Av. Yunus ARİ 🇹🇷 🇵🇸@Yunnus571453
Okuyacaklarınıza çok şaşıracaksınız. Yine bir 5816 mağduriyeti...
Yeni müdahil olduğum bu dosyada, savcının, İzmir 1. Sulh Ceza Hâkimi’nin ve İzmir 65. Asliye Ceza Mahkemesi hâkiminin müvekkil hakkında ne denli yüksek ceza ve tedbir uyguladığını göreceksiniz. Müvekkilin, normal bir şahsa söylendiğinde hakaret oluşturmayacak nitelikteki özgür düşüncesi, konu 5816 olunca — bu kanunda eleştirinin dahi suç olduğuna dair hiçbir ibare bulunmamasına rağmen — ne hikmetse hakaret sayılmıştır.
Müvekkil, ifadeye gittiği gün gözaltına alınmıştır. Bir gün gözaltında tutulduktan sonra Sulh Ceza Hâkimi, sanki adam öldürmüş ve kaçma şüphesi varmış gibi, haftanın 5 günü imza atma şartıyla serbest bırakmıştır. Mustafa Kemal eleştirildi diye bu muamele zulümdür. Yetmemiş gibi, İlber Ortaylı’nın Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabını 15 gün içinde okuyup özet çıkarmasını istemiştir. Bu da mahkemeye yakışmayan siyasi bir tutumdur. Bu gibi tutumlar karşısında, Abdulhamid Han’a hakaret edenlere karşı Kadir Mısıroğlu’nun kitaplarını mı okutalım? Sayın Mahkeme, aynanın diğer tarafına da bakmayı ihmal etmemelidir.
Asliye Ceza Mahkemesi ise 3 yıl 4 ay gibi en yüksek hadden ceza uygulayarak, sicili temiz olan müvekkile HAGB’yi dahi fazla görmüştür. Müvekkilin yüzde 90 engelli eşinin bulunduğu söylenmesine rağmen bu husus dikkate alınmamıştır. Engelli raporu elimdedir. Eşine kim bakacak, kim eve ekmek götürecek demeden verilen bu karar, 5816 sayılı Kanun’un keyfî cezalarla cezalandırmanın önünü açtığını göstermektedir.
Kararı yalnızca istinaf etmekle kalmayacak; AYM’ye ve AİHM’e de götüreceğiz.”