
ceyhun karaca
398 posts

ceyhun karaca
@ceykaraca
Avukat (İzmir Barosu), Arabulucu





Didim’de satışa çıkarılan 25 milyonluk villa sosyal medyada yoğun ilgi gördü.

Bursa'da avukat Hatice Kocaefe, ablasının 5 milyonluk alacak davasını geri çekmediği için borçlu tarafından vurularak öldürüldü. —Saldırı anında, iki kız kardeşin babalarıyla yürürken vurulup yere düştüğü anlar görüntülere yansıdı. —Olay yerinden kaçan şüpheli aranıyor.


Rabia Naz Vatan ve Rojin Kabaiş’in ölümlerine ilişkin dosyalar sil baştan incelenmelidir. Bugün Gülistan Doku dosyasında, kamusal gücün olayların üzerini örtmek için nasıl kullanıldığına dair gerçekler giderek gün yüzüne çıkmaktadır. Aynı şekilde, Rabia Naz Vatan ve Rojin Kabaiş dosyalarında da benzer bulgular, emareler ve ciddi şüpheler bulunmaktadır. Bu nedenle söz konusu dosyaların yeniden, bağımsız, tarafsız ve etkili bir biçimde ele alınması gerekiyor.


TRUMP’A GÖRE İRAN… -Uranyum zenginleştirmemeyi kabul etti -Elindeki zenginleştirilmiş uranyumu vermeyi kabul etti -Nükleer silaha sahip olmamayı kabul etti



Bugün çok önemli bir makaleyi bir solukta okudum. Erken Cumhuriyetin din-devlet-toplum ilişkilerini yeniden düşünmeye sevk eden, ufuk açıcı çalışma. Zihinlerimizde yerleşik topyekûn mağduriyet bakışını sorguluyor. M. Brett Wilson’un bu makalesine cambridge.org/core/journals/… adresinden ulaşabilirsiniz. Makalede özetle diyor ki, “erken Cumhuriyet döneminde şeyhler ve tarikat elitleri bütünüyle tasfiye edilmedi. Aksine önemli bir kısmı bürokrasi, Diyanet, eğitim ve siyaset kanalları üzerinden yeni rejime entegre edildi.” Benim makaleye bazı eleştirilerim var, umarım Cumhuriyet tarihi, dinî kurumlar ve tasavvuf sosyolojisi çalışanlar görürler: 1- 121 kişi kim? 121 kişi “temsili örnekler” mi, yoksa sadece anlatıya uygun seçilmiş çarpıcı biyografiler mi? Bunu bilemiyoruz. Kimler dışarıda kaldı? Hangi tarikatlar daha yoğun? İstanbul merkezli mi? Halidî–Nakşî yoğunluğu var mı? Doğu’daki şeyh aileleri ne oranda? Bektaşi ve Mevlevi örnekler aşırı mı temsil edilmiş? Makalede yer alan yüzdelik sonuçların ne ölçüde genellenebilir olduğu tartışmaya açıktır. 2- “Şeyhler devlet kadrolarında iş buldu.” İyi de asıl mesele şeyhin maaş alması mı, yoksa temsil ettiği ilim-irfan müessesesinin ortadan kaldırılması mı? Tekke; mekân, silsile, adab, sohbet, intisap, musiki, tedris, vakıf ekonomisi ve şehir hafızası demektir. Şeyhin kütüphaneci veya imam olması, tekkenin yaşadığı anlamına gelmez. Tam tersine bu, tekke kültürünün cemiyet hayattan çıkarılıp bireysel hayata itilmesidir. 3- Şeyhlere “baskı”nın ölçütü Makale, şeyhlere baskıyı büyük ölçüde şeyhlerin hapse atılması, idam edilmesi ve sürgüne gönderilmesi üzerinden değerlendiriyor. Halbuki bence Türkiye’de dinî hayatın dönüşümünde en belirleyici olan şey fiziksel şiddet değil, kurumsal tasfiye ve meşruiyet kaybıdır. 4- Şahısların devamı, müessesenin devamı değildir. Makalede Osmanlı son döneminden Cumhuriyet’e uzanan birçok şeyh ailesinin bürokrasi, eğitim, siyaset ve yayıncılık alanlarında varlığını sürdürdüğünü anlatılıyor. Ama bence Şahısların devamı, müessesenin devamı değildir. Tekkenin kapatılması manevî otoritenin kamusal meşruiyetini kırıyor. Artık tekke değil, şeyh ön plana çıkıyor. 5- Şeyhlerin entegrasyonu tekkelerin entegre edildiği anlamına gelmez. Makalede “devletin entegrasyonu tercih ettiği” ifade ediliyor. Ancak öte yandan 1930 sonrası tarikatların yeraltına indiği, polis takibinin arttığı ve zikir ve ayinlerin gizlendiği vurgulanıyor. Demek ki devletin şeyhlere değil, kurumsal olarak tekkelere itirazı vardı. Devlet, şahısları seçici biçimde sisteme dahil ederken kurumsal yapıya yönelik yasağı sürdürdü. Gelenek devam ettiyse bu devlet hoşgörüsünden değil, toplumun taşıyıcılığından kaynaklandı. 6- Makale “biyografi sosyolojisi” yapıyor. Tasavvuf tarihi biyografiyle okunamaz. Meşk halkaları ne oldu? Mecmualar nasıl dolaştı? Meşihat icazetleri sürdü mü? Ev sohbetleri nasıl dönüştü? Dergâh musikisi hangi mahfillerde ve hangi zorluklar altında yaşadı? Postnişinlik aile hafızası nasıl korundu? Kurumsal hafızayı, ritüelleri dışlarsanız, biyografi sosyolojisine veya meslek sosyolojisine sıkışırsınız. 7- Son sözüm… Evet, Erken Cumhuriyet bütün şeyhleri ezmedi. Ancak bütün şeyhleri ezmemiş olması, tasavvuf kurumunun ağır bir medeniyet kaybına uğramadığı anlamına gelmez. @brettirmo @MuharremVarol11 @ismailkarahoca @alp_bugdayci

@agahens Örnek lütfen, hangi tekkenin "alim"leri hangi işe girmiş





“Orta Doğu toplumları; özgür bir şekilde yaşamaya, özgür bir şekilde düşüncelerini ifade etmeye, özgür bir şekilde talepte bulunmaya ve bunu kurallar içerisinde elde etmeye alışık değil.” —Ahmet Arslan



