanatçının emeğinin hakkını istemesi ne ahlaki bir sorun ne de kültürel bir kabahattir. Tam tersine, sanatın sürdürülebilirliği için en meşru taleplerden biridir. İnsanlar Mem Ararat’a yalnızca isminden dolayı değil, yıllardır ortaya koyduğu emek, üretim, mücadele ve Kürt müziğine kattığı değer nedeniyle sahip çıkıyor. Örneğin Şivan Perwer, tamamen bir sanatçı sorumluluğuyla Kürt siyasetini eleştirdiği ve bazı siyasi partilerin konserine ücretsiz gitmediği için, birkaç serseri sahnede Şivan Perwer'e saldırsa, sazını kafasında kırsa, Kürtler aynı şekilde Şivan Perwer'in de yanında durururdu elbette. Neyseki Kürtler ilerici bir toplum, siyasileri ve liderleri de demokratik bir gelenekten geldiği için böyle şeylerin yaşanma ihtimali olmadığı için varsayım olarak konuşuyoruz. Dahası, Şivan Perwer’in konuya giriş biçimi de dikkat çekici. Videonun ilk dakikalarında, sokak röportajlarındaki yaşlı dayılardan sıkça duyulan nostaljik fedakârlık söylemleriyle önce bir zemin kuruluyor. "Biz çok acılar çektik, salon temizledik, yeri geldi duvarları, camları bile sildik" "çok bedel ödedik" çizgisindeki bu yaklaşım, farkında olmadan şu noktaya varıyor. "Biz emeğimizi heba ettik ve karşılığında hiçbir şey istemedik siz de böyle yapın." Oysa çağ değişti. Sanatın üretim biçimi, sanatçının yaşam koşulları ve emeğin karşılığına dair toplumsal bilinç artık farklı bir yerde duruyor. Geçmişte yaşanan fedakârlıklar, bugünün sanatçısından ücretsiz emek beklemenin gerekçesi olamaz Bu yüzden Şivan Perwer’in bu çıkışını biraz da geçmiş zamanın düşünce alışkanlıklarıyla konuşan yaşlı bir kuşağın sitemi gibi okumak gerekiyor. Birçok insanın kendi ailesinde, babasından dedesinden duyduğu türden bir yaklaşım. Fakat özellikle Şivan'ın artık çok yaşlı olduğunu, dünyevi gelişmelerden çok fazla haberdar olmadığını, bu videoda kamera arkasındaki kişinin yönlendirmesini, montaj tercihini ve söylemi belirli bir eksene çekme ihtimalini de özellikle görmezden gelmemek gerekiyor. Asıl çelişkilerden biri ise, daha birkaç ay öncesine kadar, Rojava üzerine yaptığı bazı açıklamalar nedeniyle Şivan Perwer’e ağır hakaretler eden, onu Kürtçe sanatçı adıyla değil de Türk devletinin ona atadığı kimlik ismiyle "İsmail Aygün" şeklinde hitap ederek küçültmeye çalışan çevreler, bugün aynı Şivan Perwer’i alkışlıyor. Çünkü bu kişilerin başkaları hakkındaki önceliği ilke değil, o an kendi politik pozisyonlarına uygun düşen cümleleri kullanıp kullanmaması. Bugün alkışlayanların önemli bir kısmı, yarın başka bir konuda yeniden Şivan'a hakarete dönecektir. Bu yüzden ortadaki destek samimi bir sanatçı sahiplenmesinden çok, anlık ideolojik pozisyon alışından ibaret. Bir diğer dikkat çekici nokta ise Şivan Perwer kendi eserlerinin haklarını yıllardır titizlikle koruyup ve benzer kurumlarda müzik haklarını talep edip almış olmasına rağmen böyle bir eleştiride bulunması. Yani kendi emeğinin karşılığını savunurken, başka bir sanatçının aynı hakkı istemesini yadırgaması da doğal olarak sorgulanmaya açık bir çelişkiyi ortaya bırakıyor. Yine de bütün bunlar, Şivan Perwer’in Kürt müziğindeki tarihsel yerini değiştirmez. O, Kürt müziğinin en büyük sembollerinden biridir ve buna duyulan saygı bakidir, baki olacaktır. Fakat saygı duymak, her sözünü sorgusuz kabul etmek anlamına gelmez. Bir büyüğe ve emeğine hürmet etmek, saygı duymak başka şeydir, haksız bulunduğu noktada bunu vicdani bir refleks ve toplumsal sorumlulukla dile getirmek başka şey.
Azad Penaber tweet mediaAzad Penaber tweet media
Şivan Perwer@sivanperwer_1

Türkçe
44
27
186
28.1K
Şeyhmus Diken
Şeyhmus Diken@SeyhmusDiken·
Mem Ararat’ın ve Kom Müzik’in açıklamalarını okudum. Kom müzik Kürt müziğinde sanatçıların bir araya geldiği çok önemli bir kurum. Ticari marka kimliği ötesinde Kürtçe müziğin sahada varlığında emeği kıymetli. Bu kadar uzatmaya hiç gerek yok. Çağırın mem’i verin belgesini gitsin.
Türkçe
155
24
421
125.3K
Seher Demir
Seher Demir@SeherDe4·
Tabii senin tuzun kuru taksimde otelin var . Kurumlarınızın Allah belasını versin emi ! Arkadaş dandik kurumlarınızı alıp sıktır olup gidin ! Kurumlarınızı koruyacağız diye insan hakkına mı gireceğiz . Allah topunuzun belasını versin gerçekleri bile söyleyemiyorsunuz.
Türkçe
0
0
2
136
Seher Demir
Seher Demir@SeherDe4·
@ferhatttunc Tabii senin tuzun kuru taksimde otelin var . Kurumlarınızın Allah belasını versin emi ! Arkadaş dandik kurumlarınızı alıp sıktır olup gidin ! Kurumlarınızı koruyacağız diye insan hakkına mı gireceğiz . Allah topunuzun belasını versin gerçekleri bile söyleyemiyorsunuz.
Türkçe
2
0
0
338
FERHAT TUNÇ
FERHAT TUNÇ@ferhatttunc·
Kurumlarımıza Sahip Çıkmak Zorundayız / Ferhat Tunç Kom Müzik üzerinden Mem Ararat’ın Kürt kurumlarıyla yaşadığı gerilimi ele alış biçimi, kişisel kırgınlığın kurumsal eleştirinin önüne geçmesi örneği oldu. Günlerdir süren bu tartışmayla ilgili ben de bir şeyler söyleme gereği duydum. Kom Müzik, 1990’larda Kürtçe müziğin yasak olduğu dönemde Kürt kültürüne alan açan en önemli prodüksiyon kurumlarından biriydi. Elbette başka şirketler de vardı, ancak biz Kom Müzik’i kendimize yakın gördük ve dayanışma içinde olduk. O kapıdan içeri girdiğimizde karşımızda şahısları değil, bir halkın emeğiyle büyütülmüş ortak bir kazanımı gördük. MKM de aynı işlevi gören bir diğer kurumdu. Bugün Kürt sanatçı denildiğinde akla gelen birçok arkadaşımız bu yapılarda pişti, deneyim kazandı, sahneye çıktı. Mem Ararat’ın da o kuşaktan, o emekten geçen arkadaşlarımızdan biri olduğunu biliyordum. Yıllar sonra kurumla arasında telif, ödeme ve hak kullanımı konusunda anlaşmazlıklar çıktı. Birçok arkadaşımızın bir noktadan sonra kurumla ilişkisini kesip kendi yolunda ilerlemeye başlaması da doğal bir gelişmeydi. Mem Ararat da bu arkadaşlarımızdan biriydi ve yaşadığı süreci sosyal medyada ve röportajlarda sert bir dille kamuoyuna taşıdı. Eleştirinin sorunlu yanı nerede? Genelleme ve düşmanlaştırma: Yaşadığı bireisel sorundan yola çıkıp “Kom Müzik Kürt sanatçıyı sömürüyor”, “hepsi aynı zihniyet” gibi toptancı ifadelere kaydı. Bu, 30 yıl boyunca Kürtçe müziğe alan açmış bir yapıyı tek bir anlaşmazlık üzerinden toptan hükümsüz kılıyor. Somut bir telif uyuşmazlığı, tüm kurumun “düşman” ilan edilmesine dönüşünce tartışma tıkanıyor. Kişisel hesaplaşmanın kurumsal tartışmayı gölgelemesi: Kürt müzik piyasasında telif, sözleşme, şeffaflık gerçekten sorun. Ama bu sorunlar, “bana bunu yaptılar” anlatısıyla kurulunca mesele hukuk ve politika düzleminden çıkıp güven krizi ve itibarsızlaştırma düzlemine kayıyor. Nitekim bu bağlamda sosyal medya üzerinden Kürt kurum ve siyasal alanlarını hedefe koyan tehlikeli bir itibarsızlaştırma faaliyetine alan açıldı. Aslolan bir halkın örgütlü gücü ve kazanımlarıdır. Hiç kimse bu değerleri kendi kişisel egosunu tatmin etmek için hedef almamalı. Tarihsel bağlamın dışlanması: 90’larda Kürtçe kaset basmak suçtu. Kom Müzik o riskleri alıp bir arşiv ve pazar oluşturdu. Bu tarihsel rolü görmeden, bugünün hukuk standartlarıyla geriye dönük yargılamak haksız bir denge kuruyor. Eleştiri yapılmasın demiyorum, ama bağlamı silmek tartışmayı sığlaştırıyor. Çözüm yerine cepheleşme: Mem Ararat haklı olduğu noktaları varsa bunları hukuki yolla, sözleşme maddeleriyle, muhasebe kayıtlarıyla tartışabilirdi. Bunun yerine kamusal alanda düşmanca bir dil kullanmak, diğer sanatçıları da “sen hangi taraftasın” ikilemine soktu. Son olarak, günlerdir süren bu kısır döngüye artık bir son verilmeli. Kom Müzik yaptığı açıklamada uzlaşma ve anlaşma taraftarı olduğunu açıkça beyan etti. Bu süreçte sorun, hukuk çerçevesinde ve şeffaflık ilkesiyle açıklığa kavuşturulmalı; karşılıklı yıpratıcı saldırılar derhal durdurulmalı. Bu kurumlarda çalışan insanları sevmeyebilir, tutumlarını eleştirebilir ya da verdikleri kararları yanlış bulabilirsin. İnsan işidir, hata olur, kırgınlık yaşanır. Ancak mesele bireysel isimlerin ötesine geçtiğinde karşımızda duran şey, yılların bedeliyle oluşmuş kolektif bir emektir. O emek, birilerinin koltuğundan büyük; bir tartışmanın öfkesinden daha kıymetli. Benim inancım şu: Ne kadar eksik yanları olursa olsun, kurumlarımıza bugün her zamankinden daha çok sahip çıkmak zorundayız. Çünkü bu kurumlar yıkıldığında yerine hemen yenisi konmuyor; boşalan yeri de ne yazık ki dayanışma değil, suskunluk dolduruyor. Bu hassasiyetle umuyorum ki karşılıklı linçe dönüşen bu tartışmalar artık son bulur. Enerjimizi birbirimizi yıpratmaya değil, ortak kazanımları büyütmeye ve hataları şeffaf bir zeminde düzeltmeye harcarsak, hem sanatçıların hakkı korunur hem de kurumlar güçlenir.
Türkçe
131
137
1.3K
143.8K
Seher Demir retweetledi
Şamil Tayyar
Şamil Tayyar@samiltayyar27·
Yasadışı bahis oynayanların sayısı 14 milyona ulaşmış. Ciddi bir sorun. Her operasyon şu soruyu da gündeme getiriyor: Bahis sorunsa yasadışı veya yasal diye ayırmak ne kadar doğru? Yasal bahis; devlet kontrolünde, kuralları belli, ödeme sorunu yok ve vergiye tabi. Yasadışı bahis; suç kapsamında, hukuki güvencesi yok, ödeme riski mevcut, vergisiz, kara para aklama aracı. İşin özü; devlet birinden kazanıyor, diğerinden kaybediyor. Oysa bahis mevzu, devletin ‘alacak’ sorunundan çok daha derinlikli toplumsal etkiler üretiyor. Misal, son dönem artan intihar vakalarının bir önemli sebebi de bahis oyunlarıdır. O sebeple. Bahise ‘vergi’ penceresinden bakarak yasal veya yasadışı diye tasnif etmek yerine, toplumsal etkilerini dikkate alarak tümden yasaklamak nasıl olur acaba?
Türkçe
631
145
1.1K
169.6K
Seher Demir retweetledi
Χεβάλ
Χεβάλ@thoughtradio_·
Hozan Serhad'ı PKK içerisinde bir kıza aşık oldu diye Apocular ceza olarak onu çatışma bölgesine gönderip öldürttü. Bugün de onun üzerinden edebiyat yapıyorlar. Evet muhteşem bir sanatçıydı peki neden ölsün diye çatışma bölgelerine gönderdiniz? Niye Duran Kalkan kadar yaşamadı?
Türkçe
37
12
178
18.4K
Seher Demir retweetledi
Havva
Havva@havvadansudan38·
Burcu Hanım’a rozetini bile kendi takmaktan imtina edip, yaka ve göğüs bölgesine dokunma riskine karşı reis rozeti yanındaki bayana taktırıyor, Reiste durum böyleyken, bizim yerli epstein chp de birbirlerine takıyor🤦🏼‍♀️🤦🏼‍♀️
Türkçe
224
513
6.7K
789.5K
Seher Demir retweetledi
samira
samira@samiraKBT·
Şivan Perwer’in söylediklerini biraz da kendi kuşağının siyasal ve kültürel hafızası içinde okumak gerekiyor. Bu jenerasyon için sanatçı,halktan, mücadeleden ve kolektif acıdan ayrı düşünülen bir figür değil. Sanat daha çok toplumsal bir görev ve ulusal taşıyıcılık olarak görülüyor. Ama günümüz sanat anlayışı artık böyle işlemiyor. Bugün bir sanatçı,halkını sevebilir, politik üretim yapabilir, mücadeleye yakın hissedebilir ama buna rağmen kendi emeğinin sömürülmesine itiraz edebilir, iradesini ve bireyselliğini savunabilir. En önemlisi de:Şivan Perwer kendi hayatı adına fedakarlığı, maddi beklentisizliği ya da para konuşmamayı tercih edebilir. Bu onun tercihidir.Ama hiçbir sanatçı, başka bir sanatçının da aynı ilişki biçimini kabul etmek zorunda olduğunu söyleyemez. Ki Mem Ararat’ın anlattığı şey para meselesi değil yıllarca emeğinin, iradesinin ve insan yerine konulma hissinin aşınmasıyla ilgili yapısal bir problem. Şivan Perwer’in hakkaniyetli olması gerekiyor. Kendi kuşağının fedakarlık anlayışını değerli görebilir ama başka bir sanatçının emeğine, sınırına ve itiraz hakkına da aynı saygıyı göstermek zorunda.
Rudaw Türkçe@RudawTurkce

▶️Usta sanatçı #ŞıvanPerwer, sanatçı #MemArarat'ın telif hakları konusunda Kom Müzik'le yaşadığı ihtilaf ve dile getirdiği serzenişleri hakkında fikirlerini paylaştı: ▶️"Değerli sanatçılarımız kimse 'para, para' diye o tarafa bu savrulmasın. Toplum için uğraşın. 'Paramı vermediler, ben kimsenin kölesi değilim...' Böyle sözler etmeyin"

Türkçe
11
10
101
6.5K
Seher Demir retweetledi
Ciwan Ronahî
Ciwan Ronahî@cwn_ronahi·
Meral Hanım Teslaya binebilir, Ertuğrul Almanya’da villada yaşayabilir ama Derikli köyü yakılmış gariban Mem telif haklarını isteyemez. İsterse paragöz, hain ve acılardan nemalanan olur.
Türkçe
35
129
856
33.2K
Seher Demir retweetledi
Günay Aslan
Günay Aslan@GunayAslan1·
Konuyla ilgili bir şeyler söylemeden önce KOM Müzik’ten yapılacak açıklamayı bekledim. Açıklama geldiğine göre birkaç kelam edebilirim. Bence sorunun nedeni ne olursa olsun, talebin, ithamın, aradaki ticari bağların biçimi ne olursa olsun meselenin bu hale gelmesinin sorumlusu KOM Müzik’tir. KOM Müzik, sevgili Mem Ararat ile ilgili sorunu çözememiş, yönetememiş ve bir krize dönüşmesini önleyememiştir. Oysa kurumlar bunun için vardır.  Bu türden meseleler kurumların asli görevleri arasındadır. Dolayısıyla ortada bir yetersizlik, yönetememe ve kurumsal sorumluluğun gereklerini yerine getirmeme durumu vardır.  Öte yandan, evet; mücadelenin ciddi bir kurumsal inşa sorunu vardır. Bu yeni de değil. On yılların sorunudur. Bedelini halkın ödediği mücadele sayesinde yaratılan kurumların nitelik sorunu vardır ve bu sorun bugüne kadar çözülememiştir. Buna hem devlet fırsat vermemiştir hem de iktidar tutkunu siyasetimiz bunun değişmesini istememiştir. Bu yüzden kurumlar üzerinden ödenen bedellere uygun etkili bir verim elde edilememiştir. Ancak  istesek de istemesek de, eleştirsek de yersek de elimizde bundan başka da bir birikim yoktur. Bu kavganın en önemli kazanımları bütün yetersizliklerine rağmen bu kurumlardır. Bu kurumların değişmesi, dönüşmesi, halkın beklentilerine ve çağın gereklerine uygun hale gelmesi için çaba sarf edeceğiz, eleştireceğiz ancak aynı zamanda koruyacak ve elbette destekleyeceğiz.  Kurumları yıkmak için fırsat bekleyen devlete ve onunla iltisaklı çevrelere fırsat vermeyeceğiz. Son olarak; sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz ve bu dönemde kültürümüzün uzun süredir aşmaya çalıştığımız en olumsuz özelliği; birbiriyle didişme, birbirini tüketme özelliği yeniden hortlatılmak isteniyor. Bir süredir asıl düşmanlarımızı bırakmış birbirimizle uğraşıyoruz, her birimiz bence buna bir parça alet oluyor, ya da farkında olmadan alet ediliyoruz.  Dikkat edelim… KOM Müzik Yapım Kolektifi, Kürt müziğine önemli katkıları olmuş daha da olacak önemli bir kurumumuzdur. Mem Ararat, günümüz Kürt müziğinin en etkili, yetenekli, çok sevilen, seçkin bir sanatçısıdır… KOM da bizimdir Mem de…  Sorunlar geçicidir, çözülür, çözülmelidir ancak kurumlar ve sanatçılar vazgeçilmezdir…
Nupel Haber@nupelonline

KOM Müzik: Mem Ararat'a sağlıklı bir görüşme davetimizi yineliyoruz 🔴Kürt sanatçısı Mem Ararat ile yaşanan sorunlarla ilgili açıklama yapan KOM Müzik, ''Konunun diyalog yöntemiyle hak, hukuk ve emek çerçevesi esas alınarak değerlendirilmesi gerektiği ve ithamlar yerine; belgelerin ve taleplerin birlikte değerlendirileceği sağlıklı bir görüşme zeminine davetimizi yineliyoruz.'' ifadelerini kullandı. nupel.tv/kom-muzik-mem-…

Türkçe
61
44
212
38.7K
Seher Demir retweetledi
MOTİVASYON
MOTİVASYON@derinbirneffess·
Eğer zengin bir adamsanız ve parayı onursuz yollarla kazanıyorsanız, kadınlar bunu affeder. Eğer dürüst bir şekilde az para kazanan fakir bir adamsanız, kadınlar bunu affetmeyecektir. Kadınlar kötülük yapmanızı affeder, ama güçsüz olmanızı asla.
Türkçe
7
22
197
9.3K